Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Febril konvülziyon ile başvuran hastalarda ve IL-1β (-511) ve IL-10 (-1082) gen polimorfizmi saptananlarda rekürrens ile uzun vadede epilepsiye dönme prevalans, risk faktörleri ve prognozun araştırılması

2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Şenay Haspolat

Özet (TR)

Febril konvülziyon (FK); bebeklik veya çocuklukta, genellikle 6 ay ile 5 yaş arasında görülen, ateş ile ilişkili olan ancak intrakraniyal enfeksiyon ve nöbete neden olabilecek başka bir neden yokken meydana gelen bir olay olarak tanımlanır. FK görülme sıklığı %2-5 arasındadır. FK insidans çalışmalarında pik yaşı 18 ay olarak bulunmuştur. FK, çocukluk çağında en sık görülen nörolojik bozukluk olmasına rağmen patofizyolojisi belirsizliğini korumaktadır. Genetik yatkınlık sonucu henüz immatür olan sinir sisteminin, ateşe olan duyarlılığı nedeniyle oluşturduğu yaşa bağımlı bir olaydır. Çalışmamızda 1 Eylül 2005 ve 1 Eylül 2018 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Acil Servisi ve Pediatrik Nöroloji Polikliniğinde muayene olmuş, FK tanısı almış 191 hasta elektronik hasta dosyalarından retrospektif yöntemlerle taranarak 1. çalışma grubunu oluşturdu. 2007 yılında ilk kez FK ile başvuran çocuklardan; IL-1β (-511) ve IL-10 (-1082) gen polimorfizmi saptanan 44 olgu elektronik hasta dosyalarından retrospektif yöntemlerle taranarak 2. çalışma grubunu oluşturdu. 2 çalışma grubunda da FK rekürrensi ile uzun vadede epilepsiye dönme prevalans, risk faktörleri ve prognozu belirlemeyi amaçladık. Çalışmamızdaki 191 hastadan oluşan 1. grupta; ilk kez FK ile başvuran erkeklerin oranı, kızlardan daha fazlaydı. Erkek/kız oranını 1,7/1 olarak tespit ettik. İlk kez FK geçirme yaşını ortalama 22 ay (±14), medyan 18 ay olarak saptadık. 111 hastanın (%58) yaşı 18 ay ve altındaydı. FK için ateş odağı en sık üst solunum yolu enfeksiyonu olarak saptandı. Tespit edilebilen enfeksiyon etkeni en sık influenza A olarak bulundu. İlk FK tipi olarak basit FK 141 hastada (%74), komplike FK 50 hastada (%26) tespit edildi. İlk FK ile başvuran 45 hastaya (%24) LP yapılmış olup, hiçbir vakada menenjit saptanmadı. 143 hastaya (%75) EEG çekilmiş olup 28 hastada (%15) patolojik sonuç saptandı. İlk FK ile başvuran 124 hastaya (%65) santral görüntüleme yapılmış olup, 20 hastanın (%10) sonucu patolojik olarak saptandı. İlk FK sonrası 139 hastada FK tekrarı izlemiş olup, rekürrens oranını %73 olarak saptadık. İlk FK sonrası izlemde FK rekürrensi için risk faktörleri; hasta yaşının 18 ay ve altında olması, pik ateş değerinin 38,5°C ve altında olması, ailede FK öyküsü, nöromotor gelişim geriliği ve komplike FK ile başvurudur (p<0,05). İlk FK sonrası 44 hastanın (%23) uzun vadede epilepsi tanısı aldığı görülmüştür. Epilepsi tanısı alan 27 hastada (%14) jeneralize nöbetler, 17 hastada (%9) fokal nöbetler izlenmiştir. İlk FK sonrası izlemde epilepsi gelişmesi açısından risk faktörleri; nöromotor gelişim geriliği, komplike FK ile başvuru, ailede epilepsi öyküsü, ailede FK öyküsü, ebeveynler arası akrabalık öyküsü, EEG sonucunun patolojik olması, eşlik eden ek hastalığın olması, santral görüntüleme sonucunda anormallik olması ve tekrarlayan FK öyküsü olması olarak bulunmuştur (p<0,05). IL-1β (-511) ve IL-10 (-1082) gen polimorfizmi saptanan 44 hastadan oluşan 2. grupta ilk FK sonrası izlemde 32 hastada (%73) rekürrens saptandı. FK rekürrensi ve sitokin gen polimorfizmi saptanması açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilememiştir. İlk FK sonrası izlemde 19 hasta (%43) epilepsi tanısı almıştır. İlk FK sonrası IL-10 (-1082) bölgesinde G/A polimorfizmi saptanan 13 hasta (%59), A/A polimorfizmi saptanan 4 hasta (%67), G/G polimorfizmi saptanan 2 hasta (%13) epilepsi tanısı almıştır. FK sonrası epilepsi gelişmesi ile IL-10 (-1082) bölgesinde polimorfizm saptanması açısından istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,006). G/A ve A/A polimorfizmi sonucu epilepsi gelişme olasılığı, G/G polimorfizmi sonucu epilepsi gelişme olasılığına göre daha yüksek bulunmuştur. İlk FK sonrası IL-10 (-1082) bölgesinde A alleli genotipi bulunduran 17 hasta (%61) epilepsi tanısı almıştır. FK sonrası epilepsi gelişmesi ile IL-10 (-1082) bölgesinde A alleli genotipi taşımak arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p=0,002). IL-10 (-1082) bölgesinde A alleli genotipi bulunması durumu, A alleli genotipi bulunmamasına göre epilepsi gelişmesini 10,8 kat arttırmıştır (OR=10,8) (%95 CI: 2,04-57). FK prognozu çoğunlukla iyidir ancak yüksek oranda tekrarlaması ve genel popülasyona kıyasla ileri vadede daha sık epilepsi riski taşıması nedeniyle riskli hastaların daha yakından takip edilmesi gerekmektedir. Özellikle FK rekürrensi ve epilepsi riski olan çocukların aileleri ayrıntılı olarak bilgilendirilmeli, ateşin kontrol altına alınması sağlanmalı, FK geliştiğinde gerekli önlemler alınmalıdır. Çalışmamızda ilk FK sonrası başvuran ve IL-10 (-1082) bölgesinde polimorfizm saptanan hastalarda ileri dönemlerde epilepsi gelişmesi risk faktörü olarak bulunmuştur. Epilepsi etyolojisinin netleşmesi ve sitokin gen mutasyonlarına sahip çocukların uzun vadedeki prognozları açısından daha fazla vaka sayısı ile çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Böylece FK oluşumu, genetik geçiş, rekürrens ve tedavi konularında yeni yaklaşımlara ışık tutulacağı düşüncesindeyiz.

Yazar

Dr. Aslı Akan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Aslı Akan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Febril konvülziyon ile başvuran hastalarda ve IL-1β (-511) ve IL-10 (-1082) gen polimorfizmi saptananlarda rekürrens ile uzun vadede epilepsiye dönme prevalans, risk faktörleri ve prognozun araştırılması, 2020, Akdeniz University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Akdeniz University tezlerinden daha fazlası