
2
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Akut pankreatit atağı sonrası beslenme tarzının pankreatit rekürrensi üzerine etkisi
Akut pankreatit, pankreasın çeşitli sebeplere bağlı enflamasyonuyla seyreden mortalitesi yüksek, ciddi bir hastalıktır. Yapılan çalışmalarda pankreatit gelişimi için çeşitli risk faktörleri tanımlanmıştır. Bunlar arasında safra kesesi taşı, alkol tüketimi, yağlı beslenme ve hipertrigliseridemi sayılabilir. Öte yandan akut pankreatit atağı geçiren hastalarda rekürrensi önlemek için nasıl bir beslenme izlenmesi gerektiği konusu net değildir. Günlük pratikte yağdan fakir beslenme önerilse de, bunun sağlam bir bilimsel temeli yoktur ve de kılavuzlarda önerilmemektedir. Aralıklı uzun süreli açlık diyeti, son yıllarda giderek popülarite kazanan başta obezite, kardiyovasküler hastalıklar ve kan yağları üzerine olumlu etkisi olduğu iddia edilen yeni bir beslenme şeklidir. Aralıklı uzun süreli açlık diyetinin akut pankreatit gelişimi üzerine etkisi bilinmemektedir. Dolayısıyla biz bu çalışmada akut pankreatit atağı geçiren kişilerde aralıklı uzun süreli açlık diyeti ile beslenmenin pankreatit atağı üzerine etkisini araştırmak istedik. Çalışmaya 2019-2021 tarihleri arasında, 18- 65 yaş arasında, bilyer etyolojili akut pankreatit hastaları dahil edildi. Çalışma prospektif olarak dizayn edilmiştir. Çalışmaya alınan hastalara iki grup olarak, sık aralıklı normal diyet ile aralıklı uzun süreli açlık diyeti verildi. Birinci ayın sonunda pankreatit nüksü değerlendirildi. Çalışmaya 171 hasta dahil edilmiştir. 70 hasta (40.9%), sık aralıklı normal diyet almış, 101 hasta %59.1'i aralıklı uzun süreli açlık diyeti almıştır. Çalışmaya alınan hastaların 69'u (%40.4) erkekti. Hastaların yaş ortalaması sık aralıklı normal diyet alan hasta grubunda, aralıklı uzun süreli açlık diyeti alan gruba göre daha düşüktü 37.6 (3.2) / 50.1 (3.3) (p<0.001). Birinci ayda pankreatit nüksü açısından değerlendirildiğinde sık aralıklı normal diyet alan hastaların 2'si (%2.9), aralıklı uzun süreli açlık diyeti yapanların 4'ü (%4) nüks geliştiği tespit edildi (p:0.70). Regresyon analizinde aralıklı uzun süreki açlık diyetinin nüksü önlemediği görüldü. Aralıklı uzun süreli açlık diyeti akut pankreatit nüksünü azaltmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Akut pankreatit, aralıklı uzun süreli açlık diyeti, nüks.
Dekompanse sirozlu hastalarda kas kitlesinin korunmasında fizik egzersiz ve beslenmenin rolü
Amaç: Karaciğer sirozunda yüksek prevelansa sahip olan sarkopeni hastalarda diğer siroz komplikasyonlarını artırmakta, yaşam kalitesini ve sağ kalımı azaltmakta ve transplantasyon sonrası prognozu kötü etkilemektedir. Çalışmamızda dekompanse karaciğer sirozlu hastalarda kas kitlesini korumak için fizik egzersiz ve beslenmenin rolünü araştırmayı amaçladık. Giriş: Sarkopeni, kas kitle ve fonksiyon kaybı olarak tanımlanmakta ve dekompanse sirozda sık görülen bir komplikasyondur, bunun yanında prognozu negatif etkileyen bir faktördür. Tanıda altın standart yöntem bilgisayarlı tomografidir (BT). Yöntem: Bunu gerçekleştirmek için prospektif, randomize klinik çalışmaya alınan 31 dekompanse karaciğer sirozlu hasta kontrol altına alınamayan asit, kontrol altına alınamayan kanama ve MELD≥15, hepatoselüler kanser, diğer maligniteler, GFR<60 ml/dk, kontrol altında olmayan DM, kontrol altında olmayan pulmoner yetmezlik ve kontrol altında olmayan kalp yetmezliği olanlar dışlandıktan sonra iki gruba randomize edilmiştir. 3 aylık periyotta tedavi grubuna diyet ve egzersiz, kontrol grubuna da diyet ve plasebo egzersiz verilmiştir. Hastalar çalışmanın başında ve 12. haftada antropometrik (beden kitle indeksi, orta üst kol çevresi, orta uyluk çevresi, triseps cilt altı kalınlığı) ölçümler, laboratuvar analizleri, anketler (subjektif global değerlendirme anketi, yorgunluk şiddet ölçeği, berg-denge analizi), hand grip strength test, 6 dk yürüme testi ve üst abdomen tomografi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Aktif egzersiz ve pasif egzersiz yapan gruplarda 1. ve 2. ölçümler karşılaştırıldığında MELD Na kontrol grubunda bazale göre 12. Haftada anlamlı olarak artmıştır (p=0,048). Prealbumin değeri, kontrol grubunda 2. ölçümlerde anlamlı şekilde artmıştır (p=0,029). INR değeri aktif egzersiz grubunda 12. haftada anlamlı olarak azalmıştır (p=0,013). Dekompanse sirozlu hastaların her 2 grup içinde başlangıç ve 12. hafta değerleri ayrı ayrı karşılaştırılmıştır, kilo ve BKİ kontrol grubunda ilk değerine göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (sırasıyla p=0,017, p=0,018). Bunun yanında 6 dakika yürüme testi hem aktif egzersiz hem de pasif egzersiz grubunda başlangıç düzeylerine göre hastalarda anlamlı olarak artmıştır (sırasıyla p=0,027, p=0,036). Aktif egzersiz grubunda SGA A olanların oranı 3 ay sonunda %28,6'dan % 54,6'ya yükselmiştir. Pasif egzersiz grubunda sadece 1 kişinin (%6,25) SGA düzeyi olumlu yönde değişerek SGA B + sarkopeni + kaşeksiden SGA A + sarkopeniye değiştiği izlenmiştir. Sonuç: Direnç egzersizi; objektif veri olmasa da kas gücü ve kas kitlesini artırmış, SGA sonucunu ve INR'yi iyileştirmiştir. 6 dakika yürüme testi, yorgunluk şiddet ölçeği, Berg-denge testi ve prealbumin her iki grupta olumlu yönde değişmiştir. Ayrıca çalışma süresince hiçbir hastada HES tablosu görülmemiştir. Anahtar kelimeler: Sarkopeni, iskelet kas indeksi, dekompanse siroz