Nöroblastom moleküler temelinin klinik öneminin araştırılması: yüksek risk grubu, yüksek risk ve ultra-yüksek risk grubu olarak sınıflandırılabilir mi?
2016
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Safiye Aktaş
Özet (TR)
Nöroblastom sempatik sinir sisteminin nöral krestinden köken alan, en sık görülen pediatrik nöroendokrin tümörüdür. Nöroblastik tümörler, farklı tedavi sonuçlarına neden olan, ekstrem heterojenite göstermektedir. Nöroblastom, düşük, orta ve yüksek olmak üzere üç ana risk sınıfı ile kategorize edilmektedir. Hastaların risk kategorisinin belirlenmesinde, moleküler değerlendirmeler giderek önem kazanmıştır. Son zamanlarda nöroblastom tedavi protokolünü etkileyebilecek farklı genlerin literatüre girmesi ile risk sınıflandırmalarının da alt gruplara ayrılıp ayrılamayacağı gündeme gelmiştir. Bu çalışma ile, yüksek risk grubu içinde çok kötü prognoz gösteren hastalarda, bu hastaların 'ultra-yüksek risk' olarak ayrı bir alt-gruba ayrılmasında rol oyanayabilecek bazı genlerin ekspresyonları araştırılmıştır. Bu amaçla, TPOG (Türk Pediatrik Onkoloji Grubu) protokolü kapsamında gerçekleştirilen nöroblastom klinik ve moleküler analizlerin sonuçları değerlendirilerek, sırasıyla yirmi beş ve yirmi dokuz tane, düşük ve yüksek risk grubu hastası seçilmiş ve analiz edilmiştir. Seçilen hastalarda, ALK, ATRX, HIF1a, HIF2a (EPAS), H2AFX ve ETV5 genlerinin ekspresyonlarına bakılmıştır. Bu genlerin, MYCN amplifikasyonu, 1p delesyonu, 11q kaybı ve ALK dışındaki genlerin ise 17q kazancı ile ilişkili olmadığı bulunmuştur. ALK ekspresyonunun 17q kazancı pozitif hastalarda daha fazla olduğu görülmüştür (p=0.018). ETV5 dışında genlerin, yüksek risk grubunda anlamlı olarak arttığı görülmüştür. Ultra-yüksek risk ve yüksek risk grubu hastaları karşılaştırıldığında, ALK ekspresyonunun ultra-yüksek risk grubunda daha fazla (p=0.027), ATRX geninin ise yüksek risk grubu hastalarda daha az eksprese olduğu (p=0.01) bulunmuştur. Elde edilen verilere göre, ALK geninin yüksek risk grubu içerisinde "ultra-yüksek risk" alt grubunun ayrımında belirteç olabileceği düşünülmektedir.
Yazar
Dr. Ayşe Banu Demir
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ayşe Banu Demir (Yüksek Lisans Tezi). Nöroblastom moleküler temelinin klinik öneminin araştırılması: yüksek risk grubu, yüksek risk ve ultra-yüksek risk grubu olarak sınıflandırılabilir mi?, 2016, Bingol University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Bingol University tezlerinden daha fazlası
- Parabolik oluklu güneş kolektörleri ile bütünleştirilmiş jeotermal kaynaklı organik rankin çevriminin ısıl modellenmesi(2016)
- Batman'ın iklim koşullarında eğimli düzleme gelen güneş ışınımının farklı açı değerlerinde belirlenmesi(2014)
- Bingöl ilinde yetişen bazı Achillea l. (Asteraceae) taksonlarının uçucu yağ kompozisyonlarının araştırılması(2014)
- Göynük Çayında (Bingöl) yaşayan Capoeta trutta (Heckel, 1843) ve Acanthobrama marmid (Heckel, 1843) balık türlerinin ekto ve endoparazitlerinin araştırılması(2014)
- Cu-Mo çöktürülmüş karbon keçe elektrotların hazırlanması, karakterizasyonu ve hidrojen gazı üretimine katalitik etkilerinin incelenmesi(2014)
- İbn Hişamı'n "Şerh'u Katri'n-Neda ve Bellus-Sadâ" adlı eserinde istişhad ettiği ayetler(2014)
