
65
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Müziğin resim sanatında tarihsel süreci 20.yy sanatına etkisi ve yansıması
Sanat tarihinin başlangıcı, insanlık tarihinin başlangıcına kadar uzanmaktadır.Müzik, şiir ve resim, farklı elemanlara sahip olmalarına rağmen, onları ortak kılanbağlara da sahiptir. İnsanoğlu belki de `iz' bıraktığını görebildiğinden bu yana , birbaşka anlatımla; fiziki varlığının izini gördüğünden itibaren, duyduğunu, sezdiğini ifadeetme yollarını aramıştır. İnsanoğlu ilk izi kalıcı kılmak, daha sonra görünmeyenvarlığını görünür `iz'e dönüştürmek ve bunu tekrar kendine, kendisi için olmasıgerekene mal etmek uğraşına girmiştir. Bu uğraş önce elinin izinin, sonra sesinin izininkalıcı olması çabası olmuştur.İnsan kendi varlığı ile varolabilmenin yollarını bulduğundan bu yana, sanatdenilen olguyla bütünleşmiştir. Seslerdeki, sözlerdeki ve çizgilerdeki; uyum, denge gibiortaklık bugün de haz kaynağı olabilmektedir. Sesler, çizgiler ve sözler, kendi içindekideğerlerle yansımakta, insan ise bunları bir şekilde ilişkilendirme çabası içinegirebilmektedir.Ne kadar geriye gidersek gidelim resimle ve müzikle mutlaka karşılaşırız. Cilalıtaş devri resimleri karşısında tarih öncesi sanatıyla aracısız olarak karşı karşıyagelebiliriz. Ama seslerin kalıcı olamaması nedeniyle çok yakın çağlar için bile ancakvarsayımlar yapabiliriz. Bunun nedeni resmin somut olması, buna karşın müzik yakınbir geçmişe kadar kayıt altına alınamasıdır. İlk çağlardan bu yana, resim ve müzikiiibirbirini etkilemiştir. Daha doğrusu sanatçılar usta oldukları sanat disiplininin dışındadiğer sanat dallarından esinlenmişler ve bunun etkilerini de eserlerine yansıtmışlardır.Tez kapsamında resim sanatı, mağara duvar resimlerinden başlayarak 20. yyresmine kadar dinsel, düşünsel ve kavramsal boyutuyla ele alınmıştır. 20. yy resmi isegenel hatlarıyla irdelenmiş; daha sonra resimsel çözümlemeye gidilmiş ve inceleenmiştir
Resim - yemek
Bu araştırmada 'Resim-Yemek' başlığı altında, 'yemek' konusunun Avrupa ve Türk resminde ele alınış biçimleri incelenerek Fatma Demir'in aynı konulu yapmış olduğu resimlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmada öncelikle sanat ve resim sanatında konu sorunu incelenmiştir. İkinci bölümde, Batı resim sanatında ve Türk resim sanatında, 'yemek' konusunun işlenişi Avrupa ve Türk resminde Rönesans'tan günümüze dönemsel etkileri resim çözümlemeleri ile yapılmıştır. Konu, siyasal, sosyal ve psikolojik etkileşimler bağlamında literatür tarama ve eser inceleme yöntemi ile bulgulanmıştır.İnsan yaşamının temel ihtiyaçlarından olan yemek konusu, resim sanatının başlangıcı olan mağara resimlerinden günümüze resim sanatının önemli konularından biri olmuştur. Zaman içerisinde insanın yaşadığı toplumsal çevreye bağlı olarak seçilen mekânlar, yemek objeleri ve yansıtılmak istenen duygu da değişim göstermiştir. İhtiyaçlar, din ve tabiat resim sanatının en önemli belirleyicileri olmuştur. Resmin din himayesinden bağımsız hareket etmesi ile günlük yaşam sahneleri içerisinde yemek konusu sıklıkla işlenir. Yemek konusunun sıklıkla işlenmesi tür resminin ortaya çıkması ve konu çeşitliliğinin artması eş zamanlı olduğu görülmüştür.Yeni gerçekçi eğilimlerle birlikte biçimler sadeleşmiş ve insan odaklı olma eğilimi göstermiştir. Bu bağlamda ressamlar, yemek olgusu ile insan olgusunu daha derin felsefi bir bakış açısı ile değerlendirme yolunu seçmiştir.Fatma Demir'in uygulama çalışmalarında eskizlerle belirlenen yaşam içinde 'yemek' konusu farklı şekillerde incelenerek, varsa sanat tarihindeki resimlerle etkileşim ve bağlantıları açıklanarak farklı malzeme ve tekniklerde (tuval üzerine yağlıboya, akrilik) resmedilmiş ve analizleri yapılmıştır.
İlköğretim okullarındaki ikinci kademe görsel sanatlar dersi programının işlenişinde karşılaşılan temel sorunlar
Bu araştırma, ilköğretim okullarında görev yapan Görsel Sanatlar öğretmenlerinin ders programının işlenişinde karşılaştıkları temel sorunları tespit etmek ve bu doğrultuda çözüm önerileri geliştirmek amacı ile yapılmıştır.Toplumların eğitim düzenleri oluşturulurken faydalanılan alanlardan birisi de sanat eğitimi alanıdır. Hem kültürün geliştirilmesi hem de bireylerin ruh sağlığını dengede tutabilmesi açısından bu gereklidir. Çocuğun gelişiminde kendini tanıması ve kişiliğini bulmasında Görsel Sanatlar Eğitimi önemli bir yere sahip olmasına rağmen bu derse gereken önem verilmemektedir.Türk Milli Eğitim sisteminin sanata ve sanat eğitim amaçlarına bakıldığında olumluluk ve olumsuzlukları bir arada görmek mümkündür. Genel eğitimin olumlu olumsuz yönleri ile tartışılması bir yana, yeterince önemsenmeyen, öneminin farkına varılmayan sanat eğitimi biraz da kendi yapısından kaynaklanan bir takım sebeplerle temele oturtulamamıştır.Dersin işleniş amaçlarına dair bilgi yetersizlikleri, sosyo-kültürel ortam, araç-gereç ve donanım bakımından yoksun okulların durumuyla birleşince Görsel Sanatlar dersi öğretmenleri, programı uygularken çeşitli problemlerle karşılaşmaktadır. Ankette karşılaşılan bu problemlere ilişkin 63 görüş yer almaktadır. Öğretmenlerin bu görüşlere katılma dereceleri sorgulanmaktadır. Verilerin toplanmasında kullanılan araç Likert tipi bir ölçektir. İstatistiksel çözümlemeler için SPSS (The Statistical Packet for the Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda bulgular ve yorumlar kısmı oluşturulmuştur.Dünyanın değişen ve gelişen şartlarına göre sanat eğitiminin gerekliliği tartışma götürmeyecek bir gerçektir. Uluslararası ilişkiler alanındaki hızlı değişme ve gelişmeler yeni, çağdaş eğitim politikalarının oluşturulmasını zorunluluk haline getirmiştir. Eğitim-öğretimin en önemli öğelerinden biri olan öğretmenlerin karşılaştıkları problemleri tespit etmek, ortadan kaldırmak ve eğitimi çağdaş standartlara ulaştırmak ülkelerin eğitim politikalarında ilk sırada olmalıdır.Araştırma verilerinden elde edilen bulgulara göre ilköğretim okullarında görevli Görsel Sanatlar dersi öğretmenlerinin hedeflenen amaç ve davranışları kazandırmalarını engelleyecek pek çok problem ortaya çıkmıştır.
1950 sonrası Türk resim sanatında doku
Araştırmada 1950 sonrası Türk resim sanatında doku öğesi kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca resimlerinde dokunun öğesini kullanmasıyla öne çıkan sanatçıların doku öğesine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde; doku'nun tanımı, dokuların ortak özellikleri, dokuların algılanması, dokuların oluşumları açıklanmış ve doku çeşitleri olarak; doğal doku, görsel (yapay) doku, güncel doku, optik doku ve dinamik dokulara yer verilmiştir. 1950 sonrasında Türk resim sanatına değinilmiş, Türk resim sanatında dokunun kullanımı, yeri ve öneminden bahsedilmiştir.Araştırmanın ikinci bölümünde, araştırmanın modeli, katılımcılar, veri toplama süreci, verilerin analizi ve yorumlanması yer almaktadır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir.Araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemi ile Türk resim sanatında, tuval resminde doku unsuru ile dikkat çeken altı sanatçı, örneklem olarak belirlenmiştir. Resimlerinde doku öğesine yer vermelerinden dolayı Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz, Halil Akdeniz, Erkan Özdilek, Ahmet Yeşil ve Ünsal Kınıklı ile yapılan görüşmelere yer verilmiştir.Bu araştırmada, araştırmanın problemi doğrultusunda hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Verilerin analizleri yapılırken, içerik analizinden yararlanılmıştır. İçerik analizinde temelde yapılan işlem, birbirine benzeyen verileri belirli kavramlar ve temalar çerçevesinde bir araya getirmek ve bunları okuyucuların anlayabileceği bir biçimde düzenleyerek yorumlamaktır. Araştırmada, tanımlanan bulgular araştırmacı tarafından açıklanmış, ilişkilendirilmiş ve yorumlanmıştır. Bulguların yorumlanmasında, katılımcıların görüşlerinden doğrudan alıntılar yapılmıştır.Araştırmanın üçüncü bölümünde, görüşme yapılan sanatçıların, dokunun önemine ilişkin görüşleri, 1950 sonrası Türk resim sanatında doku unsurunun tuval resminde değişimine ilişkin görüşleri, Avrupa resim sanatçılarıyla Türk resim sanatçılarının yapıtlarındaki doku farklılıklarına ilişkin görüşleri, sanatçıların kendi resimlerindeki doku ve kullandıkları malzemelere ilişkin görüşleri yer almaktadır.
Gelişen teknoloji ile birlikte değişen sanatçı-alıcı buluşması
Araştırmada her geçen gün gündelik hayatı ve toplum yaşamını değiştirerek yeni bir forma sokan teknolojinin sanat üzerindeki etkilerine kısaca değinilmiştir. Günümüz sanatının en son eğilimi olan, sanal galerilere ya da ?e-galeriler? diye adlandırılan, internet üzerinden sanat eserlerinin sergilenmesini sağlayan sanal galeriler ile geleneksel sanat galerileri arasındaki farklar tartışılmıştır. Ayrıca araştırmada sanat sunucusu, sanat alıcısı ve sanat galerisi sahipleri üzerinde yapılan anket ve sonuçlarına yer verilmiş olup, Türkiye'nin önde gelen bazı sanatçılarının bu konu hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir.Araştırmada rasgele seçim modeli ile seçilmiş olan, Antalya, İstanbul, Denizli, Kütahya, Erzurum, Burdur illerinde 825 kişi üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde frekans ve yüzdeler kullanılmıştır. Çalışmada seçilen sorular sadece konu üzerine odaklanma hedefi taşımakta olup, sosyal bilimlerde anket hazırlama teknikleri ve bilginin korunması prensipleri çerçevesinde anket hazırlanmıştır. görüşme içeriklerinin ve sorulan soruların amaç ve hedeflerine kısaca değinilen çalışmada, görüşme sonuçlarının da yorumlarına yer verilmiş, görüşme metinlerinin birer kopyası eklerde verilerek, ileriki çalışmalara kaynak olması hedeflenmiştir.Gerek çalışma sonuçları, gerekse günümüzde yaşanan gelişmeler, teknoloji devrinin sanatı da sanal bir devrime sokmakta olduğunu ve geleceğin sanat ortamları olarak sanal ortamların, bienallerin, trienallerin, sergi salonlarının yerlerini aldığı, sanatın kısmen ticarileşmeye başladığı, kısmen de özgürleştiği ve daha fazla sanat alıcısına ulaşabilme yeteneği kazandığı sonucu çıkarılmıştır.
Çağdaş Türk resminde figüratif resmin kültürle ilişkisi
Bu araştırmada Çağdaş Türk Resim Sanatında yaşanılan kültürel değişimin figüratif resme yansıması, kuramsal bir çerçevede tartışılması amaçlanmıştır. Bu araştırma günümüz figüratif resmini anlayabilmek açısından önemlidir. Tarama modelinde desenlenen araştırma Çağdaş Türk Resminde Figüratif resim yapan ressamlar ve eserleri ile sınırlıdır.Araştırmada Resim tarihinde figürün yeri ve önemi vurgulanarak Avrupa resminin gelişiminde yer alan figüratif resimlere, üsluplara ve yaklaşımlara kısaca değinilmiştir.Çağdaş Türk Resminin oluşumu ve figüratif resim başlığı altında yer alan ikinci bölümde Türk Sanatında figürün varlığına değinilerek minyatürden başlayan sürecin Batılı anlamda resim geleneği ile değişimine yer verilmiştir. Sanayi-i Nefise Mektebi'nin figür resmindeki önemi vurgulanarak Cumhuriyetin ilanı ile her alanda gerçekleşen yeniliklere ve bu yenilikler içerisinde sanat alanındaki gelişmelere yer verilmiştir. Cumhuriyet sonrası sanat grupları ve bu gruplar içinde figür resminin anlatım biçimi, konusu, tekniği ve anlayışında ortaya çıkan değişiklikler incelenmiştir.1950 sonrası siyasal, sosyal ve ekonomik alanlardaki yeni oluşumlar sanat alanlarını da etkilemiş, yeni bir açılım ve çok yönlülük getirmiştir. 1980'ler büyük atılımların, değişimlerin ve sanatsal gelişmelerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Aynı zamanda figüratif ve soyut resim, akademi çevrelerince tartışılmaya başlanmıştır. Sanatçılar figüratif resmi yeni içerik değerlerine kavuşturmaya çalışmıştır.Dünya'da ve Türkiye'de ortaya çıkan toplumsal, düşünsel ve teknolojik değişikliklerin sanat dünyasını nasıl etkilediği bu etkileşimin yeni sanatsal oluşumlar yanında figür resmine yansıması tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Figüratif Resim; Sanat Akımları; Sanayi-i Nefise Mektebi; Çağdaş Türk Resim Sanatı.
Sokak estetiği bakımından eski Kütahya evleri (görüntünün yeniden yorumlanması)
Bu araştırmada Kütahya'nın tarihi, coğrafyası ve tarihi kent dokusu hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Osmanlı döneminden kalma en önemli sivil mimari örneklerinden on dokuz adet ev belirlenmiştir. Bu evlerin cephelerinde kullanılan malzemelerin bulundukları sokağa kattığı estetik değer hakkında bilgiler verilmiş ve yapıların varolan durumlarının incelemeleri yapılmıştır.Araştırmada belirlenen on dokuz adet ev, 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın sivil mimari örneklerinin temsilcileri oldukları için seçilmiştir. Seçilen bu yapıların on dört tanesi sanal ortamda restorasyonu yapılmış, beş adet evin (Şapçılar, İrvasa, Germiyan, Kurular, Vakıf Konağı) günümüzde restorasyonları yapıldığı için sanal ortamda restorasyonun yapılmasına gerek duyulmamıştır. Ayrıca bu on dokuz adet yapının bulunduğu sokak görünümleri, özgün baskı resim tekniklerinden biri olan gravür baskı tekniği ile yorumlanmıştır. Araştırmada bu evlerin sanal ortamda restorasyonlarının ve gravür baskılarının hem görsel hem de metinsel olarak nasıl yapıldıkları aşamalı olarak kısaca anlatılmıştır. Bununla birlikte on dokuz adet evin sanal ortamda yapılan restorasyonlarına ve gravür baskılarına konu başlıklarının bulunduğu bölümler içerisinde yer verilmiştir.Dinin, gelenek ? göreneğin ve kültürün yapılar üzerinde oluşturduğu etkiler hakkında bilgiler verilmiştir. Geçmişten bugüne, yapılarda oluşan hasarlar tespit edilmiştir. Gerek yapılara karşı toplumsal duyarsızlık, gerekse doğanın yok edici etkileri bu yapıların karakteristik özelliklerinin gün be gün yok olmasına neden olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Sokak Estetiği, Gravür, Eski Kütahya Evleri
XX. yüzyıl Türk resim sanatında tüketim nesnesi ve hazır nesne
Bu araştırmada; tüketim toplumunun yarattığı etkiler içerisinde, Batı ve Türk sanatçılarının hazır nesne ve tüketim nesnesini konu ve malzeme yönünden kullanımları incelenmiştir.Sanayinin gelişimi ve sonrasında ortaya çıkan tüketim toplumu yeni bir insan tipi ortaya çıkarmıştır. Seri üretim ve teknolojik gelişmeler resim sanatını teknik, malzeme ve konu olarak da yeni bir döneme getirmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde XX. Yüzyılı etkileyen sanayi ve teknolojik gelişmeler, sanat ve toplum ilişkisi bağlamında genel olarak ele alınmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde; ilk olarak batı sanatında hazır nesne ve tüketim nesnesini malzeme ve konu olarak işleyen sanatçılar, genel olarak incelenmiştir. Batı sanatında Kübizmde kolaj ile başlayan hazır nesne kullanımı ve sonrasında Dadaizm, Pop sanatı ve Kavramsal sanat çerçevesindeki sanatçıların çalışmaları araştırmanın konusu kapsamında tartışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde Türk resim sanatındaki gelişmelere kısaca değinilmiştir. 1967'den sonraki hazır nesne ve tüketim nesnesini konu ve malzeme kullanımı olarak ele alan sanatçılardan çalışmalar incelenmiştir.Nitel özellik taşıyan bu araştırmada konu ile ilgili kaynak araştırması yapılmıştır. Ayrıca betimsel yöntemlerden biri olan yayın tarama teknikleri kullanılarak örnek resimlerden yararlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tüketim, Hazır Nesne, Toplum, Resim
Cumhuriyet sonrası Türk resim sanatında görülen peyzaj resimlerinin tasarım ilkelerine göre incelenmesi
Son yıllarda sanat alanında yapılan çalışmaların çoğunluğunda, sanat tasarım ilkelerinin önemi artmıştır. Günümüzde pek çok akademisyen, sanatta tasarım ilkelerinin ne ölçüde kullanıldığını gösteren araştırmalar ortaya koymaktadır. Öte yandan peyzaj resmi için bu alanda yapılan bir çalışmaya rastlanmamıştır.Tasarım ilkeleri doğanın bütününde var olan şablonların isimlendirilmesini kapsar. Şu halde tasarım ilkelerinin peyzaj resminde ne derecede kullanıldığı önem arz eden bir konudur. Bu nedenle bu araştırmada peyzaj resminde tasarım ilkelerinin varlığı incelenmiştir.Araştırmada peyzaj resminde tasarım ilkelerinin varlığı incelenirken iki konuya dikkat edilmiştir. Bunlardan birincisi, klasik üslupta üretilen peyzaj resimleri ile modern üslupta üretilen peyzaj resimlerinin kıyaslanmasıdır. Bu anlamda seçilen dört klasik, iki modern üslup takipçisi sanatçının eserleri tasarım ilkelerine göre incelenmiştir. İkincil olarak, peyzaj resminde genel anlamda bir değerlendirme yapılarak, sanat tasarım ilkelerinin kullanılmasının miktar, derece ve yönüne dikkat çekilmiştir.Eser analizlerinin sonucunda, klasik üslupta üretilen eserlerde doğanın sahip olduğu tasarım ilkelerine uygunluğun ön plana çıktığı görülmüştür. Öte yandan, modern üsluptaki eserlerde de, her ne kadar çeşitlilik ilkesine başvurularak klasik üsluptan kaçınma eğilimi olsa da, bu resimlerde de kendi içerisinde tasarım ilkelerinin bütününe de bir uygunluk olduğu görülmüştür. Modern üslupta en fazla görülen tasarım ilkesi ise çeşitlilik ilkesidir.
Türkiye'de güncel sanatın yeri ve önemi üzerine sanatçı uzman-izleyici ve alıcı görüşleri
Araştırmada 1890 ve 2008 yılları arasında Türk sanatının gelişimi kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Birinci bölümde Türkiye'de batılı anlamda sanatın ortaya çıkışı ve çağdaşlaşma süreci incelenmiştir. İkinci bölümde ise dünya sanatıyla paralel bir gelişim gösteren güncel sanatın, Türkiye'deki yeri ve önemi, bu sanatla ilgilenen sanatçı, galerici ve güncel sanat izleyicilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Bu araştırmanın amacı; Türkiye'de güncel sanat uygulamaları ile güncel sanatın sanat ortamlarındaki kullanım ve algılanma boyutunun gerekliliğini, Türk kültürel ve ekonomik yapısı ile bağdaştırarak tespit edebilmektir. Güncel sanatın ne olduğu, Türkiye'deki güncel sanat uygulamaları, sanat-eser-alıcı düzeyinde güncel sanatın sorunları üzerinde durulmuştur.Araştırmanın ikinci bölümünde, araştırmanın modeli, katılımcılar, veri toplama süreci, verilerin analizi ve yorumlanması yer almaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır.Araştırmada, Türkiye'de güncel sanatta yaptıkları başarılı çalışmalarla Vahit TUNA, Gülçin AKSOY, sanat alıcısı olarak Daryo BESKİNAZİ, Azra TÜZÜNOĞLU, Uzman İzleyici olarak, Sevil DOLMACI ve Vasıf KORTUN'un görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca güncel sanatta söz sahibi olan sanatçı, küratör ve sanat eleştirmenlerinin de konuşmalarından ve makalelerinden alıntılar yapılarak çalışmanın içeriği araştırmanın amacına göre desteklenmiştir.Bu araştırmada, araştırmanın problemi doğrultusunda hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılarken içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada tanımlanan bulgular araştırmacı tarafından yorumlanmıştır. Bulguların yorumlanmasında katılımcıların görüşlerinden doğrudan alıntı yapılmamıştır.Sonuç olarak; Güncel sanat'ın daha çok postmodern, günümüz toplumundan beslenen yapısı dolayısıyla geleneksel sanatta olduğu gibi biricikliği, belli bir malzemeye bağlı kalmaması, teknolojiden faydalanması, biçimsel kaygılar gütmemesi, geleneksel sanatla arasında başat ayrılıkların oluşmasına sebep olmuştur. 1990'lı yıllardan itibaren güncel sanat kavramı iyice yaygınlaşmış ve küreselleşmenin getirdiği yaşam biçimi ve sanat algısı ile Türk sanatçıların dünya çapında isimlerini duyurmasına olanak sağlamıştır.Anahtar Kelimeler: Güncel, Sanat, Postmodernizm, Galeri, Küratör.