Hipertansiyon yönetiminde hasta uyumu ve hastaların sağlık anlayışlarına yönelik bir girişimin uyum üzerine etkisi
2014
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Okay Başak
Abstract (TR)
Giriş ve amaç Çalışmamızın amacı, Aydın ili 18 yaş ve üzeri nüfustaki hipertansiyon sıklığı, farkındalık, tedavi ve kontrolde olma oranları ve uyuma ilişkin tanımlayıcı verilerin saptanması ve uyumu artırmaya yönelik bir girişimin etkisinin belirlenmesidir. Gereç ve yöntem Araştırma kesitsel bir alan çalışması ve devamında girişimsel çalışma olarak tasarlanmıştır. TUIK nüfus verileri kullanılarak Aydın ili ve ilçelerindeki 18 yaş ve üstü nüfustan tabakalı, sistemik rastgele örnekleme yapıldı. Örneklem büyüklüğü 1075 olarak belirlendi. Haziran-Temmuz 2013 aylarında, çalışmaya alınacak kişilere bizzat yaşadıkları ortamlarda, yüz yüze görüşme yöntemi ile anket uygulandı ve standardize edilmiş yöntemle kan basınçları ölçüldü. HT tanısı olan kişilerin tedaviye uyumlarını ölçmek için MMAS(Morisky Medication Adherence Scala) ölçeği kullanıldı ve 7 ve altı puan alanlar tedaviye uyumlu,8 ve üstü alanlar tedaviye uyumsuz olarak kabul edildi. Çalışmanın girişimsel kısmında, daha önce HT tanısı alan ve çalışmamıza katılmayı kabul eden 11 kişiyle küçük grup tartışması gerçekleştirildi. Küçük grup tartışmaları öncesinde, 3 ve 6 ay sonrasında hasta uyumları MMAS ölçeğiyle değerlendirildi ve kan basıncı ölçümleri yapıldı. Veriler SPSS 17.0 istatistik programıyla oluşturulan veri tabanına işlenerek istatistiksel değerlendirme yapıldı. Bulgular Katılımcıların yaş ortalaması 45,6±15,5 idi; %51,3'sı (s:551) kadın, %54,6'sı(s:587) ilkokul mezunu, %81,1'i(s:872) evli ve %65,4'ü(s:703) kentsel bölgede yaşıyordu. Katılımcıların %38,4'ü(s:413) yemeklere başlamadan önce hiç tuz kullanmıyordu. Yüzde 5,3'ü(s:57) düzenli olarak alkol ve %30,6'sı(s:329) sigara kullanırken ve %64,0'ü(s:688) egzersiz yapmamaktaydı. Yüzde 24,6'sı(s:264) daha önce hiç kan basıncını ölçtürmemiş olan katılımcıların %46,5'i(s:500) normal kan basıncı değerlerini tam olarak bilmekteydi. Bölgemizde HT prevalansı ( KB yüksek çıkanlar+KB normal çıkıp daha önce HT tanısı alanlar) %29,4 (s:316) olarak saptandı. Çalışmaya katılanların %20,6'sı(s:221) daha önce HT tanısı almıştı, %8,8'i(s:95) ise yeni olarak saptanmıştı. Tüm HT hastalarının %70,1'i(s:221) hipertansiyon hastası olduğunun farkında idi. Farkında olanların %87,3'ü(s:193) (%69,9'u düzenli, %30,1'i ara sıra) ve tüm tanı almışların %61,0'i (s:193) tedavi alıyordu. Yüzde %68,3'ü (s=151) ilacının ismini bilmiyordu. İlaç ismini belirtenler veya yanında olan hastalar arasında en sık kullanılan ilaç grubu %14(S:31) ile ARB-diüretik kombinasyonu olarak bulundu; hiç ilaç kullanmayanların oranı ise %12,7 (s=28) idi. Tüm HT hastalarının % 35,4'ünün (s=112) , tedavi alanların %54,9'unun (s=106) kan basınçları kontrol altındaydı. Hastaların MMAS puan ortalaması 5,82±2,91 idi ve daha önce tanı alan hipertansif hastaların %66,5'i(s:147) ilaç tedavisine uyuyordu. İlaçlarını düzensiz kullandığını veya hiç kullanmadığını belirten 86 (s=%38,9) hastanın tedaviye uyumsuzluk nedenleri sorgulandığında ilk sırada hastalığın semptom yaratmaması (%24,9; s=55), ikinci sırada ise ilaç almayı unutma (%23,1;s=51) yer almaktaydı. Tedaviye uyum ile yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, medeni durum, meslek, gelir düzeyi, sigara içme ve alkol Kullanma alışkanlıkları, egzersiz yapma ve ek hastalığı olma durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Kentsel bölgede yaşamak ve hastanın herhangi bir sağlık güvencesinin olması tedaviye uyumu anlamlı ölçüde artırıyordu (sırasıyla χ2=13,357; p<0,001 ve χ2=9,681; p=0,008). Ayrıca yemeklere başlamadan önce hiçbir zaman tuz kullanmayanlarda tedaviye uyum oranı anlamlı ölçüde daha yüksek iken (χ2=13,594; p=0,004) düzenli tansiyon ölçtürmeyen ve düzenli kontrole gitmeyen hastalarda uyum oranı anlamlı ölçüde daha düşüktü (sırasıyla χ2=13,971; p=0,007 ve χ2=33,838; p<0,001). Hastaların sağlık anlayışlarını değiştirmeye yönelik yapılan küçük grup görüşmelerinden üç ay sonraki kontrollerde saptanan ilaç uyumu, çalışma öncesine ve altı ay sonrasındaki kontrollere göre istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha yüksekti (χ2=7,364; p=0,007). Bunun yanı sıra katılımcıların grup çalışması öncesindeki, üç ve altı ay sonrası kontrollerindeki SKB ve DKB ortalamaları arasında da istatiksel olarak anlamlı fark bulundu (sırasıyla χ2R=6,465; p=0,039 ve χ2R=6,000; p=0,05). Sonuç Çalışmamızda Aydın ili HT prevalansı Türkiye ortalamasına yakın değerde bulunmuştur ve son 20 yılda önemli bir değişiklik olmamıştır. Farkındalık, tedavi alma ve kontrol oranlarında ise önemli artış gözlenmektedir. Buna rağmen tedaviye uyum konusunda halen sıkıntılar yaşanmaktadır. Hastaların ilaç kullanımı ve yaşam tarzı üzerine görüşlerini paylaşarak sağlık inanışlarını değiştirmeye yönelik yapılan grup toplantıları tedaviye uyumu artırsa da etkisi zamanla azalmaktadır. Bu nedenle sağlık inanışlarını değiştirmeye yönelik kalıcılığı olan girişimlerin tedaviye uyumu artıracağı düşünülmektedir.
Author
Dr. Nur Şeyda Şahin
Institution
How to Cite
Nur Şeyda Şahin (Tıpta Uzmanlık Tezi). Hipertansiyon yönetiminde hasta uyumu ve hastaların sağlık anlayışlarına yönelik bir girişimin uyum üzerine etkisi, 2014, Adnan Menderes University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Adnan Menderes University
- Bafa Gölü balıklarında helmint türlerinin ve yaygınlıklarının belirlenmesi(2014)
- Boranların karboksilik asit türevlerinin sentezi ve karakterizasyonu(2013)
- Yeni skuar esteramid maddeleri(2013)
- Türkiye'de aracı kuruluşların gelişimi ve yatırımcıların aracı kuruluş seçimine etki eden unsurlar: Bir faktör analizi uygulaması(2013)
- Köpeklerde intraabdominal lezyonların ultrasonografik değerlendirilmesi(2013)
- Türk sağlık reformları kapsamında sağlıkta dönüşüm programının incelenmesi(2013)