Aydın Adnan Menderes University
Anabilim Dalı

Radyo Televizyon Anabilim Dalı

Aydın Adnan Menderes University

8

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

8 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1990 sonrası Japon anime sinemasında distopik gelecek tasvirleri

Kinetoskop ve sinematografi gibi cihazların icadı ile ortaya çıkan sinema, ilk günden itibaren ilgi çekmiş, farklı türlerde hikâyeleri izleyici ile buluşturarak, en sevilen sanatlardan biri haline gelmiştir. Edebi eserler, toplumsal olaylar, mitolojik öyküler ise filmlerin yaratılmasındaki dayanak noktalarından olmuştur. Ütopyaların antitezi olan distopyalar da, öncelikle edebiyat ürünü olarak ortaya çıkmış, daha sonra bilimkurgu türüne eklemlenerek beyazperdeye taşınmıştır. Tezin ana konusu distopik öykülerin, geçmişten bugüne yaşadığı trajedilere rağmen güçlü bir ulus devlet olmayı başarmış Japon anime sinemasına yansımasıdır. Bu çerçevede öncelikle edebiyat ürünü olarak ütopya ve distopya kavramları ele alınmış, daha sonra bilimkurgu ve siberpunk türlerinin tanımı yapılarak distopik kurgular incelenmiştir. Kendine has kültürüyle dikkat çeken Japonya'nın tarihi, mitolojisi ve kimliğinin sanat yapıtlarına yansımasına bakılmış, bu doğrultuda örnek filmlerin analiziyle, 1990 sonrası distopik animelerinin olay örgülerinin oluşmasında, Japonya'nın geçmişinin etkileri araştırılmıştır.

1990 sonrasıAnimeBilim-kurgu+6
Ezgi Yılmaz
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk sinemasında melodram ve 1990 sonrası dönüşüm

Tez çalışmasının amacı melodram türünün kavramsal niteliklerinden yola çıkarak Yeşilçam melodramlarının hangi ekonomi-politik ve kültürel süreçlerde ortaya çıktığını, hangi anlatı kodlarını nasıl sunduğu ve 1990'lı yıllarda bu kodların nasıl bir dönüşüm geçirdiğini incelemektir.Bu amaçtan hareketle birinci bölümde melodram tanımı, nasıl ortaya çıktığı ve türün özelliklerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise Türk sinemasında melodramın ortaya çıkışı, bunu hazırlayan ekonomi-politik ve kültürel süreçler ve Yeşilçam melodramlarının kodları anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise Gönderilmemiş Mektuplar, Suna ve Hayatımın Kadınısın filmleri melodram kodları bağlamında incelenmiştir.Çalışma sonunda 1990'lı yıllardan sonra Türk sinemasında saf bir melodram türünden bahsedilemeyeceği fakat türe ait bazı temel kodların hala devam ettiği gözlemlenmiştir. Örneğin masalsı zaman ve mekan kullanımı, karşıtlıklara dayalı yüzeysel anlatım, prototip karakterler, ailenin yüceltilmesi gibi Yeşilçam melodramlarına ait bir çok kod dönüşüm geçirmiştir. Fakat aynı zamanda ?hiç bitmeyen aşk, yanlış anlama, iyi- kötü üzerinden kurulan ahlak dünyası, duyguların şarkı yoluyla anlatılması ve erkeğin dürüstlüğü, mertliği temsil etmesi? gibi bazı temel kodların ise varlığını korudu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak melodram, 1990 sonrasında saf bir tür olarak değil de diğer türler içerine girerek ve bazı temel kodlarını devam ettirerek karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda bir zamanlar Türk sinemasında başat bir tür olan melodramın günümüzdeki etkilerini görmek açısından çalışmanın önemli bir fırsat sunduğu düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler:1. Melodram2. Melodram kodları3. 1990 sonrası melodramatik unsurlar

1990 sonrasıDönüşümMelodram+2
İjlal Kastal Erdoğan
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yayın standartları açısından TRT televizyon haberleri

Toplum içinde ve toplumlar arası mesaj alış verişi olarak nitelenen haberin bir çok tanımı vardır. Haber vaktinde verilen, çok sayıda kişiyi ilgilendiren ve etkileyen, bu kişilerin anlayabileceği şekilde verilen, zamanla gelişen ve değişen olay, fikir veya kanaattir. Haberin değişik tanımlarının yapılmasının sebebi, habercilikteki gelişmeleri ve haber niteliklerini ifade edebilmek içindir. Bir habere haber niteliği veren değerler; zamanlama, yakınlık, önemlilik ve kamu yararıdır. Haberde "ne zaman" sorusunun cevabını zamanlama ilkesi verirken, "nerede" sorusunun cevabı yakınlık ilkesini, "nasıl" ve "neden" sorularının cevabı ise önemlilik niteliğini gündeme getirmektedir. Tüm diğer nitelikleri içeren kamu yararı niteliği işin can damarı ve haberi haber yapan bir unsurdur. Haber niteliklerini taşıyan olayların yayınlanması sırasında uygulanan ilkeler olan haber yayın standartları tüm dünyada kabul görmüş değerlerdir. Yayın standardı kavramı toplumla yayıncı arasında bir değer koordinasyonunu içermektedir. Neyin yayınlanıp yayınlanmayacağına karar verirken yayıncıya kılavuzluk edecek bu değerler doğruluk, tarafsızlık ve anlaşılırlıktır. Haberin haber olmasını ve habere güveni sağlayan bir un sur olan doğruluk ilkesi tüm dünya tarafından kabul edilmiş bir habercilik ilkesidir. Doğru haber alma, çağdaş demokrasi anlayışının bir gereği olarak vatandaşın en temel hakkıdır. Haberde doğruluk ilkesi tek başına kamuoyundaki çok sesliliği yansıtmaya yetmez. Bu nedenle yayında farklı görüşlerin dengesini kurmak anlamına gelen tarafsızlık da özgür bir haberleşmenin vazgeçilmez standardıdır. Tarafsızlığı sağlamak için yayın kuruluşunun ve yayıncının özerkliği bir gereklilik tir. Haberlerde dil standardını gündeme getiren anlaşılırlık seyirciye uygun dili kullanmak ve bu dili doğru düzgün telaffuz etmektir. Sadelik, açıklık ve kesinlik unsurlarını içeren anlaşılırlık TV haberini izlenebilir hale getiren bir unsur dur. Tv haberinde izlenebilirliği ve anlaşılırlığı artırmak için günlük konuşma dili kullanmak ve karışıklığa, belirsizliğe ve saçmalığa yer vermemek gerekir. Haber nitelikleri ve haber yayın standartları olarak anlatılan değerler aslında toplumla yayıncının paylaştığı değerler bütünü olan yayıncılık etiğinin içeriğini oluşturur.Bu standartların uygulanması yasal zorlamalarla mümkün olmadığından, bu değerler anılan moral niteliklere sahip, sorumlu ve gönüllü yayıncılar eliyle uygulamaya geçirilebilir. Daha sonra yayın standartları açısından içerik analizi yöntemiyle incelenen TRT TV-1 haberlerinin bu standartlara uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu da yayıncılık etiği dediğimiz moral niteliklerin benimsenmemesinden kaynaklanmak tadır. Bu gerçekleşmediği sürece özgür, özerk ve çoğulcu alternatif arayışları sürer.

Haber programlarıHaberlerStandartlar+4
Mustafa Hizmetli
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1995
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türk sinemasında kaymakam ve belediye başkanı temsili

Türkiye'de sinemanın gelişmeye başlaması Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ilk yıllarına denk gelmektedir. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti tarihi ile Türkiye sinema tarihinin kronolojik bir örtüşme içinde olduğu görülmektedir. "Türk Sinemasında kaymakam ve belediye başkanı temsili" adlı bu tez çalışmasında kaymakam ve belediye başkanlarının hangi kültürel değerlerle ve siyasi süreçlerle ilişkili olarak temsil edildiği incelenmektedir. İncelenen filmlerde kaymakam ve belediye başkanının, filmlerin çekildiği veya anlatıldığı dönemlerde toplumsal ve kültürel yapıyı nasıl temsil ettiği veya eleştirdiği, ideolojik, siyasal ve kültürel yapıyı nasıl meşrulaştırdığı veya reddettiği ele alınmaktadır. Tezde, filmler aracılığı ile ideolojik, siyasal ve kültürel sistemin kendini nasıl yeniden ürettiğinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Ulus devlet kuruluş ideolojisinin yani batılılaşma, aydınlanma ve laiklik gibi ilkeleri bünyesinde toplayan Atatürkçülüğün filmlerde nasıl inşa edildiği ve sinemanın bu geleneği sürdürüp sürdürmediğinin tespiti, onay ve kopuş yaşanan dönem özelliklerinin incelenmesi bu çalışmanın amaçlarından biridir. Başrolde kaymakam ve belediye başkanı bulunan filmlerin tümü bu tezin evrenini oluşturmaktadır. Araştırma 'Temsil Teorisi' yöntemine göre yürütülmüştür. Filmler birer metin olarak değerlendirilmiş ve Stuart Hall'ün inşacı yaklaşımına göre, sinemanın kimlik, kültür ve anlam inşası süreçleri çözümlenmiştir. Nitel araştırma tekniklerinden biri olan içerik çözümlemesine göre yapılan analizler sonucunda kaymakam ve belediye başkanı filmlerinin öznel bir ürün olmaktan çok kültürel ve toplumsal olguların temsili olduğu sonucuna varılmıştır. Filmler, olayların yansıması olarak değil, sosyal konuları ve tarihi olayları şekillendirmekte ekonomik ya da materyal 'temel' kadar önemli, 'esas süreç' ve bir inşa olarak görülmektedir. Bu tezde incelenen kaymakam ve belediye başkanı filmleriyle, Türkiye'nin kuruluşuyla birlikte toplumsal hayatta var olan ve günümüzde de varlığını sürdüren çatışmalar ekseninde kurulmuş metaforik anlatıların süreç içinde değişimi izlenmiştir. Çalışma boyunca başrolü veya ağırlıklı rolü kaymakam ve belediye başkanı olan 24 film izlenmiş, filmlerin ortak yanları saptanmıştır. Büyük çoğunluğu komedi türünde olan filmlerin inceledikleri ortak çelişkiler, din sömürüsü, aydınlanma, merkezi idarenin halka uzaklığı, kalkınma, yoksulluk, yolsuzluk, feodalite ile mücadele gibi konulardan oluşmaktadır. Belediye başkanları ve kaymakamlar bu sorunlar karşısında konumlanmaktadır ve bu konumlanma ülkenin gerçek siyasal ve kültürel hayatına uygun düşmektedir.

Belediye başkanlarıFilmKaymakamlar+4
Selami İnce
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Moritanya'da görsel kültür; etnografik bir çalışma

"Moritanya'da Görsel Kültür; Etnografik Bir Çalışma", özellikle Moritanya Bidan toplumunda Görme ve Görsellik sorularını inceleyen disiplinler arası bir çalışmadır. Buradaki Vizyon ve Görsellik, basit terimlerle Bidan kültürünün çeşitli pratik, sembolik ve estetik yollar için gözlerini bilinçli ve bilinçsiz şekillerde kullanması olarak tanımlanmaktadır. Bu terimde, çalışma Bidan'ın gözlerini kullandığı belirli yollarla ilgili farklı problematikleri inceliyor; 1. Gözün diğer duyu organlarının kullanımına kıyasla kullanımı, ağız ve kulak konuşma ve dinleme organları olarak. 2. Sözlü / gerçek ve görselliğin merkeziliği veya marjinalliği. 3. Görünen / görünmeyen dünyalarla ilgili efsanevi inançlar. 4. Özellikle sosyal ve tarihsel bağlamlarda, gözden saklanma ve göz için sergileme ikilemi. 5. İkonik ve resimsel temsilin sorunsallaştırılması ve bu yasağın Bidan göçebelerinin kültürel bağlamında ele alınış biçimi. 6. Estetik ve estetik değerler sorunu. Metodolojik olarak, çalışma çok disiplinli branşlar tarafından bilgilendirilmektedir. Çalışma, insan kültür etkinliklerinin dinamiklerine odaklanan konusunu ve teorik araçlarını Kültür ve Görsel Çalışmalardan alıyor. Çalışmanın disiplinler arası doğası, çalışmada ortaya çıkan sorunsalın uygun tarihsel, sosyal ve antropolojik bağlamlarda doğru bir şekilde analiz edilmesi için diğer disiplin araçlarının kapısını açar. Bu şekilde çalışma, tamamlayıcı analitik araçlar olarak antropoloji, sosyal teori, sözlü gelenek, etnografya, edebiyat teorisi, dilbilim analizi, arkeoloji ve sanat tarihini kullanır. Bu araçlar, bu çalışmanın metodolojik çerçevesine uyan en iyi teorik araçta her problematiği doğru bir şekilde analiz etmek için dinamik bir şekilde kullanılır.

BidanEtnografyaGörsel kültür+2
El Haj El Haj
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Le Journalisme d`internet en Turquie: La structure institutionnelle, le fonctionnement et les problemes

Tolga Çevikel
Galatasaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

La presentation de la culture de la democratie et de l'actualite politique dans les medias: Les Armeniens Ottomans sous la derniere periode de l'empire la responsabilite scientifique et la democratie (Septembre 2005) étude de cas

Kamusal alanda düşünce geliştirilmesinde önemli rolü olan basın, ülkedeki siyasal yaşamın bir yansımasıdır. Ülkedeki siyasal yaşam ne kadar özgürlükçü, eşitlikçi ve demokratikse basın da öyle olmaktadır. Resmi ideoloji gereği konuşulması tabu olmuş konulardan birini ilk defa ele alan, ?İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi? konferansından yola çıkarak basının kamusal alanda çok yönlü düşünce gelişimine ne kadar olanak tanıdığını araştırmıştır. Anahtar kelimleler : Demokrasi, kamusal alan, Türk siyasal tarihi, Türk basın tarihi, Gündem Koyma/İnşa etme

Burcu Sabuncuoğlu
Galatasaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Une analyse sur le discours nationaliste dans le cinéma Turc

Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır: İlk bölümde; öncelikli olarak sinema ve politika ilişkisi ele alınmaktadır. Daha sonraki bölümde ise, sinemanın icadından bu yana geliştirilmiş olan sinemaya karşı farklı bakış açılarının ışığında sinemanın ?ulus? oluşturma sürecinde nasıl bir rol oynadığı ele alınmaktadır.

Gözde Özbay
Galatasaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00