İdiyopatik nefrotik sendromlu çocuklarda UMOD gen varyantlarının klinik bulgular ve böbrek fonksiyonları ile ilişkisinin değerlendirilmesi
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Elif Çomak
Abstract (TR)
Nefrotik sendrom (NS), glomerüllerin hasarlanması ile glomerüler filtrasyon bariyer geçirgenliğinin artması sonucu ortaya çıkan nefrotik düzeyde proteinüri, hipoalbuminemi, ödem ve hiperlipidemi ile karakterize bir böbrek hastalığıdır. NS tanılı hastaların yaklaşık %10-35'inde kronik böbrek yetmezliği (KBY) gelişmekte olup, hastalığın geç başlangıç yaşı, steroid ve immünsüpresif ajanlara direnç, fokal segmental glomerüloskleroz (FSGS), altta yatan genetik podositopatiler hastalık kötü prognozu ve KBY ile ilişkilendirilmiştir. NS'un genetik etiyolojisi aydınlatılmaya başlanmış olmasına rağmen, NS ve KBY ilişkisinde rol oynayan genetik faktörlerle ilgili az sayıda veri mevcuttur. Bu çalışmanın amacı NS tanılı çocuklarda renal prognoz ile ilişkili faktörlerin belirlenmesi ve UMOD gen varyantlarının klinik bulgular ve böbrek fonksiyonları ile ilişkisinin değerlendirilmesidir. Kliniğimizde NS tanısıyla takipli olan hastalar poliklinik başvuru sırasına göre araştırmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik ve laboratuvar verileri hastanenin tıbbi kayıt sisteminden elde edildi. UMOD NG_008151.1:g.1348C>A (rs12917707) ve NC_000016.10:g.20389517C>T (rs11864909) varyantları incelendi. Hastalar klinik olarak 3 gruba ayrıldı. Grup 1 (SDBY) hemodiyalize giren ve nakil olan hastaları, grup 2 (KBY) GFR'si 90'ın altında olan ya da GFR'si 90'ın üzerinde olup proteinürisi olan hastaları, grup 3 ise GFR'si 90'ın üzerinde olan ve proteinürisi olmayan yani ilaçlı ya da ilaçsız remisyonda olan hastaları kapsıyordu. Araştırmaya 120 NS tanılı hasta, 48 sağlıklı çocuk dahil edildi. Hastaların 73'ü erkek (%60,8), 47'si kız (%39,2); tanı yaşı ortalaması 5,49±3,75 yıl; izlem süresi 6,91±4,58 yıldı. Hastaların 61'i steroid dirençli NS, 35'i steroid duyarlı NS, 16'sı steroid bağımlı NS, 8'i sık relaps NS tanısı aldı. İzlem süresince steroid dirençli olan 61 hastanın 12'si remisyona girerken, 14'ünde KBY gelişti, 2'si diyalize, 33'ü ise böbrek nakline gitti. Steroid bağımlı olan 16 hastanın 14'ü remisyona gi 35 hasta ile sık relaps olan 8 hastanın tamamı remisyona girdi. Son poliklinik kontrolündeki verilerine 36 hasta SDBY grubuna (grup 1), 15 hasta KBY grubuna (grup 2), 42 hasta ilaçsız, 27 hasta ise ilaçlı remisyonda olmak üzere toplam 69 hasta grup 3'e dahil edildi. SDBY olan grupta yaş ortalaması daha büyük; izlem süresi daha uzun; ebeveynler arası akraba evliliği oranı daha fazla; ailede NS görülme oranı daha sık saptandı (p<0,05). Ailede KBY görülme oranı hem SDBY grubunda, hem de KBY grubunda diğer gruba göre daha sık idi (p<0,05). SDBY grubunda tanı anında HT görülme oranı daha fazla, başlangıç anındaki kreatinin ve sistatin c değerleri daha yüksek, GFR değeri ise daha düşüktü (p<0,05). 3. grupta koenfeksiyon, tromboz, osteoporoz, dislipidemi, gelişim geriliği, akut böbrek hasarı gibi komplikasyonlar daha düşük saptandı (p<0,05). İncelenen UMOD rs12917707 ve rs11864909 varyantlarının patolojik alel dağılımları hasta ile kontrol grubunda; steroid dirençli, steroid duyarlı, steroid bağımlı ve sık relaps grupları ile tam remisyon gruplarında benzer bulundu. SDBY gelişenler gelişmeyenlerle, steroid dirençli hastalar içerisinde SDBY olanlar olmayanlarla karşılaştırıldığında, UMOD rs11864909 varyantı CT heterozigot tip oranı SDBY grubunda daha yüksek saptandı (p<0,05). Hastaların tamamı; steroid dirençli olanlar ve tanı anında hematürisi olan hastalar 3 gruba ayrılıp incelendiğinde, UMOD rs11864909 varyantı CT heterozigot tip dağılım oranı SDBY grubunda KBY grubuna göre daha yüksek saptandı (p<0,05). Tanı anında hematürisi olan grupta rs11864909 varyantı patolojik T aleli sıklığı olmayan gruba göre daha yüksekti (p<0,05). Araştırmamızın sonuçları UMOD rs12917707 varyantının NS'la ilişkili olmadığını, UMOD rs11864909 varyantının ise NS'da SDBY ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Önceki çalışmalarda bu varyantlar, SDBY, glomerüler filtrasyon hızı ve böbrek fonksiyonları ile ilişkili bulunmuştur; ama NS'lu hasta popülasyonunda hiç araştırılmamış olup, çalışmamız bu yönüyle de özgünlük taşımaktadır
Author
Dr. İpek Demir
How to Cite
İpek Demir (Tıpta Uzmanlık Tezi). İdiyopatik nefrotik sendromlu çocuklarda UMOD gen varyantlarının klinik bulgular ve böbrek fonksiyonları ile ilişkisinin değerlendirilmesi, 2022, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- The effect of project-based learning on English preparatory class students' speaking proficiency and willingness to communicate(2025)
- Teke yöresi davul – zurna pratiklerinin yöre icracılarının görüşlerine dayalı olarak incelenmesi(2025)
- Sıkı geçme bağlantılarında çentik etkisinin sayısal olarak incelenmesi(2023)
- Hartman potansiyeli için uyumlu durumlar(2005)
- Platon'un kadına bakışı(2005)
- Canlı organ donörü olmak: Kadın deneyimleri üzerine bir araştırma(2024)
