Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Karaciğer nakli yapılan hastalarda perioperatif hemoreolojik parametrelerin değerlendirilmesi

2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Melike Cengiz

Özet (TR)

Karaciğer nakli hayat kurtarıcı bir tedavi yöntemidir. Karaciğer, pıhtılaşma faktörleri ve proteinlerin sentezinde oldukça önemlidir. Kronik karaciğer hastalığında, kanın bileşenlerinden lipid, proteinler ve hematolojik parametrelerin değiştiği bilinmektedir. Bu yüzden ağır karaciğer disfonksiyonunda, kan akışı anormallikleri de görülmektedir. Bu anormallikler; büyük damarlar ve mikrovasküler bölümlerdeki kanın akış özelliklerini belirlemektedir. Reoloji, bir sıvının akışkanlık özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. 'Hemoreoloji' kavramı, kanın akışkanlık özelliklerini kapsamaktadır. Günümüze kadar yapılan karaciğer nakli operasyonları sırası veya sonrasında eritrosit agregasyonu, deformabilitesi, kan ve plazma viskozitesi benzeri hemoreolojik parametreler incelenmemiştir. Bu çalışmanın amacı, karaciğer naklinde intraoperatif ve postoperatif dönemde kan akışkanlığını ve etkin doku perfüzyonunu etkileyebileceği varsayılan hemoreolojik özellikleri araştırmak, greft fonksiyonlarının ve hemodinamik değişkenlerin iyileştirilmesini sağlamak amacı ile uygulanan tedavilerin kan akışkanlığı üzerine etkilerini belirlemektir. Çalışma, A.Ü.T.F Ameliyathane ve Anestezi Yoğun Bakım Klinikleri'nde Mart 2019 - Ocak 2020 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Karaciğer nakli yapılan 18 yaşından büyük 17 hasta dahil edildi. Çalışmadan önce hastalara ve yakınlarına bilgi verildi ve yazılı onam formu imzalatıldı. Çalışma, A.Ü.T.F. Klinik Araştırmaları Yerel Etik Kurulu'nun izni ile gerçekleştirildi. Hastalardan intraoperatif süreçte ve Y.B'a kabulünden sonraki ilk 2 günde albümin infüzyonu öncesi ve sonrasında kan örnekleri alındı. Alınan kanlar Fizyoloji laboratuarına ulaştırıldı ve hemoreolojik parametreler (eritrosit agregasyonu, eritrosit deformabilitesi, tam kan viskozitesi, plasma viskozitesi) çalışıldı. Hemodinamik veriler, kan gazı değişkenleri ve PICCO ile elde edilen veriler eş zamanlı olarak kaydedildi. Sonuçlar, 'GraphPad prizm 5' istatistik programı kullanılarak değerlendirildi. Çalışmamıza alınan hastalar CHILD A ve B grubundaydı. Nakil sebebi 9 hastada kriptojenik, 4 hastada alkole bağlı, 4 hastada viral karaciğer sirozuydu. Greft kaynağı 14 hastada canlı donör, 3 hastada kadavraydı. Hastaların preoperatif albümin düzeyleri normal aralıktaydı. Eritrosit deformabilitesinde HSA replasmanından sonra istatistiksel olarak önemli fark bulunmadı. Eritrosit agregasyonunda, kan ve plazma viskozitelerinde HSA'dan sonra zamana bağlı belirginleşen azalma görüldü. Sistolik, diastolik, orta arter basınçları, nabız ve SVB değerlerinde, HSA'dan sonra önemli fark bulunmadı. Ancak HSA'dan önce sistolik kan basıncı 90 mmHg'nın; orta arter basıncı 70 mmHg'nın altında olan hastalarda, HSA infüzyonu sonrası her iki parametrede de önemli artış gözlendi. Postoperatif ve YB ilk gün SVB değerleri, preoperatif değerine göre anlamlı düşük bulundu. CI, SVR, ESWL ve GEDI değerlerinde, HSA'dan sonra istatistiksel olarak önemli fark bulunmadı. Ancak HSA'dan önce CI değeri 3 lt/dk'nın altında olan hastalarda, HSA'dan sonra CI değerlerinde artış eğilimi gözlendi. Kan gazında pH, pCO2, pO2, HCO3, BE, SatO2 düzeylerinde, HSA'dan sonra istatistiksel olarak önemli fark bulunmadı. Kan gazında hemoglobin ve hematokrit verilerinde, HSA'dan 15 dk sonra azalma eğilimi; 90 dk sonra ise istatistiksel olarak önemli azalma gözlendi. HSA'dan önce ve HSA'dan 15 dk sonra laktat düzeylerinde önemli fark bulunmazken, HSA'dan 90 dk sonra artış istatistiksel olarak önemli hale geldi. Hemoglobin ve hematokrit değerlerinde, postoperatif ve Y.B ilk günlerinde önemli azalma olduğu görüldü. Platelet değerleri azalma eğilimindeydi, preoperatif, postoperatif ve Y.B ilk gün değerleri arasında istatistiksel olarak önemli fark bulunmadı. Preoperatif, postoperatif ve Y.B ilk gün serum albümin değerleri benzerdi. Fibrinojen değerlerinde, HSA'dan önce ve sonraki ölçümlerde istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmadı. Postoperatif ve Y.B ilk gün INR değerinde, preoperatif değerine kıyasla önemli artış olduğu görüldü. Sonuç olarak; çalışmamızda karaciğer nakli yapılan hastalarda uygulanan HSA replasmanının, eritrosit deformabilitesi üzerinde önemli fark yaratmadığı, ancak eritrosit agregasyonu, tam kan viskozitesi ve plazma viskozitesinde önemli azalmaya neden olduğu görüldü. Eritrosit agregasyonu, tam kan ve plazma viskozitelerindeki bu azalma, kanın akışkanlık özelliklerini iyileştirmekte olup, greft perfüzyonu açısından daha uygun bir hemoreolojik ortam yaratabilir. Ayrıca hipotansif olan karaciğer nakil hastasında HSA replasmanından sonra sistolik kan basıncı, orta arter basınçları ve CI değerlerinde artış olduğu bulundu. Bu sonuca göre HSA'nın normotansif hastalarda kan basıncını etkilemediği ancak hipotansif hastalarda kan basıncını iyileştirici etkileri olabileceği düşünüldü. Literatürde karaciğer nakli yapılan hastalarda hemoreolojik değişiklikleri ve HSA'nın hemoreoloji üzerine etkilerini inceleyen çalışma mevcut değildir. Çalışma sonuçlarımıza göre, başta HSA olmak üzere karaciğer nakli sırasında kullanılabilecek hemoreolojik düzenleyici ajanların hemodinamik hedeflere ulaşılması ve mikrodolaşımın iyileştirilmesi açısından potansiyel oluşturabileceği düşünülmüştür.

Yazar

Dr. Hatice Tazegül

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Hatice Tazegül (Tıpta Uzmanlık Tezi). Karaciğer nakli yapılan hastalarda perioperatif hemoreolojik parametrelerin değerlendirilmesi, 2020, Akdeniz University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Akdeniz University tezlerinden daha fazlası