DoctorateOpen Access

Peyami Safa'nın romanlarında modernleşme ve mekân

2009
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Laurent Mignon

Abstract (TR)

Peyami Safa (1899-1961), gerek romanlarında gerek gazete yazıları ve inceleme kitaplarında modernlik ile gelenek arasındaki gerilimli ilişkiyi tartışma konusu yapmış ve yapıtlarıyla Türk muhafazakâr düşüncesinin temel argümanlarına önemli katkıları olmuş bir yazardır. Bu çalışmada, Peyami Safa'nın romancılığının tüm evrelerini yansıtan 11 roman, modernleşme ve Doğu-Batı meselesi bakımından ve romanlarda mekân boyutunun bu düşünsel eksen bağlamındaki işlevlerini odağa alan bir yaklaşımla incelenmiştir. Bu çerçevede Sözde Kızlar (1923), Şimşek (1923), Mahşer (1924), Bir Akşamdı (1924), Cânân (1925), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930), Fatih-Harbiye (1931), Bir Tereddüdün Romanı (1933), Biz İnsanlar (Tefrika: 1937 Kitap olarak: 1959), Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ve Yalnızız (1951) romanları ele alınmıştır. Yazarın, bu yapıtlarda, maddecilik, kapitalist kazanç hırsı ve tensel zevklerin tatminini merkeze alan yeni eğlence anlayışını modernliğin sonuçları olarak gördüğü ve bunları, temel eleştiri konusu yaptığı saptanmıştır. ?Soysal uzam? ve ?gündelik hayat? kavramlarının ışığında yapılan çalışmada, romanlarda kent mekânlarının, modernlik ile geleneğin uzamlarının çatışma alanı olarak kurgulandığı, modernliğin kültürü aşındırıcı ve ahlâkı yozlaştırıcı olarak görülen etkilerine karşılık, geleneği koruyan mekânların Romantik bir idealleştirmeye konu olduğu görülmüştür. Bu karşıtlık şemasında Peyami Safa, Batı'yı bütünüyle olumsuz olarak sunmaz, özellikle modernliğin olumsuz sonuçlarını hedef aldığı ve bu ayrımı yapabilmek için bir yandan, Avrupa ülkelerinde üretilmiş modernlik karşıtı söyleme yaslanmaya özen gösterirken diğer yandan, modernliğin zararlarına karşı Hristiyanlık ile İslamiyet arasında maddeye karşı ruhu temsil eden bir işbirliği gerçekleştirir. Böylelikle Safa, ?Doğu-Batı karşıtlığı? kalıbını sorunsallaştırarak, temel karşıtlığın modernlik ile gelenek, madde ile ruh arasında olduğunu savunmuş olur.Bir yandan, Peyami Safa'nın 1930'lardan 1950'lere doğru, Türk devrimlerini savunan modernleşmeci bir çizgiden, gelenek ve din vurgusu ağır basan bir konuma doğru geçirdiği düşünsel değişim ve bu değişimin arkasında var olan muhafazakâr süreklilik de yazarın romanlarından izlenebilmektedirSafa'nın romanlarında, kent mekânlarında deneyimlendiği hâliyle modernliğin sonuçlarına ve bazı çevrelerde yüzeysel olarak alımlanmasına karşı önemli eleştiriler getirilmekle birlikte; romanların, modernliği bütünüyle dışlayıcı olmadığı ve kent mekânlarının, modern ile geleneği iletişim içine sokan yönlerine ilişkin bir farkındalık sergilediği görülmüştür. Karşıt uzamlar arası iletişimde modernliğin ürünü olan otomobil ve tramvay gibi ulaşım araçları ile anlatıyı yönlendiren bilge roman kişilerinin uzamlar arası hareketlerinin önemli rol oynadığı saptanmıştır. Safa'nın kurmaca evreninde, modernlikle gelenek temas hâlindedir, modernlik kentlilerin algısını dönüştürür ve varoluşu kuşatır. Böylelikle Safa'nın, modernlik ile gelenek arasındaki karşıtlığı olduğu kadar, belki ondan da çok, ikisi arasındaki ilişkileri vurguladığı görülür. Bu tablo, yazarın inceleme kitapları ve gazete yazılarında sergilediği muhafazakâr kimliğiyle örtüşür; Safa, eski ile yeninin ideal yönlerini bir araya getirecek bir sentez arayışına önem verir. Bu tavır ile yazar, kökten değişimler ve çatışma yerine ılımlı evrimleri tercih eden İngiliz muhafazakârlığı ile karşılaştırılabilecek özellikler sergilemiş olur. Bir yandan da, Osmanlı toplumunda, 19. yüzyıldan itibaren hızlanan modernleşme sürecine Tanzimat sonrasında getirilen eleştirilerden ve Batı'nın tekniği ile geleneği birleştirmeyi öneren sentezci anlayıştan beslenir.

Author

Dr. Süreyya Elif Aksoy

How to Cite

Süreyya Elif Aksoy (Doktora Tezi). Peyami Safa'nın romanlarında modernleşme ve mekân, 2009, Bilkent University, Türk Edebiyatı Bölümü.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Bilkent University