Yıldız Technical University
YILDIZ

Yıldız Technical University

İstanbul, Türkiye
Kuruluş: 1911
Web Sitesitwitterlinkedininstagramfacebook

3.110

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

2

Enstitü

0%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
DoktoraAçık ErişimEN

Investigation of phase I dose finding methods: Bayesian methodology for phase I studies

Clinical trial is a scientific study designed to examine whether new potential treatments are safe and effective. Despite its name, a clinical trial is not conducted in a laboratory, in fact, the clinical trial experience is very similar to a regular doctor visits. Healthy volunteers or patients with the illnesses that are being studied participate in the trial. The aim is to gather enough evidence to understand if a medicine works and it is safe. Participating in a clinical trial means being part of the advancement of health care and science. During the clinical trial, the participants often have the opportunity to access promising new treatments that may be more effective than the current standard of care. Safety of the potential treatment is the first determined treatment during phase I trials, but it is continuously monitored through all phases. This thesis reviews the most popular and used phase I dose response methods, and explores key limitations of these methods, and introduces a comparative simulation study that has different model structures and prior distributions in the Continual Reassessment Method (CRM). The common phase I methods are the 3+3 design, A+B design, Continual Reassessment Method (CRM), Bayesian Model Averaging Continual Reassessment Method (BMA-CRM), Bayesian Optimal Interval Designs (BOIN), Modified Toxicity Probability Interval Method (mTPI ) and a Bayesian Interval Dose-Finding Design Addressing Ockham's Razor (mTPI -2). These methods are used in the clinical trials to select a true maximum tolerated dose (MTD). In the first part of the thesis, these methods were compared to two different stories and twelve different scenarios. After examining and comparison of each scenario, which methods were more effective and efficient in selecting the correct MTD was concluded. According to the results, CRM, BMA-CRM, mTPI and mTPI-2 were the best performing methods in our simulation runs. In the second part of the thesis, a different story and eight scenarios are implemented. The prominent methods in the first part were compared with the CRM method where the model structure and prior distribution were different. Overall, in designs where the model structure is hyperbolic tangent and prior distribution is uniform, the CRM calculated the selection probability of the correct MTD higher than the others. On the other hand, in designs where the model structure is logit and prior distribution is lognormal, the CRM calculated the selection probability of the correct MTD lower than other CRM designs. In addition, the BMA-CRM produced very effective results if the difference between the correct MTD dose and the previous-subsequent dose is greater. Moreover, the mTPI and mTPI-2 designs can produce better results in the case of where the target toxicity of the trial is not included in the study. In conclusion, more reliable and applicable results for phase I dose finding trials are produced by the BMA-CRM and CRM, when the model structure and prior distributions are different, in our study. As a result, the model-based designs performed much better than the rule-based designs.

Efehan Ulaş
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeylerinin sosyal uyuma ve bazı kişisel değişkenlere göre incelenmesi

Araştırma, üniversite öğrencilerinin siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeylerinin sosyal uyuma ve bazı kişisel değişkenlere göre incelenmesini amaçlayan betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini, 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul İli, Avrupa Yakası, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğrenim gören üniversite öğrencileri oluşturmuştur. Belirtilen evrenden, örneklem tablosundan yararlanılarak ve küme örneklem yöntemi kullanılarak belirlenmiş olan 476 üniversite öğrencisi, araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verileri elde etmek için "Hacettepe Kişilik Envanterinin Sosyal Uyum Alt Ölçeği", "Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Ölçeği" ve "Kişisel Bilgiler Formu" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS21 Paket Programı'ndan yararlanılmıştır. Üniversite öğrencilerinin siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeylerinin, sosyal uyuma (aile ilişkileri, sosyal ilişkiler, sosyal normlar ve antisosyal eğilimler) ve bazı kişisel değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirleyebilmek için normal dağılıma sahip olduğu durumlarda Parametrik İstatistik olan MANOVA (Çok Değişkenli Varyans Analizi), normal dağılıma sahip olmadığı durumlarda Parametrik olmayan istatistiklerden Kruskall-Wallis tekniğinden yararlanılmıştır. Grupların farklılığın nereden kaynaklandığını bulabilmek için Scheffe ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmada, anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, sosyal uyumu düşük düzeyde olan öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalaması, sosyal uyumu orta düzeyde olan öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalamasından anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Sosyal uyumu düşük düzeyde olan öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalaması, sosyal uyumu yüksek düzeyde olan öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalamasından anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Sosyal uyumu orta düzeyde olan öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalaması, sosyal uyumu yüksek düzeyde olan öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalamasından anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Cinsiyete göre erkek öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalaması, kız öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalamasından anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Anne-baba tutumlarına göre üniversite öğrencilerin siber zorbalık puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Anne-baba tutumu otoriter-baskıcı olan öğrencilerin siber zorbalık sıra ortalaması, anne-baba tutumu tutarsız-dengesiz, aşırı koruyucu, otoriter-baskıcı ve ilgisiz olan öğrencilerin siber zorbalık sıra ortalamasından anlamlı düzeyde çıkmıştır. Ekonomik gelire göre üniversite öğrencilerin siber zorbalık puanlarının anlamlı olarak farklılık göstermediğini ortaya koymuştur. Online ortamda kimliğini gizleyen öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalaması, kimliğini gizlemeyen öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet sıra ortalamasından anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Uyum, Siber Zorbalık, Siber Mağduriyet, Üniversite Öğrencileri

Kruskal-Wallis testiMağduriyetSanal ortamlar+5
Eyüp Sabır Erbiçer
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Karikatürün bilgisayar destekli analizi: Türkiye-Avustralya mukayesesi

Sanat ve bilim, birlikte gelişim göstermekte ve birbirini tamamlamakta, millet ve toplumların gelişmişlik göstergelerinin en belirleyici unsurları olmaktadır. Bununla birlikte sanat, bilim ve teknoloji üzerinden yeni kavramlar geliştirmekte ve tekniğin olanakları üzerinden kendisine, kendisini yeniden ifade edecek ortam ve araçları yaratabilmektedir. Karikatür, bir sanat dalı olarak, tüm diğer sanat alanlarında olduğu gibi bilim ve teknoloji üzerinden tarif edilmeye ihtiyaç duyar. Bu gereklilik ve ihtiyaç temelinde gerçekleştirilen bu çalışmada Türk ve Avustralya karikatürü, jeofizik, tıp ve biyomedikal gibi farklı alanlarda uygulanan ve başarılı neticeler veren Dalgacık Dönüşümü Metodu ve Yapay Sinir Ağları kullanılarak nicel verilerle analize tabi tutulmuştur. Türk ve Avustralya karikatürü bu çalışma ile bilgisayar destekli yöntemler üzerinden analiz edilmeye çalışılarak sınıflandırılmıştır. Türk ve Avustralya karikatürünün sınıflandırılması noktasında, karikatürleri arasında benzerlikler bulunan ve ayrıştırılması fiziksel anlamda güçleşen karikatüristlerin çalışmaları değerlendirilmeye alınmıştır. Karikatürler arası benzerlikler, karikatüristlerin aynı dönemin çizerleri olmalarından ya da birbirini izleyen kuşaklara ait çizimlerdeki etkilenmelerden, vb. faktörlerden kaynaklanmaktadır. Sanat disiplinlerinin hemen hepsinde tartışılan özgünlük ve benzerlik meselesi, karikatürde de önemli bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilgisayar destekli yöntemler ile bu duruma teknoloji merkezli bir bakış geliştirilmeye çalışılmış ve sanata dair bir problemin bilim ve teknoloji üzerinden değerlendirilmesinin yapılması hedeflenmiştir. Dönem olarak 20.yy karikatürleri tercih edilmiştir. 20.yy karikatürler arası etkilenmelere açık ve hem Türkiye hem Avustralya özelinde karikatür üretiminin artış gösterdiği bir dönem olmaktadır. Çalışmada 20.yy karikatürlerinin seçilmesinin bir diğer önemi ise Türkiye ve Avustralya'nın birbirlerine karşı cephelerde yer almaları ile kurdukları tarihi ortaklıktır. Bu dönemde iki farklı coğrafyada da savaş ve savaş sonrası tahribat karikatürlerde sıklıkla işlenmiştir.

AvustralyaBilgisayar destekliBilgisayar destekli analiz+6
Bahadır Uçan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dini yapıların ısıl konfor ve enerji tüketimi açısından incelenmesi ve değerlendirilmesi: Marmara İlahiyat Cami ve Hz. Ali Cami örnekleri

Camiler, günün farklı saatlerinde, aralıklarla kullanılan ve günlere bağlı olarak kullanım yoğunluğu değişen dini yapılardır. Bu nedenle tipik bir konut veya ofis tipi binalardan ısıl konfor açısından farklı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışması kapsamında, camiye gelen insanların konfor düzeylerini tespit etmek için, biri doğal ve diğeri mekanik havalandırmaya sahip, farklı ısıtma - soğutma sistemli camilerin iç çevre koşullarının ısıl konforunun ölçülmesi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. İklimlendirme sistemine sahip olan camide ısıl konforun oluşturulması süresince harcanan elektrik enejisi tüketimini izlemek için enerji analizörleri ile elektrik enerjisi tüketim verileri toplanmıştır. Çalışma da hedef, farklı ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerine sahip olan camilerin kullanıcı algısının belirlenmesiyle ve ölçümlerle ısıl konforunun tespit edilmesidir. Ve ısıl konforun oluşturulmasında harcanan enerjinin optimum seviyede tutulabilmesi için gerekli önerilerin oluşturulmasıdır. Çalışma altı ana bölüm ve ekler bölümünden oluşmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın giriş bölümü yer almaktadır. Bu bölümde camilerdeki ısıl konfor ve enerji tüketimiyle ilgili olan literatür taraması, tezin amacı ve hipotezi yer almaktadır. İkinci bölümde, camilerin genel özellikleri ve enerji verimliliğine yönelik ısıl konfor parametreleri ile tanımları belirtilmektedir. Üçüncü bölümde, örneklem olan camilerdeki ısıl konfor ölçümleri ve anket çalışması verileri sunulmaktadır. Dördüncü bölümde, iklimlendirme sistemine sahip olan camideki enerji tüketimi, tez çalışması kapsamında analiz edilerek yorumlanmıştır. Beşinci bölümde, çalışma kapsamındaki bulgular ışığında öneriler sunulmuştur. Ekler bölümünde, alan çalışmasındaki anketin yapıldığı günden fotoğraflar ve anketlerdeki kullanıcıların örnek yorumları yer almaktadır.

Ahmet Bircan Atmaca
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kapalıçarşıların mekansal analizi: Tebriz ve İstanbul

Tebriz ve İstanbul, İpek Yolu üzerinde yer almalarından dolayı tarih içinde her zaman önemli ticaret merkezleri olmuşlardır. Bundan dolayı büyük ticaret hacmine, büyük ticaret alanlarına ve çok sayıda ticaret yapısına ev sahipliği yapmışlardır. Ticaret alanları, kentlerin ana kamusal alanları arasında yer alırlar. Her zaman toplumların kültürel kimliğini yansıtırlar. Günümüzde "kapalıçarşı" kültürel kimliği temsil eden en önemli kurumlardan biri sayılmaktadır. Kapalıçarşı, geleneksel bir kamusal alan olup, kent yaşamında her zaman ticari faaliyetlerin büyük bir bölümünün yaşandığı yerlerdir. Kapalıçarşılar, geleneksel kentlerde sadece ticaret merkezi değil, aynı zamanda sosyal, kültürel, siyasi ve dini faaliyetlerin de merkezidir. Tezin temel amacı, bu ticaret mekânlarının günümüzdeki durumunun belirlenerek, işlevsel ve kültürel sürdürülebilirliklerine katkıda bulunmaktır. Bu amaçla, önemli ticari merkezlerin başında gelen Tebriz ve İstanbul Kapalıçarşılarındaki incelenmiş, farklılıkları ve benzerlikleri tespit edilmiştir. Tez, giriş, üç temel aşama ve sonuçtan oluşmaktadır. İlk aşamada; çarşı kavramı ile birlikte kentlerin gelişmesinde ticaret yollarının etkisine kısaca değindikten sonra, İran ve Türkiye Kapalıçarşılarının özellikleri araştırılmaktadır. İkinci aşamada; Tebriz Kapalıçarşı'sı ve içinde bulunan ticaret mekânları, üçüncü aşamada, İstanbul Kapalıçarşı'sı ve içindeki ticaret mekânları tanımlanmaktadır. Sonuçta ise, her iki Kapalıçarşı'nın benzerlikleri, farklılıkları ve ticaret alanlarının genel nitelikleri değerlendirilmektedir.

Dılak Rostamzadehshabestarı
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Doğrusal matris eşitsizliklerine dayalı optimal kontrol yöntemleriyle yalpa hareketinin denetlenmesi

Gemi hareketleri içerisinde yalpa hareketi önemli bir yere sahiptir. Özellikle yüksek genlikli yalpa hareketlerinin gemilerin kararlılık açısından güvenli bölgelerden çıkıp devrilmelerine neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle gemilerin yalpa hareketinin farklı seyir şartlarında kararlı noktalarda tutulması gerekmektedir. Yalpa hareketini değerlendirmek için öncelikli olarak harekete ait parametreler doğru analiz edilmelidir. Özellikle sönüm ve doğrultucu moment değerleri, gemi dinamiğini doğrudan etkilediğinden farklı seyir şartlarında yalpa kararlılığının sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu katsayılar ampirik ya da deneysel olarak belirlendikten sonra geminin karakteristik değerleri de hesaba katılarak hareketle olan etkileşim için gerekli şartlar hazırlanır. Son dönemlerde yalpa hareketinin genliklerini azaltarak gemilerin güvenli seyir gerçekleştirmesini sağlama ve manevra kabiliyetini artırma amacıyla, dengeleyici kanat sistemleri birçok gemi türüne uygulanmaktadır. Yapılan uygulamalarla farklı denetleyici yapılarının da kullanımı hızla artmaktadır. Bu çalışmada balıkçı ve kayıcı olmak üzere iki farklı gemi türü için yalpa hareketinin dinamikleri incelenmiştir. Yalpa hareketine ait sönüm değerleri ampirik ve İkeda'nın deneysel sonuçlara dayalı olarak önerdiği metot vasıtasıyla bulunmuştur. Bu parametreler gemilere ait karakteristik değerlerle bir araya getirilmiş, daha sonra denetleyici dizaynı için gerekli şartların oluşması sağlanmıştır. Yalpa hareketinin kararlı bölgelerde tutulmasını sağlamak için dengeleyici kanat sistemi kullanılmış ve kanat sistemine ait kaldırma katsayıları Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (HAD) analizleri neticesinde bulunmuştur. Geri Adımlamalı, Doğrusal Matris Eşitsizlikleri (DME) tabanlı durum geri beslemeli H2 ve H∞ denetleyici tasarımları gerçekleştirilmiştir. Yapılan benzetim çalışmaları neticesinde diğer denetleyicilere kıyasla H∞ denetleyicinin başarılı sonuçlar verdiği ifade edilmiş, özellikle kayıcı tekne için tasarlanan dayanıklı doyumlu H∞ denetleyicinin doyum matrisindeki değerlerin %57 oranında değişmesine rağmen farklı hızlarda yalpa genliklerini azaltabildiği görülmüştür. Uygulanan denetleyici yapıları ile seyir esnasında değişen parametreler göz önüne alınarak, dinamik analiz yapılmıştır.

Hakan Demirel
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00