
4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Bitki doku kültürü sistemlerinde vitrifikasyon sorununun Aronya'da (Aronia melanocarpa) modellemesi ve çözüm önerileri
Bu tez çalışmasıyla in vitro koşullarda klonal mikroçoğaltım yöntemi ile çoğaltılan ve birçok odunsu bitki türünde de görülen vitrifikasyon (camsılaşma) sorununu Aronia melanocarpa'da modelleyerek, uygun bir vitrifikasyondan kurtarma protokolü geliştirmek ve bu soruna yönelik çözüm önerileri getirmek amaçlanmıştır. Araştırmada, sağlıklı klonlar kullanılarak farklı sükroz ve farklı benzilaminpurin (BAP) konsantrasyonlarında vitrifikasyon oluşturma protokolü (VOP) ile vitröz eksplantlar elde edilmiş; ardından bu eksplantlar tek doz IBA, farklı sükroz ve farklı BAP konsantrasyonlarındaki vitrifikasyon sonlandırma protokolüne (VSP) alınıp iyileşme süreci takip edilmiştir. Aronya eksplantlarında vitrifikasyonun başlama ve sonlanma zamanları, oranları ve morfolojik gözlemlerine, stomaların mikroskobik incelemelerine ve iklimlendirme sürecindeki morfolojik gözlemlerine de bulgularda yer verilmiştir. Çalışmanın sonucunda, vitrifikasyon oluşturma protokolünün BAP içeren çoğu MS besin ortamındaki eksplantlarda %11 ila %77 oranında vitrifikasyon gözlenmiştir. Oluşan vitrifiye yapılarda ise; vitrifikasyon sonlandırma protokolünün BAP'sız MS besin ortamlarında 13. günde %95'in üzerinde iyileşme görülürken; BAP'lı MS besin ortamlarında bu oran %26—%66 arasında değişen yüzdelerde kalmıştır. VSP'nin 31. günde ise; BAP'lı MS besin ortamlarındaki iyileşme oranı yükselerek %66 —%94 arasında farklılık göstermiştir. Böylece bu tez çalışması ile Aronia melanocarpa'nın in vitro koşullardaki klonal çoğaltımında eksplantlarda görülen vitrifikasyonun, vitrifikasyon sonlandırma protokolüne alınarak kurtarılabileceği ortaya konmuştur. Bu çalışma aynı zamanda diğer odunsu meyve türlerinde de sıkça görülen sözkonusu problemin çözülmesine yönelik fikir vereceği kanaatini oluşturmaktadır.
Ultraviyole uygulamaları, depolama sıcaklıkları ve sürelerinin bezelye (Pisum sativum L.) tohumlarında çimlenme performansı ve kalite üzerine etkilerinin araştırılması
Bu çalışma, farklı sürelerde UV-C radyasyonuna (5, 10 ve 20 dk) maruz kalan Utrillo bezelye çeşidi tohumlarının (Pisum sativum L.) farklı sıcaklık (15, 20 ve 25 °C) ve sürede (360 gün) depolanmasına bağlı olarak kalite ve çimlenme açısından tepkilerini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada, tüm analiz ve ölçümler depolamanın başlangıcı (0. gün), 90, 180, 270 ve 360. günlerinde yapılmıştır. Tohum nem içeriği UV-C ve depolama sıcaklığı uygulamalarında azalmıştır. Birim ağırlık, UV-C uygulama süresi ve depolama sıcaklığı artışı ile azalmış, depolama süresinin artışı ile azalış gösterse de depolamanın 360. gününde artış göstermiştir. Elektriksel iletkenlik değeri UV-C ve depolama sıcaklığına bağlı olarak artış gösterirken depolama süresi uygulamasında azalış tespit edilmiştir. Bezelye tohumlarının pH içeriği üzerinde sadece depolama süresinin etkili olduğu belirlenmiştir. Her üç uygulamanın tohumların kül içeriği üzerine etkisinin olmadığı görülmüştür. Uygulamaların renk özellikleri üzerinde çok fazla etkili olmadığı saptanmıştır. Mineral kompozisyon bakımından, 20 dk UV-C uygulama süresi, 25 °C depolama sıcaklığı ile depolamanın sonuna doğru azalışlar tespit edilmiştir. UV-C uygulama süresi çimlenme yüzdesi üzerine etkili olurken depolama sıcaklığının incelenen çimlenme parametreleri üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır. Sonuç olarak UV-C uygulama süresinin bezelye tohumunda depolama süresini uzatma ve kalite kayıplarını azaltmada kullanılmasının uygun olduğu belirlenmiştir. 5 dk UV-C uygulamasına maruz bırakılan bezelye tohumlarının 15 °C depolama sıcaklığında 360 gün süreyle depolanabileceği sonucuna varılmıştır.
Hünnapta (Ziziphus jujuba Mill.) putresin uygulamalarının hasat sonrası meyve kalitesi üzerine etkisi
Hünnap meyvesinin beslenme ve sağlık yönünden faydaları bilindikçe tüketim değerleri de gün geçtikçe artmaya başlamıştır. İçerdiği fitokimyasallar nedeniyle hünnap diyet programlarında yer almaya başlamıştır. Bunun yanında, diğer birçok meyve türünde olduğu gibi hasat sonrası muhafaza sırasında ürün ve kalite kayıpları hünnapta da görülmektedir. Bu kayıpların en aza indirilebilmesi için farklı uygulamalar denenmekte ve tüketilebilir ürün bulma süresi uzatılmaktadır. Bu çalışmada, hünnap meyvesinde depolama süresince meydana gelen kayıpları azaltmak ve meyvede biyoaktif bileşik konsantrasyonu muhafaza etmek amacıyla farklı dozlarda putresin (Kontrol, 0,5, 1,0 ve 1,5 mM) uygulanmış ve meyveler muhafazaya alınmıştır. 30 gün boyunca +4 °C'de %90 nemde muhafaza edilen meyvelerde, muhafaza süresince meyve ağırlık kaybı, meyve eti sertliği, bozulma oranı, suda çözünür kuru madde miktarı, pH ve titre edilebilir asit miktarı, meyve rengi, toplam protein, toplam antioksidan, toplam antosiyanin ve toplam fenolik madde analizleri yapılmıştır. Çalışmada muhafaza süresi sonunda ağırlık kaybı en yüksek kontrol grubunda (%1,63); meyve eti sertliği en fazla 1,5 mM putresin uygulamasında (6,43 kg cm-2); suda çözünür kuru madde, pH ve titre edilir asitlik düzeyleri en yüksek kontrol grubunda sırasıyla %29,55, 4,89 ve %0,28 olarak; yine toplam antioksidan içeriği kontrol grubunda en yüksek değerleri (%38,92) vermiştir. 0,5 mM putresin uygulamasının toplam protein ve toplam antosiyanin içerikleri yönünden sırasıyla %1,92 ve 9,34 mg L-2 olarak en yüksek değerleri verdiği, bunun yanında toplam fenolik madde içeriğinin de en yüksek kontrol grubu ve 0,5 mM putresin dozunda 0,72 mg g-2 olarak ölçüldüğü görülmüştür. Sonuç olarak, hünnap meyvesinde belirli dozlarda putresin uygulamalarının meyve kalite kriterlerinin korunmasında olumlu etkilerde bulunduğu belirlenmiştir.
Biochar ve kadmiyum uygulamalarının buğdayın (Triticum aestivum) gelişimine ve besin elementi içeriğine etkisinin belirlenmesi
Bu araştırma, biochar ve kadmiyum uygulamalarının buğdayın gelişimi ve besin elementi kompozisyonuna etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü'ne ait iklim odasında, tesadüf parsellerinde faktöriyel deneme desenine göre ve üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Denemede biochar %0, %2 ve %4 dozlarında, kadmiyum ise 0, 75 ve 150 mg Cd kg-1 dozlarında uygulanmıştır. Biochar uygulaması, toprağın pH ve elektriksel iletkenliğini (EC) artırmış, kök uzunluğu, bitki yaş ve kuru ağırlıkları, kök yaş ağırlığı, kardeş sayısı, potasyum (K), magnezyum (Mg), mangan (Mn), çinko (Zn), bakır (Cu), kadmiyum (Cd) ve nikel (Ni) değerlerinde artış sağlamıştır. Ancak, bitki boyu, kök kuru ağırlığı, fosfor (P), kalsiyum (Ca), demir (Fe) ve kurşun (Pb) değerlerinde azalma gözlenmiştir. Kadmiyum uygulamaları ise kök uzunluğu, Fe, Mn, Zn, Cu, Cd ve Ni değerlerini artırırken, pH, EC, bitki boyu, bitki yaş ve kuru ağırlıkları, kök yaş ve kuru ağırlıkları, kardeş sayısı, P, K, Ca, Mn ve Pb değerlerini azaltmıştır. Biochar ve kadmiyumun interaksiyonunda, kadmiyum kök uzunluğu, P, K, Fe, Mn, Zn, Cd ve Ni değerlerini artırıcı yönde etkilerken, diğer gelişim kriterleri ve element içeriklerini azaltıcı yönde etkilemiştir. Biochar uygulaması ise pH, EC, kök uzunluğu, bitki yaş ağırlığı, P, K, Mg, Mn, Zn, Cu ve Ni değerlerinde artış sağlarken, diğer kriterler ve element içeriklerinde azalma meydana getirmiştir. Sonuç olarak, biochar uygulamalarının buğday bitkisinin gelişim kriterleri ve besin elementi içerikleri üzerinde olumlu etkileri olduğu, kadmiyumun ise gelişim kriterlerinde düşüşlere ve bazı besin elementleri ile ağır metal içeriklerinde artışa neden olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve çevresel kirlilik yönetimi açısından önemli bilgiler sunmaktadır