Bingol University
Anabilim Dalı

Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

Bingol University

553

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rezene (Foeniculum vulgare L.) bitkisinin tarımsal verim ve bazı kalite özelliklerine farklı dozlarda uygulanan organik gübrelerin etkisi

Bu araştırma rezenenin (Foeniculum vulgare L.) verim ve bazı kalite özelliklerine farklı dozlarda uygulanan inek ve koyun organik gübrelerinin etkisini belirlemek amacıyla, Bursa - İznik iklim şartlarında 2020 yılında yürütülmüştür. Deneme ''Tesadüf Blokları Deneme Desenine'' göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Bu çalışmada 4 farklı dozda (750, 1500, 2250 ve 3000 kg/da) yanmış inek ve koyun gübresi ile kontrol (gübresiz) koşullarında rezene yetiştirilmiştir. Araştırmada, bitki boyu (73,63-81,48 cm), bitki başına dal sayısı (4,94-5,61 adet), şemsiye sayısı (18,31-20,17 adet/bitki), şemsiyecik sayısı (292,53-329,52 adet/şemsiye), bin meyve ağırlığı (6,61-7,41 g) tespit edilmiştir. Meyve verimi (53,04-79,91 kg/da), biyolojik verim, (600,02-844,67 kg/da), hasat indeksi (%8,54-11,68), uçucu yağ oranı (%2,88-3,27), uçucu yağ verimi (1,68-2,42 l/da) ve sabit yağ oranı (%14,71- 25,38) tespit edilmiştir. Uçucu yağ bileşenleri sırasıyla t-anetol (%32,54-42,51), kafur (%18,55-20,93), limonen (%10,12-16,18) ve anisaldehit (%2,47-14,08) olarak tespit edilmiştir. Yağ asitleri sırasıyla petroselinik asit (%16,95-65,93), kaprik asit (%4,24-48,36), linolenik asit (%1,9-17,05) ve cis 4.7.10.13.16.19- dokosaheksaenoik (%1,93-14,79) olarak tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda; inek ve koyun gübrelerinin bir çok verim değeri üzerine etkili olduğu, verim bakımından 2250 kg/da inek gübre dozu uygulaması, uçucu yağ ana bileşeni bakımından 2250 kg/da koyun gübre dozu uygulaması, yağ asitleri bakımından 1500 kg/da koyun gübre dozu uygulaması önerilebilir.

Organik gübrelerRezeneUçucu yağlar+1
Furkan Erhan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of spraying with zinc and salicylic acid on the physiological characteristics, productivity and quality of the wheat crop

This field experiment was carried out at the Sulaimani Agricultural Research Center in the Bakrajo/Sulaymaniyah Governorate, which is located in northern Iraq in 2020-2021 with the aim of knowing the effects of salicylic acid and zinc foliar application on the physiological characteristics, productivity, and quality of the wheat crop. The bread wheat Triticum asetivum L. (Sulaimani2) was used in this study under the influence of application factors, with four concentrations of salicylic acid (S0), non-activation, (S1) spraying the vegetative with 100 ppm, (S2) spraying the vegetative with 200 ppm, and (S3) spraying the vegetative with 300 ppm. Also, spraying the same treatments with three concentrations of zinc (Z0), non-activation, (Z1), spraying the vegetative with 50 ppm, and spraying the vegetative with 100 ppm. Conducted in a factorial experiment with a randomized complete block design (RCBD) and with three replications, each of which included the factorial coefficients for the combination of the study workers, which were randomly distributed to the experimental units in duplicate and the results showed that the activation treatment (S3), (Z2) and the interaction between them which are the highest concentration of salicylic acid and zinc were significantly superior in most studied characters to the other activation treatments. Also, other activation treatments had positive effects and were superior in most studied characteristics compared to non-sprayed treatments.

WheatSalicylic acidGrain yield+3
Shad İsmail Mahmood Al Jmur
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bolu şartlarında farklı DAP (diamonyum fosfat) dozlarının nohutta verim ve kaliteye etkisi

Bu çalışmada, Bolu şartlarında farklı DAP (Diamonyum fosfat) dozlarının (0, 4, 8, 12, 16 ve 20 kg/da) tescilli Azkan nohut çeşidinin verim ve kalitesine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü'nün Araştırma ve Uygulama Alanı'nda, 2021 yılı yetiştirme sezonunda tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Deneme alanı toplam 18 parselden (6 doz x 3 tekerrür) oluşmuş, agronomik özelliklere ait gözlem ve ölçümler yapılmış ve teknolojik özellikler belirlenmiştir. Farklı gübre dozlarının uygulandığı nohut çeşidinde; çiçeklenme süresi 48,33-50,33 gün, fizyolojik olum 83,3-86,0 gün, bitki boyu 66,1-73,0 cm, bitkide ana dal sayısı 3,2-3,5 adet/bitki, ilk bakla yüksekliği 36,1-42,4 cm, baklada tane sayısı 0,90-0,98 adet/bakla, 100 tane ağırlığı 38,0-40,7 g, tane verimi 88,7-152,2 kg/da, kuru ağırlık 38,0-40,7 g, yaş ağırlık 85,3-88,0 g, su alma indeksi % 0,011-0,015, su alma kapasitesi 0,46-0,49 g/tane, kuru hacim 27,7-37,7 ml, yaş hacim 69,0-79,0 ml, şişme indeksi % 2,11-2,51, şişme kapasitesi 0,40-0,42 ml/tane ve pişme süresi 28,0-40,3 dk arasında belirlenmiştir. Korelasyon analizi, tane verimi ile ilk bakla yüksekliğinin (r=0.665**), ve bitki boyu (r=0.775**) ile baklada tane sayısının (r=0.769**) arasında pozitif ve önemli düzeyde ilişkiler olduğunu göstermiştir. Biplot analizinde, ise DAP gübre dozları ile verim, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, baklada tane sayısı, yaş ağırlığı, su alma indeksi, şişme indeksi ve su alma kapasitesi arasında pozitif yönde ilişki olduğu görülmüştür.

BoluCicer arietinumDiamonyum fosfat+1
Ahmet Kurnaz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) genotiplerinin organik tarıma uygunluğunun agronomik ve moleküler düzeyde belirlenmesi

Bu çalışmada yağışa dayalı organik tarım koşullarında çok sayıdaki ekmeklik buğday genotipinin morfolojik, fizyolojik, verim ve kalite özellikleri yönünden değerlendirilerek organik yetiştiriciliğe uygunluğunun belirlenmesi ve organik ıslahta anaç olma potansiyellerinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Ayrıca bu amaçlara uygun olarak seçilen genotipler moleküler seviyede incelenmiş ve azot kullanım etkinliği ile ilgili gen ifade seviyelerinin kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Çalışma 2019-2020 ve 2020-2021 yetiştirme döneminde Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Alanı'nda iki yıl süre ile yürütülmüştür. Araştırmanın birinci yılında Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinin bazı illerinden toplanmış olan 68 adet yerel çeşit, 63 adet tescilli ticari çeşit ve Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünde geliştirilen 26 adet ileri hatlardan oluşan toplam 157 adet ekmeklik buğday genotipi materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci yılında birinci yılın sonuçlarına göre seçilen 30 genotip tesadüf blokları deneme desenine göre incelenmiştir. Çalışmanın ikinci yılının sonunda organik tarım koşullarında iyi ve kötü performanslı olarak 12 genotip belirlenmiştir. Bu genotiplerde organik koşullara uyumda büyük öneme sahip olan azot kullanım etkinliği ile ilgili genlerin etkinliğini değerlendirmek amacıyla qRT-PCR analizi yapılmıştır. İncelenen özelliklerin organik koşullarda genel olarak konvansiyonele oranla düşük olduğu, ancak hastalık ve yatma gibi verim kaybına neden olan parametrelerde düşük skorların elde edildiği belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci yılında sınırlı azotlu gübrelemenin yanında yaşanan yağış eksikliği nedeniyle organik tarım koşullarında elde edilen değerler olumsuz etkilenmiştir. qRT-PCR analizi sonuçlarına göre ekmeklik buğday genotiplerinde nitrat taşıyıcı gen ailesinden olan TANRT2.1 geninin en yüksek ifade seviyesine sahip olduğu ve Alada genotipinin organik koşullarda azot kullanım etkinliği bakımından ön plana çıktığı belirlenmiştir. Ayrıca araştırmanın ikinci yılının sonunda Alada, Aşure, Karacadağ-98 ve 6DZT-03-01 genotiplerin organik tarıma uygunluk yönünden ön plana çıktığı gözlemlenmiştir. Organik tarım koşullarında yüksek verimli genotip seçiminde erken başaklanma, yüksek NDVI değeri, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı ve başakta tane ağırlığı özelliklerinin önemli olduğu saptanmıştır.

Amonyum nitrat gübresiAzotlu gübrelerEkmeklik buğday+7
Merve Bayhan
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Organik, düşük gübre girdili ve konvansiyonel koşullarda makarnalık buğday (Triticum durum L.) genotiplerinin morfolojik, fizyolojik ve moleküler karakterizasyonu

Çalışma, 2019-2020 ve 2020-2021 yetiştirme mevsiminde Diyarbakır ili Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünün organik ve konvansiyonel tarım için ayrılan deneme alanlarında yağışa dayalı koşullarda yürütülmüştür. Çalışmanın amacı, kullanılan çeşit ve hatların organik ve düşük gübre girdili tarıma uygunluğunun belirlenmesi, farklı tarım sistemlerinde (organik, düşük gübre girdili ve konvansiyonel) yüksek ve düşük performanslı genotiplerde azot kullanım etkinliği ile ilgili gen ifadelerinin tespit edilmesidir. Çalışmanın birinci yılında materyal olarak, Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinin bazı illerinden (Diyarbakır, Adıyaman, Elazığ, Bingöl, Şanlıurfa, Mardin, Siirt ve Şırnak) toplanmış olan 125 adet yerel makarnalık buğday, 32 adet tescilli ticari çeşit, Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünde ıslah edilmiş 35 adet ileri hat olmak üzere toplam 192 adet makarnalık buğday genotipi kullanılmıştır. Çalışmanın ikinci yılında ise birinci yılın sonunda 3 farklı yetiştirme koşulu (organik, düşük gübre girdili ve konvansiyonel) için ayrı ayrı seçilen 30 genotip 3 ayrı deneme halinde Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 4 tekerrürlü olarak denenmiştir. Analiz sonuçlarına göre genotipler özellikle verim bakımından organik ve düşük gübre girdili koşullarda, konvansiyonel koşullara nazaran kuraklıktan daha az etkilenmişlerdir. Genotipler farklı tarım sistemlerinde farklı genlere değişen oranlarda tepkiler vermişlerdir. Çalışmada düşük gübre girdili koşullarda yetiştirilen genotiplerin AMT2.1 gen seviyeleri organik koşullara kıyasla daha yüksek, konvansiyonel koşullardan daha düşük bulunmuştur. Buna karşın düşük gübre girdili koşullarda yetişen genotipler diğer iki koşula kıyasla daha yüksek NPF6.3 ekspresyon değerlerine sahip olmuştur. Ayrıca genotiplere ait TaNRT2.1 geninin ekspresyon seviyeleri diğer incelenen genlere kıyasla her üç tarım sisteminde de yüksek seyretmiştir. Diyarbakır koşullarında iki yıllık çalışma sonunda ve incelenen özellikler neticesinde organik tarım sistemi için SYM-1, AYM-3 ve MYM-8; düşük gübre girdili tarım sistemi için YM-16, DYM-6 ve Sena; konvansiyonel tarım sistemi için AYM-6, UYM-2 ve DYM-27 genotipleri çalışmada yer alan diğer genotiplere nazaran uygun çeşit adayları olarak ön plana çıkmışlardır.

Amonyum nitrat gübresiAzotlu gübrelerEkolojik tarım+7
Remzi Özkan
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı pamuk gen kaynaklarının iPBS markörleri ile karakterizasyonu ve bu markörlerin solgunluk hastalıklarıyla ilişkilendirilmesi

Pamuk (Gossypium spp.) tarımı,Verticillium wilt ve Fusarium oxysporum f. sp. vasinfectum 'un neden olduğu solgunluk hastalıklarından önemli derecede etkilemektedir. Bu çalışma, Gossypium ssp L. türüne ait dünyanın farklı bölgelerinde yetiştirilen ve farklı genetik özelliklere sahip 128 pamuk genotipleri kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmada pamuk genotiplerinin solgunluk hastalığına toleransları (iPBS)moleküler markörler kullanılarak karakterize edilmiş ve solgunluk hastalıklarına tolerant olan genotiplerin morfolojik özellikleri ile çalışmada kullanılan iPBS markörlerinin ilişkilendirme haritaları oluşturulmuştur. Ayrıca genotiplerin solgunluk hastalığının değerlendirmesi pamuğun koza açma periyodunun %50-60 olduğu dönemde 0-4 skalasına göre; ikinci hastalık değerlendirmesi ise, gövde yatay kesitlerindeki renk değişimlerine göre hasat sonrası 0-3 skalasına göre yapılmıştır. Çalışma sonucunda toplamda 286 adet polimorfik bant görülmüş ve ortalama polimorfizm oranı %99,64 olarak saptanmıştır. Markörlerin ortalama polimorfizm değeri (PIC) 0,30, ortalama gen çeşitliliği (H) 0,29, ortalama Shannon değeri (I) 0,44, etkili allel sayısı (NE) 1,48 ve toplam genetik çeşitliliği (HT) 0,27 olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada pamuk genotiplerinin Nei genetik mesafelerinin 0,0574 ile 0,996 arasında değiştiği ve ortalama olarak 0,325 değerinde genetik mesafe olduğu görünmüştür. 128. (Dp-499) ve 42. (Giza7) genotipler, genetik olarak birbirlerine en uzak (0,996) genotipler olarak belirlenmiştir. 126. (Es-1) ve 125. (St-468) genotipler ise, birbirine en yakın (0.0574) genotipler olarak belirlenmiştir. UPGMA methoduna göre yapılan filogenetik analiz sonucuna göre, 128 pamuk genotipi A ve B olmak üzere iki ana gruba ayrılmıştır. A grubunda toplamda 3 adet pamuk genotipi bulunmaktayken; geri kalan 125 genotip ise B grubu içerisinde yer almıştır. A grubunda yer alan genotipler; 42 nolu Giza7, 72 nolu Nazili87 ve 2 nolu Agala sindou olarak tespit edilmiştir. B grubu kendi içerisinde iki (B1 ve B2) alt gruptan meydan gelmiştir. B1 alt grubunda 7 nolu Aşkabat100 genotipi yer alırken, B2 alt grubunda ise geriye kalan tüm pamuk genotiplerinin yer aldığı belirlenmiştir. Popülasyon yapısı analizine göre, pamuk genotpileri dört alt popülasyondan (K=4) oluşmaktadır.128 pamuk genotipinin 35'i (%27,34) A alt popülasyonunda, 26'sı (%20,31) B alt popülasyonunda, 29'u (%22,66) C alt popülasyonunda ve 22'si (%17.19) ise D alt popülasyonunda gruplanmıştır. %80 aitlik katsayısına göre, 16 genotip (%12.5) admix olarak gruplandırılmıştır.Çalışmada kullanılan markörler Genel Doğrusal Model (GLM) ve Karışık Doğrusal Model (MLM) yöntemleri kullanılarak oluşturulan ilişkilendirme haritasına göre, ilgili fenotipik özelliklerle ilişkilendirilmiştir. MLM'ye göre, yapraklarda solgunluk hastalığı ile bağlantılı dokuz markör, %50-60 koza açma döneminde 20 lokusla ilişkilendirilirken (P<0.05); dört markör, dört lokusla ilişkili bulunmuştur (P<0.01). Bu markörlerin fenotipik varysans değerlerinin (r2) 0.0125-0.1879 arasında değiştiği gözlenmiştir. Yapraklarda %50-60 koza açma periyodunda (p<0.05) yapılan GLM analizi sonuçlarına göre, dokuz markör diğer tüm markörlerle birlikte 51 lokusla; altı markör ise ,12 lokusla ilişikilendirilmiştir. GLM analizinde tespit edilen bu markörler- fenotipik varysans değerlerinin (r2) 0.0973-0.078 arasında değiştiği gözlenmiştir. Pamuk gövdelerinin enine kesitlerinde solgunluk hastalıkları ile ilişikili markörler de bu çalışma kapsamında belirlenmeye çalışılmıştır. MLM sonuçları, 10 markörün diğer bütün markörlerle birlikte 18 lokusla bağlantılı olduğunu (P<0.05) gösterirken, sadece dört markörün dört lokusla (P<0.01) ilişkili olduğunu göstermiştir. r2 değerleri ise 0.1043-0.1771 arasında bulunmuştur. GLM analizinde solgunluk hastalıkları ile ilişikili herhangi bir markör tespit edilememiştir. Sonuç olarak bu çalışmada solgunluk hastalıkları ile ilişkili bulunan mevcut markörler tanımlanmıştır ve bu markörlerin, markör destekli seleksiyonda (MAS) kullanılabileceği düşünülmektedir.

Pamuk
Nurettin Baran
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lavanta (Lavandula sp.)'da dikim sıklığı ve gübre formulasyonlarının bazı agronomik ve kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, uçucu yağ ve çiçek verimi bakımından tercih edilebilirliği yüksek olan iki lavanta türünün (L. x intermedia ve L. angustifolia Mill.) Diyarbakır koşullarında farklı gübre tipleri ve dikim sıklıklarına olan tepkilerinin belirlenmesi ve yetiştirilebilirliği ile farklı uygulamaların lavantanın bazı tarımsal özellikleri ile uçucu yağ verim ve kalitesine olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma 2 farklı tür üzerine 3 farklı dikim sıklığının (30×30, 50×50 ve 70×70 cm) ve 4 farklı gübre tipinin (azot, fosfor, solucan gübresi ve kontrol) etkilerini belirlemek amacı ile tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada, başaklı sap uzunluğu (cm), çiçek başağı uzunluğu (cm), başakta küme sayısı (adet/başak), başakta çiçek sayısı (adet/başak), yaprak eni (mm), yaprak boyu (mm), bitkide çiçek başağı sayısı (adet/bitki), bitki boyu (cm), anadal sayısı (adet/bitki), bitki başına yaş ve kuru çiçek ağırlığı (g), bitki başına yaş ve kuru sap ağırlığı (g), kanopi çapı (cm), %50 çiçeklenme tarihi, yaş çiçek verimi (kg/da), kuru çiçek verimi (kg/da), kuru madde oranı (%), sap oranı (%), uçucu yağ oranı (%), uçucu yağ verimi (l/da), uçucu yağ kompozisyonu (%) parametreleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; yaş çiçek verimi L. x intermedia türünde 98.19-729.50 kg/da, L. angustifolia türünde 40.73-487.47 kg/da; kuru çiçek verimi L. x intermedia türünde 47.67-381.87 kg/da, L. angustifolia türünde 20.20-210.91 kg/da; uçucu yağ oranı L. x intermedia türünde %4.83-9.31, L. angustifolia türünde %2.83-6.42; uçucu yağ verimi L. x intermedia türünde 2.93-25.62 l/da, L. angustifolia türünde 1.05-6.04 l/da olarak bulunmuştur. GC-MS analizleri sonucunda, uçucu yağ kompozisyonunu oluşturan 27 bileşen üzerinden belirlenmiş, uçucu yağın ana bileşenleri L. x intermedia türünde %38.80-47.20 linalool, %15.60-26.90 linalil asetat, %5.60-10.60 kafur, %3.20-5.50 1.8-sineol, %0-4.30 α-terpineol, %2.40-5.60 borneol; L. angustifolia türünde ise %27.90-44.50 linalool, %19.10-31.10 linalil asetat, %5.90-10.20 lavandulil asetat, %2.30-5.90 terpinen-4-ol ve %1.80-4.70 α-terpineol olarak belirlenmiştir.

Aromatik bitkilerDikim sıklığıGübreler+3
Buket Çelik Albayrak
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spektral yansıma ve dijital verilere dayalı özelliklerin arpa (Hordeum vulgare L.) genotiplerinde verim ve kalite ile ilişkilerinin belirlenmesi

Bu çalışma, spektral yansıma ve dijital verilere dayalı fiziksel özelliklerin arpada verim ve kalite özellikleriyle ilişkilerinin belirlenmesi amacıyla Diyarbakır'da kuraklık stresinin yaşandığı 2020-2021 üretim sezonunda gerçekleştirilmiştir. Deneme 4 tekerrürlü olarak tesadüf blokları deneme desenine göre kurulmuş olup, 3 adet yerel arpa çeşidi (Yerel Arpa 32, Yerel Arpa 69 ve Yerel Arpa 71), 7 adet tescilli arpa çeşidi (Önder, Vamık Hoca 98, Dara, Finola, Keçiburcu, Hevsel ve Oberek) ve 6 adet ileri kademe hat (IBYT HI, IBYT HI 16-8, IBYT HI 13-24, IBON HI 16-12, IBON HI 15-21 ve 15 BDSN 58) olmak üzere toplam 16 adet arpa genotipi materyal olarak kullanılmıştır. Denemede incelenen özelliklerden; sapa kalkma süresinin 100,0-105,8 gün, kardeş sayısının 1,95-2,70 adet, kılçık çıkışı süresinin 112,75-120,8 gün, başaklanma süresinin 123,25-126,25 gün, fizyolojik olum süresinin 141,5-158,0 gün, bitki boyunun 47,65-69,25 cm, başak uzunluğunun 5,02-7,67 cm, bin dane ağırlığının 25,61-35,35 g, tane veriminin 57,0-131,33 kg/da, biyolojik veriminin 859,6-1353,3 kg/da, hasat indeksinin % 6,33-15,13, protein oranının % 13,05-17,16, nişasta içeriğinin %76,85-80,06 ve yağ oranının % 1,08-1,46 arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Toprak yüzeyini kapatma oranı mobil cihaz kamerasıyla Canopeo programı kullanılarak çıkıştan itibaren 5 defa ölçülerek belirlenmiştir. Tüm Canopeo ölçüm dönemlerinde genotipler arası farklılık önemli bulunmuştur. Kurak sezon olması nedeniyle bitkiler toprak yüzeyini ortalama olarak %90,5 düzeyinde kapatmışlardır. En kısa sürede maksimum kapatma süresine 51 gün ile IBYT HI 16-8 genotipi ulaşırken, en yüksek kapatma (büyüme) hızı 4,31 %/gün ile Oberek genotipinde belirlenmiştir. Kardeşlenme ve tane dolum başlangıcı arasında 6 kez ölçülen NDVI yönünden ilk 3 ölçümde genotipler arasında farklılık bulunmuş ve en yüksek NDVI değeri IBON HI 16-12 ileri hattından elde edilmiştir. Klorofil metre ile başaklanma ve çiçeklenme sonunda ölçülen klorofil değeri yönünden en yüksek değer başaklanma döneminde Önder çeşidinden, çiçeklenme döneminde ise Finola ve IBON HI 15-21 çeşidinden elde edilmiştir. Genel olarak yerel çeşitlerin geç başaklandığı, uzun boylu, uzun başaklı ve yüksek verimli olduğu, kalite yönüyle tescilli çeşitlerle benzer değerler gösterdiği gözlemlenmiştir. Erken dönemde ölçülen Canopeo değerlerinin biyolojik verimle, başaklanma dönemi NDVI değerlerinin biyolojik verim ve tane verimiyle ilişkili bulunması bu yöntemlerin yüksek verimli arpa genotiplerinin seçiminde kullanılabileceğini göstermektedir.

Hordeum vulgareKlorofilSpektral reflektans+2
Vesile Akmaz
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı nohut (Cicer arietinum L.) çeşitlerinin Elazığ koşullarındaki verim ve adaptasyon yeteneklerinin belirlenmesi

Bu araştırma 2013 yılında, on bir adet nohut çeşidinin Elazığ ekolojik koşullarındaki verim ve verim komponentlerini belirlemek amacıyla tesadüf blokları deneme deseninde ve üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çeşitler arasındaki bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, ana dal sayısı, baklada tane sayısı, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, bitki verimi, baklada tane sayısı, 100 tane ağırlığı, metrekarede bitki sayısı, biyolojik verim, çıkış süresi, çiçeklenme süresi ile olgunlaşma süresi bakımından olan farklılıklar istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Çalışmada kullanılan çeşitlere ait bir yıllık sonuçlara göre, bitki boyu 41,2-56,9 cm, ilk bakla yüksekliği 24,4-35,1 cm, ana dal sayısı 3,0-4,4 adet, bitkide bakla sayısı 17,7-35,4 adet, bitkide tane sayısı 17,4-33,1 adet, bitki verimi 4,7-11,0 g, baklada tane sayısı 0,88-1,07 adet, 100 tane ağırlığı 25,6-38,5 g, metrekarede bitki sayısı 9,8-16,8 adet, biyolojik verim 123,1-214,9 kg/da, tane verimi 58,2-100,1 kg/da, hasat indeksi % 29,1-49,2, çıkış süresi 14,7-19,3 gün, çiçeklenme süresi 57,0-62,3 gün ve olgunlaşma süresi 70,3-72,3gün olarak bulunmuştur. Dekara 100,1 kg ile tüm çeşitler arasında en yüksek verimli çeşit olarak belirlenen Işık-05 çeşidi, 47,3 cm bitki boyuna, 28,3 cm ilk bakla yüksekliğine, 3,1 adet ana dal sayısına, 28,1 adet bitkide bakla sayısına, 27,4adet bitkide tane sayısına,10,1 g bitki verimine, 0,98 adet baklada tane sayısına, 37,0 g 100 tane ağırlığına, 16,8 adet metrekarede bitki sıklığına, 214,9 kg/da biyolojik verime ve % 46,5 hasat indeksine sahip olmuştur. Tane verimi ile çiçeklenme süresi(r=-0,433**),olgunlaşma süresi (r=-0,344*), hasat indeksi (r=0,495**), bitkide bakla sayısı (r=0,425**), bitkide tane sayısı (r=0,355**), bitki verimi (r=0,547**), metrekarede bitki sayısı (r=0,428**), 100 tane ağırlığı (r=0,419**) ve biyolojik verim (r=0,721**) arasındaki ilişkiler istatistiki olarak önemli bulunmuştur.

Funda Karakan Kaya
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elazığ ili Karakoçan ilçesi Bahçecik Köyü merasında verim ve botanik kompozisyonunun saptanması üzerine bir çalışma

Bu araştırmada, Elazığ ili, Karakoçan ilçesi, Bahçecik Köyü'nde doğal bir meranın dört farklı yöneyin botanik kompozisyon ve verim açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Denemede; bitki ile kaplı alan, botanik kompozisyon, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, asit deterjan lif (ADF), nötr deterjan lif (NDF), sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT) ve nispi yem değeri (NYD) özellikleri incelenmiştir. Araştırmada; meranın %79,7'sinin bitki ile kaplı olduğunu, kaplama alanına göre botanik kompozisyonun %44,3'ünün buğdaygiller, %9,8'ini baklagiller ve %45,9'unu diğer familya bitkilerinin oluşturduğunu, baklagillerin en fazla batı (%14,4) yöneyinde, buğdaygillerin en fazla kuzey (%51,5) yöneyinde ve diğer familya bitkilerinin en fazla doğu (%54,5) yöneyinde olduğu tespit edilmiştir. Merada en yaygın türlerin; Aegilops cylindrica Host (%51,25), Taeniatherum caput-medusae L. (%40,94), Centaurea carduiformis DC. (%35,63), Bromus danthoniae Trin. (%26,87) ve Ziziphora persica Bunge (%20,31) olduğu ortaya çıkmıştır. Kuru ot verimi, mera yöneylerine bağlı olarak 141,3 kg/da ile 282,3 kg/da arasında değiştiği ve mera yöneylerinin kuru ot verimi açısından istatistiksel olarak önemli olmadığı saptanmıştır. Meranın otlatma kapasitesi 327 BBHB olarak hesaplanmıştır. Ağırlığa göre botanik kompozisyonun %72,2'sini buğdaygiller, %0,3'ünü baklagiller, %26,8'ini diğer familya bitkilerinin oluşturduğu, ağırlığa göre botanik kompozisyon oranı içerisinde taban kesiminde buğdaygillerin, batı yöneyinde baklagillerin ve kuzey yöneyinde ise diğer familya bitkilerinin oranlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Mera kuru otunun en yüksek ham protein oranının (%12,2) kuzey yöneyde olduğu belirlenmiştir. Ham protein verimi, mera yöneylerine bağlı olarak 15,3 kg/da ile 25,8 kg/da arasında değişmiş ve mera yöneylerinin bu açıdan istatistiksel olarak önemli olmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda, Ham kül, ADF, NDF, SKM, KMT ve NYD sırasıyla %8,5-11,3, %34,0-37,0, %49,0-56,0, %60,1-62,4, %2,17-2,52 ve 103,0-118,4 arasında değişmiştir. İncelenen merada 16 familyaya ait 43 cins ve bu türlere ait 52 farklı takson türü saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yöney, botanik kompozisyon, ot verimi, ham protein oranı.

Volkan Taşdemir
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu geçit bölgesi koşullarında bazı soya (Glycine max. L) çeşitlerinin verim ve verim unsurlarının belirlenmesi

Bingöl ekolojik koşullarında bazı soya çeşitlerinin verim ve verim unsurlarını belirlemek amacı ile yapılan bu çalışma, 2012 yılında Bingöl ili ovasında bulunan, taban arazi özelliğindeki kiralanmış çiftçi tarlasında Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuş ve yürütülmüştür. Çalışmada Ataem-7, Adasoy, Nazlıcan, Türksoy, Yemsoy, Yeşilsoy, Blaze, Nova, Erensoy, Cinsoy, Umut 2002 ve May 5312 çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Çeşitlerde boğum sayısı, baklada tohum sayısı, dal sayısı, bakla sayısı, bitki boyu, ilk meyve yüksekliği, bin tane ağırlığı, bitki başına verim, yağ oranı, hasat indeksi, dekara verim ve incelenen özellikler arası ilişkiler incelenmiştir. Çalışma sonucunda boğum sayısı yönünden Adasoy (24,53 adet/bitki); baklada tohum sayısı yönünden Nova ve May 5312 (2,78 adet/bakla); dal sayısı yönünden Nazlıcan (3,80 adet/bitki); bakla sayısı yönünden Yeşilsoy (72,10 adet/bitki); bitki boyu yönünden Adasoy (126,07 cm); ilk meyve yüksekliği yönünden Yemsoy (40,30 cm); bin tane ağırlığı yönünden Umut 2002 (15,70 gr); bitki başına verim yönünden Cinsoy (15,72 g/bitki); yağ oranı yönünden Yeşilsoy (%18,78), Adasoy (%17,85); hasat indeksi yönünden Cinsoy (%55,93) ve dekara verim yönünden Yeşilsoy (239,10 kg/da) çeşidinin yüksek değere sahip olduğu, Umut 2002 (128,23 kg/da) çeşidi ise en düşük sonucu vermiştir. Araştırmaya konu olan on iki soya çeşidinde incelenen özellikler arasındaki ilişkiler incelendiğinde dekara verim ile bakla sayısı, Bitki başına verim ve hasat indeksi arasında olumlu ve önemli bir ilişki olduğu tespit edilirken, yağ oranı ile bin tane arasında olumsuz ve önemli bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca bitki boyu ile boğum sayısı ve bakla sayısı arasında olumlu ve önemli; baklada tohum sayısı ve dal sayısı arasında ise olumsuz ve önemli bir ilişki tespit edilmiştir.

Glycine maxSoyaVerim
Ferat Acar
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl şartlarında bazı ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşitlerinin verim ve verim komponentlerinin belirlenmesi

Bu çalışma, 2014 yılında bazı ayçiçeği çeşitlerinin Bingöl ekolojik şartlarına adaptasyonunun belirlenmesi amacıyla Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümüne ait deneme alanında yürütülmüştür. Deneme, Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Çalışmada, bölgemiz şartlarına uygunluğunu tespit etmek amacıyla değişik kaynaklardan temin edilen 10 adet ayçiçeği çeşidi (Çiğdem 1, Sirena, Sanbro, Dkf 2525, Transol, Tr-3080, Vinimik, Confeta, Ege 2001, Alhaja) kullanılmıştır. Denemede; bitki boyu (cm), boğum sayısı (adet/bitki), sap çapı (mm), tabla çapı (cm), 1000 tane ağırlığı (g), tane iç oranı (%), dekara verim (kg/da), yağ oranı (%) ve protein oranı (%) parametreleri incelenmiştir. Çalışma sonucunda; bitki boyu (159,93 cm), boğum sayısı (28,40 adet/bitki) ve sap çapı (22,33 mm) yönünden Vinimik; tabla çapı (19,13 cm), 1000 tane ağırlığı (96,86 g), dekara verim (297,64 kg/da) ve protein oranı (%33,36) yönünden Confeta; tane iç oranı (%72,76) ve yağ oranı (%41,85) yönünden Alhaja çeşidinin en yüksek değere sahip olduğu belirlenmiştir. Bingöl ilinde yapılan bu çalışmada dekara verim yönünden Confeta (297,64 kg/da), yağ oranı yönünden Alhaja (%41,85) çeşitlerinin bu bölge için ümitvar olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ayçiçeği, Helianthus annuus L., adaptasyon, çeşit, verim.

AyçiçeğiHelianthus annuusVerim+1
Rıdvan Fırat
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl şartlarında bazı yer fıstığı (Arachis hypogaea L.) çeşitlerinin verim ve verim komponentlerinin belirlenmesi

Bu araştırma 2014 yılında, on adet yerfıstığı çeşidinin (Florispan, Halisbey, Sultan, Osmaniye-2005, Batem Cihangir, Batem-5025, Arıoğlu-2003, Gazipaşa, NC-7, Georgia Green) Bingöl ekolojik koşullarındaki verim ve verim komponentlerini belirlemek amacıyla tesadüf blokları deneme deseninde, üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada kullanılan çeşitlere ait sonuçlara göre, bitki boyu 13,00-27,70 cm, dal sayısı 7,56-10,53 adet/bitki, bitki başına meyve sayısı 36,53-73,86 adet/bitki, 100 tane ağırlığı 53,97-114,66 g, iç oranı %61,3-76,69, dekara verim 297,84-443,87 kg/da, yağ oranı %34,87-44,27 ve protein oranı %23,63-33,94 arasında bulunmuştur. Çalışmada ele alınan özelliklere ilişkin varyans analiz sonuçlarına göre bitki boyu, dal sayısı, bitki başına meyve sayısı, 100 tane ağırlığı, iç oranı, dekara verim, yağ oranı ve protein oranı bakımından istatistikî olarak önemli farklılıklar tespit edilmiştir. En yüksek verim Halisbey çeşidinden (443,87 kg/da) elde edilirken, en düşük verim Gazipaşa çeşidinden (297,84 kg/da) elde edilmiştir. En yüksek yağ oranı Batem Cihangir çeşidinden (%44,27), en düşük yağ oranı ise Halisbey çeşidinden (%34,87) elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bingöl, yerfıstığı, Arachis hypogaea L., adaptasyon, verim, verim komponentleri.

Arachis hypogaeaBitki yetiştirmeVerim+2
Büşra Kayantaş
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır bismil koşullarında bazı silajlık mısır çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma, Diyarbakır İli Bismil ilçesi ekolojik koşullarında birinci ürün olarak yetiştirilecek silajlık mısır çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2014 yılı vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Çalışmada bitki materyali olarak 25 adet hibrit mısır çeşidi (Şafak, Batem Efe, Tuono, Burak, Seme Kukuruza 877, Seme Kukuruza 873, ADV 2898, Truva, 31P41, 30B74, 31Y43, 31A34, 12-219, 12-218, 12-231 HO, DKC 955, DKC 6903, DKC 6589, DKC 7211, DKC 6590, R.U 4 H.D, Dian, Marvin, Eldora ve Wayne) kullanılmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada; bitki boyu, bitki çapı, yeşil sap, koçan ve yaprak oranları, kuru sap, koçan ve yaprak oranları, yeşil ot ve kuru ot verimleri, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül, ADF, NDF, sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT) ve nispi yem değerine (NYD) ilişkin veriler alınmıştır. Araştırma sonucunda; çeşitlerin bitki boyları 266,00-365,33 cm, bitki sap çapları 22,03-29,03 mm, yeşil sap oranları %42,5-50,0, yeşil koçan oranları %24,6-42,6, yeşil yaprak oranları %12,9-19,8, kuru sap oranları %22,3-58,8, kuru koçan oranları %17,6-59,5, kuru yaprak oranları %15,1-25,4, yeşil ot verimleri 7945-17020 kg/da, kuru ot verimleri 1704,5-2921,8 kg/da, ham protein oranları %6,96-10,22, ham protein verimleri 128,1-243,2 kg/da, ham kül oranları %3,25-8,14, ADF %21,0-38,2, NDF %48,0-62,2, SKM %59,2-72,5, KMT %1,93-2,50 ve NYD 92,3-131,8 arasında değişmiştir. Araştırmada incelenen tüm özellikler bakımından çeşitler arasında önemli farklar belirlenmiştir. Bitki boyu, yeşil ve kuru yaprak oranı 30B74 çeşidinde, bitki sap çapı, yeşil ot verimi ve ham kül oranı Batem Efe çeşidinde, yeşil ve kuru sap oranı Burak çeşidinde, yeşil koçan ve SKM oranı Dian çeşidinde, kuru koçan oranı Eldora çeşidinde, ham protein oranı 12-231 HO çeşidinde, ham protein verimi Şafak çeşidinde, ADF Wayne çeşidinde, NDF Seme Kukuruza 877 çeşidinde, KMT DKC 7211 çeşidinde, NYD ise 12-218 çeşitlerinde en yüksek değeri vermiştir. Bu sonuçlara göre Diyarbakır koşulları için yeşil ot, kuru ot ve protein verimleri yüksek olan Batem Efe ve Şafak çeşitlerinin silajlık olarak yetiştirilmesi tavsiye edilmektedir.

Mustafa Okan
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl ilinden toplanmış yerel kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) popülasyonlarından seçilen saf hatların kalite özellikleri ve bazı mikro element içerikleri bakımından değerlendirilmesi

Bu çalışma Bingöl ili ve ilçelerinden, farklı 39 lokasyondan toplanan yerel ekmeklik buğday (Triticum aestivum L) popülasyonlarından seçilmiş saf hatlardan elde edilen 122 yerel genotipin protein oranı, hektolitre ağırlık, yaş gluten miktarı, SDS sedimentasyon değeri ve bin tane ağırlığı ile makro elementlerden Sodyum(Na) ve Potasyum(K), mikro elementlerden de Nikel (Ni), Bakır (Cu), Mangan (Mn), Çinko (Zn) ve Demir (Fe) içeriklerinin tespit edilmesi amacıyla ele alınmıştır. Deneme, 2013-2014 yetişme sezonunda Diyarbakır ili GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi deneme sahasında 1 m x 2 sıra şeklinde elle ekilmiştir. Araştırma sonucunda; tanede ki mikro element içeriği bakımından minimum ve maksimum değerler Ni için 0,5-37,75 mg/kg, Cu için 0,25-19,15 mg/kg, Mn için 12,25-47,45 mg/kg, Fe için 0,75-48,95 mg/kg, Zn için 2,75-31,75 mg/kg, Na için 1-12,95 mg/kg K için 80,52-556,98 mg/kg aralığında yer almıştır. Tane kalitesi bakımından minimum ve maksimum değerleri bin tane ağırlığı için 22,61-40,46 g, hektolitre ağırlığı için 18,3-92 kg/hl, protein oranı için %14-19,9 SDS sedimentasyon değeri için 33,8-55 ml, yaş glüten oranı için ise %27,04-44 aralığında yer aldığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda kalite özelliklerinden bin tane ve hektolitre ağırlığı, makro elementlerden Na ve K, mikro elementlerden Ni, Cu, Mn, Fe ve Zn'in %10 ve üzeri varyasyon katsayısı (VK)'na sahip olan genotiplerin seleksiyon için yeterli varyasyona sahip olduğu ve belirtilen özellikler yönünden ıslah programlarına dahil edilebileceği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mikro element, buğday, genetik kaynaklar, yerel popülasyonlar.

Rıdvan Uçar
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl ekolojik koşullarında bazı adi fiğ (Vicia sativa L.)hat ve çeşitlerinin verim ve bazı tarımsal özelikllerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bingöl kuru şartlarında 2014 yılında yürütülen bu çalışma ile Adi Fiğ (Vicia sativa L.) bitkisinin verim ve bazı tarımsal özellikleri incelenmiştir. Çalışmada bitki materyali olarak 21 adet adi fiğ (Hat-1, Hat-2, Hat-7, Hat-8, Hat-13, Hat-17, Dicle, Görkem, Kral kızı, Alper, Soner, Selçuk, Cumhuriyet, Kubilay, Gap-61721, Gap-2604, Gap-2490, Gap-59998, Uludağ, Özveren, Alınoğlu) hat ve çeşidi kullanılmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. İncelenen bazı özellikler arasında (baklada tohum (P≤0.05), bitki boyu, kes verimi, tane verimi, hasat indeksi, ham kül, ham protein ve NDF(P≤0.01)) istatistiki olarak önemli farklılıklar saptanmıştır. Araştırmada; bitki boyu, yaş ot verimi, kuru ot verimi, bitkide bakla sayısı, bitkide tohum sayısı, baklada tohum sayısı, bitkide tohum ağırlığı, bitkide kes ağırlığı, kes verimi, tane verimi, bin tane ağırlığı, hasat indeksi, ham kül ve ham protein oranı, NDF ve ADF gibi özellikler incelenmiştir. Araştırma sonucunda; çeşitlerin bitki boyları 27,87-52,47 cm, yaş ot verimi 504,83-932,53kg/da, kuru ot verimi 92,67-217,80 kg/da, bitkide bakla sayısı 5,57-15,77 adet, bitkide tohum sayısı 22,77-74,67 adet, baklada tohum sayısı 3,01-5,551 adet, bitkide tohum ağırlığı 2,20-8,85 g, bitkide kes ağırlığı 9,61-19,9 g, kes verimi 42,27-215,73 kg/da, tane verimi 9,73-44,73 kg/da, bin tane ağırlığı 33,90-48,13, hasat indeksi %8,20-23,60, ham kül oranı %13,58-9,62, ham protein oranı %17,32-13,53, NDF %45,74-33,57 ve ADF %34,25-27,25 arasında belirlenmiştir. Bitki boyu, yaş ot verimi ve kuru ot verimi Dicle çeşidinde, bitkide bakla sayısı, NDF ve ADF Kral kızı çeşidinde, bitkide tohum sayısı, tohum ağırlığı ve bitkide kes ağırlığı Uludağ çeşidinde, baklada tohum sayısı Gap-2604 hattında, kes verimi Soner çeşidinde, tane verimi Selçuk çeşidinde, bin tane ağırlığı Gap-2490 hattında, hasat indeksi Hat-8, ham kül Gap-59998 hattında, ham protein Görkem, çeşitlerinden en yüksek değerler elde edilmiştir. Bitki boyu ile kes verimi arasında önemli ve olumlu; yaş ot verimi ile kuru ot verimi, bitkide bakla sayısı ve bitkide tohum; bin tane ağırlığı ile kes verimi; tane verimi ile bin tane ağırlığı ve hasat indeksi; kes verimi ile tane verimi ve bin tane ağırlığı arasında önemli ve olumlu; kes verimi ile hasat indeksi arasında önemli ve olumsuz ilişkiler saptanmıştır. Bu çalışma sonuçlarına göre, Dicle ve Uludağ çeşitlerinin Bingöl'e benzer ekolojiler için uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

İlhan Demir
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl koşullarında farklı ekim zamanlarının bazı yerfıstığı (Arachis hypogaea L.) çeşitlerinde verim ve kalite üzerine etkisi

Bu çalışma 2015 yılında Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümüne ait Araştırma Alanında Bingöl ilinde bazı yerfıstığı çeşitlerinin en uygun ekim zamanını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Denemede 8 Mayıs, 14 Mayıs, 20 Mayıs ve 25 Mayıs olmak üzere 4 farklı ekim zamanı kullanılmıştır. Araştırma bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuş ve yürütülmüştür. Araştırmada bitki boyu (cm), dal sayısı (adet), 1000 tane ağırlığı (g), tane verimi (kg/da), bitki başına meyve sayısı (adet), iç oranı (%), yağ oranı (%) ve protein oranı (%) incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; ekim zamanı geciktikçe verimde düşüş olduğu belirlenmiştir. Ekim zamanları açısından tane verim değerleri 303,27 kg/da ile 255,58 kg/da arasında değiştiği, en yüksek verimin 8 Mayıs tarihli ekimden (303,27 kg/da), en düşük verimin ise 25 Mayıs tarihli ekimden (255,58 kg/da) alındığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bingöl, ekim zamanı, yerfıstığı.

Emre Koldanca
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effects of common vetch (Vicia sativa L.) and triticale (X triticosecale Wittmack.) mixture rates on hay yield and quality under Bingol conditions

Conducted under Bingol conditions during the 2016 growing season, this study is aiming to analyze the effect of common vetch (Vicia sativa L.) and triticale (X Triticosecale Wittmack.) mixture ratios on hay yield and quality. Plant materials of the study were Gorkem common vetch variety, obtained from Department of Field Crops, Faculty of Agriculture, Dicle University, and Tacettin Bey Triticale variety, obtained from GAP International Agricultural Research and Training Center. The research has been established as a randomized complete block experimental design with three replications In the study; vetch stem length, triticale plant height, green herbage yield, vetch rate in the green herbage, dry hay yield, vetch rate in the hay, relative yield total, crude protein ratio, crude protein yield, crude ash ratio, acid detergent fiber (ADF), neutral detergent fiber (NDF), dry matter digestibility (DMD), dry matter intake (DMI), relative food value (RFV), phosphorus (P), potassium (K), calcium (Ca), magnesium (Mg) and sodium (Na) have been analyzed. The results of variance analyses indicated statistically significant differences among some characters (magnesium (P≤0.05), green herbage yield, vetch rate in the green herbage, dry hay yield, vetch rate in the hay, relative yield total, crude protein ratio, crude protein yield, crude ash ratio, ADF, NDF, dry matter digestibility, dry matter intake and relative food value (P≤0.01)). The findings of the study indicated that vetch stem length of the mixtures ranged between 56.40 and 61.23 cm, triticale plant height ranged from 77.60 to 87.73 cm, green herbage yield from 769.78 to 1090.67 kg/da, vetch rate in green herbage from 6.51% to 100.00%, dry hay yield from 290.83 to 644.24 kg/da, vetch rate in hay from 11.01 to 100.00%, relative yield total from 1.00 to 1.40, crude protein ratio from 6.14 to 21.20%, crude protein yield from 29.97 to 98.46 kg/da, crude ash ratio from 5.75 to 9.73%, ADF from 31.20 to 42.21%, NDF from 51.99 to 66.44%, dry matter digestibility (DMD) from 56.20 to 64.59%, dry matter intake (DMI) from 1.81 to 2.31%, relative food value (RFV) from 78.43 to 114.21, phosphorus (P) from 0.107 to 0.167%, potassium (K) from 0.642 to 0.864%, calcium (Ca) from 0.68 to 1.14%, magnesium (Mg) from 0.205 to 0.322% and sodium (Na) values ranged from 0.007 to 0.032%. Based on the findings of this study, we can conclude that a mixture ratio of 60% vetch + 40% triticale may be the best mixture ratio in terms of highest dry matter digestibility, dry matter intake and relative food value and the lowest rates of ADF and NDF for Bingol and other similar ecological regions. Keywords: Common vetch (Vicia sativa L.), triticale (X Triticosecale Wittmack.), mixture, hay yield, crude protein ratio.

Harıwan Abdullah Yousıf Yousıf
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The response of seed germination to salinity in barley (Hordeum vulgare L.)

The aim of the study was to realize the response of seeds of nine different barley cultivars (Hordeum vulgare L.) to NaCl stress during the germination period. Four levels of salinity (50, 100, 150 and 200 mM) with the control which was distilled water as a control were used. Result shown that there was a significant reduction in all parameters with increasing salinity levels, however there was not any significant differences in germination speed and rate when varities interacted with concentrations. Generally it has been observed that Şahin-91, Olgun, Karatay-94 and Aydan Hanım varieties are the most tolerance to salinity compared to other varieties with regards to all tha parameters that has been measured. Keywords: Barley, seed germination, salinity.

Rezheen Sedeeq Abdulrahman Abdulrahman
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Determining of yield and quality characteristics of some wheat varieties under bi̇ngol conditions

This study has been conducted to determine the yield and quality characteristics of some wheat varieties to be grown as the first product during the 2015-2016 growing season under Bingöl province ecological conditions. In the research, 4 different bread wheat varieties (Pehlivan, Krasunia odes'ka, Syrena odes'ka, Cham-6) and 5 durum wheat varieties (Yelken 2000, Kunduru 1149, Dumlupınar, Eminbey, Simito) have been used as plant material. The research has been established as a randomized complete block design with three replications. In the study, plant height, biological yield, grain yield, hay yield, thousand grain weight, harvest index, hectolitre weight, grain humidity, protein ratio, protein yield, sedimentation and gluten characteristics have been investigated. The results of the research have indicated the plant height, biological yield, grain yield, hay yield, thousand grain weight, harvest index, hectolitre weight, grain humidity, protein ratio, protein yield, sedimentation and gluten content values to range from 69.6 to 101.3 cm, from 622.3 to 949.0 kg/da, from 185.7 to 438.7 kg/da, from 358.0 to 511.0 kg/da, from 39.7 to 49.6 kg/da, from 29.5 to 46.3%, from 78.0 to 82.5%, from 8.0 to 8.9%, from 12.0 to 15.8%, from 25.3 to 65.9 kg/da, from 28.0 to 38.0 ml and from 36.4 to 39.6%, respectively. In the trial, differences among cultivars were significant for all studied characters. The highest values have been obtained; from Kunduru 1149 for plant height, from Eminbey, Kunduru 1149 and Yelken 2000 for biological yield; from Eminbey for grain yield; from Eminbey, Pehlivan and Yelken 2000 for hay yield; from Simito for thousand grain weight; from Eminbey, Kunduru 1149 and Yelken 2000 for harvest index; from Cham-6 for hectolitre weight; from Krasunia odes'ka for grain humidity and sedimentation; from Kunduru 1149 for protein content and protein yield. Based on these results, Kunduru 1149, Eminbey and Yelken 2000 can be recommended for durum wheat; Pehlivan and Cham-6 can be recommended for bread wheat under Bingöl and similar ecological conditions. Keywords: Wheat, yield, quality, sedimentation, gluten.

Areevan Jalıl Sharıf Sharıf
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Effects on hay yield and quality of common vetch (Vicia sativa l.) and barley (Hordeum vulgare L.) mixture rates in Bingol conditions

In this study, hay yield and quality of common vetch (Vicia sativa L.) and barley (Hordeum vulgare L.) mixture rates were investigated under Bingol conditions during the 2016 growing season. In the study, Gorkem common vetch variety obtained from department of Field Crops, Faculty of Agriculture, University of Dicle and Altikat barley variety obtained from GAP International Agricultural Research and Training Center were used as plant material. The research was established as a randomized complete block experimental design with three replications. Common vetch stem length, barley plant height, green herbage yield, common vetch rate in the green herbage, dry hay yield, common vetch rate in hay yield, relative yield total, crude protein ratio, crude protein yield, crude ash ratio, acid detergent fiber (ADF) and neutral detergent fiber (NDF) were analyzed. The results of variance analyses showed that there were statistically significant differences among some characters (vetch stem length (P≤0.05), green herbage yield, vetch rate in the green herbage, dry hay yield, vetch rate in the hay, relative yield total, crude protein ratio, crude protein yield, crude ash ratio, acid detergent fiber (ADF) and neutral detergent fiber (NDF) (P≤0.01). Results of the research; vetch stem length of the mixtures from 50.40 to 61.33 cm, barley plant height from 68.30 to 78.00 cm, green herbage yield from 683.78 to 1316.44 kg/da, vetch rate in the green herbage from 5.19 to 100.00%, dry hay yield from 221.63 to 720.99 kg/da, vetch rate in the hay from 5.40 to 100.00%, relative yield total from 0.73 to 1.00, crude protein ratio from 6.27 to 20.43%, crude protein yield from 42.76 to 58.98 kg/da, crude ash ratio from 6.86 to 11.41, ADF from 30.93 to 33.89% and NDF from 46.96 to 62.69% were obtained. Based on this study, of %60 vetch + %40 barley mixture may be concluded that the best mixtures in terms of the highest crude protein content and the lowest rates ADF for Bingol and similar ecological regions. Keywords: Common vetch, barley, mixture, hay yield, crude protein ratio.

Aras Hama Karım Enayat Enayat
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elazığ koşullarında bazı mürdümük (Lathyrus sativus L.) genotiplerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırma, Elazığ ili Çöteli köyü ekolojik koşullarında yetiştirilecek mürdümük genotiplerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2014-2015 yılı yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Araştırmada, 31 adet mürdümük genotipi [452, 481, 504, 508, 520, 522, 528, 532, 553, 563, Hat-1, Hat-6, Hat-12, Hat-15, Hat-17, Hat-18, Hat-19, Karadağ, Elazığ Popülasyon, Mardin Popülasyon, Adıyaman, Gürbüz, İfls 491, Ela, Colaratus, Albus, Leucotetragonus, Biflorus, İptaş, Azureus, Eren] bitki materyali olarak kullanılmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada; çiçeklenme gün sayısı, çiçeklenme süresi, olgunlaşma süresi, doğal bitki boyu, ana sap uzunluğu, ana sap sayısı, ana sap kalınlığı, bitkide bakla sayısı, bitkide bakla ağırlığı, baklada tane sayısı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, biyolojik verim, tohum verimi, kes verimi, hasat indeksi, bin tane ağırlığı, ham kül oranı, ham protein oranı, ham protein verimi, ADF, NDF, sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT), nispi yem değeri (NYD), fosfor (P), potasyum (K), kalsiyum (Ca) ve magnezyum (Mg) oranlarına ilişkin veriler alınmıştır. Araştırma sonucunda; genotiplerin çiçeklenme gün sayısı 35,00-41,00 gün, çiçeklenme süresi 6,00-12,00 gün, olgunlaşma süresi 38,00-44,00 gün, doğal bitki boyu 23,00-29,67 cm, ana sap uzunluğu 23,67-31,53 cm, ana sap sayısı 2,55-4,00 adet, ana sap kalınlığı 1,46-2,19 mm, bitkide bakla sayısı 6,00-16,00 adet, bitkide bakla ağırlığı 2,01-4,42 g, baklada tane sayısı 1,84-3,54 adet, yeşil ot verimi 297,20-814,63 kg/da, kuru ot verimi 86,83-265,83 kg/da, biyolojik verimleri 146,33-278,90 kg/da, tohum verimi 44,53-105,37 kg/da, kes verimi 86,43-173,53 kg/da, hasat indeksi %27,27-40,87, bin tane ağırlığı 99,83-172,07 g, ham kül oranı %5,15-9,03, ham protein oranı %11,73-21,11, ham protein verimi 16,47-45,23 kg/da, ADF %25,96-32,23, NDF %33,67-42,05, SKM %63,80-68,68, KMT %2,85-3,56, NYD 146,90-189,73, fosfor (P) %0,082-0,423, potasyum (K) %1,310-2,427, kalsiyum (Ca) %0,997-1,802, magnezyum (Mg) %0,152-0,447 arasında değişmiştir. Araştırmada incelenen tüm özellikler bakımından genotipler arasında önemli farklar belirlenmiştir. Biyolojik verim, tane verimi, kes verimi HAT-17 genotipinde, hasat indeksi Mardin Popülasyon genotipinde, bin tane ağırlığı, çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma süresi, ham kül oranı, potasyum (K) Coloratus genotipinde, bitkide bakla sayısı, bitkide bakla ağırlığı Ela çeşidinde, sindirilebilir kuru madde Hat-1 genotipinde, yeşil ot verimi, kuru ot verimi Hat-15 genotipinde, doğal bitki boyu, ana sap uzunluğu 481 genotipinde, kuru madde tüketimi, nispi yem değeri İptaş çeşidinde, fosfor (P) 553 genotipinde, kalsiyum (Ca) Hat-18 genotipinde, magnezyum (Mg) Karadağ çeşidinde, baklada tane sayısı 531 genotipinde, NDF 522 genotipinde, ham protein verimi Hat-6 genotipinde, ham protein oranı Adıyaman genotipinde, ADF, çiçeklenme süresi Biflorus çeşidinde, ana sap kalınlığı 520 genotipinde, ana dal sayısı Albus çeşidinde en yüksek değeri vermiştir. Bu sonuçlara göre Elazığ koşulları için tane verimi bakımından Hat-17, yeşil ot ve kuru ot verimleri bakımından Hat-15 ve protein verimi bakımından ise Hat-6 genotiplerinin ekilmesi tavsiye edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Mürdümük, ADF, NDF, ham protein, mineral madde.

Selim Özdemir
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of different sowing densities on yield and some yield componentsofchickpea (Cicer arietinum L.) under bingol ecological conditions

Investigations to assess the yield and yield components of two chickpea (Cicer arietinum L.) varieties to different seeding densities were carried out in 2016 in Bingöl, Turkey. The trial was laid out with split plot arrangement having three replications during 2016. Two varieties i.e. Arda and ILC-482 were in main plots, whereas five chickpea seeding density (20. 30. 40. 50 and 60 seed m-2) were in sub plots. The grain yield per plot and its yield components: number of emergence rate, days to flowering, branch number per plant, biological yield, first pod height, grain yield; number of pod per plant, thousand grain weight, plant height, harvest index, sieves (9. 8. 7. 6. 5 mm) and minerals analyses of Fe. Ni. Na. Zn were evaluated. The results indicated that seeding densities significantly affected various yield and yield components like emergence rate, days to flowering, biological yield, number pods per plant, sieve 9 and grain yield, but plant height, brunch number, thousand kernel weight, first pod height, harvest index, sieves 8 sieves 7, sieves 6, Fe, Ni and Zn were not affected significantly. The varieties differed significantly from emergence rate, days to flowering, firs pod height, harvest index, sieves 9, sieves 8, Fe, Ni and grain yield. Besides, the results showed that the interaction of seed density and variety had significant (P<0.05) effect on grain yield and microelement of Zn. Variety ILC-482 produced the maximum grain yield (86.26 kg/da) by 60 seed/m-2 and Arda gave the lowest grain yield (19.80 kg/da) by 30 seed m-2. The higher grain yield in ILC-482 was attained due to more number of pods per plant, thousand kernel weight, brunch number and harvest index as compared to Arda, respectively. This showed the possible of increasing the yields of the two varieties in the study area using appropriate seed density. The linear relationship between grain yield and seed density has been obtained asY= 10.774+07889 X. The result of regression and variance analaysis indicated that trial should be carried out more seed densities over many years to give valid recommendation in this area. Keywords: Chickpea, density, variety, grain yield, yield components, microelements.

Mohammed Husseın Azız
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl koşullarında farklı sorgum türlerinin ot verimi ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırma, Bingöl ekolojik koşullarında yetiştirilebilecek farklı sorgum türlerinin ot verimi ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yetiştirme yılında yürütülmüştür. Araştırmada, 13 adet sorgum türü [Rox, Nes, Leoti, Sugar Graze, Redbine 60, Sureno, Early Sumac, Gözde 80, Jumbo, Teide, Greengo, Nutri Honey, MKSB 97] bitki materyali olarak kullanılmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada; bitki boyu, bitki çapı, yeşil sap oranı, yeşil yaprak oranı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, ADF, NDF, sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT), nispi yem değeri (NYD) oranlarına ilişkin veriler alınmıştır. Araştırmada incelenen özellikler arasında (yeşil sap oranı ve yeşil yaprak oranı (P≤0,05), bitki boyu, bitki çapı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, ADF, NDF, SKM, KMT ve NYD (P≤0,01)) istatistiki olarak önemli farklılıklar saptanmıştır. Araştırma sonucunda; bitki boyu 116,0-272,0 cm, bitki çapı 8,4-19,1 mm, yeşil sap oranı %64,4-85,7, yeşil yaprak oranı %14,3-35,5, yeşil ot verimi 4003,0-11812,0 kg/da, kuru ot verimi 533,8-2560,1 kg/da, ham protein oranı %2,5-7,0, ham protein verimi 28,2-78,8 kg/da, ham kül oranı %6,1-9,8, ADF %36,9-49,7, NDF %59,4-76,1, SKM %50,2-60,2, KMT %1,6-2,2 ve NYD 61,4-99,9 arasında değişim göstermiştir. Bu sonuçlara göre Bingöl ve benzer ekolojik koşulları için yüksek yeşil ot, kuru ot ve ham protein verimleri, düşük ADF ve NDF oranları ve yüksek SKM, KMT ve NYD bakımından Greengo çeşidinin ekilmesi tavsiye edilmektedir.

Ham proteinSorgumYeşil ot verimi
Seyran Özmen
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Investigation of yield, yield components and primary quality characteristics of some bread wheat (Triticum aestivum L.) genotypes

The aim of this study was to determine new wheat advanced lines with higher yield and better quality properties and to increase overall wheat production in Diyarbakir and surrounding regions with similar ecology. The experiment was carried out on 20 advanced lines and Dinç, Pehlivan, Cemre, Tekin and Ceyhan-99 as cultivars obtained from GAP International Agricultural Research and Training Center, during the growing season since 2015-2016 in the Diyarbakir, Turkey. The experiment was organized as randomized complete block design with three replications. Morphological and quality traits were considered: days to heading, plant height, chlorophyll content, peduncle length, number of spikes per square meter, spike length, number of spikelet per spike, number of grains per spike, grains weight per spike, grain yield, moisture content, thousand kernel weight, hectoliter weight, protein content, SDS sedimentation value, and wet gluten. There were significant differences among genotypes for all evaluated characters except number of spikes per m-2. The results also showed that advanced lines G1 and G3 and had the highest values in terms of quality parameters. In terms of grain yield the variety Tekin and advanced lines G6, G16, and G18 had the highest yield. To give an acceptable recommendation, the experiment should be repeated in more number of environments. Keywords: Bread wheat, correlation, grain yield, quality, yield components.

Mzhda Jalal Alı Alı
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı zamanlarda ekilen bazı tahıl türlerinin ot verimi ve kalitesi bakımından karşılaştırılması

Bu çalışma, Bingöl ekolojik koşullarında kışlık olarak yetiştirilen bazı buğday, arpa ve tritikale çeşitlerinin farklı ekim zamanlarının ot verimi ve kalitesine olan etkilerinin belirlenmesi amacıyla 2015-2016 yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Çalışmada bitki materyali olarak 1 adet tritikale (Ümranhanım), 1 adet iki sıralı arpa (Şahin 91), 1 adet altı sıralı arpa (Altıkat), 1 adet ekmeklik buğday (Pehlivan) ve 1 adet makarnalık buğday (Fırat 93) çeşidi kullanılmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada; bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, kuru otta ham protein (HP), asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF), sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT), nispi yem değeri (NYD), kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg), fosfor (P) ve potasyum (K) oranlarına ilişkin veriler ele alınmıştır. Araştırmada tahıl türlerinin; bitki boyları 71,5-86,0 cm, yeşil ot verimleri 1854,7-3140,6 kg/da, kuru ot verimleri 613,2-767,1 kg/da, kuru otta ham protein oranları %11,2-12,5, ham protein verimleri 65,4-92,4 kg/da, ADF oranları %32,2-34,6, NDF oranları %56,1-61,2, SKM oranları %62,0-63,8, KMT oranları %1,96-2,14, NYD 95,5-103,3, Ca oranları %0,31-0,47, Mg oranları %0,11-0,14, P oranları %0,37-0,40 ve K oranları %1,81-2,60 arasında değişim göstermiştir. Araştırmada incelenen tüm özellikler bakımından türler arasında önemli istatistiki farklılıklar tespit edilmiştir. İki sıralı arpa, altı sıralı arpa ve ekmeklik buğday için birinci ekim zamanlarının, tritikale ve makarnalık buğday için ise birinci ve ikinci ekim zamanlarının en uygun ekim zamanları olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmada en yüksek değerler, erken yapılan ekimlerden elde edilmiştir. Bu nedenle; Bingöl koşullarında ot amaçlı yapılacak tahıl ekimlerinin Ekim ayının 1 ile 15'i arasında yapılması tavsiye edilmektedir.

Dilek Karabulut
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muş ili ekolojik şartlarına uygun tane mısır (Zea mays L.) çeşitlerinin belirlenmesi

Bu araştırma 2015 yılında Muş ili Merkez Çöğürlü köyünde Tesadüf Blokları Deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada materyal olarak farklı olum (450-700) gruplarına sahip 15 adet at dişi tek melez hibrid mısır çeşidi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hibrid mısır çeşitlerinde ele alınan özellikler bakımından önemli farklılıklar bulunmuştur. Bu özellikler sırasıyla, bitki boyu 282,15–335,60 cm; ilk koçan yüksekliği 97,65–132,00 cm; bitki sap kalınlığı 1,97–2,45 cm, koçan çapı 4,55–5,67 cm; koçan boyu 17,75–25,15 cm; sömek ağırlığı, 41,10–96,65 g; tepe püskülü çıkış gün sayısı 59,00–72,25 gün; hasatta dane nemi %30-%36,07; koçanda dane ağırlığı 76,64–135,77 g; bin dane ağırlığı 145,50–227,68 g; dane verimi, 800,70–1193,95 kg/da; dane koçan oranı %74,33-%79,55; bitkide koçan sayısı 1,12–1,28; koçanda dane sayısı 497,75– 736,75; hektolitre ağırlığı 61,72–68,32 kg/hl; protein oranı %5,77-%9,99 değerleri arasında değişmiştir. En yüksek dane verimi 1193,95 kg/da ile DEKALP 6724 çeşidinden elde edilirken, en düşük dane verimi de 800,70 kg ile ADASA 16 çeşidinden elde edilmiştir. Çalışma sonucunda dane verimi bakımından DEKALP 6724, hasat nemi açısından ise DEKALP 6101 en ümitvar çeşitler olarak tespit edilmiştir.

Hibrit mısırMuşTane verimi+2
Sami Akan
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl koşullarında silajlık mısır için uygun ekim zamanının belirlenmesi

Bu çalışma, Bingöl ekolojik koşullarında birinci ürün olarak yetiştirilecek silajlık mısır çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılı vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Çalışma; tesadüf bloklarında iki faktörlü faktöriyel deneme desenine uygun olarak, iki adet silajlık mısır çeşidi (30B74 ve Burak) ve altı farklı ekim zamanı olacak şekilde Bingöl Üniversitesi Genç Meslek Yüksekokulu Uygulama ve Araştırma Alanında yürütülmüştür. Araştırmada; bitki boyu, bitki sap çapı, yeşil koçan oranı, yeşil yaprak oranı, yeşil sap oranı, yeşil ot verimi, kuru koçan oranı, kuru yaprak oranı, kuru sap oranı, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF), kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum oranlarına ilişkin veriler ele alınmıştır. Araştırmada incelenen özellikler arasında istatistiki olarak önemli farklılıklar elde edilmiştir (bitki boyu, bitki sap çapı, yeşil koçan oranı, yeşil ot verimi, kuru koçan oranı, kuru yaprak oranı, kuru sap oranı, kuru ot verimi ve ham protein verimi çok önemli düzeyde (P≤0,01); yeşil sap, ham protein ve ADF oranları ise önemli düzeyde (P≤0,05). Araştırma sonucunda; bitki boyu 258,1-305,6 cm, bitki sap çapı 18,28-22,04 mm, yeşil koçan oranı %28,2-34,2, yeşil yaprak oranı %16,7-19,2, yeşil sap oranı %47,3-53,8, yeşil ot verimi 7276,5-9882,5 kg/da, kuru koçan oranı %25,6-38,1, kuru yaprak oranı %16,923,3, kuru sap oranı %38,8-51,5, kuru ot verimi 2016,5-2890,0 kg/da, ham protein oranı %10,67-12,50, ham protein verimi 230,5-362,5 kg/da, ADF oranı %18,53-22,00, NDF oranı %26,21-30,89, Ca oranı %0,28-0,53, Mg oranı %0,13-0,16, P oranı, %0,33-0,36 ve K oranı %2,40-2,75 arasında değişim göstermiştir. Araştırma sonucunda, Bingöl koşullarında ana ürün silajlık mısır üretimi için uygun ekim tarihinin Haziran ayının ilk yarısı olabileceği fikri oluşmuştur. Anahtar kelimeler: Ekim zamanı, silajlık mısır, verim, ham protein, ADF, NDF.

Sibel İşikten
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl İli Merkez İlçesi Ormanardı Köyü merasının verim ve botanik kompozisyonunun saptanması

Bu çalışma ile Bingöl ili, Merkez ilçesi, Ormanardı Köyü'nde bulunan doğal bir meranın dört değişik yöneyinin botanik kompozisyon ve verim bakımından karşılaştırılması amacı ile yürütülmüştür. Çalışmada; bitki ile kaplı alan, bitki ile kaplı alanda botanik kompozisyon, frekans, mera yöneylerinde baskın türler, kuru ot verimi, ağırlığa göre botanik kompozisyon, otlatma kapasitesi, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, asit deterjan lif (ADF), nötr deterjan lif (NDF), sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT), ve nispi yem değeri (NYD) özellikleri incelenmiştir. Çalışmada; meranın %85,8'inin bitki ile kaplı olduğu, kaplama alanına göre botanik kompozisyonun %50,4'ünün buğdaygiller, %2,3'ünü baklagiller ve %47,2'sini diğer familya bitkilerinin oluşturduğu, baklagiller oranının %0,7-3,1 arasında olduğu, buğdaygillerin en fazla kuzey (%65,5) ile istatistiki olarak aynı grupta yer alan güney yöneyinde ve diğergiller bitkilerinin en fazla batı (%55,6) ile istatistiki olarak aynı grupta yer alan doğu ve güney yöneylerinde olduğu tespit edilmiştir. Merada en yaygın türlerin; Gundelia tournefortii L. var. armata (%47,92), Aegilops umbellulata (%43,94), Taeniatherum caput-medusae (%36,04) ve Poa bulbosa var. vivipara (%29,54) olduğu ortaya çıkmıştır. Meranın kuru ot verimi, mera yöneylerine göre 23,2-129,3 kg/da arasında değiştiği ve mera yöneylerinin kuru ot verimi açısından istatistiksel olarak %1 önemli olduğu saptanmıştır. Meranın otlatma kapasitesi 18,4 HB olarak hesaplanmıştır. Ağırlığa göre botanik kompozisyonun %67,5'ini buğdaygiller, %32,5'ini diğergiller bitkilerinin oluşturduğu ve baklagil oranı tespit edilemediği, ağırlığa göre botanik kompozisyon oranı içerisinde güney yöneyde buğdaygillerin, doğu ve kuzey yöneylerinde ise diğer familya bitkilerinin oranlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Mera kuru otunun en yüksek ham protein oranının (%12,9) güney ve istatistiki olarak aynı grupta yer alan batı ve doğu yöneylerinde olduğu belirlenmiştir. Ham protein verimi, mera yöneylerine bağlı olarak 2,3 kg/da ile 16,7 kg/da arasında değişmiş ve mera yöneylerinin bu açıdan istatistiksel olarak %1 önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda, Ham kül, ADF, NDF, SKM, KMT ve NYD sırasıyla %6,8-8,3, %34,8-37,4, %52,5-62,7, %59,7-61,7, %1,92-2,08 ve 91,8-109,4 arasında değişmiştir. İncelenen merada 21 familyaya ait 49 cins ve bu cinslere ait 58 farklı takson türü saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yöney, kuru ot verimi, botanik kompozisyon, ham protein oranı.

Halit Tutar
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Response of broiler chickens to either wheat or maize basesd dites supplemented with graded level of raw sesame seeds

An experiment was conducted to assess the influence of raw sesame seeds on the performance, serum biochemistry, carcass characteristics and digestive physiology of broiler chickens. Sesame seeds were included in the starter, grower and finisher diets of broiler chicks and their effects were investigated in different grain based diets. Feeding trials was conducted on Ross 308 broiler chicks from d-old to 35 d of age. All feed was provided as whole mash. This summary provides an over view of the key findings of the research. Providing newly hatched chicks with starter diets containing raw sesame seeds enhanced feed intake and growth performance at d 10 of age. The effects of supplemental dietary sesame seeds in the starter diets appears to have long-term benefits on the feed intake of broiler chickens and their effects were sustained during subsequent grower stage, however disappeared in the finisher stage of broiler production cycle. Birds on wheat based diets expressed higher feed intake than those on maize based diets throughout the experimental period. However better FCR was recorded for birds on maize based diets. The inclusion of raw sesame seeds appears to have benefits on the serum cholesterol level of the broiler chickens, limiting the high risk of lipid related disease of the costumer. Inclusion of raw sesame seeds was effective at decreasing the digestibility of nutrients particularly protein and nitrogen, with no impacts on the performance of broilers. The results of this study provide evidence that inclusion of raw sesame seeds to diets of broiler chicks is a promising tool to enhance the performance of broiler chickens especially at an early age. Beyond providing nutrients for growth, sesame seeds can maintain feed intake and regulate the cholesterol level. There is a need for further investigation into use of raw sesame seeds in layer chickens diets. A wider range of exploring various feed staff should be considered, taking advantages and exploiting the most available processing techniques.

Zıyad Obaıd Saeed Passı
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl ekolojik koşullarında bazı ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin Bingöl koşullarında verim ve kalite değerlerini belirlemek amacıyla, 2015-2016 yılı yetiştirme mevsiminde Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla deneme alanında yürütülmüştür. Deneme 18 adet ekmeklik buğday çeşidi ile tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada, bitki boyu, başak uzunluğu, başak ağırlığı, başakçık sayısı, başakta tane sayısı başakta tane ağırlığı, başaklanma gün sayısı, dekara tane verimi, hektolitre ağırlığı, bin tane ağırlığı, gluten miktarı, gluten indeks değeri, sedimantasyon değeri ve gecikmeli sedimantasyon değerlerine ait gözlem ve ölçümler alınmıştır. Denemede bitki boyu 70,4-102,3cm, başak uzunluğu 7,4-9,63cm, başaktaki tane sayısı (13,5-32,7 adet, başakta tane ağırlığı 4,6-13,2g, tane verimi 129,7-436kg/da, başaklanma gün sayısı 193-210 gün, bin tane ağırlığı 28,4-49,3g, metre karede başak sayısı 462-685,3adet, hektolitre ağırlığı 76,4-81,4 kg, protein içeriği %12,1-%12,8, gluten içeriği 5,3-6,5, indeks değeri %10-%51, gecikmeli sedimantasyon değeri %4.3-12.3 arasında bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Ekmeklik buğday, verim, verim komponentleri, kalite özellikleri.

Ahmet Aktaş
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl ekolojik koşullarında bazı yem bezelyesi (Pisum arvense L.) genotiplerinin kışlık ekimde verim ve verim öğelerinin belirlenmesi

Bu çalışma, Bingöl ekolojik koşullarında 2016-2017 yetiştirme sezonu boyunca Bingöl Üniversitesi Genç Meslek Yüksekokulu araştırma ve deneme alanında bazı yem bezelyesi (Pisum arvense L.) genotiplerinin kışlık ekimde verim ve verim bileşenlerinin saptanması amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada 22 adet yem bezelyesi [KB 2, KB 21, KB 73, KB 91, KB 95, KB 99, KB 100, KB 103, KB 105, KB 109, KB 112, KB 124, KB 211, P 104, P 105, Ulubatlı, Taşkent, Kirazlı, Whistler, Özkaynak, Servet, Gölyazı] çeşidi bitkisel materyal olarak kullanılmıştır. Araştırma; üç tekerrürlü ve tesadüf blokları deneme desenine göre kurulmuştur. Denemede; ana sap uzunluğu, ana sap kalınlığı, yeşil ve kuru ot verimleri, bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, tohum ve biyolojik verimleri, 1000 tane ağırlığı, ham protein oranı ve verimi, ham kül oranı, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötr deterjanda çözünmeyen lif (NDF), sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT) ve nispi yem değeri (NYD) gibi özelliklere ait veriler ele alınmıştır. Araştırmada incelenen tüm özellikler arasında (P≤0,01) istatistikî olarak önemli farklılıklar saptanmıştır. Araştırma sonucunda; bitki boyu 47,3-96,7 cm, ana sap kalınlığı 1,8-2,7 mm, yeşil ot verimi 853,6-2442,0 kg/da, kuru ot verimi 264,0-580,8 kg/da, bitkide bakla sayısı 6,4-16,7 adet/bitki, baklada tane sayısı 3,9-7,1 adet/bitki, tohum verimi 102,4-294,2 kg/da, biyolojik verim 286,2-600,4 kg/da, bin tane ağırlığı 109,7-244,8 g, ham protein oranı %10,3-20,1, ham protein verimi %28,8-109,2, ham kül oranı %3,6-10,1, ADF %21,7-36,4, NDF %33,2-43,4, SKM %60,6-72,0, KMT %2,7-3,6 ve NYD %136,6-202,1 arasında değişim göstermiştir. Bir yıllık deneme sonuçlarına göre; Bingöl ili ve bu gibi ekolojik koşullar için yüksek yeşil ot, kuru ot ve ham protein verimleri, düşük ADF ve NDF oranları ve yüksek SKM, KMT ve NYD değerleri bakımından KB 112 ve KB 124, genotiplerinin ekilmesi tavsiye edilmektedir.

Naz Karaköse
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl ekolojik koşullarında bazı yem bezelyesi (Pisum arvense L.) genotiplerinin verim ve tarımsal özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bingöl ekolojik koşullarında 2015 yılında yürütülen bu çalışma ile, bazı yem bezelyesi (Pisum arvense L.) hat ve çeşitlerinin verim ve bazı tarımsal özellikleri incelenmiştir. Çalışmada bitki materyali olarak 14 adet yem bezelyesi (88 PO38-4-3-683, SPRİNG PEA 3-638, P57B, P51, P101, P104, ATOS, ÖZKAYNAK, RETNA, GATEM-101(88 POOL 4-9-661), SPRING, BOLERO, ÜRÜNLÜ, GÖLYAZI) hat ve çeşidi kullanılmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada; bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, bitkide bakla sayısı, bitkide tohum sayısı, baklada tohum sayısı, bitkide tohum ağırlığı, bitkide kes ağırlığı, kes verimi, tane verimi, bin tane ağırlığı, hasat indeksi, ham kül, ham protein, NDF ve ADF gibi özellikler incelenmiştir. İncelenen bazı özellikler arasında (baklada tohum sayısı ile bitkide tohum ağırlığı (P≤0,05), bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, bitkide tohum sayısı, bitkide kes ağırlığı, kes verimi, bin tane ağırlığı, hasat indeksi, ham kül, ham protein, ADF ve NDF (P≤0,01)) istatistiki olarak önemli farklılıklar saptanmıştır. Araştırma sonucunda; çeşitlerin bitki boyları 38,21-94,93 cm, yeşil ot verimi 723,22-1273,56 kg/da, kuru ot verimi 107,81-184,89 kg/da, bitkide bakla sayısı 10,33-28,33 adet, bitkide tohum sayısı 33,33-116,33 adet, baklada tohum sayısı 3,28-9,44 adet, bitkide tohum ağırlığı 3,55-21,31 g, bitkide kes ağırlığı 9,86-30,91 g, kes verimi 151,00-856,33 kg/da, tane verimi 31,33-174,67 kg/da, bin tane ağırlığı 97,10-149,43, hasat indeksi %15,08-41,41, ham kül oranı %7,52-12,09, ham protein oranı %7,64-13,81, NDF %37,18-46,03 ve ADF %27,75-35,04 arasında belirlenmiştir.

Ayhan Bozkurt
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl ekolojik koşullarında bazı nohut ( Cicer arietinum L. ) çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerin belirlenmesi

Bu çalışma bazı nohut çeşitlerinin Bingöl koşullarında verim ve kalite değerlerini belirlemek amacıyla, 2016 yılı yazlık yetiştirme mevsiminde Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Deneme arazisinde yürütülmüştür. Deneme Türkiye'nin farklı Araştırma Enstitülerinden elde edilen 11 adet nohut çeşidi ile tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada kullanılan nohut çeşitlerine ait bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, ana dal sayısı, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, 100 tane ağırlığı, m2'de bitki sayısı, bitki verimi, biyolojik verim, tane verimi, hasat indeksi, çiçeklenme süresi ve protein oranı değerlerine ait gözlem ve ölçümler alınmıştır. Çalışmamızda bitki boyu 30,3-42,3 cm, ilk bakla yüksekliği 14,0-28,2 cm, ana dal sayısı 2,3-3,6 adet, bitkide bakla sayısı 9,0-16,0 adet, bitkide tane sayısı 8,2-17,0 adet, 100 tane ağırlığı 31,5-37,1 gr, metrekarede bitki sayısı 8,3-12 adet, bitki verimi 3,2-7,8 g, biyolojik verim 110,4-168,5 kg/da, tane verimi 26,2-85,2 kg/da, hasat indeksi %20,5-%45,2, çiçeklenme süresi 44,6-66,6 gün ve protein oranı %16,6-%22,1 arasında değişim göstermişlerdir. 168,5 kg/da ile tüm çeşitler arasında en yüksek verimli çeşit olarak belirlenen Işık-05 çeşidi, 34,6 cm bitki boyuna, 19,6 cm ilk bakla yüksekliğine, 3,0 adet ana dal sayısına, 16,0 adet bitkide bakla sayısına, 14,5 adet bitkide tane sayısına, 37,1 g 100 tane ağırlığına, 10,5 adet metrekarede bitki sayısına, 7,8 g bitki verimine, 168,5 kg/da biyolojik verime, 85,2 kg/da tane verimine, %38,3 hasat indeksine, 45,3 gün çiçeklenme gün sayısına ve %21,9 protein oranına sahip olmuştur. Anahtar Kelimeler: Nohut, Cicer arietinum L., Adaptasyon, Verim, Verim Komponentleri, Protein Oranı.

Lale Gündoğdu Gürbüz
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı zamanlarda hasat edilen macar fiğinde (Vicia pannonica Crantz) ot verimi ve bazı kalite özelliklerinin değişimi

Bu çalışma, Bingöl ekolojik koşullarında farklı zamanlarda hasat edilen Macar fiğinde ot verimi ve bazı kalite özelliklerinin değişimini belirlemek amacıyla 2017-2018 yetiştirme döneminde yürütülmüştür. Araştırmada Macar fiği Altınova 2002 çeşidi kullanılmış olup, tarla denemesi tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olacak şekilde yürütülmüştür. Deneme 11 Ekim 2017 yılında kurulmuş, hasat ise 2018 ilkbaharında Macar fiğinin çiçeklenme başlangıcı, %50 çiçeklenme, tam çiçeklenme, alt bakla oluşumu ve tam bakla tutma dönemi olmak üzere beş farklı zamanda yapılmıştır. Çalışmada; yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF), toplam sindirilebilir besin maddesi (TSBM), sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT) ve nispi yem değeri (NYD) ile ilgili veriler ele alınmıştır. Araştırmada; yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, NDF oranı, kuru madde tüketimi ve nispi yem değeri açısından hasat zamanları arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Bu parametrelerden NDF oranı için en düşük değer çiçeklenme başlangıcı aşamasında elde edilirken, geriye kalan parametreler açısından en yüksek değerler istatistiksel olarak aynı grupta olan ilk üç hasat zamanından (çiçeklenme başlangıcı, %50 çiçeklenme ve tam çiçeklenme) elde edilmiştir. ADF oranı, toplam sindirilebilir besin maddesi ve sindirilebilir kuru madde açısından hasat zamanları arasında istatistiksel olarak bir farklılık tespit edilememiştir. Araştırma sonucunda, Bingöl koşullarında Macar fiği hasadının çiçeklenme aşamasında (çiçeklenme başlangıcı, %50 çiçeklenme ve tam çiçeklenme) yapılabileceği, baklaların oluşması ile birlikte ot verimi ve kalitesinde düşüşler olduğu belirlenmiştir.

Melek Bayar
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüylü fiğde (Vicia villosa Roth.)ekim zamanlarının bazı verim ve kalite özelliklerine etkisi

Bu çalışma, Bingöl ekolojik koşullarında farklı zamanlarda ekimi yapılan tüylü fiğde ot verimi ve bazı kalite özelliklerinin tespiti amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada, bitkisel materyal olarak tüylü fiğin Ceylan çeşidi kullanılmıştır. Tarla denemesi, 02 Ekim 2017 tarihinde başlayıp 15 gün aralıklarla beş farklı ekim zamanı olacak şekilde tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Hasat, 2018 ilkbaharında tüylü fiğde alt baklaların oluşum dönemi esas alınarak yapılmıştır. Araştırmada; "yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF), toplam sindirilebilir besin maddesi (TSBM), sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT) ve nispi yem değeri (NYD) ile ilgili veriler" ele alınmıştır. Araştırmada; "yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, NDF oranı, kuru madde tüketimi ve nispi yem değeri açısından ekim zamanları arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar olduğu" belirlenmiştir. Ekim zamanlarının ADF, TSBM, SKM oranları arasında istatistiki açıdan bir farklılık bulunmamıştır. En yüksek yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein verimi ve ham kül oranı istatistiksel olarak birinci ve ikinci ekim zamanlarından, en yüksek ham protein oranı, kuru madde tüketimi ve nispi yem değeri de birinci, ikinci ve üçüncü ekim zamanlarından elde edilmiştir. Tüm bu sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde; birinci ve ikinci ekim zamanından sonra verimin, üçüncü ekim zamanından sonra ise kalitenin düştüğü görülmüştür. Dolayısıyla Bingöl ekolojik koşullarında ot amaçlı yetiştiriciliği yapılacak tüylü fiğ için ideal ekim zamanının Ekim ayının ilk yarısı olabileceği (1-15 Ekim) sonucuna varılmıştır. Ekim ayından sonra yapılacak ekimlerde hem verim hem de kalitenin düştüğü belirlenmiştir.

Nevin Coşkun
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl koşullarında tüylü fiğ (Vicia villosa Roth.) ve çavdar (Secale cereale L.) karışım oranlarının otverimi ve kalitesine etkisi

Bingöl koşullarında 2017 yılında yürütülen bu çalışmada Tüylü Fiğ (Vicia villosa Roth.) ve Çavdar (Secale cereale L.) karışım oranlarının ot verimi ve kalitesine etkisi incelenmiştir. Çalışmada bitki materyali olarak Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsünden temin edilen Aslım-95 çavdar çeşidi ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nden temin edilen Ceylan tüylü fiğ çeşidi kullanılmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme deseninde 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada; tüylü fiğde sap uzunluğu, çavdar bitki boyu, yeşil ot verimi, yeşil otta tüylü fiğ oranı, kuru ot verimi, kuru otta tüylü fiğ oranı, oransal verim toplamı, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF), nispi yem değeri (NYD), sindirilebilir kuru madde (SKM) ve kuru madde tüketimi (KMT) gibi özellikler incelenmiştir. Araştırmada; yeşil ot verimi, yeşil otta fiğ oranı, kuru ot verimi, kuru otta fiğ oranı, oransal verim toplamı, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF), kuru madde tüketimi (KMT), nispi yem değeri (NYD) (P≤0,01), asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF) ve sindirilebilir kuru madde (SKM) (P≤0,05)" istatistiki olarak önemli farklılıklar saptanmıştır. Araştırma sonucunda; karışımların tüylü fiğ sap uzunlukları 78,75- 84,45 cm, çavdar bitki boyu 161,85- 169,00 cm, yeşil ot verimi 1402,4- 3070,3 kg/da, yeşil otta tüylü fiğ oranı %5,0-100,0, kuru ot verimi 280,1- 878,8 kg/da, kuru otta tüylü fiğ oranı %3,0- 100,0, oransal verim toplamı 1,3- 2,0, ham protein oranı %9,41- 20,17, ham protein verimi 56,65- 118,19 kg/da, ham kül oranı %5,1- 7,5, ADF %44,3- 48,3, NDF %58,4- 77,2, NYD oranı %61,7- 82,3, KMT oranı %1,55- 2,06, SKM oranı %51,2- 54,3 arasında belirlenmiştir. Bu çalışma sonucunda, Bingöl koşullarında en yüksek yeşil ot verimi, kuru ot verimi ve NDF oranı %100 Çavdar parselinden, en yüksek ham protein verimi ve sindirilebilir kuru madde oranı ise %60 Tüylü fiğ+%40 Çavdar karışımından ve en yüksek ham protein oranı, nispi yem değeri, kuru madde tüketimi, kuru otta tüylü fiğ oranı ve yeşil otta tüylü fiğ oranı bakımından %100 Tüylü fiğ parselinden elde edildiği belirlenmiştir.

Neşe Gökdemir
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı kuru fasulye (Phaseolus vulgaris L.) genotiplerinin Bingöl koşullarındaki verim ve verim özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma bazı kuru fasulye (Phaseolus vulgaris L.) genotiplerinin Bingöl koşullarında verim ve verim özeliklerini belirlemek amacıyla, 2017 yılı yetiştirme döneminde Bingöl ili Genç ilçesi Çevirme Köyü'nde yürütülmüştür. Denemede 10 adet kuru fasulye genotipi (6 adet çeşit ve 4 adet yerel populasyon) ile tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada kullanılan kuru fasulye genotiplerine ait metrekarede bitki sayısı, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, ana dal sayısı, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, bitkide tane verimi, 100 tane ağırlığı, biyolojik verim, tane verimi, hasat indeksi, çıkış süresi, çiçeklenme süresi ve vejetasyon süresi değerlerine ait gözlem ve ölçümler yapılmıştır. Çalışmamızda metrekarede bitki sayısı 10,88-15,00 adet, bitki boyu 43,52-95,07 cm, ilk bakla yüksekliği 8,62-16,45 cm, ana dal sayısı 1,82-2,05 adet, bitkide bakla sayısı 13,97-26,52 adet, bitkide tane sayısı 42,00-100,30 adet, bitkide tane verimi 20,50-32,65 g, 100 tane ağırlığı 28,17-49,48 g, biyolojik verim 459,85-612,10 kg/da, tane verimi 183,68-326,33 kg/da, hasat indeksi %27,75- %47,68, çıkış süresi 10,25-12,75 gün, çiçeklenme süresi 34,00-37,50 gün ve vejetasyon süresi 81,00-95,50 gün arasında değişim göstermişlerdir. Sonuç olarak; 326,33 kg/da ile araştırmada kullanılan bütün genotipler arasında en yüksek verimli çeşit olarak belirlenen Kantar-05 çeşidi, 14,88 adet m2'de bitki sayısına, 86,55 cm bitki boyuna, 8,62 cm ile ilk bakla yüksekliğine, 1,82 adet ana dal sayısına, 17,90 adet bitkide bakla sayısına, 79,70 adet bitkide tane sayısına, 32,65 g bitkide tane verimine, 40,28 g 100 tane ağırlığına, 607,05 kg/da biyolojik verime, 326,33 kg/da tane verimine, %47,68 hasat indeksine, 10,25 gün çıkış süresine, 34,00 gün çiçeklenme süresine ve 82,25 gün vejetasyon süresine sahip olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kuru fasulye, Phaseolus vulgaris L., adaptasyon, verim, verim komponentleri.

Serhat Serengül
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı kuru fasulye (Phaseolus vulgaris L.) genotiplerinin Erzincan koşullarındaki verim ve verim özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma 2017 yılında, Erzincan koşullarında farklı kuru fasulye genotiplerinin verim ve verim unsurlarının araştırılması amacı ile Erzincan Merkez Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü deneme alanlarında yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuş, 10 adet kuru fasulye genotipi kullanılmıştır. Araştırmada tane verimi (kg/da) ile bitki sıklığı (adet), bitki boyu (cm), ilk bakla yüksekliği (cm), bitkide bakla sayısı (adet), baklada tane sayısı (adet), bitkide tane verimi (g), 100 tane ağırlığı (g), çıkış gün sayısı (gün ), çiçeklenme gün sayısı (gün), vejetasyon gün sayısı (gün) gibi bazı verim unsurlarına ait ölçüm ve gözlemler yapılmıştır. Çalışmada; bitki sıklığı 7,30 adet/bitki-15,13 adet/bitki, bitki boyu 52,5 cm-105,7 cm, bitkide dal sayısı 3,43 adet-4,10 adet, ilk bakla yüksekliği 12,83 cm-22,33 cm, bitkide bakla sayısı 18,91 adet-36,83 adet, baklada tane sayısı 2,60 adet-3,75 adet, bitkide tane verimi 21,70-42,40 g/bitki, 100 tane ağırlığı 31,83 g-52,41 g, dekara tane verimi 238,96 g-381,22 g, çıkış gün sayısı 11,33 gün-14,33 gün, çiçeklenme gün Sayısı 40,00 gün-52,00 gün ve vejetasyon süreleri 116,00 gün-137,66 gün arasında bulunmuştur. Tüm genotipler arasında en yüksek verimli olarak belirlenen Mecidiye çeşidi 15,00 adet bitki sıklığına, 57,46 cm bitki boyuna, 4,10 adet bitkide dal sayısına, 13,33 cm ilk bakla yüksekliğine, 19,10 adet bitkide bakla sayısına, 2,60 adet baklada tane sayısına, 27,10 g bitkide tane verimine, 52,41 g 100 tane ağırlığına, 381,22 kg da tane verimine, 14,33 çıkış gün sayısına, 40,33 çiçeklenme gün sayısına ve 125,00 vejetasyon gün sayısına sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Phaseolus vulgaris L., kuru fasulye, adaptasyon, verim unsurları.

Saadettin Taşkesen
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl il merkezine bağlı Ormanardı Köyü merasının verim ve ot kalitesinin yöneylere bağlı olarak mevsimsel değişimi

Bu çalışma, Bingöl il merkezine bağlı Ormanardı köyü merasının verim ve ot kalitesinin belirlenmesi ve otlatma mevsimi boyunca, bu verim ve kalitenin aylara göre değişimini tespit etmek amacıyla 2018 yılında yürütülmüştür. Bu amaç doğrultusunda mera alanının dört farklı yöneyine birer kafes yerleştirilmiştir. Nisan ayından Ekim ayına kadar her ay bu kafeslerden ot örneği alınarak, çalışma devam ettirilmiştir. Çalışmada; bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötr deterjanda çözünmeyen lif (NDF), sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT) ve nispi yem değerine (NYD) ait verim ve kalite unsurları incelenmiştir. Çalışma sonucunda; bitki boyu 9,1-27,0 cm, yeşil ot verimi 179-911 kg/da, kuru ot verimi 173-371 kg/da, ham protein oranı %10,7-21,1, ham protein verimi 21,4-57,2 kg/da, ADF oranı %24,1-49,1, NDF oranı %36,3-65,0, sindirilebilir kuru madde oranı (SKM) %50,7-70,1, kuru madde tüketimi %1,86-3,34 ve nispi yem değeri ise 73,3-182,4 aralığında değişim gösterdiği tespit edilmiştir. Ormanardı köyü merası için otlatma mevsiminin Mayıs ile birlikte başlaması gerektiği, en iyi verim ve kalite sonuçlarının Mayıs ve Haziran aylarından elde edildiği, bu aylardan sonra hem verim hem de kalite açısından düşüşler olduğu tespit edilmiştir.

Halit Tarhan
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl sulu koşullarında farklı ekim zamanlarının bazı aspir (Carthamus tinctorius L.) çeşitlerinde verim ve kalite üzerine etkisi

2015 yılında yapılan çalışma Bingöl ilinde Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezine ait Alanda yürütülmüştür. Deneme 8-14-20 ve 25 Mayıs olmak üzere 4 ayrı tarihte ekimi yapılmıştır. Denemede Balcı, Remzibey-05 ve Dinçer olmak üzere 3 ayrı aspir çeşidi kullanılmış, bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulup yürütülmüştür. Denemede bitki boyu (23,9-42,3 cm), bitki başına dal sayısı (2,2-4,5 adet), bitki başına tabla sayısı (4,2-7,5 adet), tabladaki tohum sayısı (20,2-34,8 adet), bin tane ağırlığı (33,8-41,2 g), tohum verimi (70,4-101,7 kg/da), ham yağ oranı (%17,5-%28,6) ile ham protein oranları (%18,9-%24,3) gibi verim unsurları incelenmiştir. Deneme sonuçlarına göre; ekim zamanı geciktikçe bitki boyunda, tabladaki tohum sayısında ve 1000 tane ağırlığında düşüş olduğu belirlenmiştir. Ekim zamanları çeşitlerle birlikte değerlendirildiğinde bitki boyu en yüksek 8 Mayıs ekim zamanında Remzibey-05 çeşidinden (42.3 cm), en düşük 25 Mayıs ekim zamanında Dinçer çeşidinden (23.9 cm) saptanmıştır. En yüksek tohum verimi 8 Mayıs ekim zamanında (101,7 kg/da) Dinçer çeşidinden, en düşük tohum verimi 25 Mayıs ekim zamanında (70,4 kg/da) yine aynı çeşitten elde edilmiştir. En yüksek ham yağ oranı 8 Mayıs ekiminde Dinçer çeşidinden (%28,6), en düşük ise Remzibey-05 çeşidinde 25 Mayıs ekim zamanında (%17,5) saptanmıştır. Ham protein oranı en yüksek 14 Mayıs ekiminde Dinçer çeşidinden (%24,3), en düşük ise 20 Mayıs ekiminde Remzibey-05 çeşidinden elde edilmiştir. Bir yıllık çalışma sonucuna göre Dinçer çeşidinin ve 8 Mayıs ekim zamanının ümitvar olduğu belirlenmiştir.

Filiz Ekin
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl ekolojik koşullarında farklı ekim zamanlarının bazı nohut(Cicer arietinum L.) genotiplerinde verim ve verim özelliklerine etkisi

Bu çalışma Bingöl ekolojik koşullarında bazı nohut (Cicer arietinum L.) genotiplerinde farklı ekim zamanlarının verim ve verim özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla, 2018 yılında yazlık olarak Bingöl ili merkez Sarıçiçek köyü arazisinde yürütülmüştür. Denemede Yerel, ILC-482 ve Yaşa-05 nohut genotipleri kullanılmıştır. Araştırma 4 ekim zamanlı, 3 adet nohut çeşidi ile üç tekerrürlü tesadüf blokları deneme deseni uygulanarak yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan nohut genotiplerine ait bitki boyu, ana dal sayısı, ilk bakla yüksekliği, baklada tane sayısı, bitkide tane sayısı, bitkide bakla sayısı, bitki verimi, tane verimi, 100 tane ağırlığı, protein oranı, hasat indeksi ile çıkış süresi, çiçeklenme süresi ve vejetasyon süresi değerlerine ait gözlem ve ölçümler alınmıştır. Çalışmamızda bitki boyu 36,00-45,80 cm, ilk bakla yüksekliği 16,80-24,60 cm, ana dal sayısı 1,73-2,80 adet, bitkide bakla sayısı 14,66-37,66 adet/bitki, bitkide tane sayısı 15,60-39,31 adet/bitki, baklada tane sayısı 0,9-1,09 adet/bitki, 100 dane ağırlığı 25,02 - 34,39 g , bitki verimi 4,26-14,93 g, tane verimi 17,08- 80,40 kg/da, hasat indeksi ile %23,16-39,61, çıkış süresi 12-14,3 gün, çiçeklenme süresi 43,3-46,3 gün, olgunlaşma süresi 75,6-83,6 gün ve protein oranı %15,14- %18,06 arasında değişim göstermiştir. Uygulamalar arasında 80,40 kg/da olarak kaydedilen en yüksek tane verimi 03 Nisan tarihinde yapılan üçüncü ekim zamanındaki ILC-482 çeşidinden elde edilmiştir. Üçüncü ekim zamanındaki verim düzeyi ile ILC-482 çeşidi 45,80 cm bitki boyuna, 22,60 cm ilk bakla yüksekliğine, 2,20 adet ana dal sayısına, 37,66 adet bitkide bakla sayısına, 32,20 adet bitkide tane sayısına, 1,04 baklada tane sayısına, 31,81 g 100 dane ağırlığına, 10,50 g bitki verimine, %35,48 hasat indeksine, 12,33 çıkış süresine, 44,7 çiçeklenme süresine, 77,3 olgunlaşma süresine ve %16,60 protein oranına sahip olmuştur. Anahtar Kelimeler: Nohut, Cicer arietinum L. ekim zamanı, verim, verim özellikleri, protein oranı.

İbrahim Beykara
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin Bingöl ili ekolojik koşullarında morfolojik ve bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma bazı buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin Bingöl ili koşullarında morfolojik ve kalite özeliklerini belirlemek amacıyla, 2017-2018 yılı yetiştirme döneminde Bingöl ili Genç MYO'nun deneme tarlasında yürütülmüştür. Denemede 53 adet buğday çeşidi tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada kullanılan buğday çeşitlerine ait bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakcık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, başaklanma gün sayısı, metrekarede başak sayısı, dekara tane verimi, hasat indeksi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein oranı, glüten miktarı, glüten indeks, sedimantasyon, gecikmeli sedimantasyon, nem miktarı, değerlerine ait gözlem ve ölçümler yapılmıştır. Çalışmamızda; bitki boyu 61,03-126,7 cm, başak uzunluğu 6,31-10,04 cm, başakta başakcık sayısı 10-17 adet, başakta tane sayısı 8,3-34,3 adet, başakta tane ağırlığı 0,39-1,51 gr, başaklanma gün sayısı 186-204 gün, metrekarede başak sayısı 193,3-419,0 adet, tane verimi 165,55-767,19 kg/da, hasat indeksi %33,91-61,04, protein oranı %8,9-14,3, bin tane ağırlığı 35,6-56,0 gr, hektolitre ağırlığı 71,96-80,32 kg/hl, glüten miktarı %13,1-42,4, glüten indeks %33,6-94,3, sedimantasyon 12,0-50,6 ml, gecikmeli sedimantasyon 11,6-59,6 ml, nem miktarı %9,7-12,9 arasında değişim göstermiştir.

Ayşe Fırat
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rize şartlarında farklı bitki sıklığı ve biçimsayılarının şeker otu (Stevia rebaudiana bertoni L.) bitkisinin verim ve kalite parametreleri üzerine etkisi

ÖNSÖZ ġahsıma çalıĢma konusunu veren, tez çalıĢmaları süresince benden yardımlarını bilgi birikimini ve desteğini esirgemeyen, çalıĢmaların tamamlanabilmesi için gerekli desteği veren yol gösteren bu çalıĢmanın her adımında özenle ilgilenen danıĢman hocam Sayın Prof. Dr. Erkan BOYDAK'a teĢekkür ederim. Tez çalıĢmasında benden yardım ve bilgilerini esirgemeyen Adana Alparslan TürkeĢ Bilim ve Teknoloji Üniversitesi laboratuarında Ģeker değerlerinin analizinde yardımcı olan Sayın Prof. Dr. Osman KOLA'ya, Doktora öğrencisi sayın Nurten CENGĠZ'e asistan ve yüksek lisans öğrencilerine, ayrıca Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesinden hocalarıma, Asistan ve çalıĢanlarına teĢekkürlerimi sunarım. Tez çalıĢmam sırasında kolaylık sağlayan Eski Hayrat Çay Fabrika Müdürü Sayın Yavuz Ak'a, Hayrat Çay Fabrikası Müdürü Sayın Bülent REĠSOĞLU'na, arazisinde deneme parselinin kurulmasına izin veren Aslan NURAL ve Erol NURAL'a, ġeker otu'nun kurutulmasında ve ölçülmesinde yardımcı olan Ġsmail CANEL'e, Murat YILDIRIM'a, Oktay KAHVECĠ'ye, Servet YĠĞĠT'e, Mümin ÇALIġKAN'a, Hayrat Çay Fabrikasında görevli memur, iĢçi ve tüm çalıĢma arkadaĢlarıma ayrı ayrı teĢekkür ederim. Eğitim ve öğretim hayatım boyunca desteklerini eksik etmeyen, maddi ve manevi olarak yaptıkları fedakârlıklarla bugünlere gelmemde en büyük katkı sahibi olan; baĢta rahmetli babam ile rahmetli annem, kardeĢlerim, çocuklarım ile benden yardım ve desteğini esirgemeyen dünyalar güzeli Hanımağam'a teĢekkürü bir borç bilirim.

İrfan Omay
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı ağır metal uygulamalarının tane sorgum çeşitlerinde ağır metal birikimi, morfolojik ve yem kalite özelliklerine etkisi

Bu araştırma, bazı tane sorgum (Sorghum bicolor L.) çeşitlerinde kadmiyum (Cd), krom(Cr) ve nikel (Ni) uygulamalarının, bitkilerde meydana gelen ağır metal birikimi (bitki organlarındaki dağılımı), morfolojik özelliklere olan etkisi ve yem kalite özelliklerindeki değişimi incelemek amacıyla sera koşullarında yürütülmüştür. Araştırmada; Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden temin edilen üç farklı tane sorgum çeşidi (Akdarı, Beydarı ve Öğretmenoğlu) bitkisel materyal olarak kullanılmıştır. Çalışma, kadmiyum elementi için bölünmüş parseller deneme desenine (3 çeşit x 1 element x 6 doz x 3 tekerrür) göre, krom elementi için bölünmüş parseller deneme desenine (3 çeşit x 1 element x 6 doz x 3 tekerrür) göre, nikel elementi için bölünmüş parseller deneme desenine (3 çeşit x 1 element x 6 doz x 3 tekerrür) göre kurulmuş ve 3 ayrı deneme şeklinde yürütülmüştür. Uygulanan kadmiyum (Cd) dozları 0, 25, 50, 75, 100, 125 ppm, krom (Cr) dozları 0, 50, 100, 200, 300, 400 ppm ve nikel (Ni) dozları 0, 100, 200, 300, 400 ve 500 ppm şeklindedir. Araştırmada uygulanan Cd ve Ni için; bitki boyu, bitki gövde çapı, salkım uzunluğu, bin tane ağırlığı, gövde oranı, yaprak oranı, salkım oranı, kökte birikim, gövdede birikim, yaprakta birikim, tanede birikim, toprakta birikim, tanen oranı, ham protein oranı, yağ oranı, ADF(asit deterjanda çözünmeyen lif), NDF (nötral deterjanda çözünmeyen lif), SKM (sindirilebilir kuru madde), KMT (kuru madde tüketimi) ve NYD (nispi yem değeri) oranları incelenmiştir. Cr elementinin uygulandığı bitkilerde salkım oluşumu gerçekleşmemiş ve incelenen özellikler bitki boyu, bitki gövde çapı, gövde oranı, yaprak oranı, kökte birikim, gövdede birikim, yaprakta birikim ve toprakta birikim şeklinde olmuştur. Araştırmada kadmiyuma ait, çeşit x doz interaksiyonu bakımından incelenen, salkım oranı, kökte birikim, gövdede birikim, yaprakta birikim, tanede birikim, toprakta birikim, tanen oranı, yağ oranı, NDF (nötral deterjanda çözünmeyen lif), KMT (kuru madde tüketimi) ve NYD (nisbi yem değeri) (P<0.01); bitki boyu, bin tane ağırlığı, gövde oranı, ham protein oranı, ADF(asit deterjanda çözünmeyen lif), SKM (sindirilebilir kuru madde) (P<0.05) özelliklerinde istatistiki olarak farklılıklar belirlenmiştir. Ayrıca krom (Cr) ve nikel (Ni) için belirtilen tüm özelliklerde çeşit x doz interaksiyonu (P<0.01) önemli bulunmuştur. Çalışmada Cd' nin en fazla köklerde yoğunlaştığı ve bitkinin toprak üstü organlarına tüm çeşitlerde taşındığı ancak Akdarı çeşidinde taneye olan taşınımın Beydarı ve Öğretmenoğlu çeşitlerinden neredeyse 5 katı fazla olduğu belirlenmiştir. Çeşitlerin morfolojik özelliklerinin 25 ppm Cd ve üzerindeki seviyelerde olumsuz etkilendiği görülmüştür. Yem kalite özelliklerinde Cd stresinde doz artışına bağlı olarak değişimler gözlemlenmiştir. Krom stresinde bitkilerde salkım ve tane oluşumu gerçekleşmemiş ve tüm çeşitlerde tüm dozlarda morfolojik özellikler olumsuz etkilenmiştir. Ayrıca çalışmada kullanılan tane sorgum çeşitlerinin tamamında en yüksek Cr konsantrasyonuna bitkilerin yapraklarında rastlanılmıştır. Ni stresi altında bitkilerin morfolojik özellikleri genelde 200- 300 ppm seviyelerine kadar olumlu olsa da üzerindeki dozlarda olumsuz etkiler gözlemlenmiştir. Ni birikimi tüm çeşitlerde en fazla bitkilerin kök bölgesinde belirlenirken, en az birikim yine tüm çeşitlerde bitkilerin gövdesinde belirlenmiştir. Yem kalite özelliklerinde Ni stresi altında değişimler gözlemlenmiştir. Sonuç olarak çalışmada tane sorgum çeşitleri kullanılmış ve asıl amacın taneye ağır metal taşınımının belirlenmesi olduğu için Akdarı çeşidinin kadmiyum (Cd) ile bulaşık alanlar için uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Krom stresinde bitki tane oluşturamamıştır ve krom ile bulaşık alanlarda verim amaçlı yetiştiricilik önerilmemektedir. Ni stresi altında bitkiler bazı dozlara kadar nikeli besin elementi olarak algılamış olabildiği ihtimali ile etkiler olumlu ise de bazı dozlardan itibaren nikel ağır metal olarak olumsuz etki göstermiş ve nikelin bitki organlarına dağılımı köklerde yoğunlaşmış ve tüm bitkide varlığı gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tane Sorgum, Kadmiyum, Krom, Nikel, Morfolojik Özellik, Ağır Metal Birikimi, Yem Kalite Özellikleri

Hava Şeyma Yılmaz
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl koşullarında karabuğday için uygun ekim zamanının belirlenmesi

Bu tez çalışması; Bingöl koşullarında karabuğday için uygun ekim zamanının belirlemesi amacıyla, 2018-2019 yetiştirme sezonunda Bingöl Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Alanında yürütülmüştür. Bu bağlamda tescilli olan Aktaş ve Güneş çeşitleri kullanılarak çalışma, tesadüf blokları farklı deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada, karabuğday çeşitlerine dört farklı ekim zamanı (25 Nisan, 5 Mayıs, 15 Mayıs, 25 Mayıs) olacak şekilde ekim yapılmıştır. Karabuğday çeşitlerinde bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, tane verimi, yaprak oranı, bin tane ağırlığı, ham protein oranı, ham protein verimi, ham kül oranı, (ADF) asit deterjanda çözünmeyen lif değeri, (NDF) nötral deterjanda çözünmeyen lif değeri, (SKM) sindirilebilir kuru madde, (KMT) kuru madde tüketimi ve (NYD) nispi yem değeri gibi parametrelere ait değerler irdelenmeye çalışılmıştır. Bu tez kapsamında incelenen özellikler arasında; ham kül oranı istatistiksel açıdan önemsiz olduğu görülürken, yaprak oranının istatistiksel açıdan p≤0,05 düzeyinde önemli olduğu görülmüştür. Bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, bin dane ağırlığı, tane verimi, ham protein oranı, ham protein verimi, ADF, NDF, SKM, KMT ve NYD değerlerinin ise p≤0,01 düzeyinde çok önemli olduğu gözlenmiştir. Elde ettiğimiz sonuçlarda; bitki boyunun 48,92-55,56 cm, ham kül oranının %2,29-2,60, yeşil ot veriminin 269,75-410,00 kg/da, yaprak oranının %7,89-15,91 kuru ot veriminin 100,21-142,30 kg/da, bin dane ağırlığının 15,94-19,38 g, tane veriminin 91,00-153,95 kg/da, ham protein oranının %8,76- 9,88, ham protein veriminin 8,90-12,70 kg/da, ADF değerinin %40,19-42,04, NDF'nin %43,51-45,11, SKM değerinin %56,15-57,59, KMT değerinin %2,66-2,77 ve NYD değerinin 118,84-123,12 arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç olarak; Bingöl ilinde yapılacak karabuğday ekimlerinin Nisan ayının son haftasında yapılması ve mevcut iki çeşit arasında da Güneş çeşidinin tercih edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Karabuğday, Bingöl, ekim zamanı, verim.

Remziye Alkay
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muş ili merkez ilçesi Kıyıbaşı Köyü merasının farklı yöneylerinin verim ve botanik kompozisyonunun belirlenmesi

Bu çalışma Muş İli, Merkez İlçesi, Kıyıbaşı Köyü'ndeki doğal bir mera alanının yöneyler itibariyle botanik kompozisyon ve verim bakımından değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada; mera yöneylerinde baskın türler, bitki ile kaplı alan, bitki ile kaplı alanda botanik kompozisyon, kuru ot verimi, ağırlığa göre botanik kompozisyon, frekans, otlatma kapasitesi, ham protein verimi, ham protein oranı, ham kül oranı, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötr deterjanda çözünmeyen lif (NDF), sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT) ve nispi yem değeri (NYD) özellikleri araştırılmıştır. Çalışmada; meraya ait bitki ile kaplı alan oranı %85,8 iken, kaplama alanına göre botanik kompozisyonda buğdaygiller oranı %39,37, baklagiller oranı %15,15 ve diğer familya bitkileri oranı ise %33,55'tir. Buğdaygiller %46,6 ile en fazla Doğuda ve istatistiki olarak aynı grupta olan Kuzeyde, diğer familya bitkileri ise en fazla Batı %41,2 ve istatistiki olarak aynı grupta olan Güney ve Doğu yöneylerinde bulunmuştur. Merada en yaygın türlerin; Aegilops umbellulata %50,56, Minuartia hamata Mattf. %23,75, Medicago minima L. %13,00, Stipa lagascae L. %10,75 ve Festuca rubra %10,50 olduğu saptanmıştır. Meranın kuru ot veriminin, mera yöneylerine göre 30,37-55,97 kg/da aralığında olduğu ve mera kesimlerinin kuru ot verimi bakımından istatistiksel olarak %1 derecesinde öneme sahip olduğu belirlenmiştir. Meranın otlatma kapasitesi 51 Hayvan Birimi olarak bulunmuştur. Ağırlığa göre botanik kompozisyonda buğdaygiller %56,57 iken, baklagiller %7,48 ve diğer familya bitkileri %36,00 oranında bulunmuş olup; ağırlığa göre botanik kompozisyon içinde tüm yöneylerde buğdaygillerin oranının yüksek olduğu saptanmıştır. Meradaki kuru otun en yüksek ham protein oranının %14,37 Doğu ve istatistiki olarak aynı grupta olan Güney ile Batıda olduğu belirlenmiştir. Ham protein verimi, mera yöneylerine göre 3,31 kg/da ile 7,68 kg/da arasında değişmiş ve mera yöneylerinde istatistiksel olarak %1 önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda; Ham kül, NDF, ADF, SKM, KMT oranları ve NYD sırası ile %6,4-8,7, %57,0-59,8, %21,2-34,0, %62,4-72,3, %2,00-2,10 ve 102,0-112,5 arasında belirlenmiştir. Çalışılan merada 21 familyaya ait 55 cins ve 66 takson belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yöney, kuru ot verimi, ham protein oranı, mera, botanik kompozisyon

Hatice Tanrıverdi
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı aspir (Carthamus tinctorius L.) çeşitlerinde farklı tuzkonsantrasyonlarının çimlenme ve çıkış üzerineetkisi

Bu çalışma; Aspir çeşitlerinin çimlenme ve çıkış dönemlerinde tuz (NaCl) stresine karşı tepkilerini belirlemek amacıyla 2018 yılında Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi laboratuvarında yürütülmüştür. Denemelerde Asol, Balcı, Dinçer, Linas ve Olas çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada aspir tohumlarına çimlenme ve çıkış döneminde saf su (kontrol) ile 3 farklı NaCl (100 mM, 200 mM ve 300 mM) dozu stres için uygulanmıştır. Çimlenme denemesi, petri kaplarında tesadüf parselleri faktöriyel deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak iklim dolabında karanlıkta (25 °C) yürütülmüştür. Çıkış denemesi ise torf (3/4), perlit (1/4) karışımı ve kum ile doldurulan kaplarda tesadüf parselleri faktöriyel deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak iklim dolabında (25 °C) yürütülmüştür. Çimlenme oranı (%), ortalama çimlenme süresi (gün), hassaslık indeksi, çimlenme indeksi, çıkış oranı (%), ortalama çıkış süresi (gün), fide uzunluğu (mm), kök uzunluğu (mm), yaş fide ağırlığı (g), yaş kök ağırlığı (g), kuru fide ağırlığı (g), kuru kök ağırlığı (g), tuza tolerans yüzdesi (%) ve çıkış indeksi özellikleri incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; aspir çeşitlerinin çimlenme oranı %69-100, hassaslık indeksi 1,00-1,67, çıkış oranı %5,00-97,50, fide uzunluğu 13,4-115,9 mm, yaş fide ağırlığı 0,077-0,476 g, yaş kök ağırlığı 0,11-0,061 g, tuza tolerans yüzdesi %11,4-28,6 arasında tespit edilmiştir. Denemenin sonucunda; tuz oranlarının artmasıyla birlikte çimlenme süresi, (gün) hassaslık indeksi ve ortalama çıkış süresi (gün) değerleri önemli bir şekilde artmıştır. Çimlenme indeksi, çıkış oranı (%), fide uzunluğu (mm), kök uzunluğu (mm), yaş fide ağırlığı (g), yaş kök ağırlığı (g), kuru fide ağırlığı (g), kuru kök ağırlığı (g), tuza tolerans yüzdesi (%), ve çıkış indeksi önemli bir şekilde azalmıştır. Çeşitler çimlenme ve çıkış denemelerinde NaCl'ye tolerans yönünde farklı tepkiler göstermişlerdir.

Mustafa Kurtuluş
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı leonardit ve tuz seviyelerinin fasulyenin (Phaseolus vulgaris L.) fide gelişimi üzerine etkisi

Bu araştırma Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi kontrollü iklimlendirme odasında, farklı tuz ve leonardit seviyelerinde fasulyenin (Phaseolus vulgaris L.) fide aşamasında tuz stresine olan tepkisinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada bitki materyali olarak Göynük-98 fasulye çeşidi kullanılmıştır. Tuz stresi için sodium chloride (NaCl)'in 4 dozu (0, 50, 100, 150 mM), leonardit için ise 0, 20, 30 ve 40 g/kg dozları uygulanmıştır. Çalışmada kök uzunluğu, sürgün yaş ve kuru ağırlıkları, bitkide yaprak sayısı ve bazı makro ve mikro elementlerin alımına etkisi parametreleri incelenmiştir. Alınan sonuçlara göre, kök uzunluğu, sürgün uzunluğu, kök yaş ağırlığı ve sürgün yaş ağırlığı bakımından gerek leonardit ve gerekse tuz dozlarının istatistiki manada etkili olduğu tespit edilmiştir. Makro ve mikro elementlerin alımına bakıldığında K ve P miktarı azalırken, Na miktarında ise artış gözlemlenmiştir. Leonardit uygulamalarında ise K ve Na miktarında artış kaydedilirken, P miktarında ise nispi bir değişim gözlemlenmemiştir. Leonardit kullanımının tuza maruz bırakılan fasulye bitkisinin gelişimine ve iyon alımına olumlu etki yaptığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Tuz konsantrasyonu, leonardit, fasulye.

Ümit Kiyas
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı tuz konsantrasyonlarının bazı kolza (Brassica napus L.) çeşitlerinin çimlenme ve çıkışı üzerine etkisi

Bu çalışma 2018 yılında farklı tuz konsantrasyonlarının çimlenme ve çıkış üzerine etkisini belirlemek amacıyla Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri laboratuvarında, kontrollü koşullardaki iklim odasında ve inkübatörde yürütülmüştür. Araştırma " Tesadüf Parselleri Faktöriyel Deneme" desenine göre dört tekerrürlü olarak, 20±1.0 Co'lik sabit ortam sıcaklığına sahip kontrollü kabin içerisinde karanlık koşullarda gerçekleştirilmiştir. Denemede; Süzer, Samibey, Licord, NK Karavel ve Orkan kolza tohumları ve tuzun kontrol ile beraber 25, 50 ve 75 mMol dozları kullanılmıştır.

Ahmet Kendal Balcı
Bingol University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00