Medical SpecialtyOpen Access

Pulmoner tromboembolide methemoglobin ve karboksihemoglobin düzeylerinin tanı ve prognozdaki önemi ve yeri

2017
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ömer Özbudak

Abstract (TR)

PTE tanısının konması güçtür ve özgül bir klinik tablo ile ortaya çıkmadığı için gözden kaçabilir. Buna karşılık, erken tedavinin son derece etkili olması nedeniyle, erken tanı konması çok önemlidir. PTE'de kesin tanı koydurucu bir laboratuvar belirteci yoktur. Bu nedenle çalışmalar ideal bir tanı koydurucu bir belirteç üzerine yoğunlaşmaktadır. İdeal prognostik ve tanısal markerlar kolay çalışılmalı ve kolay değerlendirilebilir olması gerekmektedir. Çalışmamızda karboksihemoglobin (COHb) ve methemoglobin (MetHb) gibi kan gazında kolayca ölçülebilen parametrelerin PTE tanı ve prognozundaki önemi ve yeri araştırılmıştır. Araştırma Pulmoner Tromboemboli (PTE)'de Karboksihemoglobin (COHb) ve Methemoglobin (MetHb) düzeylerinin PTE tanı ve prognozuna olan etkilerini incelemek üzere retrospektif yapılmıştır. Akciğer Bilgisayarlı Tomografi Anjiografi (ABTA) veya Ventilasyon /Perfüzyon Sintigrafisi ile PTE tanısı doğrulanmış olgular Pulmoner Emboli olarak kabul edildi. Aynı yöntemlerle PTE dışlanmış hastalar kontrol grubu olarak alındı. Çalışmaya karbonmonoksit zehirlenmesi, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, sepsis, pnömoni, astım, idiopatik pulmoner fibrozis, bronşiektazi, dekompanse kalp yetmezliği olan ya da Methemoglobinemi yapabilecek ilaç (sülfonamidler, dapson, fenasetin, primakin, benzokain) kullanan hastalar dahil edilmedi. Çalışmamızda 01.11.2015 ile 31.08.2016 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Pulmoner Tromboemboli (PTE) ön tanısıyla 762 hastanın tetkik edildiği saptandı. Bu hastalardan çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 107 hasta çalışmaya alındı. Tüm olguların yaş ortalaması 56,44 ±17,3(21-86) olup, PTE tanısı alan hastaların yaş ortalaması 55,3 PTE dışlanmış olan hastalar ise 59 idi (p:0.27). En sık görülen komorbit hastalıklar hipertansiyon (%24) ve diabetes mellitus (%20,6) olarak tespit edildi. PTE tanısı almış olan hastaların %79,7'si(59) Non-masif PTE, %13,51'i (10) Sub-masif PTE ve %6,7'si (5) masif PTE tanısı almıştı. Her iki grupta kan gazı parametreleri karşılaştırıldığında PTE tanısı almış grupta COHb düzeyleri istatistiksel anlamlı yüksek iken (p:0.001), PO2 düzeyleri PTE tanısı ekarte edilmiş grupta istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (p:0.028). Çalışmamızda PTE nedeniyle erken dönemde 6 (%8,1) hastamız öldü. Ölen hastaların %66,6'sı (4) erkek %33,3'ü (2) si kadın idi. Ölen hastalar ile yaşayan hastalar karşılaştırıldığında Wells ve PESİ skoru ortalaması, D-dimer ve troponin düzeyleri ölen hastalarda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek idi. Diğer bütün bakılan parametrelerde anlamlı farklılık saptanmadı. Çalışmamızda COHb düzeyleri PTE tanısı alan grupta, PTE tanısı ekarte edilmiş gruba göre istatistiksel anlamlı yüksek saptanmıştır. Ancak bu değer COHb'nin kandaki normal düzeyinden daha yüksek değildir. Literatürdeki tek çalışmadan farklı olarak MetHb ve COHb düzeylerinin PTE tanı ve prognozunda istatistiki olarak anlamlı farklılık yaratmadığını saptadık.

Author

Dr. Fatih Üzer

How to Cite

Fatih Üzer (Tıpta Uzmanlık Tezi). Pulmoner tromboembolide methemoglobin ve karboksihemoglobin düzeylerinin tanı ve prognozdaki önemi ve yeri, 2017, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University