Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

331

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Drying of blueberry (Vaccinium spp.) and cornelian cherry (Cornus mas L.) using different methods and determination of bactericidal effect of the dried product on e.coli (Escherichia coli) under in vitro conditions

In this study, different drying methods were applied to two types of fruit, that is, cornelian cherry CC (Cornus mas L.) and blueberry BB (Vaccinium spp.). During the research work, both CC and BB were exposed to natural drying, convective drying, microwave drying, and the combined microwave-convective drying. The initial moisture content of cornelian cherry (CC) at 72.56 ±0.18% was reduced down to 10.27 ± 0.13%; whereas the moisture content of blueberries (BB) initially at 84.76 ± 0.20% was reduced to 10.03 ± 0.09%. During the study, it has been found that apart from natural drying, convective drying has the longest drying time and the highest values for the specific energy consumption. The study concludes that both CC and BB show high antioxidant capacity and comprises of various amounts of polyphenolic compounds. Moreover, as per the total antioxidant capacity, CUPRAC is the most suitable method. The anthocyanin and vitamin C content for both the fruits showed high values, which concludes that CC and BB can be an essential source of daily vitamin C consumption. Even though both CC and BB contains high values of anthocyanin, no antimicrobial activity was found for both the fruit samples. Keywords: Blueberry, cornelian cherry, drying, antioxidant capacity, anthocyanin content, antimicrobial activity

Mahrukh Parveez Zıa
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Determination with correlation and path analysis of relationships between yield and yield components in alfalfa (Medicago Sativa L.) genotypes collected from the Bursa

This study was carried out Agricultural Application and Research Center of the Faculty of Agriculture of Bursa Uludağ University in 2018, the experiment with three replications using Randomized Complete Block Desing. As experimental material was used 307 different common alfalfa (Medicago sativa L.) genotypes from 14 different district collected and propagated as clonal, of Bursa in 2015. In the study, total dry matter yield, main stem length, main stem thickness, main steam number, leaf size, number of flowering days, dormancy rate, growth habit and number of cuts such as properties were examined and was made out determination with correlation and path analysis of relationships between yield and yield components.According to the research results; total dry matter yield 1,8-1600,2 g/plant, main stem length 31,94 -148,30 cm, main stem thickness 1,40 ve 6,95 cm, main steam number 8.0-171,3 pcs/plant, leaf size1,0-8,0, number of flowering days 177-269 days, dormancy rate 1,0-9,0, growth habit 1-5 and number of cuts 1-7 pcs/plant changed in alfalfa genotypes. As a result of correlation analysis, positive correlation between was determined total dry matter yield with main stem length (0.631**), main stem thickness (0,405**), main steam number (0,620**), leaf size (0,347**), dormancy rating (0,339**) and number of cut (0,625). As a result of path analysis, total dry matter yield was determined the highest directly affect main stem number (0,389) %61,29 with, and number of cut (0,332) % 50,29 with. Total dry matter yield was determined the highest indirectly affect leaf size (0,332) %13,15 with on main stem length.

CorrelationPath analysisYield+1
Sebiha Erol
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı enginar (Cynara cardunculus var. scolymus L.) çeşitlerinden üretilen enginar reçellerinin fizikokimyasal ve kalite özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmada Bayrampaşa, Sakız ve ithal (Kıbrıs) enginar çeşitlerinden (Cynara cardunculus var. scolymus L.) üretilen enginar reçellerinin bazı fizikokimyasal ve duyusal özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada dondurulmuş enginar kalbinde ve bu enginar kalplerinden üretilen reçellerin suda çözünür kuru madde, toplam kuru madde, pH, titrasyon asitliği, hidroksimetilfurfural, askorbik asit, toplam ve indrigen şeker, renk, toplam fenolik madde, antioksidan kapasitesi (CUPRAC, DPPH, FRAP), biyoyararlılık ve duyusal analizleri yapılmıştır. Enginar reçellerinde suda çözünür kuru madde miktarlarının 69,75 ile 70,8 g/100 g, toplam kuru madde miktarlarının ise 73,36 ile 74,36 g/100 g arasında değiştiği belirlenmiştir. Toplam asitlik miktarı sitrik asit cinsinden belirlenmiş olup 0,08-0,11 aralığında, pH değerlerinin ise 3,40 - 3,81 aralığında değiştiği gözlenmiştir. Dondurulmuş enginar örneğinin askorbik asit değeri 11,98 mg/100 g olarak tespit edilirken reçel örneklerinde bu değerin oldukça düştüğü ve en düşük askorbik asit içeriğine sahip reçel örneğinin 1,42 mg/100 g ile Bayrampaşa örneği olduğu belirlenmiştir. Toplam şeker içeriğinin reçel örneklerinde 59,51 ve 69,92 g/100 g aralığında değiştiği, invert şeker miktarlarının ise 15,75 - 43,69 g/100 g aralığında olduğu saptanmıştır. Renk analizleri sonucunda alt ve üst sınır olarak sırasıyla L değerinin 22,48 - 30,88, a değerinin 7,18 - 10,93, b değerinin 23,69 - 26,89 aralığında değiştiği görülmüştür. Antioksidan kapasite tayin yöntemlerinden kimyasal ekstraktlardan elde edilen sonuçlar sırasıyla CUPRAC yönteminde 10,21 - 22,99 µmol troloks/g kuru ağırlık, DPPH yönteminde 7,41 - 7,67 µmol troloks/g kuru ağırlık, FRAP yönteminde ise 6,47 - 14,12 µmol troloks/g kuru ağırlık aralığında değişiklik göstermiştir. Fizyolojik ekstraktlarda ise alt ve üst sınırlar CUPRAC yöntemine göre 6,48 - 12,32 µmol troloks/g kuru ağırlık, DPPH yönteminde 2,19 - 2,44 µmol troloks/g kuru ağırlık, FRAP yöntemine göre ise 4,47 - 10,94 µmol troloks/g kuru ağırlık olarak tespit edilmiştir. En yüksek toplam fenolik bileşik içeriğine sahip olan örneğin hem kimyasal hem de fizyolojik ekstraktlarda sırasıyla 183,36 ve 140,32 mg gallik asit eşdeğeri/100 g değerleri ile Bayrampaşa örneği olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra reçel örneklerinde renk, koku, tat, kıvam ve görünüş özelliklerini kapsayan duyusal analizler uygulanarak "Hedonik Test" yöntemi ile değerlendirme yapılmış ve ithal enginar ile hazırlanan reçelin en çok tercih edildiği belirlenmiştir.

EnginarFenolik maddelerReçel
Feride Durmuş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Su çıkarma amaçlı rüzgar enerjisi kullanımının teknik analizi: Karacabey örneği

Dünya nüfusunun artışıyla beraber ortaya çıkan problemlerin başında enerji kaynaklarının sınırlılığı gelmektedir. Fosil kaynakların hızla azalması ve artan enerji sarfiyatları insanoğlunu yeni kaynakların araştırılmasına sürüklemiştir. 21. yüzyılda fosil kaynaklara en büyük alternatif yenilenebilir enerji kaynakları olmuştur. Enerji ihtiyacının yüksek olduğu alanlardan birisi de tarımsal faaliyetlerdir. Bu enerji ihtiyacını karşılamak için eski yıllardan beri gerek tahılların öğütülmesi gerekse kuyulardan su çekilmesi için, yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan rüzgâr enerjisi kullanılmıştır. Günümüzde ise rüzgâr enerjisi kullanım alanları günden güne genişlemektedir. Bu çalışmada; Bursa Karacabey yöresinde uygulanabilecek bir tarımsal faaliyette kullanılmak üzere, yer altı suyunun yüzeye çıkarılması işlemi için gerekli enerjinin, rüzgâr türbinleri kullanılarak elde edilmesi amaçlanmıştır. Karacabey meteoroloji istasyonunda 2008-2015 yılları arasında ölçümü yapılan rüzgâr hızı verileri kullanılarak; sistemde 300 kW, 600 kW, 900 kW ve 1 500 kW gücünde rüzgâr türbinlerinin kullanılması durumunda elde edilebilecek güç ve enerji değerleri ile; seçilen bazı dalgıç pompaların kullanılabilirliği, sayısı ve pompalanabilecek su miktarına yönelik hesaplamalar ve analizler paylaşılmıştır. Çalışma sonucunda; Karacabey yöresinde dalgıç pompalarla yeraltı suyu teminini gerçekleştirmek için kullanılacak enerjinin, rüzgâr enerjisi kaynaklı sağlanabileceği tespit edilmiştir.

Erkan Bölükbaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ti-6Al-4V sacların mikroyapı değişimi ve geri yaylanmadavranışının incelenmesi

Titanyum metalinin biz mühendisleri ilgilendiren en önemli özellikleri; yüksek korozyon, mukavemet dayanımı, yüksek sertlik değerleri ve yüksek ısıl dayanımı ile birlikte düşük yoğunluğa sahip olmasıdır. Yüksek sıcaklıklarda şekillendirilmesi istendiğinde meydana gelen geri yaylanma açıları da şekillendirilebilirliğinin zor olduğunu kanıtlamaktadır. Korozif dayanımı sayesinde deniz suyu, atmosfer etkisi, asitli ve alkali ortamlarda kullanımı yaygındır. Jet motorları, uçak gövdesi, zırhlı hava taşıtları, füzeler ve mekanizma içerisinde çalışırken aşırı sıcaklığa maruz kalan parçaların diğer metallerle karşılaştırılması yapıldığında üstünlük sergilemesi sebebiyle tercih edilirliğini arttırmaktadır. Metalin iç yapısına bakıldığında alfa ve beta olmak üzere iki farklı türde yapı bulunduğu görülebilir. Alfa sıkı düzen hekzagonal, beta ise hacim merkezli kübik yapıdadır. 885ºC'ye kadar alfa fazında bulunan saf titanyum metalinin bu sıcaklığın üzerine çıkıldığında ise beta fazına dönüştüğü bilinmektedir. Faz dönüşümü titanyumun türüne göre yani içerisinde bulunan diğer elementlerin miktarına göre farklı sıcaklıklarda oluşmaktadır. Bu tez çalışmasında, titanyum ve alaşımlarının kimyasal, fiziksel ve mekanik özelikleri; iç yapı özellikleri; üretim yöntemleri; ısıl işlemleri ve kullanıldığı alanlar incelenmiştir. Mikroyapı karakterizasyonu ve sıcak şekillendirilmesi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayı gerektiren önemli alaşımlardan biri olan Ti6Al4V türünde ki malzemenin, farklı sıcaklıklarda ısıtılıp preslendikten sonra oluşturulan U profilden alınan numunelerde, mikroyapı değişimlerine bağlı olarak malzemenin yaptığı geri yaylanma açıları ve çekme grafiklerindeki sonuçlar değerlendirilerek Ti6Al4V'un şekillendirilebilirliği araştırılmıştır.

Titanyum alaşımları
Güner Çetin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İpekten sökülen/elde edilen serisinin tekstil sektöründe değerlendirilmesi

Bilim ve teknolojinin gelişmesi, insanların yaşam standartlarını önemli ölçüde geliştirmiş ve tekstil ürünleri üzerindeki kalite, konfor, sağlık ve çevre koruması konusundaki farkındalıklarını güçlendirmiştir. Çevrede hemen her yerde bulunabilen mikroorganizmalar nem, besin ve sıcaklık gibi temel gereksinimlerini karşılayabileceği ortam bulduklarında hızla çoğalabilmektedir. Tekstil ürünleri de yapıları ve kullanıldıkları yerler açısından mikroorganizmaların yaşaması ve çoğalması için uygun nem, sıcaklık ve besin maddesi sağlayan ortamlardır. Mikroorganizmaların tekstil materyalleri üzerindeki büyümesi ve çoğalması, kumaşta hoş olmayan koku, leke ve renk değişimi ve kumaşın mekanik mukavemetinde azalma istenmeyen etkiler oluşturmaktadır. Bu çalışmada, antimikrobiyal ürünlere karşı artan talep karşısında toksik kimyasallara alternatif olarak çevre dostu doğal bir protein olan serisin kullanılmıştır. İpekten sökülen serisinin insan ve çevreye karşı herhangi bir toksik etkisinin bulunmaması ve geri elde edilmesi de avantajlar arasında yer almaktadır. Pamuklu kumaşlara bu maddenin uygulanarak, antibakteriyel özellik kazandırılması amaçlanmıştır. Çalışmada geri kazanılmış serisinden üretilen serisin/gümüş nanopartikül, serisin/titanyum dioksit nanopartikül, ticari serisin, geri kazanılmış serisin ve ipekten sökülen serisin maddeleri pamuklu kumaşlara aplike edildikten sonra kumaşların antibakteriyel aktiviteleri araştırılmıştır. Sonuçlar antibakteriyel testlerinin yanı sıra, ham pamuk ile beyazlık indeksi, yırtılma mukavemeti, eğilme rijitliği, UV koruyuculuk, kopma mukavameti ve uzaması bakımından karşılaştırılmıştır. Antibakteriyellik sonuçlarına bakılacak olursa bitim işlemi sonrasında yapılan testlerde tüm kumaşların antibakteriyel aktiviteye sahip olduğu görülmektedir. 10 ve 20 evsel yıkama sonrasında bu etkide azalmalar olmuştur. FTIR analizi sonucunda serisin maddesinin kumaşlara başarılı bir şekilde aplike edildiği sonucuna varılmaktadır. UV koruyuculuk testlerinde serisin uygulamasının kumaşların UV koruma faktörünü bir miktar arttırdığı görülmektedir. Mukavemet testleri bitim işlemi uygulanmış kumaşların mekaniksel ve performans özelliklerinde olumsuz herhangi bir etkinin olmadığını göstermektedir.

Egemen Kutlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sarımsakta düşük sıcaklıkta farklı ifade olan protein profillerinin belirlenmesi

Sarımsağın insan sağlığı açısından önemi giderek artmasından dolayı üretimi ve tüketimi son yıllarda önemli seviyede artmıştır. Vegetatif yollarla üretimi yapılan bu bitki türü için diş dormansisi büyük önem taşımaktadır. Bu yüksek lisans tez çalışmasının amacı, sarımsak dişlerinde düşük sıcaklık ve oda sıcaklığı koşullarında farklı depolama sürelerinde farklı ifade olan protein profillerinin SDS-PAGE analizi yöntemiyle belirlenmesidir. Tez çalışmasında Kastamonu ve PI515971 sarımsak genotipleri 4ºC ve 21ºC depolama sıcaklığında 0 (kontrol grubu), 4, 8 ve 12 hafta süre ile depolanmıştır. SDS-PAGE analizi sonuçlarına göre PI515971 genotipinde 4ºC'de yaklaşık 13, 17, 19, 20, 22, 28, 30, 33, 38 ve 44 kDa ağırlığında ve 21ºC'de ise yaklaşık 13, 22, 28, 30, 33, 38 kDa ağırlığında olan proteinlerin farklı ifade olduğu belirlenmiştir. Kastamonu genotipinde 4ºC düşük sıcaklıkta yaklaşık 13, 22, 30, 38, 45 ve 64 kDa ağırlığında proteinlerin depolama sıcaklığına ve depolama sürelerine göre ifade düzeylerinde farklılıklar belirlenmiştir. Elde edilen bu sonuçlara göre sarımsakta dormansinin kırılmasında önemli rolü olan düşük sıcaklığın protein profillerini etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca denemede toplam çözünebilir protein (TÇP) içeriğindeki değişimler de belirlenmiştir. TÇP içeriği 4ºC'de depolamada her iki genotipte de istatiksel olarak önemli düzeyde artarken 21ºC'de depolamada PI515971'de artmış, Kastamonu genotipinde ise değişmemiştir. Sonuç olarak düşük sıcaklık ve oda sıcaklığı koşullarında, farklı depolama sürelerinde farklı ifade olan proteinler belirlenmiştir. Bu proteinlerin daha sonra yapılacak çalışmalarla karakterize edilmesi, sarımsakta dormansi ve vernalizasyon mekanizmasının aydınlatılmasına katkıda bulunabilir.

Aybüke İl
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döküm hatalarının deneysel tasarım ve istatistiksel veri analizi metodları kullanılarak azaltılması

Günümüz piyasa koşulları içerisinde, müşterilerin taleplerinin karşılanabilmesi ve rakiplerle rekabet edebilmek için birçok noktada kalite iyileştirme faaliyetlerinin yapılması gerekmektedir. Döküm süreci de üzerinde iyileştirme yapılabilecek gerçek uygulamalı problemlerden bir tanesidir. Çalışma sırasında kum kalıba döküm metodu ile üretilen kapak parçasında oluşan çekinti hatasının azaltılması için deneysel tasarım metodu ve istatistiksel veri analizi metotları kullanılmıştır. Çekinti hatasına etki edebilecek faktörler belirlenmiş, deneyler yapılmış ve sonuçlarda da belirlenen faktörlerin çekinti oluşumunda etkisi olduğu ortaya konulmuştur.

Deneysel analiz
Birsen Bedir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Manyetik parçacık görüntüleme sistemleri

Manyetik Parçacık Görüntüleme (MPG), NMR ve MRG araştırmacıları tarafından önemli ölçüde ilgi toplayan izleyici temelli, tanısal görüntüleme ve tedavi sürecinde ümit verici faaliyetlerle ortaya çıkan yeni bir tıbbi görüntüleme yöntemidir. MPG topolojisi genel anlamda MRG'den farklı olsa da, manyetik uyarım ve tanımlama, durulma etkileri gibi MRG araştırmacılarının da hemhal olduğu donanım ve görüntüleme kavramlarını kullanır. Nitekim MPG, nadiren MRG doku takip çalışmaları için de kullanılan aynı süperparamanyetik demiroksit (SPDO) maddelerini kullanır. MPG kaliteli izleyici, hızlı görüntü eldesi ve görüş alanının (FOV) herhangi bir yönde ayarlanmasına da izin verir. MPG, sinyal kuvvetinin parçacık yoğunluğunun doğrusal etkileşimi sayesinde izleyici içeriğinin doğrudan ölçülmesine izin verir. Ayrıca, MPG iyonlaştırıcı radyasyon içermediğinden, maruz kalma süresinde de bir kısıt yoktur. Bu özelliklerden dolayı İyonlaştırıcı radyasyona maruz kalma (Bilgisayarlı Tomografi), yalnızca iki boyutlu bilginin mevcudiyeti veya geçici çözünürlükteki sınırlamalar (Manyetik Rezonans) gibi geleneksel yöntemlerin dezavantajlarını geride bırakabilir. Kök hücre tedavisi, kalp yetmezliği, felç ve travmatik vakalar gibi birçok hastalığın tedavisi için yüksek bir potansiyele sahiptir. Bu yeni görüntüleme sisteminde görüntü kalitesi, MPG için kullanılan manyetik nano parçacıkların kalitesine büyük ölçüde bağlıdır. Bu nedenle, parçacıkların davranışını anlamak çok önemlidir. Parçacıkların davranışını analiz etmek için manyetik parçacık spektrometre (MPS) sistemi kullanılır. Nanoparçacıkların özelliklerinin analiz edilmesini sağlayan sistemden elde edilen sinyaller bilgisayar ortamına aktarılır. Yapılan bu çalışmalar MATLAB, Python gibi programlama dillerinde hazırlanmış programlama ile veri analizini ve MPG görüntülemeyi mümkün kılar. Bu çalışmada, MPS ve MPG sistemi topolojileri ile ilgili veriler, bu konuda çalışmak isteyen yeni araştırmacılar için çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.

Elif Uzak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Araç kayar kapı kızağının gerdirerek şekillendirme prosesiyle üretiminin sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak doğrulanması

Günümüzde gelişen teknolojiyle beraber sanal ortamda ürünlerin ve proses tasarımlarının yeterliliğini tespit etmek mümkündür. Bu çalışmada bir araç kayar kapısı elemanı olan kızağın gerdirerek şekillendirme prosesiyle üretiminin sonlu elemanlar metodu kullanarak modellenmesi ve sonuçların fiziksel parça ile doğrulanması üzerine çalışılmıştır. Çalışmanın amacı henüz fiziksel parça üretim aşamasına gelmeden oluşabilecek problemlerin saptanabilmesine yönelik yöntem geliştirilmesidir. Çalışma bir paket sonlu elemanlar yazılımı kullanılarak gerdirerek şekillendirme işlemiyle kızak üretimi için sonlu elemanlar modeli oluşturulması, simülasyon için girdi verilerin elde edilmesi ve simülasyon sonuçlarının doğrulanması için yöntem geliştirilmesi basamaklarını içermektedir.

Hümeyra Yelek
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00