The Dutch, the un-Dutch, and the semi-Dutch: the politics of multiculturalism and muslim minorities in the netherlands
2010
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Dilek Cindoğlu
Abstract (TR)
Avrupa'da Müslümanların tarihi aynı zamanda krizlerin de tarihidir. Bu bir ölçüde liberal demokrasinin de krizidir. Gerçekten de son zamanlarda liberal demokrasilerde, farklılıklara tahammülün, ifade özgürlüğünün ve dini özgürlüğün sınırları Müslümanların Avrupa'daki varlıkları üzerinden tartışılmaktadır. Dahası, 11 Mart 2004'teki Madrid bombalamaları, Theo van Gogh'un 2 Kasım 2004'te Amsterdam'da öldürülmesi ve 7 Temmuz 2005 tarihli Londra bombalamalarının ardından birçok analist, gözlemci, entelektüel ve kamuoyu oluşturan kimseler tarafından sadece çokkültürcülüğün sonu ilan edilmemiş, ayrıca bombalamalardan ve cinayetten de kısmen çokkültürcülük sorumlu tutulmuştur. Çokkültürcülüğü direk olarak suçlamayanlar bile bir revizyon ihtiyacından söz etmişler ve terimin zaman zaman ?asimilasyon? ile eş anlamlı olarak kullanılan ?entegrasyon? ile yer değiştirmesi gerektiğini söylemişlerdir.Bu söylemleri incelemek için en iyi örneklerden biri de Hollanda'dır. Homoseksüellik, uyuşturucu, fuhuş ve ötenazi gibi konularda halen bir liberal öncü olan Hollanda, çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu göçmenlere dönük toleranslı politikalardan en keskin u-dönüşünün yaşandığı ülkelerden biri olarak kabul edilir. Bu u-dönüşü ile birlikte sadece Batılı olmayan ülkelerden gelen göçmenlerin girişleri zorlaştırılmamış, aynı zamanda ikinci ve üçüncü nesil göçmenlerin? özellikle de Müslümanların? entegrasyonuna dönük politikalara ağırlık verilmiştir. Bu süreçte, entegrasyonun olumlu ve olumsuz bazı örnekleri öne çıkmış ve ?iyi? ve ?kötü? Müslüman olmaya dair prototipler belirmiştir.Birinci ve ikinci el kaynaklar ve 2008 yılında Hollanda'da yapılan 43 derinlemesine mülakat incelendikten sonra bu çalışmada dört ana sonuca ulaşıldı. Birinci olarak, Müslümanların olumsuz bir şekilde tasvirinin tarihi 11 Eylül sonrasındaki ?teröre karşı savaş? söyleminden daha eskiye dayanıyor. İkinci olarak, (mensubu oldukları din ne olursa olsun) dindar insanlar dini argümanlarını kamusal alana taşıdıkları anda genel olarak ?rahatsız edici? bulunuyorlar. Müslümanlar ise yeni talepleri, çoğalan nüfusları ve büyük şehirlerde gün geçtikçe artan görünürlükleri ile muhafazakâr Hıristiyanlara göre daha rahatsız edici bulunuyorlar. Üçüncü olarak, çokkültürcü politikalardan el çekmek hemen hemen Müslümanların cemaat bazında hakları talep etmeleri ile aynı zamanlara denk düşüyor. Ve son olarak, gündelik hayata dair bazı pratiklere dönük söylemler Batılı liberal demokrasilerde var olmaya uygun Müslüman öznellikleri oluşturmak ve liberal demokrasiye tehdit olarak algılanan diğer bazı modelleri de kötülemeyi amaçlamaktadır.
Author
Dr. Edip Asaf Bekaroğlu
Institution

Bilkent University
Siyaset ve Sosyal Bilimler Bilim Dalı
How to Cite
Edip Asaf Bekaroğlu (Doktora Tezi). The Dutch, the un-Dutch, and the semi-Dutch: the politics of multiculturalism and muslim minorities in the netherlands, 2010, Bilkent University, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bilkent University
- The Lower Danube in Late Antiquity: The case of Histria(2023)
- Oil price surges and the yield curve(2024)
- Essays on forward guidance(2014)
- Multi-armed bandit algorithms for communication networks and healthcare(2022)
- Comparative constitutional happiness in the light of the jurisprudence of the Turkish Constitutional Court(2023)
- Density functional theory investigation of linear carbon chains(2023)