Biruni University
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Biruni University

29

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Duygu tanıma için derin öğrenme modellerinin karşılaştırılması ve uygulanabilirliği

Bu tezde, çeşitli yüz ifadelerini tanımlamak ve sınıflandırmak için derin öğrenme mimarileri kullanılarak duygu tespiti alanında bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, öfke, küçümseme, iğrenme, korku, mutluluk, tarafsızlık, üzüntü ve şaşkınlık gibi farklı yüz ifadelerini ayırt etmektir. Çalışma, DenseNet121, EfficientNetB5, MobileNetV2, ResNet50, VGG16 ve YOLOv8m-cls gibi bilgisayarla görme ve makine öğrenimi alanında farklı özellik ve yeteneklere sahip iyi bilinen modellerin kullanım nedenlerini ve bu modellerin karşılaştırmalı sonuçlarını içermektedir. Araştırma süresince, çeşitli duygusal ifadeler içeren veri setleri titizlikle hazırlanmış ve kapsamlı model eğitimi ve değerlendirmesi sağlanmıştır. Veri setleri, özellik çıkarma sürecini iyileştirmek ve potansiyel önyargıları azaltmak için ön işleme tabi tutulmuştur. Daha sonra, her model yüz ifadelerini doğru bir şekilde tespit etmek ve sınıflandırmak için performanslarını optimize edecek gerekli yöntemlerle eğitilmiştir. Sonuçlar, her mimarinin doğruluğunu ve zayıf yönlerini açığa çıkararak, gerçek dünya senaryolarındaki uygulanabilirliklerini aydınlatmıştır. Bulgular, belirli kullanım durumları ve hesaplama kısıtlamaları için uygun modellerin seçilmesinin önemini vurgulamaktadır. Gelecekte, bu araştırma, duygu tespiti tekniklerinin daha fazla araştırılmasını ve geliştirilmesini destekleyerek sağlık hizmetleri, insan-bilgisayar etkileşimi ve duygusal bilişim gibi çeşitli alanlarda faydalar sağlayabilir. Verilen modeller arasında en yüksek doğruluk değerine %89 ile YoloV8m-cls modeli erişirken, en kötü performans ve en büyük kayıplar ise %60 doğruluk ile VGG16 modeli gösterdiği için uygun bir yöntem değildir.

Mesut Uysal
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Saha uygulama projesi amaç ve hedeflerinin uygulamalar üzerinden incelenmesi

Tasarım aşamasında projenin iyi incelenmesi ve bütün detayların düşünülmesi en uygun; maliyeti, zamanı ve kaliteyi elde etmek için önemlidir. İnşa edilecek yapının yapım, yönetim ve maliyet hesaplarını yaparken, kaynak olarak kullanılabilecek temel bir projeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda, saha uygulama projeleri önem kazanmaktadır. Saha uygulama projeleri inşaata başlanmadan önce uygun detay, malzeme seçimi ve doğru kararları vermede yapılan önemli bir çalışmadır. Saha uygulama projeleri, inşa edilecek olan bir yapının mimari, statik, elektrik, mekanik ve diğer tüm çalışma dallarının işlevleri bir arada düşünülerek sonuca odaklı hazırlanan detaylı bir proje dokümanıdır. Kimi durumlarda tasarım aşamasında çözülememiş olan detayların, uygulamada istenmeyen sonuçlara yol açabildiği ön görülmektedir. Ön görülen problemlere, proje çizimleri başta olmak üzere uygulama öncesinde yapılacak tüm müdahaleler ile inşa aşaması, süre ve maliyet açısından başarılı olacaktır. Bu çalışmada; Duvar uygulama projesi, duvardaki elektrik elemanları uygulama projesi, asma tavan uygulama projesi, zemin döşeme karotajı uygulama projesi, duvar kaplama lejant projesi, ıslak hacim detay ve karotaj uygulama projesi, ahşap ve mobilya uygulama projesi başlıkları altında detay projeleri hazırlanmıştır. Yapılan saha uygulama proje çalışmaları ile uygulama süreci planlanarak, karşılaşabilecek sorunlar önceden görülmekte olup, uygulama denetim ve yönlendirme aşamaları kolaylaştırılarak şantiye sürecinin güvenli bir şekilde sonuçlandırılacağı değerlendirilmiştir.

Muhammed Batuhan Çoban
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nomex (bal peteği) kompozit malzemesinin frezelenmesinin araştırılması

Kompozit malzemeler, çeşitli yapısal özelliklere sahip iki veya daha fazla malzemenin birleşimiyle oluşturulan malzemelerdir. Bu tür malzemeler genellikle bir matris ve güçlendirici lifler veya dolgu maddeleri içerir. Kompozitlerin özellikleri, kullanılan bileşenlerin türüne ve düzenlenmesine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Nomex, bal peteği yapısında üretilen ve havacılık, uzay, denizcilik, otomotiv gibi sektörlerde sıkça tercih edilen bir malzemedir. Yüksek mukavemet, hafiflik ve yanmazlık gibi üstün nitelikler sunar. Çekirdek yapısı kare prizma, altıgen prizma gibi farklı geometri ve boyutlarda üretilebilir, ancak anizotropik yapıları nedeniyle işlenmeleri zordur. Bu tür kompozitler genellikle perçin ve cıvata gibi bağlantı elemanlarıyla birleştirilir ve CNC frezeleme işlemi ile bağlantı yuvaları veya istenen yüzeyler oluşturulur. Bu araştırmada, CNC frezeleme işlemi sırasında meydana gelen kesme kuvvetleri ve işlem sonrası oluşan delaminasyonlar incelenmiştir. Araştırmanın amacı, en uygun kesici takım geometrisi, fener mili hızı ve ilerleme hızını belirlemektir. Deneylerde cam lif prepreg kaplı Nomex balpeteği sandviç malzeme kullanılmış, helisel üç ağızlı (RRFE060) ve iki ağızlı kırıcı tip (RCFE060) kesici takımlarla çalışılmıştır. Farklı ilerleme hızları (150, 300, 450, 600, 750 mm/dk) ve fener mili hızları (2500, 7500 dev/dk) kullanılarak kanal açma yöntemi uygulanmıştır. Kesme kuvvetleri dinamometre ile ölçülmüş ve açılan kanalların görüntüleri üzerinden delaminasyon sonuçları değerlendirilmiştir. Genel olarak, fener mili hızı 7500 dev/dk iken kesme kuvvetlerinin ve kesilmemiş lif sayısının belirgin şekilde azaldığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, ilerleme hızı arttıkça delaminasyonların arttığı ve kesme kuvvetlerinin yükseldiği görülmüştür. RRFE060 kesici takımla yapılan işlemede, RCFE060'a kıyasla daha yüksek kesme kuvvetleri elde edilmiştir.

CNC frezelemePolimer kompozitler
Mehmet Esad Nacar
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

IoT-enabled smart remote monitoring of hydroponic fodder systems

Bu tez çalışmasında, küçükbaş ve büyükbaş hayvanların yıl boyunca taze hasıl ile beslenmesinde kullanılan yapay iklimlendirmeli hasıl sisteminin herhangi bir yer ve zamanda internet üzerinden gerçek zamanlı olarak izlenebilmesi için sensörler içeren devre tasarlanmıştır. Tasarlanan devre ve sensörler sayesinde toplanan gerçek zamanlı çevresel veriler yine açık kaynak işletim sistemi ve uygulamalar kullanılarak hazırlanan sunucuya gönderilmiştir. Bu sistemin merkez birimi olarak çalışan ESP32 geliştirme kartına bağlanan ısı, nem ve ışık sensörleri aracılığıyla toplanan gerçek zamanlı veriler MQTT protokolü kullanılarak üniversitemizin mevcut kablosuz ağı eduroam ya da 4G mobil şebeke üzerinden MQTT aracısı olan Mosquitto uygulamasına şifreli olarak aktarılacak şekilde hazırlanmıştır. Bu uygulamada toplanan veriler aynı sunucu üzerinde çalışan zaman serisi veritabanı olan InfluxDB üzerinde tanımlanan ilgili kovalara iletilmiş ve bu kovalarda toplanan ortam verileri de Node-RED akışları ile hazırlanan arayüz sayesinde yetkilendirilmiş kullanıcılar tarafından gerçek zamanlı ya da belirlenen tarih aralığı için izlenebilmesi sağlanmıştır. Bunun yanı sıra mobil cihazlarla da uyumlu olarak hazırlanan web arayüzünün doğrudan MQTT istemcisi olarak da yapılandırıldığı için gerçek zamanlı şekilde sensor değerlerini görüntüleyebilmesi sağlanmıştır. Ayrıca yetkili kullanıcılar tarafından tanımlanmış eşik değerlerin dışına çıkılması durumunda da yine belirlenen kullanıcılara alarmlar ve bildirimler gönderilmesi için gerekli işlemler yapılmıştır. Toplanan verilerin görselleştirilmesi için de Grafana ile oluşturulan grafikler kullanıcılara sunulmuştur. Çalışma sonucunda; kurulan izleme sistemi sayesinde insan gücü ve etkisi asgari seviyeye indirilmiş ve tahılların sindirilmesini kolaylaştıran nişastanın hidrolizlenmesi sürecini direk olarak etkileyen sıcaklık, nem gibi çevresel etkilerin hassas kontrolü sağlanabilmiştir.

Tarık Kabak
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mağaralardan izole edilen mikroorganizmaların antimikrobiyal aktivitelerinin değerlendirilmesi, doğal antimikrobiyal bileşiklerin karakterizasyonu ve saflaştırılması

Bu tez çalışmasında mağaralardan izole edilen mikroorganizmaların antimikrobiyal aktivitelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Patojenlere karşı test edilen 170 Gram pozitif bakteri izolatından 41 izolat en az 1 test organizmasına karşı aktivite göstermiştir. 12 izolatın 2 test organizmasına, 9 izolatın ise 3 test organizmasına karşı etkili olduğu görülmüştür. Ekstrasellüler enzim testi sonuçlarına göre antimikrobiyal etkili izolatların %58' inin proteaz, %73'ünün katalaz, %39'unun amilaz, %7' sinin jelatinaz enzimi aktivitesi sergiledikleri görülmüştür. İzolatların %24'ünün ise EPS ürettikleri saptanmıştır. Birden fazla test mikroorganizmasına karşı etkili izolatlar arasından hem bakteriyel hem fungal izolatlara karşı aktivite gösteren 3 izolat filogenetik tanılama, kültür büyüme parametrelerinin optimizasyonu, antimikrobiyal bileşenlerin karakterizasyonu ve saflaştırılması çalışmaları için seçilmiştir. Dizi analizi ile yapılan tür tanılaması sonucunda izolatlar Arthrobacter sp. BP-2F-M, Rhodoccoccus erytropolis BP2G-M ve Streptomyces rubiginosohelvolus BP-K9D-M olarak tanımlanmıştır. Antimikrobiyal etkili maddenin karakterizasyonu HPLC analizi ve LC-Q-TOF MS analizi ile yapılmıştır. HPLC analizi ile izolatlardan elde edilen ekstraktların çeşitli fenolik asitler, organik asitler ve vitaminler açısından karakterizasyonu yapılmıştır. LCQ-TOF MS analizi sonuçlarına göre suşların streptomisin, kanamisin, oleandomisin, tetrasiklin kinolon türevleri, eritromisin, azitromisin, Arthrobacilin A, Rodostreptomisin A antibiyotikleri ürettikleri saptanmıştır. Antibiyotiklerin yanı sıra çeşitli sidereforlar, alkoloidler, peptidler gibi biyoteknolojik açıdan önemli bileşikler saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: aktinomiset, antimikrobiyal aktivite, doğal bileşikler, HPLC, LCQ-TOF MS

Fatma Seçil Çelik
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyabetik retinopati tanısına yönelik derin öğrenme tabanlı sınıflandırma

Diyabetik Retinopati (DR), diyabetli kişilerde gözün arkasındaki ışığa duyarlı doku tabakası olan retinanın kan damarlarını etkileyen görme kaybına ve körlüğe sebep olabilen bir komplikasyondur. DR hastalığın erken evrelerinde retinadaki kan damarlarının duvarı zayıflar ve çıkıntılar yapar. Bunun sonucunda doku şişer veya kan sızdırır. Bu durum görüntüleme cihazları ve doktor muayenesi ile tespit edilmektedir. Bu tez çalışmasında, DR hastalığının teşhisinde evrişimli sinir ağları (ESA) mimarileri kullanılarak en yüksek doğruluğun elde edilmesi için yaklaşım sunmaktadır. DR hastalığın ESA modelleri ile tespiti için literatürde yaygın kullanılan ve güncel beş sınıflı APTOS 2019 veri seti tercih edilmiştir. Yüksek sınıflandırma doğruluğu elde edebilmek için veri setinin orjinali yanında Grayscale ve Gaussian filtre kullanarak oluşturulan veri setleri ile üç farklı veri kümesine dönüştürülmüştür. Elde edilen üç farklı veri kümesi, görüntü tabanlı ESA mimarilerinden ResNET152V2, ResNet101V2, MobileNet, MobileNetV2, DenseNet169 ve NASNetLarge ile aynı optimum parametreler ile eğitilmiş ve test sonuçları değerlendirilmiştir. Modeller No DR, Mild, Moderate, Severe ve Proliferative DR olmak üzere beş farklı sınıflandırma uygulanmış ve sınıflandırma performansının değerlendirilmesinde doğruluk, kesinlik, duyarlılık ve f1 skoru metrikleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, orijinal APTOS 2019 veri kümesi üzerindeki eğitimlerde NasNetLarge modeli % 98,96, Grayscale filtreli veri kümesinde MobileNet V2 modeli %99,26 ve Gaussian filtreli model de ise MobileNet V2 % 99,54 ile en yüksek doğruluk değerlerine ulaşmıştır. Orjinal veri kümesine uygulanan filtrelerin sınıflandırma doğruluğunun artmasına katkı sağladığı görülmektedir. Sonuç olarak DR hastalığının teşhisi için Gaussian filtreli veri kümesinde MobileNetV2 modelinin kullanımının hastalık teşhisinde çok yüksek doğruluk ile sınıflandırma yaptığı görülmektedir.

Osman Ceylan
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arkeolojik alanlarda yapay zekâ destekli envanter takip yazılımı: ARKHESTOR

Bu tez çalışmasında, arkeolojik buluntuların dijital olarak kayıt altına alınması, sınıflandırılması, analiz edilmesi ve raporlanması için bir yazılım sistemi geliştirilmiştir. Sistem, arkeolojik kazı alanlarında buluntuların kaydedilmesi, depolanması, tasnif edilmesi, raporlanması ve akademik çalışmalar için analiz edilmesi süreçlerini verimli hale getirmeyi amaçlamaktadır. Yazılımın geliştirilmesi sürecinde; ön yüz geliştirme (frontend) için Vuejs, arka yüz (backend) için Laravel, veri tabanı olarak MySQL kullanılmıştır. Ayrıca benzer buluntuların tespiti için Python dili ve OpenCv, TensorFlow gibi kütüphanelerle makine öğrenmesi ve görüntü işleme teknikleri kullanılarak, Cosine Similarity benzerlik fonksiyonu ve EfficientNetB0 modeli seçilmiştir. Bu modelin, buluntuların özelliklerini çıkarma ve veritabanına kaydetme sürecinde yüksek doğruluk sağladığı gözlemlenmiştir. Cosine Similarity yöntemiyle yapılan analizlerde %92 doğruluk oranı elde edilmiştir. Bunun yanında geliştirilen yazılım, QR kod ve barkod teknolojileriyle buluntuların kaydını ve takibini kolaylaştırmaktadır. Sonuç olarak, geliştirilen yazılımın arkeologlara ve araştırmacılara kazı alanında buluntuların kayıt altına alınmasından, tasniflemeye ve raporlamaya kadar birçok alanda zaman kazandıracağı ve bilimsel analizleri hızlandıracağı düşünülmektedir.

Bilgisayar yazılım dilleriBilgisayar yazılımlarıKlasik arkeoloji
Can Yastıoğlu
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kademeli 2-normlu uzaylarda üç indisli diziler için lacunary istatistiksel yakınsaklık

Bu tez çalışmasında öncelikle konunun tarihsel süreçteki gelişimi ifade edildi. Daha sonra tezde kullanılan bazı önemli tanım ve temel sonuçlar verildi. Ardından normlu uzaylar, 2-normlu uzaylar, istatistiksel yakınsaklık ve lacunary yakınsaklık kavramlarından bahsedildi. Son kısımda kademeli 2-normlu uzaylarda üç indisli dizilerin lacunary istatistiksel yakınsaklığı incelendi.

Gülsüm Dermencioğlu
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kanser tedavisinde kullanılan bazı bifosfonatların kuantum kimyasal hesaplamaları ve moleküler kenetleme analizleri

Son on yılı aşkın bir süredir bifosfonatlar, osteoklastik aktivite üzerinde inhibitör etkileri ve antianjiojenik özellikleri nedeniyle kemik metastazlarıyla seyreden meme, prostat, akciğer kanserleri, multiple myeloma gibi malignitelerin, osteoporoz, osteopeni, paget hastalığı, osteogenezis imperfekta gibi sistemik sağlık sorunlarının standart tedavisinde kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında multiple myeloma tedavisinde kullanılan bazı ilaç etken maddelerinin kuantum kimyasal hesaplamaları ve moleküler kenetlenme analizleri gerçekleştirildi. İlaç etken maddelerinin deneysel karakterizasyon analizlerinde FTIR spektroskopisi, UV-Görünür bölge spektrofotometresi kullanılmıştır. Kuantum kimyasal hesaplamalar için Gaussian09 paket programı DFT/B3LYP/6311G ++(d,p) temel seti kullanılmıştır. Moleküllerin optimize geometrik parametreleri, titreşim modları, moleküler elektrostatik potansiyel (MEP) yüzey haritaları bu temel set kullanılarak hesaplanmıştır. HOMO-LUMO enerjileri için TD-DFT/B3LYP/6311G++(d,p) temel seti tercih edilmiştir.

Akılcı ilaç kullanımıKızılötesi spektroskopiMoleküler karakterizasyon
Cihat Yarar
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ramsar alanı yönetim etkinliği izleme aracı (R-Mett)'nın Burdur gölü sulak alanında uygulanması

Ülkemizin de 14 adet sulak alan kapsamında taraf olduğu Ramsar Anlaşması, sulak alanların sahip olduğu en önemli yönetim ve koruma aracıdır. Bu alanların yönetim etkililiğinin değerlendirilmesi mevcut çabaların başarısının ölçülmesine, geçmişte yapılan müdahalelerin alanın ekolojik yapısında nasıl bir etkiye yol açtığının tespitine ve gelecek yönetim stratejisinin belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Korunan Alan Yönetim Etkinliğinin İzlenmesi Aracı (METT)'nın, Ramsar Alanları için uyarlanmış hali olan R-METT'in Burdur Gölü özelinde uygulanmasıdır. Öncelikle Yönetim Etkinliği İzleme Aracı'nın son sürümü olan METT-4 ve Ramsar tarafından kabul edilen R-METT'in ortak ve eksik yönleri belirlenmiş, günümüz şartları ve ülkemiz sulak alanlarının sorunları dikkate alınarak form geliştirilmiştir. Bu çalışma ile R-METT analizi ülkemizde ilk defa bir Ramsar alanında uygulanmıştır. Yapılan değerlendirmelere göre; Burdur Gölü Sulak Alanı'nın genel yönetim etkinliği başarı düzeyi %50 ile "orta" düzeyde bulunmuştur. Alt kategorilerde ise başarı düzeylerinin "Ortam" yönünden %75 ve "planlama" yönünden %62 ile iyi; "girdiler" yönünden %52, "süreçler" yönünden %44, "sonuçlar" yönünden %54 ve "çıktılar" yönünden %44 ile "orta" düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu göl için mevcut durumda ve gelecekte en önemli "baskı ve tehdit" unsurlarının "Hidrolojik değişim" ve "İklim değişikliği" olduğu görülmüştür. Yönetim Etkinliğini İzleme Aracı uygulandığı sulak alanlarda; yasal, yönetsel, insani ve doğal sebeplere bağlı etkiler ile ekosistem hizmetlerinin nicel bir veriye dönüştürülmesini sağlamaktadır. Yönetim etkinliğinin izlenmesi; hedeflere ulaşmada, sorunları çözmede ya da gelecekteki olası tehditleri tespit etmede kolaylık sağlayarak alanın yönetim başarısının artmasına önemli katkılar yapmaktadır. Sonuç olarak, Yönetim Etkinliği İzleme Aracının (R-METT) başta Ramsar Alanları olmak üzere, ülkemizdeki diğer tescilli sulak alanlarda da uygulanması, yönetim etkinliğini arttıracak bir uygulama olarak görülmektedir.

Burdur GölüLimnolojiRamsar sözleşmesi+2
Ersan Berberoğlu
Biruni University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00