Adnan Menderes University
Anabilim Dalı

Veterinerlik Parazitolojisi Anabilim Dalı

Adnan Menderes University

9

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

9 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Rekombinasyon sonrası theileria annulata popülasyonlarındaki genetik ve antijenik çeşitlilik

Hyalomma soyuna bağlı ixodid keneler tarafından nakledilen Theileria annulata'nın oluşturduğu tropikal theileriosis gelişmekte olan ülkelerde, sığırların ekonomik açıdan önemli bir hastalığıdır. Doğal şartlarda parazitlerde oluşan seksüel rekombinasyon popülasyonun genetik çeşitliliğinin oluşmasında önemli yer tutmaktadır. Bunun yanında, hastalıkta tedavi amaçlı ilaç uygulamaları ve koruyucu amaçlı aşılamalar T.annulata popülasyonları üzerine seçici etki yaparak popülasyonun yapısını değiştirmekte, bunların kenelere aktarımına ve dolayısıyla da oluşacak yeni popülasyonda genetik farklılıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Theileria annulata'nın bilinen tüm gen sekansı, popülasyon genetiği çalışmaları ve yeni antijenlerin tanımlanması için genetik marker geliştirilmesine olanak sağlamıştır. T.annulata popülasyonlarının kenelere aktarılmasından sonra oluşan yeni parazit popülasyonlarındaki genetik çeşitlilik ve rekombinasyonun bu çeşitlilikteki rolü hakkında polimorfik moleküler markerler kullanılarak yapılmış kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Klonal olan ve olmayan iki farklı T. annulata izolatının (Ankara D7 ve Akçaova A10) rekombinasyon sonrası analizi için yapılan popülasyon genetiği çalışmasında kullanılmak üzere 23 adet mini ve mikrosatelit marker belirlenmiştir. Ayrıca, yeni parazit popülasyonlarında rekombinasyonun yoğun olduğu kromozomal bölgeler ve bunların çaprazlama sonrası meydana gelen antijenik etkisi belirlenmiştir. Bu tez çalışmasında polimorfik markerler kullanılarak, klonal olan ve olmayan Theileria annulata izolatlarının kenelere aktarımını takiben çaprazlama sonrası oluşan yeni popülasyonlarında çok sayıda farklı alleller belirlenerek genetik düzeyde farklılaşmalar olduğu belirlenmiştir. Rekombinasyonun yoğun olduğu kromozomal bölgeler; D7 için kromozom 4>2>1>3 ve rekombinasyonun en yoğun olduğu A10 için kromozom 3>4>2>1 şeklinde sıralanmıştır. Rekombinasyonun 21 farklı antijenik bölge üzerindeki etkisi için yapılan analizinde bu parazit izolatları için antijenik düzeyde bir farklılaşma görülmediği belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Theileria annulata, rekombinasyon, popülasyon genetiği.

Genetik varyasyonHayvan hastalıklarıRekombinasyon-genetik+4
Ahmet Hakan Ünlü
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Theileria annulata'ya karşı aşılanan hayvanlarda aşının koruyuculuğu etkinliğinin genotipik düzeyde belirlenmesi

Hyalomma soyuna bağlı ixodid keneleri tarafından nakledilen Theileria annulata'nın oluşturduğu tropikal theileriosis sığırların ekonomik açıdan önemli bir hastalığıdır. Kuzey Afrika, Güney Avrupa, Hindistan ve Türkiye'yi de içine alan Orta Doğu ile Asya'da yaygın olarak görülmekte ve yaklaşık 200 milyon sığırı tehdit etmektedir. Hastalık yüksek verimli ırkların geliştirilmesi için uygulanan yetiştiricilik programları için önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Tropikal theileriosis direk ve dolaylı ekonomik kayıplar meydana getirmektedir. Bunları genel olarak ölüm, verim düşüklüğü, veteriner tanı ve tedavi giderleri ile hastalığa karşı koruma amaçlı uygulanan kene mücadelesi ve aşılama için yapılan masraflar oluşturmaktadr. Doğal şartlarda parazitlerde oluşan seksüel rekombinasyon populasyonun genetik çeşitliliğinin oluşmasında önemli yer tutmaktadır. Bunun yanında, hastalıkta tedavi amaçlı ilaç uygulamaları ve koruyucu amaçlı aşılamalar T.annulata populasyonları üzerine selektif etki yaparak populasyonun yapısını değiştirmekte, bunların kenelere aktarımına ve dolayısıyla oluşacak yeni populasyonda genetik farklılıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Bu durumda gelecekte parazitin farklı populasyonlarından kaynaklanan yeni risklerin (ilaç direnci, aşılamaların koruyucu etkinliğinin azalması, yüksek patojeniteye sahip dirençli suşların oluşması gibi) ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak, aşılanmış hayvanlarda aşının genotipik düzeydeki koruyucu etkisi ve korumanın sağlanamadığı suşlardaki genotipik farklılıklar araştırılmıştır. Bu amaçla, tropikal theileriosise karşı koruyucu amaçla yapılan aşılamaların hangi genotiplere karşı koruma sağlayıp, sağlayamadığı aşılı hayvanlardan alınacak kan örneklerinin polimorfik markerler ile değerlendirilmesiyle belirlenmiştir. Anabilim Dalımız bünyesinde rutin olarak her yıl hastalık dönemlerinde devam ettirilen saha çalışmalarında, özellikle Akçaova-Çine bölgesinde T.annulata'nın attenüye hücre kültürleri (TeylovacTM, Vetal) ile yapılan aşılamalrın parazitin heterolog suşlarına karşı tam bir koruma sağlamadığı ve aşılı hayvanlarda şiddetli theileriosis hatta ölümler görüldüğü kaydedilmiştir. Bu veriler doğrultusunda, bu çalışmada aşılamanın etkisini araştırmak üzere Aydın iline bağlı Akçaova beldesi seçilmiş, hastalık sezonu boyunca 30 gün arayla hayvanların takipleri yapılmıştr. Bu çalışmada, hastalığa karşı koruma amaçlı yapılan aşı uygulamalarının genotipik düzeyde parazitin hangi suşlarına karşı koruma sağlayıp hangi suşlara karşı koruma sağlayamadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, saha şartlarında T.annulata'nın populasyon dinamikleri ile ilişkili risk faktörlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini göstermiştir. Aynı zamanda, aşılama yapılmadan önce o bölgedeki hayvan hareketleri ve duyarlı hayvanların taşıyıcı hayvanlara oranı ile parazitin populasyon dinamikleri, genotipik çeşitliliği ve keneleri nakledilme yoğunluğu belirlenmelidir. Elde edilecek bu veriler tropikal theileriosis'e karşı daha etkin aşı kontrol programlarının geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.

AşılamaAşılarGenotip+4
Ayça Aksulu
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aydın/Bozdoğan yöresinde yetiştirilen gökkuşağı alabalıklarında (oncorhynchus mykiss) paraziter yaygınlığın araştırılması

Bu çalışma, Aydın/Bozdoğan İlçesi sınırları içinde, Akçay üzerine kurulu olan Kemer Barajı (37o 30' Kuzey enlemi 28o 35' Doğu boylamı)'ndaki kafes ve Akçay üzerindeki havuzlarda yetiştiriciliği yapılan gökkuşağı alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss) paraziter yaygınlığı belirlemek amacıyla Eylül 2013-Ağustos 2014 tarihleri arasında yapılmıştır. Her ay düzenli olarak işletmelerden 12 şer adet olmak üzere toplam 348 balık alınmıştır. Laboratuvarda incelenen balıklar hem nativ hemde Giemsa ve Gümüş Nitrat boyama yapılarak protozoon ve metazoonlar açısından değerlendirilmiştir. İncelenen 348 gökkuşağı alabalığının 153 (% 44) balığın çeşitli protozoon ve metazoonlarla enfekte olduğu saptanmıştır. Enfeksiyon saptanan balıklarda tek ve mix enfeksiyon durumu dikkate alındığında; 118'i (% 33,9) T. fultoni, 19'u (% 5,4) I. multifiliis, 5'i (% 1,4) Apiosoma sp., 4'ü (% 1,1) Lernaea sp., olmak üzere tek türle enfekte iken, 7'sinde (% 2) ise T. fultoni + I. multifiliis ve T. fultoni + Apiosoma sp.'den kaynaklanan mix enfeksiyon tespit edilmiştir. Ayrıca mix olarak tespit edilen balıkların 5'i (% 1,4) (T. fultoni + I. multifiliis), 2'si (% 0,6) (T. fultoni + Apiosoma sp.) ile enfekte olarak belirlenmiştir. Mevsimlerin, balık boy ve ağırlıklarının, su sıcaklığının (oC), çözünmüş oksijen miktarının (O2 mg/L) ve pH değerinin tespit edilen parazitlerin görülme sıklıkları üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Ayrıca bulunan parazitlerin enfeksiyon oluşturmasında etkili olduğu düşünülen bu parametrelerin etki paylarının belirlenmesi amacıyla lojistik regresyon analizi yapılmıştır; su sıcaklığındaki bir birimlik (oC) artış enfeksiyonun odds oranını (OR) 1,116 kat artırırken, çözünmüş oksijen miktarındaki bir birimlik artışın (O2 mg/L) ise 0,842 kat azalttığı görülmüştür. Yine aynı şekilde balık boylarındaki bir birimlik (cm) artış enfeksiyonun odds oranını (OR) 0,88 kat azaltırken, ağırlıktaki bir birimlik (g) artışın ise 0,99 kat azalttığı görülmüştür. Çalışma sonunda % 44'lük bir enfeksiyon oranı tespit edilmiştir. Saptanan parazitler arasında baskın türün T. fultoni olduğu görülmüştür. Özellikle su sıcaklığının yüksek olduğu aylarda, stok yoğunluğunun fazla olması, suyun yem artıkları ve ölü balıklarla kirletilmesi sonucu su kalitesinin bozulması paraziter enfeksiyonların görülme sıklıklarının artmasında etkili olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Aydın, Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss), Ichthyophthirius multifiliis, Lernaea sp., Trichodina fultoni

AlabalıklarAydınBalıklar+6
Emrah Şimşek
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Afyonkarahisar'da sığır, manda, koyun ve keçilerde bulunan echinococcus granulosus izolatlarının moleküler karakterizasyonu

Bu çalışma Mart 2010-Nisan 2012 tarihleri arasında Afyonkarahisar yöresindeki sığır, manda, koyun ve keçilerde bulunan Echinococcus granulosus kistlerinin genotiplerinin belirlenmesi amacıyla Afyonkarahisar (Merkez), Emirdağ, Bolvadin, Şuhut, İhsaniye ve Dinar ilçelerinde yürütülmüştür. Çalışma süresince hidatik kistle enfekte 65 keçi, 71 koyun, 119 sığır ve 3 manda olmak üzere toplam 258 hayvanın iç organlarından kistler toplanmıştır. Enfekte hayvanlardaki Echinococcus granulosus genotiplerini belirlemek amacıyla kistlerden çıkarılan germinal membran ve protoskolekslerden DNA izolasyonu yapılmıştır. 78 kistten (30 keçi, 26 koyun, 19 sığır ve 3 manda) DNA elde edilmiştir. Elde edilen DNA'larınnd1 gen bölgesinin Hin6I ve StuI restriksiyon enzimleri kullanılarak PCR-RFLP yapılmıştır. Tüm izolatlarda bir farklılık olmadığı gözlenmiştir. Bu çalışmada cox1 gen bölgesi analizi sonucunda sığır, manda, koyun ve keçilerden elde edilen izolatların tümünde evcil koyun suşu olarak bilinen G1 suşu ve 18 farklı haplotip bulunduğu görülmüştür. Buna göre Afyonkarahisar ili ve ilçelerindeki keçilerde en fazla haplotip TR_AF005 (%33.3) ile TR_AF001 TR_AF003 (%20), koyunlarda TR_AF001 (%73.1), sığırlarda TR_AF001 (%21.1) ve mandalarda da TR_AF013 (%100) bulunmuştur. Bu araştırmadaki toplam 77 örneğin ITS1 gen bölgesinin dizileme analizi sonucunda 462 bç uzunluğunda DNA dizisi elde edilmiştir. Bu DNA dizilerinde 16 baz çiftinde farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; Afyonkarahisar Yöresinde sığır, manda, koyun ve keçilerde bulunan izolatların nd1, cox1 ve its1 genlerindeyapılan genetik analizler sonucunda tüm izolatların G1 suşu olduğu belirlenmiştir. Bu izolatların içerisinde TR_AF001 haplotipinin incelenen hayvan türlerinde daha fazla enfeksiyona sebep olduğu bulunmuştur. Mitokondriyal gen bölgelerinde nükleer DNA'ya göre daha fazla mutasyonun olması mitokondride tamir mekanizmasının bulunmamasıyla açıklanabilir. Hastalığın kontrolünde daha etkili stratejilerin geliştirilmesi, bölgesel ve ulusal düzeyde yapılması gerekli olan eradikasyon, aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarında bu noktanın göz önüne alınmasında yarar bulunmaktadır.

AfyonkarahisarEchinococcosisEchinococcus granulosus+7
Kürşat Kartal
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teşil salatalarda helmint yumurtalarının prevalansı

ÖZETYeşil Salatalarda Helmint Yumurtalarının PrevalansıZeki OZANBu çalışmada yeşil soğan, marul, maydanoz, roka ve tere olmak üzere beş ayrı salatamalzemesinin helmint yumurtaları ile kontaminasyonu araştırıldı. Çalışma materyaliAnkara'da semt pazarlarından, yaş sebze ve meyve halinden ve manavlardan temin edildi.Yıkanmamış 100 sebze örneğinin yapılan mikroskop muayelerinde 14(%14) tanesindehelmint yumurtaları teşhis edilmiş, yıkanmış örneklerde ise hiçbir helmint yumurtasınarastlanmamıştır.Yıkanmamış örneklerin 2 tanesinde (%2) Toxocara spp., 8 tanesinde (%8) Taenia spp.ve 4 tanesinde (%4) Ascaris lumbricoides yumurtaları teşhis edilmiştir. Yıkanmamışörneklerde en yüksek helmint yumurtası oranı (%20) marul örneklerinde, en düşük helmintyumurtası oranı (%10) yeşil soğan ve tere örneklerinde bulunmuştur. Taenia spp. yumurtalarıen yüksek sayıda (n=101) teşhis edilen yumurta olmuş, onu Toxocara spp. (n=18) yumurtalarıizlemiştir. En az sayıda teşhis edilen helmint yumurtaları A. Lumbricoides (n=15)'dir. Enyüksek (n=36) helmint yumurtası maydanoz örneklerinde sayılmıştır. En az helmintyumurtası (n=15) tere örneklerinde sayılmıştır.Bu sonuçlar göstermiştir ki, yıkanmamış çiğ sebzeler helmint enfeksiyonları için önemlibir bulaş kaynağıdır ve tüketiciler için önemli bir sağlık riski oluşturmaktadır. Çiğ olaraktüketilen sebzelerden özellikle yapraklı olanlar tüketilmeden önce etkili bir şekildeyıkanmalıdır.

Zeki Ozan
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Samsun yöresi ruminantlarında bit enfestasyonu ve mevsimsel dağılımı

Amaç:Bit enfestasonları dünyada hayvancılık işletmelerinde ekonomik kayıplara sebep olması bakımından önemlidir. Bölgemizde ve Türkiye'de geviş getiren hayvanlarda bit enfestasyonu üzerinde yeterince araştırma yapılmamıştır. Bu çalışmada, Samsun yöresindesığır ve koyunlarda başlıca bit enfestasyonlarınınprevalansının araştırılması ve mevcut bit türlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot:Bu çalışma, Samsun yöresinde Kasım 2021-Ekim 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Bunun için toplam30 koyun çiftliği ve 2055 büyükbaş hayvan rastgele ziyaret edilmiştir. Hayvancılık işletmelerindeki tüm sığır ve koyunlar ışık altında bit varlığı açısından muayene edilmiştir. Bit türlerinin belirlenmesi için bitler içinde %70 etanol bulunan tüplere toplandı.Bitler laboratuvarda %10'luk KOH içine konuldu ve örnekler şeffaflaşıncaya kadar bekletildi. Bunlar KOH içinden çıkarılıp etanol serilerinden (%50, 70, 80, 90, 95 ve 100) geçirildi ve bazı bit türleri (klorat hidrat 40 g. + asetik asit 30cc + distile su30cc) solüsyonunda bekletildi ve ksilen ile seyreltilmiş Kanada balsamı kullanılarak bir lamel ile kaplandı.Bitler bazı yazarların literatürlerine göre anahtarlar kullanılarak mikroskop altında teşhis edildi. Elde edilen veriler SPSSWindows 20 versiyonu (IBM, USA) kullanılarak istatistiksel analizler yapıldı. Bulgular: Bu çalışmadatoplam 2055 sığırve 3165 koyuna bit enfestasyonuyönündenincelenmiş, sığırlarda 2 cinseait 2 tür, koyunlarda 1 cinseait 1 tür bit varlığıortayaçıkarıldı,Sığırvekoyunlarıntoplamenfestasyonoranlarısırasıyla %18 ve %26,6 olarakbulundu.SığırlardaB. bovis, L. vitulivekoyunlardaB. ovistürlerisaptandı. Anahtar Sözcükler:Bit, Enfestasyon, Koyun, Sığır, Samsun

BitlerKoyunlarParaziter hastalıklar+6
Ramazan Akarsu
Ondokuz Mayıs University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Theileria annulata'ya karşı aşılanan hayvanlarda aşının koruyuculuğu etkinliğinin genotipik düzeyde belirlenmesi

Hyalomma soyuna bağlı ixodid keneleri tarafından nakledilen Theileria annulata'nın oluşturduğu tropikal theileriosis sığırların ekonomik açıdan önemli bir hastalığıdır. Kuzey Afrika, Güney Avrupa, Hindistan ve Türkiye'yi de içine alan Orta Doğu ile Asya'da yaygın olarak görülmekte ve yaklaşık 200 milyon sığırı tehdit etmektedir. Hastalık yüksek verimli ırkların geliştirilmesi için uygulanan yetiştiricilik programları için önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Tropikal theileriosis direk ve dolaylı ekonomik kayıplar meydana getirmektedir. Bunları genel olarak ölüm, verim düşüklüğü, veteriner tanı ve tedavi giderleri ile hastalığa karşı koruma amaçlı uygulanan kene mücadelesi ve aşılama için yapılan masraflar oluşturmaktadr. Doğal şartlarda parazitlerde oluşan seksüel rekombinasyon populasyonun genetik çeşitliliğinin oluşmasında önemli yer tutmaktadır. Bunun yanında, hastalıkta tedavi amaçlı ilaç uygulamaları ve koruyucu amaçlı aşılamalar T.annulata populasyonları üzerine selektif etki yaparak populasyonun yapısını değiştirmekte, bunların kenelere aktarımına ve dolayısıyla oluşacak yeni populasyonda genetik farklılıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Bu durumda gelecekte parazitin farklı populasyonlarından kaynaklanan yeni risklerin (ilaç direnci, aşılamaların koruyucu etkinliğinin azalması, yüksek patojeniteye sahip dirençli suşların oluşması gibi) ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak, aşılanmış hayvanlarda aşının genotipik düzeydeki koruyucu etkisi ve korumanın sağlanamadığı suşlardaki genotipik farklılıklar araştırılmıştır. Bu amaçla, tropikal theileriosise karşı koruyucu amaçla yapılan aşılamaların hangi genotiplere karşı koruma sağlayıp, sağlayamadığı aşılı hayvanlardan alınacak kan örneklerinin polimorfik markerler ile değerlendirilmesiyle belirlenmiştir. Anabilim Dalımız bünyesinde rutin olarak her yıl hastalık dönemlerinde devam ettirilen saha çalışmalarında, özellikle Akçaova-Çine bölgesinde T.annulata'nın attenüye hücre kültürleri (TeylovacTM, Vetal) ile yapılan aşılamalrın parazitin heterolog suşlarına karşı tam bir koruma sağlamadığı ve aşılı hayvanlarda şiddetli theileriosis hatta ölümler görüldüğü kaydedilmiştir. Bu veriler doğrultusunda, bu çalışmada aşılamanın etkisini araştırmak üzere Aydın iline bağlı Akçaova beldesi seçilmiş, hastalık sezonu boyunca 30 gün arayla hayvanların takipleri yapılmıştr. Bu çalışmada, hastalığa karşı koruma amaçlı yapılan aşı uygulamalarının genotipik düzeyde parazitin hangi suşlarına karşı koruma sağlayıp hangi suşlara karşı koruma sağlayamadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, saha şartlarında T.annulata'nın populasyon dinamikleri ile ilişkili risk faktörlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini göstermiştir. Aynı zamanda, aşılama yapılmadan önce o bölgedeki hayvan hareketleri ve duyarlı hayvanların taşıyıcı hayvanlara oranı ile parazitin populasyon dinamikleri, genotipik çeşitliliği ve keneleri nakledilme yoğunluğu belirlenmelidir. Elde edilecek bu veriler tropikal theileriosis'e karşı daha etkin aşı kontrol programlarının geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.

AşılamaAşılarGenotip+4
Ayça Aksulu
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Rekombinasyon sonrası theileria annulata popülasyonlarındaki genetik ve antijenik çeşitlilik

Hyalomma soyuna bağlı ixodid keneler tarafından nakledilen Theileria annulata'nın oluşturduğu tropikal theileriosis gelişmekte olan ülkelerde, sığırların ekonomik açıdan önemli bir hastalığıdır. Doğal şartlarda parazitlerde oluşan seksüel rekombinasyon popülasyonun genetik çeşitliliğinin oluşmasında önemli yer tutmaktadır. Bunun yanında, hastalıkta tedavi amaçlı ilaç uygulamaları ve koruyucu amaçlı aşılamalar T.annulata popülasyonları üzerine seçici etki yaparak popülasyonun yapısını değiştirmekte, bunların kenelere aktarımına ve dolayısıyla da oluşacak yeni popülasyonda genetik farklılıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Theileria annulata'nın bilinen tüm gen sekansı, popülasyon genetiği çalışmaları ve yeni antijenlerin tanımlanması için genetik marker geliştirilmesine olanak sağlamıştır. T.annulata popülasyonlarının kenelere aktarılmasından sonra oluşan yeni parazit popülasyonlarındaki genetik çeşitlilik ve rekombinasyonun bu çeşitlilikteki rolü hakkında polimorfik moleküler markerler kullanılarak yapılmış kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Klonal olan ve olmayan iki farklı T. annulata izolatının (Ankara D7 ve Akçaova A10) rekombinasyon sonrası analizi için yapılan popülasyon genetiği çalışmasında kullanılmak üzere 23 adet mini ve mikrosatelit marker belirlenmiştir. Ayrıca, yeni parazit popülasyonlarında rekombinasyonun yoğun olduğu kromozomal bölgeler ve bunların çaprazlama sonrası meydana gelen antijenik etkisi belirlenmiştir. Bu tez çalışmasında polimorfik markerler kullanılarak, klonal olan ve olmayan Theileria annulata izolatlarının kenelere aktarımını takiben çaprazlama sonrası oluşan yeni popülasyonlarında çok sayıda farklı alleller belirlenerek genetik düzeyde farklılaşmalar olduğu belirlenmiştir. Rekombinasyonun yoğun olduğu kromozomal bölgeler; D7 için kromozom 4>2>1>3 ve rekombinasyonun en yoğun olduğu A10 için kromozom 3>4>2>1 şeklinde sıralanmıştır. Rekombinasyonun 21 farklı antijenik bölge üzerindeki etkisi için yapılan analizinde bu parazit izolatları için antijenik düzeyde bir farklılaşma görülmediği belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Theileria annulata, rekombinasyon, popülasyon genetiği.

Genetik varyasyonHayvan hastalıklarıRekombinasyon-genetik+4
Ahmet Hakan Ünlü
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Rekombinasyon sonrası theileria annulata popülasyonlarındaki genetik ve antijenik çeşitlilik

Hyalomma soyuna bağlı ixodid keneler tarafından nakledilen Theileria annulata'nın oluşturduğu tropikal theileriosis gelişmekte olan ülkelerde, sığırların ekonomik açıdan önemli bir hastalığıdır. Doğal şartlarda parazitlerde oluşan seksüel rekombinasyon popülasyonun genetik çeşitliliğinin oluşmasında önemli yer tutmaktadır. Bunun yanında, hastalıkta tedavi amaçlı ilaç uygulamaları ve koruyucu amaçlı aşılamalar T.annulata popülasyonları üzerine seçici etki yaparak popülasyonun yapısını değiştirmekte, bunların kenelere aktarımına ve dolayısıyla da oluşacak yeni popülasyonda genetik farklılıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Theileria annulata'nın bilinen tüm gen sekansı, popülasyon genetiği çalışmaları ve yeni antijenlerin tanımlanması için genetik marker geliştirilmesine olanak sağlamıştır. T.annulata popülasyonlarının kenelere aktarılmasından sonra oluşan yeni parazit popülasyonlarındaki genetik çeşitlilik ve rekombinasyonun bu çeşitlilikteki rolü hakkında polimorfik moleküler markerler kullanılarak yapılmış kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Klonal olan ve olmayan iki farklı T. annulata izolatının (Ankara D7 ve Akçaova A10) rekombinasyon sonrası analizi için yapılan popülasyon genetiği çalışmasında kullanılmak üzere 23 adet mini ve mikrosatelit marker belirlenmiştir. Ayrıca, yeni parazit popülasyonlarında rekombinasyonun yoğun olduğu kromozomal bölgeler ve bunların çaprazlama sonrası meydana gelen antijenik etkisi belirlenmiştir. Bu tez çalışmasında polimorfik markerler kullanılarak, klonal olan ve olmayan Theileria annulata izolatlarının kenelere aktarımını takiben çaprazlama sonrası oluşan yeni popülasyonlarında çok sayıda farklı alleller belirlenerek genetik düzeyde farklılaşmalar olduğu belirlenmiştir. Rekombinasyonun yoğun olduğu kromozomal bölgeler; D7 için kromozom 4>2>1>3 ve rekombinasyonun en yoğun olduğu A10 için kromozom 3>4>2>1 şeklinde sıralanmıştır. Rekombinasyonun 21 farklı antijenik bölge üzerindeki etkisi için yapılan analizinde bu parazit izolatları için antijenik düzeyde bir farklılaşma görülmediği belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Theileria annulata, rekombinasyon, popülasyon genetiği.

Genetik varyasyonHayvan hastalıklarıRekombinasyon-genetik+4
Ahmet Hakan Ünlü
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00