Pestisitlerin oluşturduğu oksidatif karaciğer hasarına karşı lupeolün rolü
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Nihal Ömür Bulan
Abstract (TR)
Dünyadaki nüfus artışı ile paralel olarak artan besin ihtiyacını karşılamak ve açlık sorununun çözümlenebilmesi için özellikle tarımsal arazilerdeki pestisit kullanımı yıldan yıla artış göstermektedir. Pestisitler, zararlı canlıların (böcek, mantar vb.) kontrol altında tutulması için kullanılan bileşiklerdir. Pestisit kalıntılarının meyve ve sebzelerde birikim gösterdiği ve bu birikimin kabul gören sınırların çok üstünde olduğunu gösteren birçok çalışma mevcuttur. Pestisit kullanımındaki artış beraberinde hem birçok çevre sorununu getirmekte hem de hedef olmayan organizmalarla birlikte insan sağlığını da tehdit etmektedir. Pestisitlerin yaygın kullanımının toprak, su, hava ve besinde kirlilikle sonuçlandığı, pestisitle yüklü yüzeylerden temas ile besinlerin kontamine olduğu ve bu yolla, yetişkin ve çocukların diyet yoluyla pestisitlere maruz kalmalarının potansiyel olarak arttığı bildirilmiştir. Dikloro difenil trikloroethan (DDT) gibi çevrede kalıcı organoklorlu pestisitlerin yasaklanmasından sonra biyolojik olarak daha kolay ayrışabilen bir alternatif olarak kullanılmaya başlanan organofosforlu pestisitler, şu anda dünyada en yaygın kullanılan pestisit grubudur. Ancak kolay ayrışabilme özelliklerine rağmen, organofosforlu pestisitlerin özellikle memeliler üzerinde akut toksisitesi daha yüksektir ve her yıl yaklaşık 100.000 insanın kazara maruz kalması sonucunda ölümüne sebep olmaktadır. Organofosforlu pestisitlere kronik maruziyetin, ileri dönemlerde nörodejeneratif hastalıklar, endokrin sistemde bozukluklar, solunum yolu rahatsızlıkları gibi birçok sağlık sorununu beraberinde getirebileceğine dair çalışmalar literatürde bulunmaktadır. Pestisitlerin etkisiyle oksidatif stres parametrelerinde artış görülmektedir. Organofosforlu pestisitlerle oluşan oksidatif hasarın sebebinin, asetilkolinesteraz enziminin inhibisiyonu ile artan serbest radikallerin olabileceğini gösteren in vitro ve in vivo çalışmalar mevcuttur. Ancak pestisitlerin etki mekanizmaları tam olarak aydınlatılmış değildir ve araştırılması gereken birçok soru bulunmaktadır. Pestisitlerin neden olduğu oksidatif hasarı ortadan kaldırmak ya da azaltmak üzere çeşitli antioksidanların kullanımına yönelik çalışmalar son yıllarda literatürde yerini almaya başlamıştır. Lupeol, günlük diyette aldığımız beyaz lahana, biber, salatalık ve domates gibi sebzelerde ve zeytin, incir, mango, çilek ve kırmızı üzüm gibi meyvelerde bulunan bir triterpenoitttir. Çeşitli çalışmalarda lupeolün antiinflamatuar, antitümör, antikanser, antidiyabetik, antimutajenik, kardiyoprotektif ve hepatoprotektif aktivitelere sahip olduğu bildirilmiştir. Çalışmamızın amacı; çok geniş bir kullanım alanına sahip olan pestisitlerin neden olduğu karaciğer toksisitesini belirleyebilmek, antioksidan özelliği bilinen lupeolün olası koruyucu ve/veya iyileştirici etkilerini gözlemlemek ve insan sağlığını bozabilecek bu durumdan korunmanın yollarına dikkat çekebilmektir. Bu çalışmada deney grupları her bir grupta yedi erkek Wistar albino sıçan olacak şekilde dokuz gruba ayrılmıştır. Kontrol gruplarına sırasıyla serum fizyolojik, 50 mg kg-1 mısır yağı ve 20 mg kg-1 lupeol gavaj yolu ile verilmiştir. Pestisit gruplarına sırasıyla; 50 mg kg-1 malathion, 10 mg kg -1 klorprifoz, 50 mg kg-1 tebukonazol; aynı dozlarda pestisit verilmiş olan diğer üç gruba eş zamanlı olarak oksidatif hasar üstünde iyileştirici ve/veya koruyucu rolünü araştırmak için 20 mg kg-1 lupeol gavaj yolu ile verilmiştir. 10 günün sonunda disekte edilen sıçanlardan histolojik, immünohistokimyasal ve biyokimyasal incelemeler için karaciğer dokusu alınmıştır. Bu çalışmanın kapsamında, karaciğerde ortaya çıkan histolojik değişimler hematoksilen-eosin ve Masson'un üçlü boyası uygulanarak ve prolifere hücre nükleer antijeni pozitif hücre sayısı ise immünohistokimyasal yöntemlerle belirlenerek ışık mikroskobu altında incelenmiştir. Biyokimyasal metod ile karaciğerde reaktif oksijen türleri, lipid peroksidasyonu ve glutatyon düzeyleri; karaciğerde katalaz, süperoksit dismutaz, asetilkolinesteraz aktiviteleri ile serumda asetilkolinesteraz aktiviteleri belirlenmiştir. ELİSA yöntemiyle asetilkolinesteraz ve tümör nekroz faktör-α düzeyleri belirlenmiştir. Çalışmamızda, lupeolün, pestisitlerin oluşturduğu hasarı gösteren bütün parametrelerde iyileştirici ve/veya koruyucu etkisi olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak, dünyada kullanımı giderek artan pestisitlerin etkisiyle oluşabilecek karaciğer hasarını en aza indirebilmek için lupeolün kullanımının mümkün olabileceğini ilk kez belirleyerek klinik uygulamalara katkı sağladığımızı söyleyebiliriz.
Author
Dr. Melis Çöremen
How to Cite
Melis Çöremen (Yüksek Lisans Tezi). Pestisitlerin oluşturduğu oksidatif karaciğer hasarına karşı lupeolün rolü, 2020, İstanbul University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Solunum sistemi hastalıklarının sınıflandırılmasında makine öğrenmesi yöntemlerinin kullanımı(2021)