Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Uterin serviks kanserinde operasyon öncesi PET/ BT ve MRG görüntülemelerindeki lenf nodu pozitifliği ile operasyon sonrası patolojı sonuçlarında tespit edilen lenf nodu metastazının retrospektif olarak karşılaştırılması

2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Tayup Şimşek

Özet (TR)

Uterin Serviks Kanserinde, Operasyon Öncesi PET/BT ve MRG Görüntülemelerindeki Lenf Nodu Pozitifliği ile Operasyon Sonrası Patoloji Sonuçlarında Tespit Edilen Lenf Nodu Metastazının Retrospektif Olarak Karşılaştırılması AMAÇ: Serviks kanseri, 2020 yılında dünya çapında tahmini 604.000 yeni vaka ve 342.000 ölümle, en sık teşhis edilen dördüncü kanserdir. Son yıllarda dünyanın çoğu bölgesinde servikal neoplazilerin etkili taramasının mevcudiyeti, prekanseröz lezyonların tanınması tedavisi ve erken tanıya erişim, invaziv kanser için etkili tedavi serviks kanseri insidansında ve ölüm oranlarında azalma sağlamıştır. Serviks kanserinde en önemli prognostik faktör evre ve lenf nodu tutulumudur. Erken evre 98 serviks kanserlerinde fertilitenin korunması istenmiyorsa seçilen standart tedavi basit/radikal histerektomi ile birlikte gereken olgulara pelvik/paraaortik lenfadenektomidir. Histerektominin radikal olup olmamasında evre ve tümör büyüklüğü önemlidir. Ancak cerrahi yapılamayacak düşük kondisyona sahip hastalara primer kemoradyasyon düşünülebilir. Orta derece risk faktörleri bulunan erken evre serviks kanserli hastalarda adjuvan RT ya da adjuvan kemoradyasyon verilebilir. Yüksek derece risk faktörlerinden herhangi birisi varsa adjuvan kemoradyasyon önerilmektedir. NCCN lokal ilerlemiş servikal kanserin kemoradyasyon kararı verilmeden önce lenf nodu ve uzak metastazların belirlenmesinde PET/BT yapılmasını önermektedir. GOG 85, GOG 120 ve GOG 165 çalışmalarının verilerini analiz eden Gold ve arkadaşları, cerrahi evreleme lehine progresyonsuz sağkalım %50' ye karşı %36 ve genel sağkalımda %54' e karşı %40' idi. Hastaları uygun bir şekilde yönetebilmek ve en etkili tedavi yöntemini belirlemek için hastaların en baştan sonuna kadar dikkatli değerlendirilmesi gerekir. Hastaların morbidite ve mortalitesini arttırmamak için en önemli prognostik faktör olan evrelemeyi dikkatli yapmaktır. Bu amaçla görüntüleme yöntemlerinin (PET/BT, MRG) lenf nodu metastazlarını göstermedeki performansını araştırmak için retrospektif bir çalışma planladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Bilim Dalı veya Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı tarafından değerlendirilen ve takip edilen hastane elektronik dosya sisteminde kayıtlı olan, pelvik ve /veya paraaortik lenf nodu diseksiyonu yapılmış ve en az bir görüntüleme yöntemi (MRG, PET/BT' den en az birisi) olan hastalar çalişmaya alındı. Bu çalışmaya 139 hasta dahil edildi. Bu hastaların histopatolojik raporlarındaki lenf nodu metastazı altın standart olarak kabul edildi. Görüntüleme yöntemlerinde ( PET/BT VE MRG) lenf nodu görülmesi pozitif olarak kabul edildi ve altın standart olan patolojik lenf nodu metastazı ile karşılaştırıldı. Böylece görüntüleme yöntemlerinin lenf nodu metastazını öngörmedeki doğruluğu, spesifitivesi, sensitivitesi, PPD, NPD' ı hesaplandı. BULGULAR: Hastaların çoğunluğu ( n:32,%23) FIGO evre 3C1P' dir. Bunu (n:31,%22,3) FIGO 1B2 grubu takip etmektedir. Hastaların %29,5' inde histolojik olaral lenf nodu tutulumu saptandı, % 70.5' inde histolojik olarak lenf nodu 99 tutulumu saptanmadı. 139 hastanın 33 (%23,7)' ünde pelvik lenf nodu tutulumu, 3 (%2.2)' ünde paraaortik lenf nodu tutulumu ve 5 (%3,6)' inde pelvik ve paraaortik lenf nodu tutulumu saptanmıştır. Hastaların %56,1' inde MRG görüntülemesinde lenf nodu nodu tutulumu var iken % 43.9' unda MRG görüntülemesinde lenf nodu tutulumu yoktu. Hastaların %38,1' inde PET/BT' de lenf nodu tutulumu saptanmış iken % 61,9' unda saptanmamıştır. Hastaların histopatolojik değerlendirilmesinde en sık skuamöz hücreli karsinom (%72,6), ikinci sıklıkta adenokarsinom (%23) saptanmıştır. Hastaların %54' ü erken evrede iken % 56' sı ileri evrededir. MRG' da lenf nodu tutulumu saptanan hasta sayısı 61 (%56,1) ve bunların da 25 (%61)' inde histopatolojik olarak da lenf nodu tutulumu raporlanmıştır. PET BT' de lenf nodu tutulumu saptanan hasta sayısı 53 (%38,1) ve bunların da 29 (%70,7)' unda histopatolojik olarak da lenf nodu tutulumu raporlanmış. PET/BT'nin metastatik lenf nodunu öngörmedeki sensivitesi, spesivitesi, pozitif ve negatif prediktif değeri ve doğruluğu sırasıyla %70,7, %75,5, %54,7, %86, %74,1' dir. MRG' ın metastatik lenf nodunu tespit etmedeki sensivitesi, spesivitesi, pozitif ve negatif prediktif değeri ve doğruluğu sırasıyla %60,9, %63,2, %40,9, %79,4, %62,5' dir. SONUÇ: Elde edilen veriler ışığında serviks kanserinde tedavi yönetimini belirlerken özellikle cerrahi yöntemi seçerken ve pelvik-paraaortik lenfadenektomi yapmadan önce lenf nodu metastazlarının görüntüleme yöntemleri ile belirlenmesi tedavide yol göstereciliği çok önemlidir. ANAHTAR KELİMELER: PET/BT, MRG, BT, Lenfadenektomi, Serviks Kanseri, Preoperatif görüntüleme, Lenf nodu metastazı

Yazar

Dr. Ünzüle Korkmaz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ünzüle Korkmaz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Uterin serviks kanserinde operasyon öncesi PET/ BT ve MRG görüntülemelerindeki lenf nodu pozitifliği ile operasyon sonrası patolojı sonuçlarında tespit edilen lenf nodu metastazının retrospektif olarak karşılaştırılması, 2021, Akdeniz University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Akdeniz University tezlerinden daha fazlası