
42
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Elektrostatik yüklemenin eriğin dayanım ve depolama süresine etkileri
Ülkemizde toplam meyve üretimi içerisinde erik üretimi 2011 verileri ile 270.000 tonla önemli bir yer tutmaktadır. Genel olarak, Türkiye?de sert çekirdekli meyvelerin muhafazasına ilişkin çalışmalar, yumuşak çekirdekli meyvelerin muhafazasına ilişkin çalışmalardan daha sonra dikkate alınmıştır. Bu yüzden sert çekirdekli meyve türlerinde de hasat sonrasına ilişkin çalışmaların arttırılması gerekmektedir. Bu çalışmada, elektrostatik depolama sisteminden faydalanılarak eriğin yeşil olarak depolanma süresinin ve dayanımının amaçlanmıştır. Elektrostatik depolama sistemin imalatı yapıldıktan sonra iklimlendirilebilir oda koşullarında ön denemeleri ve kalibrasyonu yapılarak denemeye hazır hale getirilmiştir. Denemeler + ve ? elektrik yükleri kategorilerinde -1, -2, -3, 1, 2, 3 volt değerlerinde ve 2-4-6 günlük zaman dilimlerinde gerçekleştirilmiş ve alınan örneklerin değerlendirilmesi ile sonuçlara ulaşılmıştır. Elde edilen verilerden eriklerin renk değişimleri, ağırlık kayıpları, sertlik değerleri, karbondioksit ve etilen miktarları, nem değişimlerine ait sonuçlar değerlendirmeye alınmış ve istatistik analiz yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre meyve sertliği değerlerinde +3 V statik elektrik uygulaması 6. gün sonunda 33.26 N ön plana çıkmıştır. Şeker miktarı değerlendirildiğinde ise % 5.54 ile +3 V uygulaması en iyi sonucu vermiştir. Renk korunumu +2 ve +3 V statik elektrik uygulamalarında parlaklık değeri 49.21 ve 49.25 olarak gerçekleşmiştir. Etilen üretim miktarı bakımından en iyi sonuç +3 V uygulamasında 3 ppm ile gerçekleşmiştir. Karbondioksit üretimi yönü ile +3 V gerilim uygulamasında depolama özellikleri yönü ile en iyi sonuçlar alınmıştır.
Şişirme örtülü sera geliştirilmesi
Yapılan çalışmada seracılık faaliyetlerinde önemli bir gider olan ısıtma maliyetlerinin azaltılması amacıyla, mevcut malzemeler ile yeni bir örtü şekli ve bu örtüye uygun bir konstrüksiyon tasarlanarak, seranın ısı yalıtım etkinliği ve sahaya uygulanabilirliği belirlenmeye çalışılmıştır. Seranın üç boyutlu çizim programları ile modellemenin ardından sahada kurulumu gerçekleştirilmiştir. Çift katlı olarak tasarlanan örtü katmanları arasına belirli basınçta hava verilerek pnömatik devreler ile basıncın sürekli dengede kalması sağlanmıştır. Isıtmasız koşullarda eş zamanlı olarak sera içi ve dışında, ayrıca tek kat PE örtülü farklı bir serada karşılaştırmalı olarak veri kaydedici cihaz ve quantum PAR sensörleri ile sıcaklık ve PAR (fotosentetik aktif radyasyon) ölçümleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda sera maliyeti 130 ¨ / m2 olarak bulunmuştur. Aynı yapıdaki seranın tek kat örtü ile kaplandığı varsayılarak yapılan hesaplamalar sonucunda, şişirme örtünün tek katlı örtüye göre ısı kayıplarını %67,8 oranında azalttığı anlaşılmıştır. Yapılan ölçümler sonucu günlük toplam PAR değerlerinin güneşli geçen saatler toplamına göre değişmekle beraber 2500 – 16000 μmol.m-2.gün-1 arasında değiştiği görülmüştür. Tek kat PE kaplı farklı serayla yapılan karşılaştırmada PAR ve sıcaklık değerleri arasında fark olmadığı anlaşılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında şişirme örtülü seranın mevcut seralara göre önemli ölçüde ısıtma giderlerini düşürebileceği kanısına varılmıştır.
Aydın yöresinde II. ürün dane mısır üretiminde geleneksel toprak işleme ile toprak işlemesiz tarım yöntemlerinin bazı toprak ve bitki özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışmada; Aydın yöresinde II. ürün dane mısır yetiştiriciliğinde uygulanan geleneksel toprak işleme yöntemi ile toprak işlemesiz tarım yönteminin toprağın gravimetrik nem içeriğine, hacim ağırlığına, penetrasyon direncine, arazilere ekilen tohumun tarla filiz çıkış derecesine (TFÇ), ortalama çimlenme süresine (OÇS), çimlenme oranı indeksine (ÇOİ), yetiştirilen mısırın boy, gövde çapı, koçan yüksekliği, koçan çapı, koçan uzunluğu, koçan ağırlığı üzerine etkisi incelenmiş ve bu amaçla 6 farklı deneme parselinde yapılan ölçümler değerlendirilmiştir. Toprak nem içeriği ortalama değerleri 0-10 cm, 10-20 cm ve 20-30 cm derinlik değişimleri için sırasıyla %13.558, %17.306 ve %2.688 olarak ölçülmüştür. Geleneksel toprak işleme yöntemi için ölçülen toprak nem içeriği değerleri genel ortalaması her 0-10 cm,10-20 cm ve 20-30 derinlik için de toprak işlemesiz tarım yöntemine göre daha düşük düzeyde bulunmuştur. ÇOİ'in geleneksel toprak işleme yönteminde toprak işlemesiz tarım yöntemine göre %0.57 daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. En düşük ve en yüksek değerler sırasıyla 0.46 adet/m. gün ile toprak işlemiz tarım yönteminde 0,50 adet/m.gün değerleriyle geleneksel toprak işleme yönteminde gerçekleşmiştir. Penetrasyon direnci değerleri yapılan ölçümler sonucunda 0-10 cm, 10-20 cm ve 20-30 cm derinlik değişimlerinde ortalama olarak sırasıyla 1.03 MPa-1.28 MPa ve 1.71 MPa olarak bulunmuştur. Toprak işlemesiz tarım yöntemi buğday ve ikinci ürün mısır ürün rotasyonunda toprak nemini koruma, daha düşük penetrasyon direnci ve hacim ağırlığı değerleri ile bitki çıkışı ve verim açısından olumlu sonuçlar vermiştir.
Simülasyonla pamuk bitkisinde defolyant uygulamasında püskürtme memesinin farklı konumlarında bazı pülverizasyon karakteristiklerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada, pamukta makinalı hasattan önce uygulanan yaprak döktürücü (defolyant) kullanımında sınır doz değerleri ve farklı meme konumlarının oluşan damla çapı, yüzey kaplama ve birikim miktarlarına etkileri tespit edilmiştir. Çalışmalar kapalı alan denemeleri ve laboratuvar analizleri olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Çalışmalarda yapay pamuk bitkileri kullanılmıştır. Kapalı alan denemeleri GKH ile 2 farklı normda (20-40 L/da) ve 3 farklı meme konumunda (GM, SGM ve GMYA) gerçekleştirilmiştir. Girişim bölgesindeki bitkiler üzerinde bitki yan tarafları ve merkezinin üst-orta-alt olmak üzere 27 adet örnekleme bölgesi belirlenmiştir. Bitkilerin girişim noktalarındaki etkinliğini görebilmek için ise 6 girişim noktası seçilmiştir. Örnekleme bölgelerine birikim miktarı tespiti için birer adet filtre kağıdı, kaplama oranı ve damla çapı tespiti için suya duyarlı kağıtlar yerleştirilmiştir. Yere sürüklenen ilaç miktarını belirlemek için zeminde bitkinin yanlarına ve sıra üzerine örnekleme yüzeyi oluşturulmuştur. Yüzeylerdeki kalıntı miktarları laboratuvar koşullarında analizleri yapılarak spektrofotometre okumasıyla belirlenmiştir. Damla çapları ve kaplama oranları tespiti, görüntü analiz programında gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre defolyant uygulamalarında yaygın olarak kullanılan GMYA meme konumunun 40 L/da ilaç normunda en iyi birikim ve kaplama oranı değeri sağladığı, ayrıca sadece bu meme konumunda yaprak altına ilacın ulaştığı belirlenmiştir.
Söke Ovası'nda II. ürün pamukta toprak işleme, ekim ve dikim yöntemlerinin bazı toprak ve bitki özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışmada; Söke ovasında II. ürün pamukta toprak işleme, ekim ve dikim yöntemlerinin, toprak nem içeriği, hacim ağırlığı, porozite, penetrasyon direnci, agregat büyüklükleri, toprak sıcaklığı, tarla filiz çıkış derecesi, ortalama filiz çıkış süresi, gerçek yapraklılık oranı, bitki boyu, ilk tarak ve çiçeklenme tarihi, tarak ve koza sayısı, kütlü pamuk verimi, birinci el kütlü oranı, çırçır randımanı ve lif kalitesi özelliklerine etkisi incelenmiş ve ölçümler değerlendirilmiştir. Araştırmada, Düze Doğrudan Ekim (DDE), Sırta Doğrudan Ekim (SDE), Azaltılmış Toprak İşlemeli Ekim (ATİ) ve Anıza Fide Dikim (AFD) yöntemleri uygulanmıştır. Araştırmada, toprak nem içeriği sırasıyla AFD, DDE, SDE ve ATİ yönteminde %17.35, %17.29, %16.82 ve %15.87 olarak belirlenmiştir. Toprak penetrasyon direnci değerleri AFD, DDE, SDE ve ATİ yönteminde sırasıyla 1.81 MPa, 1.80 MPa, 1.69 MPa ve 1.30 MPa olarak elde edilmiştir. ATİ yöntemi %58.00 tarla filiz çıkış derecesi (TFÇD) ile ilk sırada yer almış, onu sırasıyla DDE (%56.67) ve SDE (%53.33) izlemiştir. Kütlü verimleri sırasıyla SDE (398.33 kg/da), AFD (374.33 kg/da), DDE (361.67 kg/da) ve ATİ (352.00 kg/da) olarak gerçekleşmiştir. AFD yöntemi, %81 birinci el kütlü oranı ile ilk sırada yer almış, bu yöntemi sırasıyla SDE (%66), DDE (%60) ve ATİ yöntemi (%53) izlemiştir. Çırçır randımanı ve lif kalitesi olarak yöntemler arasında büyük bir fark bulunmamıştır. Söke ovasında sırta buğday ekimi sonrası sırta doğrudan ekim yönteminin II. ürün pamuk tarımında uygulanabileceği, anıza fide dikiminin diğer yöntemlere göre 15-20 gün erkencilik sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Sırta ekim, doğrudan ekim, fide dikimi, II. ürün pamuk
Otomatik köklendirme sisteminde ortam neminin sensörlerle hassas kontrolü
Vejetatif üretim yöntemlerinden birisi de çelikleme ile çoğaltmadır. Klasik yöntem ile yapılan çeliklemede ortam parametrelerinin istenilen düzeyde tutulamaması nedeni ile köklendirme başarısı yüzde olarak düşüktür. Yapılan çalışmalarda çeliklerin köklenme yüzdesinin artırılmasında önemli olan parametrelerden birisinin nem değeri olduğu bilinmektedir. Bilgisayar destekli otomatik köklendirme sisteminde yapılan çalışmada ortam sıcaklığı ve nem değerinin istenilen düzeyde tutulması ile çeliklerin köklenme başarısının arttığı belirtilmiştir. Bu çalışmada otomatik köklendirme sisteminde perlit ortamındaki nem değerinin RSU adaptörlü tansiyometre, Watermark 200SS ve Waterscout SM100 nem sensörlerinin ölçümleri karşılaştırılmıştır. Denemeler, köklendirme masalarında düşük nem (%40), orta nem (%60) ve yüksek nem (%80) ile düşük sıcaklık (18 °C), orta sıcaklık (22 °C) ve yüksek sıcaklık (26 °C) değerlerindedir. Gravimetrik yöntem ile perlit ortamından alınan örneklerin nem değerinin tespiti yapılmıştır. Denemelerde iki nem sensöründe istatistiksel olarak nem ölçüm değerinin perlit sıcaklıkları arasındaki farklılığın anlamlı olduğu bulunmuştur. Otomatik köklendirme sisteminde perlit ortam nem değerini ölçen üç sensör karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, en hassas ölçüm yapan sensörün RSU adaptörlü tansiyometre olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, RSU adaptörlü tansiyometrenin kullanılması önerilmiştir.
Bilgisayar kontrollü ısıtma sisteminde homojen sıcaklık dağılımının testi ve tasarımın geliştirilmesi
Bu tezin temel amacı su ve perlitten oluşan köklendirme ortamında hem dikey hem de yatay yönde ısı dağılımını belirlemektir. İkinci amaç ise köklendirme ortamında daha iyi ısı dağılımı elde etmek için alternatif bir sıcak su borulu ısıtma sistemi tasarımı yapmaktır. Bu nedenle, sıcak su borulu ısıtma sistemi tasarlanmış, yapılmış ve test edilmiştir. Her iki sistemin ısı dağılımı test sonuçları karşılaştırılmıştır. İki ısıtma sisteminin tesadüfi tam blok deneme deseni, üç köklendirme derinliğini, üç sıcaklık (18, 22, 26 oC) ve üç nem seviyelerini (%40, %60, %80) kapsamaktadır. Bu nedenle 54 farklı deneme test edilmiştir. İki sistem arasındaki sensör okumalarındaki farklılıkları belirlemek için bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Deneme desenindeki tüm okumalar arasındaki ilişkide farklılığı belirlemek için varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Sonuçlar, her iki ısıtma sisteminde zamana bağlı sıcaklıkta dalgalanmalarının olduğunu göstermiştir. Ancak, sıcak su borulu sistemde dalgalanma sayılarının düşük olduğu gözlenmiştir. Gerçek zamanlı bilgisayar kontrollü köklendirme sistemleri için köklendirme ortamının ısıtılmasında sıcak su borulu sistemin kullanılması önerilmiştir.
Yardımcı hava akımlı hidrolik bağ - bahçe pülverizatörü için hava yönlendirme elemanının performansının belirlenmesi
Bu çalışmada; Ege Bölgesi'nde geniş alanlarda tarımı yapılan bağların ilaçlama çalışmalarında kullanılan Geleneksel yardımcı hava akımlı hidrolik pülverizatörlere alternatif olarak Geleneksel ilaçlama makinesinin davlumbazına takılmış hava yönlendirme elemanın arasındaki iz maddesi birikim miktarı, yere olan sürüklenme ve kaplama oranlarındaki farklara bakılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Geleneksel makine ile hava yönlendirme elemanı takılı olan makineler (TS 2014 ve TS 2014a) aynı işletme basıncı, aynı tip meme (Geleneksel içi boş konik hüzmeli meme) ve uygulama normunda denenmiştir. Denemelerde Sodium Fluoroscein iz maddesi kullanılmış, iz maddesi birikim miktarları spektrofotometrede belirlenmiştir. Asma bitkisi merkez alt bölgesine yerleştirilen örnekleme noktaları üzerinde kaplama oranı ve iz maddesi dağlım düzgünlüğü ve gerekse toprak yüzeyine sürüklenme açısından en uygun sonuçları TS 2014 vermiştir. Asma bitkisinin girişim üst sağ ve girişim üst merkez bölgelerinde Geleneksel makinenin kaplama oranı ve iz maddesi dağlım düzgünlüğü diğer makinelere göre daha iyi olduğu belirlenmiştir.
Türkiye ve Avrupa Birliğinde ortak makine kullanımı sistemlerinin karşılaştırmalı analizi
Bu çalışmanın amacı Avrupa Birliği ve Türkiye'de ortak makine kullanımı sistemleri arasındaki farklılıkların belirlenmesidir. Avrupa Birliği üye ülkelerinde ortak makine kullanımı sisteminin en yaygın ve verimli kullanıldığı Almanya da makine ringleri ve Fransa'da ise ortak tarım makineleri kullanımı kooperatifinin organizasyon yapısı, işleyişi, faaliyetleri ve hizmetleri bu örgütlerle direk olarak temasa geçilerek elde edilen bilgiler doğrultusunda incelenmiştir. Türkiye'de ise ziraat odaları örneği incelenmiştir. Bu kapsamda Türkiye Ziraat Odaları Birliği üyesi 757 il ve ilçe ziraat odasından basit rastgele örnekleme yöntemiyle belirlenen 207 oda ile 10 soru içeren ortak makine kullanım sistemleri anketi yapılmıştır. Çalışma sonucunda, anket yapılan ziraat odalarının % 53'ünde ortak makine kullanım sisteminin uygulandığı, % 47 odanın ise maddi yetersizlikler nedeniyle makine parkının bulunmadığı tespit edilmiştir. Makine temin şekillerinin oransal dağılımı ise; %36'sı çiftçilerin kendi makine parkından, % 25'i ziraat odasından, %27'si komşu yardımlaşmasıyla, % 9'u bölgedeki diğer kurumlardan, % 2'si tarım makineleri müteahhitlerinden kiralama ve % 1'i ise makine ortaklıklarından olarak tespit edilmiştir. Makine ortaklıklarından temin etme oranı Almanya'da % 52 ve Fransa'da % 45'tir. Çiftçilerin ihtiyacı olan makine ve ekipmanı ziraat odalarından temin etme oranı % 25 ile Türkiye koşullarında yüksek bir rakamdır. Sonuç olarak, Almanya örneği ya da Fransa örneğinin ziraat odaları bünyesinde ya da yeni bir örgütlenmeyle Ülkemizde kurulmasının teşvik edilmesi ve yaygınlaştırılması önerilebilir.
Fesleğen (Ocimum basilicum L.) tohumunun ekim olanakları
Fesleğen (Ocimum basilicum L.) tek yıllık çalı formunda hoş kokulu, kendisine has aroması olan ilaç ve baharat bitkilerindendir. İran, Güney Asya ve özellikle Hindistan kökenli olan fesleğen bitkisi sıcak iklime sahip yerlerde doğal yetiştiği gibi, Fransa, İtalya ve İspanya'da kültürü de yapılmaktadır. Fesleğen tohumlarının çok küçük oluşu, hassas ekim makinası ile ekimini imkansız kılmakta, ayrıca tohum fiyatlarının çok yüksek oluşu sebebiyle serpme ekim uygun olmamaktadır. Ülkemizde fesleğen yetiştiriciliği, tohumlarla saksılara ekilip hobi olarak yapılmakta veya ticari olarak fideden tarlaya şaşırtılarak yapılmaktadır. İçerisinde barındırdığı sayısız yararlı özellikler ve kullanıldığı alanlardaki ihtiyaçlar göz önüne alındığında fesleğen bitkisinin ülkemizde daha geniş alanlarda tarımının yapılması oldukça önem arz etmektedir. Bu çalışmada; fesleğen tohumunun kaplanarak makinalı ekime uygun hale getirilmesi, üretiminin daha kolay ve yaygın olarak yapılması hedeflenmiştir. Bu amaçla fesleğen bitkisinin en uygun karışım ile kaplanması, kaplanmış ve çıplak tohumların fiziko-mekanik özelliklerinin belirlenmesi; pnömatik hassas ekim makinasında ekimi; tarla çalışmalarında, tarla filiz çıkış derecesi, nispi tarla filiz çıkış derecesi vb. incelenmiştir. Araştırmada şahit olarak fide dikimi yapılmıştır. Bu nedenle fidelerin viyollerde sera ortamında yetiştirilmesi, tarlaya şaşırtılması, fide tutma yüzdesi vb. incelenmiştir. Çalışma sonucunda tarlaya makine ile ekilen kaplı tohumlar ile fide olarak dikilen fesleğenlerin 70 gün sonra aynı boya geldiklerinde çalışma sonlandırılmıştır. Kaplı fesleğen tohumlarının makine ile ekimi ve fide dikimi karşılaştırıldığında tohum kaplamanın yetiştiricilik anlamında daha avantajlı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Fesleğen, tohum kaplama, fiziko-mekanik özellikler, makinalı ekim, fide dikim
Piezoelektrik ölçme sistemi ile hassas ekici düzende sıra üzeri tohum dağılım düzgünlüğünü belirleme olanakları
Bu çalışmada tek dane hassas ekim makinasının sıra üzeri tohum dağılım düzgünlüğünü belirlemek amacıyla Piezoelektrik ölçme sistemi tasarlanmıştır. Denemeler fiziksel özellikleri birbirinden farklı tohum çeşitleri (mısır, pamuk, ayçiçeği, karpuz) ile gerçekleştirilmiştir. Piezoelektrik ölçüm sistemin çalışma parametreleri ön denemeler ile belirlenmiştir. Pnömatik hassas ekim makinasında denemeler üç farklı ilerleme hızında (0.5 m/s, 1.0 m/s ve 1.5 m/s) gerçekleştirilmiş ve kabul edilebilir tohum aralığı, ikizlenme oranı, boşluk oranı ve varyasyon katsayısı değerleri saptanmıştır. Yapışkan bant deneme düzeneği ile ölçümler tekrar yapılmış ve elde edilen veriler karşılaştırılmıştır. Her iki deneme süresince zaman ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda piezoelektrik ölçüm sistemine ilişkin en yüksek KETA ortalama değerleri; mısırda 0.5 m/s'de %97.75, pamukta 1 m/s'de %90.24, ayçiçeğinde 1 m/s ilerleme hızında %88.00 olduğu ve bu tohumlar için piezoelektrik ölçüm sisteminin kullanılabilir olduğu saptanmıştır. Çalışmada karpuz tohumu KETA değerleri normal dağılım göstermemiştir. Zaman ölçümü neticesinde, Yapışkan bant deneme düzeneği işlem aşamaları için geçen zamanın, piezoelektrik ölçüm sistemine göre 2.26 kat daha fazla zaman aldığı saptanmıştır.
Küçük kapasiteli elektrikli kendi yürür yem karma ve dağıtma makinesinin bilgisayar destekli tasarımı
Ülkemizde bulunan hayvancılık işletmeleri incelendiğinde işletme başına düşen hayvan sayısının ortalama olarak 3.9 olduğu ve çoğu hayvancılık işletmesinin ya hiç traktöre sahip olmadığı ya da 1 adet traktörü olduğu görülmektedir. Günümüzdeki enerji fiyatlarının yüksekliği ve ülkemiz hayvancılık sektörünün fiziksel durumu da göz önüne alınarak, bu çalışmada, hayvan kapasitesi az olan işletmeler için; mevcut bir traktöre veya harici dönü hareketine ihtiyaç duyan yem karma ve dağıtma makinelerine alternatif olarak, elektrikli kendi yürür yem karma ve dağıtma makinesinin tasarımının yapılması amaçlanmıştır. Yürüme hareketi için ön tekerlek jantları içine monte edilebilen hub tipi 1,5 kW gücünde iki adet elektrik motoru, 1,3 m³ kapasiteli yem karma kazanı için 3 kW anma gücünde elektrik motoru ve 1/28 çevrim oranına sahip redüktör tasarlanmıştır. Yem karma kazanı ve yürüme için gerekli elektrik gücü hesaplamalar doğrultusunda 48 V 125 Ah güce sahip jel aküden karşılanacaktır. Şase mukavemet analizi, motor gücü hesabı, akü kapasitesi hesabı ve invertör hesabı gerçekleştirilmiştir. Şase ve şase bağlantı elemanları için; çatı mukavemet analizi, stres analizi ve yer değiştirme analizleri bilgisayar tabanlı tasarım programı aracılığıyla gerçekleştirilerek sonuçlar ayrıntılı olarak verilmiştir.
Determining the structurel situation and problems of agriculturel machinery manufacturers in Soke
The problems of the agricultural sector are not only limited to the issues of agricultural producers, also the problems cover the manufacturing of agricultural machinery which is one of the sectors that provide input for the agricultural production and adversely it affects the economy of our country. In this study, the existing problems and the reflection of grant support were determined with making survey on 18 different manufactures which are located in Söke district where Söke is forefront in terms of quantity and capacity across our country, According to the results only 34% of the firms were found to be passed to the fabrication stage of large capacity. With not disclosing the grant support programs early firms cannot plan their annual production in a healthy way however it was concluded that firms increase their production between 5% and 30% with the grant support.
Fıstık çamında (Pinus pinea L.) hasat mekanizasyonu üzerine bir araştırma
Fıstık çamı hasadı ülkemizde geleneksel yöntemle yapılmaktadır. Hasadı yapan kişi hiçbir güvenlik önlemi almadan ağaca tırmanmakta ve keye yardımı ile kozalaklara vurarak düşürmektedir. Gelişmiş ülkelerde fıstık çamı hasadı mekanik hasat yöntemleri ile yapılmaktadır. Ancak ülkemizde bilimsel anlamda fıstık çamı hasadına yönelik olarak yapılan bir çalışma bulunmamaktadır. Bu araştırmanın amacı, fıstık çamında mekanik hasadın (dal sarsıcı ile) yapılabilirliğini ortaya koymaktır. Denemeler Aydın ili Koçarlı ilçesi/Mazon bölgesinde bulunan Kızılcaköy de yapılmıştır. Bu çalışmada 3 hasat yöntemi (keye ile hasat, platform yardımı ve keye ile hasat ve platform yardımı ve dal sarsıcı ile hasat) denenmiştir. Deneme alanının 4 yönü (doğu, batı, kuzey ve güney), ağacın 4 yönü (doğu, batı, kuzey ve güney) alınarak çalışma 3 tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, kozalakların M/Fkop oranı 1 den büyük olduğu için makineli hasata uygundur. Yapılan tüm istatistik analizlerinde Yöntem*Yön interaksiyonu önemli bulunmamıştır (P˃0,05). Fıstık çamı hasadında en uygun sarsma süresi 3 s olarak tespit edilmiştir. Dal sarsıcının frekansı 20 Hz ve genliği 55 mm dir. Hasat etkinliği % 100 ve zarar düzeyi sıfır bulunmuşturHasat yöntemlerine göre platform yardımı ve dal sarsıcı ile hasat günümüz şartlarında ekonomik değildir. Keye ile hasat ve platform yardımı ve keye ile hasat yöntemleri karlılık göstermektedir. Ancak keye ile hasat, Çamkese böceği popülasyonunda (Thaumetopoea pityocampa) artışa neden olmaktadır. Bu durum uzun zamanda verim kaybına neden olmakta ve ekonomik sürdürülebilirliği olumsuz etkileyecektir.
Aydın'daki bir yapının elektrik enerjisi gereksiniminin fotovoltaik sistemler ile karşılanma olanakları
Bu çalışmada, kendi elektriğini üretme potansiyeline sahip bölgelerdeki yapıların elektrik enerjisi gereksinimini karşılayacak fotovoltaik bir sistemin tasarımı ve maliyet analizi yapılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda Aydın ilindeki bir yapı esas alınarak, yapıda kullanılan elektrikli aletlerin enerji tüketim değerleri, gereksinim duyulan panel alanları, akü kapasiteleri vb. teknik değerler ile tesis kurulum ve işletme maliyetleri dikkate alınarak amortisman süresi hesaplanmıştır. Çalışmada, elektrik tüketim ve üretim değerleri anlık izlenecek şekilde planlandığından gerektiğinde bazı aletlerin kullanım sürelerinin ya da günün hangi saatinde kullanılacağına izin verecek şekilde planlanmıştır. Tüketimin fazla olduğu zaman dilimlerinde çalışan cihazların (çamaşır, bulaşık makinesi gibi.) daha uygun yani tüketimin daha az olduğu zaman diliminde çalıştırılması yönünde senaryo değişikliklerine izin veren program ile yapılan hesaplamalarda kurulması öngörülen fotovoltaik sistemin 11 (on bir) yılda kendini amorti edebileceği bulunmuştur. Şebeke elektriğine göre ucuz olması fotovoltaik sistemin kullanılabilir olduğunu ortaya koymuştur.
İki farklı olgunlaşma döneminde, farklı parçalama boyutu ve sıkıştırma basıncının mısır silajının kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışma farklı olgunlaşma döneminde, farklı parçalama boyutu ve sıkıştırma basıncının mısır silajının kalitesi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla; 1/4 ve 1/2 süt çizgisi olgunluk dönemlerinde tek sıralı silaj makinesi ile hasat edilen silajlık mısır, hasat anında ortalama 18 ve 22 mm boyutlarında kıyılmıştır. Elde edilen mısır hasılı, 2 litrelik PVC tüpler içerisine, 1 ve 2 MPa basınç değerlerinde sıkıştırılarak tam dolu halde ağızları kapatılıp fermantasyona bırakılmıştır. Doksan günlük fermantasyon sürecinden sonra mısır silajlarının fiziksel ve kimyasal analizleri yapılmış ve silaj kaliteleri belirlenmiştir. Hasat döneminin ilerlemesi ile pH, kuru madde (KM), ham kül (HK), ham yağ (HY), nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF), asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF) ve metebolik enerji (ME) değerleri KM'de % olarak sırasıyla 3.83-3.88, 31.94-33.98, 4.82-5.32, 2.94-2.43, 37.89-43.76, 24.09-27.04 ve 2.32-2.20 Mcalkg-1 olarak belirlenmiştir (p<0.01). Ayrıca hasat döneminin ilerlemesine bağlı olarak Flieg puanı (FP) 115.74 den 117.62 değerine yükselmiştir (p<0.05). Sıkıştırma basıncının arttırılması, pH, HY ve ham protein (HP) seviyelerini sırasıyla 3.84-3.87, 2.62-2.75 ve 7.60-7.77 değerleri arasında değiştirmiştir (p<0.01). Kıyma boyutunun arttırılması lignin değerini 3.28'den 3.48 değerine yükseltmiştir (p<0.05). Çalışmada elde edilen silajların tümü Flieg eşitliğine göre 100 puanın üzerinde puan almış pekiyi silaj kalite sınıfında silajlardır. Çalışmaya göre 1/4 veya 1/2 süt çizgisinde hasat edilen mısırın, 17-20 mm boyutlarında kıyılması ve 1 MPa basınç ile sıkıştırılmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Antalya ili sera sebzeciliğinde mekanizasyon işletmeciliği verilerinin belirlenmesi ve optimum seçim modellerinin oluşturulması üzerine bir araştırma
ÖZET ANTALYA İLİ SERA SEBZECİLİĞİNDE MEKANİZASYON İŞLETMECİLİĞİ VERİLERİNİN BELİRLENMESİ ve OPTİMUM SEÇİM MODELLERİNİN OLUŞTURULMASI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Murad ÇANAKÇI Doktora Tezi, Tarım Makinaları Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr. İbrahim AKINCI Ocak 2005, 168 Sayfa Bu çalışmada; Antalya ili sera sebzeciliğinde, işletmelerin genel ve mekanizasyon özellikleri ile mekanizasyon işletmeciliği verileri belirlenmiş ve işletmelere uygun optimum traktör gücü ve tarım makinaları büyüklükleri saptanmıştır. Araştırma bölgesinde mekanizasyon işletmeciliği veri tabanının oluşturulmasına yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasında sahil şeridinde yer alan Merkez, Gazipaşa, Kumluca, Kale ve Kaş olmak üzere toplam 5 ilçe dikkate alınmıştır. Tarımsal üretim işlemlerinde kullanılan tarım makinalarının çalışma parametreleri ile bu makinaların güç ve enerji gereksinimlerinin belirlenmesi için sera denemeleri yapılmıştır. Optimum traktör kuyruk mili gücü ve tarım makinaları büyüklüğünün belirlenmesinde "En Düşük Giderli Seçim Yöntemi" kullanılmıştır. Yöntemde yer alan eşitliklerin çözümü için MS Excel programında spreadsheet model oluşturulmuştur. Spreadsheet modelde 5 farklı üretim alanı ve 1 8 farklı işletme özelliği değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda; bölge sera sebzeciliği işletmeleri için tarımsal mekanizasyon işletmeciliği verileri belirlenmiş, bu verilere göre optimum traktör gücü ve tarım makinaları büyüklükleri saptanmıştır. Optimum traktör gücüne üretim alanı, ürün deseni, işlem sayıları ve taşıma uzaklığının, tarım makinaları büyüklüğüne ise üretim alanı, ürün deseni, işlem sayıları ve traktör yıllık kullanım süresinin etkili olduğu belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER : Sera sebze yetiştiriciliği, tarımsal işlemler, mekanizasyon işletmeciliği, makina giderleri, makina kullanım modelleri, makina seçimi, Antalya JÜRİ : Prof. Dr. İbrahim AKINCI Prof. Dr. Aziz ÖZMERZİ Prof. Dr. Alim IŞIK Doç. Dr. Ahmet KÜRKLÜ Yrd. Doç. Dr. İbrahim YILMAZ
Hassas ekimde farklı tip gömücü ayak ve derinlik ayar sistemlerinin ekim kalitesine etkisi
ÖZET HASSAS EKİMDE FARKLI TİP GÖMÜCÜ AYAK ve DERİNLİK AYAR SİSTEMLERİNİN EKİM KALİTESİNE ETKİSİ Davut KARAYEL Doktora Tezi, Tarım Makinaları Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Aziz ÖZMERZİ Ocak 2005, 150 sayfa Bu araştırma hassas ekimde farklı gömücü ayak (balta, çapa, tek disk ve çift disk) ve derinlik ayar sistemlerinin (arka ve yan tekerlek) tohum dağılımı, tarla filiz çıkış oram, filiz çıkış süresi ve toprağın bazı fiziksel özelliklerine etkisini belirlemek için mısır (zea mays L.) ve karpuz (citrullus vulgaris) tohumlan kullanılarak yapılmıştır. Tohum dağılımım belirlemek için tohumların toprak içindeki yatay ve düşey dağılımları araştırılmıştır. Yatay düzlem tohum dağılımını belirlemek için tohumların sıra üzeri uzaklık ve sıradan sapmaları, düşey düzlem tohum dağılımım belirlemek için ise ekim derinliği değerleri ölçülmüştür. Ekim derinliği ve sıradan sapmayı bir arada değerlendirmek için tohumların düşey düzlemdeki dağılım alanları hesaplanmıştır. Filiz çıkış süresini belirlemek için ise ortalama çıkış süresi (OÇS) ve jçıkış oram indeksi (ÇOI) değerleri hesaplanmıştır. Araştırma kapsamında gömücü ayakların toprağın fiziksel özelliklerine etkisini belirlemek için ekim sonrası toprak nemi değişimi, toprak kabarması ve toprak penetrasyon direnci değerleri ölçülmüştür. Denemeler iki farklı tarlada tekrarlanmıştır. Araştırma sonunda özellikle düşey düzlemdeki tohum dağılımı açısından en iyi gömücü ayağın balta gömücü ayak olduğu saptanmıştır. Derinlik ayar ve kontrolü içinyan tekerlek kullanımı bütün gömücü ayaklarda düşey düzlem tohum dağılmamı iyileştirmiştir. Bu etki çapa gömücü ayak ile yapılan denemelerde daha belirgindir. Bu nedenle; özellikle çapa gömücü ayaklarda daha iyi düşey düzlem tohum dağılımı için yan tekerlek kullanılmalıdır. En yüksek tarla filiz çıkış oram balta ve çift diskli gömücü ayaklarda elde edilmiştir. En düşük OÇS ve en yüksek ÇOI değerleri balta ve çift diskli gömücü ayaklarda elde edilirken, çapa gömücü ayakların ekim derinliğinin fazla obuası OÇS'yi artırmış ve dolayısıyla ÇOI'yi azaltmıştır. Çapa gömücü ayak toprağı daha fazla kabartması nedeniyle ekimden hemen sonra tohum bölgesindeki toprak nemini artırmasına karşın ekimden sonraki günlerdeki nem kaybını da artırmıştır. Balta, tek diskli ve çift diskli gömücü ayaklar ekim derinliğindeki toprağı bastırmış ve bastırılmış bir çizi tabanına ekim yapmışlardır. ANAHTAR KELİMELER: Ekim makinası, hassas ekim, gömücü ayak, ekim derinliği, tohum dağılımı, mısır, karpuz. JÜRİ : Prof. Dr. Aziz ÖZMERZİ Prof. Dr. Rahmi KESKİN Prof. Dr. Osman YALDIZ Prof. Dr. İbrahim AKINCI Doç. Dr. Cengiz TOKER
Güney Ege koşullarında I.ürün buğday ve II.ürün tane mısır ekiminde farklı toprak işleme yöntemlerinin teknik ve ekonomik yönden incelenmesi
Bu çalışma Güney Ege Bölgesi koşullarında; Dalaman Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü'nde 2012 ve 2013 ekim sezonunda yürütülmüştür. Araştırmada I.ürün buğday ve II.ürün tane mısır ekiminde farklı toprak işleme ve ekim yöntemleri teknik ve ekonomik yönden incelenmiştir. Tesadüf parselleri deneme desenine göre yürütülen tarla denemelerinde farklı toprak işleme yöntemlerinin (Geleneksel, Koruyucu 1, Koruyucu 2 ve Doğrudan ekim) tane mısır ve buğday tarımında bitki gelişimine ve verimine olan etkileri açısından karşılaştırılmıştır. Çalışmada makinaların yakıt tüketimi ve iş başarısı, bitkiler ile ilgili ortalama çıkış zamanı, tarla filiz çıkış derecesi, bitki boyu, bin tane ağırlığı ve verim, toprak ile ilgili ekim zamanı nem, hacim ağırlığı, penetrasyon direnci, belirlenmiş ve yöntemlerin toprak parçacık dağılımı, toprak tuzluluğu ve organik madde içeriğine olan etkileri incelenmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucu toprak işleme yöntemlerinin hem mısır ve hem buğday verimine etkisi önemli bulunmuştur. En yüksek mısır verimi geleneksel toprak işleme yönteminde ve en düşük verim ise doğrudan ekim yönteminde bulunmuştur. Buğday ekiminde ise en yüksek dane verimi birinci yıl doğrudan ekim yönteminde bulunurken, ikinci yıl ise geleneksel toprak işleme ve ekim yönteminde bulunmuştur. Yöntemler arası istatistik olarak önemli fark bulunmamıştır. Buğday ekiminde en düşük verim koruyucu toprak işleme 2.yönteminde elde edilmiştir. Yöntemler arasında en düşük yakıt tüketimi doğrudan ekim yönteminde bulunurken en yüksek yakıt tüketimi geleneksel toprak işleme yönteminde tespit edilmiştir. İş başarısının en yüksek değeri doğrudan ekim yönteminde bulunmuş, en düşük değerler ise geleneksel toprak işleme ve koruyucu toprak işleme 1.yönteminde hesaplanmıştır. Ekonomik analizlerinde mısır ekimi için en yüksek çıktı/girdi oranı geleneksel toprak işleme + ekim yönteminde bulunurken, buğday ekiminde en yüksek çıktı/girdi oranı doğrudan ekim yönteminde elde etmiştir. Anahtar Sözcükler: birinci ürün, ikinci ürün, buğday, mısır, toprak işleme, doğrudan ekim, ekonomik analiz
Tek dane ekici düzen performansının optimizasyonuna yeni bir yaklaşım: Akıllı vakum diski
Bu çalışmanın amacı vakum prensibine göre çalışan tek dane ekim makinası ekici düzen performansının optimizasyonunu sağlamak ve bu amaçla öngörülen yeni bir yaklaşımın sınanmasıdır. Yapılacak olan yeni yaklaşımın esasını, tek dane olarak ekilecek tohumlara uygun delik çapını ve göz önüne alınan iki değişkeni (disk çevre hızı ve vakum miktarı) belirlemeye yönelik ve üzerinde her biri farklı çaplarda deliklerin bulunduğu akıllı disk oluşturmaktadır. Sözkonusu bu yaklaşımla dört farklı tohum ve iki adet farklı çaplardaki küresel materyaller ile çalışmada ekici düzenin tek dane yakalama, ikizleme ve boşluk oranı performansını elde etmeye yönelik denemeler gerçekleştirilmiştir. Denemeler vakum diski çevre hızı ve vakum miktarına bağlı olarak ve her bir değişken için beş seviyeli olarak Tepki Yüzeyleri Metodolojisi uyarınca gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler ve geliştirilen matematiksel model sonuçları kullanılarak en uygun koşullarda yapışkan bant denemeleri gerçekleştirilmiş ve tek dane yakalama oranının sıra üzeri dağılım düzgünlüğünün bir göstergesi olup olmadığının sınaması yapılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda farklı delik çaplarından oluşan akıllı vakum diskinin, tohuma ya da küresel materyale özgü delik çapı ve diğer iki değişkeni belirlemede son derece etkin bir rol oynadığı saptanmıştır.
Bağlarda etkin ilaçlama için değişken düzeyli püskürtme sistemi tasarımı
Bağcılık, ülkemiz ekonomisi için ayrı öneme sahip bir tarımsal faaliyettir. 2013 yılı FAO istatistiklerine göre dünya üretiminde 6. sırada yer alan ülkemiz kuru üzüm üretimi ve ihracatında dünya birincisidir. Türkiye'nin toplam Dünya ihracatı içerisindeki payı dış piyasa koşulları ve rekolte durumuna göre ortalama % 40 civarındadır. 2013 yılındaki üzüm ihracatımızın parasal değeri 500 milyon $'ın üzerine çıkmıştır. Bu veriler göz önüne alındığında ihraç edilen kuru üzümlerin kalıntı problemi nedeniyle geri iade edilmesinin ülke ekonomisine olacak olumsuz etkileri daha iyi anlaşılmaktadır. Ege Bölgesinde, özellikle Manisa ve çevresindeki bağlarda hastalık ve zararlılar ile mücadele için yılda 27'ye varan sayıda tarım ilacı uygulamaları yapılmaktadır. Ülkemizdeki bağlarda yaygın olarak yüksek hacimli uygulama yapılması da göz önüne alındığında, ilaçlama maliyeti artışının yanı sıra sürüklenme ve ilaç kayıplarının çevreye olan etkileri gibi olumsuzluklar da söz konusu olmaktadır. Tarımsal ilaçlama uygulamalarında ilaç kullanımının azaltılmak istenmesindeki nedenleri; ilaç maliyetini azaltmak (dolayısıyla üretim maliyetlerini düşürmek) ve çevre kirliliğini azaltmak (dolayısıyla çevre ve doğal yaşama verilen zararı düşürmek) şeklinde sıralanabilir. Bu çalışmanın amacı, asma bitkisini tespit ederek yeşil aksam hacmini hesaplamak ve hesaplanan hacme bağlı olarak püskürtme miktarını ayarlayan bir sistem oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda lazer sensör, solenoid valfler, basınç regülatörleri ve elektronik kartlar kullanılarak ticari olarak üretimi olan yardımcı hava akımlı bağ-bahçe pülverizatörü üzerinde gerekli modifikasyonlar yapılmıştır. Denemeler geliştirilmiş olan akıllı püskürtme sistemi ile asma bitkisinin 3 farklı gelişme dönemini temsil eden farklı yapay asma bitkileri kullanılarak yapılmıştır. Çalışmada, geliştirilen makina ile geleneksel tipte bir ilaçlama makinası püskürttükleri sıvı miktarları ve performansları bakımından karşılaştırılmışlardır. Yapılan denemeler sonucunda akıllı püskürtme sistemi ile özellikle çiçeklenme dönemini temsil eden yapay asma bitkisinde %50'ye varan oranda daha az sıvı püskürtülmüştür. Ayrıca akıllı püskürtme sistemi, geleneksel makinaya göre daha iyi iz maddesi birikim miktarı, daha fazla kaplama oranı ve daha az sürüklenme miktarı sağlamıştır.
Silajlık mısır hasat makinası kıyıcı bıçaklarının termal püskürtme yöntemi kullanılarak kesme etkinliğinin artırılması
Bu tez çalışmasında ülkemizde yaygın olarak kullanılmakta olan tek sıra silajlık mısır hasat makinaları kıyıcı bıçaklarının kesici yüzeyi özel metalik toz karışımlarla termal püskürtme yöntemi kullanılarak kaplanıp, bıçakların kesme etkinliğinin ve kesme kalitesinin değişimi incelenmiştir. Ayrıca kesme kenarında oluşan körelme süresi uzatılarak yakıt tasarrufunun sağlanması ve kesme kalitesinin daha uzun süre korunması amaçlanmıştır. Çalışmada tek sıra silajlık mısır hasat makinası kullanılarak üç bıçak türü denenmiştir. Bunlar; şahit bıçak (S), kaplama (A) bıçağı ve kaplama (B) bıçağı olarak adlandırılmıştır. Ana kaplama malzemesi olarak WC esaslı toz alaşımlar kullanılmıştır. Kaplama A bıçağının içeriği; WC-Ni-Cr-Co-B-Si toz alaşımı, kaplama B bıçağının ise WC-Ni-Cr-B-Si toz alaşımıdır. Şahit bıçakta herhangi bir işlem yapılmamıştır. Her üç bıçakla da mısır hasadı yapılmıştır. 30 da'lık hasat sonunda A bıçağının saatlik yakıt tüketimi ortalama 5,66 Lh-1 olurken, B bıçağı için 7,07 Lh-1, S bıçağı için ise 7,31 Lh-1 olarak belirlenmiştir. Bıçakların 30 da'lık hasadında ortalama güç ihtiyacı değerleri A bıçağının 21,9 kW, B bıçağının 23,5 kW, S bıçağının için ise 25,8 kW'dır. S bıçağı, A ve B bıçaklarına göre daha yüksek güç tüketimine sahiptir. A bıçağının ortalama güç ihtiyacı ve yakıt tüketim değerlerinin diğer iki bıçaktan (B-S) belirgin şekilde farklı (daha düşük) olduğu görülmüştür. Ürününün hedeflenen kıyma boyu değerinin A bıçağıyla % 91,8 oranında sağlandığı saptanmıştır. Anahtar sözcükler: Hasat makinası, Toz kaplama, Yakıt tüketimi, Silaj, Kıyıcı bıçak
Doğrudan ekim makinalarında tek diskli tip gömücü ayak açılarının farklı anız koşullarındaki performansı üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, doğrudan hububat ekim makinalarında yaygın olarak kullanılan, tek diskli tip bir gömücü ayağın, farklı disk açıları, düşey ağırlıklar ve anız koşullarında kullanılarak; diske etki eden kuvvetlere, anız dağılımına, çizi özelliklerine ve bazı toprak fiziksel özelliklerine olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kontrollü toprak kanalı koşullarında yürütülen araştırmada, faktör olarak; beş disk yön açısı (0, 5, 10, 15 ve 20°), beş disk durum açısı (0, 2,5, 5, 7,5 ve 10°), üç düşey disk ağırlığı 50 kg (491 N), 100 kg (981 N) ve 150 kg (1472 N) ve buğday, mısır anızı ile anızsız toprak koşulları dikkate alınmıştır. Araştırma, şansa bağlı tam bloklar deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre, yön açısının artması, diske etki eden düşey ve yatay kuvvetlerin artmasına yol açmış ve 0° yön açısında minimum, 20° yön açısında ise maksimum değerler elde edilmiştir. Yön açısına göre diske etki eden düşey kuvvetler 321,5 N ile 373,4 N arasında ve yatay kuvvetler ise, 92,2 N ile 131,3 N arasında değişmiştir. Disk durum açısı büyüdükçe azalan yatay kuvvetler 122,7 N ile 103,7 N arasında değişirken, düşey kuvvetler 335,1 N ile 360,6 N arasında değişmiştir. 7,5 ve 10° disk durum açısının genel olarak daha iyi sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. 0° disk yön açısında; gömücü ayağa etki eden kuvvetler, çizi profili, anız dağılım mesafesi, sürüklenen anız ve kesilen anız miktarı değerlerinde daha iyi sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca, diğer yön açılarına göre 0° disk yön açısında %63 ile daha yüksek anız kaplama oranı elde edilmiştir. Buna karşın, 0° yön açısında anızın gömülme miktarı ve derinliği daha fazla olurken, tohumun üzerinin kapatılması için gerekli toprak kabarma miktarı yeterli olmamıştır. Disk üzerine uygulanan düşey ağırlığın artması; diske gelen kuvvetleri, çizi genişliğini, çizi kesit alanını, toprak kabarma alanını, anız dağılım mesafesini, sürüklenen ve gömülen anız miktarını ve anız gömülme derinliğini arttırmıştır. Tek diskli tip gömücü ayak için 50 kg düşey ağırlık uygulamasının mevcut koşullara göre yeterli olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmada, anız kaplama oranı mısır anızında %46 ve buğday anızında %70 olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, tek diskli tip gömücü ayağın buğday anızını kesme başarısı mısır anızına göre daha iyi bulunmuştur.
Pülverizatör memelerinde püskürtme paterni değişkenlerinin doğrusal hareketli simülatörde belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı; pülverizatör memelerinin püskürtme paterni özelliklerini belirlemek için deneysel ve istatistiksel bir model ortaya koymaktır. Bu amaçla, pülverizatör memelerinde püskürtme paterni testlerini gerçekleştirmek için geliştirilen hız kontrollü doğrusal hareketli bir simülatör kullanılmış ve yapılan testler paternatör bulgularıyla karşılaştırılmıştır. Püskürtme paterni testlerinde 20 adet içi boş konik hüzmeli meme plakası kullanılmıştır. Püskürtme uygulamaları 4 bar sabit işletme basıncı ve 80 cm sabit püskürtme yüksekliğinde yapılmıştır. Doğrusal hareketli simülatör testlerinde püskürtme paterni için suya duyarlı kartlar kullanılmış ve denemeler 100 lt ha-1, 150 lt ha-1 ve 200 lt ha-1 uygulama hacimlerinde yapılmıştır. Denemelerde püskürtme paterniyle ilgili püskürtme genişliği, meme hüzme açısı, çarpıklık katsayısı, basıklık katsayısı, püskürtme paterni düzgünlüğü (patern CV'si) ve 50 cm meme aralığında hacimsel dağılım düzgünlüğü (CV@50 cm) değişkenleri belirlenmiştir. Ayrıca her bir meme plakasında debi, yüzey kaplama oranı ve damla yoğunluğu ölçümleri yapılmıştır. Diskriminant analizi sonuçlarına göre meme plakalarını tanımlayan ayırma fonksiyonlarının meme plakalarını doğru sınıflandırma oranı paternatör testlerinde %85.0; 100 lt ha-1, 150 lt ha-1 ve 200 lt ha-1'da yürütülen simülatör testlerinde sırasıyla %88.3, %91.7 ve %95.0 olarak bulunmuştur. Eşli karşılaştırma testi sonuçlarına göre püskürtme paterni açısından paternatör ve simülatör testleri, patern CV'si ve çarpıklık değişkenleri hariç çok önemli düzeyde farklı bulunmuştur. Ancak her iki yöntem arasındaki korelasyonun anlamlı olduğu saptanmıştır. Doğrusal hareketli simülatörde yürütülen denemelerde en uygun uygulama hacminin 150 lt ha-1 olduğu belirlenmiştir. Meme debisi kontrolünde ±%10 debi sınırının dışında 5 adet memenin olduğu saptanmıştır. Paternatör testlerinde 11 adet ve 150 lt ha-1'da yürütülen simülatör testlerinde 14 adet memenin püskürtme paterni açısından farklı olduğu tespit edilmiştir. Simülatör testlerinde tespit edilen meme plakaları, debi sapma sınırı ve paternatör testlerinde tespit edilen meme plakalarını kapsamıştır. Sonuç olarak doğrusal hareketli simülatör testlerinde püskürtme paterni açısından düzgün olmayan memelerin yüksek bir doğrulukla tespit edilebileceği saptanmıştır. Görüntü işleme tekniği açısından yapılan değerlendirmelerde suya duyarlı kart görüntülerinde belirlenen değişkenler arasında önemli ilişkilerin olduğu saptanmıştır. Kart görüntülerinin gri tonlama seviyesi (Gs) ve yüzey kaplama oranı (Yk, %) değişkenleri arasında eşitliği (Y_k=-0.00094∙G_s^2-0.143∙G_s+86.03 ) olan polinamiyal bir ilişki (R2= 0.941) bulunmuştur. 2017, 97 sayfa Anahtar Kelimeler: Konik hüzmeli meme, meme hüzme açısı, püskürtme testi, uygulama hacmi
Poliasetal (POM) meme plakalarında püskürtme açısına etki eden faktörler ve pülverizasyon karakteristikleri
Bu çalışmanın amacı; konik hüzmeli meme plakalarında orifis çapı, girdap plaketi ve püskürtme basıncı değişkenlerinin püskürtme açısı, akış katsayısı ve pülverizasyon karakteristiklerine olan etkisini belirlemektir. Denemelerde 1.0 mm, 1.2 mm, 1.6 mm, 2.0 mm ve 2.4 mm orifis çaplı meme plakaları ile mavi (2-slot), kahverengi (3-slot), sarı (2-slot) ve paslanmaz çelik (2-slot) girdap plaketleri kullanılmıştır. Tüm uygulamalar 2, 4, 6, 8 ve 12 bar püskürtme basıncında yapılmıştır. En yüksek debi paslanmaz çelikle, en düşük mavi girdap plaketiyle elde edilmiştir. Püskürtme açısı değişiminde meme orifis çapı, girdap plaketi ve püskürtme basıncının etkisi istatistiksel açıdan çok önemli bulunmuştur. Sabit basınçta ve aynı orifiste düşük debi sağlayan meme plakalarında püskürtme açısının arttığı, yüksek debide ise azaldığı saptanmıştır. En yüksek püskürtme açısı mavi girdap plaketinde, en düşük paslanmaz çelikte ölçülmüştür. Eğri tahminleme metoduna göre meme orifis çapı ve girdap plaketi kombinasyonlarında püskürtme açısı ve basınç arasında yüksek R2'li polinamiyal fonksiyonlar elde edilmiştir. Standart 3 bar basınç seviyesinde orifis çapı 1.0 mm, 1.2 mm, 1.6 mm, 2.0 mm ve 2.4 mm olan meme plakalarında nominal püskürtme açısı sırasıyla 49°-60°, 60°-72°, 74°-85°, 80°-97° ve 89°-101° aralığında değişmiştir. Meme orifis gruplarında püskürtme açısı belirli bir basınç seviyesinin üzerinde stabil bir aralıkta değişmiştir. Orifis çapı 1.0 mm olan meme plakasında püskürtme açısının sabit kaldığı en düşük basınç değeri 6 bar; 1.2 mm ve 1.6 mm orifis çaplı meme plakalarında 4 bar ve 2.0 mm ve 2.4 mm orifis çaplı meme plakalarında 2 bar olarak belirlenmiştir. Orifis çapı 1.0 mm, 1.2 mm, 1.6 mm, 2.0 mm ve 2.4 mm olan meme plakalarında ortalama akış katsayısı sırasıyla 0.411, 0.362, 0.285, 0.236 ve 0.201 olarak saptanmıştır. Bu durum meme orifis çapı arttıkça akış katsayısının, buna bağlı olarak meme orifis çıkışında damla hızının azalmasına neden olmuştur. Meme plakası ve girdap plaketi kombinasyonlarda damla hızı 3.63-22.13 m s-1 aralığında değişmiş ve püskürtme basıncı arttıkça damla hızının da arttığı görülmüştür. Konik hüzmeli memelerde 2-12 bar basınç aralığında damla çapının 76.3-219.0 µm aralığında değiştiği ve çoğunlukla çok ince ve kısmen ince ve orta yapılı damlaların üretildiği belirlenmiştir. Püskürtme basıncındaki artış damlanın kinetik enerjisini değiştirmemiştir. Ancak meme orifis çapı arttıkça damlanın sahip olduğu kinetik enerji azalmıştır. Püskürtme basıncı arttıkça damlanın terminal hızı azalırken, meme orifis çapındaki artış terminal hızın artmasını sağlamıştır. Püskürtme basıncı 2 bar olduğunda damlanın orifisten itibaren havada serbest kaldığı mesafe artmıştır. Meme orifis gruplarında püskürtme basıncı 2 bar olduğunda ortalama sürüklenme %8.5-%13.5 aralığında değişirken, 12 bar basınçta artarak ortalamalar %15.3-%19.9 aralığında değişmiştir. Konik hüzmeli memelerde püskürtme karakteristiklerini tanımlayan değişkenler arasında korelasyon analizi yapılmış ve önemli bulunan değişkenler arasındaki ilişki eşitliklerle gösterilmiştir.
Doğrudan ekim makinelerinde farklı diskli tip gömücü ayakların çizi profili ve çeki kuvveti yönünden karşılaştırılması
Toprak kanalı koşullarında yürütülen bu araştırmada, doğrudan hububat ekim makinalarında yaygın olarak kullanılan, tek diskli tip beş farklı gömücü ayağın, farklı toprak nem düzeyleri, toprak sıkışma seviyeleri ve iş derinliklerinde bazı toprak fiziksel özelliklerine, çizi özelliklerine ve disklere etki eden kuvvetlere olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Faktör olarak; beş farklı tip disk (dalgalı, düz, kertikli, konkav, yivli), iki farklı toprak nem düzeyi (%12, %18), iki farklı sıkışma seviyesi (2 MPa, 3MPa) ve iki farklı iş derinliğinin (50 mm, 75 mm) dikkate alındığı araştırma, bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre; gömücü ayaklara etki eden düşey kuvvetler yönünden düz tip diskte en düşük, konkav tip diskte ise en yüksek düşey kuvvet tespit edilmiştir. Çeki kuvvetinde, en yüksek değer dalgalı tip diskte meydana gelirken, en düşük çeki kuvveti değeri kertikli tip diskte tespit edilmiştir. Disklere etki eden yan kuvvetlere bakıldığında ise kertikli tip diskte minimum yan kuvvet meydana gelirken, konkav tip diskte en yüksek yan kuvvet değeri ortaya çıkmıştır. Gömücü ayak geçişinden sonra çizi tabanından yapılan penetrasyon direnci ölçümlerinde; en fazla sıkışmaya 0-5 cm derinlikte yivli tip disk, 5-10 cm derinlikte kertikli tip disk ve 10-15 cm derinlikte ise konkav tip disk meydana getirmiştir. Çizi kenarından yapılan penetrasyon direnci ölçümlerinde ise 0-5 cm ölçüm derinliğinde kertikli tip disk, 5-10 cm derinlikte düz ve dalgalı tip diskler ve 10-15 cm derinlikte düz tip disk en düşük sıkışma değerine yol açmıştır. Hem çizi tabanından hem de çizi kenarından elde edilen sonuçlarda, bitki gelişimini engellemeyecek, ortalama 2 MPa altında sıkışma değerleri elde edilmiştir. Çalışmada, düşey, yatay ve yan kuvvet gereksiniminin gevşek ve az nemli topraklarda daha az, sıkışmış ve nemli topraklarda daha fazla olduğu belirlenmiştir. Açılan çizi profilleri her ne kadar birbirine benzer olsa da batma derinliğinin 75 mm olduğu koşullarda çizi profilinin daha belirgin olduğu görülmektedir. Her bir gömücü ayağın %18 nem içeriği ve 3 MPa sıkışma seviyesinde açmış olduğu çizi profilleri, %12 nem ve 2 MPa sıkışma seviyesindeki profillere göre daha temiz ve istenilene yakın olduğu tespit edilmiştir.
Erzurum ili Pasinler ilçesinde bitkisel üretim yapan işletmelerde ortak makine kullanımı, ortak makine kullanımında karşılaşılan sorunlar, işletmelerin sosyal ve ekonomik yapısına en uygun ortak makine kullanım modelinin tespiti
ÖZET Y. Lisans Tezi ERZURUM İLİ PASİNLER İLÇESİNDE BİTKİSEL ÜRETİM YAPAN İŞLETMELERDE ORTAK MAKİNA KULLANIMI, ORTAK MAKİNA KULLANIMINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR, İŞLETMELERİN SOSYAL VE EKONOMİK YAPISINA EN UYGUN ORTAK MAKİNA KULLANIM MODELİNİN TESPİTİ Cihat YILDIZ Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Makinaları Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Yücel ERKMEN Bu çalışmada, Erzurum ili Pasinler ilçesindeki bitkisel üretim yapan işletmelerde ortak makina kullanım olanaklarının belirlenmesi amaçlanmış, bu amaçla ilçede bitkisel üretim yapan 227 işletmede anket çalışması yapılmış, işletme sahiplerinin bireysel örgüt ortak makina kullanım modellerinden hangilerini kendilerine daha uygun buldukları saptanmıştır. Anket çalışması sonucunda işletme sahiplerinin makina birliklerini kendi yapılarına daha uygun buldukları belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ilçede ortak makina kullanımı uygulama çalışması yapılmış, anket sonuçlarına göre işletme sahiplerinin kendi yapılarına daha uygun buldukları makina birliği uygulamaya geçirilmiştir. Ancak uygulama sonucunda işletme sahiplerinden beklenen ilgi görülememiştir. Buna karşın uygulamada işletme sahiplerinin, makina müteahhitliği ve makina ortaklıklarını tercih ettikleri belirlenmiştir. 2002, 109 sayfa Anahtar kelimeler: Pasinler, tarımsal mekanizasyon, ortak makina kullanımı
Diskli gübre dağıtma makinelerinde dağılım düzgünlüklerinin iyileştirilmesi üzerine bir araştırma
ÖZET Doktora Tezi DİSKLÎ GÜBRE DAĞITMA MAKİNALARINDA DAĞILIM DÜZGÜNLÜKLERİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Yıldıran YILDIRIM Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Makinaları Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Mazhar KARA Gübre, birim alandan daha yüksek verim elde etmede önemli ve aynı zamanda pahalı bir girdidir. Enerji fiyatlarındaki artışla orantılı olarak, gübre ve yakıt fiyatları da artmaktadır. Bu durum tarımsal mekanizasyonda kullanılan makinaların iş kalitelerinin ve iş başarılarının artırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, kullanım ve bakım kolaylığı, fiyatlarının düşük ve iş genişliklerinin büyük olması gibi avantajlarından dolayı, serpme gübrelemede yaygın olarak kullanılan diskli gübre dağıtma makinalarının iş kalitelerinin ve iş başarılarının artırılması önemli olmaktadır. Bu çalışmada, diskli gübre dağıtma makinalarının iş kalitelerinin ve iş başarılarının artırılması için iki diskli tek üniteli savurma etkili bir dağıtıcı organ geliştirilerek, iş kalitesi (varyasyon katsayısı) ve iş başarısı (efektif iş genişliği) yönünden en iyi sonuçları veren dağıtıcı organ parametre kombinasyonları belirlenmiştir. Üst üste aynı merkezli olarak birbirine monte «dilen ve aynı yönde, aynı açısal hızla dönen iki diskli dağıtıcı organın üst diski, gübreyi makina ilerleme yönünün soluna ve sağma, alt diski ise makina ilerleme ekseni üzerine dağıtmaktadır. Triple süperfosfat gübresiyle %7.72 minimum varyasyon katsayısı değerinde 16 m efektif iş genişliği, kalsiyum amonyum nitrat gübresiyle %6.14 minimum varyasyon katsayısı değerinde 15 m efektif iş genişliği elde edilmiştir. Triple süperfosfat ve kalsiyum amonyum nitrat gübreleri ile elde edilen en büyük efektif iş genişlikleri, sırasıyla, 20 m ve 17.50 m ve bu iş genişliklerine karşılık gelen varyasyon katsayısı değerleri ise %10.01 ve %15.57 olarak belirlenmiştir. Geliştirilen iki diskli tek üniteli savurma etkili gübre dağıtma makinası, iş kalitesi ve iş başarısı yönünden yaygın olarak kullanılmakta olan tek diskli gübre dağıtma makinalarına göre daha iyi sonuçlar vermiştir. 2002, 202 sayfa Anahtar kelimeler: Kimyasal gübre, diskli gübre dağıtma makinası, dağılım deseni, gübre dağılım düzgünlüğü, efektif iş genişliği.
İki farklı olgunlaşma döneminde, farklı parçalama boyutu ve sıkıştırma basıncının mısır silajının kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışma farklı olgunlaşma döneminde, farklı parçalama boyutu ve sıkıştırma basıncının mısır silajının kalitesi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla; 1/4 ve 1/2 süt çizgisi olgunluk dönemlerinde tek sıralı silaj makinesi ile hasat edilen silajlık mısır, hasat anında ortalama 18 ve 22 mm boyutlarında kıyılmıştır. Elde edilen mısır hasılı, 2 litrelik PVC tüpler içerisine, 1 ve 2 MPa basınç değerlerinde sıkıştırılarak tam dolu halde ağızları kapatılıp fermantasyona bırakılmıştır. Doksan günlük fermantasyon sürecinden sonra mısır silajlarının fiziksel ve kimyasal analizleri yapılmış ve silaj kaliteleri belirlenmiştir. Hasat döneminin ilerlemesi ile pH, kuru madde (KM), ham kül (HK), ham yağ (HY), nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF), asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF) ve metebolik enerji (ME) değerleri KM'de % olarak sırasıyla 3.83-3.88, 31.94-33.98, 4.82-5.32, 2.94-2.43, 37.89-43.76, 24.09-27.04 ve 2.32-2.20 Mcalkg-1 olarak belirlenmiştir (p<0.01). Ayrıca hasat döneminin ilerlemesine bağlı olarak Flieg puanı (FP) 115.74 den 117.62 değerine yükselmiştir (p<0.05). Sıkıştırma basıncının arttırılması, pH, HY ve ham protein (HP) seviyelerini sırasıyla 3.84-3.87, 2.62-2.75 ve 7.60-7.77 değerleri arasında değiştirmiştir (p<0.01). Kıyma boyutunun arttırılması lignin değerini 3.28'den 3.48 değerine yükseltmiştir (p<0.05). Çalışmada elde edilen silajların tümü Flieg eşitliğine göre 100 puanın üzerinde puan almış pekiyi silaj kalite sınıfında silajlardır. Çalışmaya göre 1/4 veya 1/2 süt çizgisinde hasat edilen mısırın, 17-20 mm boyutlarında kıyılması ve 1 MPa basınç ile sıkıştırılmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Aydın'daki bir yapının elektrik enerjisi gereksiniminin fotovoltaik sistemler ile karşılanma olanakları
Bu çalışmada, kendi elektriğini üretme potansiyeline sahip bölgelerdeki yapıların elektrik enerjisi gereksinimini karşılayacak fotovoltaik bir sistemin tasarımı ve maliyet analizi yapılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda Aydın ilindeki bir yapı esas alınarak, yapıda kullanılan elektrikli aletlerin enerji tüketim değerleri, gereksinim duyulan panel alanları, akü kapasiteleri vb. teknik değerler ile tesis kurulum ve işletme maliyetleri dikkate alınarak amortisman süresi hesaplanmıştır. Çalışmada, elektrik tüketim ve üretim değerleri anlık izlenecek şekilde planlandığından gerektiğinde bazı aletlerin kullanım sürelerinin ya da günün hangi saatinde kullanılacağına izin verecek şekilde planlanmıştır. Tüketimin fazla olduğu zaman dilimlerinde çalışan cihazların (çamaşır, bulaşık makinesi gibi.) daha uygun yani tüketimin daha az olduğu zaman diliminde çalıştırılması yönünde senaryo değişikliklerine izin veren program ile yapılan hesaplamalarda kurulması öngörülen fotovoltaik sistemin 11 (on bir) yılda kendini amorti edebileceği bulunmuştur. Şebeke elektriğine göre ucuz olması fotovoltaik sistemin kullanılabilir olduğunu ortaya koymuştur.
Fıstık çamında (Pinus pinea L.) hasat mekanizasyonu üzerine bir araştırma
Fıstık çamı hasadı ülkemizde geleneksel yöntemle yapılmaktadır. Hasadı yapan kişi hiçbir güvenlik önlemi almadan ağaca tırmanmakta ve keye yardımı ile kozalaklara vurarak düşürmektedir. Gelişmiş ülkelerde fıstık çamı hasadı mekanik hasat yöntemleri ile yapılmaktadır. Ancak ülkemizde bilimsel anlamda fıstık çamı hasadına yönelik olarak yapılan bir çalışma bulunmamaktadır. Bu araştırmanın amacı, fıstık çamında mekanik hasadın (dal sarsıcı ile) yapılabilirliğini ortaya koymaktır. Denemeler Aydın ili Koçarlı ilçesi/Mazon bölgesinde bulunan Kızılcaköy de yapılmıştır. Bu çalışmada 3 hasat yöntemi (keye ile hasat, platform yardımı ve keye ile hasat ve platform yardımı ve dal sarsıcı ile hasat) denenmiştir. Deneme alanının 4 yönü (doğu, batı, kuzey ve güney), ağacın 4 yönü (doğu, batı, kuzey ve güney) alınarak çalışma 3 tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, kozalakların M/Fkop oranı 1 den büyük olduğu için makineli hasata uygundur. Yapılan tüm istatistik analizlerinde Yöntem*Yön interaksiyonu önemli bulunmamıştır (P˃0,05). Fıstık çamı hasadında en uygun sarsma süresi 3 s olarak tespit edilmiştir. Dal sarsıcının frekansı 20 Hz ve genliği 55 mm dir. Hasat etkinliği % 100 ve zarar düzeyi sıfır bulunmuşturHasat yöntemlerine göre platform yardımı ve dal sarsıcı ile hasat günümüz şartlarında ekonomik değildir. Keye ile hasat ve platform yardımı ve keye ile hasat yöntemleri karlılık göstermektedir. Ancak keye ile hasat, Çamkese böceği popülasyonunda (Thaumetopoea pityocampa) artışa neden olmaktadır. Bu durum uzun zamanda verim kaybına neden olmakta ve ekonomik sürdürülebilirliği olumsuz etkileyecektir.
Determining the structurel situation and problems of agriculturel machinery manufacturers in Soke
The problems of the agricultural sector are not only limited to the issues of agricultural producers, also the problems cover the manufacturing of agricultural machinery which is one of the sectors that provide input for the agricultural production and adversely it affects the economy of our country. In this study, the existing problems and the reflection of grant support were determined with making survey on 18 different manufactures which are located in Söke district where Söke is forefront in terms of quantity and capacity across our country, According to the results only 34% of the firms were found to be passed to the fabrication stage of large capacity. With not disclosing the grant support programs early firms cannot plan their annual production in a healthy way however it was concluded that firms increase their production between 5% and 30% with the grant support.
Fesleğen (Ocimum basilicum L.) tohumunun ekim olanakları
Fesleğen (Ocimum basilicum L.) tek yıllık çalı formunda hoş kokulu, kendisine has aroması olan ilaç ve baharat bitkilerindendir. İran, Güney Asya ve özellikle Hindistan kökenli olan fesleğen bitkisi sıcak iklime sahip yerlerde doğal yetiştiği gibi, Fransa, İtalya ve İspanya'da kültürü de yapılmaktadır. Fesleğen tohumlarının çok küçük oluşu, hassas ekim makinası ile ekimini imkansız kılmakta, ayrıca tohum fiyatlarının çok yüksek oluşu sebebiyle serpme ekim uygun olmamaktadır. Ülkemizde fesleğen yetiştiriciliği, tohumlarla saksılara ekilip hobi olarak yapılmakta veya ticari olarak fideden tarlaya şaşırtılarak yapılmaktadır. İçerisinde barındırdığı sayısız yararlı özellikler ve kullanıldığı alanlardaki ihtiyaçlar göz önüne alındığında fesleğen bitkisinin ülkemizde daha geniş alanlarda tarımının yapılması oldukça önem arz etmektedir. Bu çalışmada; fesleğen tohumunun kaplanarak makinalı ekime uygun hale getirilmesi, üretiminin daha kolay ve yaygın olarak yapılması hedeflenmiştir. Bu amaçla fesleğen bitkisinin en uygun karışım ile kaplanması, kaplanmış ve çıplak tohumların fiziko-mekanik özelliklerinin belirlenmesi; pnömatik hassas ekim makinasında ekimi; tarla çalışmalarında, tarla filiz çıkış derecesi, nispi tarla filiz çıkış derecesi vb. incelenmiştir. Araştırmada şahit olarak fide dikimi yapılmıştır. Bu nedenle fidelerin viyollerde sera ortamında yetiştirilmesi, tarlaya şaşırtılması, fide tutma yüzdesi vb. incelenmiştir. Çalışma sonucunda tarlaya makine ile ekilen kaplı tohumlar ile fide olarak dikilen fesleğenlerin 70 gün sonra aynı boya geldiklerinde çalışma sonlandırılmıştır. Kaplı fesleğen tohumlarının makine ile ekimi ve fide dikimi karşılaştırıldığında tohum kaplamanın yetiştiricilik anlamında daha avantajlı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Fesleğen, tohum kaplama, fiziko-mekanik özellikler, makinalı ekim, fide dikim
Küçük kapasiteli elektrikli kendi yürür yem karma ve dağıtma makinesinin bilgisayar destekli tasarımı
Ülkemizde bulunan hayvancılık işletmeleri incelendiğinde işletme başına düşen hayvan sayısının ortalama olarak 3.9 olduğu ve çoğu hayvancılık işletmesinin ya hiç traktöre sahip olmadığı ya da 1 adet traktörü olduğu görülmektedir. Günümüzdeki enerji fiyatlarının yüksekliği ve ülkemiz hayvancılık sektörünün fiziksel durumu da göz önüne alınarak, bu çalışmada, hayvan kapasitesi az olan işletmeler için; mevcut bir traktöre veya harici dönü hareketine ihtiyaç duyan yem karma ve dağıtma makinelerine alternatif olarak, elektrikli kendi yürür yem karma ve dağıtma makinesinin tasarımının yapılması amaçlanmıştır. Yürüme hareketi için ön tekerlek jantları içine monte edilebilen hub tipi 1,5 kW gücünde iki adet elektrik motoru, 1,3 m³ kapasiteli yem karma kazanı için 3 kW anma gücünde elektrik motoru ve 1/28 çevrim oranına sahip redüktör tasarlanmıştır. Yem karma kazanı ve yürüme için gerekli elektrik gücü hesaplamalar doğrultusunda 48 V 125 Ah güce sahip jel aküden karşılanacaktır. Şase mukavemet analizi, motor gücü hesabı, akü kapasitesi hesabı ve invertör hesabı gerçekleştirilmiştir. Şase ve şase bağlantı elemanları için; çatı mukavemet analizi, stres analizi ve yer değiştirme analizleri bilgisayar tabanlı tasarım programı aracılığıyla gerçekleştirilerek sonuçlar ayrıntılı olarak verilmiştir.
Piezoelektrik ölçme sistemi ile hassas ekici düzende sıra üzeri tohum dağılım düzgünlüğünü belirleme olanakları
Bu çalışmada tek dane hassas ekim makinasının sıra üzeri tohum dağılım düzgünlüğünü belirlemek amacıyla Piezoelektrik ölçme sistemi tasarlanmıştır. Denemeler fiziksel özellikleri birbirinden farklı tohum çeşitleri (mısır, pamuk, ayçiçeği, karpuz) ile gerçekleştirilmiştir. Piezoelektrik ölçüm sistemin çalışma parametreleri ön denemeler ile belirlenmiştir. Pnömatik hassas ekim makinasında denemeler üç farklı ilerleme hızında (0.5 m/s, 1.0 m/s ve 1.5 m/s) gerçekleştirilmiş ve kabul edilebilir tohum aralığı, ikizlenme oranı, boşluk oranı ve varyasyon katsayısı değerleri saptanmıştır. Yapışkan bant deneme düzeneği ile ölçümler tekrar yapılmış ve elde edilen veriler karşılaştırılmıştır. Her iki deneme süresince zaman ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda piezoelektrik ölçüm sistemine ilişkin en yüksek KETA ortalama değerleri; mısırda 0.5 m/s'de %97.75, pamukta 1 m/s'de %90.24, ayçiçeğinde 1 m/s ilerleme hızında %88.00 olduğu ve bu tohumlar için piezoelektrik ölçüm sisteminin kullanılabilir olduğu saptanmıştır. Çalışmada karpuz tohumu KETA değerleri normal dağılım göstermemiştir. Zaman ölçümü neticesinde, Yapışkan bant deneme düzeneği işlem aşamaları için geçen zamanın, piezoelektrik ölçüm sistemine göre 2.26 kat daha fazla zaman aldığı saptanmıştır.
Bilgisayar kontrollü ısıtma sisteminde homojen sıcaklık dağılımının testi ve tasarımın geliştirilmesi
Bu tezin temel amacı su ve perlitten oluşan köklendirme ortamında hem dikey hem de yatay yönde ısı dağılımını belirlemektir. İkinci amaç ise köklendirme ortamında daha iyi ısı dağılımı elde etmek için alternatif bir sıcak su borulu ısıtma sistemi tasarımı yapmaktır. Bu nedenle, sıcak su borulu ısıtma sistemi tasarlanmış, yapılmış ve test edilmiştir. Her iki sistemin ısı dağılımı test sonuçları karşılaştırılmıştır. İki ısıtma sisteminin tesadüfi tam blok deneme deseni, üç köklendirme derinliğini, üç sıcaklık (18, 22, 26 oC) ve üç nem seviyelerini (%40, %60, %80) kapsamaktadır. Bu nedenle 54 farklı deneme test edilmiştir. İki sistem arasındaki sensör okumalarındaki farklılıkları belirlemek için bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Deneme desenindeki tüm okumalar arasındaki ilişkide farklılığı belirlemek için varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Sonuçlar, her iki ısıtma sisteminde zamana bağlı sıcaklıkta dalgalanmalarının olduğunu göstermiştir. Ancak, sıcak su borulu sistemde dalgalanma sayılarının düşük olduğu gözlenmiştir. Gerçek zamanlı bilgisayar kontrollü köklendirme sistemleri için köklendirme ortamının ısıtılmasında sıcak su borulu sistemin kullanılması önerilmiştir.
Otomatik köklendirme sisteminde ortam neminin sensörlerle hassas kontrolü
Vejetatif üretim yöntemlerinden birisi de çelikleme ile çoğaltmadır. Klasik yöntem ile yapılan çeliklemede ortam parametrelerinin istenilen düzeyde tutulamaması nedeni ile köklendirme başarısı yüzde olarak düşüktür. Yapılan çalışmalarda çeliklerin köklenme yüzdesinin artırılmasında önemli olan parametrelerden birisinin nem değeri olduğu bilinmektedir. Bilgisayar destekli otomatik köklendirme sisteminde yapılan çalışmada ortam sıcaklığı ve nem değerinin istenilen düzeyde tutulması ile çeliklerin köklenme başarısının arttığı belirtilmiştir. Bu çalışmada otomatik köklendirme sisteminde perlit ortamındaki nem değerinin RSU adaptörlü tansiyometre, Watermark 200SS ve Waterscout SM100 nem sensörlerinin ölçümleri karşılaştırılmıştır. Denemeler, köklendirme masalarında düşük nem (%40), orta nem (%60) ve yüksek nem (%80) ile düşük sıcaklık (18 °C), orta sıcaklık (22 °C) ve yüksek sıcaklık (26 °C) değerlerindedir. Gravimetrik yöntem ile perlit ortamından alınan örneklerin nem değerinin tespiti yapılmıştır. Denemelerde iki nem sensöründe istatistiksel olarak nem ölçüm değerinin perlit sıcaklıkları arasındaki farklılığın anlamlı olduğu bulunmuştur. Otomatik köklendirme sisteminde perlit ortam nem değerini ölçen üç sensör karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, en hassas ölçüm yapan sensörün RSU adaptörlü tansiyometre olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, RSU adaptörlü tansiyometrenin kullanılması önerilmiştir.
Söke Ovası'nda II. ürün pamukta toprak işleme, ekim ve dikim yöntemlerinin bazı toprak ve bitki özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışmada; Söke ovasında II. ürün pamukta toprak işleme, ekim ve dikim yöntemlerinin, toprak nem içeriği, hacim ağırlığı, porozite, penetrasyon direnci, agregat büyüklükleri, toprak sıcaklığı, tarla filiz çıkış derecesi, ortalama filiz çıkış süresi, gerçek yapraklılık oranı, bitki boyu, ilk tarak ve çiçeklenme tarihi, tarak ve koza sayısı, kütlü pamuk verimi, birinci el kütlü oranı, çırçır randımanı ve lif kalitesi özelliklerine etkisi incelenmiş ve ölçümler değerlendirilmiştir. Araştırmada, Düze Doğrudan Ekim (DDE), Sırta Doğrudan Ekim (SDE), Azaltılmış Toprak İşlemeli Ekim (ATİ) ve Anıza Fide Dikim (AFD) yöntemleri uygulanmıştır. Araştırmada, toprak nem içeriği sırasıyla AFD, DDE, SDE ve ATİ yönteminde %17.35, %17.29, %16.82 ve %15.87 olarak belirlenmiştir. Toprak penetrasyon direnci değerleri AFD, DDE, SDE ve ATİ yönteminde sırasıyla 1.81 MPa, 1.80 MPa, 1.69 MPa ve 1.30 MPa olarak elde edilmiştir. ATİ yöntemi %58.00 tarla filiz çıkış derecesi (TFÇD) ile ilk sırada yer almış, onu sırasıyla DDE (%56.67) ve SDE (%53.33) izlemiştir. Kütlü verimleri sırasıyla SDE (398.33 kg/da), AFD (374.33 kg/da), DDE (361.67 kg/da) ve ATİ (352.00 kg/da) olarak gerçekleşmiştir. AFD yöntemi, %81 birinci el kütlü oranı ile ilk sırada yer almış, bu yöntemi sırasıyla SDE (%66), DDE (%60) ve ATİ yöntemi (%53) izlemiştir. Çırçır randımanı ve lif kalitesi olarak yöntemler arasında büyük bir fark bulunmamıştır. Söke ovasında sırta buğday ekimi sonrası sırta doğrudan ekim yönteminin II. ürün pamuk tarımında uygulanabileceği, anıza fide dikiminin diğer yöntemlere göre 15-20 gün erkencilik sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Sırta ekim, doğrudan ekim, fide dikimi, II. ürün pamuk
Simülasyonla pamuk bitkisinde defolyant uygulamasında püskürtme memesinin farklı konumlarında bazı pülverizasyon karakteristiklerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada, pamukta makinalı hasattan önce uygulanan yaprak döktürücü (defolyant) kullanımında sınır doz değerleri ve farklı meme konumlarının oluşan damla çapı, yüzey kaplama ve birikim miktarlarına etkileri tespit edilmiştir. Çalışmalar kapalı alan denemeleri ve laboratuvar analizleri olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Çalışmalarda yapay pamuk bitkileri kullanılmıştır. Kapalı alan denemeleri GKH ile 2 farklı normda (20-40 L/da) ve 3 farklı meme konumunda (GM, SGM ve GMYA) gerçekleştirilmiştir. Girişim bölgesindeki bitkiler üzerinde bitki yan tarafları ve merkezinin üst-orta-alt olmak üzere 27 adet örnekleme bölgesi belirlenmiştir. Bitkilerin girişim noktalarındaki etkinliğini görebilmek için ise 6 girişim noktası seçilmiştir. Örnekleme bölgelerine birikim miktarı tespiti için birer adet filtre kağıdı, kaplama oranı ve damla çapı tespiti için suya duyarlı kağıtlar yerleştirilmiştir. Yere sürüklenen ilaç miktarını belirlemek için zeminde bitkinin yanlarına ve sıra üzerine örnekleme yüzeyi oluşturulmuştur. Yüzeylerdeki kalıntı miktarları laboratuvar koşullarında analizleri yapılarak spektrofotometre okumasıyla belirlenmiştir. Damla çapları ve kaplama oranları tespiti, görüntü analiz programında gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre defolyant uygulamalarında yaygın olarak kullanılan GMYA meme konumunun 40 L/da ilaç normunda en iyi birikim ve kaplama oranı değeri sağladığı, ayrıca sadece bu meme konumunda yaprak altına ilacın ulaştığı belirlenmiştir.
Aydın yöresinde II. ürün dane mısır üretiminde geleneksel toprak işleme ile toprak işlemesiz tarım yöntemlerinin bazı toprak ve bitki özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışmada; Aydın yöresinde II. ürün dane mısır yetiştiriciliğinde uygulanan geleneksel toprak işleme yöntemi ile toprak işlemesiz tarım yönteminin toprağın gravimetrik nem içeriğine, hacim ağırlığına, penetrasyon direncine, arazilere ekilen tohumun tarla filiz çıkış derecesine (TFÇ), ortalama çimlenme süresine (OÇS), çimlenme oranı indeksine (ÇOİ), yetiştirilen mısırın boy, gövde çapı, koçan yüksekliği, koçan çapı, koçan uzunluğu, koçan ağırlığı üzerine etkisi incelenmiş ve bu amaçla 6 farklı deneme parselinde yapılan ölçümler değerlendirilmiştir. Toprak nem içeriği ortalama değerleri 0-10 cm, 10-20 cm ve 20-30 cm derinlik değişimleri için sırasıyla %13.558, %17.306 ve %2.688 olarak ölçülmüştür. Geleneksel toprak işleme yöntemi için ölçülen toprak nem içeriği değerleri genel ortalaması her 0-10 cm,10-20 cm ve 20-30 derinlik için de toprak işlemesiz tarım yöntemine göre daha düşük düzeyde bulunmuştur. ÇOİ'in geleneksel toprak işleme yönteminde toprak işlemesiz tarım yöntemine göre %0.57 daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. En düşük ve en yüksek değerler sırasıyla 0.46 adet/m. gün ile toprak işlemiz tarım yönteminde 0,50 adet/m.gün değerleriyle geleneksel toprak işleme yönteminde gerçekleşmiştir. Penetrasyon direnci değerleri yapılan ölçümler sonucunda 0-10 cm, 10-20 cm ve 20-30 cm derinlik değişimlerinde ortalama olarak sırasıyla 1.03 MPa-1.28 MPa ve 1.71 MPa olarak bulunmuştur. Toprak işlemesiz tarım yöntemi buğday ve ikinci ürün mısır ürün rotasyonunda toprak nemini koruma, daha düşük penetrasyon direnci ve hacim ağırlığı değerleri ile bitki çıkışı ve verim açısından olumlu sonuçlar vermiştir.
Otomatik pamuk seyreltme makinasının geliştirilmesi
Ülkemizin tarım ve tarıma dayalı endüstrisi açısından son derece önemli olan pamuk bitkisinin üretiminde, seyreltme işlemi yoğun işgücü gerektiren ve maliyetli bir işlemdir. Bu çalışmada, seyreltme işleminde insan işgücünden tasarruf ederek işlem maliyetini düşürecek bitki algılama sistemine sahip otomatik bir seyreltme makinasının uygulanabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak, optik algılamalı pnömatik esasa göre çalışan otomatik bir pamuk seyreltme makinasının tasarım ve prototip imalatı gerçekleştirilmiş ve makinanın tarla performansı belirlenmiştir. Makinanın tasarımı ve mukavemet analizleri bilgisayar destekli olarak gerçekleştirildikten sonra imalatı yapılmıştır. Algılama sistemi laboratuar koşullarında gerçekleştirilen fonksiyonellik denemelerinden sonra makina üzerine adapte edilmiştir. Prototip makinanın tarla denemelerinde teknik iş başarısı, sıra üzeri dağılım düzgünlüğü ve seyreltme başarısı değerleri 3 farklı hız (0.23, 0.58, 0.84 m/s) ve 3 farklı ekim mesafesi (5.8, 7.1, 9.8 cm) koşullarında belirlenmiştir. Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre oluşturulan parsellerde gerçekleştirilmiştir.Tarla denemeleri neticesinde elde edilen bulgulara göre makinanın en yüksek teknik iş başarısı değerine 0.84 m/s ilerleme hızı ve 9.8 cm sıra üzeri ekim mesafesinde, en yüksek seyreltme başarısına ise 0.23 m/s ilerleme hızı ve 9.8 cm sıra üzeri ekim mesafelerinde ulaştığı görülmüştür. Kabul edilen 70000 bitki/ha güvenilir sıklık değeri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler, makinanın en uygun çalışma koşullarının 0.58 m/s ilerleme hızı ve 7.1 cm sıra üzeri ekim mesafesi olduğunu göstermiştir.
Erik meyvesinin (Prunus cerasifera Ehrh.) farklı hasat dönemlerindeki bazı fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenmesi
Tarımsal materyallerin ve ürünlerin fiziksel ve mekanik özellikleri onların işlenmesi, taşınması, depolanması için gerekli olduğu gibi temizlenmesi, ayrılması ve kurutulması gibi hasat sonrası işlemler ile hasat ve dikiminde kullanılacak ekipmanların dizaynında da gerekli olmaktadır.Eriklerin fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenmesinin amaçlandığı bu araştırmada; farklı hasat dönemindeki eriklerin nem içeriği, uzunluk, genişlik, kalınlık, geometrik ortalama çap değerleri, küresellik, şekil indeksi, boşluklu hacim ağırlığı, boşluksuz hacim ağırlığı, kütle, porozite ve projeksiyon alanı gibi bazı fiziksel ve daldan kopma kuvveti, sıkıştırma yükü altındaki davranışı ve farklı düşme yüksekliklerden farklı yüzeyler üzerindeki zedelenme durumları gibi bazı mekanik özellikler belirlenmiştir. Eriklerin hasat dönemlerine ilişkin fiziksel ve mekanik özelliklerinin aralarındaki farklılıkların istatistiksel olarak önemli olup olmadığı yapılan varyans analizi sonucunda belirlenmiş ve varyans analiz sonucunda elde edilen farklılığın hangi hasat döneminden kaynaklandığının belirlenmesi Duncan testi yapılarak ortaya konmuştur.Yapılan araştırma sonucunda; eriklerin hasat dönemleri arasındaki farklılığın nem içeriği, uzunluk, genişlik, kalınlık, geometrik ortalama çap değerleri, küresellik, şekil indeksi, boşluklu hacim ağırlığı, boşluksuz hacim ağırlığı, kütle, porozite, ve projeksiyon alanı gibi bazı fiziksel ve daldan kopma kuvveti, sıkıştırma yükü altındaki davranışı ve farklı düşme yüksekliklerden farklı yüzeyler üzerindeki zedelenme değerleri fiziksel ve mekanik özellikleri p<0,01 seviyesinde önemli olduğu belirlenmiştir.