Sultan IV. Murad'ın Bağdad Seferi ve Kasr-ı Şirin Antlaşması
2005
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman Ateş
Abstract (TR)
Osmanlı Devleti, kuruluşundan XVI. Yüzyıla kadar, birçok devletle ilişki içindeolmuştur. Ancak XVI. Yüzyılın başından XVII. Yüzyılın ortalarına kadar, Devletindoğudaki en büyük meselesi Safeviler oldu. IV. Murat'ın başa geçişinin hemen ardındanyaşanan Bekir Subaşı isyanıyla, Osmanlının en önemli eyaletlerinden biri olan BağdadSafevilerin eline geçti. Doğudan gelen ticaret yolları üzerinde olmasının yanı sıra,içinde Sünniler için manevi bir değeri olan İmam-ı Azam Ebu Hanefi türbesininbulunması, buna karşın Şiilerin kutsal saydıkları Kerbela ve Necef'in de Bağdad eyaletisınırları içinde yer alması, bölgenin hassasiyetini gözler önüne seriyor. İki devlet deBağdad'a sahip olmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamıştır.IV. Murat'ın ilk saltanat döneminde, Bağdad üzerine üç sefer düzenlendi.Sultanın henüz çocuk yaşta olması nedeniyle, Veziriazamların önderliğinde yapılan buseferler hiçbir sonuca ulaşılamadığı gibi, Bağdad ele geçirilemedi. Büyük askeri ve malikayıplar verildi. 1632 yılında Sultan Murad, idareye tam anlamıyla hakim olduktansonra, ilk hedefi Safeviler oldu. 1635'de Revan'a yürüdü ve 10 gün süren kuşatmanınardından Revan Kalesi ele geçirildi. Ardından Bağdad'a yürüme düşüncesinde olanSultan, hastalığı sebebiyle geri dönmek zorunda kaldı. Revan ise, bastıran kışmevsimini fırsat bilen Şah Safi tarafından, 6 ay sonra tekrar Safevi topraklarına katıldı.Bu kayıp, Sultan Murad'ın bizzat başında olacağı ikinci büyük Doğu seferinizorunlu hale getirdi. Nitekim Sultanın Safevilere duyduğu kin iyice artmıştı. 1636'danitibaren, Doğu seferi hazırlıkları başlamıştı. 1638'de Sultan Murad, ordusunun başındaBağdad üzerine yürüdü. Musul'dayken, ordunun bir kısmını Revan üzerine yolladı veardından Bağdad kuşatıldı. 40 gün süren kuşatmadan sonra kale ele geçirildi. Sultaniyice şiddetlenen hastalığı yüzünden İstanbul'a dönmeye karar verdi ve VeziriazamKara Mustafa Paşayı Bağdad'ta bırakarak, Safevilerle yapılacak barış görüşmelerinetayin etti. Veziriazam İran içlerine yürüyüşe geçtiği sırada, Safevi Şahı Safi barışa razıoldu. 1639'da Zehab Ovası yakınındaki Kasr-ı Şirin'de Safevilerle barış antlaşmasıimzalandı. Antlaşma metni, tasdiklenmek üzere İstanbul'a yollandı ve Sultanınonayından geçti. Böylece İran ve Osmanlı arasında uzun yıllar sürecek bir barış dönemibaşladı. Kasr-ı Şirin'de çizilen sınır ise günümüze kadar geçerliliğini korudu. Bubakımdan, yapılan antlaşmanın ne denli gerçekçi olduğu şüphe götürmez bir gerçektir.
Author
Yunus Emre Konuk
How to Cite
Yunus Emre Konuk (Yüksek Lisans Tezi). Sultan IV. Murad'ın Bağdad Seferi ve Kasr-ı Şirin Antlaşması, 2005, Afyon Kocatepe University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Afyon Kocatepe University
- Viyola eğitimcilerinin öğrenme sürecine etkin katılım sağlamaya yönelik uygulamaları üzerine bir araştırma(2019)
- Temettuât defterlerine göre Nevâhî- Barçın kazasının sosyo- ekonomik yapısı(2008)
- Buhara Hanlığı'nda İmamkulu Han dönemi (1611-1641)(2023)
- Byung-Chul Han'ın performans öznesinden sosyal intihar olgusuna dair fenomenolojik bir araştırma(2025)
- Mevlidhan Bilal Demiryürek'in hayatı ve icra üslubu üzerine bir inceleme(2025)
- XVIII. yüzyıl Osmanlı Şam valilerinin Emirü'l-Hacc olarak hizmetleri(2017)
