Afyon Kocatepe University
Discipline

Geomatics Engineering

Afyon Kocatepe University

429

Archived Theses

7

DOIs Assigned

2%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Jeodezik gravite yaklaşımının incelenmesi

Bu tez çalışmasında 0 0 36.5 <9 < 40.5 ve 0 0 26.5 < X < 33 enlem ve boylam değerlerini kuşatan bir bölgede enlem, boylam, ortometrik ve elipsoidal yüksekliği bilinen noktalarda EGM08, GECO, EIGN-6C4 jeopotansiyel modelleri REQTOPO2015 topografya modeli ve WGM2012 gravite modeli kullanılarak gravite değerleri ve gravite anomalileri belirlenecektir. Bunlar belirledikten sonra BGI (Bureau Gravimetrique International) kurumu tarafından yersel olarak elde edilen veriler ile çalışma alanımızı kapsayan ve modellerden hesap edilen gravite anomali değerleri ile karşılaştırması yapılıp oluşacak farklar hesap edilip karesel ortalama hataları sunulacaktır. Bu çalışmadaki amacımız yer yuvarı için modellenecek en uygun jeoidin tespitinde kullanılabilecek modelin gravite yönünden belirlenmesi amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Jeoid, Gravite, Gravite indirgemeleri, Gravite ölçme yöntemleri, Bouguer indirgemesi, Boşlukta gravite indirgemesi

Bürhan Kozlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lokal jeoid belirlemede kullanılan enterpolasyon yöntemlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmada lokal jeoid hesaplama alanı olarak 36.5 ° < 𝜑 < 40.5 ° enlem ve 26.5 ° < 𝜆 < 33° boylam değerleri aralığındaki bölge seçilmiştir. Noktalar arasındaki mesafenin enterpole edilen jeoid yüksekliklerine olan etkisinin araştırılması için makro ve mikro ölçekte iki test ağı oluşturulmuştur. Makro ağ kapsamında 85 referans ve 35 enterpolasyon noktası olmak üzere toplam 120 nokta seçilmiş, mikro ağ kapsamında ise 8 referans ve 3 enterpolasyon noktası olmak üzere toplam 11 nokta kullanılacaktır. Bu tez çalışmasında elipsoidal yüksekliklerden ortometrik yüksekliklere geçiş için gerekli olan lokal jeoid modellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Lokal jeoid modeli belirlenirken Ters Mesafe ile Ağırlıklı (TMA) enterpolasyon metodu, Kriging (KRG) enterpolasyon metodu, En Küçük Eğrilik (EKE) enterpolasyon metodu, Radyal Bazlı Fonksiyon (RBF) ile enterpolasyon metodu ve Geliştirilmiş Shepard (GSH) enterpolasyon metodları kullanılarak elde edilen Karesel Ortalama Hata (KOH) değerleri karşılaştırılarak en doğru sonucu veren enterpolasyon yönteminin belirlenmesi hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Jeoid Yüksekliği, Jeoid, Elipsoid, Elipsoidal Yükseklik, Ortometrik Yükseklik, Enterpolasyon.

Birol Kuru
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi Akdeniz haritalarında konum doğruluğu

Birçok açıdan bizlere miras niteliğinde olan tarihi haritalar, oluşturuldukları devirlerle ilgili çok fazla malumatı içerisinde barındırmaktadırlar. Bu sebepledir ki ilerleyen zamana karşın tüm insanlığa ortak miras niteliği taşıyan bu haritaların kendilerinden sonraki dönemlere taşınmaları, bu mirasa sahip çıkılması bakımından büyük öneme sahiptir. Türk-Osmanlı bilim insanlarından olan Piri Reis ve Katip Çelebi birer başarılı araştırmacı, coğrafyacı ve haritacı keşif önderlerindendir. Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye adlı eseri ve Katip Çelebi'nin Cihannüma adlı eserleri içerisinde bulundukları zaman diliminin başlıca önde gelen coğrafik emek ve çalışmaların başında gösterilebilir. Dünya üzerindeki herhangi bir yerin bulunmuş olduğu sınırları tayin etmek jeodezi biliminin belli başlı vazifelerinin en önemlilerindendir. Bu tez çalışmasında, Piri Reis ve Katip Çelebi'nin eserlerinden alınan haritalar ve günümüz ArcGIS kütüphanesinden alınmış olan kartezyen koordinatlı dünya haritasının Akdeniz kıyıları için lokal koordinatlar olarak belirlenen ortak noktalar ile, sayısallaştırma işlemi sonrasında dönüşümler yardımı ve YSA uygulaması yapılarak, haritalar arası adalardaki konum doğrulukları ve uygulanan yöntemler konusu ele alınmıştır. Bu tez çalışması içerisinde konu ile ilgili jeodezi bilimi başta olmak üzere literatür taramaları ile çeşitli çalışmalar toparlanarak, temelde jeodezi bilimi üzerinde yoğunlaşılmıştır. Bu çalışmada yararlanılan Akdeniz haritalarından Akdeniz kıyıları üzerinden ortak adalardaki değişimler üzerine çalışılmıştır. Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye adlı eserinden ve Katip Çelebi'nin Cihannüma adlı eserlerinden Akdeniz haritaları kullanılmıştır. Bu haritalar yardımı ile ortak belirlenen adalar üzerinde günümüz dünya haritasına kıyılardan dönüşüm işlemleri yapılarak ortak adalar üzerinde durulmuştur. Dönüşümde kullanılan yöntemlerin aralarında kıyaslanmaları, adalardaki alan ve çevre değişimleri ve de konum doğrulukları irdelemesi yapılmıştır. Yapılan uygulama sonuçları ayrıntılı olarak karşılaştırılmıştır.

Esmanur Kıvrak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Düşük maliyetli yarı otomatik lazer entegreli kesit çıkarım sisteminin kullanılabilirliğinin araştırılması.

Hızla artan nüfus ve buna bağlı olarak genişleyen yerleşim yerleri arasındaki iletişim ulaşım ile meydana gelmektedir. Bu nedenle ulaşım hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Mevcut imkânlar ise her geçen gün ihtiyacımızı daha az karşılamaktadır. Bu bakımdan sürekli gelişen teknolojiyle doğru orantılı olarak yeni alternatif yollar aranmaktadır. Böylece çeşitli projeler üretilmektedir. Hedef, zamanın daha verimli kullanılmasıdır. Birçok alanda olduğu gibi haritacılık çalışmalarında da teknolojiyle paralel olarak yeni yöntemler geliştirilmiştir. Gelişen teknoloji ile daha hızlı ve daha hassas ölçümler yapılarak ölçüm belirsizliğinin azaltıldığı ve daha doğru karar verebilecek sistemler geliştirilebilmektedir. Bu sayede 21.yy teknolojisine uygun olarak yüksek algılama gücüne sahip donanımlar yardımıyla konuma bağlı noktasal veri üretiminin önemi artmıştır. Bu da haritacılıkta kullanılan lazer tarayıcı cihazların geliştirilmesini sağlamıştır. Bu cihazlar bir platforma monte edilerek (sabit bir istasyon, araç, tren, gemi vb.) farklı durumlara göre oluşan ölçme hızları ve buna bağlı olarak meydana gelen nokta yoğunluğunu daha az insan gücü ile zamandan kazanarak veri toplamamızı sağlamaktadır. Ancak mevcut durumda kullanımın sınırlı alanlarda olması ve çok fazla maliyet gerektirmesinden dolayı bu teknolojiden yararlanma imkânı kısıtlanmaktadır. Bu çalışmada; madencilik çalışmalarında veya bir yapı projesi inşaatında yarı otomatik lazer tarama sistemi aracılığıyla kesit oluşturabilmesi amaçlanmıştır. Yapılan uygulamalarda gerekli verilerin toplanması, bir proje oluşturm aşamasında çok önemli paya sahiptir. Toplanan veriler ile hem değerlendirme hem de uygulama işlemleri yapılmaktadır. Günümüzde zaman kavramının öneminin artmasıyla haritacılık alanında da doğru ve hızlı çalışma en önemli faktördür. Gerçekleştirilen çalışmada düşük maliyetli yarı otomatik lazer tarama sistemi ile toprak hareketlerinin hesaplanması, arazi kesitlerinin somut hale getirilmesi sağlanmıştır. Kurulan sistem yardımıyla oluşturulan kesitler kolay bir şekilde mevcut ihtiyacın daha hızlı karşılanmasını sağlayacaktır. Madencilik çalışmalarında kullanılması beklenen sistemin, benzer şekilde tünel yapım çalışmalarında da kullanarak farklı alternatifte çalışma alanlarına yaymak bir diğer hedef arasındadır. Bu sayede günümüzde kullanılan yöntemlere alternatif olarak yapılacak uygulamalarda söz edildiği gibi; zaman ve insan gücü minimum seviyeye indirilerek ölçme tekniğinin daha kısa zamanda ve istenilen amaca uygun doğrulukta kullanılacak bir sistem daha ucuz maliyetle tasarlanmıştır. 2019, xii + 91 sayfa Anahtar Kelimeler: Düşük maliyet, yarı otomatik lazer entegreli sistem, kesit çıkarımı.

Mustafa Emre Akçal
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sultandağı fayında jeodezik gerinim (strain) ile istatistiksel depremsellik verilerinin ilişkilendirilmesi

Akşehir-Simav Fay Sistemi (ASFS) ilk olarak Koçyiğit (1984) tarafından adlandırılmış olup, doğuda Konya ili güneyi ile batıda Balıkesir arasında uzanan yaklaşık 500 km uzunluğunda bir zondur. Batı Anadolu'nun önemli fay sistemi içerisinde kalan bu sistemin genel olarak birbirine paralel uzanan çok sayıda horst ve graben türü yapılar bulunmaktadır. Bu çalışmada ASFS'nin Afyon - Sultandağı arasında kalan kısımda, yer kabuğu hareketlerini belirleyebilmek için 2012 yılında 27 noktadan oluşan bir GNSS ağı kurulmuştur. 2012-2018 yılları arasında 5 kampanya ölçüm yapılarak bölgeye ait hız vektörleri elde edilmiştir. Bu GNSS ölçüleri, GAMIT/GLOBK yazılımı kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca bölgedeki deprem verileri yardımıyla bölgeye ait b parametreleri hesaplanmış ve jeodezik yamulmalarla karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak 2002 Çay Eber depremlerinden sonra bölgenin batısına doğru jeodezik yamulmaların arttığı görülmüştür

Tolga Toydemir
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla kıyı sularının uzaktan algılama tekniği ile su kalitesinin belirlenmesi ve haritalanması

Kıyısal, sulak ve deniz ekosistemleri için su kalitesi canlı yaşamı açısından en önemli kıstastır. Bu nedenle özellikle kıyısal sulak alanlarda su kalitesinin belirlenmesi ve bu alanların sürekli izlenmesi; kıyısal ekosistemin sağlıklı bir şekilde devamlılığının sağlanması, insanoğlunun deniz suyu üzerindeki tahribatının engellenmesi ve suyun ekonomik kullanımı yönünden büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada; Ülkemiz sınırları içerisinde yer alan ve her yıl milyonlarca turistin ziyaret noktası hâline gelen, en önemli deniz ekosistemlerine ev sahipliği yapan Muğla ilinin kıyısal sularına yönelik olarak Uzaktan Algılama teknolojisinin sağladığı imkânlar doğrultusunda su kalitesini belirleyen ana parametrelerden olan Askıda Katı Madde, Çözünmüş Oksijen, Klorofil-a konsantrasyonları ve Sıcaklık değerleri belirlenerek klasik yersel yöntemler sonucunda belirlenen laboratuvar sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak yersel yöntemler ile elde edilen laboratuvar verileri ile Uzaktan Algılama teknolojisi kullanılarak elde edilen veriler arasında ilişki, tutarlılık yönünden değerlendirilmiş ve Muğla ilinin sahip olduğu korunan alanların yönetimine nasıl katkı sağlayacağı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: AKM, ÇözünmüĢ Oksijen, Klorofil-a, Sıcaklık, Su Kalitesi

Oktay Toksöz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bolvadin fayı yüzey deformasyonlarının hassas nivelman ölçüleri ile izlenmesi

Tektonik hareketlerinin incelenmesi sayesinde bugün, büyük depremlerin kaynak fayları nerelerde olacağı tahmin edilebilmektedir. Faylar üzerinde meydana gelen yanal ve düşey yer değiştirme miktarlarını ölçümler yaparak fayın kayma hızını ve fay zonunu oluşturan her bir fay segmenti üzerinde meydana gelen büyük depremlerin tekrarlanma aralıklarını belirlemek deprem tehlike analizleri için önemlidir. Son yıllarda, Afyon-Akşehir Grabeninin ortasında yer alan Bolvadin şehir merkezinin güney kısmı ile kuzey doğu bölümü arasında kalan alan içerisinde, Bolvadin Fayına paralel/yarı paralel gidişli önceden gözlemlenmeyen yüzey deformasyonları meydana gelmiş ve meydana gelmeye devam etmektedir. Bolvadin merkezinde büyük bir kısmı yerleşim alanlarından çizgisel bir hat boyunca geçen yüzey deformasyonları nedeniyle, bahçe duvarlarında kırılmalar, binalarda çatlaklar, yollarda çökmeler, yer altı kanalizasyon ve su hatlarında kırılmalar meydana geldiği gözlenmiştir. Çizgisel gidişli yarık ve çatlaklar şeklinde gözlenen yüzey deformasyonları boyunca güneydoğuda kalan bloğun düştüğü gözlemlenmiştir. 2014 yılında kurulan ve bu bölge içinde kalan bir sabit GNSS noktası incelendiğine diğer alanlara göre bölge içinde kalan istasyon noktasının yaklaşık 20 cm lik düşey hareketi izlenmiştir. Bu tez çalışmasında Bolvadin civarında meydana gelen güncel yüzey deformasyonlarının nedeninin ve miktarının tespit edilmesi için Bolvadin çevresine 3 ayrı bölgede toplam 2 km'lik bir hatta bulunan elektrik direklerine pirinçten çubuklar monte edilerek 2016 ve 2017 yılları Ağustos aylarında toplam 2 kampanya ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre deformasyon zonu boyunca, 5 ile 65 mm/yıl arasında düşey deformasyon hızı hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bolvadin Fayı, Yüzey Deformasyonları, Afyon-AkĢehir Grabeni,Hassas Nivelman

Presizyonlu nivelman
Mustafa Yalçın
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eğik resim fotogrametrisi ile 3 boyutlu model üretimi

daha sonra doldurulacaktır

Semih Seçkin Kavlak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Banaz fayının tektonik hareketlerinin GNSS yöntemiyle belirlenmesi

Batı Anadolu'nun güncel tektonik yapıları Kuzey Anadolu Fay Sistemi (KAFS) ve Ege açılmalı tektonik rejimine bağlı olarak gelişmiştir. Banaz Fayı Akşehir Simav fay zonu içinde kalan 25 km lik bir segmenttir. Çok segmentli Simav Fayı Batı Anadolu'yu etkileyen açılmalı tektonik rejim içinde, Sındırgı (Balıkesir) ile Afyon arasında, KB-GD genel doğrultusunda uzanan açılmalı sağ yönlü doğrultu atımlı bir diri fay sistemidir. Toplam 205 km uzunluğunda olan fay sistemi batıdan doğuya doğru Sındırgı, Simav, Şaphane, Banaz ve Sincanlı olarak adlandırılan beş alt fay segmentinden oluşur (Koçyiğit vd. 2002). Banaz fayı üzerinde günümüze kadar çok az bir jeolojik çalışma yapılmıştır. Henüz yapılan bir jeodezik çalışmaya literatürde rastlanmamıştır. Birçok çalışmada Afyon-Uşak arasında belirtilen sismik boşluk üzerinde yer alan Banaz fayı bu açıdan oldukça önemlidir. Bu çalışmada Banaz Fayının geometrisine uygun 22 GNSS ölçü noktası tesis edilmiştir. 2016-2019 yılları arasında atlı aylık periyotlar halinde 5 kampanya 4 periyot ölçü yapılmıştır. Tez kapsamında elde edilen GNSS ölçmelerinden yararlanarak öncelikle bölgenin hız alanı hesaplanmıştır. Elde edilen hız vektörleri kullanılarak bölgedeki faylar üzerindeki gerilim ve gerinim miktarları ve yönleri tespit edilmiştir. Avrasya plakası sabit alınarak elde edilen hızlar 20-29 mm/yıl arasında hesaplanmıştır. Ayrıca bölgenin kuzeyinde KD-GB açılmalar, güneyinde ise KG sıkışma DB açılmalar görülmüştür. Bu veriler 2 yılık ölçülerde elde edildiği için, bu hareketlerin doğrulanması için ek GNSS ölçüleri ve jeolojik çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Mehmet Öztürk
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzey deformasyonlarının hassas Nivelman tekniği ile belirlenmesi : Sarıgöl örneği

Bu çalışma kapsamında, Gediz Grabe' nin güneydoğu ucunda yer alan Sarıgöl yerleşim alanı içerisinde, Sarıgöl Fayı asfalt ve parke taşlı yollarda, kanallarda ve evlerin duvarlarında deformasyonlara neden olmuştur.yüzey deformasyon-ları oluşmuş ve oluşmaya devam ettiği gözlenmiştir. Yerleşim alanlarından geçen yüzey deformasyonları üzerinde yer alan bazı binalarda çatlamalar, yollarda çökmeler, yeraltı su ve kanalizasyon kanallarında kırılmalar meydana gelmiş-tir. 2000 yılında Sarıgöl Fayı'nın yüzey deformasyonu boyunca meydana gelen düşey yer değiştirme miktarları 20 – 45 cm olarak ölçülmüştür. 2010 yılında aynı hatta ölçülen yer değiştirme miktarları 1.00 – 1.25 m'dir. Bu çalışmanın amacı Sarıgöl civarında meydana gelen yüzey deformasyonlarının nedeninin ve miktarının tespit edilmesi için bir takım jeo-dezik teknikler yardımıyla ölçümler yapılacaktır. Hassas Nivelman teknikleri ile oluşan deformasyonlar daha doğru ve yüksek duyarlı bir şekilde belirlenecektir. Bu amaçla fay hattına dik ölçü noktaları tesisi edilecektir.

Alperen Doğan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bolvadin fayındaki yüzey deformasyonlarının yeraltı suları ile ilişkisinin araştırılması

Bu araştırmada, son 10 yılda Bolvadin ilçe merkezinde meydana gelen asismik yüzey deformasyon miktarı nivelman yöntemiyle belirlenmiştir. Bu amaçla Bolvadin ilçe merkezine yüzey deformasyonlarına dik olarak 9 profilden oluşan nivelman ağı tesis edilmiştir. 2016-2018 yılları ağustos ayları arasında 12 kampanya nivelman ölçüsü yapılmıştır. Yapılan ölçüler sonucunda bölgede 2 yılma 100 mm ulaşan deformasyonlar hesaplanmıştır. Daha sonra bölgede bulunan DSİ su kuyularından yeraltı su seviyelerini gösterir veriler alınmıştır. Yeraltı su seviyelerinin 24 ayda 5 metre düştüğü tespit edilmiştir. Yeraltı su seviyeleriyle deformasyonlar arasında korelasyonu araştırma için Kendal, Sperman ve Pearson korelasyon yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre 4 ve 5 nolu kuyular hariç yüzey deformasyonlarıyla yeraltı su seviyelerindeki düşüş arasında orta seviyede korelasyon olduğu tespit edilmiştir.

Hasan Basri Bozkuş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alaşehir (Manisa) bölgesindeki gerinim alanların jeodezik verilerden belirlenmesi

Batı Anadolu, geçmişten bugüne kadar birçok şiddetli depremden etkilenmiştir. Bu şiddetli depremler Büyük Menderes, Gediz ve Denizli/Pamukkale grabenleri çevresinde yoğunluklu olarak görülmüştür. Depremlerin menfi tesirlerini azaltmak veya minimuma indirebilmek için, depremlere neden olan levha hareketlerinin incelenmesi gereklidir. Manisa ili Sarıgöl ve Alaşehir ilçe merkezleri ve çevresi deprem riski olan bölgelerden birisidir. Bugüne kadar, Gediz Grabenin doğu kesiminde ayrıntılı olarak jeodezik çalışmalar gerçekleştirilmemiştir. Çalışma bölgesinde tektonik hareketler sonucu deformasyon etkisinde kalan bölge, GNSS yöntemi ile geçmiş yılların verileri kullanılarak ve iki yıl (2017 ve 2018 yıllarında) takip edilmiştir. GNSS ölçülerinin değerlendirilmesi aşamasında GAMIT/GLOBK yazılımı kullanılmıştır. GNSS sonuçlarından elde edilen yatay hız bileşenleri 18 mm/yıl ile 29 mm/yıl arasında, düşey hızlar ise -15 mm/yıl ile -108 mm/yıl arasında hesaplanmıştır. GNSS verilerinin değerlendirilmesi sonucu bölge tektoniğine uygun sonuçlar elde edilmiştir. Yapılan gerinim analizinde bölgede G-K rejiminin baskın olduğu görülmüştür. Gerinim analiz sonuçlarından elde edilen Jeodezik Deprem Tekrarlama Haritaları incelendiğinde 6 dan büyük depremlerin tekrarlama periyodu 39-100 yıl arasında hesaplanmıştır.

Ali İhsan Umutlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kitab-ı Bahriye'deki Akdeniz liman şehir bilgilerinin kar-tografik ve jeodezik açıdan incelenmesi

Günümüze eskilerden miras niteliğinde olan tarihi haritalar, o dönemlerle ilgili önemli bilgiler taşımaktadır. Bundan dolayı, bu miras niteliği taşıyan haritaların sonraki dönemlere taşınmaları, sahip çıkılmaları gerekmektedir. Türk- Osmanlı dönemi ünlü denizcilerinden Piri Reis, iyi bir araştırmacı, iyi bir coğrafyacı, kaşif, denizci ve çok iyi bir gözlemcidir. Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye adlı eseri, bulundukları dönem içindeki coğrafi eserlerin başında gösterilebilir. Kitab-ı Bahriye'de Akdeniz kıyısı, burada bulunan adalar, liman şehirleri; beşeri, coğrafi, ticari, ve yönetim biçimi bakımından incelenmiştir. Bu tez çalışmasında; Akdeniz kıyısında bulunan limanların kartografik ve jeodezik açıdan incelenmesi amaçlanmıştır. Öncelikle Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye'sinden seçilen liman şehirleri o dönem özellikleri ile ele alınmış, bu liman şehirlerine ait haritalar ve günümüz ArcGIS kütüphanesinden alınmış olan kartezyen koordinatlı dünya haritasının Akdeniz kıyısında bulunan İskenderun limanı çevresinde belirlenen ortak noktalar ile sayısallaştırma işlemi sonrasında Afin dönüşümü yardımı ile haritalar arası jeodezik konum doğrulukları ele alınmıştır. Ayrıca günümüz ArcGIS kütüphanesinden alınmış olan harita bilgilerinden yararlanarak belirlenen noktalardan 2 tanesi arasındaki, harita uzunluğu, ortodrom uzunluğu, loksodrom uzunluğu ve loksodrom açısı hesaplanmıştır. Bu hesaplanan verilerden yararlanarak kartografik olarak irdeleme yapılmıştır. Bu tez çalışması içerisinde konu ile ilgili, jeodezi ve kartografya bilimleri ile ilgili literatür taramaları, ve daha önce yapılan çeşitli çalışmalar toplanarak işlenmiştir. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen sonuçlar ayrıntılı olarak incelenmiş, karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Piri Reis, Kitab-ı Bahriye, Portolan, Akdeniz, Afin, Loksodrom

Ilgın Gerboğa
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ps-Insar ile yerkabuğu hareketlerinin incelenmesi: Bolvadin örneği

Son yıllarda interferometrik yapay açıklı radar tekniği, yeryüzünde meydana gelen deformasyonların incelenmesinde yeni bir araç olarak kullanılmaktadır. Üretebildiği yüksek kaliteli topografya bilgisi ile deformasyon belirlenmesinde jeodezi bilimine yeni bir yön getiren bu teknik, geri dönen sinyallerin gecikmelerini kullanarak sinyal işleme tekniğiyle bunları yüksek çözünürlüklü görüntülere dönüştürmektedir. Aynı zamanda, diğer yöntemlerden farklı olarak geniş bir çalışma alanı sağlamakta ve çok hassas sonuçlar vermektedir. Bu nedenle de yerbilimi araştırmacıları, söz konusu bu tekniği basta yer kabuğu deformasyonu çalışmaları olmak üzere diğer alanlarda da uygulamaktadırlar. Bu bilgiler ışığında bu hazırlanan tez çalışmasında Afyonkarahisar'a ait Bolvadin ilçesinin şehir merkezi için zeminde meydana gelen zamana bağlı yükseklik değişimlerinin InSAR yöntemiyle incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, interferometrik yapay açıklıklı radar tekniği meydana gelen yerkabuğu hareketlerinin incelenmesi için kullanılmış ve bunun için de TerraSAR-X uydusuna ait radar görüntülerinden Temmuz 2016'dan Temmuz 2018'a kadar olan dönemi kapsayan 17 görüntü kullanılmıştır. Oluşturulan interferogramlar iki yıllık süreçte gözlenen konum değişikliklerinin, radar bakış yönünde yaklaşık 12.5 milimetreye ulaşan yerkabuğu hareketlerini ortaya çıkardığı tespit edilmiştir.

Afyonkarahisar-BolvadinSayısal uydu verileriUzaktan algılama+1
Sinan Kucur
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava araçları ile üretilen sayısal yüzey modellerinin doğruluğu

Daha sonra doldurulacaktır.

Sercan Kelek
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

GNSS/Nivelman verisi ile yerel jeoid profilinin farklı enterpolasyon yöntemleriyle çıkarılması

Jeoid belirleme, yeryüzünde yatay konumu belirli bir noktanın jeoid yüksekliğinin dijital ya da analog olarak üretilmesine imkân verecek şekilde verilerin tasarlanıp modellendirilmesidir. Jeoid modelleri yerel, bölgesel, ulusal veya küresel alanlar için geliştirilip üretilebilir. Jeoid belirleme metotları, modelde kullanılacak olan veri ve üretilecek üç boyutlu modellere göre tasnif edilebilir. Bu tez çalışması DSİ Ilısu Projesi Bölge Müdürlüğü kontrollüğünde yapımı devam eden Ilısu Barajı ve HES Projesi baraj rezervuarının kapsadığı alanlar dikkate alınarak yapılan jeodezik ağ çalışması verilerinin Diyarbakır-Batman kısmı kullanılarak hazırlanmıştır. Yaklaşık 35 km olan çalışma hattı Diyarbakır İli Bismil İlçesi sınırlarından başlayarak Batman havalimanı ve Batman çayı kesişme noktasında sonlandırılmıştır. Çalışmada 31 adet nokta tesis edilmiştir. Noktalar arasındaki jeoid ondülasyonlarını belirlemek için GPS oturumları ve geometrik nivelman yapılmıştır. Çalışma sonucunda güzergâh boyunca jeoid yüksekliği ortalaması 23.02 m olarak elde edilmiştir. Jeoid ondülasyonunun arazi topografyasına uygun değiştiği gözlenmiştir. Diğer yandan Surfer 13 yazılımı yardımıyla farklı enterpolasyon yöntemleri denenerek üç boyutlu perspektif görüntüler üretilmiş; enterpolasyon yöntemleri kendi aralarında karşılaştırılmıştır.

JeodeziJeoid
Mehmet Solmaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

16. yüzyıl Akdeniz coğrafi bilgi sistemi: Kitab-ı bahriye

Bu araştırmada, ilk olarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile bu sistemlerin tarihçesi, sistemlerin kullandığı metodoloji ile bileşenleri açıklanmaya çalışılmıştır. CBS'nin uygulama alanları özellikle deniz ve denizciliğe ilişkin uygulamalar örnekleri ile ifade edilmiştir. Piri Reis tarafından 1526 yılında dönemin padişahına sunulan Kitab-ı Bahriye adlı deniz klavuzu olarak da ifade edilebilecek eşsiz kitap; CBS'lerinin açıklanan metodolojisi, bileşenleri ve uygulamaya yönelik örnekleri ile kıyaslanmıştır. Kıyaslama neticesinde kitapta yer alan bilgi setleri ile haritalar, coğrafya ve kartografya bilimi açısından değerlendirilerek sunulmuştur.

Mehmet Şevran
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alışveriş merkezleri için CBS tabanlı en uygun yer seçimi analizi: Üsküdar ilçesi örneği

Alışveriş merkezleri için uygun yer seçimini inceleyen çalışmada alanın ulaşılabilirlik, cazibe merkezlerine yakınlığı, topolojik yapısı, çevresinde bulunan farklı alışveriş merkezlerini kullanan müşterilere uygulanan anket çalışması kapsamında incelenmiştir. Yapılan çalışmada CBS kullanılarak gerekli verilerin elde edilmesi, düzenlenmesi, sorgulanması ve analizini amaçlayan bu sistem planlanan çalışmanın hız kazanmasına, güvenilir bilgi elde edilmesine, alternatifler arasından en uygun yerin seçilmesi için karar desteği sağlamıştır. Bu çalışmadaki amaç, bir araç olarak CBS'den faydalanılarak, Üsküdar ilçesinde anket çalışması ile yeni modern alışveriş merkezleri için belirlenen ölçütlerle en uygun yer seçimi sağlanabilmesi için bir model üretmektir. Karar desteğinin sağlanabilmesi için CBS tabanlı ÇÖKA kapsamında kullanılmıştır. Belirlenen ölçütlerin birbirine göre bağıl ağırlıklarının belirlenmesinde İkili karşılaştırma yöntemi kullanılmıştır. Katmanlar oluşturulduktan sonra normalleştirilmiş ve ağırlıkları ile birlikte sentezlenerek sentez haritası oluşturulmuştur. Oluşturulan sentez haritası üzerinde alternatif alanlar içerisinde kalan değerlerin ortalamaları alınarak elde edilen verilere göre göre kurulacak alışveriş merkezleri için belirlenen alternatif 5 tane alanın uygunluğu en yüksekten en düşüğe sıralanmıştır.

Ayşen Akdemir
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kartografik harita tasarımı

Bu araştırmada, tasarlanacak haritaların kullanıcılar için daha yararlı olmasını sağlayan kartografik harita tasarımı ilkeleri ele alınmıştır. Ülkemizde bu ilkeleri tamamen kapsayan bir çalışma bulunmamaktadır. Bu durum ülkemizde üretilen haritaların tasarımı konusunda standartların olmamasından kaynaklanmaktadır. Tasarım kuralları üretilen bütün haritalara uygulanmalıdır. İyi bir tasarıma ve sunuma sahip olmayan bir haritanın içeriği ne kadar doğru olursa olsun amacına uygun bir harita özelliğini taşımaz. Özellikle ülke genelinde farklı disiplinlerden kişiler farklı konularda birçok harita üretmektedirler ve üretilen bu haritaların neredeyse hepsi tasarım kuralları dikkate alınmadan oluşturulmuşlardır. Özellikle CBS ve CAD teknolojilerinin gelişimiyle harita üretimi ve kullanımı oldukça çoğalmıştır. Üretilen haritaların harita kullanıcıları tarafından doğru bir şekilde algılanması ve amacına uygun biçimde kullanılması temel hedeftir. Bu çalışmada harita tasarımı ile ilgili literatür kaynakları dikkatlice incelenerek harita üretimi, tasarımı ve çoğaltılması ile ilgili yapılan çalışmalar derlenmiştir. Ülkemizde üretilen ve/veya üretilecek haritalar göz önünde tutularak harita tasarımı ile ilgili temel kurallar öncelikli olarak örneklerle verilmiştir.

Abdulgafur Çapadiş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nokta bulutu filtreleme teknikleri ile eşyükseklik eğrisi üretimi

Üç boyutlu (3B) nokta bulutu verileri yeryüzünde bulunan objelerin koordinat ve yükseklik değerlerini içeren nokta verilerdir. Günümüzde nokta bulutu üretimi, hava LiDAR sistemleri ve gelişen optik/fotogrametrik yazılımlar sayesinde oldukça kolaylaşmış ve kullanım alanı oldukça yaygınlaşmıştır. Bu tez çalışmasında ise küçük ölçekli fotogrametrik haritalar için ormanlık alanlarda, 3B nokta bulutu filtreleme yöntemleri ile eşyükseklik eğrisi üretilmiştir. Bunun için az, orta ve çok yoğunluklu ağaçlık ve orta engebeli alanlar olmak üzere seçilen üç farklı alanda, 3B nokta bulutu verisi, sayısal hava kamerası ile çekilmiş kızılötesi bant değerlerine sahip hava fotoğraflarından Semi Global Matching (SGM) algoritması ile üretilmiş ve bu alanlardaki ağaçlık alanlar; noktaların spektral değerleri ile ve açık kaynak kodlu bir yazılımda bulunan Cloth Simulation Filter (CSF) algoritması ile filtrelenmiştir. Daha sonra bu verilerden Triangular Irregular Network (TIN), Inverse Distance Weighting (IDW) ve Kriging yöntemleri ile Sayısal Arazi Modeli (SAM) oluşturularak bu yüzeylerden eşyükseklik eğrileri üretilmiştir. Elde edilen sonuçlara bakıldığında, nokta bulutu verisindeki ağaçlık alanları noktaların spektral değerlerinden faydalanarak filtrelemek, CSF algoritması ile filtrelemeye göre daha başarılı olmuş ve TIN enterpolasyonu ile üretilen sayısal arazi modelinin IDW ve Kriging yöntemleri ile üretilen modele göre referans sayısal arazi modelini daha iyi yansıttığı görülmüştür. Ayrıca bu yüzeyden üretilen eşyükseklik eğrileri incelendiğinde ise az ve orta yoğunluklu ağaçlık alanlarda eşyükseklik eğrilerin yatay ve düşey olarak karesel ortalama hatalarının, arazinin eğim değerlerine göre belirlenen tecviz sınırları içerisinde kaldığı görülmüştür. Ancak çok yoğun yani zeminin hiç görülemediği sürekli ağaçlık alanda ise eşyükseklik eğrilerin yatay ve düşey karesel ortalama hataları tecviz sınırlarını aşmıştır.

Fotogrametri
Çağrı Kılınç
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarlanmış olan düşük maliyetli yarı otomatik kesit alma aletinin kübaj hesabında uygulanması üzerine bir çalışma

Günümüz de nüfus sayısında ki hızlı atrışların yol açtığı yerleşim yerlerindeki genişleme nedeniyle buradaki iletişim ulaşım ile sağlanmaktadır. Bundan ötürü ulaşım hayatımız da önemli bir konuma yerleşmiştir. Genişleyen yerleşim yerlerinden ötürü şimdiki imkanlar her geçen gün taleblerimize daha az karşılık vermektedir. Bu nedenle teknolojideki gelişmelerle doğru orantılı olarak alternatif yolar aranmaktadır. Aranan alternatif yollardaki amaç zamanı verimli kullanılmasıdır. Teknelojideki gelişmelerle paralel olarak Harita Mühendisliğindeki uygulamalarda yeni teknikler geliştirilmiştir. Teknolojideki gelişmelerle hassas ve hızlı ölçümler yapılarak daha doğru sonuçlar elde edildiği sistemler geliştirilebilecektir. Bu nedenle günümüz teknolojisine uygun ekipmanların desteğiyle konuma bağlı veri üretiminin önemi artmaktadır. Bu sebeble Harita Mühendisliğin de kullanılmakta olan lazer tarayıcıların daha fazla geliştirilmesi sağlanmaktdır. Bu aletler bir taşıyıcı araca sabitlenerek (sabit bir istasyon, araç, tren, gemi vb.) farklı çeşitlere göre oluşan çeşitli ölçme hızları ve buna bağlı olarak ortayaçıkan nokta bulutlarının insan gücü ve zamandan tasarruf ederek veri toplamamızı sağlamaktadır. Lakin şuanda kullanılan sistemlerin maliyetlerin yüksek olması bu teknolojik cihazlardan yararlanmamızın önüne geçmektedir. Bu çalışmada; maden sahası çalışmalarında , tünel inşaatlarında veya herhangi bir yapı projesi şantiyelerinde tasarlanmış olan düşük maliyetli yarı otomatik kesit alma aleti aracılığıyla anlık olarak kesit oluşturabilmesi ve arazide anlık alan ve hacim hesabı yapmak amaçlanmıştır. Gerçekleştirilen çalışmada tasarlanmış olan düşük maliyetli yarı otomatik kesit alma aleti ile ne kadar dolgu ne kadar kazı yapıldığının hesaplanması,arazide yapılan okumaların anlık olarak kesit haline dönüştürülmesi sağlanmıştır. Bu tasarlanan alet ile dönemimizde kullanılan uygulamalara çeşitlilik olarak tasarlanacak uygulamalarda söz edildiği gibi; zaman ve insan gücünden tasarruf ederek ölçme tekniğinin daha kısa zamanda ve istenilen amaca uygun doğrulukta kullanılacak bir sistemin daha ucuz maliyetle tasarlanmıştır. Bu tasarlanan sistem yardımıyla ekstra zaman harcamadan anlık olarak arazide yaptığın işlerin kesitleri ve kübaj hesaplarıda bu sistem yardımıyla yapılmış olmaktadır.

Uğur Can Gerboğa
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava aracı ile elde edilen veriler yardımıyla bina tespiti

Günümüzde teknolojiye paralel olarak veri toplama teknolojileri de gelişme göstermiştir. Özellikle uydu, lidar ve insansız hava aracı (İHA) gibi uzaktan algılama platformları ile veri toplama araçları çeşitli çalışmalarda kullanılmaya başlanmıştır. Bu tür veri toplama donanımları ile hızlı bir şekilde çok yoğun veriler toplanabilmektedir. Elde edilen yoğun verilerden anlamlı olanların tespit edilmesi gerekmektedir. Özellikle hızlı bir şekilde gelişim gösteren yerleşim alanlarındaki değişimler için birçok detayın izlenmesi gerekmektedir. Bu amaç doğrultusunda istenen detayların yoğun veri kümelerinden çıkarımı yapılmalıdır. Bu çalışmada insansız hava aracı (İHA) ile elde edilen görüntülerden üretilen nokta bulutu ve ortofoto görüntüler kullanılarak binaların çıkarımı üzerine uygulama gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında Afyon ilinde bulunan Afyon Kocatepe Kampüsü sınırlarında bulunan binaların tespiti amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan kural setleri daha sonra test verisinde uygulanmıştır. Seçilen veri setleri fotogrametrik yazılımlarda değerlendirilerek orta ve yüksek yoğunlukta nokta bulutları ile ortofotolar üretilmiştir. Üretilen farklı yoğunluktaki nokta bulutları Pix4D, Quick Terrain ve VRMesh yazılımlarında sınıflandırılmıştır. Ortofoto görüntülere nesne tabanlı sınıflandırma yaklaşımı uygulanarak eCognition yazılımında bina tespiti yapılmıştır. eCognition yazılımında yapılan nesne tabanlı uygulamaların sınıflandırılmasında objeler bina ve bina olmayan diye iki sınıfa ayrılmıştır. Çalışma sonucunda tespit edilen binaların doğruluğunu araştırmak üzere doğruluk analizi yapılmıştır. Ortofotolara ve nokta bulutlarına ait doğruluk analizleri karşılaştırılmıştır. Afyon veri setine ait üretilen farklı yoğunluktaki verilerin analizi yapılmıştır. Orta yoğunlukta verilere ait en yüksek kalite değeri % 78.69 ile Pix4D yazılımında, yüksek yoğunluktaki verilere ait en yüksel kalite değeri % 84.84 ile VRMesh yazılımında bulunmuştur. İsviçre veri setinde, orta ve yüksek yoğunluklu veri setinde kalite % 80.01, %85.32 olarak VRMesh yazılımında belirlenmiştir. Ortofoto görüntülerinde ise; İsviçre veri setinin kalitesi %92.64 değer ile Afyon veri setine göre daha iyi sonuç vermiştir. Çalışma sonucunda ortofoto görüntülerinden yapılan sınıflandırmanın nokta bulutu verilerine göre daha doğru sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir.

Adem Kabadayı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava aracı ile elde edilen veriler yardımıyla yol tespiti

Teknolojinin gelişmesi ile veri toplama yöntemleri, dünya yüzeyi hakkında daha fazla bilgi edinme fırsatı sunmaktadır. Elde edilen verilerdeki yoğunluk, bu verilerdeki anlamlı olanların çıkarımını zorunlu kılmıştır. Önceleri, istenen detayların çıkarılması operatörler tarafından manuel olarak yapılmaktaydı. Bu durum zaman ve maliyet yönünden olumsuz karşılanmaktadır. Gelişen detay çıkarma yöntemleri sayesinde, ihtiyaç duyulan nesnelerin otomatik tespiti daha hızlı ve kolay hale gelmiştir. İnsansız Hava Aracı (İHA) ile elde edilen yüksek çözünürlüklü görüntülerden bilgi almak için bir nesnenin ve çevresinin mekânsal ve spektral bilgilerini kullanmamız gerekir. Bu tür uzaktan algılanan verilerden bilgi elde etmek için piksel tabanlı yaklaşımlar uygulanırsa yalnızca spektral bilgi kullanılır. Bu nedenle, piksel tabanlı yaklaşımlar yüksek çözünürlüklü görüntü sınıflandırmasını karşılayamaz ve bilgi çıkarma yalnızca gri düzey eşikleme yöntemlerine dayandırır ve bu da kullanıcının büyük verilerle uğraşmasını gerektirir. Bu durum zengin bilgi içeriğine sahip yüksek çözünürlüklü görüntülerde uygulanan piksel tabanlı sınıflandırma yönteminde bina, yol, park vb. kesin sınırlar içeren kentsel alanlardan hassas veri çıkarımı oldukça güçleştirir. Bu eksiklik mevcut bilgi işlem teknolojilerine bağlı olarak gelişmiş görüntü analiz ve sınıflandırma yaklaşımlarını da beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla günümüz görüntü işleme ve uzaktan algılama teknolojilerinde, nesne tabanlı sınıflandırma yaklaşımları yoğunlukla kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada benzer konumsal çözünürlüğe sahip ortofoto görüntüleri kullanılarak nesne tabanlı sınıflandırma yöntemi ile yolların ve benzeri hatların belirlenen kural ve işlemler ile otomatik tespiti amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasında, İHA ile toplanan veriler fotogrametrik tekniklerle değerlendirilmiş ve Definiens eCognition yazılımında nesne tabanlı sınıflandırma yöntemi kullanılarak yol tespiti yapılmıştır. Nesne tabanlı sınıflandırma yöntemiyle; algılanan verilerin mekansal, spektral ve bağlamsal bilgi gibi farklı nesne özelliklerine göre uzaktan sınıflandırılmasının mümkün olduğu gösterilmiştir. Daha sonra, jeodezik yöntemle çizilen vektör veriler ile tespit edilen yolların karşılaştırılması yapılmıştır. Tez kapsamında görünür ve kızılötesi bölgede elde dilen görüntüler kullanılarak beş farklı çalışma yapılmıştır. İHA ile elde edilen ham veriler değerlendirilip nesne tabanlı sınıflandırma yaklaşımı ile sayısal ortamda otomatik yol tespiti ve sınıflandırılması yapılmıştır. Çalışma sonucunda ortofoto görüntüsünden nesne tabanlı yaklaşım ile tespit edilen yollar ile hâlihazır harita ve elle sayısallaştırma sonucu elde edilen yollar kullanılarak istatiksel analiz yapılmıştır. Yapılan beş farklı çalışmada kullanıcı doğrulukları %85 ile %91 arasında değişmektedir. Genel doğruluklar ise en düşük 0.7520 en yüksek 0.8768 hesaplanmıştır. Karşılaştırılması sonucunda, elde edilen sonuçların güven aralığı içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, nesne tabanlı sınıflandırma yönteminin; mekânsal çözünürlüğün resimlerdeki spektral yansıma değeri ile artması durumunda, yol detaylarının otomatik olarak belirlenmesine olumlu katkıda bulunabileceğini göstermektedir.

Abdurahman Yasin Yiğit
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava aracı ile elde edilen veriler yardımıyla ağaç tespiti

Günümüzde teknolojinin ilerlemesi ile birlikte her konuda olduğu gibi haritacılıkta da bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Eskiden aylar alan veri toplama aşaması, günümüzde insansız hava araçları ile kısa sürede gerçekleştirilmeye başlandı. Yersel veri toplama yöntemlerinin aksine, insansız hava aracı ile veri toplandığında arazi ile ilgili en ufak detaylara kadar bilgi sahibi olmaya başladık. Bununla birlikte ortaya yeni bir sorun çıktı. Toplanılan bu verilerin işlenmesi ile ilgili olan bu sorun, bilgisayar başında operatörlerin uzun zamanlar harcayarak verileri işlemesi ile çözülmeye çalışsa da, yeterince verimli olmadı. Bu tez çalışmasında, veri toplamada olduğu gibi verinin işlenmesi konusunda da doğruluğa dikkat edilerek, zamandan tasarruf yapma ve işlenilen bu verilerin çeşitli coğrafi bilgi sistemlerine aktarılmasını hedeflenmektedir. Tez çalışması, RGB(Red-Green-Blue) bantları bulunan iki farklı alanda yapılmıştır. Çalışmada, insansız hava aracı ile toplanan dijital görüntüler, Pix4D yazılımında değerlendirmiş ve görüntülerden ortofoto, sayısal yükseklik modeli ve sayısal arazi modeli üretilmiştir. Üretilen bu veriler yardımı ile eCognition programında nesne tabanlı sınıflandırma yapılması hedeflenmiştir. Nesne tabanlı sınıflandırma yaparken görüntü segmentasyon aşamasında gruplara ayrıştırılıp, benzer niteliklere sahip segmentler belirlenen indis değerlerine göre sınıflandırılmıştır. Yine eCognition yazılımında kontrol verisi üretilip, hata matrisi yardımı ile doğruluk analizi yapılmıştır. Doğruluk analizi ile sınıflandırma arasındaki uyum hesaplanmıştır.

Sayısal fotogrametri
Muharrem Cihan Ceylan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

GNSS ölçüleriyle fayların izlenmesi: Karaburun Fayı Örneği

Bu araştırmada, Karaburun fayı yakın çevresine daha önceki çalımlarda kullanılmak üzere tesis edilen 6 adet GNSS ölçü noktası kullanılmıştır. (2018-2019 yılları arasında) 3 kampanya GNSS ölçüleri yapılarak noktaların hızları tespit edilmiştir. elde edilen hızlar yardımıyla yamulma analizi yapılmıştır. Yamulma analizi sonucunda Karaburun yarımadası üzerinde KD-GB baskın açılma KB-GD sıkışma rejiminin hakim olduğu görülmektedir. Bölgede meydana gelen depremlerin çözümleri ile yamulma alanları karşılaştırıldığında, meydana gelen depremlerin genelde denizde ve karada Karaburun fayı üzerinde hiçbir deprem olmaması nedeniyle uyum olmadığı görülmüştür. Yapılan jeolojik çalışmalar sonucunda Karaburun fayını kuzey bölümünü KD-GB açılmaları olan normal fay, güney bölümünde ise KD-GB açılma, KB-GD sıkışmaları olan sol yanal atımlı kinematik çözümler elde edilmiştir. Bu kinematik analizler yamulma sonuçları ile uyum içindedir. Sonuçların Jeolojik çalışmalar uyum içinde olması yamulma analizinin doğruluğunu göstermektedir. Bu uyum göze alınırsa yamulma analizleri, Karaburun yarım adası üzerinde meydana gelecek depremlerin sol yanal atım bileşenine sahip olabileceğini göstermektedir.

Umre Selin Kavak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İzmir-balıkesir transfer zonu ve çevresindeki güncel deformasyonların gnss yöntemi ile incelenmesi

Bu tez çalışması kapsamında İzmir-Balıkesir Transfer Zonu (İBTZ) ve çevresinin güncel deformasyonunu belirlemek amacıyla 62 noktalık bir GNSS ağı oluşturulmuştur. Ağda yer alan noktaların geçmiş yıllardaki ölçüleri temin edilmiş ve ihtiyaç duyulan noktalarda 2018-2019 yıllarında 2 GNSS kampanyası gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler GAMIT/GLOBK yazılımı ile değerlendirilmiş ve bölgenin Avrasya sabit (ITRF2008) hız alanı üretilmiştir. Bu hız alanı ile önceki çalışmalarda yayımlanan hız alanları dönüşüm sağlanarak birleştirilmiş ve 111 noktalık kapsamlı bir hız alanı oluşturulmuştur. Elde edilen güncel hız alanı yardımıyla bölgenin gerinim alanı ve Mw≥5.5, Mw≥6, Mw≥6.5 ve Mw≥7 büyüklüğündeki depremler için jeodezik deprem tekrarlama periyotları belirlenmiştir. Bölge için önceki çalışmalarda önerilen blok modeller test edilmiş ve bölgeye dair yeni bir blok model geliştirilmiştir. Son olarak bölgede yer alan fayların deprem üretme potansiyelleri hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar önceki çalışmalarla uyumlu olarak İBTZ ve yakın çevresinin 18-28 mm/yıl ile güneybatı yönünde hareket ettiğini göstermektedir. Havzan-Balıkesir Fay Zonu (HBFZ), Gelenbe Fay Zonu (GFZ) ve Karaburun Yarımadasında (MoF civarı) gerinimlerin yüksek olduğu ve bu bölgelerde jeodezik deprem tekrarlama periyotlarının düşük olduğu (Mw ≥ 6 için ~100 yıl, Mw ≥ 7 için ~1000 yıl) belirlenmiştir. HBFZ üzerinde yer alan Gökçeyazı-Ovacık-Kepsut segmentlerinin birleşim bölgesinde gerinimlerin 170 ns/yıla ulaştığı ve bu segmentlerin Mw:7.3 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğu hesaplanmıştır. Bölgenin 6 blok ve 16 segmentten oluşan ve açılma rejiminin baskın olduğu bir blok model ile temsil edilebileceği değerlendirilmiştir.

Halil İbrahim Solak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan algılama verilerinin derin öğrenme ile sınıflandırılması

Bu araştırmada, uzaktan algılama platformları vasıtasıyla elde edilen görüntülerden kentsel nesnelerin otomatik olarak sınıflandırılması sorunu için Derin Öğrenme ağları önerilmiş ve önerilen ağlar kendi aralarında doğruluk, zaman kullanımı ve ağ karmaşıklığı gibi konularda karşılaştırılmışlardır. Günümüzde anlamsal bölütleme için geliştirilmiş Derin Öğrenme mimarilerinin, uzaktan algılanmış görüntülerde kentsel nesnelerin otomatik sınıflandırılmasında etkili olacağı düşüncesi ile UNet, SegNet ve PSPNet gibi anlamsal bölütlemede kendini kanıtlamış mimariler kullanılmıştır. Sınıflandırma için kullanılan görüntüler Uluslararası Fotogrametri ve Uzaktan Algılama Birliği (UFUAB) kullanıma sunduğu Vaihingen ve Potsdam verileridir. Vaihingen veri setinin eğitim ve test kısmında ücretsiz bulut sistemi olan Google Colab kullanılmış ve bu tür ağların eğitiminde maliyetin düşürülmesi için büyük bir alternatif sunulmuştur. Potsdam veri setinin eğitim ve test aşamasındaysa bir iş istasyonu kullanılmıştır. Yapılan çalışmadaki tüm kodlar Python yazılım dili kullanılarak yazılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara bakıldığı zaman; her iki veri seti içinde genel olarak SegNet daha başarılı performans göstermiştir. UNet' tende SegNet' e yakın sonuçlar elde edilmiştir. Ancak PSPNet diğer iki mimariye göre daha kaba görünmektedir.

Mustafa Emre Döş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mekansal istatistiksel metotlarla elektromanyetik yayılımın tahmini

Elektromanyetik (EM) yayılım denizsel çevrelerde sürekli değişen atmosferik koşullardan etkilenmektedir. RADAR performans tahmini, kablosuz iletişim, GPS vb. alanlar için deniz ortamında EM dalgaların yayılımın modellenmesi büyük önem taşımaktadır fakat atmosferik koşulların homojen bir yapıda olmamasından dolayı bu etkileri modellemek oldukça zor ve karmaşıktır. Bu kapsamda yayılım kaybını modellemek amacıyla yapılan çalışmada zamansal ve mekansal olarak toplanan EM ve atmosferik verilere CBS tabanlı mekânsal istatistiksel metotlar uygulanmıştır. Keşifsel regresyon analizi ile tüm frekanslar (2.69 GHz, 4.5 GHz, 8.45 GHz, 12.21 GHz, 18.10 GHz) için en iyi modelin rüzgar hızı, deniz yüzey sıcaklığı, basınç, bağıl nem ve serbest uzay kaybı parametrelerine sahip olduğu görülmüştür. Sonuç olarak mekansal regresyon analizi ile beş farklı frekans için EM yayılımın tahminini yapan modeller oluşturulmuş ve değişen atmosferik koşullar altında EM yayılıma etki eden parametrelerin katsayıları belirlenmiştir. Çalışmanın, bölgelerdeki EM yayılım uygulamaları için yeni bir ufuk sağlayarak, EM yayılım karakteristikleri ve benzer problemler için çözüm yolu olabileceği öngörülmektedir.

Coğrafi bilgi sistemleriElektromanyetik yayılma
Kaan Kaya
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gnss ölçüleri ile tektonik hareketlerin modellenmesi : Gülbahçe fayı örneği

Bu çalışmada, İzmir kenti ve çevresi için deprem üretme potansiyeli olan diri faylardan Gülbahçe fayının kinematik yapısı incelenmektedir. İzmir'in Urla, Çeşme ve Karaburun ilçelerinin bir kısmını içeren çalışma bölgesinde, 17 noktalı bir GNSS ağı kurularak, ağa ait noktaların geçmiş yıllardaki GNSS ölçüleri çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilmiştir. Kurulan ağda 2019 yılında 1 kampanya ölçü gerçekleştirilmiştir. Ağa ait elde edilen toplam 3 kampanya GNSS ölçüleri ile çalışma bölgesinin güncel hız ve gerinim alanları hesaplanmıştır. Gerinim alanları incelendiğinde, Gülbahçe fayının üzerinde ve kuzey ucunun yer aldığı Gülbahçe Körfezi içerisinde KKD-GGB açılma ve KKB-GGD sıkışma bileşenlerinin baskın olduğu görülmektedir. Gerinim alanları fay düzlemi ile birlikte incelendiğinde, fayın mekanizması sol doğrultu atımlı olarak düşünülmektedir. Literatürde sağ doğrultu atımlı olarak tanımlanan fayın mekanizması hakkında daha iyi yorum yapabilmek için rölatif hız kombinasyonları elde edilmiştir. Bu kombinasyonlarda da fay mekanizmasının sol doğrultu atımı işaret ettiği görülmektedir. Gerinim parametreleri yardımıyla, çalışma bölgesinin Mw≥6 ve Mw≥7 için jeodezik deprem tekrarlama haritaları üretilmiştir. Bu haritalar incelendiğinde, çalışma bölgesinin Mw≥ 6 için 65-120 yıl Mw ≥7 için 790-4330 yıl tekrarlama periyotlarına sahip olduğu görülmektedir.

Gerinim parametreleriJeodeziJeodezik ölçüler+2
Eda Esma Eyübagil
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem tekrarlama periyotlarının jeodezik verilerle belirlenmesi: Banaz ve Elvanpaşa segmenti

Bu tez çalışmasında Akşehir-Simav Fay Sistemi içerisinde yer alan Banaz Segmenti, Elvanpaşa Segmenti ve çevresinin hız ve yamulma alanları ile jeodezik deprem tekrarlama periyotları ve potansiyel deprem büyüklüklerini belirlemek üzere 22 noktadan oluşan bir GNSS ağı oluşturulmuştur. Ağda yer alan noktaların geçmiş yıllara ait verilerine ek olarak 2 kampanya daha (2019 ve 2020 yıllarında) GNSS ölçüsü yapılmıştır. GNSS ölçüleri GAMIT/GLOBK yazılımı ile değerlendirilmiştir. Bölgede Avrasya sabit sistemde 20-26 mm/yıllık hızlar hesaplanmıştır. Elde edilen hızlar kullanılarak bölgenin yamulma alanı GeodSuit yazılımı ile hesaplanmıştır. Yamulma alanına göre Banaz Segmentinin güneyinde, KD-GB yönlü açılmalar ve KB-GD yönlü sıkışmalar görülürken, kuzeyinde genel olarak sıkışma bileşenleri baskın görülmektedir. Elvanpaşa Segmentinin güneyinde KB-GD yönlü açılma bileşenlerinin baskın olduğu görülürken doğu kısımlarında ise KB-GD açılmalarla birlikte KD-GB yönlü sıkışmalarda görülmektedir. Yamulma alanı parametreleri kullanılarak Mw>5, Mw>5.5 Mw>6 için çalışma bölgesine ait jeodezik deprem tekrarlama periyotları hesaplanmıştır. Bu periyotlar incelendiğinde M>5 için 20-50 yıl M>5.5 için 70-170 yıl M>6 ve üzeri depremler içinse 200 yılın üzerinde deprem tekrarlama periyotlarının olduğu görülmektedir. Banaz Segmenti ve Elvanpaşa Segmentinin biriktirdiği enerjinin tamamının ortaya çıkmasıyla meydana gelebilecek depremin moment büyüklüğü hesaplanmıştır. Potansiyel deprem büyüklükleri Banaz Segmenti için Mw: 5.3-5.8 Elvanpaşa Segmenti içinse Mw: 5.3-5.7 olarak belirlenmiştir.

Burak Erdem Akyar
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ulusal konumsal veri altyapısı için veri değişim standardının belirlenmesi

Ulusal Konumsal Veri Altyapısı için Veri Değişim Standardının Belirlenmesi Günümüz beklenti ve sorunlarının birbiriyle ilişkili ve bütünleşik doğası karşısında hızlı, sağlıklı, ve ekonomik çözümler için, konumsal verinin etkin bir biçimde paylaşılması kaçınılmazdır. Ulusal Konumsal Veri Altyapısı (UKVA), ülke düzeyinde konumsal veri erişim ve kullanımını önemli ölçüde iyileştirerek, etkin konumsal veri paylaşımını olanaklı kılacaktır. UKVA ile, yerel ve Ulusal düzeylerde çeşitli kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, özel sektörün, Üniversitelerin ve çeşitli kullanıcı gruplarının bilgi sunacağı ve/veya bilgi alacağı bir "Bilgi Pazarı" oluşturulacaktır. UKVA ülke genelinde, konumsal veriye ulaşmada yaşanan geleneksel kargaşa ve kaynak israfını önleyerek, ülke ekonomisi için çok önemli bir katkı sağlayacaktır. UKVA'mn kurulması ve yaşatılması için bir dizi politik, yönetimsel, ve teknik gereksinimin karşılanması gerekir. Türkiye Bilgi Çağını yakalamak ve bir Bilgi Toplumu olmak istiyorsa, UKVA'yı bir an önce hayata geçirmelidir. Bu tezde, UKVA'da farklı kullanıcı gereksinimlerini karşılayacak ve taraflar arasında etkin veri paylaşımına olanak tanıyacak bir konumsal veri değişim standardı önerilmiştir. Bunun için, Kanada'nm SAIF, A.B.D.'nin SDTS ve NATO'nun DIGEST standartları, bu tezde belirlenen değerlendirme ölçütlerine göre değerlendirilmiştir. Değerlendirme ölçütleri bir konumsal veri değişim standardını genellik, genişletilebilirlik, esneklik, donanım, ve iletişim ortamı bağımsızlığı ile, veri değişim ortamı açısından değerlendirmektedir. Bu değerlendirmeye göre, UKVA için en uygun standart SAIF tir. SAIF, daha kapsamlı ve genişletilebilir bir veri modeline dayanması, esnek, iletişim ortamından bağımsız ve detay kodlamada yeni bir yaklaşım getirmesi ile, çevirici geliştiriciler için çok daha geniş olanaklar sunması bakımından SDTS ve DIGEST'den daha üstündür. UKVA'da SAIF'in kullanılması, SDTS ve DIGEST! geçersiz formatlar yapmayacaktır. SAIF, DIGEST ve SDTS ile uyumludur. UKVA için SAIF'in önerilmesi ile UKVA'da konumsal veri değişimi problemi yalnızca kısmen çözümlenmiş olmaktadır. Problemin tamamiyle çözümü için, seçilen standarda Türkiye'ye özel bir takım eklemeler yapılması, standart detay/öznitelik katalogları ve sembol kitaplıklarının geliştirilmesi gibi, daha bir dizi gereksinim karşılanmalıdır. Ancak bu tez ile, UKVA için ilk adım atılmış ve çok önemli bir teknik gereksinim karşılanmış olmaktadır. Anahtar Kelimeler : Ulusal Konumsal Veri Altyapısı, Konumsal Veri Değişim Standardı. vnı

Coğrafi bilgi sistemleriVeri iletişimiVeri modelleri
Çetin Cömert
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Mahalle bazında coğrafi bilgi sistemi uygulaması

ÖZET Dünyada çok uzun zamandan beri bilimsel çalışmalarda kullanılan bilgisayar teknolojilerinin, günümüzde Coğrafi Bilgi Sistemleri yazılımlarının oluşturulmasında başarıyla kullanılmaları ve bu sistemlerin dünyanın gelişmiş toplumlarında artık yönetimde vazgeçilmez bir araç halini almaları, ülkemizde de son yıllarda dikkatlerin Coğrafi Bilgi Sistemleri üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur. Sürekli gelişmekte olan bu sistemler karşısında ülkemizde de örnek çalışmalar oluşturulmaya başlanmış ve halen devam edilmektedir. Bu çalışmada, yerel yönetimlerin kent bazında sağlıklı ve doğru kararlar üretmelerine doğrudan etki edecek bir karar-destek ünitesi olan Kent Bilgi Sistemi'nin mahalle bazında seçilen bir pilot bölgede tasarımı ve pratik olarak kullanımı gerçekleştirilmeye çalışılmış ve yapılan bu çalışma ile mahalleler bazında oluşturulacak küçük hacimli bilgi sistemleri yardımıyla kent genelindeki bir bilgi sistemine entegrasyonun daha kolay ve karmaşık tasarımdan uzak olacağı görülmüştür. Çalışmanın ilk bölümünde, çalışmanın tanımı ve amacı üzerinde durulmuş ve konuya genel bir bakış açısı getirilmiştir. Çalışmanın ikinci, bölümünde Bilgi Sistemleri ve Coğrafi Bilgi Sistemi olgusunun anlaşılmasında kullanılan temel kavramlar verilmiştir. Üçüncü bölümde Pilot bölge olarak seçilen Trabzon- BEŞİRLİ mahallesinde Mahalle bazında bir Coğrafi Bilgi Sistemi tasarımı ve uygulaması konu edilmiştir. Bu çalışma ile ilgili kurum ve kuruluşların mevcut durumları ve aralarındaki ilişkiler karşılıklı yapılan görüşmeler neticesinde tespit edilmiş, sistemin avantaj ve dezavantajları incelenmiş ve uygulama aşamaları belirtilmiştir. Kullanılan yazılım, donanım, veri tasarımında ihtiyaç duyulan coğrafi varlıkların katmanları, öznitelik bilgileri, ilgili sorgulamaları ve analizlerine ilişkin sunulmuştur. Son bölümde mahalle bazında bir Coğrafi Bilgi Sistemi oluşturulması aşamasında karşılaşılan güçlüklere yer verilmiş, elde edilen deneyimlere dayalı olarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS), Mahalle Bilgi Sistemi VI

Coğrafi bilgi sistemleriYerel yönetimler
Cevdet Coşkun Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Gauss-Krüger tasvirinde çözüm yöntemlerinin incelenmesi

ÖZET Son yıllarda, gelişen teknolojiye paralel olarak, el hesap makineleri ve bilgisayarlar da gelişmektedir. Bu gelişmeyle, hesaplayıcılardaki belli bir sınıra kadar olan çift incelikli sayıların hane sayısı artmış, ancak özel hazırlanmış tablolar yardımıyla güçlükle hesaplanabilen fonksiyonlar daha kolay hesaplanmış ve hatta hesaplanamayan bazı fonksiyonlar hesaplanabilmiştir. Bilim adamları, bu gelişmeleri göz önüne alarak yeni arayışlar içerisine girmişlerdir. Dolayısıyla Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliğinin hesap yönü ağırlıkta olan Matematiksel Jeodezi dalı da bu gelişimden etkilenmiştir. Matematiksel Jeodezi'nin ve bu çalışmanın da konusu olan Gauss-Krüger Tasviri birçok yöntemle çözülmüştür. Tasvirin gerçekleştirilmesinde kullanılan fonksiyonlar o günün şartlarında ancak seriye açılarak, türevler yardımıyla belli bir sınıra kadar hesaplanabilmekteydi. Ancak günümüzde, bu konuyla uğraşan bilim adamları trigonometrik, hiperbolik ve kompleks sayılar gibi rahatlıkla hesaplanan fonksiyonları kullanarak birçok yöntem geliştirmişlerdir. Bu çalışmada, Gauss-Krüger Tasvirinde geliştirilen yeni yöntemler araştırılıp, ilk geliştirilen ve hala günümüz yönetmeliklerinde geçerli olan tasvir denklemleriyle karşılaştırılmış ve kendi aralarında irdelenmiştir. Çalışma sonucunda, Türkiye enlem ve boylam sınırlarında irdelenen yeni yöntemlerin, ancak sınırlı bir boylam farkı için geçerli olan yöntemlerin yerine geçebileceği ve boylam farkı sınırlamasını ortadan kaldıracağı görülmüştür. Anahtar Kelimeler : Çift İncelikli Sayılar, Matematiksel Jeodezi, Gauss-Krüger Tasviri, Enlem, Boylam. VI

BoylamEnlemGauss-Krüger
Faruk Yıldırım
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Derin öğrenme için kitle kaynak tabanlı etiketli veri üretimi ve çok bantlı görüntü sınıflandırma için bir 3d-2d cnn modeli

Uydu görüntülerinin, derin öğrenme ile sınıflandırılmasında yaşanılan en büyük zorluk yeterince etiketli veri bulunamamasıdır. Bu sorunun çözümünde kitle kaynak yaklaşımının kullanılabilirliği araştırılmış ve uygulama ile gösterilmiştir. Kitle kaynak yöntemi, kullanıcıların dinamik yapıda veri üretebileceği şekilde hazırlanan web platformu üzerinden uygulanmıştır. Kullanıcılardan, verilen yardım dokümanı ile istenilen sınıfları içerecek şekilde etiketli veri oluşturmaları istenmiştir. Bu veri setlerinin kontrolü kullanıcılar tarafından sınıflara ait çizilmiş poligonlara verilen puan ile tespit edilmiştir. Toplamda 260262 piksel içeren veri seti hazırlanmıştır. Elde edilen veriler orijinal görüntü ile çakıştırılıp görsel olarak da incelenmiştir. Son olarak bu 40 parça görüntü, başarılı sonuçlar verdiği test edilerek üretilen spektral ve uzamsal yapıda CNN modeli ile sınıflandırılmıştır. Ortalamada genel doğruluk değerlerinin %95 üzeri sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar kitle kaynak ile bu problemin çözülebileceğini göstermektedir. Kitle kaynağın sınıflandırma sonrası doğruluk değerlendirmede kullanımı aynı arayüzde sunulan modül vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, kullanıcılardan rastgele oluşturulmuş 1000 referans noktası için sınıf değerleri girmeleri istenmiştir. Farklı kullanıcılar tarafından 1000 referans noktasına ait girilen değerler üç kere oluşturularak çoğunluk oylaması yöntemiyle sonuç veri seti elde edilmiştir. Sonuçlar, kitle kaynak ile yüksek uzamsal çözünürlükteki multispektral görüntüler için referans noktalarının üretileceğini göstermektedir.

Kitle kaynakSınıflandırma
Ekrem Saralıoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye açık veri girişimi için konumsal veri perspektifinden öneriler geliştirilmesi

Dijitalleşen dünya, gelişen teknoloji ve bilgiye dayalı ekonomiler veriyi son zamanların popüler konusu haline getirmiştir. Dünya yeni bir cevher çerçevesinde veriye yaklaşmaktadır. Veri miktarındaki artışla veriye erişim aynı oranda ilerlememektedir. Veri miktarı artmasına rağmen veriye erişim çok da kolay olmamaktadır. Dünya bu noktada açık veri kavramını ortaya çıkarmıştır. Açık veri; çevrimiçi olarak yayınlanıp herhangi bir kısıtlama olmaksızın yeniden kullanıma uygun formatlarda verinin yayınlanmasıdır. Kamu sektörü, kamu görevlerini yerine getirirken çeşitli alanlardan büyük miktarda veri toplamaktadır. Verilerin büyük kısmı konumsaldır. Dünya'da birçok yerel hükümet sahip olduğu verilerin yenilik ve teknoloji için yakıt olarak kullanılabileceğine inanmaktadır. Bununla birlikte, araştırmacılar, akademisyenler ve özel şirketler, kamu sektörünün açık konumsal verilerinin katkısıyla birçok yeni ürün ve uygulama geliştirmişlerdir. Çalışma kapsamında dünya genelinde yerel yönetimlerin açık veri portalları incelenmiş olup, yayınlanan verilerle geliştirilen uygulamalar örnek olarak anlatılmıştır. Uygulamada kullanılan veriler, uygulamanın teknik detayı, ekonomik boyutu, kişisel veri boyutu ve veritabanı boyutu ile incelenmiştir. Türkiye için yerel yönetimlerin sunabileceği konumsal veriler ve bu verilerden; araştırmacılar, akademisyenler ve vatandaşlar neler geliştirebilir örneklerle anlatılmıştır. Açık veri olarak sunulabilecek konumsal veriler kişisel veri açısından da değerlendirilmiştir.

Pınar Kazaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Konuma özgü yeşil mülkiyet haklarının çevresel sakınım kısıtı olarak tanımlandığı coğrafi bilgi sistem arayüzünün geliştirilmesi

Uluslararası Haritacılar Federasyonu (FIG) tarafından yayınlanan, geleceğin kadastrosu ile ilgili öngörülere sahip Kadastro 2014 ve Kadastro 2014 ve sonrası vizyon çalışmaları sonuç raporunda; iklimsel değişikliklerin insan ırkına ve mülkiyet haklarına olan yararının belirlenmesi ve irdelenmesi gerekliliği üzerinde önemle durulmuştur. Ayrıca bu bildirgede, yeşil mülkiyet haklarını belirleyici bir model tasarımının eksikliği de ön plana çıkartılmıştır. Diğer bir yandan, Türkiye'de iklimin meydana getirdiği değişikliğin tespit edilebilmesi ve bu bağlamdaki çalışmaların yürütülmesini esas alan "T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Türkiye İklim Stratejisi 2013-2023" vizyonu çerçevesinde, "Ulusal İklim Değişikliği Stratejisi" hazırlanmıştır. Tüm bu vizyon çerçeveleri, mülkiyetin kullanımını doğrudan etkileyecek iklimsel sınırların ve ekolojik koruma alanların tespitinin yapılması ve bu sınırların dikkate alınarak mülkiyette meydana gelecek tüm kısıtlamaların çevresel sakınım amaçlı korunması gereken parselin niteliğinin tanımlamasının yapılması ihtiyacını gün yüzüne çıkarmaktadır. Dolayısıyla tüm bu gereksinimler doğrultusunda bu tez çalışmasında, özel niteliklere sahip ve korunması gereken kadastro parsellerinin imar uygulamaları veya farklı kamu yatırımları gibi nedenlerden dolayı kullanım fonksiyonlarının değiştirilmesine izin verilmeyecek kısıtlamaların/sınırlandırmaların, tapu kayıtları dışında geometrik yapıyla koordinatlı bir şekilde tanımlanması gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, iklim sınırlarının ve ekolojik sit (koruma) alanlarının tanımlanması, bu alanların kullanılmasıyla korunması gereken kadastro parsellerinin niteliğinin belirlenmesi ve mülkiyet kullanımının kısıtlandırılmasını sağlayan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojilerinde Arcpy(Phyton) programlama dili ile tasarlanmış arayüz model tasarımı geliştirilmiştir. Mülkiyet haklarını kısıtlama yoluyla koruma politikalarının geliştirilebileceğine dair örnek bir uygulama ile vurgu yapılmıştır.

Arazi mülkiyetiTapu kadastro
Tuğba Memişoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Lokasyon tabanlı kasis uyarıcı uygulama

Trafiği sakinleştirmede kullanılan kasislerin düşük görüş koşullarında göze çarpmama durumları meydana gelmektedir. Bu durumda araçlar yüksek bir hızla kasise yaklaştığında kaza veya yaralanmalar meydana gelmektedir. Bu tez çalışmasında sürücülere kasislere yaklaşmadan önce uyarı veren lokasyon tabanlı mobil bir uygulama yapılması sağlanmıştır. Yazılan mobil uygulama Java programlama dilinde, Android Studio uygulama geliştirme programı kullanılarak oluşturulmuştur. 5 farklı örneklem bölge üzerinde belirlenen kasislerin fotoğrafları çekilip, konumları hakkında bilgi toplanmıştır. Böyle bir ön bilgi edinildikten sonra kasislerin koordinatları, mobil uygulamada kullanılan Google Maps üzerine eklenip, yerleri marker ile belirtilmiş olup, marker içerisine de bilgi penceresi ile kasis uyarı levhası işareti eklenmiştir. Kullanıcının anlık konumunun alınması işlemi de tanımlanmıştır. Daha sonra kullanıcının konumu kasislere yaklaştığı zaman uygulamadan sesli uyarı çıkması sağlanmıştır. Böylece bu uygulama ile sürücülerin kasisler bulunan yollarda araçlarını güvenli bir şekilde kullanmaları sağlanmış oldu.

Berna Erginöz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Derin öğrenme ile Harran ovası toprak tuzluluğunun tespiti

Toprak tuzluluğu kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde, toprağın yapısında olan anyon ve katyonların birleşmesiyle oluşan tuzların, yeraltı sularına karışıp çözünmesiyle oluşur. Oluşan bu tuzlar yüksek taban suyuyla birlikte çözünmüş olarak toprak yüzeyine çıkar ve taban suyunun buharlaşması sonucu toprağın yüzeyinde birikir. Bu durum bitki gelişimini olumsuz etkiler ve verimi düşürür. Toprak tuzluluğu nedeniyle birinci sınıf tarım arazilerinin verimsizleşmesi, yerel ve global çapta birçok ekonomik ve sosyal sorunu beraberinde getirmektedir. Tarım arazilerinin sürdürülebilirliği ve tuz yönetiminin sağlanması için bu tez çalışmasıyla Türkiye'nin en büyük tarım ovalarından biri olan Harran Ovası'ndaki tuzluluk sorununun uzaktan algılama yöntemleriyle tespit edilmesi amaçlanmıştır. Harran Ovası'nda tuzluluk tespiti için literatürde en çok kullanılan tuzluluk indeksleri olan NDSI, SI, SII ve bitki indeksi NDVI kullanılmıştır. Bir derin öğrenme yöntemi olan evrişimsel yapay sinir ağları U-NET mimarisiyle yapılan sınıflandırma işleminde görüntünün sahip olduğu 5 spektral kanala ilaveten tuzluluk indekslerinin her biri ayrı bir spektral bant olacak şekilde görüntüye eklenmiştir. 300 iterasyonda en iyi sınıflandırma doğruluğunu veren SII (%93.78) tuzluluk indeks kombinasyonu olmuştur.

Görüntü işleme-bilgisayarlıSürdürülebilir tarım
Şeyma Akça
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

ISO 55001 standardı kapsamında coğrafi bilgi sistemleri destekli varlık yönetim sistemi tasarımı

Varlık yönetimi, özellikle son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde önem kazanan ve üzerinde yeni politikalar geliştirilen bir alandır. ISO tarafından ilk olarak 2014 yılında yayınlanan üç standart ile varlık yönetimi belirli uluslararası kurallara göre temellendirilmiştir. Standartlar üzerinde yapılan güncellemeler, yeni yayınlanan ve yayınlanacak olan standartlar; konunun sürekli gelişmeye açık olduğunu ve bu gelişmelerin takip edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Uluslararası anlamda birçok sektörde uygulamaları görülen varlık yönetimi, kurumların ve kuruluşların ihtiyaçlarına ve bünyelerinde bulunan varlıklara göre tasarlanmaktadır. Varlıklar üzerinden en düşük maliyet, en az risk ve en yüksek performans alınmasını temel alan yönetim sistemlerine duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Ek olarak varlıkların mevcut konumları ile ilişkilendirilmesi ve varlıklar üzerinden konumsal analizler yapılması, varlık yönetimi anlamında gerekli olan ve yeni çözümler getirilmesi gereken bir konu durumundadır. Varlık yönetimi, ülkemizde kurumların stratejik planlarında ve son yayınlanan On Birinci Kalkınma Planı'nda kendine yer bulmuştur. Buna göre, ulaştırma ve lojistik sektörü genelinde önleyici bakım-onarım odaklı bir Varlık Yönetim Sistemi (VYS) kurulması hedeflenmektedir. Bu hedefe uygun olacak şekilde ulaştırma sektörünün alt kollarından biri olan havayolu taşımacılığına yönelik, bakım ve risk odaklı bir VYS tasarımına ilişkin bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Pilot çalışma bölgesi olarak, Karadeniz Bölgesi'nin en aktif ve yoğun havalimanı olan Trabzon Havalimanı seçilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında varlık yönetimi bileşenlerinden ikisi olan bakım yönetimi ve risk yönetimi temelinde bir uygulama yapılmıştır. Bakım yönetimi anlamında yapılan çalışma ile talimatlarda ve yönergelerde bulunan periyodik kontrol ve bakıma ilişkin sözel veriler varlıklar ve varlıkların konumları ile ilişkilendirilmiştir. Risk yönetimi anlamında yapılan çalışma ile tahmini yüzey haritaları elde edilmiştir. Bu yüzey haritaları üzerinden risk teşkil eden alanlar ortaya çıkarılmış ve Trabzon Havalimanı müdürlüğünce tanımlanan risklerin konumsal olarak ne kadar anlamlı olduğunu gösteren istatistiki analizler gerçekleştirilmiştir.

Bura Adem Atasoy
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ve HEC-RAS yazılımı ile Borçka ilçesindeki derelerde taşkın modellemesinin yapılması ve taşkın yayılım haritalarının üretilmesi

Dünyada en yaygın görülen doğal afetlerinden biri olan taşkınlar, ciddi ekonomik zararlara ve can kayıplarına neden olmaktadırlar. Ülkemizde de depremden sonra en çok can ve mal kaybına neden olan doğal afet taşkındır. Türkiye'de doğal afetlerin en sık görüldüğü illerden biri olan Artvin ili genelinde, özellikle meteorolojik koşullar (aşırı yağışlar) ve antropojenik aktiviteler (tarımsal faaliyetler, aşırı sulama ve yol kazıları gibi insan faaliyetleri) nedeniyle hemen hemen her yıl taşkınlar ve heyelanlar meydana gelmektedir. Artvin'in en fazla yağış alan Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve Borçka ilçelerinde aşırı yağışların neden olduğu taşkın ve toprak kayması gibi meteorolojik kaynaklı doğal afetler sıklıkla görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Artvin ilinin Borçka ilçesi sınırları içerisinde bulunan Aksu (Deviskel) ve İçkale (Cihala) derelerinin taşkın yayılım haritalarının yapılmasıdır. Çalışmanın nihai hedefi, adı geçen derelerin taşkın yayılım haritalarının belirlenmesidir. Çalışmada kullanılan maksimum tekerrür debileri (Q50, Q100, Q500 ve Q1000) ile derelerin manning pürüzlülük katsayıları Artvin'de bulunan DSİ 26. Bölge Müdürlüğünden temin edilmiştir. Çalışma alanının Sayısal Yükseklik Modeli (SYM)'ni üretmek için gerekli olan konumsal veriler (1/1.000 ölçekli hâlihazır haritalar) Borçka Belediyesinden temin edilmiştir. Modelleme ve analiz aşamasında; SYM, taşkın debileri, manning pürüzlülük değerleri ve baz akımlar kullanılarak bir ve iki boyutlu taşkın modellemeleri yapılmıştır. Bu modellemeler sonucunda taşkın su yüzü profilleri ve taşkın yayılım alanlarına ait haritalar üretilmiştir. Çalışma sonunda Q1000 tekerrür debisinde İçkale deresi çevresinde 50 adet bina ve müştemilatın, Deviskel deresi çevresinde 211 adet bina ve müştemilatın, yine İçkale deresi çevresinde 105.591 m², Deviskel deresi çevresinde 90.984 m² alanın taşkından etkilenebileceği tespit edilmiştir. Elde edilen haritaların, çalışma alanındaki olası taşkınların önlenmesi ve/veya hasarlarının en aza indirilmesi için alınacak tedbirlere altlık oluşturması beklenmektedir.

Artvin-BorçkaCoğrafi bilgi sistemleriDere yatakları+3
Mustafa Büyükdinç
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beton sınıfının farklı deprem bölgelerınde inşa edilecek spor salonlarının tasarımına ve kaba yapı maliyetine etkisinin incelenmesi

Ülkemizin her noktasında Bakanlıklar, Belediyeler ve diğer paydaş kurumlar aracılığıyla birçok kamu tesisi yatırımı yapılmaktadır. Bu tesisler insanlarımızın faydalanması için kullanılmaktadır. Bu amaçla yapılan yatırımlardan biri de Spor Salonlarıdır. Spor Salonları her yaştan insanın hem izleyici hem de sporcu olarak aktif olarak kullandığı kamu binalarıdır. Bu sebeple bu tesislerin olası bir afet durumunda sağlam kalması büyük önem arz etmektedir. Aynı zamanda afet sonrası sığınma alanı olarak da kullanılan Spor Salonlarının modellenmesi bu hassasiyetle yapılmalıdır. Modelleme aşamasında hem yüksek dayanımlı hem de maliyet açısından daha uygun bir tasarım yapılmalıdır. Tabii ki bu durum ele alınırken binanın inşa edileceği beton sınıfı seçimi ön plana çıkmaktadır. Bu parametre göz önünde bulundurularak Gençlik ve Spor Bakanlığı envanterinde bulunan 3 tip Spor Salonu için farklı spektral ivme katsayı (DD2) değerlerine sahip Antalya-Aksu, Manisa-Akhisar, Tokat-Erbaa ve Hatay-Hassa'da farklı beton sınıfları kullanılarak yapı analizi yapılmıştır. Bu analizler sonucunda modelleme yapılırken eleman boyutlarında değişiklik yapma zorunluluğu oluştuğundan bu durumun yapı maliyetine etkisi değerlendirilmiştir. Spor Salonlarının değişken durumlara göre modellemesi yapılırken Sta4CAD isimli ticari paket program kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar grafik ve tablolar aracılığıyla oraya konularak tartışılmıştır.

Furkan Erbay
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İHA tabanlı rgb görüntüleme ile kanopi yapısal parametrelerini belirleme

Eskiden tarım faaliyetleri basit insan gücüyle ve ilkel aletlerle yapılmaktayken, günümüzde çok gelişmiş teknolojiler uygulanarak yapılmaktadır. İHA'ların sivil kullanıma sunulması, teknolojilerindeki gelişmeler ve İHA fiyatlarının düşmesiyle pek çok disiplin araştırmalarında İHA'ları yaygın olarak kullanmaya başlamıştır. İHA'lar hassas tarım uygulamalarında biyokütle, ilaçlama, hastalık tespiti, bitki su stres analizi, yabancı ot tespiti, gübreleme, sulama, ürün verimi, toprak erozyonu, sınıflandırma, vahşi hayvan hasarı belirleme gibi birçok amaçla kullanılmaktadır. İHA'lar ile yapılan gözlemler ve müdahaleler sonucunda toprak ve su kaynakları korunmakta, ilaçlama, sulama ve gübreleme faaliyetleri kontrol altında tutulmakta, düşük maliyetlerle maksimum verim elde edilmektedir. Literatür çalışmaları incelendiğinde kanopi hacminin verim, biyokütle, fenotipleme gibi konular ile ilgili olduğu görülmüştür. Kanopi yapısal parametreleri bitki sağlığı ve büyümesiyle yakından ilişkili olup, bu çalışma ile hassas tarım uygulamalarına katkı yapmak, bitki sağlığı ve büyümesinin yüksek doğruluk ve hassasiyetle izlenmesi amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasında İHA'dan elde edilen görüntüler Hareketten Yapı algoritmasıyla çalışan Agisoft yazılımında, Pix4D ve QGIS yazılımlarında işlenmiştir. Agisoft Metashape ve Pix4D'de nokta bulutu, Sayısal Yüzey Modeli, ortofoto ve kırmızı, yeşil ve mavi bantların görüntüleri orta ve yüksek hassasiyetli olacak şekilde ayrı ayrı elde edilmiştir. Farklı hassasiyetle elde edilen sonuç ürünler Quantum GIS'e aktarılmıştır. İlk olarak Agisoft Metashape'te yüksek hassasiyetle oluşturulan R, G ve B bandları QGIS'e ayrı ayrı aktarılarak Aşırı Yeşil İndeks (Excess Green Index) değeri hesaplanmış, ardından bitki örtüsü ve diğer sınıfların sınıflandırılması için bir eşik katmanı oluşturulmuştur. Daha sonra toprak pikselleri maskelenmiş ve Sayısal Yüzey Modeli QGIS'e aktarılmıştır. Buradan, sadece kanopi ve sadece toprak değerleri içeren raster katmanlar üretilmiştir. "Zonal Statistics" kısmından ise türetilen ortalama kanopi yüksekliği, ortanca toprak yüksekliği, kanopi alanı gibi değerler Excel'e aktarılmıştır. Excel'de uygun değerlerle yapılan hesaplamalar sonucunda kanopi hacmi elde edilmiştir. Tüm işlemler Agisoft'ta ve Pix4D'de farklı hassasiyetle üretilen ürünler için tekrarlanmış ve 4 farklı kanopi yapısal parametre değeri elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar SPSS yazılımında analiz edilmiştir. SPSS'te ortalama kanopi boyu, ortalama kanopi alanı, aşırı yeşil indeks ve hacim arasında yapılan çoklu regresyon analizine göre; hacim bağımlı değişkeni üzerinde en fazla kanopi boyunun etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Hacim ve ortalama kanopi boyu arasında Pix4D (orta) için Pearson korelasyon katsayısı r=0,776, Pix4D (yüksek) için r=0,667, Agisoft (orta) için r=0,767, Agisoft (yüksek) için r=0,764 olarak bulunmuştur. Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre hacim ve bağımsız değişkenler arasında belirleme katsayısı 〖(R〗^2), Agisoft (orta) için R^2=0,733, Agisoft (yüksek) için R^2=0,65, Pix4D (orta) için R^2=0,741, Pix4D (yüksek) için R^2=0,684 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara göre verilerin orta hassasiyetle işlenmesinin daha doğru ve hızlı olacağı sonuçlarına ulaşılmıştır. Sonuç olarak; İHA'dan elde edilen RGB görüntülerin kanopi yapısal parametreleri çıkarmada oldukça faydalı ve düşük maliyetli olduğu görülmüştür. Ayrıca, Aşırı Yeşil İndeks'in bitki örtüsü bölgelerini ve kapsama alanlarını çıkarmada başarılı olduğu görülmüştür. İHA'ların hassas tarım uygulamalarında kullanılabileceği ve bu yöntemle bitki büyüme ve gelişiminin gözlemlenebileceği kanıtlanmıştır.

Kardelen Atasever Tolay
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Kamerun'daki sürdürülebilir sosyal konut projeleri üzerine bir değerlendirme

Faced with rapid urbanisation and an ever-increasing demand for social housing, Cameroon has witnessed a significant expansion of property development projects in recent years, particularly in Yaoundé, the capital city of Cameroon. This surge in development is driven by the need to meet the growing housing demands of the population. In this context, the concept of sustainability, encompassing environmental, economic and social dimensions, has emerged as a major issue in the construction sector. This study assesses the sustainability of social housing projects in Cameroon, with a focus on the emblematic Olembé and Les Pétales projects as case studies which are currently underway in Yaoundé. These projects, often presented as models of sustainable urban development, offer a unique opportunity to examine the various facets of sustainability within the social housing sector. Through an exploration of the theoretical foundations of social housing and the principles of sustainability, this research aims to identify the key success factors and challenges encountered in the implementation of these projects.

CameroonSustainability
Arnaud Tadıda Foutsıwa
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni nesil ticari yazılımlarda tusaga aktif verileri kullanılarak farklı uydu kombinasyonları ile değerlendirilen istasyonların analizi

Bu çalışmada ANK2 (Ankara), KKAL(Kırıkkale), SUN1 (Sungurlu), COR1 (Çorum), YOZ1 (Yozgat), KIS1 (Kırşehir), KLUU ( Kulu), HYM1 ( Haymana), SIH1 ( Sivrihisar), NAHA (Nallıhan), CMLD (Çamlıdere), CANK (Çankırı) olmak üzere 12 adet TUSAGAAktif istasyonlarından alınan verilerin bölümümüz laboratuvarında bulunan Leica Infınıty yazılımı ile farklı uydu sistemlerinden konum belirleme amacı ile çözümler üretilmiştir. Bunun için ilk etapta GPS-GLONASS, GPS ve GLONASS sisteminde konumlar belirlenerek değerlendirilmiştir. İkinci etapta ANK2, KKAL, SUN1 istasyonuna bağlı olarak COR1 (Çorum), YOZ1 (Yozgat), KIS1 (Kırşehir), KLUU (Kulu), HYM1 (Haymana), SIH1 (Sivrihisar), NAHA (Nallıhan), CMLD (Çamlıdere), CANK (Çankırı) istasyonlarının baz vektörleri belirlenmiştir. Baz vektörleri güncel ölçü epoğunda belirlenmiştir. Bu işlemler önce GPS ve GLONASS uyduları ile daha sonra GPS uyduları ile ve daha sonrada GLONASS uyduları ile tekrarlanmıştır. Çıkan sonuçlarda kaba hatalı ölçüler ayıklanıp ve birbirleriyle istatiksel olarak kıyaslayıp grafikler oluşturulmuştur. GALILEO ve BEIDOU uyduları ile değerlendirme yapılamamıştır. Bunun sebebi ise TUSAGA-Aktif sisteminde RINEX verileri olmadığı için değerlendirme yapılamamıştır. Anahtar Kelimeler: GNSS, TUSAGA-Aktif, RINEX, Leica INFINITY

Melisa Yıldırım
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Emlak vergilerinin tespitinde coğrafi bilgi sistemi teknolojisinin kullanımı

Emlak vergisi, köklü bir geçmişe sahip olan ve genellikle yerel yönetimlerin sorumluluğunda olan bir servet vergisidir. Bu vergi, taşınmaz mülkler üzerinden alınır ve sürekli bir gelir kaynağı sağlar. Bu vergi, belediyeler gibi yerel idarelerin bütçesine katkıda bulunarak, çeşitli kamu hizmetlerinin finansmanında kullanılır. Taşınmazların değerlenmesi ve bu değerlerin vergilendirilmesi, modern toplumların önemsediği kritik konulardan biridir. Emlak vergisinin matrahını oluşturan değer, taşınmazların vergi değeri olarak belirlenir ve vergilendirme sürecinde kullanılır. Emlak vergisinin mükellefleri genellikle taşınmazın sahibi veya varsa intifa hakkı sahibi kişilerdir; bu durumda, taşınmaz üzerinde tasarruf hakkı bulunan herkes vergiyi ödemekle sorumludur. Bu tez çalışmasında Adana İli, Çukurova İlçesine ait birçok ada parselin lokasyonu, arsa değeri, parsel büyüklüğü, depreme dayanıklılığı, plan notları, emlak haraketliliği, parsele ait toprak ve sulama haritaları incelenmiş olup, 29/07/1970 tarih ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ile 26/05/1981 tarih ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'na göre 2024 yılı vergi değerleri üzerinde incelemeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Emlak Vergisi, Arsa, Arazi, Gelir

Özlem Emir Koç
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik yazılımların girdi dosyalarının veri tabanlarından otomatik elde eden yazılım geliştirmesi

Bu yüksek lisans tezinde, küresel konumlama sistemleri (GNSS) verilerinin işlenmesinde kullanılan VIP.m adlı yazılımın mevcut koşullarda yetersiz kaldığı belirlenmiş ve yazılımın güncellenmesi süreci ele alınmıştır. VIP.m, değişen veri adresleri, teknolojik gelişmelere uyumsuzluk ve sürdürülebilir olmayan yapısı nedeniyle işlevselliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, yazılımın mevcut haliyle geliştirilemeyeceği kanaatine varılmış ve sıfırdan yeni bir yazılım tasarlanmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda geliştirilen AFD (Automatic File Downloader) yazılımı, MATLAB ortamında oluşturulmuş olup, özellikle IGS (International GNSS Service) ve IGL (International Geodynamics and GNSS Laboratory) veri setlerinin otomatik olarak indirilmesini ve organize edilmesini sağlamaktadır. AFD, dinamik bir kullanıcı arayüzü, FTP ve HTTP protokol desteği, tarih formatı dönüşümleri ve dosya yönetim sistemleri ile kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştirmektedir. Ayrıca, optimize edilmiş algoritmalar sayesinde veri işleme sürecinde doğruluk ve hız açısından önemli performans artışları sağlanmıştır. Modüler yapısı ile genişletilebilir şekilde tasarlanan AFD, GNSS veri indirimi ve ön işleme süreçlerinde araştırmacılara işlevsel ve güncel bir çözüm sunmaktadır.

Ayfer Feyza Dursun
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil cihazların değişik harici antenler kullanılarak mühendislik ölçmelerinde kullanılabilirliğinin araştırılması

Mobil cihazların harici antenlerle birlikte mühendislik ölçümlerinde kullanılabilirliğini ve elde edilen konum doğruluklarını incelemektedir. Gelişen GNSS teknolojileri ile birlikte, farklı işletim sistemlerine sahip mobil cihazların ve çeşitli harici antenlerin konum doğruluğu üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Uygulama kapsamında Android ve IOS tabanlı mobil cihazlarla, harici anten takılı ve takılı olmayan durumlarda konum verileri toplanmış ve bu veriler hassas GNSS alıcıları ile elde edilen referans koordinatlarla karşılaştırılmıştır. Çalışmada D10 Rugged tablet, CHCNAV LT800H tablet, Xiaomi Mi 11 Lite 5G, Apple iPad Pro ve iPhone 15 Pro gibi cihazlar kullanılmış; anten olarak ise u-blox, unicore ve ViDoc RTK tercih edilmiştir. Cihazlarla yapılan antensiz ölçümlerde hata değerleri metre seviyesinde, anten entegrasyonu sağlanan ölçümlerde ise santimetre seviyesinde sonuçlar elde edilmiştir. Özellikle ağaçlık, yapı yoğunluğu fazla olan ya da sinyalin zayıf olduğu alanlarda antensiz cihazların hata oranları ciddi şekilde artmıştır. Elde edilen bulgular, mobil cihazların harici anten ve düzeltme sistemleri ile birlikte kullanıldığında haritacılık sektöründe kullanılan GNSS alıcılarına yakın koordinat değerlerini sağlayabilmektedir. Yüksek doğruluk gerektirmeyen uygulamalarda uygun bir alternatif olabileceğini göstermektedir. Ancak, deformasyon ölçümleri gibi yüksek hassasiyet gerektiren mühendislik projelerinde GNSS alıcıları tercih edilmelidir. Bu bağlamda mobil cihazlar, taşınabilirlik, düşük maliyet ve kullanım kolaylığı gibi avantajlarıyla geniş bir uygulama alanı sunmaktadır.

Halil İbrahim Yıldız
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Konuma dayalı hız vektörlerinin zamansal analizi

Dünya, kendi ve güneş ekseni etrafında döndüğü zaman içerisinde gezegen ve yıldızların etkisi altında kalır. Bu sebeple gerçekleşen tektonik hareketler nedeniyle, deformasyonlar ve plaka kaymaları meydana gelmektedir. Bu amaçla hareketlerin belirlenmesinde nokta konumlarının doğruluğu ve zaman çok önemlidir. Nokta konumlarının doğruluğuyla birlikte nokta hızlarına da yüksek hassasiyetle ulaşılabilmektedir. Bu tez çalışmasında, İç Anadolu Bölgesinin güneyinde yer alan Karaman ilinde bulunan KAMN TUSAGA-Aktif istasyonu ile 8 tane IGS istasyonu değerlendirmeye alınmış ve değerlendirme aşamasında İsviçre'nin Bern üniversitesi tarafından geliştirilen Bernese v5.2 bilimsel GNSS yazılımı kullanılmıştır. KAMN TUSAGA-Aktif istasyonunun 2016-2019 yılları arasında her yılın ocak ve haziran aylarının 01-18 günleri aralığı seçilmiştir. 1 Ocak 2016'dan başlanmış, birbirini takip eden 5'er günlük kombinasyonlara ayrılarak 14 farklı kombinasyon oluşturulmuştur. KAMN istasyonunun 30 sn RINEX verileri kullanılarak 6, 12, 18, 24, 30, 36 ve 42 aylık 7 farklı dönemde ITRF96 2005.00 epoğunda hız bileşenleri elde edilmiştir. Elde edilen hız bileşenleri, TKGM tarafından yayınlanan güncel hız bileşenleri ile karşılaştırılmıştır, istatistik test yapılarak anlamlı olup olmadığı irdelenmiştir. Yapılan istatistik test sonucunda, Vx ve Vy Kartezyen koordinat hızları için sonuçların 30 ay(2.5yıl)'lık dönemden, Vx, Vy ve Vz için 36 ay(3yıl)'lık dönemden itibaren anlamlı olduğu görülmüştür. Zaman arttıkça elde edilecek olan hızların doğruluğu da artmaktadır. Bundan dolayı zaman kavramı çok önemli olup, jeodezik amaçlı çalışmalarda yorum yapabilmek için hız bileşenleri elde edilirken en az 36 ay(3 yıl)'lık bir veri uzunluğuna ihtiyaç olduğu sonucuna varılmıştır.

Emre Türk
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İHA sistemleri ile elde edilen ortofoto haritaların doğruluk değerlendirmesi

Gelişen teknolojinin en önemli kazançlarından biri olan İnsansız Hava Araçları (İHA) ilk önceleri askeri amaçla kullanılmaya başlanmakla birlikte kısa zamanda günlük hayatımızın önemli bir parçası haline gelmiştir. İHA ile üç boyutlu konumsal bilgi üretilebilmesinin yanı sıra klasik ölçüm yöntemlerine göre daha az iş gücü, zaman ve maliyet avantajı sağlaması İHA kullanımının yaygınlaşmasında önemli rol oynamaktadır. Kullanımları her geçen gün çeşitlenerek yaygınlaşan İHA sistemleri, özellikle haritacılık faaliyetlerinin gereksinimi olan yüksek doğruluk ihtiyacının karşılanması için sürekli bir gelişim içerisindedir. Bu sebeple, İHA donanım ve yazılım özellikleri de sürekli olarak bir gelişim göstermektedir. Bu donanımlardan biri olan GNSS teknolojisinin İHA'larda kullanımının sağlamış olduğu faydaların irdelenmelerinin, mühendislik projeleri ve bu projelerde kullanılacak ölçüm cihazlarının tercih edilmeleri bakımından önemli olduğu düşünülmektedir. Bu tez çalışmasında, GNSS –RTK özellikli İHA ve bu özelliğe sahip olmayan İHA kullanılarak aynı koşullarda elde edilen resimler, Pix4D Mapper ve Agisoft FotoScan fotogrametri yazılımları kullanılarak üretilen ortofotoların doğruluk karşılaştırmaları yapılmıştır. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda, GNSS-RTK özellikli İHA verileri için elde edilen yatay ve düşey doğruluk değerlerinin, diğer İHA verileri için elde edilen yatay ve düşey doğruluk değerlerinden daha iyi olduğu görülmüştür. Yazılımlar kendi aralarında değerlendirildiğinde ise Pix4D Mapper yazılımı ile elde edilen veri setlerinin yatay ve düşey doğruluklarının daha iyi olduğu görülmüştür. Diğer taraftan Agisoft FotoScan yazılımı, GNSS-RTK özellikli olmayan İHA odaklı veri setlerinin yatay konum doğrulukları konusunda daha iyi sonuç verirken, düşey konum doğruluğunda ise Pix4D Mapper yazılımının daha iyi sonuç verdiği görülmüştür.

Rüştü Çallı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karayolu projelerinde değişik enterpolasyon yöntemlerinin kullanılabilirliği

Yer bilimlerinde, özellikle de harita mühendisliği mesleğinde sayısal arazi modeli oluşturma, yüzey modellemesi ve bu modeller kullanılarak alan-hacim değerleri üretmek günümüzde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Doğru ve güvenilir bir alan-hacim hesabı için öncelikle doğru ve güvenilir bir yüzey modellemesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu yüzey modellemeleri ve hacim hesaplamaları için çeşitli enterpolasyon yöntemleri kullanılmaktadır. Günümüzde birçok yazılım bu enterpolasyon yöntemlerini kullanmamıza olanak vermektedir. Bu tez çalışmasında öncelikle birinci bölüm, giriş bölümünden oluşmaktadır. İkinci bölümde, literatür özetleri ve kuramsal temeller verilmiştir. Karayolları, sayısal arazi modeli, enterpolasyon yöntemleri ve hacim hesaplarından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde, uygulamada kullanılan materyal ve yöntemler hakkında bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde, enterpolasyon yöntemleri ve hacim hesapları sonucunda elde edilen değerler gösterilmiştir. Beşinci bölümde ise, elde edilen sonuçlar arasında karşılaştırmalar yapılarak en uygun enterpolasyon yöntemi belirlenmiş ve önerilmiştir. Uygulamada, Digor-Esenkent Yolu güzergahında bulunan kazı ve dolgu kesit alanları belirlenmiştir. Üç farklı kesit alanında siyah (doğal) zeminden ve terasman (kazı/dolgu) yüzeyinden ölçme noktaları toplanmıştır. Ölçme noktalarından bazıları dayanak ve test noktası olarak gruplandırılmıştır. Dayanak noktaları kullanılarak 4 farklı enterpolasyon yöntemiyle yüzey modellemesi yapılmış ve test noktalarının enterpolasyon yükseklik değerleri hesaplanmıştır. Dayanak ve test noktaları kullanılarak siyah (doğal) zemin alt yüzey, terasman üst yüzey olacak şekilde hacim hesapları yapılmıştır. Elde edilen beş farklı hacim değerlerinin ortalaması alınmıştır ve bu hacim değeri referans değer olarak kabul edilmiştir. Elde edilen hacim değerleri karşılaştırılarak farklı enterpolasyon yöntemlerinin hacim hesabına etkisi incelenmiştir.

Uğur Yatıgı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2021
00