
7
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Etlik piliçlerin yüksek çevre sıcaklığına alıştırılması
ÖZETEtlik Piliçlerin Yüksek Çevre Sıcaklığına AlıştırılmasıBu çalışma erken yaş döneminden itibaren yüksek çevre sıcaklığına alıştırılanetlik piliçlerde yetiştirme dönemi sonunda uygulanan akut sıcaklığın piliçlerin bazıverim özelliklerine, bazı kan parametreleri ile rektal sıcaklıklarına ve hareketsizkalma sürelerine etkisini ortaya koyabilmek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmadakanatlılarda; stres göstergeleri olarak kabul edilen bazı kan parametreleri ile bazıverim özellikleri ve davranış özelliklerinin piliçlerde neden olduğu değişimlerincelenmiştir. Araştırmada etlik piliçlerin 14.gün, 42. gün 2 saat 38ºC'lik akut sıcakstresi öncesi ve sonrası bazı kan ve fizyolojik parametreler ve bu parametrelere aitfenotipik korelasyonları saptanmıştır.
Farklı düzeylerde kullanılan pamuk tohumu küspesinin etlik piliçler üzerine etkileri
Bu çalışmada, farklı düzeylerde (% 0, % 5, % 10, % 15) kullanılan pamuk tohumu küspesinin (PTK) etlik piliçlerin performansı, bazı organ ağırlıkları ve bazı kan parametreleri üzerine olan etkilerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada toplam 360 adet 1 günlük yaşta ROSS 308 genotipinde etlik civcivler kullanılmıştır. Hayvanlar biri kontrol (% 0, PTK), 3'ü deneme (% 5, 10, 15 PTK) grubu olmak üzere toplam 4 ana gruba ayrılmışlardır. Her bir deneme grubu da içerisinde 30 hayvan bulunacak şekilde 3 alt gruba ayrılmıştır. Deneme gruplarındaki hayvanlara 0-3. haftalarda başlatma yemleri ve 4-6. haftalarda bitirme yemleri verilmiştir. Deneme 42 gün sürmüştür.Yapılan çalışmada; canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanma değerleri açısından deneme grupları arasında istatistiksel bir farklılık saptanmamıştır (P>0,05). Ancak yem tüketim değeri istatistiksel olarak farklı bulunmuştur En yüksek yem tüketim değerini % 10 PTK grubu göstermiştir. Deneme gruplarındaki ölüm oranları önemsiz bulunmuştur. Deneme gruplarındaki erkeklere ait kalp ve karkas ağırlıkları arasında istatistiksel açıdan bir farklılık saptanmamıştır (P>0,05). Kontrol grubu erkekleri ile % 15 grubu erkeklerinin karaciğer ağırlıkları arasındaki fark istatistiksel açıdan önemli bulunmuştur (P<0,05). Gruplardaki dişilerin kalp ağırlıklarına ilişkin farklılıklar önemli bulunmazken, % 5 ve % 15 PTK gruplarındaki dişilere ait karaciğer ağırlıkları ile kontrol ve % 15 gruplarındaki dişilere ait sıcak karkas randımanları arasındaki farklılıklar önemli bulunmuştur (P<0,05). İncelenen kan parametreleri kontrol ve deneme gruplarında benzer olarak saptanmıştır. En yüksek brüt kâr, kontrol grubundan elde edilmiştir. Çalışma sonuçları etlik piliç rasyonlarında % 15 PTK'nin kullanılmasının performans, bazı organ ağırlıkları ve kan parametreleri üzerinde olumsuz etki yaratmadığını fakat ekonomik karlılığı hafif düşürdüğünü göstermiştir.
Yumurta tavuğu rasyonlarına bakır ve/veya keten tohumu katkısının bazı verim özellikleri ve yumurta sarısı kolesterol düzeyi üzerine etkileri
Bu çalışma, yumurta tavuğu rasyonlarında farklı düzeylerde keten tohumu ve/veya organik bakır kullanılmasının performans, kan ve yumurta kolesterol düzeyleri üzerine etkilerini incelemek amacıyla düzenlenmiştir.Araştırmada 26 haftalık yaşta, 192 adet beyaz yumurtacı yarka (Leghorn) kullanılmıştır. Yarkalar, kontrol (K) ile keten tohumu (KT) ve bakır (B) katkı düzeylerine göre, %6,25 keten tohumu (KT6,25), %12,5 keten tohumu (KT12,5), 125 ppm organik bakır (B), 125 ppm organik bakır + % 6,25 keten tohumu (B+KT6,25), 125 ppm organik bakır + %12,5 keten tohumu (B+KT12,5) biçiminde oluşturulan deneme gruplarına gelişigüzel dağıtılmıştır. Deneme hayvanları, her rasyon grubunda 32 yarka (8 tekerrür x 4 yarka) olacak biçimde kafeslere yerleştirilmiştir. Çalışma 10 hafta sürmüştür.Denemede 2750 kcal/kg metabolizlenebilir enerji, %16,84 ham protein, %3,73 kalsiyum, %0,44 yararlanabilir fosfor, %0,38 metiyonin ve %0,86 lizin içeren rasyon kullanılmıştır. Deneme grubu rasyonlarına ise belirtilen düzeylerde keten tohumu ve/veya bakır katkısı yapılmıştır. Hayvanlara yem ve su ad libitum olarak sunulmuştur.Günlük yem tüketim düzeyleri, rasyon gruplarında sırasıyla, 110,06, 113,88, 116,81, 110,16, 110,79, 117,43 g bulunmuş ve istatistiksel açıdan gruplar arasındaki farklılık önemli (P<0,01) çıkmıştır. Yemden yararlanma oranı ise gruplarda sırasıyla 114,24, 119,91, 122,53, 115,52, 119,17, 120,51 g/yumurta olarak saptanmış ve yapılan istatistiksel analizde gruplar arası farklılığın önemli olduğu belirlenmiştir (P<0,05).Yumurta verimi, rasyon gruplarında sırasıyla %96,65, 93,35, 96,33, 95,61, 94,25, 97,47 olarak belirlenmiş ve gruplar arası fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,001).Rasyonda keten tohumu ve/veya bakır kullanılmasının canlı ağırlık ve yumurta kalite özellikleri (yumurta ağırlığı, sarı ağırlığı, sarı çapı, kabuk ağırlığı, kabuk kalınlığı) üzerine etkisinin istatistiksel olarak önemli olmadığı saptanmıştır.Kan kolesterol yoğunluğu rasyon gruplarında sırasıyla 129,81, 116,26, 97,52, 129,02, 116,27, 102,95 mg/dl biçiminde saptanmış ve gruplar arası farkın önemli olduğu belirlenmiştir (P<0,001). Yumurta sarısı kolesterol yoğunluğu da rasyon gruplarında sırasıyla 5. haftada 10,40, 8,66, 8,33, 10,21, 9,38, 9,67, 10. haftada 12,65, 12,29, 11,39, 10,38, 10,65, 11,63 mg/kg olarak belirlenmiştir. Gruplar arasındaki farklılık istatistiksel açıdan 5. haftada önemli (P<0,05), 10. haftada ise önemsiz bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Tavuk, keten tohumu, organik bakır, performans, kolesterol
Fermente zeytin yaprağı ve fermantasyon sıvısının etlik piliçlerde performans, kör bağırsak mikroflora, kesim karkas özellikleri ile et kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışmada, koç rumen sıvısı ile fermente edilen zeytin yaprağı ve atık sularının etlik piliçlerde performans, sekum mikroflora, kesim ve karkas parametreleri ile et kalitesi parametreleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla Gemlik çeşidine ait zeytin yaprak örnekleri Eylül döneminde toplanmıştır. Toplanan yaprakların fermentasyon öncesi ve sonrasındaki temel besin madde analizleri ve fermente atık suyun pH değerleri belirlenmiştir. Fermentasyon sonrası zeytin yaprağının ham protein ve selüloz içeriği artarken ham yağ ve kül içerikleri azalmıştır. Fermente atık suyun pH değeri değişkenlik göstermiştir. Araştırmanın in vivo kısmında 4 muamele grubu ve her grupta 5 tekerrür (her tekerrürde 7 hayvan) olacak biçimde oluşturulmuştur. Toplamda 140 adet günlük yaştaki etlik civciv tesadüfi olarak bölmelere dağıtılmıştır. Muamele grupları kontrol yemi (zeytin yaprağı ve atık su içermeyen) (KON), fermente edilmemiş zeytin yaprağı (ZY) (75 g/kg yem), fermente zeytin yaprağı (7.5 g/kg yem) ve fermente zeytin yaprağı atık suyu (S-FZY) (7.5 ml /kg yem) ile 42 günlük süreyle beslenmişlerdir Yem ve su ad libitum olacak şekilde sağlanmıştır. Araştırma sonunda canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi parametreleri üzerine gruplar arasında istatistik olarak fark tespit edilmemiştir (P>0.05). S-FZY etlik piliçlerin yemden yararlanma oranını olumsuz yönde etkilenmiştir (P<0.05). Gruplar arasında kör bağırsak Lactobacillus acidophilus ve Escherichia coli sayısı bakımından istatistiksel olarak fark tespit edilmemiştir (P>0.05). Clostridium perferingens sayısı en yüksek FZY ile beslenen grupta tespit edilmiştir (P<0.05). Staphylococcus aureus sayısı en düşük ZY grubunda tespit edilmiş ve FZY grubuyla aralarındaki fark istatistik olarak önemli (P<0.05) bulunmuştur. En yüksek karkas ağırlığı kontrol grubunda tespit edilmiştir. Et kalitesi renk değerleri bakımından herhangi bir fark tespit edilmemiştir. Sonuç olarak fermente zeytin yaprağı ve atık suyu kullanımının etlik piliçlerde performansa olumsuz bir etkisinin olmadığı söylenebilir.
Süt ineklerinde rasyona ilave edilen korunmuş metiyonin ve lizinin süt verimi ve süt kompozisyonu üzerine etkileri
Bu çalışmada, rasyona ilave edilen korunmuş metiyonin ve lizinin ilkine doğum yapmış Holstein ırkı süt ineklerinde süt verimi, süt kompozisyonu, yem tüketimi ve yem değerlendirme etkinliği üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmada, doğum sonrası 0-21 günde; biri kontrol ve diğeri muamele grubu ile laktasyonun 22-60 günde; biri kontrol ve diğeri muamele grubu olmak üzere toplam 4 grup oluşturulmuştur. Her bir grupta 50 baş hayvan olacak şekilde toplam 200 baş Holstein ırkı süt ineği kullanılmıştır. Kontrol grubu hayvanlar temel rasyon tüketirken, deneme grubu hayvanlar temel rasyona ilave olarak korunmuş metiyonin ve lizin (10/100 g) içeren rasyon tüketmişlerdir. Deneme boyunca, süt ineklerinin önlerinde sürekli içme suyu bulundurulmuştur. Süt verimleri ve yem tüketimleri günlük ölçülürken, süt kompozisyonları haftalık olarak analiz edilmiştir. Deneme sonunda, rasyona ilave edilen korunmuş metiyonin ve lizinin her iki dönemde de (0-21. gün, 22-60. gün) süt verimini önemli düzeyde artırdığı tespit edilmiştir (P<0.05). Birinci dönemde (1-21. gün) korunmuş metiyonin ve lizin ilavesi süt ineklerinde kuru madde tüketimini önemli düzeyde arttırırken (P<0.05), 2. dönemde (22-60. gün) kuru madde tüketimini etkilemediği görülmüştür (P>0.05). Bu durum yem değerlendirme etkinliğini etkilemiştir. Korunmuş metiyonin ve lizin ilavesi 1. dönemde yem değerlendirme etkinliğini etkilemezken (P>0.05), 2. dönemde muamele grubunda yem değerlendirme etkinliğinin arttığı tespit edilmiştir (P<0.05). Rasyona korunmuş metiyonin ve lizin ilavesinin her iki besleme döneminde de süt yağını arttırdığı (P<0.05) ancak süt kompozisyonunun diğer parametrelerini etkilemediği gözlenmiştir (P>0.05). Metiyonin ve lizin katkısının kullanımının işletmeye net getirisinin +2,60 TL/gün/hayvan olduğu tespit edilmiştir.
Büyütme dönemindeki buzağılarda farklı kaba yem kaynaklarının performansa etkisi
Bu çalışmada, doğumdan sütten kesim dönemine kadar ki dönemde buzağılarda yoğun yemle beraber farklı sürelerde, farklı kuru otlar ile beslemenin buzağılarda canlı ağırlık artışı, yem tüketimi ve bazı vücut ölçülerine olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Deneme her birinde 12 baş buzağı bulunan 3 gruptaki toplam 36 baş buzağı ile yürütülmüştür. Denemede buzağılara bireysel yemleme uygulanmış ve deneme 60 gün sürmüştür. Deneme başlangıcında tüm gruplardaki buzağılar ilk 3 gün boyunca kolostrum ile beslenmiş, 3. günden 60. güne kadar ise günde 4 lt buzağı maması içirilmiştir. Buzağılar 60. günde sütten kesilmiştir. Kontrol grubu olan 1. gruba 3 günlük yaştan itibaren 60. güne kadar ad libitum buzağı başlangıç yemi, 35. günden sütten kesime kadar doğranmış yonca kuru otu verilmiştir. 2. gruba 3 günlük yaştan itibaren ad libitum buzağı başlangıç yemi ve 2 haftalık yaştan sütten kesime kadar doğranmış yonca kuru otu verilmiştir. 3. gruba ise 3 günlük yaştan itibaren ad libitum buzağı başlangıç yemi, 2 haftalık yaştan itibaren sütten kesime kadar da doğranmış yulaf kuru otu verilmiştir. Buzağıların canlı ağırlığı, vücut uzunluğu, göğüs genişliği ve cidago yüksekliği haftalık olarak ölçülmüştür. Deneme boyunca buzağıların yoğun yem ve kaba yem tüketimleri ise günlük olarak saptanmıştır. 60 günlük deneme boyunca buzağıların canlı ağırlıkları, yoğun yem ve kaba yem tüketimleri açısından gruplar arasında istatistiki açısından önemli bir farklılık görülmemiştir (P>0,05). Bu araştırma sonucunda doğumdan sütten kesime kadarki dönemde buzağı beslemede farklı kaliteli kuru ot kaynaklarının bazı vücut ölçüleri ile canlı ağırlık üzerine önemli bir etkide bulunmadığı belirlenmiştir.
Buzağı beslemede çiğit kullanımı üzerinde araştırmalar
Bu çalışma doğum sonrası buzağılara buzağı yemi yerine farklı oranlarda pamuk tohumu (çiğit) vermenin buzağılardaki canlı ağırlık artışları, yem tüketimi, rasyonların in vitro gaz üretim düzeyleri ve gaz üretim parametreleri ile organik madde sindirimi ve metabolik enerji düzeylerinin saptanması amacıyla düzenlenmiştir. Bu amaçla denemede 2. Laktasyon annelerden doğan 36 baş dişi buzağı kullanılmıştır. Buzağılar her grupta 12 baş olacak şekilde 3 deneme grubuna rastgele dağıtılmış ve deneme süresince bireysel bölmelerde barındırılmışlardır. Buzağılara ilk gün 6 litre kolostrum beslemesi yapıldıktan sonra hemen buzağı mamasına geçilmiştir. Denemenin 1. grubuna süt tüketimine ilave olarak %100 buzağı başlangıç yemi +%0 çiğit (kontrol), 2 grubuna süt tüketimine ilave olarak %90 buzağı başlangıç yemi +%10 çiğit, 3. grubuna ise süt tüketimine ilave olarak %80 buzağı başlangıç yemi +%20 çiğit verilmiştir. Büyütme dönemi süresince buzağılara kaba yem verilmemiş ve önlerinde sürekli içme suyu bulundurulmuştur. Buzağıların haftalık olarak ağırlıkları ölçülmüş ve günlük olarak yem tüketimleri kayıt edilmiştir. Sütten kesim döneminin sonunda buzağıların CA, GCAA ve yemden yararlanma düzeyleri sırasıyla; 67.88, 68.13, 67.87 kg, GCAA: 535.27, 534.52, 530.36 gr ve YYD 0.541, 0.540, 0.536 bulunmuştur. Araştırma bu parametreler bakımından istatistiki olarak önemli bulunmamıştır (P>0.05).