
2
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Nietzsche'nin bengi dönüş düşüncesi
Bu çalışmanın amacı Friedrich Nietzsche'nin de tam olarak açıklamadığı ancak "en derin düşüncem" olarak bahsettiği bengi dönüş düşüncesinin ne anlama geldiğini açıklığa kavuşturmaya çalışmaktır. Bu yüzden Nietzsche'nin önemli görüşleri ve kavramları ile bu düşünce arasında kurulan olası bağlantılar ve yorumlar ele alınmıştır. Öte yandan Nietzsche'nin etkilenmiş olabileceği düşünceler de incelenmiştir. Bengi dönüş ile ilgili yapılan yorumların anlaşılmasını kolaylaştırmak adına, bu düşünce kozmolojik, varoluşsal, etik, metafizik gibi başlıklar altında değerlendirilmiş ve önemli yorumlar karşılaştırılmıştır. Kozmolojik yorumların, Nietzsche'nin güç istenci öğretisi ve oluş düşüncesiyle çeliştiği için yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Etik yorumlar ise Nietzsche'yi bir ahlak filozofu olarak anlama tehlikesi barındırdığı için sakıncalıdır. Metafizik yorum Nietzsche'nin karşı çıktığı görünür dünya- gerçek dünya ayrımına götürebileceğinden birçok yanlış anlamaya sebep olabilir. Ama yine de Nietzsche'nin Batı metafiziğini reddetmesiyle ilgili ufuk açıcı olabilir. Bengi dönüşün mistik yanına dikkat çeken yorumlar ise Sils Maria deneyimi, düşüncenin doğası, Zerdüşt eserindeki örüntüsü ile uyumludur fakat abartıldığında yeni bir puta dönüşme tehlikesi vardır. Bengi dönüşün varoluşsal yorumları ve yaşamın değerini test etmek için bir düşünce deneyi olarak değerlendirilmesi Nietzsche'nin kendisiyle ve diğer düşünceleri ile uyumlu görünüyor. Çünkü kişinin kendisini aşması, sorumluluk alması gibi şeyler üzerine şekillenir ve bunlar varoluşsal açıdan işlevsel olabilir.
Edmund Burke muhafazakârlığının aydınlanma düşüncesinin devrimci niteliğine eleştirisi
Aydınlanma Batı'da 18. yy' da toplum ve insanlardaki köklü değişimlerin yaşandığı bir dönemi simgelemektedir. Edmund Burke 1729 yılında dünyaya gelmesiyle Aydınlanma döneminde yaşanan gelişmelere şahit olmuş bir filozof olarak karşımıza çıkmaktadır. Burke Aydınlanma döneminin bir parçası olması bakımından dönem hakkında birçok değerlendirmede bulunmuştur. Değerlendirmelerinin ana temasını dönemde yaşanan köklü değişimlere yönelik eleştirileri oluşturmaktadır. Bahsi geçen eleştirel tavrı dönemi yıkıcı boyutuyla değerlendiren kimi insanların ilgisini çekmiştir. Bu durum zamanla Edmund Burke'ün düşüncesi çevresinde oluşan muhafazakâr ideolojinin temellerinin atılmasında önemli bir yere sahip olmuştur. Muhafazakâr düşünce, Aydınlanmayı eleştirerek süregelen zaman içerisinde hala varlığını sürdürmektedir. Muhafazakâr ideolojinin Aydınlanma dönemine karşı yöneltmiş olduğu eleştiriler arasında mutlak akıl ve bireysellik, akılcılık/kurgusalcılık yaklaşımına yönelik ve devrim niteliğindeki köktenci yaklaşıma yönelik eleştiriler yer almaktadır. Çalışmanın temel amacı eleştiriler çerçevesinde Aydınlanma döneminin ve muhafazakâr ideolojinin insanı toplumda nasıl konumlandırıldığını anlamak ve açıklamaktır.