Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
ULUDAG

Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

bursa, Türkiye
Kuruluş: 1975
Web Sitesitwitterlinkedininstagramfacebook

3.319

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

4

Enstitü

0%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuk veergenlerde eşik altı bipolar semptomatolojisininnöropsikolojik profillere etkisi

Çalışmamızda çocuk psikiyatri polikliniğine başvuran Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılı hastalarda mevcut eşik altı bipolar bozukluğu belirtilerinin erken dönemde fark edilmesi ve tanımlanması, yürütücü işlev becerilerine ve klinik psikopatolojiye etkilerinin incelenmesi planlanmıştır. Çalışmamıza Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi polikliniğine DEHB tanısıyla veya belirtileri ile başvurmuş nörolojik hastalığı ve işlevselliğini etkileyen psikiyatrik ek hastalığı olmayan 10-17 yaş arası 210 çocuk ve ergen dâhil edilmiştir. Hastalara DEHB tanısı; hasta ve aile ile yapılan görüşmelerde psikiyatrik muayene ve Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli (ÇDŞG-ŞY) DSM-V yarı yapılandırılmış görüşmesi, Conners Performans Testi (CPT), Wisconsin Kart Eşleme Testi (WKET) ve sosyodemografik veri formu değerlendirilerek konulmuştur. Görüşmeci tarafından uygulanan Mani Değerlendirme ve Young Mani Derecelendirme ölçekleri ile 210 kişilik katılımcının 72 kişisinin eşik altı bipolar bozukluk belirtilerinin olduğu tespit edilmiştir. İki gruba ayırdığımız katılımcıların yürütücü işlevlerini değerlendirmek amacıyla katılımcılara Rey, Şifre, Görsel Kopyalama ve Kategorik Akıcılık gibi yürütücü işlev becerilerini değerlendiren testler uygulanmıştır. Yine katılımcıların yürütücü işlevlerini değerlendirmek amacıyla katılımcılara bilgisayar tabanlı CPT ve WKET testleri uygulanmıştır. Katılımcıların sosyal biliş düzeyleri değerlendirmek için ise Gözlerden Zihin Okuma testi kullanılmıştır. Eşik altı bipolar bozukluk belirtileri olan grubun nöropsikolojik profilleri diğer gruptaki katılımcılarla karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görüldü. Aynı şekilde iki gruptaki katılımcıların sosyal biliş düzeylerinin de anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edildi.

Bipolar bozuklukHiperaktiviteli dikkat eksikliği bozukluğuSosyal biliş+1
Volkan Şahin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2022
10
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A research on determination of optimal fixed and adjustable tilt angle for solar panles to conditions in Turkey

While the world completes its daily rotation around its own axis, it completes its rotation around the sun. The earth completes this movement on an elliptical orbit in 365 days and 6 hours. Due to this orbit, which is monitored in the form of an ellipse, the sunrise and sunset times and the angle of falling of the sun's rays on the earth change during the year. When it is desired to utilize solar energy at the maximum level, the position angles of the panels used in energy production should be adjusted perpendicularly to the solar radiation. The sun is the main renewable energy source. In addition, it provides an inexhaustible and environmentally friendly energy to the world as the source of many energy types. One of the ways to utilize this unlimited energy is; is to use photovoltaic cells and panels that generate electricity thanks to the solar radiation falling on them. In these systems, fixed and tracer solar panel systems are used to obtain maximum efficiency from solar radiation. This slope varies according to the geographical location of the region and the seasons. In the region, depending on the seasons during the year, the optimum slope angle can be calculated to increase the amount of energy obtained from sunlight. In this study; Monthly correction for 13 provinces (Ankara, Bursa, Edirne, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Istanbul, Izmir, Kayseri, Konya, Mugla, Sinop, Van) located in different geographical regions of our country, located within the latitudes of 36 ° - 42 ° north, optimum panel angles have been determined in order to maximize solar panel performance on a seasonal and annual basis. The results were compared with 5 different statistical methods; statistical comparison methods, coefficient of determination, relative error percentage, deviation error, mean square root error and t-statistics.

PhotovoltaicSolarSolar energy systems+1
Merve Aydin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türk edebiyatında Kâğıthane (1839 - 1923 roman - şiir ve anı türlerinde)

Bilinen tarihi Roma İmparatorluğu'na dayanan İstanbul'un Kâğıthane bölgesi, en hareketli yıllarını III. Ahmet zamanında yaşar. "Lâle Devri" olarak isimlendirilen bu on üç yıllık dönem Osmanlı İmparatorluğu'nda yenileşme adına pek çok adımın ilk defa atıldığı, kimilerine göre ise Batılılaşmanın başladığı dönemdir. Lâle Devri'nde Damat İbrahim Paşa tarafından Kâğıthane'ye inşa edilen Sa'dâbâd Sarayı etrafında oluşturulan yapılanma çerçevesinde "Seyr-i Sa'dâbâd" olarak da anılan eğlence kültürü zirveye ulaşır. Tanzimat ve Servet-i Fünun dönemlerine gelindiğinde halk tarafından devam ettirilen bu eğlence kültürüne bağlı olarak Kâğıthane, Osmanlı İmparatorluğu'nun geçirdiği sosyokültürel değişimlere tanıklık etmesi ve barındırdığı doğal güzellikler ile Türk edebiyatının ilk eserlerine konu edilir. Bu çalışmada, Yeni Türk edebiyatının kurgusal ve kurgusal olmayan içeriğinde "Kâğıthane" isminin geçtiği kaynaklar belirlenmiş ve bölgenin dönem eserlerine yansıyış biçimleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kâğıthane, Sa'dâbâd, Batılılaşma, III. Ahmet, Lâle Devri, Türk Edebiyatında Kâğıthane

Ahmed IIIAnılarBatılılaşma+7
Hilal Yurdakul
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hanefi fakihlerin ceza hukuku alanındaki görüş ayrılıkları

Hanefi Mezhebi, Ebu Hanife Numan bin Sabit'e nispet edilmiş bir mezhep olsa da onun görüşlerinin tartışılmaz olduğu bir mezhep değildir. Nitekim Hanefi mezhebinin diğer mezheplerden farklı yönlerinden biri de mezhep içi müçtehit imamların etkisinin daha güçlü olmasıdır. Nitekim Ebu Hanife'nin hem arkadaşı hem de talebesi olan bu fakihlerin büyük katkılarıyla kurulan bu mezhepte mezhep içi müçtehitlerin görüşlerinin baskın olduğu ve kimi zaman kurucusunun görüşlerine tercih edilebildiği görülmektedir. İslam Ceza Hukuku, sosyal hayatın emniyetinin sağlanmasında çok etkin olması sebebiyle, fakihler tarafından çokça mütalaa ve münazara edilmiş hükümlerden oluşmaktadır. Çünkü bu ilim, adalet nizamını sağlama ve dolayısıyla tüm toplumun huzurunu temin etme amacını taşımaktadır. Asırlar boyunca, Müslüman ülkelerde yaşayan fertler arasında, hukuki hakların en isabetli biçimde tecelli etmesini sağlayan ve caydırıcılık unsuruyla bireylerin topluma zarar vermesine engel olmayı hedefleyen bu ilim, mağdurların ya da mağdur ailelerinin yaşadıkları acıları hafifletmeye ve topluma emniyet ortamı tesis etmeye çalışmasıyla büyük önem arz etmektedir. Fıkhın diğer meselelerinde olduğu gibi, İslam Ceza Hukuku da fakihler tarafından kimi meseleleri üzerinde görüş ayrılıklarının meydana geldiği bir ilimdir. Fıkıhta karşılaşılan bu görüş ayrılıkları, farklı görüşleri derlemeye ve delilleriyle tespit etmeye yarayan 'Hilaf' ilmini meydana getirmiş ve hakkında müstakil eserlerin telif edildiği bir ilim olabilmiştir. Fıkhı geliştirmeye yönelik bu çalışmalar neticesinde, var olan ihtilafların temelde; naslarda farklı yorumlamalar, hadislerde değerlendirilme kriterlerinin farklılığı, mantıki çıkarımlarda değişik yaklaşımlar gibi bir takım sebeplere dayandığı görülmüştür. İslam Ceza Hukuku da, doğası gereği hilaf ilmini en çok ilgilendiren konulardan biri olmuştur. Bu tezimizde Hanefi fakihlerin İslam Ceza Hukuku alanındaki görüş ayrılıklarından bahsederek bunları aktarmaya ve sebeplerini tespit etmeye çalıştık. Buna çalışırken klasik Hanefi Fıkhının ve Hilaf İlmine dair eserlerin, meşhur ve detaylı eserlerinden faydalandık ve ceza hukukundaki görüş ayrılıklarını olabildiğince açık bir şekilde anlatmaya gayret ettik.

CezaHanefilerMezhepler+3
Sabahaddin Işık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnşaat firmalarında sürdürülebilir konut pazarlama stratejileri

Artan ihtiyaçlar sonucu kitlesel üretimin artması, insanların hayatlarını bir yandan kolaylaştırırken, diğer taraftan sınırlı kaynaklar üzerinde baskı yaratmaktadır. Bu nedenle oluşacak olumsuz etkilerin azaltılmasında, sürdürülebilir teknolojilerin kullanımı, sürdürülebilir ürün içeren yapıların talebi ve bu yapıların tüketici pazarına ulaştırılması büyük önem arz etmektedir. Günümüz insanlarının konfor ihtiyacının hayli yüksek olması, teknolojideki artan ve devam eden gelişme gibi faktörler, performansı yüksek binaların üretimini zorunlu hale getirmiştir. Bu çalışmada, öncelikle Türk inşaat sektörüne değinilerek, konutun önemi ve ülkemizdeki tarihsel gelişimine yer verilmiştir. Konut üretim şekilleri ile konut sektörüne etki eden unsurlar ve sürdürülebilirlik kavramı ele alınmıştır. Firmalar tarafından sürdürülebilir konut uygulamalarının faaliyete geçirilmesi ve pazarlama konusu araştırılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, literatür taraması sonucu elde edilen veriler yer almaktadır. İkinci bölümde, Bursa ilinde sürdürülebilir konut uygulaması yapan firmalara anket uygulaması yapılarak, elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.

Betül Algül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bursa ili Karacabey ilçesi mısır tarımı yapılan toprakların (Yolağzı bölgesi) verimlilik durumunun belirlenmesi

Bu araştırmada, Bursa ili Karacabey ilçesi mısır tarımı yapılan toprakların (Yolağzı bölgesi) verimlilik durumunun belirlenmesi amacıyla gerçekleşmiştir. Bu amaçla bölgede mısır tarımı yapılan 40 araziye ait topraklardan toprak örneği alınmış ve analizleri yapılmıştır. Toprak örneklerine ait sonuçlar sınır değerler ile karşılaştırılmıştır. Araştırma bulgularına alınan toprak örneklerinin %42,5'inin "kumlu tın", %52,5'inin "kumlu killi tın" bünyeye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Toprakların tamamı tuzsuz ve N bakımından iyi ve zengin sınıfında yer almaktadır. Toprak pH'ları 6,77 ile 8,70 arasında değişmektedir. Toprak örneklerinin %47,5'inde kireç az %52,5'inde orta, %97,5'inde organik madde çok az, az ve orta, %75'inde P çok düşük ve orta, %10'nunda Ca fakir ve orta, %15'inde Fe noksanlık riskinin yüksek ve orta, %2,5'inde Mn ve Zn' nin çok az Cu'nun ise yetersiz seviyede bulunmuştur. Gübreleme uygulamalarında geleneksel metotlar yerine modern teknikler kullanılarak analize dayalı gübrelemenin yapılması ve özellikle organik kökenli gübre uygulamalarına önem verilmesinin mısır tarımının geleceği açısından son derece önemli olduğu görülmüştür.

Hibrit mısırTarım toprakları
Doğan Ordu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00