Master'sOpen Access

Lipopolisakkarit uygulanan sıçanların renin-anjiyotensin sistemindeki konneksinlerin dağılımında askorbik asidin rolü

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Cihan Demirci Tansel

Abstract (TR)

Endotoksemi, kandan kaynaklanan bakteriyal bir enfeksiyonun bir dokudan diğerine yayılarak, aşırı derecede hasara sebep olmasıdır. Bu durum hipotansiyon, damar daraltıcı ajanlara karşı azalan cevap, miyokardiyal fonksiyon bozukluğu, organ kanlanmasında bozulma ve yaygın damar içi pıhtılaşma ile karakterize edilir. Endotoksemi, akut böbrek yetmezliğine (ABY), hemodinamik bozukluklara, hipoperfüzyona, böbrek perfüzyonunda ve glomerular filtrasyonda azalmaya, böbrekte vasküler direncin artmasına neden olmaktadır. Endotoksemide, hem enfeksiyona bağlı olarak meydana gelen olaylar hem de dolaşımdaki değişiklikler, renin anjiotensin sistemi (RAS)'nin de yer aldığı birçok sistemin uyarılmasına neden olmaktadır. RAS, kan basıncının ve hacim homeostazının fizyolojik olarak düzenlenmesinde, hipertansiyon ve diğer kardiyovasküler hastalıkların patogenesinde kritik bir rol oynar. Gap junctionlar (geçit bağlantıları-GJ)'ı oluşturan konneksin (Cx) proteinleri, böbrekte endotel hücre (EC)'lerinde, damar düz kas hücrelerinde ve jukstaglomerular aygıt (JGA)'ta bulunmaktadır ve RAS'ın düzenlenmesinde rol aldığı bilinmektedir. GJ, Cx proteinlerinin birbirine sıkıca bağlanması ile oluşan hücreler arası bağlantı bölgeleridir. GJ'ler birçok doku ve organda özellikle epitel, kas ve sinir dokularında, hücreler arası haberleşme ve homeostazın sağlanmasında büyük önem taşımaktadır. Endotoksemide oksidatif hasar ve inflamasyon durumlarında koruyucu etkisinin bilindiği bir antioksidan olan askorbik asit (AA)'in, RAS ile konneksin dağılımına olan etkileri hakkında yeterli veri bulunmamaktadır. Çalışmamızda, lipopolisakkarit (LPS) uygulanarak oluşturulan deneysel endotoksemi modelinde askorbik asidin RAS ile konneksin proteinleri üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda deney hayvanı olarak yetişkin 3 aylık (250-300 g) 30 adet erkek Wistar albino sıçan kullanılmıştır. Hayvanlar, kontrol, LPS (2 mg/kg, intravenöz (iv)), LPS+AA (2 mg/kg LPS, iv ve 100 mg/kg AA, iv) ve AA (100 mg/kg, iv) olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Deney süresince hayvanların hemodinamik verilerini (ortalama arteriyal kan basıncı (OAB) ve kalp vurumu) ölçmek için sağ karotid artere, kan örnekleri almak için sağ femoral artere, anestezi infüzyonu için sağ jugular vene ve madde uygulaması için sağ femoral vene kanül takıldı. LPS uygulanmadan önce (T0, deney başlangıcında), LPS infüzyonunun sonunda (T1), LPS infüzyonu bittikten 1 saat sonra (T2) ve deney sonunda (T3) alınan kan örneklerinde pH, cHCO3- (P,st) (standart bikarbonat), cBase (Ecf) (standart baz fazlalığı), pCO2 (parsiyel karbondioksit basıncı), pO2 (parsiyel oksijen basıncı), cNa+ (sodyum), cCl- (klorür), cGlu (Plazmadaki D-glikoz konsantrasyonu) ve cLac (Plazmadaki L-Laktat konsantrasyonu) düzeyleri ölçüldü. Deney sonunda alınan kan ve böbrek örneklerinde biyokimysal olarak renin, anjiyotensin II (Ang II), Cx40 ve Cx 43 değerlerine bakıldı. Ayrıca böbrekte immünohistokimyasal olarak Cx40 dağılımı incelendi. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildi. LPS uygulamasıya endotoksemi oluşturulan grupta OAB'nin azaldığı, AA uygulamasının değişikliğe neden olmadığı belirlendi. Kalp vurumu değerlerinde gruplar arasında anlamlı bir değişiklik olmadığı tespit edildi. LPS grubunda, pH, cHCO3-, baz fazlalığı ve glikoz değerlerinin kontrol grubuna göre azaldığı, cNa+ ve laktat değerlerinin ise arttığı belirlendi. LPS+AA grubunda ise kontrol grubuna göre laktat ve cCl- değerleinin arttığı, pH, cHCO3, baz fazlalığı ve glikoz değerlerinin azaldığı tespit edildi. LPS grubunda, plazmada ve dokudaki renin ve Ang II düzeylerinin kontrol grubuna göre arttığı, Cx40 ve Cx43 düzeylerin ise kontrole benzer olduğu belirlendi. LPS+AA grubunda, plazmada ve dokudaki renin ve Ang II düzeylerinin LPS gurubuna göre azaldığı, Cx40 ve Cx43 düzeylerinin değişmediği ve kontrole benzer olduğu tespit edildi. İmmunohistokimyasal olarak Cx40 reaksiyonunun dağılımına bakıldığında, reaksiyonun LPS uygulanan gruplarda anlamlı bir değişiklik göstemediği, sadece AA grubunda arttığı belirlendi. Sonuç olarak, çalışmamızda LPS uygulaması ile oluşturulan endotoksemi modelinde kan basıncındaki düşüşe bağlı olarak RAS'ın anlamlı bir şekilde uyarıldığı görülmüştür. AA uygulamasının ise kan basıncı üzerinde etkisinin olmadığı, ancak RAS üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. LPS uygulaması ile oluşturulan endotoksemi modelinde konneksin proteinlerine bakıldığında anlamlı bir değişiklik belirlenememiştir. Sonuç olarak, endotoksemide RAS ile konneksinler arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşabilmesi için farklı deneysel modellerde daha fazla araştırılmanın yapılması, RAS'ın patofizyolojik olaylardaki rolünün anlaşılmasına önemli katkılar sağlayacaktır.

Author

Dr. Tuğba Kaşkavalcı

How to Cite

Tuğba Kaşkavalcı (Yüksek Lisans Tezi). Lipopolisakkarit uygulanan sıçanların renin-anjiyotensin sistemindeki konneksinlerin dağılımında askorbik asidin rolü, 2019, İstanbul University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul University