Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Renal transplant alıcılarında böbrek vaskülaritesinin değerlendirmesinde superb microvascular imaging (SMI) tekniğinin konvansiyonel doppler ultrasonografi teknikleri ile karşılaştırılması

2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Kağan Çeken

Özet (TR)

Kronik böbrek yetmezliği tüm dünyada hızla artmaktadır. Böbrek yetmezliği gelişen hastalarda en iyi tedavi şekli renal transplantasyon olarak kabul edilmektedir. Böbrek nakli sonrası komplikasyonları erken tanıyarak nakledilen böbreğin sağ kalımını uzatmak oldukça önemlidir. Fonksiyon bozukluğu gelişen transplate böbrekte tanı açısından altın standart yöntem böbrek biyopsisidir. Ancak biyopsinin kısıtlılıkları ve kontrendikasyonları mevcuttur. Biz çalışmamızda invaziv bir yöntem olan biyopsinin yerine biyopsi sonuçları ile elde edilebilen CADI (Chronic Allograft Damage Index) skorunu ön görmede Doppler inceleme yöntemlerini ve SMI tekniğini kullanmayı amaçladık. Ayrıca biyopsi sonuçlarını öngörmede, tekrar biyopsilerini önlemede SMI tekniği ve konvansiyonel Doppler tekniklerinin etkinliklerini karşılaştırmayı amaçladık. Bu çalışmada Ocak 2020 ile Ekim 2020 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Radyoloji bölümünde rejeksiyon ön tanısı ile böbrek biyopsisi yapılan 68 renal transplantlı olguyu biyopsi işlemi öncesinde renal Doppler USG ile değerlendirdik. Yapılan incelemede transplant böbreğin alt polü düzeyinde renkli Doppler ultrasonografi (RDUS), power Doppler ultrasonografi (PDUS) ve superb microvascular imaging (SMI) teknikleri ile böbrek kapsülü ile kapsüle en yakın vasküler yapı arasındaki mesafe ölçüldü. Ayrıca böbrek boyutları, böbrek alt polde arkuat arter düzeyinden ölçülen rezistif indeks (Rİ) değerleri, renal arter akım hızları ölçüldü. Transplantasyondan sonra geçen süre, kreatinin ve RI değerleri ile CADI skoru arasındaki ilişki istatistiksel olarak karşılaştırdık. CADI skoru ile konvansiyonel Doppler yöntemleri ve SMI tekniklerinde ölçülen kapsül-damar mesafeleri arasındaki istatistiksel ilişki araştırdık. Çalışmamızda transplantasyondan sonra geçen süre arttıkça kronik böbrek hasarının şiddetinin arttığını saptadık. Özellikle transplantasyondan bir yıl sonra hasarın şiddetinin belirgin arttığını gözlemledik. CADI skoru yüksek olan olguların kreatinin değerleri anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. CADI skoru ile RI değerleri arasındaki ilişki incelendiğinde bu iki değer arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon saptanmamıştır. Olguların böbrek kapsülü ile damar arasındaki mesafelerinin ortalama değerini renkli Doppler incelemede 2,44 mm, power Doppler incelemede 1,34 mm, cSMI tekniğinde 0,99 mm ve mSMI tekniğinde 0,86 mm ölçtük. Çalışmamızda böbreğin kortikal mikrodamarlanmasını göstermede SMI tekniğini, renkli ve power Doppler tekniğine karşı üstün bulduk. Literatürde CADI skoru ile greft sağkalımı ve fonksiyonu arasında kuvvetli bir ilişki bulunmaktadır (42,43,79,82,83,84). Ancak CADI skorunu öngörmede kullanılan herhangi bir radyolojik tetkik mevcut değildir. Bu çalışmada istatistiksel sonuçlara göre konvansiyonel Doppler incelemeleri ve SMI tekniği CADI skorunu öngörmede etkin inceleme yöntemleri olduğu görülmektedir. Konvansiyonel Doppler incelemeler ve SMI tekniği arasında yüksek ve düşük CADI skorunu ayırmada sensitivitesi en yüksek olan test power Doppler tekniği , spesifitesi en yüksek olan test ise cSMI tekniği olarak bulundu. cSMI ve mSMI tekniklerinin duyarlılıkları benzer olmakla beraber cSMI tekniğinin spesifitesi daha yüksek bulunmuştur. En düşük spesifite ise renkli Doppler tekniğinde bulundu. Sonuç olarak çalışmamızda greft sağ kalımının ve fonksiyonu ile yakından ilişkili olan CADI skorunu öngörmede, Doppler inceleme ve SMI tekniği ile ölçülen kapsül-damar mesafesinin kullanılabileceğini ortaya konulmuş olup literatürde bu konuda yapılan ilk çalışma özelliğini taşımaktadır. Çalışmamızın tekrarlayan böbrek biyopsi gereksinimini azaltmada, böbrek biyopsisi yapılamayan olgularda risk hesaplaması yapılmasına veya risk altındaki nakilli hastalara greft kaybı gerçekleşmeden uygun tedavi verilmesine olanak sağlayacağını düşünmekteyiz. Ayrıca çalışmamızın böbrek nakilli olguların ilaç tedavisine yanıtının değerlendirmesinde kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Ancak bu konuda daha fazla hastayı kapsayan ulusal ya da uluslararası çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar sözcükler: Böbrek nakli, Superb microvascular imaging (SMI), Doppler US, Chronic Allograft Damage Index (CADI)

Yazar

Dr. Ahmet Faruk Gürbüz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ahmet Faruk Gürbüz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Renal transplant alıcılarında böbrek vaskülaritesinin değerlendirmesinde superb microvascular imaging (SMI) tekniğinin konvansiyonel doppler ultrasonografi teknikleri ile karşılaştırılması, 2021, Akdeniz University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Akdeniz University tezlerinden daha fazlası