DoktoraAçık Erişim

Resiprokal ve rotary şekillendirme tekniklerinde apikalden debris ve solüsyon çıkışının kantitatif olarak değerlendirilmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2013
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Kanal tedavisinin başarısındaki esas faktörler doğru bir tanı ve tedavi planının yanı sıra kök kanal sisteminin etkili bir şekilde temizlenip şekillendirilmesi ve üç boyutlu olarak sızdırmaz bir şekilde doldurulmasıdır. Kök kanalının hazırlanması sırasında pulpa artıkları, kanal duvarından kazınan dentin parçacıkları, kanal içi debris, mikroorganizmalar ve yıkama solüsyonları kök ucundan dışarı doğru itilebilirler. Endodonti literatüründe ?apikal ekstrüzyon? olarak adlandırılan bu olgunun kanal tedavisinin doğasında olduğu ve hangi teknik uygulanırsa uygulansın, tam olarak engellenemeyeceği bildirilmiştir. Apikal ekstrüzyon fenomeninin en önemli dezavantajlarından biri apikale itilen kanal içeriğinin akut bir iltihabi reaksiyona yol açması ve seanslararası ?flare-up? adı verilen, hem hasta hem de dişhekimi için olumsuz bir tabloya neden olmasıdır. Akut alevlenmelerin derecesi kanal içeriğinin yapısına, enfekte olup olmamasına ve itilen mikroorganizmaların virülansına bağlı olarak değişkenlik gösterdiği gibi, yapılan araştırmalar enfekte olmayan parçacıkların bile apikale itildiğinde yabancı cisim reaksiyonu yaparak akut alevlenmelere yol açabileceğini ortaya koymuştur. Bundan dolayı endodontik tedavi esnasında dişhekiminin temel görevlerinden biri apikalden debris ve likit çıkışını minimale indirgeyen bir preparasyonun gerçekleştirilmesidir. Son yıllarda piyasaya çok çeşitli kanal şekillendirme aletleri sürülmüştür. Döner aletler işlemi çabuk ve efektif şekilde tamamlamaları açısından dişhekimleri tarafından özellikle tercih edilmektedir. Yakın zamanda mevcut döner alet sistemlerinde de bazı modifikasyonlar gerçekleştirilmiş ve işlemi tek alete indirgeyen sistemler üretilmeye başlanmıştır. Bunun yanı sıra alet hareketinin şeklinde de bazı modifikasyonlar yapılarak resiprokal hareket kullanan teknikler geliştirilmiştir. Bu teknikler esasen kanal aletinin şekillendirme etkinliğini arttırmaya ve işlemi hızlandırmaya yönelik olsa da, bir çok açıdan, özellikle apikalden debris ve likit çıkışı bakımından değerlendirilmeleri gerekmektedir. Bu çalışmada güncel resiprokal ve rotary döner alet sistemleri olan WaveOne, Reciproc, ProTaper ve S5 rotary sistemlerinin apikalden debris ve likit çıkışı açısından karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda 100 adet tek köklü ve tek kanallı insan dişi kullanılmıştır. Dişlerin boyutsal olarak standardizasyonunu takiben 20 şer diş içeren 5 gruba ayrılmıştır. Grup 1?deki dişler step-back yöntemiyle şekillendirilmiş ve kontrol grubu olarak kullanılmıştır. Diğer gruplarda kanal şekillendirme aşağıdaki yöntemlerle gerçekleştirilmiştir: Grup 2: ProTaper (Dentsply, Maillefer, Switzerland), Grup 3: WaveOne (Dentsply, Maillefer, Switzerland) , Grup 4: Reciproc (VDW, GmbH, München), Grup 5: S5 Rotary system (Sendoline, Täby, Sweden). Çalışmada Myers ve Montgomery tarafından geliştirilen deney düzeneği modifiye edilerek kullanılmış ve dişler şekillendirme esnasında plastik stoperlere sabitlenerek şişe içerisinde asılı olarak tutulmuştur. Şişelerin boş ağırlıkları hesaplanarak kayıt edilmiştir. Şekillendirme işlemleri sırasında aynı zamanda cam kaplar içinde distile su yerleştirilmiş ve taşan sıvı ventilasyon için kullanılan kalibre insülin enjektör yardımıyla hesaplanmıştır. Şekillendirme işleminin ve taşan likit miktarının hesaplanmasını takiben cam şişeler kuru sıcak hava sterilizasyonuna yerleştirilerek sıvının buharlaşması sağlanmış ve daha sonra her bir şişe için ayrı ölçüm yapılarak işlem sonrası ağırlıkları saptanmıştır. İşlem sonrası ağırlıktan işlem öncesi ağırlık çıkartılarak apikalden çıkan debris miktarı belirlenmiş ve gruplararası karşılaştırma istatististiksel olarak gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel değerlendirme sonucunda Step-back kontrol grubunun yol açtığı taşan solüsyon miktarı ProTaper, S5, WaveOne ve Reciproc grubundan anlamlı derecede yüksek olarak saptanmıştır ( p<0.01). Diğer gruplar arasında anlamlı fark belirlenmemiştir. Taşan debris açısından değerlendirildiğinde, step-back grubu ProTaper ve S5 gruplarından anlamlı derecede yüksek olarak saptanırken, Reciproc grubunda taşan debris ağırlığı S5 grubundan anlamlı derecede yüksek olarak belirlenmiştir (p<0.05). Diğer grupların debris ağırlıkları arasında anlamlı bir fark belirlenememiştir ( p> 0.05). Her iki grupta da ayrı ayrı solüsyon ve debris ağırlığı arasındaki ilişki incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır ( p>0.05). Çalışmamız genel olarak değerlendirildiğinde özellikle apikalden solüsyon taşması açısından el aletlerinin döner ve resiprokal sistemlere oranla daha yüksek değerler verdiğini ortaya koymaktadır. Debris açısından da step-back yöntemi fazla sayıda alet kullanılan gruplara oranla anlamlı derecede yüksek değerler vermektedir. Çalışmamızda resiprokal sistemin debris çıkışına nispeten daha fazla yol açtığı sonucuna varılabilse de, bu konudaki çalışmaların azlığından dolayı kuşkusuz ileriki çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir.

Yazar

Tufan Güngör

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Tufan Güngör (Doktora Tezi). Resiprokal ve rotary şekillendirme tekniklerinde apikalden debris ve solüsyon çıkışının kantitatif olarak değerlendirilmesi, 2013, Yeditepe University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Yeditepe University tezlerinden daha fazlası