
7.892
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
6
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörDil ve konuşma sorunlu çocukların sesbilgisel çözümleme yöntemi ile değerlendirilmesi ve konuşma örüntülerindeki sesbilgisel özelliklerin betimlenmesi
ÖZET Bu araştırma, dil ve konuşma sorunlu çocukları sesbilgisel yaklaşıma dayalı eğitsel bir yöntem ile değerlendirmek ve bu çocukların konuşma örüntülerindeki sesbilgisel özellikleri betimlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma durum saptamaya yönelik bir tekil tarama modeline göre desenlenmiştir. Tarama modelleri içerisinden vaka incelemeye dayalı tek-denek desenlemesi "sağaltım öncesi değerlendirme" amacı ile kullanılmış ve konuşma dili verilerinin değerlendirilmesinde kesit alma yaklaşımlı an'sal tarama tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın deneklerini Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü'ne dil ve konuşma sorunu nedeniyle sağaltım için başvurup işitme, zihin, görme, dudak- damak yarıklığı gibi yapısal bir özürü ya da işlevsel bir engeli bulunmayan 0-11 yaş arasında 10 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma sürecinin gerçekleştirilebilmesi için sesbilgisel çözümleme yöntemine dayalı Türkçe Sesbilgisel Değerlendirme Takımı (TSDT) geliştirilmiştir. TSDT iki aşamadan meydana gelmektedir. İlki konuşma dili verilerinin toplanması, ikincisi ise verilerin değerlendirilmesidir. Konuşma dili verilerinin toplanması aşaması geliştirilen resim-kompozisyon takımı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Resim-kompozisyon takımı ile toplanan verilerin değerlendirilmesi ise sesçil çözümleme, ses dağarcığı çözümlemesi, ikarşıtlık çözümlemesi, sesbirim dizgesel çözümleme, sesbilgisel işlem çözümlemesi ve gelişimsel değerlendirme aşamalarından oluşmuştur. Araştırmanın başlıca bulguları şunlardır: Araştırmaya alman dil ve konuşma sorunlu çocukların ses dağarcıklarının sınırlı olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya alman dil ve konuşma sorunlu çocukların ses dağarcığında bulunan seslerin anlam farklılığı yaratmada karşıtsal kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilmiş ve yapılan analizlerde çocukların söyleyişlerinde yetişkin sistemine göre oldukça sınırlı bir sesbirim dağarcığı gözlenmiştir. Araştırmaya alınan dil ve konuşma sorunlu çocukların konuşmada kullandıkları hece yapılanılın nasıl bir özellik gösterdiği değerlendirilmiş ve tüm çocuklarda da tek, iki ve üç heceli yapıların kullanımda olduğu, fakat sözcüklerin hece yapılarının değişime uğradığı görülmüştür. Araştırmaya alınan dil ve konuşma sorunlu çocukların sesbilgisi sistemlerinin nasıl bir özellik gösterdiği değerlendirilmiştir. Bu aşamada çocukların sesbilgisi sisteminde hangi sintagmatik ve paradigmatik sesbilgisel işlemlerin ortaya çıktığı incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda çocukların gelişimsel düzeyi değerlendirilmiştir. Araştırmaya alınan dil ve konuşma sorunlu çocuklarda gözlenen sesbilgisel işlemlerin çoğu normal çocuklarda gözlenen sesbilgisel işlemlerdir, ancak bu işlemler gecikmeli olarak ortaya çıkmaktadır-. Gelişimsel değerlendirme dağınık bir gelişme göstermektir. Bazı çocuklarda normal çocuklarda gözlenmeyen gırtlak-durak sesi ekleme,gırtlak- sürtünmeliye dönüştürme ve herhangi bir sesi gırtlak-durak sesiyle değiştirme işlemleri gibi olağan dışı, özgül pek çok işlemin değişken etkileşimi gözlenmiştir. Sesbilgisel işlemlerin çocukların ilerlemiş yaşına rağmen hala baskılanmamış olması nedeniyle karşıtlık işlevinin kaybolması, çocukların konuşmalarındaki söyleyiş örüntülerinde iletişimsel yeterliliği olumsuz etkilemekte ve anlaşılabilirlik düzeyini azalmaktadır. 1 1
Anonim ortaklıklarda yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi
Günümüzde toplumların ekonomik yapıları incelendiğinde anonim ortaklık türünde kuruîan şirketlerin önemli bir paya sahip olduklarını görmekleyiz. Bu öneme sahip oîart anonim ortaklıklar ise tüzel kişi oldukları İçin onlara canlılık verecek gerçek kişilere İhtiyaç duyulmaktadır. Yani anonim ortaklıklara yön yerecek olanlar gerçek kişilerdir. Fakat anonim ortaklıklarda çok sayıda ortak olduğu İçin uygulamada kolaylık sağlaması amacıyla ortaklığı idare ve temsil edebilecek ayrı bir organa İhtiyaç duyulmaktadır. Bu organda yönetim kurulu adını almaktadır. Yönetim kurulu gerçek kişilerden oluştuğuna göre ve bir iş o İşi yapanın şahsiyetinden ayrı tutulamayacağına göre üyelerin niteliklerinin önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. İşte üyelerin şahsiyetlerinin önemi nedeniyle bu araştırmada bizatihi üyeler incelenmiştir. Bu nedenle birinci bölümde gerçek kişilerin nasıl yönetim kurulu öyesi olabilecekleri, ikinci bölümde de bu kişiler seçilirken nelere dikkat edilmesi gerektiği ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıyan kişilerin görevleri sırasındaki özellikleri ve bu özelliklerin yitirilmesi halinde sonucun ne olacağı incelenmeye çalışılmıştır.
Türkiye'de seramik heykel
ÖZET Tarih süreci içerisinde insanlar yaşam biçimlerini, inanç ve duygularını ifade etmek için çeşitli sanatlar kullanmışlardır. Sanat dallan bu süreç içinde» günümüze kadar gelirken değişime uğrayarak çeşitli görevler yüklenmiş farklı anlamlar içermişlerdir. Bugün seramik sanatı içerisinde de görülen bu değişim, seramik heykel adı altında, geleneksellîkten çıkarak, çağdaş sanat akımları arasına girmiştir. Sözü edilen değişim; sanat olgusunun yaygınlaşmasından, seramik sanatındaki sanatsal gelişmelerin yanısıra teknolojik ve teknik gelişmelerin artmasından kaynaklanmıştır. Bu yeni yapılanmadan doğan ve seramik malzemeden yapılan heykele seramik heykel denir. İlk çağlardan bugüne kadar yapılan seramik heykeller, yapıldıkları malzemenin özelliğini belirtmek için sadece seramik adı ile tanınmaktadır. Bugün günlük yaşamımıza girmiş olan seramik heykel sanatı, iç ve dış mekanlardan sanat objesi olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de 1950lerden sonra yoğun bir şekside uygulanan seramik heykeller seramik sanatının işlevsel bir sanat olarak tanınmasından dolayı önceleri pek benimsenmemiştir. Fakat Türkiye'deki sanat kültürünün artması ve seramik heykel sanatının kararlı gelişmesi, onun sanat objesi olarak kabullenilmesini sağlamıştır. Seramik heykelin kabul görmesinde toplumun sanat kültürünün yükselmesi ve seramik sanatçılarının payı büyüktür.
Seramik sanatında çeşme ve suoyunları
ii SEEAMİE SANATINDA ÇEŞME ¥E SüOYUMLAMI ÖZET Dünyanın en temei fiziksel unsurları olarak adlandırabileceğimiz su, hava ve toprak, canlı yaşamının başlamasını, onların oluşumunu ve gelişimini sağlar. Fiziksel unsurlarla canlılar arasında çift yönlü bir alışveriş doğar. Sistemdeki gezegenlerden daha farklı özelliklere sahip olan dünya, zaman içerisinde canlılar arasında farklılaşacak ayrıcalıklı bir tür barındırmaya başlar ve bu tür kendisine "insan" der. însan, tarihi boyunca doğayla birlikte yaşar, ama doğal çevreden farklı bir çevre daha oluşturur. Buna da yapay çevre adı verilir. Dünyanın dört bir yanında yaşama elverişli su kaynaklarını bulur, oralarda yaşar, uygarlıklar yaratır. Eski uygarlıkları yıkar, yenilerini kurar. Bütün bu süreç içindeki çabasının tek amacı, doğal, yapay ve toplumsal çevresini kendisine yakın kılmaktır. Yapay çevre olarak oluşturduğu yerleşim alanlarında, temel ihtiyaçlarını karşıladığı çeşme ve su yapılan, bu çabasının sonucu olarak ortaya koyduğu ürünlerin bir bölümünü oluşturur. Çeşme; doğal yolîa ya da genel su sağlama sisteminden gelen suyun içme, temizlik ve diğer ihtiyaçların giderilmesi için, o suyun akıtılarak kullanıldığı yapılara verilen genel addır. Türk kültüründe su ve özelMi günlerde şerbet sunulan sebiller, cami ve benzeri ibadethanelerde abdest alınan şadırvanlar da, çeşme olarak kabul edilir. Suyun içme, temizlenme ve sulama gibi temel işlemlere hizmet etmesi amacıyla değil de, görüntüsü ve sesinden yararlanılarak estetik fonksiyon sağlayan selsebil, fıskiyeli çeşme ve havuzlara ise suoyunu adı verilmektedir. Mympheum denilen ilk çeşme yapılarına Antik Roma'da rastlanır. Hayvanların sulanması, içme suyu ve de görsel bir zenginlik yaratmak amacıyla yapılan bu çeşmeler, küçük ve önemsiz bir yapı iken, Barok dönemde görkemli bir niteliğe ulaşır. 18. yüzyıl Avrapasının düşüncesinde, yaşama biçiminde ve sanatında ortaya çıkan naturalist yaklaşımın Osmanlı Devleti'nde etkisi, çeşme ve havuzlarda kendisini gösterir. Tabiat duyarlılığının ve doğaya yönelmenin bir ifadesi olarak çeşme ve havuzlara plastik duyarlılıkla eğilinip, nitel ve nicel anlamda ağırlık verilir. Lale Devri'ne kadar çeşme; küçük, yalın ve genellikle bir duvara yapışık şekilde yapılır. Meydan çeşmeleri ancak 18. yüzyılın başında ortaya çıkar. Endüstrileşmeyle su tesisatının evlere kadar uzanışı, sokak ve meydan çeşmelerini işlevsiz bırakmış ve salt görsel, estetik amaçlara hizmet eden suoyunlan dışında, çeşme yapımı tamamen durmuştur denebilir. Toplumsal yaşam ve kullanım açısından kent ortak mekanlarının önemi, kent öğelerini, çeşme ve suoyunlannı da aynı derecede önemli kılmaktadır. Fonksiyonel olarak, insanın su ihtiyacını karşılayan, dinlendirici ve serinletici etkisi olan, kentlere çağdaş bir görünüm sağlayan çeşme ve suoyunlan, toplumsal kullanım açısından, fiziksel fonksiyonlarından çok, görsel, sanatsal ve kültürel boyutuyla dikkati çeker.iv îçme ve temiziik îhtiyacıııı karşılamak, görsel ve işitsel duyulara hitap etmek ve kent ortak mekanlarına çağdaş görünüm kazandırmak amacıyla yapılmış çeşme ve suoyıınlaraıda, mermer, taş, tuğla, beton ve metal gibi temel malzemeler kullanılmıştır. Suyun sızması olasılığından dolayı taş ve özellikle mermer fazlaca kullanılmış ve kullanılmaktadır. Paslanma riski nedeniyle metal malzemelere çok kısıtlı yer verilmiştir. Günümüzde ise, polyester ve plastik özellikli malzemeler tercih edilmektedir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, çeşme ve suoyunlannda seramik kulanımı yok denecek kadar azdır. Bu durumun sebebi nedir ve bu durumu değiştirmek mümkün müdür? Başka bir ifadeyle, çeşme ve suoyunlannda seramiğe daha fazla yer verilebilir mi? Nerede ve nasıl bir yer verilebilir? Bu çalışma, yukarıda kısaca belirtilen sorular ve yaklaşımlar üzerine kurulmuş, araştırma ve uygulamalar bu yönde yoğunlaştırılmıştır. Bu nedenle, çeşme ve suoyunlan olgusunu daha iyi kavramak açısından, suyun temel, fiziksel ve kimyasal özelliklerine, sağlık ve toplumsal açıdan önemine, Türklerin sosyal yaşamında suya verilen değere, ülkemizdeki çeşme ve suoyunlarıyia ilgili yapılara, bazı yabancı uygarlık ve ülkelerdeki çeşme ve suoyunlan uygulamalanna değinilmiştir. Çeşme ve suoyunlannda kullanılan malzemelere ve bu malzemelerle seramiğin karşılaştmlmasına, bu sonuca göre, ortaya çıkan saptamalara ve uygulamalara yer verilmiştir. Çeşme ve suoyunlannda seramiğe yer verildiği zaman, fonksiyonel açıdan uygunluğunun dışında, diğer malzemelerden yapılanlara oranla; kentlinin zevk ve beğenisine daha fazla yaklaşabilecek, böylece yoğun ürkütücü ve soğuk kentlerimiz insana bu denli yabancı kalmayacaktır.
Si3N4 başlangıç tozlarının alfa-SiAlON seramiklerinin mikroyapısına etkisi
Yüksek Lisans Tezi Sİ3N4 BAŞLANGIÇ TOZLARININ a-SiAION SERAMİKLERİNİN MİKRO YAPISINA ETKİSİ ŞENİZ REYHAN KUŞHAN Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Seramik Mühendisliği Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Hasan MANDAL 2000 Silisyum nitrür ve SiAlON malzemeleri iyi mekaniksel, ısıl ve kimyasal özellikleri nedeniyle mühendislik uygulamaları için avantajlı malzemelerdir, a ve P-SiAlON seramiklerinden her ne kadar |3 ilk gelişen grup olsa da, a-SiAION seramikleri mükemmel sertliğe sahip olmaları ve kullanılan sinterleme ilavelerinin yapıya girerek tane sınır fazım minimuma indirmesi nedeniyle çok daha fazla ilgi çekmişlerdir. Ancak eşeksenli mikroyapıya sahip olması nedeniyle relatif olarak düşük tokluğa sahiptir. Kırılma tokluğunu arttırmak için iğnemsi yapıya sahip a- SiAlON üretimi üzerine başarıyla sonuçlanan çalışmalar yapılmaktadır. Ancak bu çalışmalarda ya oksijen ve alüminaca zengin bir kompozisyon hazırlanarak. çubuksu tane oluşumu zengin camsı faza bağlı olarak sağlanmış ve yüksek sıcaklık mekaniksel özellikleri açısından zayıf malzemeler elde edilmiş yada HIP gibi zor ve pahalı bir sinteleme tekniği kullanılmıştır. Bu çalışmanın diğerlenden farkı, azotça zengin bir kompozisyon seçilmesi ve gaz basınçlı sinterleme gibi basit ve ucuz bir sinterleme yöntemiyle yoğunlaşmanın sağlanmasıdır. Başlangıç Sİ3N4 tozunun kompozisyonu ve sinterleme şartlarına bağlı olarak mikroyapıda meydana gelen değişiklik yapılan SEM analiziyle gözlenmiştir. P-Sİ3N4 tanelerinin çekirdek görevi görerek çubuksu mikroyapı sağladığı görülmüştür. Bunun yanında tek basamaklı sinterleme yerine çekirdeklerime için imkan sağlayan iki basamaklı sinterlemeyle de benzer bir mikroyapı elde edilmiştir. Böylece rulman yataklarında kullanım potansiyeline sahip, hem sert hem de tok a-SiAION üretilmiştir. Anahtar Kelimeler: a-SiAION, Sİ3N4 Başlangıç Tozu, Sinterleme Şartlan, Tane mikroyapısı
Küme değerli dönüşümlerin selektörleri ve parametrelendirilmesi
ÖZET Yüksek Lisans Tezi KÜME DEĞERLİ DÖNÜŞÜMLERİN SELEKTÖRLERİ VE PARAMETRELENDİRİLMESİ AYŞE FİDAN Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Matematik Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Mahide Küçük 2000, Sayfa 70 Bu çalışma, küme değerli dönüşümlerin sürekli ve Lipschitz selektörle rinin varlığı ve küme değerli dönüşümlerin parametrelendirmesi problemini içeren derleme niteliğinde bir çalışmadır. Çalışma dört bölümden oluşmuştur. İlk bölümde temel tanım ve teo remler ile konveks küme ve konveks fonksiyonların özellikleri verilmiştir. İkinci bölümde, alttan ve üstten yarı sürekli küme değerli dönüşümle rin sürekli selektörlerinin varlığı araştırılmış, bölüm sonunda küme değerli dönüşümlerin minimal selektörlerinin süreklilik özelliği verilmiştir. Üçüncü bölümde konveks, kompakt kümelerin Steiner noktası tanım lanmış, bu tanım yardımıyla kapalı, konveks değerli Lipschitz küme değerli dönüşümün Lipschitz selektörünün varlığı araştırılmıştır. Ayrıca kontrol teoride çokça kullanılan Caratheodory selektörün varlığı kanıtlanmıştır.Son bölümde ise küme değerli dönüşümler için iki parametrelendiril- me verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Küme Değerli Dönüşümler, Alttan ve Üstten Yarı Süreklilik, Selektörler, Parametrelendirme