Postmenopozal osteoporozda kinezyofobi sıklığı ve kinezyofobinin ağrı, yaşam kalitesi, düşme korkusu, denge ve depresyon ile ilişkisi
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Dilay Eken Gedik
Abstract (TR)
Osteoporoz (OP) görülme riski yaşla birlikte artmakta olup özellikle postmenopozal dönemdeki kadınlarda önem kazanır. Frajilite fraktürleri olmadığı sürece ağrısız, sessiz bir hastalık olarak bilinir. Ancak, OP hakkında yetersiz veya yanlış bilgi, yanlış hastalık algısı gibi nedenler ile ağrısız olsa bile osteoporotik bireylerde kinezyofobi gelişiyor olabilir. Osteoporotik hastalar düşme korkusu ve günlük fiziksel aktivitesi esnasında frajilite fraktürü gelişebileceği korkusu ile hareket etmekten korkabilir ve aktivitelerini kısıtlayabilirler. Ayrıca osteoporozlu kişilerde yaşam kalitesinin bozulması, depresyon, denge bozukluğu ve düşme korkusunun eşlik etmesi beklenebilir. Bu çalışmanın amacı, postmenopozal OP ve osteopenide kinezyofobi düzeyini değerlendirmek ve kinezyofobinin sosyodemografik özellikler, yaşam kalitesi, ağrı, denge, düşme korkusu ve depresyon ile ilişkisini saptamaktır. Bu çalışmaya Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniğine başvuran 40 postmenopozal osteoporoz(OP), 40 postmenopozal osteopeni (OPN) tanısı alan hasta ve 40 normal kemik mineral yoğunluğuna sahip postmenopozal kadın dahil edildi. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri kaydedildi.Kemik mineral yoğunluğu (KMY) değerleri, son bir yıl içinde yaptırdıkları Dual enerji x ışını absorbsiyometri (DEXA) ölçüm sonucuna göre değerlendirildi. Kinezyofobinin değerlendirilmesi için Tampa kinezyofobi ölçeği (TKÖ), düşme korkusu için Uluslararası düşme etkinlik skalası (UDES), denge için Berg denge ölçeği (BDÖ) ve Zamanlı kalk yürü testi (ZKYT), depresyon için Beck depresyon envanteri (BDE), ağrı için Vizüel analog skala (VAS) ve yaşam kalitesi için Avrupa Osteoporoz Birliği Yaşam Kalitesi Sorgulaması Formu (QUALEFFO-41) kullanıldı. Çalışmamızda OP ve OPN gruplarında TKÖ skorları kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (p<0,001), ancak OP ve OPN'li gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05).OP'li grupta VAS ortalamalarının kontrol (p<0,001) ve OPN (p=0,018) grubundan istatistiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek olduğu saptandı. OP grubunda QUALEFFO-Toplam ve tüm alt ölçek skor ortalamalarının kontrol grubundan istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulundu (p<0,001). OP grubunda bulunan vakaların BDÖ skor ortalamalarının OPN(p=0,011) ve kontrol grubundan (p<0,001) istatistiksel açıdan anlamlı seviyede daha düşük olduğu bulundu. OP ve OPN'li gruplarda ZKYT ortalamalarının istatistiksel açıdan anlamlı seviyede farklılık göstermediği saptandı (p>0,05). OP grubunda UDES ortalamalarının kontrol grubundan istatistiksel açıdan anlamlı seviyede daha yüksek olduğu bulundu (p<0,001). BDE ortalamalarının üç grup arasında ve ikili grup analizlerinde istatistiksel açıdan anlamlı seviyede farklılık göstermediği saptandı (p>0,05).Osteopeni grubunun korelasyon analizlerine göre:VAS ile Q-Ağrı (p<0,001), Q-GS (p=0,020), Q-Z (p=0,036) ve Q-Toplam (p=0,005) skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede pozitif; TKÖ ile UDES (p=0,001) ve ZKYT (p=0,048)skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede pozitif ve BDÖ skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede negatif (p=0,036); BDÖ ile UDES (p=0,034) ve ZKYT (p<0,001) skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede negatif;UDES ile ZKYT skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede pozitif korelasyon olduğu saptandı (p<0,001).Osteoporoz grubunun korelasyon analizlerine göre ise, VAS ile Q-Ağrı (p=0,015), Q-S (p=0,048) ve Q-Toplam (p=0,013) skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede pozitif; Q-Toplam ile TKÖ (p=0,014) ve BDE (p=0,008) skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede pozitif; TKÖ ile BDÖ skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede negatif(p=0,012); BDÖ ile ZKYT skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede negatif korelasyon olduğu saptandı (p<0,001). Sonuç olarak postmenopozal osteoporotik ve osteopenik hastalarda kinezyofobi birlikteliği göz önünde bulundurulmalıdır.Fiziksel aktivite, kemik sağlığı ve genel sağlık için gerekli olduğundan, OP ve OPN'li postmenopozal kadınlara kinezyofobinin üstesinden gelmek için fiziksel aktivitenin önemi konusunda eğitim verilmelidir. Kinezyofobinin düşme korkusu, denge bozukluğu,yaşam kalitesi, depresyon ve ağrı üzerine olumsuz etkileri önlenmeye çalışılmalıdır. Anahtar Kelimeler:Postmenopozal osteoporoz, kinezyofobi, denge, düşme korkusu
Author
Dr. Ümmügülsüm Şerbet
How to Cite
Ümmügülsüm Şerbet (Tıpta Uzmanlık Tezi). Postmenopozal osteoporozda kinezyofobi sıklığı ve kinezyofobinin ağrı, yaşam kalitesi, düşme korkusu, denge ve depresyon ile ilişkisi, 2022, Adıyaman University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Adıyaman University
- Çocuk acil ünitemize ateşli nöbet yakınması ile başvurup febril konvülziyon tanısı konulan ve kliniğimizde yatırılarak takip edilen olguların, risk faktörleri ve sosyo demografik özelliklerinin değerlendirilmesi(2018)
- Bilateral temporomandibular eklem protezli atrofik mandibulaya uygulanan geleneksel total protez, implant destekli overdenture ve "all-on-four'' sisteminin sonlu elemanlar analizi yöntemiyle değerlendirilmesi(2025)
- FMF hastalığının (Ailesel Akdeniz Ateşi) pürin-pirimidin dalgalanmaları ve DNA(2010)
- Orlicz fonksiyonu yardımıyla tanımlanan bulanık fark dizilerinin bazı sınıfları(2010)
- Van der Waals metoduyla magic sayılarda taban durumu ve uyartılmış durumlar(2010)
- Soft kümeler ve bazı soft cebirsel yapılar(2011)
