Dokuz Eylül University
Discipline

Kadın Araştırmaları Anabilim Dalı

Dokuz Eylül University

10

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Bir Aydın Hareketi olarak Türkiye Günlüğü Dergisi

"Bir Aydın Hareketi Olarak Türkiye Günlüğü Dergisi" ile öncelikle dünyada aydın kavramının ortaya çıkışını ve aydın kavramına atfedilen anlamlar incelenmiştir. Sonrasında Türk tarihi içerisinde aydın serüveni ele alınarak Türkiye Günlüğü Dergisi'nin bu serüvendeki yeri açıklanmaya çalışılmıştır. Tezin amacı, Türk tarihi içerisinde aydının yaşadığı dönüşüm ve değişimleri ele almaktadır. Bu çerçevede aydının konumu ve misyonu incelenerek var olan değişimler, Batı aydınlarından olan farklılıklar ve bu farklılıkların sebepleri üzerine durulmuştur. Tezin temelde, aydın kavramından yola çıkarak Türk aydınının tasnifini yapmaya çalışmış ve asıl olarak Türkiye Günlüğü Dergisi'nin temsilcisi niteliğindeki temel aydınların Türk aydın serüvenindeki yerini ortaya koymaya çalışılmıştır. Bu araştırmada, literatür taraması ve yarı yapılandırılmış mülakat sistemi kullanılmıştır.

Dilşad Türkmenoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Göç sürecinde toplumsal cinsiyete dayalı şiddet: Göçmen kadınların deneyimleri

Küreselleşmeye bağlı olarak gerçekleşen göçün feminizasyonu, göç alanını femi-nist kuramın ışığında ele alınması ihtiyacını doğurmuştur. Bu çalışma, alışılanın aksine aile birleşimi gibi geleneksel nedenler dışında kendi başına göçe katılan, toplumsal cinsiyet temelli muameleler nedeniyle göçü bir baş etme stratejisi ola-rak kullanan kadınların göç deneyimlerini keşfetme amacındadır. Bu araştırma, çeşitli nedenlerle (sosyal, politik, ekonomik vb. ) hem gönüllü olarak göç eden kadınları, hem de zorunlu olarak yerlerinden edilmiş kadınların; göç deneyimle-rini, kaynak ülkeden hedef/transit ülkeye varıncaya kadar geçen süreçteki hikâyelerini, yaşadıkları sorunları, kadınlara özgü göç etme nedenlerini, toplum-sal cinsiyet eşitsizliğine dayalı şiddeti, karşı karşıya kaldıkları risk unsurlarını ve bunlarla baş etme deneyimlerini keşfetme amacı taşımaktadır. Bu amaç doğrul-tusunda, zorunlu ve gönüllü göçmenlerden oluşan 22 kadınla derinlemesine gö-rüşmeler gerçekleştirilmiştir. Göçte kadın deneyimlerini anlamak ve çözümlemek açısından, kadın çalışmalarının doğasına uygun olarak araştırma yorumlayıcı ve feminist yaklaşımla nitel bir yapıda tasarlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler; kavramlarla göç ve kadın, kaynak ülkeye ilişkin bilgiler, göç öncesi, göç sırası ve göç sonrası deneyimleri olmak üzere beş ana tema üzerinden analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kadınlara özgü göç nedenleri, farklı kadınlık du-rumlarının göçten olumlu ve olumsuz etkilenme dinamiklerinin neler olabileceği, cinsiyet temelli şiddet, ayrımcılık ve diğer risk unsurları görünür kılınmaya çalı-şılmıştır. Ayrıca kadınların bağımlı göç kuramından sıyrılarak kendi iradeleriyle göç sürecine dâhil oldukları, hayatlarının bir bölümünde toplumsal cinsiyet eşit-sizliğine dayalı şiddet mağduru oldukları, göçü toplumsal cinsiyet temelli uygu-lamalarla bir baş etme stratejisi olarak kullandıkları ortaya çıkmıştır. Araştırma, elde edilen veriler doğrultusunda önerilerle sonuçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Göç, kadın ve şiddet ilişkisi, şiddet olgusu ve toplumsal cinsi-yet eşitsizliğine dayalı şiddet, göçün feminizasyonu

Cinsel şiddetDeneyimGöçler+5
Duriye Sonnur Yıldıztugay
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluktan anneliğe menstrüasyona ilişkin algının değişimi ve aktarımı

Menstrüasyon, her sağlıklı kadının gebelik dışında ilk periyodik kanaması olan menarş ile başlayarak menopoza kadar süren, 28-30 günde bir gerçekleşen fiziksel ve biyolojik bir süreci ifade etmektedir. Bu süreç aynı zamanda tıbbi, dini, sosyolojik, psikolojik yönleri olan sosyo-kültürel bir olgudur. Menstrüasyona ilişkin sınırlayıcı ve dışlayıcı birçok tabu, söylem ve pratik üretilmiştir. Bu nedenle menarş ve menstrüasyonla ilgili kadınların bilgilenmesi önemli olduğu kadar kuşaktan kuşağa bilginin akışı ve niteliğinin incelenmesi de önemlidir. Bu çerçevede çalışmamızın amacı, menarş deneyimi ve anneden kıza menstrüasyon bilgi aktarımı hakkındaki deneyim ve görüşleri araştırmak ve incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma şu sorulara yanıt aramıştır: Menstrüasyon nedir, nasıl tanımlanmaktadır? Menarş deneyimi nasıl yaşanmıştır? Anne-kız ilişkisinde menstrüasyon hakkında bilgi aktarımı nasıldır? Menstrüasyona ilişkin görüşler, çocukluktan yetişkinliğe nasıl bir değişim göstermektedir? Nitel araştırma yöntemiyle fenomenoloji deseninde gerçekleştirilen bu çalışma için veriler İzmir ilinde ikamet eden ve kızı menarş yaşamış 50 anne ile derinlemesine görüşmelerle toplanmıştır. Felsefi varsayım olarak ontolojiye, yorumlayıcı çatı olarak da feminizme dayanan bu çalışmanın önemi, anne-kız arasında menarş/menstrüasyon bilgi ve deneyim akışını anlamaya çalışmanın yanında, bu bilginin annelik deneyiminde nasıl aktarıldığını incelemektir. v Araştırmanın bulgularına göre her iki anneden biri menarş öncesinde bilgiye sahip olabilmiş, fakat annelerin tamamına yakını kızlarına menarş/menstrüasyon hakkında bilgi ve deneyim aktarmıştır. Annelerin, tabularla çevrelenmiş kendi deneyimleri yerine kızlarına doğru bilgiyi aktarmakta özen gösterdikleri görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kadın çalışmaları, Menarş, Menstrüasyon, Annelik, Tabu, Anne-kız.

Ana-çocuk etkileşimiAna-çocuk ilişkisiAnnelik+4
Rabia Akkoç
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyete duyarlı kampüs iklimi

Üniversite kampüslerinde kadınlar ve LGBTQI+ bireyler için güvenli ve toplumsal cinsiyete duyarlı kampüs iklimi yaratmak giderek daha fazla önem teşkil etmektedir. Üniversite kadın araştırma merkezleri, kadın çalışmaları ana bilim dalları ve yüksek öğretim kurumlarının bu ortamları yaratmak için yaptığı birçok araştırma ve çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri üniversitelerinin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumları incelenmiş, kampüs içerisinde cinsel tacize, saldırıya ve bunun yanında flört şiddeti, ısrarlı takip ve zorbalık gibi konulara ne şekilde yaklaştıkları, alınan önlemler ve hareket planları karşılaştırılmış, iki ülkenin uygulamalarından örnekler alınmış, kendi kültürel ve demografik yapıları içerisinde değerlendirilerek irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, Eşitlik, Çalıştay, Kadın hakları, Eşitlikçi kampüs iklimi, Amerika üniversitelerinde eşitlik, Türkiye üniversitelerinde eşitlik, Ortak kullanım alanları

Amerika Birleşik DevletleriEşitlikKampüs eğitim modeli+4
Ayşe Geysu Menteş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lider kadın olma özelliklerini ortaya çıkaran faktörlerin incelenmesi: Örnek lider kadınların yaşam süreçleri

Liderlik, insanın var olduğu günden beri önemini korumuş ve bu kavram hakkında pek çok araştırma yapılmıştır. Bu bağlamda liderlik ve liderlerin sahip olması gereken özellikler gelişen ve değişen dünya düzeniyle artan rekabet, bilginin yanında yeni yaratıcı fikirlerin çıkmasına ortam sağlamıştır. Günümüzde kadınların aktif çalışma hayatına dâhil olmasıyla bu konuda yapılan araştırmalar da çeşitlenmiştir. Liderlik kavramına ilişkin tarihten günümüze kadar çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Fakat bu görüşler ve uygulamalar zamanla yetersiz kalırken, insan odaklı liderlik yaklaşımları merkeze alınmıştır. Bu yaklaşımlar ışığında araştırmada, öncelikle kadının toplumdaki yeri ve önemi ele alınmış, günümüzdeki gelişim ana hatlarıyla verilerek çalışmanın zemini oluşturulmaya çalışılmıştır. Paleolitik çağdan başlayarak, günümüze kadar kadının toplumdaki yeri ve konumu incelenip liderlikte etkili oldukları alan ve davranışlar örneklerle ele alınmıştır. Liderlik kavramı, teorileri, cinsiyet ve liderlik, karşılaşılan engeller ve karar mekanizmalarındaki durumuna değinilerek günümüzdeki liderlik algısına etkisi alanyazındaki çalışmalarla ortaya konulmuş ve değerlendirilmiştir. Türkiye'de çeşitli alanlarda kariyerlerinde fark yaratan 15 kadın katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak, etkili liderlik özeliklerine ilişkin görüşler SWOT analizine göre yorumlanmış nitel araştırmalarda veri analizi yöntemlerinden içerik analizi tekniği kullanılarak katılımcıların liderlik tarzları belirlenmiştir. Araştırmaya dahil olan kadın katılımcıların insan odaklı liderlik özellikleri sergilediği tespit edilmiştir Kadınların başarı hikâyelerinde genel olarak, aile, özgüven, eğitim, eş, azim, alanında gelişim, cesaret, karşılıklı güven, doğru iletişim, vizyon, sahiplenme, insana değer verme, yaratıcılık ve çevreye uyum özellikleri başarıyı etkileyen önemli kilit değerler olarak belirlenmiştir.

KadınlarLiderlerLiderlik+5
Kübra Özdemir
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Annelik kavramının tarihsel süreçte girişimciliği

Kadının çalışan anne olmasının önündeki sorunları en aza indirgeyen, hem iyi bir anne hem de çalışma hayatında var olmasının yolunu açan anne girişimciliği, Dünya'da ve Türkiye'de literatürde son yıllarda yer bulmaya başlamıştır. Anne girişimciliği, ana akım girişimcilikten ve kadın girişimciliğinden farklı özellikler taşımaktadır. Kadın çalışmaları ve yönetim bilimi açısından bir kadın çalışmacı bakış açısıyla değerlendirilen bu çalışmanın uygulama örnekliği olması bakımından literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada birinci bölümde, annelik kavramının farklı disiplinlerde tanımlamaları yapılarak, tarihsel süreçte sosyolojik değerlendirilmesi ve çalışma yaşamında annelik kavramı irdelenmiştir. İkinci bölümde, girişimcilik, kadın girişimciliği ve anne girişimciliği literatür taranarak; önemi, motivasyonları ve karşılaştıkları sorunlar incelenmiştir. Çalışmamızın amacı, Giresun ilinde başarılı olmuş 20 anne girişimcinin girişimci olma sebepleri, karşılaştıkları sorunlar, girişimci olduktan sonra hissettikleri, potansiyel girişimci annelere tavsiyelerinin araştırılmasıdır. Yüz yüze görüşme yönteminin kullanıldığı çalışmada bulgular içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, anneler birçok sebepten dolayı girişimci olmuşlardır bu sebeplerin başında "iyi annelik" motivasyonu gelmektedir. Girişimci anneler kişisel sorunlar, işle ilgili sorunlar ve çevresel sorunlar yaşamışlardır. Bütün bu sorunlara rağmen girişimci anneler, yaptıkları girişimcilik faaliyetinden dolayı çok mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Diğer annelere girişimci olmayı tavsiye etmişlerdir.

AnnelerAnnelikGirişimciler+3
Meryem Coşkun
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Giresun Üniversitesi personelinin çocuk yetiştirme tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, üniversitedeki idari personelin çocuk yetiştirme tutumlarının çeşitli değişkenlere göre nasıl farklılaştığını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, çocuk yetiştirme tutumlarını belirlemeye yönelik tarama modelinin kullanıldığı, var olan durumu araştırmayı amaçlayan betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Giresun Üniversitesi'nde görev yapmakta olan 203 idari personel oluşturmaktadır. Araştırmada verileri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu ve Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği (PARI) kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, üniversite personelinin çocuk yetiştirme tutumlarında cinsiyet, yaş, eğitim durumu, kadro unvanı, medeni durum, aile tipi, evde bir yakınının yaşaması ve evlenme şekli değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, kadınların "karı-koca geçimsizlik" tutumlarının daha yüksek olduğu; erkeklerin daha çok "aşırı koruyucu" ve "baskı-disiplin" tutumlarını benimsedikleri; genç personelin "ev kadınlığını reddetme", karı-koca geçimsizlik" ve "baskı–disiplin" tutumlarının daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca eğitim seviyesi düşük personelin "aşırı koruyucu" ve "baskı-disiplin" tutumlarının daha yüksek olduğu; medeni duruma göre ise bekar personelin "karı-koca geçimsizliği" ve "ev kadınlığını reddetme" tutumlarının evli personellere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aile tutumuAna-baba tutumuEbeveyn-çocuk ilişkisi+5
Ayşe Gül Ayhan
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nahid Sırrı Örik'in hikâyelerinde kadın algısı

Hikâyeler kurmaca metinler olarak addedilse de toplumun algısından ve yazarın dünyasından bağımsız değildir. Diğer edebi türler gibi hikâyeler de bünyesinde birçok sosyolojik veriyi barındırmaktadır. Bu doğrultuda hikâyelerde işlenen konular ve karakterler üzerinden kadın ve kadının toplumsal yerini incelemek mümkündür. Nahid Sırrı Örik de eserlerinde farklı kişilik özelliklerine sahip kadın karakterlere yer vermiş ve bu karakterlerin cinsiyet rollerine ilişkin toplumsal algılara değinmiştir. Edebiyatın pek çok türünde eserler kaleme alan Nahid Sırrı Örik, Türk edebiyatının önemli yazarlarından biridir. Bu çalışmanın amacı da Nahid Sırrı Örik'in hikâyelerindeki kadın karakterlerin kişilik özellikleri ve cinsiyet rollerine ilişkin unsurları tespit etmektir. Çalışmanın ana eksenini yazarın ölümünden sonra derlenen San'atkârlar, Kırmızı ve Siyah, Eve Düşen Yıldırım, Fatma Hanım'ın Evine Bir Erkek Lazım, Kibar Fahişe Zeynep isimli kitapları içinde yer alan yetmiş altı hikâye oluşturmaktadır. Hikâyeler üzerinde kadınların kötücül duygularına, evlilik yaşamına, fiziksel özelliklerine değinilmiş ayrıca sosyo-ekonomik durumlarının ve toplumsal örfi anlayışın yaşamlarını nasıl şekillendirdiği bölümler halinde incelenmiştir. Çalışma sırasında Nahid Sırrı Örik'e ait eserler incelenmiş ve hakkında yazılmış kitap, dergi, gazete, akademik çalışmalar vb. birçok kaynaktan yararlanılmıştır. Yazara ait hikâyeler incelenirken kronolojik sıra göz önünde bulundurulmuş ve eserlerdeki şahıs, mekân ve zaman olguları dikkate alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Nahid Sırrı Örik, Hikâye, Kadın, Toplum, Kötülük

HikayeKadınlarKötülük+4
Davut Atakan Tuncel
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu gazetesi ve Doğu gazetesinde kadın

Erzurum, tarihi önemi itibariyle birçok özelliği bünyesinde barındırmaktadır. Bu özelliklerinden biri de Türk Basın Tarihi'nin ilk özel Türkçe gazetesi olan Envar-ı Şarkiyye'nin Erzurum'da neşredilmesidir. Bu gazetenin yayımlanmasından sonra başta İstanbul olmak üzere birçok Osmanlı şehrinde özel Türkçe gazeteler yayımlanmaya başlamış, Türk halkı bilinçlendirilmek istenmiştir. Doğu gazetesi, bu maksatla Cumhuriyet döneminde devlet eliyle yayımlanan gazetelerden biridir. Üçüncü Umumi Müfettişi Hasan Tahsin Uzer'in projesi olan bu gazete, Erzurum merkezli olmak üzere 1937-1938 yıllarında Doğu Basımevi'nde çıkarılmış ve toplamda 288 sayı basılmıştır. Üçüncü Umumi Müfettişlik Bölgesi'nde yapılan yatırımların kamuoyuna duyurulması ve Müfettişlik bölgesinde yaşayan insanların dünyadan haberdar edilmesi gibi birçok önemli misyonu düstur edinen gazete, yazar kadrosu ve basım kalitesiyle İstanbul gazeteleriyle eş değer bir yapıya sahiptir. Doğu gazetesinde birçok konu ele alınmakla beraber bu hususta dikkat çeken konulardan biri de kadındır. Gazetede kadınlar ile ilgili birçok konu irdelenmiş, başta din ve eğitim olmak üzere çeşitli alanlarda açıklayıcı bilgiler verilmiştir. Türk kadınının Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlılığının sağlanması için birçok yazı dizisi yayımlanmıştır. Doğu gazetesi üstlendiği görevi, siyasi ve sosyal hayatın her alanında yerine getirmeye çalışmıştır.

Akın Aktaş
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde flört şiddetinin yaygınlığı ve bunu etkileyen faktörlerin incelenmesi: Giresun Üniversitesi örneği

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinde flört şiddetinin yaygınlığı ve çeşitli demografik özellikler açısından değişimin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 401 üniversite öğrencisinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Sosyodemografik Bilgi Formu ve Çatışmaların Çözümüne Yaklaşım Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS bilgisayar temelli istatistik programı ile analiz edilmiştir. Güvenilirliğin belirlenmnesinde Cronbach Alpha analizi kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra, geçerlilik, normallik, korelasyon, Ki- Kare, Kramer V testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis H testleri yapılmıştır. Araştırmamızın bulgularına göre;Öğrencilerin yaşlarına göre fiziksel şiddet uygulamaları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiş olup yaş aralığı küçük olan öğrencilerin flört ilişkilerinde daha fazla fiziksel şiddet uygulandığı görülmüştür. Kadın öğrencilerin, erkek öğrencilere oranla daha fazla şiddete maruz kaldıkları belirlenmiştir.Şehir merkezinde yaşayan öğrencilerin ilçede yaşayan öğrencilere göre yaralanmaya daha fazla maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin ekonomik düzeylerine göre fiziksel şiddet, cinsel şiddet ve yaralama davranışında bulunma değişkenleri fark göstermiştir.Öğrencilerin aile yapıları ile zayıf düzeyde psikolojik şiddet uygulama (0,040) boyutu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.Araştırmanın çatışmaların çözümüne yaklaşım ölçeğinde,ölçeğin faili değişkenlerinin korelasyon katsayılarına bakıldığındayaralama ile fiziksel şiddeti uygulama arasında kuvvetli düzeyde ve pozitif yönde; istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir.

Gökhan Kaya
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00