
847
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Manyetik kayıt ortamları için ferromanyetik malzemelerin elektrodepozisyonu, yapısal ve manyetik özellikleri
Bu tez çalışmasında CoNiFe ve CoNiFe-Cu alaşım filmler, elektrokimyasal depozisyon tekniği ile kendi iyonlarını içeren çözeltilerden Ti (hekzagonal sıkı paket, hcp) alttabaka üzerine film kalınlığına, çözelti pH'ına, depozisyon potansiyeline ve Cu iyon derişimine bağlı olarak büyütüldü ve karakteristik özellikleri incelendi. Filmlerin depozisyon potansiyelleri, dönüşümlü voltametri (CV) metodu ile referans elektroda (doymuş kalomel elektrot SCE) göre, -1,4 V olarak belirlendi. Depozisyon sırasında akım-zaman geçişleri kaydedilerek büyüme mekanizmaları incelendi. CoNiFe ve CoNiFe-Cu filmlerin birbirinden farklı büyüme mekanizmasına sahip olduğu saptandı. Potansiyele bağlı olarak büyütülen CoNiFe filmlerin ve farklı derişimlerde Cu iyonu içeren çözeltilerden üretilen CoNiFe-Cu filmlerin yapısal özellikleri X-ışını difraksiyonu (XRD) tekniği ile yapıldı. Genel olarak, filmlerin XRD spektrumlarında yüzey merkezli kübik (fcc) yapının (111), (200), (220) ve (311) yansımalarından kaynaklanan pikler gözlendi. Filmlerin manyetik özellikleri farklı parametreler göz önünde tutularak titreşimli örnek magnetometresi (VSM) ile araştırıldı. En yüksek manyetizasyon (Ms=5195 emu/cm3) 0,005 M Cu iyon derişimine sahip çözeltiden büyütülen CoNiFe-Cu filmine ve en düşük koersivitenin (Hc=25,5 Oe) -1,8 V'ta büyütülen CoFeNi filmine ait olduğu bulundu. Numunelerin manyetorezitans (MR) ölçümleri, depozisyon parametrelerine bağlı olarak, van der Pauw tekniği ile yapıldı. Hazırlanan filmlerin, 0,03 ve 0,04 M Cu iyon derişimine sahip çözeltilerden üretilen CoNiFe-Cu filmler hariç, anizotropik magnetorezistans (AMR) davranış gösterdiği tespit edildi. Hem CoNiFe hem de CoNiFe-Cu filmlerinin MR değerlerinin depozisyon şartları ile önemli ölçüde etkilendiği gözlendi.
Oluşum tipi kısmi diferansiyel denklemlerin yaklaşık çözümlerinin yüksek başarımlı hesaplama açısından incelenmesi
Tezde, oluşum tipi kısmi diferansiyel denklemler için B-Spline kolokasyon metodu, varyasyonel iterasyon, Laplace varyasyonel iterasyon, Adomian ayrışım ve Laplace-Adomian ayrışım metodları ele alındı. Üstel B-Spline kolokasyon metoduyla çözülmüş Gardner denklemi, Laplace-Adomian ayrışım ve Laplace varyasyonel iterasyon metodu ile çözülerek çözümlerin karşılaştırması yapıldı. B-spline kolokasyon metodu uygulandığında elde edilen lineer denklem sistemlerininin çözümü için çeşitli direk ve yinelemeli yöntemler anlatıldı. Elde edilen "AX=B" formundaki lineer denklem sistemlerinde A matrisinin büyük boyutlu ve seyrek matris olduğu durumlarda kullanılan bazı algoritmalar, gerekli olan kütüphaneler, yüksek başarımlı hesaplama sistemleri ve buna paralel olarak büyük boyutlu matrisler için literatürdeki hesaplamalar verildi.
Farklı sıra arası mesafesi ve ekim normlarının susamda (Sesamum indicum L.) verim ve verim özellikleri ile yaprak alan indeksi ve ışık tutma etkinliği üzerine etkisi
Bu çalışma, farklı sıra arası mesafesi ve ekim normlarının susamda (Sesamum indicum L.) verim ve verim özellikleri ile yaprak alan indeksi ve ışık tutma etkinliği üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla, 2021 yılında Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi deneme alanlarında yürütülmüştür. Tarla denemeleri, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Yapılan varyans analizi sonucunda sıra arası mesafeleri bakımından bitki boyu, sap çapı ve dal sayısı değerleri arasındaki farklılıklar %5 olasılık düzeyinde önemli bulunmuştur. Ekim normları bakımından ise kapsülde tane sayısı ve bin tane ağırlığı özellikleri dışındaki tüm özelliklerde %1 olasılık düzeyinde önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Sıra arası x ekim normu interaksiyonu ise ele alınan tüm özellikler bakımından istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. En yüksek tane verimleri 400, 600 ve 800 g/da ekim normlarından sırasıyla 115.0, 118.3 ve 118.5 kg/da olarak elde edilmiştir. Yaprak alan indeksi ve ışık tutma oranı değerleri artan ekim normları ile birlikte yükselmiştir. Buna karşılık, ışık tutma etkinliği değerleri bitkilerin üst kısmında yer alan yaprakların alttakileri gölgelemesi nedeniyle yaprak alan indeksi ve ışık tutma oranı ile ters yönlü ilişki sergilemiştir. Sonuç olarak, tohum maliyeti ve mekanizasyon olanakları da dikkate alındığında, 400 g/da ekim normu ve 70 cm sıra arası mesafesinin susamda yüksek verim için uygun olduğu söylenebilir.
Cebirsel eğriler üzerindeki rasyonel diziler
Tez yedi bölümden oluşmaktadır. İlk üç bölümde cebirsel ve eliptik eğriler ile ilgili temel bilgiler ve bazı önemli teoremlere yer verilmiştir. K,L∈Q iken Q'da y^2 =x^3+Kx+L ile verilen E eliptik eğrisi olsun. i= 1,...,k iken noktaların x-bileşenleri xi'ler ardışık küplerden oluşursa (xi, yi) ∈ E(Q) rasyonel noktalar kümesinin E üzerinde ardışık küplerin bir dizisi olduğu söylenir. Tezin dördüncü bölümünde ardışık küplerin 5-terimli dizilerini içeren eliptik eğrilerin sonsuz bir ailesinin varlığını gösteriyoruz. Ayrıca bu beş rasyonel noktanın E(Q)'da lineer bağımsız ve dolayısıyla E(Q)'nun rankı en az 5 olduğunu gösterdik. Tezin beşinci bölümünde, bir F sayı cismindeki elemanların bir S alt kümesi verildiğinde x-bileşenleri S'nin elemanları olan rasyonel noktalara sahip F cismi üzerindeki düzlem cebirsel eğrilerin varlığını tartışıyoruz. S-dizisinin eleman sayısı |S| = 4, 5 veya 6 iken üzerindeki rasyonel noktaların x-bileşenlerinin S'de bulunduğu (bükülmüş) Edwards eğrileri ve (genel) Huff eğrilerinin sonsuz ailelerini sergiliyoruz. Bu, bazı cebirsel eğriler üzerindeki belirli tipteki diziler hakkında yapılmış önceki çalışmaları geneller. Bir düzlem cebirsel eğri üzerindeki rasyonel noktaların x veya y-bileşenleri ortak çarpanı r olacak şekilde bir geometrik dizi oluşturursa bu eğri üzerindeki rasyonel noktaların dizisi bir r-geometrik dizisi olarak adlandırılır. Tezin altıncı bölümünde x^2 + y^2 = 1 birim çember denklemi üzerinde en az 3-terimli r-geometrik dizilerini bulunduran sonsuz çoklukta r-rasyonel sayısının varlığını ispatlıyoruz.
Farklı kenaf genotiplerinin bazı agronomik ve fizyolojik özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma farklı kenaf (Hibiscus cannabinus L.) genotiplerinin bazı agronomik ve fizyolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla, 2019 yılında Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi deneme tarlalarında yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak Alman Gen Bankası'ndan sağlanan 48 adet kenaf genotipi ve 6 adet şahit çeşit (Eveglades 41, Eveglades 71, Tainung 1, Tainung 2, SF 459 ve Whitten) kullanılmıştır. Denemeler, augmented deneme düzeni göre 3 bloklu olarak her blokda 16 adet kenaf genotipi ve 6 adet şahit çeşit olacak şekilde ekilmiştir. Araştırmada bitki boyu, sap çapı, sap verimi, sap iç verimi, kabuk verimi, sap iç oranı, kabuk oranı, yaprak klorofil indeksi ve yaprak alan indeksi özelliklerinin gözlem ve ölçümleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda; K-8, K-12, K-45 ve K-46 hatları ile Tainung 2 ve Whitten çeşitleri sap verimi, sap iç verimi, kabuk verimi, yaprak klorofil indeksi ve yaprak alan indeksi gibi önemli agronomik ve fizyolojik özellikler bakımından öne çıkmıştır. Bitki boyu, yaprak klorofil indeksi ve yaprak alan indeksi ile sap iç verimi, kabuk verimi, sap iç oranı ve kabuk oranı arasında pozitif yönlü ve önemli ilişkiler tespit edilmiştir.
Uludağ dağ ekosisteminin kaynak ekonomisi açısından incelenmesi
Dağ-orman ekosistemlerinin, turistik-rekreasyonel kullanım, tarımsal üretim gibi alternatif kullanım alanlarına dönüştürülmesi ve sürdürülemez şekilde aşırı kullanımı konusunda endişeler bulunmaktadır. Bu kapsamda, bu tezde, Bursa, Uludağ Milli Parkı ekosistemi oduna dayalı ve odun dışı kaynak kullanımlarına yönelik kapsamlı bir ekonomik inceleme gerçekleştirilmiştir. Oduna dayalı ve odun dışı ekosistem faydaları dikkate alınarak Uludağ Milli Park'ı dağ-orman ekosistemi için teorik bir yönetim modeli geliştirilmiş ve ekonometrik model sonuçları vasıtasıyla ifade edilmiştir. Oduna dayalı üretim değeri ve faydası, Faustman dağ-orman rotasyonu modeli ile hesaplanmış ve gösterilmiş, alternatif orman arazisi kullanım seçeneklerini içerecek şekilde genişletilmiştir. Zaman içerisinde değişen değerler ve maliyetler nedeniyle alternatif alan kullanımları arasında geçişler yapma kararları da araştırılmıştır. Meşçere düzeyindeki model, meşçere etkileşimlerinin dağ-orman arazisi kullanım kararları üzerindeki etkisini incelemek amacıyla, Milli Park ekosistem geneline genişletilmiştir. Bu kapsamda odun dışı orman ürünlerine de ekonomik değer analizine dahil eden Hartman yaklaşımı kullanılmıştır. Hartman yaklaşımı ile odun dışı ekonomik değerleri temsil eden, tarımsal üretim, otlatma, arıcılık, biyoçeşitlilik, su kaynakları, karbon tutulumuna dayalı dağ-orman ekosistemi değerleri ekonomik değer analizine dahil edilmiştir. Bu kapsamda toplam 2 227 052 303,33 $/Yıl değeri Uludağ Milli Parkı'nın toplam ekonomik değerinin bir yaklaşımı olarak dağ-orman ekosistemlerini temsil eden değerler dikkate alınarak tahmin edilmiştir. Bursa ve Türkiye kapsamında kamuoyu ve karar vericiler için önemli göstergeler sağlayabilecek bu sonuçların, Uludağ Milli Park'ı ekosistemindeki çevresel mal ve hizmetlerin sürdürülebilirliği ve optimâl kullanımının sağlanması ve hizmet kalitesinin geliştirilmesi noktasında önemli katkıları olması beklenmektedir.
Metakaolin içeren farklı C3A içeriğine sahip çimentolu sistemlerin tiksotropik özelliklerinin araştırılması
Bu tez çalışmasında, çimento C3A içeriği ve metakaolin (MK) kullanım oranının çimentolu sistemlerin taze ve sertleşmiş hal özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Hamur karışımlarının priz süresi ve akış özelliği; harç karışımlarında ise hedef yayılmayı sağlamak için yüksek oranda su azaltıcı katkı gereksinimi, kıvam koruma performansı ve basınç dayanımı belirlenmiştir. Ayrıca çimento hamuru karışımlarının zamana bağlı reolojik parametrelerinin değişimini (tiksotropi) incelemek amacı ile karışım hazırlandıktan hemen sonra ve 20 dakika bekletildikten sonra reolojik ölçümleri döngü yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda, ön karıştırma prosedürünün, karıştırma süresinin, uygulanan maksimum deformasyon hızının ve 1 saniyedeki deformasyon hız artışının karışımların tiksotropik davranışına etkisi incelenmiştir. Çimento incelik değerinin ve MK kullanım oranının artışı ile hamur karışımlarının Marsh hunisi akış süresi değerleri artmıştır. Su azaltıcı katkı kullanım oranının düşük olduğu durumda, MK kullanım oranının artışı ile karışımların mini-çökme yayılması değerlerinde azalma gözlemlenmiştir. Tüm karışımların yapısal toparlanma alanı değerlerinin yapısal bozulma alanı değerinden yüksek olduğu belirlenmiştir. C3A oranı, MK kullanım oranı ve çimento inceliğinin artışı ile dinamik eşik kayma gerilmesi, nihai viskozite ve yapısal toparlanma alanı değerlerinin arttığı, bu artışın zamanla daha belirgin olduğu anlaşılmıştır. Çimento C3A içeriği ve MK kullanım oranından bağımsız olarak zamanla meydana gelen yapı oluşumunun çoğunlukla geri döndürülebilir olduğu anlaşılmıştır. Ön karıştırma hızının artışı, karıştırma süresinin artışı, deformasyon hızının azalması ile C3A oranının dinamik eşik kayma gerilmesi ve viskozite değerleri üzerindeki etkisinin daha belirgin olduğu anlaşılmıştır. Çimento C3A içeriği ve MK ikame oranının artışıyla harç karışımlarının yayılma değerleri azalmıştır. MK ikame oranının artışı ile 28 ve 90 günlük basınç dayanımı değerleri artış göstermiştir.
Octonion düzlemlerde 6-şekiller ve uzaklık
Bu tezde; Dezarg düzlemleri, Moufang düzlemleri ve bir Moufang-Klingenberg düzlem sınıfı üzerinde 6-şekillerle ilgili bilinen bazı sonuçların O bir Cayley bölümlü cebiri olmak üzere girdileri A1 m. dereceden plural cebirinden alınarak oluşturulan özel 3x3 matrislerle kurulan octonion düzlem sınıfı ile girdileri (A1 e izomorf olmayacak biçimde tanımlanan) A2 cebirinden alınarak oluşturulan matrislerle kurulan octonion düzlem sınıfı üzerindeki karşılıkları incelenmiştir. Her iki octonion düzlem sınıfının kolinasyonlar grubunun dörtgenler üzerinde geçişken olduğu sonucu yardımıyla bir 6-şekilin A1 in ya da A2 nin bir tersinir elemanı ile temsil edilebileceği gösterilmiştir. Son olarak, girdileri dan alınarak oluşturulan octonion düzlem sınıfının nokta ve doğrularının matris gösterimleri kullanılarak bir projektif Klingenberg düzlem sınıfı üzerinde metrik olmayan bir uzaklık tanımı verilmiş ve bu uzaklık tanımı yardımı ile Öklid düzleminden iyi bilinen çember, elips ve hiperbol kavramlarının sonlu projektif düzlemlerdeki karşılıkları incelenmiştir.
Roll-form üretim yöntemine uygun taşıt emniyet elemanlarının tasarım ve sonlu elemanlar analizleri
Bu tez çalışması ile B sınıfı bir araçta ön kısımda konumlandırılan çarpışma sönümleyici grubun içerisinde bulunan tampon kirişi için roll-form üretim yöntemine, lazer kaynak gerekliliklerine uygun olarak ve belirlenen tasarım uzayı içinde kalarak Catia programında yeni kesitler tasarlanmıştır. RCAR 15(+1/0) km/saat hız, %40 ofset ve 10° açılı rijit bariyer ile çarpışma senaryosunda yeni geliştirilen kesitlerin çarpışma performansları mukayese edilen (benchmark) ürüne göre karşılaştırılıp, sonuçları incelenmiştir. Ansys Mechanical APDL Product Launcher 2020 R1 programında ve Ls-dyna çözücüsünde sonlu elemanlar analizleri gerçekleştirilmiştir. Tampon malzemesi olarak Docol 1400 çelik malzemesi kullanılmıştır. Tez çalışması kapsamında, darbe emici çarpışma kutuları kıyas üründeki darbe emici yapılar ile aynı olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada tampon özgül enerji değerinin araca aktarılan kuvvet ve çarpma ekseni yönünde yer değiştirme değerleri göz önünde bulundurularak arttırılması sağlanmıştır.
Araçlar için can veri yolu izleme sisteminin tasarımı
Bu çalışmada ISO 15765-4 CAN (11 bit ID, 500 Kbaud) veri hattına sahip bir araç üzerinde farklı OBD-II servisleri kullanılarak tanı koyma işlemlerinin gerçekleştirilebileceği sistemlere ilişkin iki farklı tasarım ele alınmıştır. Tanı koyma işlemlerinde ELM327 ve SeedStudio CAN BUS Shield destekli ATmega328P tabanlı bir mikrodenetleyici kartı olan Arduino UNO R3 kullanılmıştır. ELM327 ile bilgisayar arasındaki veri alışverişi Termite isimli bir seri haberleşme arayüz programı vasıtası ile gerçekleştirilirken, C programlama dilinde yazılmış ve Arduino UNO R3'e gömülen program, Arduino IDE derleyicisi vasıtası ile oluşturulmuştur. Test aracının içten yanmalı motor ve transmisyon elektronik kontrol ünitelerine, veri hattı üzerinden erişilerek, desteklenen tüm OBD-II servisleri işletilmiş ve bu servisler ile ilişkili gerekli çözümlemeler gerçekleştirilmiştir.