Adnan Menderes University
Anabilim Dalı

İşletme Anabilim Dalı

Adnan Menderes University

5.393

Arşivlenen Tez

33

DOI Atanmış

1%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de aracı kuruluşların gelişimi ve yatırımcıların aracı kuruluş seçimine etki eden unsurlar: Bir faktör analizi uygulaması

Aracı kurumlar, işlevleri itibariyle sermaye piyasaları içinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Yatırımcıların finansal sistem içinde faaliyet gösteren bu aracı kurumları hangi faktörlere göre tercih ettiği önem arzeden bir konudur. Çünkü gittikçe artan rekabet koşulları nedeniyle, aracı kurumların daha çok müşteriye sahip olabilmek için, müşteri beklentilerini en iyi biçimde karşılayabilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye?de aracı kuruluşların gelişiminin incelenmesi ve yatırımcıların aracı kuruluş seçimini etkileyen unsurların tespit edilmesidir. Bu amaçla, çalışmada öncelikle finansal piyasalar üzerinde durulmuş; bu kapsamda para ve sermaye piyasalarının tüm unsurları ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Ardından, aracı kuruluşların sermaye piyasaları içindeki yeri ve öneminin ortaya konulabilmesi için, çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgiler, istatistikler ve diğer veriler incelenmiş ve bunlarla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde, yatırımcılara uygulanan kapsamlı bir anket vasıtasıyla veriler toplanmış, bu verilere faktör analizi yapılmak suretiyle de, yatırımcıların aracı kurum seçimini etkileyen faktörler ortaya konulmuştur. Belirlenen bu faktörlerin aracı kuruluşlar tarafından dikkate alınması halinde, hem aracı kuruluşlar müşteri memnuniyetini daha iyi bir biçimde yerine getirebilecek, hem de bu kuruluşlar sektördeki rakiplerine göre hizmetlerini daha kaliteli bir biçimde sunabilme fırsatı elde edebileceklerdir. ANAHTAR SÖZCÜKLER Sermaye Piyasası, Aracı Kuruluşlar, Yatırımcı, Faktör Analizi

Aracı kurumlarFaktör analiziYatırımcı davranışı+1
Eser Yeşildağ
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgütlerde bilgi yönetimi ve örgüt performansı ilişkisi: Sivil toplum kuruluşları örneği

?Örgütlerde Bilgi Yönetimi ve Örgüt Performansı İlişkisi: Sivil Toplum Kuruluşları Örneği? isimli bu çalışmanın amacı, örgütlerde bilgi yönetimini etkileyen etmenler ile örgüt performansı arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma kapsamında bilgi yönetimi nedir, örgütlerde bilgi yönetiminin etmenleri nelerdir, örgütlerde bilgi yönetiminin uygulanması ile örgüt performansı arasında nasıl bir ilişki ve etki vardır gibi sorulara cevap aranmaya çalışılmıştır.Çalışmanın teorik kısmı yerli ve yabancı kaynaklardan hazırlanmıştır. Konuya ilişkin olarak, kütüphanelerden ve veri tabanlarından literatür taraması yapılarak gerekli kitap ve makaleler temin edilmiştir. Uygulama kısmında ise, bilgi yönetimi uygulamaları ile örgüt performansı ilişkisini ölçmeye yönelik bir saha çalışması yapılmıştır. Sivil Toplum Kuruluşları'na uygulanan anket çalışmasıyla, Sivil Toplum Kuruluşları örneğinde ve özelinde, Türkiye'de bilgi yönetimi uygulayan örgütlerin performanslarında meydana gelen değişmeler değerlendirilmeye çalışılmıştır.Çalışma, giriş ve sonuç bölümleri hariç olmak üzere, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, bilgi kavramı hakkında bilgi verilmiş, örgütsel bilgi ve bilgi yönetimi olguları incelenmiş ve Sivil Toplum Kuruluşları'nda bilgi yönetimi anlatılmıştır. İkinci bölümde, bilgi yönetiminin etmenleri ve örgüt performansı arasındaki ilişki ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise, Sivil Toplum Kuruluşları'na yönelik yapılan anket çalışması ve bulguları anlatılmıştır.

BilgiBilgi yönetim sistemiBilgi yönetimi+3
Başak Doğan
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Adli muhasebede farkındalık; Türkiye'deki bağımsız denetim şirketleri üzerine bir araştırma

Ekonomide, teknolojide ve dünya düzeninde yaşanan hızlı değişim ve gelişimin etkisi ile küreselleşmenin yarattığı hızlı değişimlerin birleşmesi, işletme faaliyetlerini çeşitlendirmiş ve karmaşık hale getirmiştir. Yaşanan değişimler pek çok yeni meslek ve uzmanlık alanını da ortaya çıkarmıştır. Tüm bu gelişmelerin paralelinde Türkiye'de de değişimler yaşanmış, bu değişimler muhasebe mesleğine de yansımıştır. Muhasebe meslek elemanları da denetçi, iç denetçi, bağımsız denetçi, gibi uzmanlık alanlarına göre sınıflandırmaya tabi tutulmuştur.Dünyada özellikle Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nde uygulaması bulunan yeni uzmanlık alanlarından biri olan ?adli muhasebecilik mesleği; adli sorunlarda, muhasebeden, denetimden ve araştırma yeteneklerinden faydalanmayı ifade eder. Mahkeme ve diğer bazı hukuki amaçlar için yapılan bu uzman muhasebeci çalışmalarında amaç, avukatlar ve muhasebeciler arasındaki bilgi alışverişinde köprü kurmaktır.Adli muhasebeci, hem davalara destek verme, hem de işletmelerde yapılan hilelerin belirlenmesi açısından ilgili kişi ve kuruluşlara önemli hizmetler sunmaktadır. Ülkemizde yargı sistemine destek veren bilirkişilik müessesesi, ciddi sorunlar yaşamaktadır. Türkiye'de halen adli muhasebe kavramının herhangi bir kanuni düzenlemesi bulunmamaktadır. Fakat adli muhasebenin uygulanabilmesi için ciddi bir engel de bulunmamaktadır. Adli muhasebe uzmanlığının getirilmesi, bilirkişilik sistemindeki aksaklıkların giderilmesi açısından da önemli katkı sağlayacaktır.Adli Muhasebede Farkındalık; Türkiye'deki Bağımsız Denetim Şirketleri Üzerine Bir Araştırma başlıklı bu çalışmanın Genel Olarak Hile ve Hile İle İlgili Kavramlar başlıklı birinci bölümünde, muhasebede yapılan hata ve hileler kavramsal boyutlarıyla incelenmiş, hata ve hilelerin ekonomik boyutlarına değinilerek hata ve hilelerin ortaya çıkartılmasında kullanılan tekniklere değinilmiştir. Adli Muhasebe ve Asli Muhasebecilik Mesleği başlıklı ikinci bölümde, adli muhasebe kavramı ve adli muhasebecilik mesleği kavramsal boyutlarıyla incelenmiştir. Sonrasında, adli muhasebenin muhasebede yapılan hata ve hileleri önlemedeki önemine değinilmiştir. Bunun yanısıra, adli muhasebe kavramının meslekî boyutlarından bahsedilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünü oluşturan Türkiye'de Bağımsız Denetim ve Bağımsız Denetim Şirketleri Üzerine Bir Araştırma başlıklı kısmında öncelikle bağımsız denetim kavramından bahsedilerek Türkiye'de bağımsız denetimin güncel durumu ele alınmıştır. Çalışmamızda Türkiye'de faaliyet göstermekte olan 93 bağımsız denetim şirketlerinin ortaklarına anket çalışması uygulanmış ve bu denetçi ortakların adli muhasebe mesleği ve denetimin gerekliliği ile ilgili görüşleri alınmıştır.Çalışmamızın sonuç kısmında anket çalışması sonucunda elde edilen bulgularla birlikte sonuç ve önerilere yer verilmiştir.

Adli muhasebeBağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşları+6
Ahmet Coşkun
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Süpermarket sektöründeki mobil pazarlama uygulamalarının tüketici davranışlarına etkisi: Aydın örneği

Gelişen teknolojik koşullar iletişim teknolojilerinde de bir takım yeniliklerin yaşanmasını sağlamıştır. Günümüzde mobil teknolojiler ve mobil iletişim insanlar için vazgeçilmez hale gelmiştir. Özellikle İnternet-mobil cihaz birlikteliği, mobil teknolojilerin daha da gelişmesini ve sadece iletişim odaklılıktan çıkarak farklı boyutlarda kullanılmaya başlamasına neden olmuştur.Mobil cihazların her zaman kullanıcıları ile bir arada olduğu ve kimi tüketicilerin birden fazla mobil araca sahip olduğu düşünüldüğünde pazarlama faaliyetlerinde mobil cihazların kullanılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Pazarlama faaliyetlerini mobil cihazlar aracılığıyla gerçekleştirmek, kısaca mobil pazarlama olarak ifade edilebilir. Mobil pazarlama kavramı, firmalar için oldukça önemli bir konu haline gelmiştir.Firmalar, daha düşük maliyetle daha hızlı geri dönüş elde edebilmek, müşterilerin ürünler hakkında görüşlerini değerlendirebilmek, uygun hedef kitleye uygun mesajı doğru zamanda doğru yerde ulaştırabilmek gibi nedenlerden ötürü mobil pazarlama uygulamalarından yararlanmaya başlamıştır.Mobil pazarlamanın bu kadar önemli bir konu haline gelmesi, çalışma konusunun da mobil pazarlama olarak belirlenmesine neden olmuştur. Çalışmada, süpermarketlerdeki mobil pazarlama uygulamalarının tüketicilerin satın alma davranışlarına etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda Aydın İl merkezinde 530 tüketici üzerinde bir anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, mobil pazarlama konusunda süpermarketlerin de görüşünü belirleyebilmek için süpermarketlerin müşteri hizmetleri servisleri ile mülakat uygulaması gerçekleştirilmiştir. Anket verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, Aydın İl merkezinde yaşayan tüketicilerin mobil reklamlara karşı olumlu bir bakış açısına sahip olduğu ve alışveriş yaparken mobil reklamlardan etkilendikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Katılımcılar, mobil reklamları, eğlendirici ve güvenilir bulmakta, izin verdikleri markalardan dışında da reklam mesajı gelmesini istemekte, cep telefonlarına gelen reklam mesajları ödüllü ise çevrelerine haber vermektedir.Ankete cevap veren katılımcılar ayrıca, cep telefonlarına gelen reklam mesajlarının, markaya olan bağlılığı ve firmaya olan ilgiyi arttırdığını ve cep telefonlarına gelen reklam mesajlarının ilgi çekici olduğunu düşünmekte ve cep telefonlarına ilgilendikleri ürünler hakkında reklam mesajı gelmesini istemektedirler.Araştırmada ulaşılan bir diğer sonuç ise firmalarla yapılan görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Firmalar ile yapılan görüşmeler sonucunda, iki firma dışında kalan firmalar bu uygulamalardan haberdar oldukları, tutundurma faaliyetlerinde mobil uygulamalardan yararlandıklarını ifade etmiştir. Firmalar, özellikle indirim haberlerini iletmede mobil reklam uygulamalarından faydalandıklarını belirtmişlerdir.Mobil pazarlama uygulamalarını kullanan firmaların hepsi, SMS reklamlarını kullandıklarını ifade ederken, bir firma, bu uygulamanın yanı sıra QR kod uygulaması da kullandığını ifade etmiştir. Yapılan görüşmelerde firmalardan alış veriş yapan müşterilerinin mobil reklamları kullandığı sonucuna ulaşılmıştır.

AydınGıda sektörüMobil pazarlama+4
Oya Eru
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Finansal kararlarda vergi etkisi: Türkiye uygulaması

?Finansal Kararlarda Vergi Etkisi: Türkiye Uygulaması? başlıklı bu tez konusu, uygulama açısından çok zengin bir konudur. Bu sebeple, çalışmada vergi teşvik yasasındaki gibi bölgelere ayrılan Türkiye genelinde faaliyet gösteren şirketlerin, finansal karar alırken vergi yükünü göz önünde bulundurup bulundurmadıkları araştırılmıştır. ?Finansal Kararlarda Vergi Etkisi: Türkiye Uygulaması? isimli bu çalışmanın amacı, finansal kararlar alınırken verginin etkisini ölçmek ve Türkiye genelinde uygulama ile öngörmektir. Araştırma kapsamında finansal karar, bu finansal karar çeşitleri, vergi, finansal kararları etkileyen vergi türleri, verginin finansal kararlara etkisi incelenmiştir. Çalışmanın teorik kısmı yerli ve yabancı kaynaklardan yararlanılmıştır. Bu amaçla, kütüphanelerden ve veri tabanlarından literatür taraması yapılmış ilgili kitap ve makaleler sağlanmıştır. Uygulama kısmında ise, Borsa İstanbul?un resmi sitesinden konuya ilişkin şirketlerin malî verilerine ulaşılarak analize uygun hale getirildikten sonra analiz yapılmıştır. Analiz edilen bu şirketler vergi teşvik yasasındaki bölgelere göre, Borsa İstanbul?un şehir endeksi mevzuatı göz önünde bulundurularak sınıflandırılıp yatırımın getirisi üzerindeki vergi etkisi Türkiye genelinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma, giriş ve sonuç bölümleri hariç olmak üzere, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, finansal kararlar hakkında bilgi verilmiş, finansal karar türleri incelenmiş ve yatırım proje değerlendirme yöntemleri anlatılmıştır. İkinci bölümde, vergi kavramı ve finansal kararları etkileyen vergi türleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise, 2000 yılından bu yana Borsa İstanbul'a kayıtlı şirketler arasından sermayesi negatif olanlar ve finansal kuruluşlar çıkartılarak mali verileri resmî siteden elde edilip analiz edilmiş ve bulguları anlatılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Türk Vergi Teşvik yasasındaki bölgelere ayrılan Türkiye genelindeki I.Bölgede yeralan şirketlerin vergi yükünün diğer iki bölgeye göre daha fazla ortaya çıkmıştır. Bu anlamda, finansal kararlar alınırken verginin etkisi vardır. Ancak, diğer faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Finansal kararlarKar payıVergi teşvikleri+3
Yasemin Coşkun Kaderli
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Riske dayalı finansal iç kontrol sistemi ve bir model önerisi

İşletmeler hedeflerine ulaşırken sayısız risk ile karşılaşmaktadır. Şirket sayısının gün geçtikçe artması, şirket yapısında meydana gelen değişimler, teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi işletmeler için önemli risk alanlarından birkaçıdır. İşletme varlığını tehdit eden bu risklerin yok edilmesi ya da en aza indirilmesi gerekmektedir. Çalışmaya konu edilen riske dayalı finansal iç kontrol sistemi işletmenin karşılaştığı risklerin etkin bir şekilde yönetilmesini sağlamakta dolayısıyla işletmeler için makul bir güvence oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, işletmelerde kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını, finansal raporlamanın güvenilir olmasını ve mevzuata uygun hareket edilmesini sağlayacak bir finansal iç kontrol sistemi oluşturmaktır. Çalışmada öncelikle iç kontrol sisteminin önemli bir parçasını oluşturan finansal iç kontrol sistemine yer verilmiştir. Finansal iç kontrol sistemi risk ile ilişkilendirilerek aktarılmış ve finansal iç kontrol sistemini değerlemede kullanılan yöntemlerden COSO ve süreç değerleme modeli incelenmiştir. Çalışmanın uygulama kısmında ise; finansal iç kontrolü değerlemede kullanılan süreç değerleme modelinden yararlanarak bir anket hazırlanmış ve kâr amacı gütmeyen bir kuruluş ile yapılan yüz yüze görüşme yöntemiyle anket soruları cevaplandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise; finansal iç kontrol sisteminin ilgili kuruluşta ölçülmesiyle elde edilen bilgiler yardımıyla bir model önerisinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: iç kontrol sistemi, finansal iç kontrol sistemi, süreç değerleme modeli, COSO modeli, risk yönetimi, kurumsal yönetim

COSO tabanlı denetim tekniğiDenetimKontrol yöntemleri+6
Fatma Deniz
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası entegrasyonun sermaye maliyeti ve firma değerleme modelleri üzerindeki etkileri

Küreselleşme sonucu finansal piyasaların gelişmesi, çokuluslu şirketlerin ortaya çıkması, farklı ülke bloklarınca ekonomik birlik oluşturma çalışmaları ve uluslar arası ortak muhasebe diline geçilmesi firma değerlemeleri için büyük kolaylık getirmiştir. Günümüzde özellikle global ekonomi düzeninin gerektirdiği regülasyonları doğru uygulayan ülkelere dünyanın dört bir yanından portföy ve doğrudan sermaye yatırımları gelmektedir. Sermaye maliyeti ve varlık değerleme modelleri finans dünyası açısından büyük öneme sahiptir. Hisse senedi getirileri üzerinde firmalara özgü faktörlerin etkisi ve bu faktörlerin açıklayıcı güçlerinin tespit edilmesi, son yıllarda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere ilişkin gerçekleştirilmiş ve halen günümüzde gerçekleştirilmekte olan birçok araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, tek faktörlü lokal ve global Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli?nin (SVFM) kur baskısı seviyesi göreceli olarak yüksek (düşük) İMKB firmalarının öz sermeye maliyeti tahmininde yarattığı pratik farklılıkların ne ölçüde yüksek (düşük) olduğu araştırılacaktır. Ülke çapında sermaye maliyeti ve varlık değerleme modellerinin, uluslar arası entegrasyon çerçevesinde firma değerini bulmada yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu çalışma ile eksikliklerin giderilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada temel olarak, İMKB? de işlem gören şirketlere ait hisse senedi verileri ile mali tablolarında yer alan finansal veriler kullanılacaktır. Sonuç olarak lokal ve global SVFM? nin öz sermeye maliyeti tahminleri arasındaki fark firmanın kur riski ile ilgilidir. Bu ilişkinin ortaya konması kur riskinin değişmelerinde işletmelerin sermaye maliyetlerindeki değişim elde edilebileceği için firma değerleri daha gerçekçi bir şekilde bulunacak ve yatırımcılara hisse senedi fiyatları ile ilgili güvenilir değişkenler sunulabilecektir. Çalışmanın bu yapısıyla Türkiye? de ilk olması düşünülmektedir.

Firma değerlemesiKaynak maliyetiSermaye maliyeti+3
Çağla Dokuzfidan
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konaklama işletmelerinde dış kaynak kullanımı olarak özel güvenlik; Kuşadası bölgesindeki oteller üzerine bir araştırma

İşletmelerin uzman olmadıkları kimi faaliyetlerini uzman şirketlere bir sözleşme dahilinde yaptırması olarak tanımlanan dış kaynak kullanımı, özellikle son 20 yılda artış göstermiştir. Günümüzde hemen hemen her sektörde başvurulan dış kaynak kullanımı hizmet odaklı turizm sektöründe hizmet veren işletmelerin tamamlayıcı faaliyetlerinde başvurulmaktadır. Güvenlik hizmeti de otellerin tamamlayıcı bir faaliyeti olarak düşünüldüğünde otel işletmelerinde dış kaynak kullanımına gidilebilecek hizmetlerdendir. Araştırmamızda konaklama işletmelerinin güvenlik konusunda dış kaynak kullanıp kullanmadıklarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu bağlamda ilk başta özel güvenlik, ülkemizde özel güvenliğin usul ve esaslarını belirleyen 5188 sayılı yasa ve dış kaynak kullanımının tanımlamaları yapılmış daha sonra konaklama işletmelerinde özel güvenliğin dış kaynak olarak kullanılması uygulamalarına yoğunlaşılmıştır. Verilerin elde edilmesi aşamasında anket yöntemine başvurulmuş ve Kuşadası bölgesindeki otel yöneticilerine ulaşılmıştır. Elde edilen veriler dikkate alındığında Kuşadası bölgesindeki otellerde dış kaynak kullanımı olarak özel güvenlik uygulamalarının pek yaygın olmadığı tespit edilmiştir.

Dış kaynaklardan yararlanmaKonaklama işletmeleriOteller+1
Hamza Atan
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşletmelerde kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının müşteri güveni, müşteri bağlılığı ve firma imajı üzerindeki etkileri: Otel işletmelerinde bir uygulama

Bu araştırmada amaç Kuşadası Bölgesi'nde bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde, kurumsal sosyal sorumluluğun müşteri güvenini, müşteri bağlılığını ve firma imajını artırıp artırmadığı ilişkisini ölçmektir. Araştırmada Kuşadası Bölgesi'nde faaliyet gösteren 6 adet 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde 271 müşteri üzerinde yüz yüze anket tekniği kullanılarak bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma bulguları yüzde-frekans, faktör analizi, kurumsal sosyal sorumluluk ile müşteri bağlılığı, müşteri güveni ve firma imajı arasında korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Müşterilerin algılanan sosyal sorumluluğuna ilişkin faktör analizi sonucunda üç faktör grubu ortaya çıkmıştır. Bunlar; müşteri bağlılığı, müşteri güveni ve firma imajı olarak sıralanmaktadır. Otel işletmelerinin müşteri güveni, müşteri bağlılığı ve firma imajını artırıp artırmadığı ilişkisini ölçmek için kullanılan korelasyon analizi sonucunda anlamlı bir ilişki çıkmıştır. Kurumsal sosyal sorumluluk uygulanması durumunda müşteri bağlılığı, müşteri güveni ve firma imajının arttığı gözlenmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kurumsal sosyal sorumluluk, müşteri bağlılığı, müşteri güveni, firma imajı

Konaklama işletmeleriKurum imajıKurumsal sosyal sorumluluk+5
Nilüfer Tuğçe Saraçoğlu
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İç kontrol sistemi ve bir otel işletmesinde uygulanması: Dedeman Kapadokya Otel'inde uygulama

Son yirmi yıl içinde küresel ve değişen yönetim anlayışı ile birlikte işletmeler için iç kontrol sistemi önem kazanmıştır. Bu çalışmada beş yıldızlı Dedeman Kapadokya Oteli?ndeki iç kontrol sisteminin uygulanış şekilleri ve iş akış süreçleri araştırılmıştır. İşletme faaliyetlerinin etkinliğini koruyan ve amaçlarına ulaşmalarına yardımcı olan iç kontrol sistemi kavramı, istenilen düzeyde bir güven ortamı yaratma çabalarının bir parçası sonucu ortaya çıkan bir kavramdır. Bunun yanında bu sistem, faaliyetlerin etkinliği, mali tabloların şeffaflığı ve kesinliği ve ilgili kanunlara uyum gibi ana amaçlarını, işletme personelinin ve yönetim ile birlikte ortaya koyacağı çabalar ile başaracaktır. Bu sistemin kapsamlı ve etkin anlatımı için özellikle COSO modeli ve bunun uygulanış şekilleri üzerinde durulmuş, uygulama kısmında ise otel işletmesinin iş akış prosedürleri incelenmiş ve departman yöneticileri ile birebir görüşmeler yapılmıştır. Bu işletmenin faaliyet uygulamaları incelendiğinde işletmede iç kontrol sisteminin ve oto kontrol kavramının çok verimli işlediği ve hile, hata, yolsuzluk gibi vakaların büyük çoğunlukla önlendiği görülmüştür. Çok nadiren ortaya çıkabilen vakalar ise iç kontrol sisteminin güncellenme ve yenileme çalışmalarıyla nadiren tekrar yaşanmaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER:İç Kontrol Sistemi, İç Denetim, Otel İşletmeleri

Ömer Serkan Gülal
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üretim sektöründe tedarik zinciri yönetimi ve SCOR (Tedarik Zinciri Operasyonları Referans Modeli) modelinin farkındalık düzeyi üzerine bir araştırma

Tedarik zinciri yönetimi müşteriye, doğru ürünün, doğru zamanda, doğru yerde ve doğru fiyata bütün tedarik zinciri halkasındaki süreçler için uygun olan en az maliyetle ulaşmasına imkan veren malzeme, bilgi ve para akışının entegre yönetim şeklidir. Başka bir deyişle bu zincir içinde yer alan iş süreçlerinin birbirleriyle bütünleşmesi sağlanarak müşteri memnuniyetini arttıracak ve rekabet avantajı sağlayacak işletme stratejisidir. Teknolojik gelişmeler, küreselleşme ve rekabet işletmeleri müşteri odaklı olmaya yöneltmektedir. Her işletmenin yeni pazarlara girebilmek, karlarını artırabilmek, rekabet üstünlüğü sağlamak, müşteri memnuniyetini artırmak ve maliyetleri azaltabilmek için etkin tedarik zinciri yönetimine sahip olmaları gerekmektedir. İşletmeler, mal ve hizmetlerin tedarik aşamasından, üretimine ve son tüketiciye kadar birbirini izleyen tüm süreçlerde en son teknolojiyi ve sistemleri sürekli takip etmek durumundadırlar. Bugüne kadar geliştirilen modeller tedarik zincirini bir bütün olarak ele almakta yetersiz kalmıştır.SCOR modeli (tedarik zinciri operasyonları referans modeli) Tedarik Zinciri Konseyi tarafından ilk kez 1996 yılında geliştirilmiş, tedarik zinciri profesyonelleri tarafından uygulanabilen ve tedarik zinciri yönetimde oluşacak belirsizlikleri azaltabilecek endüstri standardı olmaya aday bir modeldir. Tedarik zincirinde yer alan tüm süreçlerin adlandırılması, ölçülmesi ve sürekli olarak iyileştirilmesine esasına dayanan model, tedarik zincirini bir bütün olarak inceleyen işletmecilere tüm süreç boyunca çıkabilecek problemlerin üstesinden gelebilme ve çözümleyici yöntemlerin oluşturulabilmesine imkan vermektedir. Bu çalışmada, üretim sektöründe faaliyet gösteren 20 firma üzerinde anket çalışması yapılarak etkin tedarik zinciri yönetiminin kullanılması ile müşteri memnuniyetini arttırma ve rekabet avantajı sağlama metodu olan SCOR modelin farkındalık düzeyi araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tedarik Zinciri Yönetimi, SCOR Modeli, Performans Yönetimi

Özden Gürsoy
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Firma düzeyinde riske karşı duyarlılığın beklenti teorisi ile açıklanması

Risk ve getiri arasındaki ilişki, geçmişten bugüne birçok araştırmacı tarafından incelenmekte olan konuların başında gelmektedir. Geleneksel finans teorileri açısından ele alınan ilişki beklenen fayda teorisine alternatif olarak Kahneman ve Tversky tarafından geliştirilen beklenti teorisi açısından incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı firma düzeyindeki risk-getiri duyarlılığının beklenti teorisiyle incelenip açıklanmasıdır. Firmanın risk-getiri duyarlılığını beklenti teorisiyle açıklamak için Panel Data analizinden yararlanılmıştır. Bu modele ilişkin veriler, Borsa İstanbul?da işlem gören sınai sektöründeki firmaların 2003-2012 yılları mali tablolarından elde edilmiştir. Bu yıllara ait 12 aylık veriler ele alınmıştır. İlk olarak, mali tablo verilerinden yararlanılarak öz sermaye karlılığı ve risk hesaplamaları yapılmıştır. Daha sonra çeşitli test ve analizler yardımıyla firmaların riske karşı duyarlılıkları ölçülmüştür. Sonuç olarak firmaların risk alarak büyümeyi tercih ettikleri gözlemlenmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Risk ve Getiri, ,Panel Data Analizi, Öz Sermaye Karlılığı, Beklenti Teorisi, , Mali Tablo Verileri

Hatice Tilki Bostancı
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finansal sıkıntı maliyetleri ve işletmelerde yeniden yapılandırma: Borsa İstanbul'da bir uygulama

Bu çalışmada şirketlerin iflas sürecinde tasfiye yoluna mı başvurdukları yoksa yeniden yapılandırma yöntemlerine mi yöneldiklerine ilişkin kararları incelenmiş ve analiz edilmiştir. Bu analiz yapılmadan önce finansal sıkıntı kavramının ne olduğu, türleri, nedenleri, sonuçları ile ilgili konular ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise BİST (Borsa İstanbul)?de işlem gören işletmelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin veriler incelenmiştir. BİST?de işlem gören şirketlerin 2008-2012 yıllarına ilişkin verileri kullanılarak finansal yeniden yapılandırma uygulamaları hakkında kamuya yapılan bildirimlerin hisse senedi getirileri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bildirimlerin firma değerine olan etkisini ölçmek için anormal getiri ve kümülatif getiriler hesaplanmış olup, olay etüdü yönteminden yararlanılmıştır.

Derya Alav
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Stratejik insan kaynakları bağlamında organizasyonlarda yetenek yönetimi: Bankacılık sektörü uygulama örneği

Bilgi çağı olarak adlandırılan çağımızda teknoloji gelişimi sonucunda iletişim ve haberleşmenin kolaylaşması gibi sebeplerle ekonomiler daha geniş çapta düşünülmeye başlanmış yani küreselleşmiştir. Küreselleşmenin sonucu olarak da işletmelerin rekabet seviyelerinde değişmeler olmuştur. İşletmeler rekabet avantajı sağlayabilir hale gelebilmek için ?yetenek? kavramının ve yeteneği sergileyerek işletmeye katkı sağlayacak olan personelin işe alımı, eğitilmesi, geliştirilmesi, personelin sahip olduğu yeteneklerden uygun olan şekilde yararlanılabilmesi ve yetenekli personelin elde tutulabilmesi için yetenek yönetiminin öneminin farkına varmış ve insan kaynakları yönetiminin ana faktörlerinden biri haline getirir konuma gelmişlerdir. Yetenek yönetimi işletmelerin ihtiyaç duyduğu ve rekabet avantajı sağlayabilmeleri için gerekli, taklit edilebilmesi zor olan insan sermayesini odak noktası olarak aldığından firmalar ihtiyaç duydukları personeli çekmek ve en iyiyi elde etmek için teknikler ve teknolojiler geliştirir hale gelmiştir. Yetenek yönetimi ile elde edilen personele eğitim ve kendilerini geliştirebilme fırsatları sunularak işletmeye bağlılıkları arttırılıp istihdamlarının devamı sağlanmaktadır. Aynı zamanda yetenek denetimleri, kariyer ve performans yönetimi, yedekleme yönetimi, ödül gibi uygulamalar da yetenek yönetimi süreçlerinde kullanılarak yetenek yönetiminin işletmeye olan katkıları planlanarak, ölçülerek daha verimli hale getirilebilmektedir. Bu çalışmada, stratejik insan kaynakları ve yetenek yönetimi üzerine öncelikle literatür taraması yapılarak yetenek yönetiminin literatürdeki yeri araştırılmış ve yetenek yönetiminin bankacılık sektöründeki konumunun ne olduğuna dair araştırma yapılarak yetenek yönetimi bankacılık sektörü ilişkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır, Bu amaçla Türkiye?de faaliyet gösteren ve sektöründe lider konumda olan bankalardan biri incelenmiştir

Bahriye Terlemez
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknik analiz yöntemini kullanan yatırımcıların davranışsal finans modelleri ile açıklanması: Türkiye'de bir araştırma

Birikimlerini değerlendirmek isteyen tasarruf sahipleri için finansal piyasalarda birçok yol vardır. Hem ulaşılabilinirliği hem de alım satım kolaylığı yönünden en çok tercih edilen piyasa hisse senedi piyasalarıdır. Yatırımcılar hisse senedi piyasalarında yatırım yapacağı hisse senedini seçmek için birçok analiz yöntemine başvurabilir. Bu yöntemler temel analiz, teknik analiz, etkin piyasa hipotezi ve davranışsal finans modelidir. Çalışmada Türkiye?deki teknik analiz kullanan hisse senedi yatırımcılarının davranışsal finans modelleri ile analizi ve hangi davranışsal hatalara düştükleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Hazırlanan anket soruları Türkiye genelinde 420 adet teknik analiz kullanan yatırımcıya yapılmış olup elde edilen veriler sonucunda yapılan psikolojik hatalar tespit edilmiştir.

Mehmet Emin Birgili
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hizmet sektöründe hizmet kalitesinin ölçümü ve hizmet kalitesini etkileyen faktörler: Antalya' da hizmet kalitesi ölçümüne yönelik bir uygulama

Günümüzde hizmet işletmeleri, imalat işletmelerinde olduğu gibi kalite kavramını özümseyerek, kaliteli hizmet vermeyi kendilerine hedef olarak seçmişlerdir. Rekabet koşulları ve müşteri tatminin ön plana çıkması ile hizmet işletmeleri de müşteri odaklı hizmet vererek hizmet kalitesini arttırmaya başlamıştır. Kalitenin ne düzeyde olduğunu anlamak ve kalite düzeyini değerlendirmek için kalitenin ölçülebilir olması gerekmektedir. İmalat sektöründe somut ürünler üretildiği için kalite ölçümü kolayca yapılabilmekte ama hizmetlerin soyutluluk, eş zamanlılık, heterojenlik ve dayanıksızlık özelliklerinden dolayı kalite ölçümü çok daha zordur. Bu çalışmada SERVQUAL modeli kullanılarak Antalya ilinde bulunan konaklama işletmelerinde hizmet kalitesi puanlaması, kalite boyutları arasındaki ilişkiler, müşterilerin demografik özelliklerine göre hizmet kalitesi kıyaslamaları yapılmıştır. Sonuç ve öneriler uygulama kısmında detaylı olarak verilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER Hizmet Kalitesi, Hizmet Kalitesi Ölçümü, SERVQUAL

Ali Dalgıç
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de internet bankacılığının gelişimi ve internet bankacılığına ilişkin tüketici davranışları analizi: Aydın ili merkezinde görev yapan öğretmenler üzerine bir araştırma

Türkiye'nin, internetle tanışması çok uzun yıllara dayanmamasına rağmen internet kullanımı, Türkiye'de de her alanda büyük bir hızla yaygınlaşmaktadır. Özellikle 1999 yılından itibaren internet kullanıcılarının sayısındaki hızlı artış, Türkiye'deki işletmeleri de internet ortamına girmeye zorlamıştır. Bu gelişmelere paralel olarak işletmeler, rekabette geri kalmamak için gerekli çalışmalara başlamışlardır. İnternet bankacılığı; zaman ve mekân sınırı olmaksızın bir internet bağlantısı ve bu bağlantıyı kullanabilecek bilgisayar ya da cep telefonu gibi bir iletişim aracı ile bankacılık hizmetlerinin internet üzerinden alınabilmesini sağlayan alternatif bir hizmet kanalıdır. Zaman ve mekândan bağımsız, internet erişimine sahip herhangi bir müşterinin istediği hizmeti alabilmesini sağlamaktır.Bu araştırmada bilgisayar teknolojileri ve internet alanında yaşanan gelişmelere paralel olarak önemi daha da artan elektronik bankacılık kanallarından biri olan internet bankacılığının benimsenmesi ve kullanımı konu edinilmiştir. Araştırma etkenleri, internet bankacılığının ne derece benimsendiği ve bunun altında yatan faktörleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu araştırmada öğretmenlerin internet bankacılığının hangi yönlerini daha etkili buldukları, olası çekinceleri ve bunlara yönelik çözüm önerileri konu edilmektedir. Aynı zamanda internet bankacılığı kullanımı ile cinsiyet, yaş ve mesleki deneyim düzeyi gibi demografik değişkenler arasındaki ilişki irdelenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler öğretmenlere yönelik yapılan anketler yoluyla toplanmış ve Statistical Packages For The Social Sciences (SPSS) 18.0 paket programıyla analiz edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER İnternet, Bankacılık, Güvenlik, İnternet Bankacılığı, İnternet Bankacılığı Güvenliği

Şükrü Uzundağ
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kruvaziyer yolcu taşımacılığı kapsamında kruvaziyer limanların etkinliğinin değerlendirilmesi: Alternatif liman önerisi

Kruvaziyer yolcu taşımacılığı, Türkiye'de son yıllarda önem kazanmış bir turizm sektörüdür. "Türkiye Turizm Stratejisi Hedefleri" bildirisinde, kruvaziyer limanlarının sayısının arttırılması gerektiği vurgulanmıştır. Kruvaziyer turizmi hem doğrudan hem de dolaylı olarak ülke gayri safi milli hasılasına (GSMH) katkıda bulunmaktadır. Türkiye kruvaziyer limanlarında ve hinterlandlarında yaratılan ekonomik katma değerler büyük bir pazarın varlığını göstermektedir. Bu nedenle, kruvaziyer limanlarının etkin hizmet üretebilmeleri için çaba sarfetmek ve işletmecilerini doğru belirlemek gerekmektedir. Türkiye kruvaziyer turizm gelirlerinin artmasına yönelik hedeflerin gerçekleşmesine bilimsel katkı sağlamak amacıyla, işletmecilik açısından uygun liman belirlemesi yapmak üzere bu tez hazırlanmıştır. Tez çalışmasında, turizmin genel tanımlaması yapılarak turizm olgusu içindeki kruvaziyer turizmin tanımı, önemi, yeri, gelişimi ve unsurları değerlendirilmiştir. Kruvaziyer turizmin iki ana bileşimi olan kruvaziyer gemi ve kruvaziyer limanı kavramları hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Etkinlik kavramı ve veri zarflama analizi hakkında kapsamlı açıklamalar yapıldıktan sonra Türkiye'deki kruvaziyer limanlar, bölgesel dağılımlarına, işletme haklarına ve yolcu türlerine göre karşılaştırılmıştır. Analizlerde Türkiye kruvaziyer limanlarının 2012 yılı verileri dikkate alınarak, çıktıya yönelik BCC modeli ve çıktıya yönelik CCR modeli kullanılmıştır. DEA Solver paket programı ile gerçekleştirilen analizde kruvaziyer limanlarına ilişkin toplam etkinlik, teknik etkinlik ve ölçek etkinliği değerleri hesaplanmıştır. Verilerin analizi sonucunda, Kuşadası, İzmir-Alsancak ve İstanbul-Salıpazarı kruvaziyer limanlarının etkin oldukları görülmüştür. Çalışma sürecinde, "Türkiye Turizm Stratejisi Eylem Planı"nda yeralan, iyileştirilmesi veya yeni kurulması hedeflenen onbir kruvaziyer limanına ilişkin turistik çekicilik faktörleri temelinde, bu alanda çalışan akademisyenlere, politikacılara ve liman yöneticilerine, 'çekicilik faktörlerinin ağırlıklandırma puanlaması' yaptırılmıştır. Ayrıca, onbir limandan hanigisi/hangilerinin turistik çekicilik faktörleri açısından öne çıktığını belirlemek için anket çalışması yapılmıştır. Anket sonucunda, ağırlıklı ortalamalara tek yönlü varyans analizi ve post hoc tukey hsd testi uygulanmıştır. Çalışmalar sonucunda, Kuşadası, İzmir-Alsancak, İstanbul-Salıpazarı kruvaziyer limanlarının etkin oldukları ve bu limanların bulundukları çevrenin turistik çekicilik faktörleri açısından cazibe merkezi olduğu saptanmıştır. Bundan dolayı, söz konusu limanlar baz alınarak alternatif yeni çekim alanları yaratmak için Haydarpaşa, Zeytinburnu, Didim ve Üçkuyular'a kruvaziyer limanları kurulması öngörülmüştür.

Deniz yolu taşımacılığıEtkinlikKruvaziyer+3
Kamil Bircan
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Duygusal zeka ile bütüncül performansın bir unsuru olarak örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişki Adnan Menderes Üniversitesi idari personeli üzerine bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, Adnan Menderes Üniversitesi İdari Personeli'nin duygusal zekaları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde; duygusal zekayı oluşturan zeka, duygu, duygusal zeka kavramları, zeka modelleri, duygusal zeka boyutları ve iş yaşamında duygusal zekanın önemi ile ilgili konular ele alınmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde ise; örgütsel vatandaşlık davranışlarını içine alan bütüncül performans ve bağlamsal performans kavramı, bağlamsal performans ile görev performansı arasındaki farklar, örgütsel vatandaşlık davranışları tanımı ve alt boyutları, duygusal zeka ile; bütüncül performans ve ÖVD' nin karşılaştırılması konuları ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölüm ise; çalışmanın uygulama kısmını oluşturmaktadır. Basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen Adnan Menderes Üniversitesi'nde çalışan 109 İdari Personel üzerinde anket uygulanmıştır. Yapılan anket çalışmasında elde edilen bulgular SPSS 18.0 istatistiksel veri analiz programı ile değerlendirilmiştir. Bu analiz sonucunda, duygusal zeka ile ÖVD arasında anlamlı bir pozitif ilişki bulunmuştur. Bu sonuca göre, duygusal zeka arttıkça, katılımcıların ÖVD leri de artmaktadır.

Duygusal zekaPerformansÖrgütsel vatandaşlık+4
Melda Çüçen
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de deniz ulaşım sektöründeki firmaların gemi yatırım stratejileri ve finansmanı; bir uygulama

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin, sahip olduğu bu coğrafi avantaj ile dünya deniz taşımacılığında söz sahibi bir konumda olması gerekir. Oysa; deniz ticaret filosu ağırlıklı olarak küçük tonajlı ve yaşlı gemilerden oluşan Türkiye, kendisinden beklenen konumun çok gerisindedir. Bu çalışmada, Türkiye'de deniz ulaşım sektöründeki firmaların gemi yatırım stratejileri hakkında mevcut durum ve gemi alımlarının finansmanında kaynak tahsisi aşamasında ne tür sorunların yaşandığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, nitel araştırma teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Amaçlı örneklem belirleme yöntemi kullanılarak deniz ulaşım firmaları belirlenmiştir. Nitel araştırma veri toplama tekniklerinden "Görüşme" yöntemi ile veriler toplanmıştır. Bu veriler, NVivo 10 programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada; kredi veren kuruluşlar olarak bankaların da konu hakkındaki uygulamalarını içeren bir bölüm bulunmaktadır. Yapılan çalışma neticesinde, Türkiye'de gemi alımlarının finansmanı için denizcilik sektörüne yeterli kaynak aktarımının sağlanamadığı, kredi kurumlarının konu hakkında yeterli uzmanlığa sahip olmadığı ve kamusal desteğin istenilen seviyede olmadığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır.

Deniz ticaretiDeniz yolu taşımacılığıDeniz yolu taşımacılığı+6
Yusuf Ziya Şipal
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık hizmetlerinde kalite yönetimi ve hasta beklentileri konusunda bir uygulama (Aydın Devlet Hastanesi üzerine bir çalışma)

Günümüzde, hizmet yarışının öne çıktığı işletmelerde, artan rekabet sonucu, sağlık işletmelerinde de, kalitenin önemi daha da artmıştır. İnsanları hastalıklardan korumak ve hastalıkları tedavi etme görevini üstlenmiş olan hastaneler açısından sağlık alanında giderek artan özel girişimler sonucunda yoğun bir rekabet ortamı doğmuştur. Sağlık kurumlarında, hizmette kalitenin en önemli göstergesi hasta memnuniyetidir. Hasta memnuniyetini arttırmak için, hastaneler hizmette kaliteyi de her geçen gün arttırma ve iyileştirme yoluna gitmektedirler. Hasta tatmininin kaliteli sağlık hizmeti sunumu ile sağladığı gerçeği göz önüne alınırsa kaliteli sağlık hizmeti üretebilen hastane öncü olabilme özelliklerinden birine sahip olacaktır. Sağlık işletmelerinin rekabet üstünlüğü kazanabilmeleri ve sürekliliği için hizmet kalitesinin tanımlanması, ölçülmesi ve bu doğrultuda hizmet kalitesinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, araştırmanın teorik alt yapısını oluşturan kalite kavramı, sağlık hizmetlerinde kalite ve hasta memnuniyeti kavramları üzerinde durulmuştur. Bu çalışma Aydın Devlet Hastanesi' nden rastgele seçilen 500 kişi üzerinde, hastaların hastane hizmet kalitesine ilişkin beklentilerini ilgili kaynaklar taranarak; hastaların bilgi alma, kendileriyle ilgili kararlara katılma ve tercih hakkını kullanma, tıbbi hizmetler ve yönetsel hizmetler konusundaki beklentilerine yönelik anket çalışması yapılmıştır. Söz konusu ölçekten anlamlı sonuçlar çıkarabilmek, literatüre katkı yapabilmek amacıyla ölçeğin güvenilirlik boyutu dikkate alınmıştır. Sağlık hizmetlerinde hasta memnuniyetinin yeri ve önemi incelenmiştir. Uygulanan anketle Aydın Devlet Hastanesi tarafından sunulan sağlık hizmetlerinin ne ölçüde yeterli olduğu, hastaların hizmet alımı sonrasında aldıkları hizmetten ne kadar tatmin oldukları ve memnuniyet dereceleri, hangi alanlarda sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler. Hastane, hasta, hizmet, kalite, beklenti

Hasta memnuniyetiHastalarHastaneler+4
Şükran Karaca
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üst düzey yöneticilerde örgütsel stres ve örgütsel bağlılık ilişkisi analizi: Antalya bölgesi beş yıldızlı otel işletmelerinde bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, üst düzey otel yöneticilerinin örgütsel stresleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde; stres ve örgütsel stres kavramı, önemi ve tanımları örgütsel stres ile ilgili teoriler ve örgütsel stresin sınıflandırılması konuları ele alınacaktır. Araştırmanın ikinci bölümünde ise; örgütsel bağlılık kavramı, önemi ve tanımları, örgütsel bağlılık ile ilgili teoriler ve örgütsel bağlılığın sınıflandırılması konuları ele alınacaktır. Üçüncü ve son bölümde ise; çalışmanın uygulama kısmını oluşturmaktadır. basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen Antalya'daki 336 beş yıldızlı grup otel işletmelerinde çalışan 109 üst düzey yöneticisi üzerinde anket uygulanmıştır. Yapılan anket çalışmasında elde edilen bulgular SPSS 20.0 istatiksel veri analiz programı ile değerlendirilmiştir. Bu analiz sonucunda, örgütsel stres ile duygusal bağlılık arasında ve örgütsel stres ile normatif bağlılık arasında anlamlı negatif ilişki bulunmuştur. Bu sonuca göre, örgütsel stres azaldıkça, duygusal bağlılık ve normatif bağlılığın arttığı görülmüştür.

Konaklama işletmeleriOtel yöneticileriOteller+3
Arife Düzgün
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İMKB'nin özelleştirilmesinin muhtemel sonuçları ve geçmişte özelleştirilen dünya borsaları ile karşılaştırılması

Değişen ve gelişen dünya koşulları beraberinde küreselleşmeyi, teknolojik gelişmeleri, iletişim ağlarının gelişmesini ve bilgi aktarım teknolojilerinin çok hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlamıştır. Bu değişmelere bağlı olarak finansal piyasalar da hızlı bir şekilde değişmekte ve genişlemektedir. Bu gelişmeler sonucunda finansal piyasaların; ulusal müşteri anlayışı yerine uluslararası müşterileri hedef alan yeni yapılara geçmeleri gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında ulusal piyasaların yerine tüm dünya piyasalarına hitap edebilen (ve bu piyasalarla rekabet edebilen) global piyasalar yer almaya başlamıştır. Böylesine hızlı bir şekilde değişen ve rekabetin arttığı bir ortamda borsaların başarısı; bu değişmelere en hızlı şekilde uyum sağlamaya, müşteri memnuniyetini maksimum seviyede tutabilmeye ve müşteri odaklı çalışmalara bağlıdır. Bunlardan dolayı borsalar, varlıklarını sürdürebilmek için hızlı bir şekilde değişime uyum sağlayarak geleneksel yapılarından ve anlayışlarından sıyrılarak kâr amacı güden ve rekabetçi birer özel şirket haline gelmektedirler. Bu çalışmanın amacı, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkmış veya çıkabilecek muhtemel sonuçları ortaya koymak ve geçmişte özelleşen diğer dünya borsaları ile karşılaştırmalı analizlerini yapmaktır. ANAHTAR SÖZCÜKLER Özelleştirme, Yapısal Dönüşüm, Menkul Kıymet Borsaları, Borsa İstanbul

BorsaBorsa İstanbulKarşılaştırmalı analiz+1
Sadık Karaoğlan
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seçilmiş ülke örnekleriyle finansal okuryazarlığın önemi ve tasarruflar üzerindeki etkileri

Bir ülkede tasarruf oranlarının yüksek olması o ülke ekonomisi için önemli unsurlardan biridir. Çünkü yüksek tasarruf oranları ülkenin büyümesine ciddi katkılar sağlar. Tasarruf oranlarının yüksek olmasını etkileyen önemli faktörlerden biri de o ülkedeki finansal okuryazarlık seviyesinin yüksek olmasıdır. Bu çalışmanın amacı, başta Türkiye olmak üzere ülkelerdeki finansal okuryazarlık seviyesi ile tasarruf eğilimi arasında bir ilişkinin olup olmadığını ortaya koyabilmektir. Bu amaçla, tasarruf ve finansal okuryazarlık kavramlarının önemi anlatılmış ve seçilmiş bazı ülkelerin finansal okuryazarlık düzeyi ile tasarruf eğilimleri tek tek karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular değerlendirilmiş ve öneriler sunulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Finansal Okuryazarlık, Tasarruf Oranları, Finansal Sistem, Tasarruf Eğilimi.

Ekonomik etkiFinansal okuryazarlıkTasarruf
Yasin Eskici
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kurumsal toplumsal sorumluluk: Aydın Organize Sanayi Bölgesinde üretim işletmeleri örneği

Kurumsal toplumsal sorumluluk (KTS), bir kurumun faaliyetlerini yürüttüğü çevrede varlığını sürdürebilmesi için paydaşların beklentilerine uygun bir çalışma stratejisi gütmesidir. Bir kurumun paydaşları onun ekonomik ve toplumsal çevresini oluşturur. İşletmenin çevresini memnun etmesi, çevresine olumlu katkılar yapması pazarda kalıcı olmalarını sağlayabilir. İşletmeler çeşitli nedenlerle toplumsal sorumluluk uygulamalarını geliştirmekte ve toplumun beklentilerini artırmaktadırlar. Bu araştırmanın amacı Aydın Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (AOSB) üretim işletmelerinin KTS düzeyini belirlemektir. Araştırma örneği bölgedeki işletmelerden ve paydaşlarından oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama yöntemi hazır verilerden yararlanma ve soru sormadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak AOSB işletmeleri yöneticileri (sahip yönetici, müdür, müdür yardımcısı) ve AOSB çalışanlarına yönelik iki farklı anket kullanılmıştır. Çalışmada AOSB'deki işletmelerin KTS boyutlarını ortalama düzeyde uyguladıkları görülmüştür. Bölgedeki işletmelerin öncelikli paydaşları müşterileri, işletme sahipleri, çalışanları ve tedarikçileridir. KTS faaliyetlerinden müşterilere ve çalışanlara yönelik olanları ön plana çıkmaktadır. Yaş ve eğitimin paydaşların KTS boyutlarına yönelik algılamalarına etkisi sınırlıdır. Çalışmaya göre yöneticilerin çalışma sürelerinin ve konumlarının KTS boyutlarına yönelik algılamalarında farklılık yoktur. Yöneticiler ve çalışanlar işletmelerin ekonomik boyutu dışındaki KTS boyutlarda farklı algılamalara sahiptir. Sonuçta AOSB işletmelerinin KTS boyutlarını yetersiz de olsa gerçekleştirmeye çalıştıkları söylenebilir. ANAHTAR SÖZCÜKLER:Sorumluluk, Toplumsal Sorumluluk, Kurumsal Toplumsal Sorumluluk, İşletme Paydaşları, Paydaş Yönetimi Kuramı

Kurumsal sosyal sorumlulukPaydaş davranışıSosyal sorumluluk+1
Hüseyin Önlem Ersöz
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimEN

Communication skills of local residents in tourism sector and their perception by the tourists: A comparative study at the destination of Pamukkale

Communication between local residents and tourists is very important in tourism sector. The goals of this thesis are to assess the general communication skill levels of local residents in the tourism sector and to determine the differences between the communication skills and the perception of tourists. Additionally, the differences between the demographic factors of local residents and their communication skills are investigated. Another goal is to determine whether demographic factors of tourists make a difference in their perception of the communication skills of local residents. During this work, surveys have been performed with local residents and tourists and the proposals have been scaled using the Likert scale. Upon evaluation of the survey results, the communication skill levels of local residents have been assessed. Significant differences have been determined between the demographic profile of local residents and their behaviors as related to their communication skills, the demographic profile of tourists and their understanding of local residents' interactions, and the tourists' perception of the communication skills of local residents. Suggestions have been made to increase the communication ability between the local residents and tourists, improve the satisfaction of tourists visiting that particular destination, and make Pamukkale a more popular destination. Key Words: Communication, Communication Skills, Local Residents, Tourist Perception, Pamukkale.

Denizli-PamukkaleDestinationService providence+7
Seher Ceylan
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Uluslararası lojistik uygulamalarında teslim şekilleri ve teslim şekli seçimini etkileyen unsurların belirlenmesi

Günümüzde işletmeler, her geçen gün daha fazla dış ticaret ile uğraşmakta olup; gerek ithalata gerekse de ihracata yönelik işlemler, gün be gün artış göstermektedir. İthalat ve ihracat işlemlerinde en önemli konulardan bir tanesi de teslim şekilleridir. Belli dönem aralıklarında güncellenen INCOTERMS, uluslararası ticarette teslimatın nerede, kim tarafından, hangi masraf ve risk bölüşümüyle yapılacağını düzenlemektedir. Bu düzenlemeler sonucu ortaya çıkan teslim şeklinin seçimi, hem alıcı hem de satıcı açısından bilinçli olarak değerlendirilmesi gereken konuların başında gelmektedir. Teslim şeklini alıcının mı yoksa satıcının mı belirlediği ve işletmelerin teslim şeklini seçerken ön planda tuttuğu unsurların araştırılması, potansiyel olarak ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların bugünden giderilmesinde önemli yer tutacaktır. Ayrıca yanlış ve bilinçsiz seçilmiş bir teslim şekli, kar etmek isteyen bir işletmeye zarara açabileceğinden teslim şekillerinin işlevlerinin doğru ve bilinçli seçimi büyük önem arz eder. Bu çalışma, Türkiye genelinde iştigal eden en büyük işletmelerle yapılmış olup, yapılan uygulamalar ile işletmelerin konuyla ilgili tutumları ortaya konmuştur. Anahtar sözcükler: Uluslararası Ticaret, Lojistik, Incoterms, Teslim Şekilleri.

LojistikLojistik hizmetlerTeslim yöntemleri+2
Sadık Özgür Başlangıç
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşletmelerin özsermaye verimliliğinde meydana gelen değişmelerin Du-Pont kontrol sistemi ile analizi: Borsa İstanbul (BIST 30) Endeksindeki üretim işletmeleri üzerine bir uygulama

Firmalar için bir dönemi ne kadar verimli geçirdiği önemli bir konudur. Firmalar her yıl verimliliklerini arttırmak için çalışırlar. Verimlilikleri artan firmalar sürekli büyürler. Firmanın bir yılı ne kadar verimli geçirdiğini gösteren önemli oranlardan biri özsermaye verimliliğidir. Bir firmanın özsermaye verimliliğinin ne olduğu ve bu verimliliğin nasıl oluştuğunu belirlemede kullanılan en önemli araç Du-Pont kontrol şemasıdır. Bu çalışmanın amacı, Du-Pont kontrol şemasını kullanarak, BIST 30 endeksi içindeki üretim işletmelerinin özsermaye verimlilik analizlerinin yapılmasıdır. Yapılan analizler sonucunda, özsermaye verimliliği en iyi ve en kötü olan firmalar belirlenmiştir. Ardından, firmalar özsermaye verimliliklerine göre karşılaştırılmıştır. Ayrıca, analize konu olan her bir firmanın özsermaye verimliliklerini etkileyen faktörler üzerinde durulmuş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Du-Pont Kontrol Şeması, Oran Analizi, Verimlilik, BIST 30 Endeksi.

BorsaDupont analiziOran analizi+5
Alev Öner
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bulanık çok kriterli karar verme yöntemlerinin Altı Sigma projeleri seçiminde uygulanması

Üretim ve hizmet sektörlerinde yaygın bir kullanım alanına sahip olan altı sigma yöntemi, proje odaklı bir yöntem olarak bilinmektedir. Altı sigma yönteminde projeler arasından öncelikli projenin seçimi çok kriterli bir karar verme problemi olarak düşünülebilir. Yapılan literatür araştırması altı sigma projelerinin seçimi ile ilgili çok sayıda yöntemin olduğunu göstermiştir. Altı sigma proje değerlendirme kriterlerinin belirsizlik içermesinden dolayı proje seçiminde bulanık mantık yöntemlerinin kullanılması daha uygun olacaktır. Bu çalışmada bulanıklaştırılmış çok kriterli karar verme yöntemlerinden bulanık VIKOR, bulanık TOPSIS ve bulanık COPRAS ile projelerin değerlendirilmesi ve her bir yöntemden elde edilen sıralama skorlarının Copeland yöntemi ile bütünleştirilmesi sonucu en uygun projenin seçilmesi amaçlanmıştır. Önerilen yöntem Aydın ASTİM Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren büyük ölçekli bir üretim işletmesinde uygulanmıştır.

Altı sigma yöntemiAltı sigma yöntemiBulanık TOPSIS+7
Engin Çakır
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bozulabilir gıda tedarik zincirlerinde üretim riskleri gözetilerek üretim - dağıtım planlaması: Bir süt işleme tesisinde uygulama

Sağlıklı nesillerin devamlılığı tüketilen gıdaların güvenli ve kaliteli olmasına bağlıdır. Gıda güvenliği, gıdaların kaynağında kontrol ve denetimini gerektirir. İşletmelere düşen görev, var olan gıda güvenliği risklerinin belirlenmesi, ölçülmesi ve değerlendirilerek önlemler alınmasını ve riskin kontrol altında tutulmasını ya da tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. Bu çalışmada, bir süt işleme tesisi için gıda güvenliği riskleri değerlendirilerek üretim ve dağıtım planlaması yapılmıştır. Üretim aşamasında oluşan gıda güvenliği riskleri bulanık yaklaşım ve Bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi kullanılarak değerlendirilmiş, bulunan toplam risk oranı, üretim ve stok maliyetleri ile ilişkilendirilerek üretim ve dağıtım modeline eklenmiştir. Üretim, Stok, Elde Bulundurmama, Dağıtım ve Gıda güvenliği risk maliyetlerinden oluşan toplam maliyet amaç fonksiyonunu minimize edecek model, karışık tam sayılı programlama yöntemi kullanılarak elde edilmiştir.

Bozulabilir mallarDağıtım planlamasıGıda güvenliği+7
Gülşah Sezen Akar
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil sektöründeki KOBİ'lere yönelik alternatif finansman teknikleri: Gaziantep işletmeleri üzerine bir uygulama

Günümüz ekonomisinde işletmelerin büyük çoğunluğunu KOBİ'ler oluşturmakta ve bu işletmelerin ekonomiye olan katkıları ise azımsanmayacak boyuttadır. Gelişmekte olan birçok ülkede üretimin ve istihdamın önemli bölümünü KOBİ'ler sağlamakta, ancak KOBİ'lerin kullanımlarına sunulan teşvikler ile finansman kaynaklarının kısıtlı olması ve kredi olanaklarının yetersizliği nedeniyle başta finansman sorunu olmakla birlikte birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu çalışmada KOBİ'lerin karşılaştıkları başlıca sorunlara çözüm önerisi niteliğinde alternatif finansman yöntemleri ele alınmakta ve KOBİ'lere sağlayacağı faydalar üzerinde durulmaktadır. Bunlara ilave olarak Gaziantep ilinde yer alan ve belli bir kapasiteye sahip tekstil sektöründeki KOBİ'ler üzerine bir anket çalışması uygulanmıştır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, öncelikle KOBİ'lerin tanımları, özellikleri, avantajları, dezavantajları, KOBİ'lerin dünya ekonomilerindeki yeri ve önemi ile Türkiye ekonomisindeki yeri ve önemi, temel sorunları, başlıca finansman sorunları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Türkiye'deki KOBİ'lerin finansman sorunlarına karşı kullanılabilecek alternatif finansman yöntemleri, bu yöntemlerin başlıca avantaj ve dezavantajları, temel özellikleri, işleyişleri, ekonomiye olan katkıları anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde, Gaziantep organize sanayi bölgesinde bulunan ve tekstil sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman sorunları ve bunların kullandığı alternatif finansman yöntemleri üzerine bir uygulamaya yer verilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden anket tekniği uygulanmış ve elde edilen veriler istatistiki olarak değerlendirilerek analiz edilmiştir. Sonuç olarak Gaziantep bölgesinde bulunan tekstil firmalarının alternatif finansman yöntemleri hakkında yeterli seviyede bilgi sahibi olmadıkları ve bu nedenle alternatif finansman kullanma eğilimde olmadıkları gözlemlenmiştir.

FinansmanFinansman yöntemleriGaziantep+2
Erdem Göçen
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Altı Sigma yönteminin zeytinyağı sektöründe bir uygulaması

Müşteri istek ve gereksinimlerinin çok yüksek olduğu ve sürekli değişimin yaşandığı iş dünyasında, organizasyonların faaliyetlerini sürdürebilmeleri için sadece üretim yapıp, pazarlaması yeterli olmamaktadır. Her işlevini sürekli iyileştiren ve yaptığıyla yetinmeyip sürekli daha yüksek hedefleri olup müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarının üstüne çıkan organizasyonlar, büyük rekabet avantajı sağlamaktadır. Dünyaca ünlü organizasyonlar sürekli iyileştirmenin gereğini anlayıp özellikle Altı Sigma yöntemiyle çalışmaktadırlar. Zeytin ve bu meyveden elde edilen zeytinyağı, geçmişten günümüze doğru üretildiğinde insan sağlığına önemli faydalar sağlayan bir tarım ürünüdür. Zeytin üretildikten sonra zeytinyağı olabilmesi için, çesitli üretim süreçlerinden geçip, zeytinyağının kalitesini ortaya koymaktadır. Bu tez çalışmasında zeytinyağı sektöründeki mevcut durum incelenmesi Tanımlama, Ölçme, Analiz, İyileştirme ve Kontrol (TÖAİK) kapsamında gerçekleştirilmiş ve Altı Sigma Yöntemi içerisinde bir Hata Türü ve Etkileri Analizi uygulaması yapılmıştır. Daha sonra Risk Öncelik Sayıları belirlenip, en yüksek kritik hata noktası için Milyon Fırsat Başına Hata Sayısı yöntemiyle Sigma değeri hesaplanılmıştır. Üretim durumunu optimize eden öneriler uygulanıldıktan sonra, Sigma değerinin arttığı ve böylece zeytinyağı sektöründeki gelişme imkanlarının olduğu tespit edilmiştir.

Altı sigma yöntemiGıda sektörüPazarlama+5
Bihter Biçer Oymak
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Satış personelinin pazarlama etik anlayışının belirlenmesi: Aydın ilinde faaliyet gösteren teknoloji marketlerinde bir uygulama

Mevcut ekonomik yapı içerisinde müşteriler daha özgür, daha bilgili, daha seçici ve daha katılımcı hale gelmektedirler. Günümüzde rekabet üstünlüğünü elde tutmak isteyen işletmeler için, müşterilerin güvenini kazanarak sadık müşteriler edinmek önemli bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla işletmeler, müşteriler ile birebir iletişim içerisinde olan satış personelini, pazarlama etiği konusunda desteklemeli ve etik iletişim performansını arttıracak uygun koşulları sağlanmalıdırlar. Bu bağlamda satış personelinin, pazarlama etik anlayışının belirlenmesi, mevcut işletme-satış personeli-müşteri ilişkisindeki etik davranışların hangi seviyede olduğunun anlaşılması ve işletmelerin mevcut koşullara uygun önlemler alması veya uygulamadaki önlemleri geliştirmesi konusunda önem teşkil etmektedir. Tez çalışmasında, satış personelinin sosyo-ekonomik özellikleri ile etik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Aydın il merkezi ve ilçelerinde faaliyet gösteren, kurumsallaşmış teknoloji perakendeciliği mağazalarında bir anket çalışması uygulanmıştır. Satış personelinin etik anlayışı belirlemeye yönelik tutumlara katılma oranları, likert ölçeği ile tespit edilmiştir. Satış personeline uygulanan anketler SPSS istatistik programı ile analiz edilerek, araştırma kapsamında kurulan hipotezler analiz edilmiş ve sonuçlar doğrultusunda önerilere yer verilmiştir.

AhlakAydınBireysel pazarlama+5
Şinasi Yaylagül
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otantik liderlik ve psikolojik sermaye arasındaki ilişkiye yönelik bir alan araştırması

Bu çalışmanın amacı, otantik liderlikle psikolojik sermaye arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla, Türkiye'deki merkez binası İstanbul'da bulunan elektronik sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından birinin genel müdürlük binasında çalışan, 287 beyaz yaka çalışanla anket çalışması yapılmıştır. Araştırma dahilinde yapılan güvenilirlik analizlerinden sonra normallik testleri (Kolmogorov-Smirnov, Homojenlik Testi) neticesinde, verilerin normal dağılıma uygun olmadığı görülmüş ve parametrik olmayan analiz yöntemlerinden Spearman Korelasyon analizi ile Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Bu analizler sonucunda, otantik liderlik bileşenleriyle psikolojik sermaye arasında, pozitif yönlü ilişkilerin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinden yaş, öğrenim durumu, kurumda çalışma süresi, bulunduğu pozisyondaki lideriyle ilişki süresi değişkenlerinin otantik liderlik algılarında, anlamlı farklılıklar yarattığı görülürken; yaş, cinsiyet, kurumda çalışma süresi, pozisyon ve bulunduğu pozisyondaki lideriyle ilişki süresi değişkenlerine göre de psikolojik sermaye düzeylerinin anlamlı farklılıklar gösterdiği sonucu elde edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Otantik Liderlik, Psikolojik Sermaye

Kruskal-Wallis testiLiderlikLiderlik modelleri+3
H. Esra Karatürk
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş maliyetleme yöntemlerinden biri olan faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemi: Hazır beton sektörü üzerinde uygulama

"Çağdaş Maliyetleme Yöntemlerinden Biri Olan Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Yöntemi: Hazır Beton Sektörü Üzerinde Uygulama" adı altında hazırlanan bu çalışmanın amacı, faaliyet tabanlı maliyetleme yönteminin hazır beton üretim sektöründe uygulanması ve yöntemin geleneksel maliyetleme ile olan farklarını ortaya koymaktır. Türkiye' nin, 2009 yılından bu yana hazır beton üretimiyle Avrupa'da birinci sırada yer alması ve 2013 yılından bu yana Çin ve ABD' nin ardından üçüncü sıraya yükselmiş olması, çalışmanın uygulama kısmını oluşturan sektör seçiminde etkili bir neden olarak ortaya çıkmıştır. Hazırlanan çalışmada alan araştırma yöntemlerinden yüz yüze görüşme yöntemi seçilmiştir. Bu yöntemle, uygulama kısmının oluşturulmasında bire bir gözlemin gerçekleştirilmesi ve elde edilen sonuçların yerinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen bilgiler, birincil ve ikincil verilerden oluşmaktadır. Birincil veriler; uygulamanın gerçekleştirildiği işletme yöneticileri ve çalışanları ile yüz yüze yapılan görüşmelerden sağlanmış olup, ikincil veriler ise; konuyla ilgili literatürde yer alan yerli ve yabancı kaynaklardan sağlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Maliyet Muhasebesi, Geleneksel Maliyetleme Yöntemi, Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Yöntemi, Hazır Beton Sektörü.

Aktiviteye dayalı bütçelemeAktiviteye dayalı muhasebeHazır beton+3
Bekir Gerekan
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Duygusal zekanın satış elemanlarının (EI) algıladıkları satış performansına etkisi

Hızla değişen ve gelişen teknoloji; rekabeti arttırmış, tüketiciler daha da bilinçlenmiş ve almak istedikleri ürünlere kolayca ulaşabilir duruma gelmişlerdir. İşletmelerin uzun vadede hayatta kalabilmeleri için müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarına uygun ürün ve hizmeti sunmaları gereklidir. Bu durumda müşteriyle birebir ilişki kuran satış elemanlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Satış elemanlarının iyi bir performans göstermesi için sadece zeki ve bilgili olmasının yeterli olmadığı bilinmektedir. Bu nedenle; satış elemanlarında aranılan niteliklerden biri de duygusal zekadır. Bu çalışma, satış elemanlarının duygusal zeka düzeyleri ile algıladıkları performansları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını bulmayı amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için araştırma modeli ve hipotezler geliştirilmiş, geliştirilen bu model ve hipotezler 110 kişiden oluşan bir örneklemde test edilmiştir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; zeka ve duygu kavramları ele alınmış, duygusal zeka kavramı ayrıntılı olarak incelenmiştir. İkinci bölümde, kişisel satış kavramı, satış elemanları, algılanan satış performansı kavramları yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise; Aydın ilindeki otomotiv bayilerinde ve Aydın il merkez ilçedeki bankalarda çalışan satış elemanlarına anket yapılmıştır. Toplanan veriler SPSS 15.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiş, frekans dağılımları, ortalamaları alınmış ve değişkenler arası korelasyon analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgularda; satış elemanlarının duygusal zeka alt boyutlarıyla algılanan performans alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Duygasal zeka alt boyutlarından "İyimserlik" ile algınan performans alt boyutlarından "Hedef Gerçekleştirme" arasında pozitif anlamlı, "Duygu Kullanımı" ile "Hedef Gerçekleştirme" arasında ise negatif anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Duygusal Zeka, Satış Elemanı, Algılanan Performans.

Duygusal zekaPerformansSatış+2
Şenil Pehlivan
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Maliyet muhasebesi çerçevesinde maliyet - hacim- kâr analiz sisteminin oluşturulması: Bir geri dönüşüm firmasında vaka çalışması

Bu çalışma, Aydın ilinde yeni kurulacak olan bir geri dönüşüm işletmesinde uygulanmıştır. Çalışmanın amacı, bu geri dönüşüm işletmesinden temin edilen iş planı özeti dahilinde işletmenin ilk üç yıllık toplam maliyetleri, toplam gelirleri, toplam üretim miktarı ve kâr durumu hesaplamak, daha sonra işletmenin başabaş noktası analizini yapmaktır. Çalışmada yöntem olarak vaka çalışması yöntemi kullanılacaktır. Bu yöntemin seçilme nedeni söz konusu geri dönüşüm işletmesinde konunun uygulanabilirliği ve işletmenin hem finansal durumunu hem de piyasadaki yerini tespit edebilme olasılığıdır. Çalışmada birincil veriler olarak geri dönüşüm işletmesinin yöneticisiyle görüşülüp, kendisinden sağlanan veriler kullanılmıştır. İkincil veriler olarak ise literatürden sağlanan yerli ve yabancı kaynaklardan yararlanılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Geri Dönüşüm, Maliyet Muhasebesi,Maliyet-Hacim-Kar Analizi, Vaka Çalışması

HacimHacim analiziKar analizi+5
Feride Fulya İçöz
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dönüşümcü liderlik ve psikolojik güçlendirme arasındaki ilişkide örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü: Nazilli'deki kamu kurumlarında bir uygulama

Liderlik konusu yönetim alanının en önemli ve en çok üzerinde durulan konularından birini oluşturmaktadır. Liderlik yaklaşımları içinde Türkiye'de son dönemlerde gündemde olan liderlik konusunun en modern yaklaşımlarından biri olarak adlandırabileceğimiz Dönüşümcü Liderlik kavramı, üzerinde durulması gereken bir alan konumundadır. Günümüz yoğun rekabet ve değişim sürecinde örgütlerin başarıya ulaşmasında kilit öneme sahip olan ve insan ögesi üzerine odaklanan Psikolojik Güçlendirme ve Örgütsel Özdeşleşme kavramları da dönüşümcü liderlerin etkilediği düşünülen iki önemli değişkendir. Bu araştırmanın amacı Dönüşümcü Liderlik, Psikolojik Güçlendirme ve Örgütsel Özdeşleşme kavramlarının teorik çerçevesini ele almak, birbirleri arasındaki ilişkileri demografik faktörleri de göz önünde tutarak inceleyerek literatüre katkı sağlamaktır. Araştırmanın uygulaması Aydın ili Nazilli ilçesinde faaliyet gösteren 7 kamu kurumunda 147 kamu çalışanıyla yapılmıştır. Veriler anket tekniği kullanılarak elde edilmiştir ve SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre Dönüşümcü Liderlik ile Psikolojik Güçlendirme ve Örgütsel Özdeşleşme arasında anlamlı ve olumlu ilişiler bulunmuştur. Demografik değişkenlerden cinsiyet, yaş, eğitim, iş yerinde çalışma süresi, bir üst yöneticiyle çalışma süresi ve pozisyon kontrol altında tutulduğunda, Dönüşümcü Liderlik ile Psikolojik Güçlendirme arasındaki ilişkide Örgütsel Özdeşleşme'nin aracılık rol oynadığı görülmüştür.

Dönüşümcü liderlikKamu kuruluşlarıLiderlik+2
Eren Temel
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Denizli ilinde hanehalkı enerji tüketimi davranışları ve enerji tasarrufu potansiyeli

Nüfus artışı, teknolojik büyüme ve gelişmelerin yanısıra her zaman her şeyin daha iyisi ve daha kalitelisi için çabalayan insanoğlu için tükenen enerji kaynakları problem olmaya devam edecektir. Son yıllarda enerji tüketiminde gözlenen sürekli artış bu alana üzerine yapılan çalışmalara hız kazandırmıştır. Gelişen teknoloji ve artan enerji açığı bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de üzerinde düşünülmesini gerekli hale getirmiştir. Konutlar hanehalkının yaşamlarının büyük bir bölümünü geçirdikleri ve enerjinin büyük miktarlarda tüketildiği alanlardan birisidir. Konutlarda sarf edilen enerji genel enerji tüketimine oranla etkisi az gibi görünse de küresel enerji tüketimini en aza indirgemek için vazgeçilemez bir unsurdur. Bireyler ısınma, aydınlanma, soğutma, temizlik gibi faaliyetlerin yürütülmesinde büyük ölçüde elektrik enerjisinden faydalanmaktadırlar. Bu çalışmada hanehalkında karar verici rolü en yüksek olduğu düşünülen bayanların elektrik enerjisi tüketim alışkanlıklarındaki farklılıklar incelenmiştir ve bu farklılıklara etki eden konut tipi, hanehalkı sayısı, gelir, mülkiyet, eğitim seviyesi, elektronik eşya sayısı gibi çeşitli faktörler göz önüne alınmıştır. Tüketicinin tasarruf bilinci konuttaki enerji kullanımına etki edeceğinden tüketicilerin enerji kullanımındaki farklılıklarını ortaya koyarken tasarruf bilinci göz ardı edilmemiştir. Bu düşünceyle demografik özelliklerin enerji tüketimini ne derece etkilediği, hanehalkının enerji tüketim alışkanlıkları ve davranışlarını incelemeye yönelik olarak yüz yüze anket tekniği ve konutlarda kullanılan enerji tüketimine yönelik sayısal veriler kullanılarak Denizli halkı üzerine bir saha çalışması yürütülmüştür. Yapılan çalışma sonucunda elde edilen verilerin yorumlanmasında frekans dağılımları, güvenilirlik analizi, faktör analizi, ANOVA analizi ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır.

DenizliElektrikElektrik enerjisi+6
Yasemin Tekinkaya
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlemlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türkiye muhasebe standartları 11 açısından muhasebeleştirilmesine yönelik bir uygulama

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların, yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları 11 İnşaat Sözleşmeleri Standardı kapsamındaki muhasebe uygulamaları tezin konusunu oluşturmaktadır. Vergi mevzuatımız gereği yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde kullanılan gelir tespit yöntemi tamamlanmış sözleşme yöntemidir. Bu yöntem, işin tamamlandığı yılda kar veya zararı hesaplamaya yöneliktir. Türkiye Muhasebe Standartları 11 İnşaat Sözleşmeleri Standardında belirtilen yöntem ise tamamlama yüzdesi yöntemidir. Bu yöntem de, işin başladığı, devam ettiği ve tamamlandığı her yıl için kar veya zararın ayrı ayrı hesaplanmasına yöneliktir. Çalışmada öncelikle yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetleri ile ilgili kavramlar açıklanmış, akabinde de bu faaliyetlere özgü vergilendirme ve gelir tespit yöntemleri açıklanmıştır. Uygulama bölümünde ise, inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin üstlendiği yıllara yaygın inşaat ve onarım işine ait faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi, Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları 11 İnşaat Sözleşmeleri Standardı kapsamında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak da, bu iki yönteme göre yapılan muhasebe kayıtları neticesinde elde edilen veriler karşılaştırılarak çıkarımlarda bulunulmuştur.

MuhasebeMuhasebe standartlarıOnarım+7
Semih Akça
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ar-Ge projeleri seçim probleminin AHP yöntemi ile incelenmesi: Kamu destekli teknolojik ürün yatırım destek programı üzerine bir uygulama

Günümüzde ülkelerin geleceği bilim, teknoloji ve sanayide sağladıkları gelişmelerle yakından ilişkili hale gelmiştir. Bilim ve teknolojide ilerleme kaydetmek, yeni ürün ve sistemler üretmek ise ancak Ar-Ge yapmak ile mümkündür. Devletler, Ar-Ge faaliyetlerinin düzenli ve sistemli olarak yapılmasını sağlamak amacıyla özel sektörün Ar-Ge projelerine finansal destek sağlarlar. Buna bağlı olarak kamu otoriteleri, kamu kaynakları ile desteklenmeye uygun Ar-Ge projelerini seçerken bir karar verme problemi ile karşı karşıya kalırlar. Kamu kaynaklarını etkin bir şekilde kullanmak ve bu destek mekanizmalarını bilim ve teknoloji politikaları doğrultusunda yönetmek için kamu kuruluşlarının, Ar-Ge projeleri seçim sürecini en iyi şekilde yürütmeleri gerekir. Bu tez çalışması, kamu destekli özel sektör Ar-Ge projeleri seçim probleminin değerlendirme ölçütlerini incelemek, bu değerlendirme ölçütleri arasındaki ilişkileri tanımlayan bir ağ inşa etmek ve bu ölçütlerin değerlendirme sürecinde ne ölçüde önemli olduklarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı Ar-Ge projeleri seçim süreci incelenmiştir. Bu çalışmada ele alınan Ar-Ge projeleri seçim problemi, çok nitelikli bir karar verme yöntemi olan, Analitik Hiyerarşi Prosesi yöntemi ile modellenmiş ve bu modelle değerlendirme ölçütlerinin genel ağırlıkları elde edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Analitik Hiyerarşi Prosesi, Ar-Ge Projesi Seçim Problemi, Kamu Ar-Ge Destekleri

Analitik hiyerarşi süreciAraştırma-geliştirmeDevlet desteği+2
Murat Güryeli
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de denetimin gelişimi ve yeni gelişmeler ışığında denetimin dönen varlıklara etkisi ve bir uygulama

Türkiye'nin içinde bulunduğu muhasebe denetimi sorunlarının ele alındığı bu çalışmada veriler güncel tutulmuştur. Buna paralel olarak bu çalışmada 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'nda revize edilen denetim konuları incelenmiş ve bir işletmenin dönen varlıkları üzerinde denetim süreci uygulanmış ve bunun sonuçları üzerinde durulmuştur. Günümüzde işletme faaliyetleriyle oluşan işlemlerin, sayılarının çokluğu ve karmaşıklığı dolayısıyla ortaya çıkan doğru ve güvenilir bilgi ihtiyacı bağımsız denetime olan ihtiyacı arttırmıştır. Son yıllarda yaşanan muhasebe skandalları ve usulsüzlükleri, işletme yönetimleri ve bağımsız denetim firmalarına olan güveni sarsmıştır. İşletme ve işletme ile ilgili taraflar açısından olumsuzluk oluşturan bu durumun en önemli sebeplerinden biri, işletmede denetim sürecinin etkin bir şekilde rol oynamamasıdır. Sarbanes-Oxley Kanunu ile başlayan süreçte, denetim konusuyla ilgili ulusal ve uluslararası birçok düzenleme yapılmış ve bağımsız denetimin etkinliğinin işletme açısından önemi ortaya çıkarılmıştır. Yapılan düzenlemeler, işletme yöneticilerinin ve bağımsız denetçilerin sorumluluklarını arttırmıştır. Türkiye'de bu gelişmeler sonucunda ortaya çıkan TTK tasarısıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu kurulmuş, denetimde yeni bir dönem başlamıştır. ANAHTAR KELİMELER: Bağımsız Denetim, Bağımsız Denetçi, Denetim Skandalları, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, Kamu Gözetimi Kurumu

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıDenetim+5
Merve Erçiçek
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketicilerin demografik özellikleri ile satın alma tarzları arasındaki ilişki: Aydın ilindeki tüketiciler üzerine bir araştırma

Günümüz dünyasında alışveriş olgusu insanların günlük hayattaki tutumlarını biçimlendirmektedir. Tüketiciler, ihtiyaçlarını karşılayabilmek, beğenilmek, sosyalleşmek, zaman geçirmek, eğlenmek, farklı olmak, saygınlık kazanmak veya aidiyet duygusunu sağlamak veya ürünlerin fiyatının uygun, iyi kalitede olması gibi çok çeşitli sebeplerden dolayı alışverişe yönelmektedirler. Tüketicilerin satın alma kararlarını nasıl verdiklerini anlamak pazarlama sürecine önemli katkı sağlamaktadır. Bu amaçla geliştirilen ve tüketicilerin satın alma kararlarını belirli tarzlara göre verdikleri varsayımına dayanan Tüketici Satın Alma Tarzları (Tüketici Tarz Envanteri TTE), güçlü bir ölçüm aracı olarak kabul edilmektedir. Çalışmada, önceki çalışmalarda Türkçe'ye çevrilmiş olan TTE ölçeği, aslına uygun biçimde kullanılarak bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda önce tüketim kavramı ve alışveriş olguları tanımlanmış, daha sonrada konuya ilişkin tüketici davranışlarını etkileyen faktörler üzerinde durulmuş tüketicilerin satın alma karar süreçleri ile satın alma tarzlarına değinilmiştir. Çalışmanın sonraki bölümünde yapılan araştırması sonuçlarına yer verilmiştir. Aydın'daki 400 tüketici üzerinde yapılan araştırma sonuçlarına göre tüketicilerin sosyo-demografik özellikleri, genel alışveriş alışkanlıkları ile satın alma tarzları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.

Kübra Erdem
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşletmelerde oryantasyon eğitiminin örgütsel sinizme ve örgütsel bağlılığa etkisi Aydın OSB'de bir uygulama

Yaşamlarını devam ettirme ve kar amacıyla faaliyette bulunan işletmeler maksimum kar ve minimum maliyetle üretimlerini gerçekleştirmek isterler. Üretimi daha verimli ve etkin gerçekleştirmek için teknoloji olanaklarının varlığı bir işletme için önemlidir. Ancak bu teknolojik olanakların kullanımını bilen, işletme için arzulu, örgütüne bağlı ve iş ortamından uzak olmayan çalışanların varlığı çok önemlidir. Özellikle işe yeni başlamış bir personelin yeni bir kurumda çalışması için çalışma ortamına ve işletmenin sunmuş olduğu iş imkanlarına hızlı bir şekilde alışması gerekmektedir. Yapılan işe alıştırma eğitimiyle de yeni işgören çalışma ortamına alıştırılıp, yapacağı işi, iş arkadaşlarını, yöneticileri tanıyarak işletmenin bir parçası haline getirilmeye çalışılır. İşe alıştırma eğitimiyle işgören yeni işinin ilk döneminde ortaya çıkabilecek üretim kaybından uzaklaştırılırken işletmenin bir parçası olarak örgütüne bağlanma düzeyi yükseltilip işletme için olumsuz düşünce ve davranışları kabullenmesi engellenmeye çalışılır. Bu çalışmada da işletmelerde yeni işe alınmış işgörenlerin işe alışma süresinin daha hızlı bir şekilde aşılması, üretim kayıplarının azaltılması, personel devir hızının düşürülmesi amacıyla uygulanan işe alıştırma (oryantasyon) eğitimi programları sonucunda bireylerin örgütsel bağlılık ve örgütsel sinizm düzeylerindeki değişimler incelenmiştir. Bu bağlamda Aydın Organize Sanayi Bölgesinde faaliyette bulunan bir üretim işletmesinde uygulanan yüz yüze anket yöntemi sonucu elde edilen verilerleçalışanların, Oryantasyon Eğitiminin Etkinliği ile ilgili fikirleri, Örgütsel Bağlılık ve Örgütsel Sinizm düzeyleridemografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği T Testi ve ANOVA ile tespit edilmeye çalışmıştır. Yapılan Korelasyon analiziyle de işe alıştırma eğitiminin, örgütsel bağlılık ve örgütsel sinizmle ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: İşe Alıştırma Eğitimi, Örgütsel Bağlılık ve Örgütsel Sinizm

Oryantasyon eğitimiSinizmÖrgütsel bağlılık+2
Ümit Kacır
Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-ticaret firmalarında muhasebenin örgütlenmesi ve kuramsal bir uygulama

İnternet, kısaca dünyayı sanal olarak saran bir ağdır. Yaşamın hemen hemen her noktasında kendini göstermektedir. Bu ağın ortaya çıkardığı en önemli kavramlardan biri de kuşkusuz E-Ticarettir.E-Ticaret, İnternet aracılığıyla, kullanıcıların birbirleriyle her türlü veri, ürün ya da hizmet değiş tokuşuna olanak vermektedir. E-Ticaret uygulamaları çok hızlı bir şekilde yayılmaktadır. Firmalar da, rekabet güçlerini koruyabilmek ve yeni müşteriler kazanabilmek için E-Ticaret kavramına önem vermek zorunda kalmışlardır. E-Ticaretin farklı türleri bulunmaktadır. İşletmeden işletmeye (B2B) ve İşletmeden Tüketiciye (B2C) E-Ticaret, en çok gerçekleştirilen E-Ticaret türleridir. Ayrıca uygulamaları çok hızlı bir şekilde ekonomik hayata yerleşen E-Devlet kavramı da büyük önem taşımaktadır.E-Ticaret kavramı ekonomik hayatın içine girdikçe, ekonomik hayatın herhangi bir sektöründe faaliyet gösteren firmalar, E-Ticaret pastasından dilim almaya çalışmaktadırlar. Bu yönde elektronik ortamda kurulan firmaların sayısı arttıkça muhasebe bilimine daha çok gereksinim duyulmaktadır. Bu nedenle elektronik iş danışmanlarına, E-Ticaret muhasebecilerine, elektronik denetim müşavirlerine olan talep de hızla artmaktadır. E-Ticarete gösterilen ilgi, muhasebeci, denetçi ve müşavirlerin de E-Ticaretin beraberinde getirdiği muhasebe tekniklerine odaklaşmalarını gerekli kılmaktadır.E-Ticaret ve muhasebe düzeni arasındaki ilişki, muhasebe kavramlarının E-Ticaret işlemleri ile ilgili kavramlara adapte edilmesi ile güçlendirilebilir. Önemli olan E-Ticaret işlemleri ile ortaya çıkan yeni durumların, muhasebe uygulamalarının hangi noktasına denk geldiğini tespit edebilmektir.Anahtar Kelimeler: 1- E-Ticaret, 2- İnternet, 3- Muhasebe, 4- E-Ticaret Firmaları

Elektronik ticaretMuhasebeMuhasebe organizasyonu
Orçun Aktaş
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Klinisyen hemşirelerle akademisyen hemşireler arasındaki iletişim örüntüsünün incelenmesi

Hemşirelik mesleği; sağlığı, insanı ve toplumu ilgilendiren bütün kavramların sentezinden oluşan ve her geçen gün bu kavramların dinamiği ile gelişen bir bilim ve sanattır. Hemşirelik mesleği bir bilim ve sanat olmasının yanı sıra, altrustik (özgeci) değerler adını verdiğimiz, karşılık beklemeden bir başkasının mutluluğunu amaçlayan davranış şekli olarak tanımlanan kavramların üzerine kurulu bir meslektir. Bu noktada diğer meslek disiplinlerinden farklı olarak toplumla ve bireyle doğrudan iletişim halindedir ve mesleki gelişimini de bu iletişimin etkinliği ile gerçekleştirir.İletişim hasta veya sağlıklı bireyle olduğu kadar, hemşirelerin birbirleri ile olan ilişkileri için de son derece önemlidir. Toplum ve bireyle doğrudan iletişimde olan uygulayıcı klinisyen hemşirelerle, öğretici ve bilimsel rolü üstlenen akademisyen hemşireler arasında kurulan etkili iletişim, hemşirelik mesleğinin gelişimini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Hemşirelik mesleğinin bilim ve sanat olma yönü ancak, klinisyen hemşirelerle akademisyen hemşireler arasındaki etkili iletişim ile bir arada tutulabilir.Bu araştırma, klinisyen hemşireler ile akademisyen hemşireler arasındaki iletişim örüntüsünü incelenmek amacı ile betimleyici olarak yürütülmüştür.Araştırmanın örneklemini üniversite ve kamu hastanelerinde görev alan 200 klinisyen hemşire ile, hemşirelik yüksekokullarında görevli 100 akademisyen hemşire oluşturmaktadır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, klinisyen hemşirelerle akademisyen hemşireler arasındaki iletişim örüntüsü araştırılmış, hemşirelerin demografik özelliklerine göre puan ortalamaları karşılaştırılmış ve elde edilen sonuçlara yönelik uygun öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler; Hemşirelik, İletişim, İşbirliği.

Hemşirelikİletişim
Sevil Erken
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

?Bulanık analitik serim süreci? yaklaşımı ile çok ölçütlü karar verme ve bir işletme uygulaması

Karar problemleri belirli amaçlar ve kısıtlar doğrultusunda çözülmeye çalışılır. Çözüm modeli, geliştirilirken ayrıca elde edilebilecek verilerin de özellikleri gözetilir. Bu durumda amaç ve kısıtların yanında, verilerin deterministik, stokastik veya bulanık; değişkenlerin kalitatif ve kantitatif oluşu karar vericinin geliştireceği modeli doğrudan etkilemektedir. Karar problemlerini çözerken her zaman sayısal verilere ulaşmak mümkün değildir. Dolayısıyla niteliksel veriler de karar alma sürecine girmektedir. Oysa karar verici, çoğu zaman bu faktörleri sezgisel olarak göz önünde bulundurmaktadır. Bir diğer güçlük de birden fazla ölçütün etkileşimli olarak göz önünde tutulmasıyla karar alınması durumudur. Analitik Serim Süreci (ASS) bu amaçla geliştirilmiş çok sayıda seçeneğin yer aldığı çok ölçütlü karar problemlerinde en iyi seçeneği bulan bir tekniktir. Çözüm süreci sonucunda problemde yer alan faktörlerin ağırlıkları elde edilmekte, böylece sonucun ortaya çıkmasında hangi ölçüde payları olduğu belirlenmektedir. Bu çalışmada verilerin bulanık olarak tanımlanabildiği ortamlarda, çok ölçütlü karar verme problemlerini, ölçütlerin etkileşimini de göz önüne alarak çözme amacıyla Bulanık ASS yöntemi geliştirilmiştir. Geliştirilen yöntem, gerçek iş hayatında ortaya çıkan bir tesis yeri seçimi problemi üzerinde uygulanarak işletme açısından başarılı sonuçlar elde edileceğini önermiştir.

Analitik ağ süreciAnalitik hiyerarşi yöntemiBulanık mantık
Aşkın Özdağoğlu
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küreselleşme sürecinde ortak teşebbüsler

Şirketlerin kendi ülkeleri dışında ticaret ve yatırım yapmaları tarihte çok eskilere dayanmaktadır. Ancak günümüzde küreselleşme çerçevesinde uluslar arası pazarlardaki şirket bütünleşmeleri yaygınlaşmış, dünyada yabancı sermaye pazarı önem kazanmıştır.Son yıllarda çokuluslu işletmelerin özellikle Ortak Girişim türündeki yatırımlara yöneldikleri görülmektedir. Çokuluslu işletmeleri bu tercihe yönelten sebeplerin başında yatırım oranında meydana gelebilecek azalmayla birlikte söz konusu olabilecek bir takım risklerin yatırım yapılacak ülkenin ortağı ile paylaşılacak olmasından kaynaklanmaktadır. Diğer yandan özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler kendi ülkelerinde üretemedikleri ya da satın alamadıkları teknolojileri yapacakları Ortak Girişim yatırımları ile transfer edebilme imkanına kavuşabilmektedirler.Bu ve buna benzer birçok sebepten ötürü tercik edilen Ortak Girişim anlaşmaları, hem yatırım yapan ülkelerin işletmesi açısından hem de yatırım yapılan ülke ile yatırıma konu olan işletme açısından birçok ayda sağlamaktadır.Ortak Girişim yönteminin avantajları olduğu gibi dezavantajlarının da bulunduğu görülmüştür. Her iki yönünün bilinmesi, önceden gerekli planların yapılması ve önlemlerin alınması ile avantajların çoğaltılması, dezavantajların ise azaltılması, en azından şirketin olumsuz faktörlere karşı hazırlıklı olması gerekmektedirAnahtar Kelimeler: 1) Ortak Girişim, 2) Küreselleşme, 3) Çokuluslu İşletmeler, 4) Gelişmiş ve Az Gelişmiş Ülkeler, 5) Otomotiv Sektörü

Mustafa Kılıç
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

İşletme sorunlarının çözümünde markov karar süreçlerinin kullanılması ve bir uygulama

Teknolojik gelişmelerle yoğunlaşan rekabet ve değişen müşteri ihtiyaçları ile birlikte işletmelerin karar verme sürecinde belirsizlik artmaktadır. Yüksek düzeyde belirsizlik, geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılırken daha objektif kararların verilmesini ve bu doğrultuda işletmelerin çeşitli yönetim bilimi tekniklerini de kullanmasını gerektirmektedir. Geleceğe yönelik planlar yapılırken belirsizlik içeren kararların verilmesinde stokastik yönetim bilimi tekniklerinden biri olan Markov Karar Süreçleri (MDP) yöneticilere destek sağlayabilmektedir. Literatürde işletmelerin pek çok kararına yönelik olarak MDP uygulamalarının gerçekleştirildiği çalışmalar olduğu görülmektedir.Kar maksimizasyonu, maliyet minimizasyonu gibi tek bir amaç ele alındığında MDP'lerinin çözümünde değer iterasyonu, politika iterasyonu ya da Doğrusal Programlama (LP) gibi pek çok yöntem kullanılabilmektedir. LP, diğer yöntemlere kıyasla, çeşitli sistem kısıtlarının da ele alınabilmesine imkan vermesi açısından karar vericilere daha fazla esneklik sağlamaktadır. Ancak, işletmelerin yoğun rekabet ortamında faaliyet gösterirken aldıkları kararlar, birden fazla ve çoğunlukla da birbiriyle çatışan amaçların eş zamanlı olarak ele alınmasını ve tüm bu amaçlara mümkün olduğunca yaklaşmayı sağlayan kararlar verilmesini gerektirmektedir. Çok amaçlı karar verme tekniklerinden biri olan Hedef Programlama (GP) yaklaşımı bu tür sorunların çözümünde kullanılabilmektedir. Çalışmada otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren bir işletmenin üretim/envanter sistemi MDP olarak modellenmekte ve problemin çözümüne yönelik GP modeli oluşturularak işletmenin üç hedefi bir arada ele alınmaktadır. Çalışmanın amacı stokastik yapıdaki çok amaçlı karar problemlerinin çözümü için MDP ve GP yaklaşımlarının bir arada kullanıldığı bütünleşik bir bakış açısı ortaya koymaktır.

Doğrusal programlamaHedef programlamaMarkov karar süreçleri
Aslı Özdemir
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tahakkuk esaslı devlet muhasebesi ve bir örnek uygulama

Devletlerin para ve mali politikalar aracılığıyla ekonominin tüm unsurları ile etkileşim içerisine girişinin günden güne artması, ekonomi içerisindeki mali nitelikteki işlemlerin raporlanmasını temin eden devlet muhasebesi anlayışının kabuk değiştirmesine neden olmuştur. Dolayısıyla tüm dünyada sadece bütçe uygulama sonuçlarını gösteren nakit esaslı devlet muhasebesinden mali içerikli tüm olayların tahakkuk ettiğinde kayıt altına alındığı tahakkuk esaslı devlet muhasebesi sistemine geçiş hızlanmıştır. Küreselleşme olgusu ve Avrupa Birliği, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu gibi dünya çapındaki kuruluşların devlet muhasebesinde yeknesaklığı sağlamak amacıyla yaptığı çalışmalar, Türkiye'de de devlet muhasebesi sisteminin dünya ile uyumlaştırılması çabalarını arttırmıştır.Türkiye'nin yaşadığı ekonomik krizler, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu ile sürdürülen müzakereler, Türkiye'nin mali sisteminin vergi harcamaları gibi uygulamaları nizami bir biçimde raporlayamıyor oluşu mali saydamlık ve hesap verilebilirliği sağlayabilecek bir mali reformun yapılmasını zaruri hale getirmiştir. Bu nedenle 1995 yılında Kamu Mali Yönetim Projesi ile başlayan çalışmalar 2003 yılında 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun çıkarılmasıyla ciddi bir boyut kazanmıştır. Mali reform olarak nitelendirilebilecek bu adım ile Türkiye'de ulusal ekonominin sınıflandırması yapılmış, analitik bütçe oluşturulmuş ve genel yönetim kapsamındaki tüm kuruluşlarda tahakkuk esaslı devlet muhasebesine geçilmiştir.Tez çalışması kapsamında Türkiye'de devlet muhasebesinin gelişim süreci; mali reform gereksinimi, 5018 sayılı yasa ve bu yasa ile beraber ortaya çıkan alt mevzuat çalışmaları analiz edilmiş özellikle de tahakkuk esaslı devlet muhasebe sistemi, çerçeve hesap planı ile birlikte detaylı bir biçimde incelenmiştir. Örnek uygulama kapsamında ise Ege Üniversitesinin muhasebe hizmetlerini gören Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Stratejik Plan, İdari Faaliyet Raporu çerçevesinde üniversitenin mali ve yönetsel yapısı ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Mali Saydamlık, Hesap Verilebilirlik, Kamu Mali Reformu, Nakit Esası, Tahakkuk Esaslı Devlet Muhasebesi.

Oğuz Sabit Ural
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00