
9
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Çağdaş Türk opera sanatının içinde Ahmed Adnan Saygun operalarının dramaturjik açıdan incelenmesi
Ahmed Adnan Saygun, Cumhuriyetimizin ilk kuşak bestecileri arasında yer alan bir sanatçıdır. Eserlerinin yanı sıra; kişiliği, eğitimciliği, etnomüzikolojik çalışmaları ve düşünceleri ile çağdaş müzik tarihimizde önemli bir yer edinmiştir. Onun yaşam öyküsü ise aynı zamanda müzik ağırlıklı kültür tarihimizdir. Bu çalışma, Ahmed Adnan Saygun Operalarının Çağdaş Türk Opera Sanatının İçindeki yeri ve önemini vurgulamak ve bu operaları dramaturjik açıdan inceleyerek kültür tarihimizi daha da yakından öğrenmek ve öğrendiklerimizi aktarmak için hazırlanmıştır.
19. yy italyan operasında dönem, biçem ve teknikler
Bu çalışmada, 19. yy İtalyan Operası'nın dönemsel, biçemsel ve teknik açıdan incelenmesi ele alınmıştır. 1. bölümde, bu dönemdeki İtalyan operası, Romantisizm, Verismo ve en önemli İtalyan bestecileri ile libretto yazarları hakkında verilen genel bilginin yanısıra, dönemin şarkıcıları ve opera dinleyicisi incelenmiştir. 2. bölümde ise bu dönem operalarının biçemini oluşturan unsurlar hakkında detaylı bilgi verilmiştir.
Şan eğitiminin bariton sese etkisinin akustik ve larengostroboskopik olarak incelenmesi, doğru ses elde edebilmek için egzersiz önerileri
Profesyonel şan eğitimi için iyi bir müzik kulağına ve ses kalitesine ihtiyaç vardır. Sağlam bir gırtlak yapısına uygulanan doğru teknik, uzun yıllar sağlıklı şarkı söyleyebilmenin anahtarıdır. Bu çalışmada, doğru bir şan eğitimi için gerekli olan anatomik, teknik ve pratik bilgiler ele alınmıştır.Birinci bölümde, ses oluşum mekanizmasının anatomik yapısı, işleyişi, sağlığı, gelişimi ve şan eğitimi açısından dikkat edilmesi gerekenler noktalar incelenerek, bariton ses özellikleri hakkında detaylı bilgi verilmiştir.İkinci bölümde ise şan eğitiminin bariton ses rengine olan etkisinin larengostroboskopik ve akustik incelemesi yapılmıştır. Şan eğitimi ile bariton seslerde ortaya çıkan, yeğinlik, vibrato ve formantlardaki gelişim gözlenerek, tüm bu müzikal değerlerin, sağlıklı ve sağlam bir gırtlak yapısına uygulanan, doğru bir şan tekniği ile elde edilebileceği görülmüştür.
D.Heyward ve G.Gershwin'den Afro-Amerikan kültürünün toplumsal gerçeğine operatik bir yaklaşım: Porgy and Bess
Bu çalışmada Dünya ve Amerikan opera repertuvarının önemli yapıtları arasında yer alan G.Gershwin'in Porgy and Bess operasının konusuna zemin oluşturan Afro-Amerikalıların, oyun yazarı D.Heyward'ın bakışıyla toplumsal yaşamları, eserin oluşum süresi ve dramatik yapısıyla, yapıtın sahnelenişi sonrasında yapılan eleştiri ve tartışmalar incelenmiştir.Birinci bölümde, büyüdüğü yer olan Charleston'da yaşayan Afro-Amerikan kökenli Gullahlar ve onların Amerikan İç Savaşı öncesi ve sonrasındaki toplumsal yaşantılarıyla yakından ilgilenen Amerikalı şair, roman ve oyun yazarı D.Heyward'ın yaşamı, yapıtları ve Porgy romanında siyahi toplumu ele alışı aktarılmıştır.İkinci bölümde, 20. yy. Amerikan müziğinin önemli bestecilerinden olan ve klasik bir sanat formu olan operanın içine Amerikan caz ve blues müziğini yedirerek Porgy and Bess'i yaratan G. Gershwin'in yaşamı ve yapıtlarına değinilmiştir.Üçüncü bölümde, Porgy and Bess operasının dramatik yapısı, oluşum süreci ve müzikal yapısı incelenirken, eserin ?bir opera mı yoksa bir müzikal mi?? olduğu tartışmaları irdelenmiştir. Porgy and Bess operasına yönelik yapılan müzikal eleştiriler ve ırkçılık tartışmaları da bu bölümde ele alınmıştır.
Alman liedinde şiir ve müzik ilişkisi
Bu çalışmada, 14.yy'dan 20.yy'la dek Alman lied'inde şiir ve müzik ilişkisi ile müziğin şiire olan adaptasyonu konu edilmiştir. Şiirle müziğin kaynaştırılması sırasında karşılaşılan sorunların yanı sıra bazı önemli lied bestecilerinin liedleri de incelenmiştir. İnceleme sonunda doğrulukları tartışma konusu olmakla birlikte, bazı lied besteci lerinin müziği söze baskın kıldığı, bazılarının ise dizelerin yani sözlerin, müziğin baskı sı altında kalmasını önlemeye çalıştığı görülmüştür.
Opera seria ve Mozart
ÖZET 18.yy'ın en önemli akımı olarak kabul edilen Aydınlanma hareketinin toplum üzerinde yarattığı olumlu sonuçlardan biri de, o döneme değin sadece soylulara hizmet vermek amacıyla var olan müziğin, bundan böyle soylu ve orta sınıf katmanlarını bir araya getirmesidir. 17.yy'ın sonlarına doğru İtalya'da ve Avrupa'nın diğer kentlerinde "opera" olarak bilinen müzikli dram sanatı oldukça yaygınlaşmıştır. Sayıları hızla artan opera evleri, yeni yapıtlara olan sürekli gereksinimi de beraberinde getirmiştir. 17.yy'ın sonlarına doğru, eski Barok operasına hem yapısal hem de müzikal anlamda yeni bir form vermeyi amaçlayan Arkadia Akademisi'nin yenilikçi görüşteki öğrencileri, bir dizi edebi değişiklikler yapmışlardır. Bunun bir sonucu olarak 1720'lerde ciddi-trajik bir opera türü olan "opera seria" ortaya çıkmıştır. Napoli'den doğan bu türün öncü bestecisi Alessandro Scarlatti'dir. Opera seria'nın gelişmesi ve yapılanmasında ise büyük etkileri olan iki önemli libretto yazarı Apostolo Zeno ve Pietro Metastasio'dur.Bu türde 4 yapıt veren W. A. Mozart ise, 18.yy'ın sonlarına doğru opera seria'da meydana gelen yenilik hareketlerinden etkilenmiştir. Onun opera seria türündeki ilk 2 yapıtı "Mitridate, re di Ponto" ve "Lucio Silla", sahip olduğu erken gelişmişliğin birer çarpıcı örneğidir. Aynı türden bir başka operası olan "Idomeneo" Mozart'ı, sahip olduğu güçlerin doruğunda gösterir. "La clemenza di Tito" ise, eski opera seria'nın bir gölgesi olarak kalmıştır.
Operada Verismo ve La Traviata
ÖZET Bu çalışma, edebiyat alanında başlayarak güzel sanatların tüm dallarını etkisi altına alan gerçekçilik akımının, opera sanatına olan katkısının ve La Traviata operasının bu tür açısından öneminin ve yerinin saptanması amacıyla yapılmıştır. ilk aşamada 18. ve 19. Yüzyıl Avrupa'sında gerçekçilik akımının doğuşuna yol açan faktörler incelenmiş, ikinci aşamada gerçekçilik (verismo) akımının opera sanatına yansıyışı ele alınmış, üçüncü aşamada La Traviata operası incelenmiş ve son aşamada ise, La Traviata'nın "Verismo" açısından yeri ve önemi saptanmıştır. iCOTKSEKÖĞRETİMKDRÜlf
Rus romanslarının Türkiye'deki şan öğrencilerinin teknik ve müzikal gelişimi üzerine etkilerinin analizi
Bu çalışmanın ana amacı Rus romanslarının Türkiye'deki şan öğrencilerinin teknik ve müzikal gelişimi üzerine olan olumlu/olumsuz etkilerini araştırmaktır.Yapılan çalışmanın ilk bölümünde romans kavramı ve bu kavrama dair tanımlamalara yer verilmiştir. Ayrıca romans kavramının Rusya'da ilk olarak ne zaman talep görmeye başladığı, opera ve romans kavramları arasındaki ilişki, romans formunda eserler veren belli başlı Rus bestecileri ve eserleri üzerine açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir.İkinci bölümde ise Rus romanslarının Türkiye'deki şan öğrencilerinin teknik ve müzikal gelişimleri üzerine etkileri İstanbul, Ankara, İzmir ve Eskişehir'de bulunan konservatuvarlarda şan eğitmenliği yapmakta/yapmış olan görüşmecilerle gerçekleştirilen mülakatlardan çıkan sonuçların ışığında ortaya konulmaktadır.
19. yüzyıl opera sanatında gerçekçi akım ve Verdi Operalarında kadın temsili
Bu çalışmanın ana amacı 19. Yüzyıl'ın en önemli İtalyan bestecilerinden biri olan Giuseppe Verdi'nin ikinci dönemi olarak da anılan operalarında Verismo akımının etkilerini bulmak ve bu operalarda işlenenen kadın temsillerinin analizini yaparak, sanatta ve özellikle de opera sanatındaki kadın imgesini post modern feminist söylem üzerinden ele almaya çalışmaktır. Yapılan çalışmanın ilk bölümünde Verismo akımının oluşmasında etkili olan tarihsel süreç, bu sürecin 19. yüzyıla ve opera sanatına etkileri ele alınmış, Verdi'nin hayatından kesitler sunulmuş ve besteleri ile dönemin İtalyası üzerinde bıraktığı büyük etkilere yönelik bilgiler aktarılmıştır. İkinci bölümde ise feminist teorinin tarihsel arka planına ve bu teorinin sanatsal alanlardaki ve özellikle de müzik sanatındaki etkilerine değinilerek feminist teorinin dönemlerine ilşkin bilgiler aktarılmıştır. Son bölümde ise Verdi operalarında temsil edilen kadın karakterlerin anlizleri yapılmış, yapılan analizler aşığında ortaya çıkan bulgular post modern feminist söylemin düşünce dinamikleri üzereinden okunmaya çalışılmıştır.