Dokuz Eylül University
Departman

Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

Dokuz Eylül University

21

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Departman Tezleri

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir'de kentsel dönüşüm sürecinin İzmir-Cennetçeşme mahallesi üzerinden irdelenmesi

Sanayi devrimi, gelişmiş ülke kentlerinde mekansal organizasyonun zaman içinde değişim göstermesine neden olmuştur. Bu değişime bağlı olarak çeşitli mekansal sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu sorunlara çözüm üretebilmek için ihtiyaç duyulan yeniden yapılanma yaklaşımı ?kentsel dönüşüm? adı altındaki uygulamaları gündeme getirmiştir. Kentsel dönüşüm özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ekonomik sıkıntılara bağlı olarak daha yoğun ve ağır olan kentleşme sorunlarına çözüm olacağı düşünülmektedir. Son yıllarda kentsel dönüşüm, yoksul kesimlerin yaşadığı gecekondu alanları üzerinde yoğunlaşmaya başlamıştır. İzmir kentinde de benzer bir süreç içinde yerel yönetim tarafından Konak ilçesi Cennetçeşme mahallesi program alanlarından biri olarak belirlenmiştirBu Çalışmada, kentsel dönüşümün hedef alanlarından biri olması itibari ile gecekondu alanları, sahip olduğu yoksulluk koşulları kapsamında ele alınarak dönüşüm sürecinde karşılaşacağı sorunlar ve çözümleri Cennetçeşme mahallesi özelinde irdelenmiştir. Çalışmada, kentsel dönüşüm, gecekondu ve yoksulluk kavramları ile ilgili teorik çerçeve içinde, Dünya ve Türkiye örnekleri incelenerek literatür çalışması yapılmış ve bu kavramlar hakkında yapılan tartışmalar değerlendirilmiştir. Cennetçeşme mahallesi özelinde ise yoksulluğun kaynağı, düzeyi ve yarattığı koşullar mekansal, sosyal ve ekonomik boyutu ile irdelenerek kentsel dönüşüm ve savunmasızlık ilişkisi içinde ortaya çıkacak olası sorunlar tespit edilmiş ve bu sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir.Anahtar sözcükler: Kentsel dönüşüm, gecekondu, yoksulluk, savunmasızlık.

DönüşümGecekondulaşmaYoksulluk
Özgür Hamdi Bal
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mekansal imge yaratmada medyanın rolü "küresel" İstanbul'da (lüks) konut reklamları

Bu çalışma, küreselleştiği iddia edilen dünya sisteminde, kentsel mekanın da diğer tüm nesnelere ve kavramlara benzer şekilde `tüketilebilir' olarak yeniden tanımlandığı, özellikle son 20 yıldır giderek artan biçimde medyatik tüketim kültürüne `teslim olduğu', kentlere biçilen rollerde önemli değişimler gözlendiği ve kentlerin artık imgeler düzeyinde tartışıldığı görüşü ile temellenmektedir. Küresel dünya sistemi, 3.dünya kentlerinde gelişmiş ülke kentlerinden farklı olarak sadece tüketimi yaygınlaştırıp meşrulaştırmakla kalmamakta, aynı zamanda kentsel yoksulluğun boyutlarını da genişletip derinleştirmektedir.Ekonomik sistem, reklamın `büyü'sünü kullanarak kentsel mekanı kurguya dayalı, olmayana referanslı ve `masallara özlemli' özel alanlardan ibaret, kamusallığını yitirmiş `kamp'lar haline getirmektedir. Tüm bu görüşlerin arka planda yer aldığı bu çalışmada, son 20 yıldır İstanbul'daki mekansal dönüşüm serüveni, konut alanları üzerinden incelenmiştir. Kentin mekansal değişimini açıklayan veriler baz alınarak, bu veriler ile mekansal büyüme ilişkilendirilerek, kentin küreselleşme süreci ile olan bağı üzerinde durulmuştur.Reklam olgusunun tüketim kültürü açısından taşıdığı büyük anlam ve önem gözetilerek, İstanbul kentinde gerçekleştirilen konut projelerine ait konut reklamlarının göstergebilimsel çözümlemesi yapılmış ve kentsel mekanın pazarlanma stratejileri anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Kentsel politikalarda keskin bir değişimin başlangıcı sayılan 1980 sonrasından 2005 yılına kadar süren dönemde ulusal basının en yüksek tirajına sahip iki gazetesi olan Sabah ve Hürriyet gazetelerinde yer alan konut reklamları irdelenmiş ve bu örnekler üzerinden göstergebilimsel çözümlemeler gerçekleştirilmiştir.Anahtar Sözcükler: küreselleşme, tüketim, reklam, göstergebilimsel çözümleme, İstanbul, üst gelir konut alanları.

Sinem Taşar
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

1980 sonrası tarım politikalarının kırsal alandaki yapısal dönüşüm üzerine etkileri: Aydın-Dalama örneği

Temel olarak çalışma; tarıma yönelik politikaların, tarımsal yapıya ilişkin koşulların kırsal alanda halen yaşamaya devam eden nüfusun hayatta kalma stratejisini belirleyen, yönlendiren mevcut koşulların, uygulamaların neler olduğunu saptamak ve bunların kırsal yapıyı nasıl dönüştürdüğünü ortaya çıkarmayı amaçlayan bir çalışmadır.Türkiye'deki özellikle kırsal alana yönelik veri tabanının eksikliği, TÜİK'in yaptığı sayımların örnekleme düzeyi üzerinden ve düzenli aralıklarla olmaması, ham verilerine ulaşmakta zorluk çekilmesi, çiftçi kayıt sisteminin yalnızca 2002 yılından sonra tutulmaya başlanması gibi birçok sebep tezin bütün parametrelerine eş zamanlı olarak bakılıp değerlendirilmesini güçleştirmiştir. Bu anlamda bu tez kimi parametreleri 1960'ları, kimilerinin ise 1998'li yılları başlangıç yılı olarak almasına rağmen yine de 1980'li yılların politikalarının sonuçlarının daha sonraki yıllarda ortaya çıkabileceği varsayımından hareketle 1980 sonrası bir değerlendirme olarak ele alınabilir.Aydın İli Merkez İlçesine bağlı Dalama Beldesi çalışmanın örnek alanı olarak seçilmiştir. Seçilen örnek alanda 3 temel değişken ve bunların alt değişkenlerine yönelik dönüşümlerin tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bunlar; 1. Nüfus Değişimi 2. Ürün Deseni Değişimi (Ekim Alanları, Ekiliş Oranları) 3. Mülkiyet Sahipliliği ve El Değiştirme Biçimleri Değişimi.

1980 sonrasıAydınKırsal yerleşmeler+5
Neriman Yörür
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel ve kişisel özelliklerin bilişsel haritalar üzerindeki etkileri: Sanal mekânlarda deneysel bir çalışma

Yaşadığımız fiziksel dünyanın insanların algısı ile olan ilişkileri ve bunların kişisel etmenlerle olan ilişkileri bu çalışmanın temel konusudur. Fiziksel dünyanın nesnel gerçekliği ile aynı dünyanın insan zihnindeki temsili (mekansal imaj) arasındaki fark pek çok çalışmanın konusu olmuştur. Zihinsel temsilde kullanılan kodlar, fiziksel gerçekliği ifade eden haritalara benzemez, fakat bu kodları oluşturan yine fiziksel mekândan algılanan özelliklerdir, bu haritalara bilişsel/zihinsel haritalar adı verilmektedir. Kentsel mekânda bulunan ve Lynch'in (1960) ortaya atılmış olduğu en belirgin fiziksel etmenlerden nirengi/odak noktaları, bölgeler ve yolların mekânsal imaj oluşumuna etkisi bu çalışmada kontrollü olarak sorgulanmıştır. Kontrollü testler sanal mekânın sağladığı imkânlarla gerçekleştirilmiştir. Fiziksel etmenlerin yanında mekânsal imajın oluşumundaki diğer etmenler de kişisel özelliklerdir. Cinsiyet, yaş, tasarım eğitimi alıp almama ve mekâna aşinalığın mekânsal imaj oluşumuna katkısı da bu çalışma kapsamında test edilmiştir.Çalışmaya katılan 145 kişi oluşturulan 8 sanal mekânın sadece birinde test edilmiş ve katılımcılar oluşturulan bu mekânlara eşit sayıda dağıtılmaya çalışılmıştır. Sanal mekânların planları aynı olup, mekânda üç etmenin (nirengi noktaları, bölge ve yol) belirginlik düzeyleri değişmektedir (az belirgin, çok belirgin). Verilerin istatistiksel yöntemlerle analiz edilmesiyle, nirengi/odak noktalarının ve yolların bilişsel harita oluşumunu olumlu yönde etkilediği bulunmuştur. Ayrıca kişisel etmenlerden cinsiyet, tasarım eğitimi alıp almama ve sanal mekân deneyiminin katılımcılar üzerinde etkili olduğu gözlemlenmiştir. Son olarak, bu çalışma gelecek çalışmalara yön verecek önerileri ve çalışmadan elde edilecek sonuçların planlama ve kentsel tasarımdaki uygulamalardaki etkilerini tartışmaktadır.

İbrahim Akgül
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turistik kıyı yerleşimlerinde ziyaretçi yönetim planı yaklaşımı Göcek (Fetiye) örneği

ÖZET Dünyada son on yıl içerisinde gelişen, yöre-yöre halkı ve ziyaretçilerin rekabet halindeki isteklerini ve gereksinmelerini uzlaştırıcı bir sistemde çözmeyi hedefleyen bir planlama ve yönetim yaklaşımı olan Ziyaretçi Yönetim Planı (ZYP), ülkemizde henüz uygulama alam bulmamış olan bir yaklaşımdır. Bu doğrultuda çalışma kapsamında, çeşitli ülkelerde gelişen ve uygulanan ZYP yaklaşımları incelenmiş, ZYP'nın günümüz turizm planlaması içindeki yeri tanımlanmış ve mevcut pratikler değerlendirilmiştir. Ayrıca, incelenen ZYP örnekleri değerlendirilerek, ZYP'nın içeriği, amaçlan ve işleyişi açıklanmıştır. Çalışma kapsamında ZYP'nın, Göcek'e uygulanması hedeflenmiştir. Bu sebeple, Öncelikle ZYP'nın üç temel fonksiyonu olan ziyaretçi yfire halkı ve yöreye ilişkin ayrıntılı veri toplanmıştır. Bu süreci yörede yapılan alan analizleri, örnekleme ile yapılan doku analizleri ve yöre halkı ve ziyaretçiler ile yapılan anket çalışmaları desteklemiştir. Anket sonuçlarına göre, aylar itibariyle çalışma durumuna bakıldığında, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında %100'lük çalışma oram olmakla birlikte, diğer aylarda bu oran düşmektedir. Bu da yöre halkının önemli sorunlarından biri olan işsizliği ortaya koymaktadır. Yöre halkının turizme bakışı değerlendirildiğinde, %22'lik bir oranla yat limanını kapasite, altyapı, organizasyon ve denetim açısından yetersiz bulunmaktadır. 'Turizmin ekonomik katkı sağlaması" %59.5 oranla yöre halkına göre turizmin en olumlu etkisini oluştururken, "insani vasıfların kötüleşmesi" %44 oranla yöre halkına göre turizmin en olumsuz etkisidir. Yöre halkı ziyaretçilerin denize sintinelerini boşaltarak ve çöp atarak (%28) ve diğer şekillerde (%22) çevreyi kirletmeleri nedeniyle rahatsız olmaktadır. Yöre halkının mekansal kullanım talepleriIll arasında en önemli yeri %34 oranla spor tesisi ve %30.5 oranla kültür sanat merkezi almaktadır. Diğer yandan yerleşime gelen ziyaretçilerin %46.5'i hava yolunu, %38.5'i denizyolunu ve %15'i ise karayolu ulaşımını tercih etmişlerdir. Ulaşımın yanısıra konaklama tercihlerini ise %46 oranında yat, %34.5 apart otel takip etmektedir. Ziyaretçiler Göcek'deki vakitlerini en çok yemek yeme aktivitesini gerçekleştirerek (%25) geçirmektedirler. Bunu %23 oranla yatta vakit geçirenler ve %20 oranla alışveriş yapanlar izlemektedir. Alan anketi sonuçlarına göre ziyaretçiler ve yöre halkı, mimari simgesel elemanları, yayalara yönelik işaretleri, yol ve bilgilendirme işaretleri çevre ve tuvalet tesislerinin temizliği ve turizm danışma bürolarının yetersizliği konusunda hemfikir olmuşlardır. Bununla birlikte, yayalaştırma, otopark alanları, çekici oturma grupları ve odak noktalarının varlığım ve peyzaj düzenlemelerini yeterli bulmuş ve dükkanların açılma kapanma saatlerinin düzeni, tekne bakım servislerinin ve yeme içme tesislerinin varlığı konusunda olumlu görüş belirtmişlerdir. ZYP'nın ülke pratikleri kapsamında ele alınması gerekliliği ve Göcek özelinde bir ZYP gerçekleştirmek amacıyla, Göcek Ziyaretçi Yönetimi şeması oluşturulmuştur. Şemada yer alan ünitelerin her birinin görev ve işlev tanımlamaları, ziyaretçi, yöre halkı ve yöreye ait durum değerlendirmeleri doğrultusunda yapılmıştır. Aynı şekilde ZY şeması içinde yeralan "Planlama ve Koruma Ünitesi"nin de görev ve işlev tanımlamaları yapılmış ve bu doğrultuda alınan kararlar Göcek kıyı bandı boyunca yapılan kentsel tasarım projesinde uygulanmıştır.

Kentsel tasarımKıyı yönetimiMuğla-Fethiye+1
Mediha Burcu Sılaydın
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yeni bir kümeleşme modeli olarak organize sanayi bölgelerinin yeniden örgütlenmesi (İzmir AOSB örneği)

Hızla yasanan ekonomik ve sosyal degisimlerle birlikte mekâna bakıs açısı degisirken mekâna müdahale biçimleri de degismeye baslamıs planlamanın kapsamı ve konusu da yogun tartısmaların oldugu ve zamanla degisim gösterdigi bir alan olarak karsımıza çıkmıstır. Farklılasan rekabet ortamı mekânın yeniden organize edilmesine neden olmus, mekândaki degisim ve dönüsümler, üretim süreçlerindeki degisim ve dönüsümler ile açıklanmaya baslanmıstır. Yenilik süreçlerinin yaratılması ve rekabet kosullarının olusturulması, özellikle de yeni teknolojinin gelistirilmesi, gelisen aglarla birlikte yeni bölgesel kalkınma anlayısında ve mekânın örgütlenmesinde çok önemli rol oynamaya baslamıstır. Sanayi sektöründe esnek üretim sürecinin gelismesiyle beraber firma kümelesme egilimleri de artmıs rekabet, yenilik, bilgi alısverisi, ögrenme, isbirlikçi aktiviteler ön plana çıkmıstır. Yenilik gelistirmenin bölgesel kalkınma süreci içindeki önemi göz önüne alındıgında firmaların rekabetçi ortamda ayakta kalabilmesi için bu süreç içinde yenilik yapması gerektigi görülmektedir. Özellikle, ögrenmenin yenilik üretme sürecindeki önemi düsünülürse ve bunun da karsılıklı etkilesim sürecine baglı oldugu göz önüne alınırsa, firmaların kümelenmelerinin dogal bir süreç oldugu fark edilebilir. Dolayısıyla yogun bir firma isbirligi ile ögrenme süreci, endüstriyel yıgılmayı cesaretlendirebilir. Bu çalısma ile küresellesme ve yeni üretim sistemleri çerçevesinde, Türkiye'de firmaların yeniden örgütlenmelerinde, mekân organizasyonu açısından düzenleme arayıslarının bir ürünü olarak ortaya çıkan organize sanayi bölgelerinin rolleri ve katkıları arastırılmak istenmistir. Bu noktadan hareketle rekabet edebilmenin ve yenilik üretiminin kümelesme sürecinde ve bölgesel kalkınma ve de mekânın örgütlenmesinde önemli bir rolü oldugu göz önünde bulundurularak, organize sanayi bölgelerinin yeni bir kümelenme modeli olarak yeniden örgütlenmelerinin bu sürece önemli bir katkısı olacagı düsünülmüstür. Bu amaçla AOSB özelinde kümelesmenin varlıgı arastırılmıs ve kümelenme modeli çerçevesinde yeniden organize edilmelerine yönelik öneriler sunulmustur.

Neslihan Karataş
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel açık alanlarda kullanım sonrası değerlendirme: İzmir sahil bantları örneği üzerine ampirik bir araştırma

Tasarım ve insaat asamaları tamamlanmıs ve kullanıma açılmıs olan mekanların performanslarının kullanıcı gözüyle sistematik olarak değerlendirilmesine ?Kullanım Sonrası Değerlendirme (KSD)? denir. KSD'nin amacı mekan konforunun ve fiziksel sartlarının arttırılarak mekanın daha verimli kullanılmasını, maliyetlerin azaltılmasını sağlamaktır. Kentsel açık alanda gerçeklestirilen bu çalısma açık alanlardaki KSD eksikliğini gidererek KSD arastırmalarında izlenecek yöntemi tarif etmeyi ve kullanıcı merkezli tasarım kriterleri belirlemenin önemini vurgulamayı hedeflemistir. Bu çalısma ?zmir kentinin iki önemli sahil bandı olan Mustafa Kemal Sahil Yürüyüs Yolu (MKSY) ile Bostanlı Sahil Yürüyüs Yolu'nda (BSY) gerçeklestirilmistir. Alanlar yaklasık iki km. uzunluğunda olmalarına rağmen bazı fiziksel özellikler açısından farklılık göstermektedir. Alanlarda kullanıcı davranısı ve memnuniyetini ölçmek için gözlem ve anket yöntemi kullanılmıstır. Nisan 2006'da toplam 16 saat gözlem yapılarak kullanıcıların bireysel özellikleri, davranıs ve aktiviteleri gözlenmistir. Ayrıca yapılan anket çalısmalarında önce dört plancı mekanların fiziksel özelliklerini değerlendirmis, daha sonra toplam 40 kullanıcının mekanları kullanıcı gözüyle değerlendirmesi istenmistir. Bu ankette kullanıcıların bireysel özellikleri, mekansal davranısları, fiziksel özelliklerini değerlendirmeleri, memnuniyetleri, mekanı genel anlamda değerlendirmelerine iliskin veri toplanmıstır. Sonuçlara bakıldığında fiziksel mekandaki farklılıklardan dolayı her iki alanda kullanıcıların yoğunluğunun, aktivitelerinin, memnuniyetlerinin farklılık gösterdiği bulunmustur. Bu çalısmada kullanılan yöntem ileride gerçeklestirilecek KSD'lere rehber olurken, elde edilen sonuçlar benzer islevli kentsel açık alanların planlanması ve tasarım kararlarının belirlenmesinde kullanılabilir.

Sedef Akad
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel yönetişim bağlamında e-planlama yaklaşımları-İzmir örneği

"Yönetişim" kavramına ilişkin ülkemizde ve dünyada ortaya konmuş çok çeşitli tanımlamalar ile olumlu ve olumsuz farklı yaklaşımlar mevcuttur. Bu kavram ve çevresinde devam eden tartışmaların etkisiyle, yönetim süreçlerinde halkın daha fazla söz sahibi olması, halkın daha etkin katılımı ve daha açık bir yönetsel yapının oluşumunu sağlayacak adımların atılması olasıdır. Bu bağlamda, farklı yönetişim yaklaşımları sonucunda oluşacak, değişik planlama ve katılım senaryoları için gereken teknolojilere değinilmiş ve ülkemiz koşullarında kısa, orta ve uzun vadede bu teknolojilerin ne ölçüde uygulanabilir olduğu değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla ülkemizde planlamanın kurumsal yapısı seçilen bir örnek alan üzerinden sorgulanmıştır. Planlama sürecine katılan kurumların yeni teknolojileri kullanma becerileri ve demokratik açıklıkları değerlendirilmiştir. Yapılan anket çalışması ve geliştirilen sayısal değerlendirme yöntemi ile kurumların demokratik ve teknolojik gelişmişlik düzeyleri karşılaştırılmıştır. Kurumlar itibariyle sorun ve potansiyeller tespit edildikten sonra, nasıl bir planlama ve kent yönetimi modeli ile bu sorunların çözülmesinin mümkün olacağı sorgulanmıştır. Değerlendirmelerin sonucunda biri parçacı biri bütüncül iki alternatif model geliştirilmiştir. Sonraki aşamada geliştirilen modelin örnek alandaki uygulamasının nasıl bir planlama süreci yaratacağına ilişkin bir kurgu/ benzetişim yapılmıştır. Bu sayede modeller birbirleri ile ve mevcut sistem ile karşılaştırılarak, e-planlama sistemine dönüşüm için en iyi çözüm bulunmaya çalışılmıştır.

Muhammed Aydoğan
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de kırsal planlama politikalarının geliştirilmesi

Kırsal alanda yasanan sorunların çözümüne yönelik olarak, Cumhuriyetin ilanından günümüze pek çok politika üretilmis ve uygulanmıstır. Ancak, yapılan bu çalısmalar dagınık ve esgüdümsüz olmus, sehir planlama disiplini ve kademelenmesi içerisinde olusturulmamıstır. Olusturulan politikalar, ekonomik ve sosyal politika alanları ile iliskilendirilmemis ve etkin bir halk katılımını içermemistir. Ayrıca yapılan çalısmalarda kır ve kent bir bütün olarak ele alınmamıstır. Dolayısıyla, kırsal alanda kalkınma amaçlı uygulamalar ve politikalar, bu alanlarda sosyal ve ekonomik gelismeyi saglamada yeterli olamamıstır. Kırsal alanların kalkınması için önerilecek ekonomik ve sosyal politikalardan birini ?planlama? aracı olusturur. Bu araç, kırsal alanda arazinin korunması, gelir düzenlemeleri, dogal kaynak kullanımı ve dogal yasamın korunmasında önemli bir role sahiptir. Buradan yola çıkarak, bu çalısmada kırsal alanda kalkınmanın saglanması için kırsal planlamanın önemi vurgulanarak; kırsal planlamanın olusum süreci tanımlanmıs, kırsal planlama strateji ve politikaları olusturularak Türkiye için bir kırsal planlama modeli önerilmistir. Yukarıda belirtilen amaca uygun olarak, Türkiye'deki geçmis ve mevcuttaki ulusal ve yerel ölçeklerdeki kırsal kalkınma politika ve uygulamaları literatür, uygulama projeleri ve raporları kapsamında incelenmistir. Buna ek olarak, kırsal kalkınma alanında ortaya çıkan yeni yaklasımlar kapsamında DB, BM, OECD ve AB'nin kırsal kalkınma yaklasım ve politikaları arastırılmıstır. Kırsal planlama modeli olusturmak için, kırsal yapının incelenmesi ve analiz edilmesi zorunludur. Bu kapsamda da, DE, Tarım ve Köyisleri Bakanlıgı, DPT tarafından yapılan çalısmalar, sayısal veriler ve ilgili literatür incelenerek, kırsal yapının mevcut durumu SWOT Analiz Teknigi kullanılarak analiz edilmistir. Bunun sonucunda, kırsal yapının güçlü-zayıf yanları ile fırsatları ve tehditleri belirlenmistir. Sonuç asamasında, SWOT Analiz sonuçları baz alınarak, kırsal alanda yasanan sorunların çözümüne yönelik, bütüncül, kırsal üretim ve yönetim açısından esgüdümün saglandıgı, ülke kaynaklarının tasarruflu kullanımını amaçlayan bir kırsal planlama model önerisinde bulunulmustur.

Zühre Çelik
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Açık-yeşil alan kullanımlarının imar planlarındaki dağılımları ve uygulama sorunları: Bursa-Osmangazi örneği

Bu çalısma tarihin her döneminde ihtiyaç duyulan açık-yesil alan anlayıslarının kültürel ve yasal gelisiminin literatür taramasının yapılması ve bugün gelinen noktanın yansıtılmasını hedeflemektedir. Yasanılabilir kent dokusu olusturulması anlamında bilimsel verilerin elde edilmesi ve örnek çalısma alanı ele alınarak irdelenmesi çalısmanın bir baska amacını olusturmaktadır. Bu çerçevede gerçeklestirilen çalısmada örnek alanın açık-yesil alanlarının mevcuttaki dagılımları ve onaylı imar planlarındaki dagılımları niceliksel ve niteliksel olarak belirlenmistir. Alanın tarihsel, kültürel ve dogal kaynakları da dikkate alınarak tasıyabilecegi nüfus kapasiteleri tartısılmıstır. Bu çalısma ile açık-yesil alanların önemi vurgulanmıs, açık-yesil alanların planlanarak yapılması gerekliligi, hatta üst ölçeklerden itibaren açık-yesil alanların planlanarak olusturulması gerekliligi tartısılmıstır. Ayrıca planlamasının yanında nitelik olarak da iyilestirilmenin saglanması gerekliligi üzerinde durulmustur.

Ulviye Özdamar
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00