
4
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Analytical evaluation of selected concrete structures against earthquakes in Turkey
Anatolian geography, which is one of the most seismically active regions of the world, has hosted many earthquakes until today. The existence of these frequent destructive earthquakes necessitates a technical examination of the building stock and the urban transformation of risky buildings. The study is located on the East Anatolian Fault Zone in the Anatolian geography, some of the reinforced concrete structures in Dulkadiroğlu, Elbistan and Pazarcık districts of Kahramanmaraş province 1. The level assessment was carried out by taking into account the "Principles Regarding the Determination of Risky Structures" published by the Ministry of Environment and Urbanization in the Official Gazette in 2019. The methods given in these principles are not used for building earthquake performance evaluation and strengthening. According to the methods given in these principles, it does not conclude that the buildings that are not risky meet the earthquake resistant design principles. Within the scope of Law No. 6306, simplified methods that can be used to determine the regional distribution of buildings that can be considered risky in certain areas and to make a prioritization decision, taking into account the characteristics of the building and the earthquake hazard, are given. With this method, calculations were made by taking a total of 120 building samples that make up the urban settlement areas in Dulkadiroğlu, Elbistan and Pazarcık districts of Kahramanmaraş province. In the risk determination of reinforced concrete structures, which are included in the principles for the determination of risky structures, 9% of the buildings examined were determined as very risky, 66% as medium risky, 24% as risky and 1% as risk-free This study will be a source for the building stock studies to be carried out for the province of Kahramanmaraş.
Atık mermer tozu kullanılarak üretilmiş çevre dostu betonların dayanım ve dayanıklılık özelliklerinin incelenmesi
Yapılan bu çalışmada mermer ocaklarından, mermer sektörüne getirilen mermer taşlarına istenilen kalıbı verebilmek için bir takım işlemlerin yapılması gerekmektedir. Bu işlemler sırasında meydana gelen atık mermerlerin çevredeki olumsuz etkilerini azaltmak için günümüzde yaygın bir şekilde beton karışımında kullanımı hedeflenmiştir. Atık mermer tozunun beton karışımında kullanımının yaygınlaşması, ekonomik yönden de oldukça katkı sağlamıştır. Atık mermer tozunun betonda kolaylıkla kullanılması betonun bazı özelliklerine bağlıdır, bu özellikler ise betonun taze ve sertleşmiş yapısı şeklinde ifade edilmektedir. Yapılan çalışmanın amacı, beton karışımında atık mermer tozu kullanarak, çevre dostu bir beton türü üretmektir. Üretilen betonun, tahribatsız ve tahribatlı test metotları ile dayanım ve dayanıklılık özelliklerini, taze ve sertleşmiş betonun üzerine olan etkilerini belirlemektir. Yapılan çalışmada, atık mermer tozu ile üretilen çevre dostu betonların karışım hesabında kullanılan atık mermer tozu miktarı, hacimce toplam karışımın, %0, %2, %4'ü şeklinde aynı zamanda iri ve ince agrega yerinde yer değiştirerek kullanılmıştır. Bu çalışmada üretilen betonların çimento dozajı iki farklı (350 kg/m3 ve 425 kg/m3) şeklinde ve agrega granülometrisi ise üç farklı (%65 İnce-%35 İri), (%55 İnce-%45 İri), (%45 İnce-%55 İri) şeklinde kullanılmıştır. Buna göre, işlenebilirlik ve dayanım üzerine en etkili parametrelerin belirlenmesi hedeflenmiştir. Üretilen çevre dostu betonların, taze ve sertleşmiş beton özellikleri tespit edilmiştir. Yapılan çalışma değerlendirirken mermer tozu oranı ve agrega granülometri etkisine göre yapılmıştır. Sonuç olarak, atık mermer tozunun beton karışımında kullanarak çevre dostu betonun üretilmesinin mümkün olduğunu, çevre kirliliğini azalttığını, insanların sağlığına ve doğaya fayda sağladığını, aynı zamanda kaynakların az tüketilmesi ile ekonomiye katkıda bulunacağını söylenebilir.
Bitlis pomzası ile üretilen bimslerin mekanik özelliklerinin deneysel olarak araştırılması ve geliştirilmesi
Pomza değişik sektörlerde farklı amaçlar için kullanılmaktadır. Bitlis, pomza rezervleri açısından Türkiye'nin en zengin ilidir. Bitlis ilinde pomza hafif ve gözenekli olmasından dolayı duvar malzemesi olarak bimsblokların üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Duvar malzemesinin hafif olması yapının da yükünü azaltmaktadır. Çalışmada, Bitlis ilinde elde edilen pomzadan üretilen ve duvar malzemesi olarak kullanılan bimsbloklar kullanılmıştır. Kullanılan bimsbloklar 19*19*39cm boyutlarındadır. Ancak pomzadan üretilen bimsblokların mekanik dayanımları oldukça düşük olmaktadır. Bu çalışmada bimsblokların mekanik dayanımlarını arttırmak adına çelik lif katkısı kullanılmıştır. %2, %3, %5 ve %7 oranlarında çelik lif katkısı kullanılarak numuneler elde edilmiştir. Karşılaştırmaların yapılabilmesi için hiç çelik lif içermeyen kontrol numuneleri üretilmiştir. Kontrol numuneleri ve değişik oranlarda çelik lif kullanılması durumları için her bir numune için fiziksel ve mekanik özellikler belirlenmiştir. Tüm numuneler için boyut ve tolerans analizi, konfigürasyon ve görünüş analizi, birim hacim kütle analizi, mekanik (basınç) dayanım analizi, kapiler etkisiyle su emme katsayı analizi, su emme analizi, ısıl iletkenlik, su buharı difüzyon katsayısı ve yangına direnç değerleri ölçülmüştür. Elde edilen sonuçlar çelik lifsiz olarak elde edilen numune sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Bu tez çalışmasındaki amaç, düşük dayanımlı olan pomzadan üretilen bimsbloklarının mekanik özelliklerinin geliştirilerek yaygın olarak kullanılmasına imkan tanımaktır. Pomza malzemesinden imal edilmiş dolgu duvar malzemesinin güçlendirilmesi çalışmanın özünü oluşturmaktadır. Duvarların güçlendirilmesi yerine duvar malzemesinin güçlendirilmesi çalışmanın amaçlarından biridir. Çalışmada ayrıca Bitlis ilinde üretilen bimsblokların mekanik ve fiziksel özellikleri de elde edilmiştir. Çalışma ile kullanılan çelik liflerin bimsblokların basınç dayanımlarını arttırdığı belirlenmiştir.
Betonarme perdeli çerçeveli yapılarda perde yerlerindeki değişimlerin yapıların davranışlarına etkisinin incelenmsi
Deprem yükü etkisi altında kalan yapıların analizinde ve tasarımında, sistemin yatay ötelenmelerinin sınırlandırılması çok önemlidir. Monolitik ve rijit olmasından dolayı, depremlerde en çok hasar gören ve göçmenin gözlemlendiği yapı türü betonarme yapılardır. Literatürde, betonarme bir yapının yatay ve düşey yer değiştirmeleri ile periyotlarının belirlenmesinde, genel olarak, yapının taşıyıcı sistemini teşkil eden kiriş kolon ve perdelerin etkin rol oynadığı öngörülmüştür. Ayrıca Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinde (2018)'de taşıyıcı sistemin süneklik düzeyinin belirlenmesinde, kolon ve kiriş, döşeme plağının türü ve yük etkisi altındaki davranış şekli önem arz etmektedir. Bu nedenle, bu tez çalışmasında, farklı perde yerleşim şekillerinin yapının deprem yükleri etkisi altındaki davranışına etkisi incelenmiştir. Bu amaçla planda 8 farklı perde yerleşimine sahip binalar TS500 ve TBDY (2018) esasları doğrultusunda 4, 6 ve 8 katlı olarak modellenmiştir. Modellemesi yapılan binaların deprem hesaplamaları, eşdeğer deprem yükü ve mod birleştirme yöntemlerine göre yapılmıştır. Yerel zemin sınıfı geoteknik rapordan ZC alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda, binaların doğal titreşim periyotları, taban kesme kuvvetleri, ve kat ötelemeleri karşılaştırılmıştır. Bu bağlamda kirişli plak perdeli sistemlerde kat adedi değişiminin taşıyıcı sistem davranışına etkisini görebilmek maksadıyla binalar 4, 6 ve 8 katlı olarak tasarlanmış, kat yükseklikleri de bütün katlarda 3 metre seçilerek bina modelleri oluşturulmuştur. Binaların deprem hesaplamaları SAP2000, sonlu elemanlar yazılımı ile yapılmıştır.