Altınbaş University
Enstitü

Sosyal Bilimler Enstitüsü

Altınbaş University

102

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de kimyasal tanker işletmelerinin TMSA denetlerindeki uygulamaları ve sonuçları

Bu çalışmanın temel amacı; Türk kimyasal tanker işletmeleri (TKTİ)'nin TMSA (Tanker Management Self Assessment = Tanker Yönetimi Öz/İç Değerleme) denetlerindeki mevcut durumlarını analiz etmek; Türkiye'de konunun ne zaman, neden ve niçin hangi işletmeler arasında bir ilgi odağı haline geldiğini sorgulamak ve gözlemlenen önemli uygulamaları ve sonuçları diğer tanker işletmelerinin istifadesine sunarak önemli bir kaynak oluşturmaktır. Türkiye'de bu konuda çok az uzman bulunmaktadır. Çalışma boyunca bu uzmanlar ile, rastsal seçilen 6 TKTİ'deki yetkili kişilerle, öncelikli olarak ön görüşmeler yapılmış ve bu veriler Germanisher Lloyd (Alman Loydu) tarafından onaylanmış ve TMSA eğitimleri verme yeterliliğindeki bir uzmanla değerlendirilerek çalışmanın stratejisi oluşturulmuştur. Daha sonra kılavuz çalışma uygulama hayata geçirilerek, güvenilirlik ve geçerliliği test edilmiş ve sonrasında genel geçer sonuçlara ulaşmak için anket uygulaması ve analizleri yapılmıştır.

Kimyasal maddelerLojistik yönetimUlaşım sektörü+2
Tevfik Sayın
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Markaların sosyal medya kullanımının tüketici davranışı üzerindeki etkileri

Gelişen teknoloji ile internet kullanımının günlük hayatta alışkanlık haline gelmesi ve kullanıcıların sosyal ağlar aracılığıyla iletişim kurması, sosyal medyayı vazgeçilmez hale getirmiştir. Sosyal medya; kullanıcıların interaktif iletişim kurarak diğer kullanıcılar ile irtibata geçmelerini sağlamaktadır. Kullanıcıların sosyal medya araçlarıyla paylaştıkları içerikler tüketicilerin davranışlarında ve yaratılan marka imajına karşı tutumlarda etkili olmaktadır. Markalar ise sosyal medya pazarlamasını kullanıp tüketicilerin isteklerini dikkate alarak marka imajlarını ve tüketicilerin kendilerine yönelik tutumlarını şekillendirmektedir. Tüketiciler bu aşamada kullanıcıların ve markaların oluşturdukları içeriklerden ve marka imajına karşı tutumdan etkilenerek satın almayı gerçekleştirebilmektedir. Bu araştırmada; markaların sosyal medya kullanımının tüketicilerde yarattığı tutum ve davranışlar araştırılmıştır. Araştırmanın teori bölümünde; sosyal medya, sosyal medya pazarlama, marka imajı, marka tutumu, tüketici davranışları üzerine literatür taraması yapılmıştır. Araştırma bölümünde ise; markaların sosyal medya araçlarının kullanımlarının tüketiciler üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla hazırlanmış anket, 465 sosyal medya kullanıcısı tarafından cevaplandırılmıştır. Verilen cevaplar sonucunda veriler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, markaların sosyal medya kullanımlarının tüketicilerin davranışlarını etkilediği tespit edilmiştir.

MarkaMarka imajıSosyal ağlar+5
Cansu Aytan
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küçük ve orta ölçekli konaklama işletmelerinin odalar bölümünde gelir yönetimi

Havayolu firmalarının sabit kapasitelerini, farklı fiyatlar uyguladıkları pazar bölümlerine tahsis ederek, gelirlerini artırmak amacıyla başlattıkları gelir yönetimi, günümüzde özellikle büyük ölçekli konaklama işletmelerinde geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Satılamayan her ürünün zarar anlamına geldiği stoklanamaz ürüne sahip ve değişken taleple karşı karşıya olan birçok hizmet işletmesi tarafından kullanılan gelir yönetimi, talep analizi, pazar bölümlendirilmesi, fiyat farklılaştırılması ve kapasite tahsisi aşamalarının bir süreç olarak uygulandığı sistemi ifade etmektedir. Bu çalışmada dinamik bir fiyatlama modeli olarak gelir yönetimi sisteminin, büyük ölçekli konaklama tesisleri için oluşturulan modeller çerçevesinde, küçük ve orta ölçekli konaklama işletmelerinde yapılan uygulamaları araştırılmıştır. Ayrıca, İstanbul'da bulunan küçük ve orta ölçekli sayılabilen 1 yıldızlı, 2 yıldızlı, 3 yıldızlı, butik oteller ve özel konaklama tesisleriyle yapılan alan çalışması ile gelir yönetimi sistemi uygulama düzeyleri ölçülmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Gelir Yönetimi, Turizm, Otel, Konaklama Tesisleri, KOBİ, Küçük Ve Orta Ölçekli Konaklama Tesisleri, işletme

Gelir yönetimiKOBİKonaklama işletmeleri+3
Zekiye Serap Korkmaz
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Grafik tasarım göstergelerinin algılanmasında kişilik faktörünün enneagram modeline göre incelenmesi

İnsan psikolojisinde algıyı etkileyen faktörlerin başında kişilik özellikleri gelmektedir. Kişilik özellikleri mizaç olarak da nitelenebilir. Bu kişilik özellikleri, insan psikolojisinin inceleme ve araştırma tarihi boyunca farklı modellerle, farklı isimlerle tanımlanmıştır. Bu tezde kişilik özelliklerinin algılama kriterleri, eneagram kişilik modeline göre değerlendirilecektir. Algının eylem olarak meydana gelmesi için gerekli unsurlardan 'gösterge', görsel iletişimi sağlayan bir disiplin olan grafik tasarım açısından ele alınıp temel etken olarak kullanılacaktır. İletişim, insanın ve insanlık tarihinin bir parçasıdır. Her iletişim şeklinin belli göstergeleri bulunmaktadır. Görsel iletişimi sağlayan grafik tasarım ürünleri, bu göstergeleri kullanarak bu iletişim şekillerinden birini belki de en etkilisini oluşturmaktadır. İletişimin malzemesi olan grafik tasarım göstergelerinin oluşum ve kullanım sebebi bir 'mesaj iletmek' 'bir şey söylemek'tir. Bu iletişimin temel nedenidir. 'İleti'şimin gerçekleşmesi için en az iki ayrı noktaya, felsefi bir dille söyleyecek olursak, en az iki süjeye ihtiyaç vardır. Bir tarafta söylemi -göstergeyi- oluşturan birim birey, -grafik tasarımcı- diğer uçta ise bunun muhatabı olan, yerine göre tüketici veya algıya açık, birey yer alır. Piyasaya sürülen göstergeyi algılayan farklı mizaclar olduğundan veya kişilerin mizacları göstergeyi farklı algıladığından ortaya pek çok anlam çıkmış gibi görünür. İletilen mesajda öne çıkması istenen tek anlam olsa da anlamın yorumları mizaçlara göre değişkenlik gösterir. Bu yorumlar ve farklılıklar mesajın-göstergenin temel niteliğini etkilemediği halde mizaçlarla bağlantılı olarak farklı etkiler oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Gösterge, Algı, Kişilik.

AlgıEnneagramGrafik tasarımı+4
Saime Rikkat Pesen
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Firma performans kriterleri üzerinde entelektüel sermayenin etkisi

Küreselleşen dünyamız, teknolojik gelişmeler ve iletişim sektöründeki çok hızlı değişimlerle tam bir bilgi çağı yaşamaktadır. Endüstri çağının en önemli değer unsurları; sermaye, binalar, fabrikalar, makine- teçhizat gibi maddi varlıklardan oluşmaktaydı. Yeni teknolojik gelişmelerin yaşandığı değişen dış çevre faktörleri ve rekabet tanımının küreselleştiği dünyada bilginin önemi hızla artmaktadır. Bilgi ekonomisi ile birlikte, değer ölçütüyle bakıldığında maddi varlıklardan maddi olmayan varlıklara doğru bir geçiş yaşanmaktadır. Bu bilgi temelli maddi olmayan varlıklar, entelektüel varlıklar olarak tanımlanmakta, entelektüel varlıkların değere dönüşmüş biçimi ise entelektüel sermaye olarak ifade edilmektedir. Bu araştırmada, entelektüel sermaye çok yönlü olarak ele alınarak firma performans kriterleri üzerindeki etkisi irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Entelektüel Varlık, Entelektüel Sermaye, Firma Değeri

Entelektüel sermayeFirma değeriFirma performansı+1
Hasan Yıldız
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de Cumhuriyet Dönemi müzecilik bağlamında butik müze

Osmanlının son döneminde İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin kurulması ile Türkiye'de müzeciliğin kurumsallaşması başlamıştır. Cumhuriyet döneminde İzmir ve Ankara Arkeoloji Müzelerinin kurulmasıyla birçok alanda ve konuda kurumsal müze açılmış ve günümüze kadar gelmiştir. Türkiye'nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi'nin kurulması ile özel müzecilik anlamında ilk adımlar atılmış oldu. Sanat müzeciliği anlamında 2000'den sonra açılan Pera Müzesi, İstanbul Modern Sanatlar Müzesi, Sabancı Müzesi, Doğançay Müzesi ve IMOGA Müzelerinin açılması ile Türk resim sanatına çok büyük katkı sunulmuştur. Bu çalışmamız kapsamında Müze ve özellikle ülkemizdeki Butik Müzeciliği geliştirmek adına, analiz yapılmış, yapısal kimliği üzerinde analizler yapılmıştır.

Cumhuriyet DönemiKurumsallaşmaMüzecilik
Serpil Birsin
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının endeks ayrıştırma analizi ile incelenmesi

Ekonomik büyüme için vazgeçilmez bir girdi ve politik kararları doğrudan etkileyen bir faktör olarak enerji, bir çok ülke için en stratejik gündem maddelerinden birini oluşturur. Yeterli enerji kaynaklarına sahip olmayan ülkeler, artan enerji talebi karşısında büyük enerji ithalatı faturalarını ödemek zorunda kalırlarken, enerji ithal ettikleri ülkelere de bağımlı hale gelirler. Türkiye de bu ülkelerden biridir. Sürekli artan enerji talebine parallel olarak Türkiyenin enerji ithalatı büyürken ekonomi ve enerji güvenliği için bir tehdit oluşturmaktadır. Bu tezin amacı, Türkiye'nin enerji ithalatı bağımlılığını inceleyerek yıllar içinde meydana gelen değişikliklere açıklama getirmektir. Bunu sağlamak içinindeks ayrıştırma yöntemi kullanılmıştır. İndeks ayrıştırma analiz yöntemienerji, ekonomi, çevre konularında başarı ile kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemin enerji ithalatının analizinde kullanılması bu tez ile bir ilktir. Burada geliştirilen formülasyonda toplam enerji ithalatındaki artış, büyüyen toplam enerji talebi, arzın kompozisyonu, ve değişik kaynakların ithalatla karşılanma oranları(ithalat yoğunluğu) ile bağlantılandırılmıştır. Sonuçlar, enerji talebindeki artişın, diğer iki faktöre, yani arzın kompozisyonu ile kaynakların ithalat yoğunluğuna nazaran enerji ithalatının artışındaki en baskın faktör olduğunu göstermiştir. Diğer iki faktöründe enerji ithalatının artışında açıklayıcı rolleri vardır. Bu faktörlerden ortaya çıkan etkiler yıllar bazında ve artırıcı veya eksiltici etkiler olarak farklılıklar göstermektedir. Verier ve analiz sonuçları ışığında Türkiye'nin enerji politikaları yapılırken, ekonomik büyümeyi etkilemeyecek şekilde enerji talebini düşürecek çözümlere yönelinmesi gereğiortadadır. Bunu sağlamanın bir yolu enerji verimliliği ve tasarruf uygulamalarıdır. Diğer bir yol ise, Türkiye'nin görece büyük yenilenebilir enerji kaynak potansiyeli dikkate alındığında, bu kaynakların geliştirilmesinin ve kullanılmasının desteklenmesi ve yaygınlaştırılmasıdır. Azalan enerji ithalatı ile birlikte enerji ithal edilen ülkelerin de çeşitlendirilmesi, Türkiyenin enerji güvenliğini ve dışa bağımlılığını düzeltici yönde etki yaratacaktır. Anahtar kelimeler: Endeks Ayrıştırma Analizi, Enerji İthalatı, Enerji Bağımlılığı

BağımlılıkDışa bağımlılıkEndeks ayrıştırma analizi+3
Esat Honi
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hakim durumun fahiş fiyat yoluyla kötüye kullanılması

Tez konusu olan Hakim Durumun Fahiş Fiyat Yoluyla Kötüye Kullanılması büyük ölçüde Türk Rekabet Kurulu kararları çerçevesinde incelenmiştir. Konuya ışık tutmakta yardımcı olduğu ölçüde ABD ve AB uygulamalarına da yer verilmiştir. İncelemelerimizde genel olarak Hakim Durum ve Kötüye Kullanma konularına yer verilmemiş, özel olarak fahiş fiyat konusunun gerektirdiği ölçüde değinmekle yetinilmiştir. Böylece tezin sınırları, tez konusu ile sınırlı tutulmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede fahiş fiyat incelemelerinin rekabet hukuku kapsamında soruşturulmasının hem ABD hem AB hem de Türk Hukuku'nda istisnai bir durum olduğu tespit edilmiştir. Rekabet Otoriteleri fahiş fiyata özellikle fiili veya yasal tekel, ya da doğal tekel hallerinde müdahale etmektedirler. Rekabet Otoriteleri fahişliğin tespitinin çok zor olduğunu kabul etmekle beraber EDT (ekonomik değer testi) denilen bir test ile sonuca ulaşmaya çalışmaktadırlar. EDT, iki aşamalı bir test olarak karşımıza çıkmaktadır. Birinci aşamada maliyetler ile fiyat karşılaştırılarak arada makul sayılamayacak bir fark olup olmadığını tespit etmektedirler. Ancak neyin makul olduğunu tespit etmekteki zorluklar daha fazla incelemeyi zorunlu kılmaktadır. EDT' nin ikinci aşamasında ise teşebbüsün fiyatları rakiplerle mukayese edilmektedir. Ancak teşebbüsün tekel durumunda olduğu düşünülecek olursa ilgili pazarda mukayese edebilecek bir rakip bulmak çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bu durumda ise ekonomik ve hukuki çevresi birbiri ile benzer olan pazarlar araştırılmakta ve bu pazarlardaki benzer teşebbüslerle soruşturma konusu teşebbüs karşılaştırılmaktadır. Ancak hemen fark edileceği gibi ekonomik ve hukuki bakımdan birbirine benzeyen pazarlar bulmakta da ciddi sıkıntılar yaşanmakta, bu nedenle fahiş fiyatlar nedeniyle kötüye kullanma kararları çok zor verilebilmektedir. Rekabet Otoriteleri bu incelemeleri yaparken fahişlik tespit etseler bile bunun arızi bir durum olup olmadığını, teşebbüsün sistematik politikasının olup olmadığını da tespit etmek için fahiş fiyat uygulanan sürelerin ne kadar sürdüğünü araştırmaktadırlar. Çok kısa süreli yüksek fiyatlar kötüye kullanma olarak kabul edilmemektedir. İncelediğimiz kararlardan çıkan diğer bir sonuç ilgili piyasanın regüle bir piyasa olup olmamasıdır. Genellikle fiyatları regüle eden bir düzenleyici kurum varsa Rekabet Otoriteleri konunun çözümüne müdahil olmaktan kaçınmakta, çözümü sektörel düzenleyici kuruma bırakmaktadırlar. Yukarıda özetlediğimiz hususlar tüm ABD, AB ve Türk kararlarında aşağı yukarı aynı olmakla birlikte buna istisna teşkil eden tek bir karar bulunmaktadır. O da ceza ile sonuçlanan son Tüpraş kararıdır. Konuya müdahil olan bir düzenleyici kurul (EPDK) olmasına karşın Rekabet Kurulu %14-15 gibi bir yüksek fiyatın kriz döneminde 2,5 ay gibi kısa bir süre ile uygulanmasını kötüye kullanma saymıştır.

Amerika Birleşik DevletleriAvrupa Birliği hukukuFahiş fiyat+3
Reyyan Turgut
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası inşaat sözleşmelerinde joint venture ve konsorsiyum

Son yıllarda inşaat sektöründe meydana gelen gelişmeler sonucu ülkemizde ve dünyada, inşaat firmaları yatırımlarını birbirleri ile işbirliği yaparak gerçekleştirmeye başlamışlardır. Dolayısıyla, joint venture ve konsorsiyum başta olmak üzere, bir çok ortaklık modeli, özellikle büyük yatırımları gerektiren ve yüksek risk barındıran inşaat sektöründe sıklıkla tercih edilmektedir. Bu sayede inşaat firmaları aynı zamanda kendi ülkelerinin dışında faaliyette bulunabilme ve farklı pazarları tanıyıp, buralarda iş yapabilme imkanına da sahip olmaktadır. Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde, projelerin finansmanı, uluslararası ihale prosedürleri, yabancı inşaat pazarlarına giriş engellerinin kaldırılması gibi hususlar bu modeller ile aşılabilmektedir. Türkiye'de ve dünyada, gerek inşaat alanında gerekse diğer ticari işlerde, joint venture ve konsorsiyumun bu kadar çok tercih edilmelerinin nedeni kolay kurulabilmeleri ve esnek bir hukuki yapıya sahip olmalarıdır. Değişik hukuk sistemlerine kolayca uyarlanabilen bu modeller, Türk hukuku bakımından Türk Borçlar Kanunu kapsamında adi şirket olarak değerlendirilmektedir.

KonsorsiyumOrtak girişimlerSözleşmeler+2
Ayşe Gizem Yalçınkaya
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

19. yüzyıl sonrası resim sanatında spor temalı eserlerde kompozisyon ve hareket

Bu araştırmada sanat ve spor ayrı disiplinlerde ele alınarak birbirleriyle nasıl etkileşime geçtikleri; eserler ve sanatçılar üzerinden görsellerle incelenmiştir. İki boyutlu yüzey üzerinde hareketin anlatımını kuvvetlendiren, destekleyen yöntemler araştırılarak, kompozisyon bütünlüğü içinde değerlendirilmiştir. Yüzey planlamasında hareket kavramı, sporcu figürleri ile ele alınarak kompozisyon kurguları örneklendirilmiştir. Spor ve sporcu temasını sanatçılar yaşadıkları döneme göre; mücadele, rekabet, hareket, denge, artistik değer gibi kavramları eserlerinde çeşitli kompozisyon ve benimsedikleri üslupla anlatmışlardır. Modern Olimpiyatların kurucusu olan pedagog tarihçi yazar Baron Pierre de Coubertin; daha sağlıklı bir nesille barışçıl bir dünya adına, sporun güzelliklerini ancak sanatçıların anlatabileceği fikrinden yola çıkarak sanatın olimpiyatlarda yer almasına önderlik etmiştir. Böylece spor temalı sanat eserleri, ilk kez 1912 yılında olimpiyat oyunlarına sanat yarışmaları adı altında dahil edilmiştir. Bu çalışmada, spor disiplininde resim sanatının nasıl somutlaştırıldığı örneklerle incelenmiştir. Hareket kavramı ve kompozisyon anlatımı üzerinden spor ve sanat arasındaki ilişki ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Hareket, denge, artistik, spor

19. yüzyılDengeHareket+5
Günseli Ayan
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00