Medical SpecialtyOpen Access

Psoriazis hastalarında bir komorbidite olarak kronik obstrüktif akciğer hastalığının varlığı ve serum inflamatuar sitokin düzeylerinin araştırılması

2013
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Neslihan Şendur

Abstract (TR)

PSORİAZİS HASTALARINDA BİR KOMORBİDİTE OLARAK KOAH VARLIĞININ VE SERUM SİTOKİN DÜZEYLERİNİN ARAŞTIRILMASI Amaç-Hipotez: Çalışmamızda psoriatik hastaların komorbiditeler yönünden sorgulanması, hastalık şiddeti ve süresi ile ilişkili değişiklik gösterebilecegini düşündüğümüz Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalıkları açısından araştırılması planlanmıştır. Aynı zamanda Psoriazis hastalarında inflamatuar sitokin düzeylerinin araştırılarak, Psoriazis ile KOAH varlığında olası birlikteliğin hangi mekanizmalar ile oluştuğunun saptanması hedeflenmiştir. Yöntem: Çalışmaya klinik ve histopatolojik bulgularla psoriazis tanısı konmuş, herhangi bir komorbid hastalığı olmayan 18 yaş üstü 30 hasta, Psoriazis takip polikliniğinde izlenen, hipertansiyon, DM, hiperlipidemi, obezite, kardiyovasküler hastalık ve metabolik sendrom gibi bir veya daha fazla psoriatik komorbiditeye sahip 18 yaş üstü 30 psoriazis hastası ve sistemik bir hastalığı bulunmayan, herhangi bir ilaç kullanmayan, yaş ve cinsiyeti hasta grubu ile uyumlu 28 sağlıklı birey seçilerek kontrol grubu belirlendi. Tüm hastalardan ve kontrol grubundan kan alma işleminin ardından Akciğer filmi çekilip en az 15 dakika dinlendirildikten sonra Solunum Fonksiyon testi yapıldı. Serumlarda medyatör olarak TNF?, IL-1ß, IL-6, IL-8, IL-10, sICAM 1, Endotelin-1, Endotelin- 2 çalışıldı. Bulgular: Vücut Kitle İndeksi (VKİ) gruplar arasında anlamlı farklılık göstermiyordu (p>0.118). Sigara içme öyküsü psoriazis olgularında kontrollere göre anlamlı oranda yüksek bulundu (psoriazis olgularının %56,2?sinde ve kontrollerin %20?sinde sigara öyküsü vardı; Ki-kare:7,08 df:1 p<0.008). Solunum fonksiyon testleri arasında da gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmedi (p>0.05). Erken havayolu obstrüksiyonunu gösteren FEF %25-75 değeri de gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiyordu. (p=0.531). FEF%25-75 değeri %60?ın altında olmasını küçük havayolu hastalığı lehine değerlendirdiğimizde psoriazis grubunda 25 (%41,7) olguda küçük havayolu hastalığı varlığı tespit edildi. Kontrol grubunda ise 9 olguda %28,6 olguda küçük havayolu hastalığı tespit edildi. Olgu grubunda küçük havayolu hastalığı daha yüksek oranda saptanmış olmasına rağmen aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (Ki-kare:0,894; df:1; p=0,344). Psoriatik hasta grubunda KOAH sıklığı % 13.3 ile oranında saptanmıştır. Ek olarak KOAH sıklığı literatür verilerine göre daha yüksek olmasına rağmen bakılan sitokinlerinde anlamlı artış saptanmadı. Olgu ve kontroller, IL-1beta, IL-6, IL-8, IL-10, TNF-alfa, sICAM parametreleri yönünden ve grup ortalama değerleri yönünden karşılaştırıldı. sICAM, olgu grubunda anlamlı olarak yüksek, IL-1beta ise, olgu grubunda anlamlı olarak düşük bulundu. Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda KOAH sıklığı % 13.3 oranında saptanmış, ancak KOAH sıklığı literatür bilgilerine göre daha yüksek olmasına rağmen bakılan inflamatuar sitokinlerinde anlamlı artış saptanmamıştır. sICAM-1 düzeylerini hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek saptanmış, ayrıca psoriazis ve komorbiditesi olanlarda kontrol grubuna göre sICAM düzeyleri yüksek bulunmuştur. Yalnız psoriazisi olanlarla psoriazis ve komorbiditesi olan gruplara göre sICAM düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Literatür bilgileri ile uyumlu olan bu durumun uzun süreli, şişman ve hastalığı şiddetli olan psoriatik hastalarda kronik inflamasyonun giderek artması nedeni ile oluştuğu düşünülmüştür. Kontrollere göre istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunan IL-1 beta seviyeleri, PASI skoru yüksek olan ve olmayan grupların kendi aralarında yapılan karşılaştırmada ise anlamlı farklılık göstermemiştir. Çalışmamızdaki bu sonuç ile IL-1 beta düzeyinin literatürde bildirilen fonksiyon azalması yanında, serum düzeyinin de azaldığı saptanmıştır. Bu durumun yine çalışmaya alınan hastaların, hastalık sürelerinin uzun olması nedeni ile olabileceği düşünülmektedir. Keratinosit fonksiyonlarını belirleyen bu sitokinin serumda düşük bulunması, hastalığın ilerleyen dönemlerde keratinosit fonksiyonlarındaki bozukluktan daha çok, inflamasyonun ilerlemesi ile ilgili olabileceğini göstermektedir. Çalışmamızda elde ettiğimiz tüm veriler bir bütün olarak düşünüldüğünde, psoriazisin şiddetli olmasından çok, ilerleyen sürelerde yani hastalığın uzun süreli olması ile yakından ilişkili olduğu, inflamasyonun etkilerine bağlı olarak ortaya çıkabilecek sistemik etkilerin bu hastalarda daha fazla görülebileceği söylenebilir. Bu nedenle bilinen komorbiditeler dışında KOAH ve diğer sistemik inflamatuar hastalıkların da psoriatik hastalarda araştırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Anahtar kelimeler: Psoriazis, komorbidite, KOAH, IL-1 ß(beta), solubl ICAM, IL-6, IL-8,IL-10

Author

Dr. Hasip Karakuş

How to Cite

Hasip Karakuş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Psoriazis hastalarında bir komorbidite olarak kronik obstrüktif akciğer hastalığının varlığı ve serum inflamatuar sitokin düzeylerinin araştırılması, 2013, Adnan Menderes University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Adnan Menderes University