DoctorateOpen Access

Hipernesnel düzlemde örgü (mesh) türü teknobiyofilik mimarlık modeli önerisi

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Murat Uluğ

Abstract (TR)

Çevresel psikoloji, evrimsel psikoloji ve bilişsel psikoloji alanlarından beslenen biyofilik tasarım nörobilimsel verilerle ve restorasyon teorisi, odaklanma teorisi (ART) üzerinde şekillenmiştir. Kellert ve ardından birçok bilim insanı biyofilik tasarımın parametrelerinin iyileştiren tasarım olduğuna ilişkin destekleyici bulgular sunmuşlardır. Kıyaslama ve metasentez aşamasında canlıların yaşadığı düzlemin hipernesnel bir dünya olması hipotezinden ilerlenerek iyileştiren tasarım olarak nitelenen biyofilik tasarımın plesebo olduğu ortaya koyulmuştur. İnsan odaklı ve insana baskın (dominant) rol veren değerler sunan biyofilik tasarımın değerleri irdelenerek nesne yönelimli ontoloji (NYO) yaklaşımıyla çevrenin ve doğanın, canlıların da yararlanımını gözeten biyofilik değerler sunulmuştur. Canlıların zarar gördüğü hipernesnel düzlemde teknoloji desteğiyle canlıların yaşamını da destekleyen ara uzamda örgü (mesh) oluşumunu destekleyen, yerel, kültürel, topografik verilerle tasarımı savunan teknobiyofilik mimarlık modeli ortaya koyulmuştur. Tez teknobiyofilik mimarlığı mevcut literatürde önerilen (Sue Thomas vd.) sanal biyofilik düzleminden (platformundan) koparıp gerçekçi düzleminde insanların fizyolojik, psikolojik sağlığıyla uyumlu, ortak yaşamı (simbiyosis) destekleyen bir modele dönüştürmeyi amaçlamıştır. Sanal platformların biyofilik nesneler ve değerler içerse bile biyofiliyle ve insan fizyolojisiyle örtüşmeyen yönleri metasenteze dayalı araştırma bulgularıyla ortaya koyulmuştur. Bu bağlamda durağan (stabil) sanatsal yaklaşımlardan (art neuvaou, klasizm) sıyrılarak dinamizm ve kinetik sanatların teknobiyofiliyi desteklediği mimarlık modeli önerilmektedir. Teknolojilerin hızla ilerlediği hipernesnel dünyada, teknolojiden bağımsız kentsel düzlemler ve iç mekanlar üretilmesi mümkün değildir. Tez kapsamında biyofilik olduğunu belirten günümüz biyofilik mimarlık örnekleri hipernesnel bağlamda incelenmiştir. Hipernesnelin tanımı ve ölçütleri ortaya koyularak biyofilik tasarımların metalaşan, küreselleşen, hipernesneleşen yönleri ortaya koyulmuştır. Bunların farkındalığında hipernesnel düzlemde Kellert'ın biyofilik tasarım modeli teknobiyofili çerçevesinde irdelenerek teknolojiyle ve mimarlık disipleniyle bağdaşan, günümüz hareketli sanatlarından beslenen teknobiyofilik mimarlık modeli sunulmuştur. Mimarlık disiplinini Kellert'ın önerdiği üzere deneyimsel bir mimarlığa dönüştürürken Kellert'ın ve Ryan'ın önerdiği duyusal değil duygusal parametreler olan gizem, huşu gibi birtakım parametreler modelden çıkarılmıştır. Elde edilen sadeleştirilmiş modelin günümüz kinetik sanatlarının gelişimini de destekleyen tekno-biyofilik deneyimsel yönü bulunmaktadır. Bu deneyimde artık amaç insanın kendini doğadaymış gibi hissetmesi değil, doğanın değerini fark etmesi, doğayı anımsatan fenomenleri mimari ve teknolojik soyutlamalarla deneyimlemeyebilmesidir. Mimarlık disiplini bunu başarırken örgü (mesh) destekli teraslar, revak, eyvan, avlu, hayat gibi yerel mimarideki ara uzamların varlığını ön plana çıkaracak ve teknolojiyi araç olarak kullanarak biyofilik deneyimleri destekleyecektir. Sonuç olarak, sunulan modelin küresel (global) teknolojik bir mimarlık modeli değil, toplulukların kendi ekolojik ve kültürel sistemlerini teknoloji aracığıyla vurgulayan bir model olması sürdürülebilirlik bağlamında önemlidir.

Author

Dr. Şeyma İncesakal

How to Cite

Şeyma İncesakal (Doktora Tezi). Hipernesnel düzlemde örgü (mesh) türü teknobiyofilik mimarlık modeli önerisi, 2024, Hasan Kalyoncu University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Hasan Kalyoncu University