Düzce University
Anabilim Dalı

Güzel Sanatlar Anabilim Dalı

Düzce University

79

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsanda ruhsal çöküntü üzerine görsel arayışlar

Tarihsel süreçte yaşanan acı deneyimler, insanlığın ruhunda derin yaralara sebep olmuştur. Bu da doğası gereği sanatın meselesi ve konusu olmuştur. "İnsanda Ruhsal Çöküntü Üzerine Görsel Arayışlar" isimli bu tez çalışmasında; ruhsal çöküntü, varoluşçuluk felsefesinin sanata yansımaları, geçmişten günümüze yol gösterici sanatçıların bakış açıları ile eserlerine etkileri ve günümüze aktarım biçimleri üzerinde durulmaktadır. Ruhsal çöküntü üzerine çalışan bazı sanatçıların hayatlarından anektodlar verilerek sunulan eserler analiz edilmiştir. Konuya destek olabileceği düşünülen sanat temelli anlatılar göz önünde bulundurulduğunda, çeşitli acı deneyimleri konu alan, ruhsal derinliği bulunan sanat eserleri, ardından görsel yansıtıcılar irdelenerek, ruhsal çöküntü konusuna odaklanılmıştır. Ayrıca, insanda ruhsal çöküntü üzerine görsel arayışların kavramları incelenmiştir. Araştırmada, insandaki psikolojik ruhsal duygu durumları ve bunların yansımaları görsellere uygulanarak dijital manipülasyon yapılmıştır. Bu doğrultuda yaşanan ruhsal çöküntünün etkilerinin görseller aracılığıyla yansıtılması amaçlanmıştır. Konu edinilen psikolojik durumlardan yola çıkılarak geçmiş ve içinde yaşanılan ana ait bütün ruhsal haller (özlem, inkâr, öfke, keder vb.) dijital manipülasyonlar aracılığıyla aktarılmıştır.

Görsel sanatlarPsikolojik sorunlarResim sanatı+1
Handan Genç
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat nesnesi algısında yalınlık

Sanatta yalınlık, öznel yargılardan bağımsızlaşmaya çalışan bir yaklaşım olarak özetlenebilir. Nesnenin varlığı, öznenin nesneye dair algısı gibi çeşitli başlıkları irdeler ve temsilsizlik ile birlikte bir eserin ne anlam ifade edebileceğini irdeler. Malevich, Mondrian, Gabo gibi sanatçıların gerçekliğe, eser ve gerçeklik arasındaki ilişkiye dair tavırlarındaki yalınlaşma, nesneye ve esere yönelik alternatif bir yaklaşımın nasıl mümkün olabileceğinin temellerini atmıştır. Bu kişilerin ve düşüncelerin aralarında belirli farklar olsa da, yalınlık bağlamında, hem plastik hem de düşünsel açıdan gözle görülür bir benzerlik de bulunur ve yalınlığa dair ortak bir söylemde buluşurlar: Nesnenin algısı ile öznenin bilgisi farklı varlık durumlarıdır. Bu raporun amacı yalınlığın karakteristik özelliklerini belirlemek ve eserin algılanışındaki izlerini takip etmektir.

AlgıNesneSadelik+2
Onur Sancu
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kapı ve bellek

Kapılar iç ve dış mekânı birbirine bağlayan devingen bir yapıya sahip olup bölmek, korumak ve iletişimi sağlamak gibi karşıtlıkları içeren gerilimli anlamları içinde barındıran mimari öğelerdir. Antik çağlardan günümüze yapılara ve mekanlara girip çıkmayı sağlayan kapıların bu somut işlevlerinin yanı sıra sanattan felsefeye kadar birçok alanda da simgelediği soyut anlamları vardır. Kapılar, yaşam var olalı mağara girişlerindeki doğal yapılarından, surlarla çevrili şehirlerin girişlerine; dini yapıların mimarisinde tanrıya yükselen taç kapılardan, Lahit kapılarına; Roma Döneminde imparatorun başarısını simgeleyen, günümüzde ise şehirlerin simgesi olmuş zafer taklarına kadar çeşitli biçimlerde varlıklarını sürdürmektedirler. Kapıların zengin çeşitliliğinden ve kapı imgesinin çok anlamlılığından yola çıkılarak, bu tezde eski boş mekanların ahşap kapıları ele alınmıştır. Bu boş mekanlardaki kapıların kimi çocukların çizgileriyle, kimi yıkıntıların arasından çıkan sarmaşıkla, kimi sessiz yığınların gölgesinde kısaca yaşayan ahşabın yorgunluğuyla geçmişe, şimdiye ve geleceğe tanıklık ederek bellek oluşturmaya devam etmesindeki rolüyle ele alınmıştır. Çalışmalarımda metaforları çok olan bu nesnenin mekân ve zamanla ilişkisini sorgulamak ve tarihten gelen yaşanmışlıkların gizini sürmek, geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki ilişkiyi harmanlayarak yeniden bir kültür nesnesine yani resme dönüştürülmesini amaçladım. Bu bağlamda çocuklarımın çizimleri, gölgeler; yani zamanın akışını bana duyumsatan biçimler, boya katmanlarının oluşturduğu dokularla kaynaşarak eski ahşap kapıların temsili olmuştur. Kapının çok anlamlılığı, farklı anlam katmanlarının oluşmasına izin verirken; tarihsel ve kültürel yaşanmışlıkların belleğini de oluşturur. Sanatçılar tarafından güçlü tasvirlerle oluşturulan bu kapıların bellekleri bu çalışmada ele alınmıştır. Ayrıca, söz konusu olan kapı bellek ilişkisinin güncel sanat pratiklerine yansıma şekilleri incelenerek, konuyla ilgili felsefi metinlerle bağlantıları kurulmuştur.

AnılarBellekGüncel sanat+2
Aysun Şener
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Generatif sanat yöntemiyle video oyunları için karakter tasarımı

Algoritmalarla sanat üretimi geleneksel sanatın karşısında kodlar evreninde matematiğe sıkı sıkıya bağlı son derece kontrollü bir ortamdır. Fikirlerin şekil ve renklere elektronik algoritmaların aracılığıyla dönüşmesini ifade eder. Generatif Art taraftarları, bu yönteme sanat ve tasarımda fikir üretme aşamalarının atlanmasının ekonomisi olarak yaklaşmaktadır. Her yöntemde olduğu gibi Generatif yöntem de sanat ve tasarım görselleri açısından kendine özgü şaşırtıcı sonuçlara yol açabilir. Bu çalışmada amaç, video oyunları gibi endüstriyel olarak çoğaltılan ve görsel tasarımın ağırlığının önemli ölçüde geliştirilen ürünü değiştirdiği bir alanda, generatif yöntemden yararlanarak oluşturulan deneysel görselleştirmenin video oyun alanı için uygunluğunu araştırmak ve bir oyun karakterinin konseptini oluştururken bilgisayar sistemlerinden ne ölçüde yararlanılabileceği bulgusunu elde etmektir. Çalışma kapsamında, birinci bölümde öncelikle generatif sanatın tanımı yapılmış ve çalışma boyunca her şeyin daha iyi anlaşılabilmesi için rastgelelik kavramı ve algoritmalar gibi konseptler açıklanmıştır. İkinci bölümde generatif sanatın şu ana kadarki ilerleyişi örnekler verilerek incelenmiş, generatif modellerin kullanıldığı ve sanat ile alakası olan film, video oyunları, mimari gibi bazı endüstriyel alanlardaki kullanımları ve faydalı yanları da anlatılmıştır. Bu kapsamda, algoritmalar yardımıyla oluşturulan dijital bir görüntü, ekran üzerinde teste tabi tutulmuştur. Tasarımcı denetimindeki algoritmanın orjinal tasarımlara dönüşebilme ve video oyunlarında kullanım kapasitesi sorgulanmıştır. Sonuçlar algoritma yardımıyla tasarım için bir yol haritası olarak kullanılabilir. Aynı zamanda tasarımcının generatif art yöntemindeki rolünü belirleme üzerinde de durulmuştur.

AlgoritmalarBilgisayarlarGeneratif sanat+6
Andaç Altak
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Tasavvufun arap sinemasina etkisi

This thesis aims to explore the emergence of the Sufi theme in cinema. As such, it will venture into the cinematic universe to analyse how the director(s) creatively implemented the thematical references of the Sufi in their films. Thus, the thesis shall revolve around the topic of spirituality and Islam as the core basis of Sufi. Furthermore, the paper shall cover ways in which Sufi can be applied in a person's life. This paper will indicate the core principles of Sufi as portrayed in the films.

Lana Nassan Agha
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Albert Camus'nün Yabancı kı̇tabının absürdı̇zm kuramı üzerı̇nden incelenmesi ve Fener isimli kısa animasyon projesı̇

Albert Camus, ünlü Fransız yazar ve düşünürlerinden biridir. Onun en önemli eserlerinden biri olan Yabancı kitabında, insanın kendi varoluşsal anlamını aramaya çalışırken yaşadığı çelişkileri büyük bir ciddiyetle incelemiştir. Bu eserde, Camus'nün ünlü Absürdizm kuramının öne çıktığı görülür. Absürdizm, insanın yaşadığı her türlü sıkıntıya karşın, yaşamın amaçsız ve anlamsızlığını kabul etmesi gerektiğini ileri sürer. Çalışmada, Albert Camus'nün Yabancı adlı eseri, Absürdizm kuramı üzerinden incelenecek ve Fener isimli kısa animasyon projesi üzerine akademik bir değerlendirme yapılacaktır. Bununla birlikte kuramın temel kavramlarını kullanarak, Absürdizm kuramının insanların yaşamlarını nasıl etkilediği ve bunun iletişimin geliştirilmesini nasıl sağlayabileceği açıklanmaya çalışılacaktır. Albert Camus'nün Yabancı adlı eserinin ve Fener isimli kısa animasyon projesinin incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Fener animasyon projesinde, Afak karakteri üzerinden, insanın bu dünyadaki varoluş amacı, absürt duygusuyla bulunduğu ortama ve zamana karşı tamamen yabancılaşması durumları üzerinde durulur. Film, insanın sorgulayıcı bir ruh haliyle yaşamının anlamsızlığını kabul etmesi gibi temel insani konuları ele almaktadır. Proje, ölümsüzlük arayışının ve anlamsızlığı kabullenmenin karşısında özgür iradeyi vurgulayarak, Albert Camus'nün Absürdizm kuramının temel fikirlerini gözler önüne sermektedir.

Absürd tiyatroAbsürdlükCamus, Albert+5
Alper Ceviz
Maltepe University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gerçekçi oyunculuk yaklaşımı bağlamında J. Baudrillard'ın 'Hiper-Gerçeklik' kuramı ve oyunculukta öteki olma halinin incelenmesi: "Bıçak Sırtı" belgesel filmi

Oyunculuk sanatı başlangıçtan günümüze gerçekle hep bağ kurmuştur. Değişen dönüşen dünya yapısında gerçekliğin ne olduğu ve sınırlarının ne olması gerektiği bir tartışma ko-nusu olduğu için oyunculuğun bu tartışmalar neticesinde, inandırıcı olma mottosuyla deği-şen gerçekliği yansıtmakta çeşitli paradokslar yaşadığı görülmüştür. Aktör, oyunculuk sanatında yeniden yaratım sürecinde aktif olarak gerçekliğe bağlıdır. Sanat yaratımındaki özne ve nesne ilişkisi, oyunculukta özne ve özne şeklinde zuhur bul-maktadır. Bu nedenle, oyuncunun nesnesi kendisi olduğu için oyuncu da bu gerçeklik sarmalında çıkış noktası olarak kendi gerçekliğini kullanmaktadır. Aktör, gerçekliğin sor-gulandığı ve her çağa göre değişkenlik gösterdiği bu yapı içerisinde, özneden bağımsız, hiper-gerçek biçimde ötekine dönüşmektedir. Stanislavski ile sistematize edilmeye başlanan gerçekçi oyunculuk, günümüzde hâlâ ger-çekliğin çıkmazları tartışma konusu olduğu için devingen bir hâl almaktadır. Aktörün sa-natını icrası esnasında çıkış yolu olarak kendi gerçekliğini kullanıp hiper gerçek bir hâl içerisine girmesi bu değişim içerisinde görülmektedir. Oyuncu, rol icrasında ya da sonra-sında oluşturduğu gerçeklikle ne kendisi ne de rol gerçeği olabilmiştir. O, yaratmış olduğu hiper gerçeklik zemininde, öteki olma haliyle varlığını sürdürmüştür. Bu araştırmada oyunculukta yaşanan paradoksların J. Baudrillard'ın Hiper-gerçeklik kuramı bağlamında oyun-gerçek ilişkisi örneklerle detaylı incelenecektir.

Baudrillard, JeanBelgesel filmFilm+5
Şule Eda Öztürk
Maltepe University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı dersi başarılarına yönelik öz düzenleme becerilerinin ve motivasyonlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı dersi başarılarına yönelik öz düzenleme becerileri ile motivasyonlarının ne düzeyde olduğunu belirlemektir. Araştırma betimsel bir çalışma olup ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki üniversitelerin Eğitim Fakültelerine bağlı Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Anabilim Dallarında okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemini ise, evreni mümkün olduğunca temsil etmesi bakımından Türkiye'nin farklı bölgelerinden seçkisiz atama yöntemi ile belirlenen 12 (on iki) Üniversitenin Eğitim Fakültelerine bağlı Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dallarında okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Veriler, Ankara, Bolu, Burdur, Denizli, Malatya, Niğde, Tokat, Trabzon, Sivas, Şanlıurfa Van ve Muğla illerinde bulunan Eğitim Fakülteleri Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Lisans II, Lisans III, Lisans IV öğrencilerinden toplanmıştır. Araştırmada, müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı dersine yönelik öz düzenleme becerilerini belirleyebilmek amacıyla Özmenteş (2007) tarafından geliştirilen "Çalgı Çalışma Sürecinde Öz Düzenlemeli Öğrenme Ölçeği" kullanılmıştır. Bireysel çalgı dersine yönelik motivasyon düzeylerini belirleyebilmek amacıyla ise Girgin (2014) tarafından geliştirilen "Bireysel Çalgı Dersi Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı başarılarına yönelik toplam ortalaması 85.06 olan "Başarı notu" değişkeni ile bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeği motivasyonsuzluk alt boyutu arasında orta düzeyde negatif korelasyon bulunmuştur. Başarı notu değişkeni ile bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeğinin alt boyutları olan başarı motivasyonu, çalışma motivasyonu ve çalgı çalışma sürecinde öz düzenlemeli öğrenme ölçeği performans öncesi, performans evresi ve performans sonrası alt boyutları arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Yapılan regresyon analizleri sonuçlarına baktığımızda; çalgı çalışma sürecinde öz düzenlemeli öğrenme ölçeği ile başarı notunun %18 oranında birbirinin yordadığı saptanmıştır. Bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeğinin motivasyonsuzluk alt boyutu ile başarı notunun olumsuz bir ilişkiyle %23 oranında birbirini yordadığı; diğer alt boyutu olan başarı motivasyonunun, başarı notunu %20 oranında yordadığı; bir başka alt boyutu olan çalışma motivasyonunun da başarı notunun %10 oranında yordadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeği ile çalgı çalışma sürecinde öz düzenlemeli öğrenme ölçeğinin birbirlerini yordama düzeyleri incelendiğinde, motivasyon ölçeğinin alt boyutu olan çalışma motivasyonunun, öz düzenleme düzeyini %41 ile anlamlı ve çok önemli bir oranda yordadığı saptanmıştır. Ölçeğin diğer bir alt boyutu olan başarı motivasyonunun, öz düzenlemeyi %33 oranında; motivasyonsuzluk alt boyutunun ise öz düzenlemeyi negatif yönde %33 oranında yordadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerDers programlarıMotivasyon+5
Erdal Ergüven
Muğla Sıtkı Kocman University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Popüler müzik kültürünün tipografiye yansımaları.

Bu arastırma, popüler müzik üreten grup ve kisilerin albüm kapaklarının, biçim içerik iliskisi göz önüne alınarak, görsel sorunlarının incelenmesi, böylece üretilecek albüm kapaklarının niteliklerinin artması ve tasarımcının hedef kitlesine dogru ulasabilmesinin yollarını incelemek amacıyla yapılmıstır. Arastırmada agırlıklı olarak 2000 yılı sonrasında Türkiye'de yayınlanan pop müzik albümlerinin kapakları incelenmistir. Popüler kültürün tanımları yapılmıs, popüler müziklerle popüler kültür arasındaki paralellik ortaya konmaya çalısılmıstır. Popüler kültürün müzige, sosyal hayata ve grafik tasarıma olan yansımaları arastırılmıstır. Grafik tasarımın temel ilkeleri arastırılmıs, tipografik kurallar ve estetik kaygılar dahilinde albüm kapaklarının görsel sorunları ortaya koyulmaya çalısılmıstır. Müzik tarihinde önemli yere sahip olan klasiklesmis albümler ve kapakları incelenmis, günümüz popüler kültürünün ortaya koydugu albüm kapakları ile karsılastırılmıstır. Bu karsılastırma sonucunda aradaki farklar ve kapak tasarımlarının gelisim süreci ortaya konmustur. Albüm kapaklarındaki görsel sorunlar incelenmis, kullanılan materyaller ve tipografi ile albüm içerigini olusturan müzik türü arasındaki iliski arastırılmıstır. Bulguların yorumlanmasından sonra, arastırma probleminin sonuçları saptanmıs; bu sonuçlar kullanılarak, albüm kapakları üzerindeki biçim-içerik sorunları ve görsel sorunlar ortaya konmustur. Bu sorunların giderilebilmesine yönelik çözüm önerileri getirilmistir. IV Arastırmanın sonuçları söyle özetlenebilir: Türkiye'de yayınlanan ve tez kapsamında incelenen popüler müzik albüm kapaklarının çogu, aynı fabrikadan çıkmısçasına sıradandır. Bu kapaklar, estetik, biçim - içerik gibi kaygılardan uzak, tamamen ticari kaygılar göz önüne alınarak üretilmis; tamamen tüketim kültüründen beslenen kullan/at tarzında degersiz islerdir. Yayınlandıkları dönemin sosyo-kültürel yapısını da yansıttıgı için, albümler ve kartonetleri aynı zamanda birer belge niteligindedir.

Fatih Özdemir
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul beşinci sınıf görsel sanatlar dersinde üç boyutlu (Seramik çamuru) plastik uygulamalara ilişkin bir eylem araştırması

Değişen zamanla beraber sanat eğitiminde de bazı değişiklikler meydana gelmektedir. Sanat eğitiminde iki boyutlu çalışmaların yanı sıra farklı boyut, malzeme ve teknik olarak zenginleşme ve gelişme ihtiyacı ağır basmaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda sanat temelli eğitim önemli bir işlev yerine getirmektedir. Bu araştırmanın amacı, 5.sınıf öğrencilerinin yapmış olduğu resim çalışmalarının seramik çamuruyla, kabartma (rölyef) ve üç boyut olarak şekillendirmeleri sürecinde iki boyutlu çalışmalardan üç boyutlu çalışmalara geçerken yaşadıkları problemler incelenmiştir. Bu amaçla araştırma, sanat temelli araştırma ve eylem araştırması ile desenlenmiştir. Araştırma 2014-2015 eğitim öğretim yılında Türk Eğitim Vakfı Zahide Zehra Garring Ortaokulu Görsel Sanatlar atölyesinde; Görsel Sanatlar dersi ve ders dışı etkinlikler kapsamında beşinci sınıflara uygulanmıştır. Çalışma 18 Kasım - 08 Aralık 2014 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırma süresince üç etkinlik yapılmıştır. Her etkinlik öncesi uygulama hakkında tartışılmış ve ardından sanat ürünlerinin oluşturulması aşamasına gerçilmiştir.Toplam 4 haftalık bir süreç içinde araştırmanın uygulaması tamamlanmıştır. Gerçekleşen her uygulamada kamera ile görüntü alınmıştır. Süreç fotoğraflarla belgelenmiştir. Araştırmada yer alan her öğrenciye çalışma uygulanmıştır ve veriler toplanmıştır. Uygulamaya 13 öğrenci katılmıştır, iç örneklem yoluyla altı öğrenci odak öğrenci olarak uygulamaya katılmıştır. Her uygulama sonunda odak 6 öğrenci ile yarı yapılandırılmış sorular sorulup cevaplandırmaları istenmiştir. Araştırma sırasında veriler, ders video kayıtları, yarı yapılandırılmış sorular, araştırmacı günlüğü, fotoğraflar ve öğrenci ürünleri elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sanat eğitimi, Plastik şekillendirme, Üç boyutlu çalışmalar

Ders programlarıGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+7
Şadan Saygı
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtyaçları üzerine bir inceleme: Erzincan ili örneği

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemektir. Çalışmada bu amaca yönelik olarak; ilköğretimde görev yapan sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının hangi konularda ne derece yoğunlaştığını ve bu ihtiyaçlarının öğretmenlerin kişisel özelliklerine göre ne tür farklılıklar gösterdiğini belirlemek ve mevcut duruma göre çözüm önerileri ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma betimsel bir araştırma olup, tarama modelindedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır.

Hizmet içi eğitimMüzik dersiMüzik eğitimi+2
Saadet Kösreli
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Grafik tasarımda fotoğrafın önemi

Günümüzde ön plana çıkan ve hızla gelişmekte olan reklam olgusu, Toplumu mesaj iletmekte, olumlu veya olumsuz etkilemektedir. Bu sebepten dolayı reklam sektörü çok kazandıran bir endüstri dalı haline gelmiştir. Bu kadar önemli ve gelişmekte olan reklam endüstrisinin bünyesinde yer alan, onun temellerini oluşturan grafik sanatı ve grafik tasarımdır.Tüketimin hızlı ve çabuk tüketildiği, kitle iletişim araçlarının son derece yaygınlaştığı bu dönemde reklâm ve unsurlarıyla çok fazla karşı karşıya gelmekteyiz. Reklâmcılıkla birlikte günümüzde reklâm fotoğrafçılığı da büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Grafik tasarımlarda vazgeçilmez bir öğe olan fotoğrafta yaygın bir şekilde kullanılmakta, Reklâm fotoğrafı Grafik tasarımın yapısı ve kuralları içinde oluşturulmaktadır. Dolayısıyla Reklâm fotoğrafçısı da bu bağlamda hareket etmekte, tasarımın niteliklerine uygun reklam fotoğrafı oluşturmaktadır. Grafik tasarım hedef kitle üzerinde mesaj iletmede sağladığı kolaylık nedeniyle, görselliğe yönelmesi gerçeklik etkisi ve görsel gücü dolayısıyla fotoğraftan sıkça faydalanmasına sebep olmuştur.Bu çalışma ile grafik tasarıma fotoğrafın katkıları incelenmiş, fotoğraf ve grafik tasarımların temel yapısı hakkında bilgi verilmiştir.

Esma Nazlı Küçükkalfa
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yazma baskı tekniklerinin çağdaş moda tasarımına yansımaları

Türk el sanatımız olan yazmacılık, Anadolu'da bilinen en eski el sanatlarımızdan biridir. İnsanlık tarihi boyunca kadın, bir yaşam biçimi ve süslenme olarak, örtünme şeklini benimsemiş, kültürel ve etnik kimliği yaşadığı doğaya ve yaptığı işe göre giyimi şekillendirmiştir. Genç kızlar evlilik çağına geldiklerinde, anne olduklarında, yaşlandıklarında, ya da matem günlerinde giyim tarzlarını hep dışa vurumla göstermiş, iç dünyalarının karardığını, sessiz ama bir o kadarda görsel anlatmıştır. Renk ve şekillerle, sevinç ve mutluluklarını çevrelerine göstermiş, bu renkler sessizliğin sesi olup, günümüze kadar gelmiştir.Kumaşın cinsi ya da kalitesi bölge olarak değişse de, kumaşa verilen emek sevgiye verilen emeğe dönüşmüştür. İnsanoğlunun örtünme olarak kullandığı giyim eşyaları, medeniyetlerin gelişmesiyle birlikte, estetik ve kadınsı bir görsellik ile sanatsal bir nitelik kazanmıştır. Bu sanatlardan biride Türk el sanatımız ``yazmacılıktır.''Bu tez çalışmasının amacı, yazmacılık denilen el sanatımızın, kumaş üzerine fırça ya da tahta kalıplarla uygulanan baskı tekniklerinin, giyim (moda) tasarımına yansımalarını araştırmaktır.ANAHTAR KELİMELER: Yazmacılık, Kalıp, Baskı, Kadın, Moda (giyim), Tasarım.

Baskı teknikleriModaModa tasarımı+1
Serpil Koç
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eugêne Delacroix'nin araştırıcı sanat eleştirisi yönetimine göre eserinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, Eugéne Delacroix'ın eserlerinin, dönemin toplumsal olayları açısından, araştırıcı sanat eleştirisi yöntemine göre incelenmesini içermektedir. Araştırmada Edmund Feldman'ın "araştırıcı sanat eleştirisi" yöntemi esas alınarak, beş resmin analizi yapılmıştır. Bu yöntem dört disiplinden (sanat eleştirisi, sanat tarihi, estetik, sanatsal uygulamalar) biridir. Edmund Feldman'ın araştırıcı sanat eleştirisi yöntemi; betimleme, çözümleme, yorum ve yargı alt başlıklarından oluşmaktadır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiş ve bu modele dayalı nitel araştırma yöntemlerinde betimsel analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Eserler plastik elemanlarının nasıl, hangi amaçlarla kullanıldığı, üslubu, kullanılan simgeler ve yapıldığı dönemin toplumsal olayları göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre sanatçının eserleri, sosyal ve kültürel etmenler göz önünde bulundurularak oluşturduğu genel havayı ve toplum üzerindeki etkilerini yansıtmaktadır. Aynı zamanda sanatçının etkilendiği olayların boyutlarının da gözlendiği bir çalışmadır. Sanatçının eserlerinde kullandığı canlı renkler ve olağanüstü hareketli kompozisyonların, duyguları ayağı kaldıracak, seyirciyi altüst edecek derecede olduğu görülmektedir. Ayrıca, eserlerinde rengin hiçbir zaman sadece araç olarak kullanılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Resimlerinde yer alan her renk tıpkı resme hayat veren figürler ya da nesneler gibi anlam ve duygu bütünlüğü içindedir. Sanatçı, "resim sadece göze hitap eden bir sanattır" sözü ile günümüz sanatına kadar bütün resim anlayışlarına ışık tutmuştur. Anahtar kelimeler: Romantizm, Eugéne Delacroix, Resim, Eleştiri.

18. yüzyılDelacroix, Ferdinand Victor EugeneEleştiri+3
Evin Elmascan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik teknolojileri kapsamında geliştirilmiş sanal işitsel ortamın yaylı çalgı öğrencilerinin entonasyon farkındalığına etkileri

Teknoloji, zaman ilerledikçe yaygınlaşmış ve sürekli gelişim göstererek her alanda kendini yenilemiştir. İnsanlar da bu yeniliklere ayak uydurarak, müzik yapma, müziği öğrenme ve öğretme süreçlerinde teknolojiden faydalanmaktadır. Yapılan bu çalışmanın amacı, müzik teknolojileri kapsamında geliştirilen sanal işitsel ortamın, yaylı çalgılar eğitimi sürecinde öğrencilerin entonasyon farkındalığına etkisini incelemek ve süreç hakkında değerlendirme yapmaktır. Araştırmada "Karma Yöntem" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu "ön test- son test kontrol gruplu" deneysel desen kullanılarak, 15'i deney, 15'i kontrol gruplarına atanan toplam 30 kişiden oluşan katılımcılara "Çalgı eğitiminde entonasyon farkındalığı" ölçeği uygulanması ile oluşturulmuştur. Çalışmanın deney aşamasında, müzik teknolojilerinden yararlanılarak, deney grubunda yer alan katılımcıların akustik açıdan kendilerini İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu sahnesinde çalıyormuş gibi hissetmeleri sağlanmıştır. Deney grubunda yer alan katılımcılara, bu deneyim hakkındaki düşüncelerinin sorulması ile gerçekleştirilen odak görüşmesi ise araştırmanın nitel boyutunu oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler sonucunda, müzik teknolojileri kapsamında geliştirilmiş sanal işitsel ortamın, yaylı çalgı çalan öğrencilerin entonasyon farkındalığında belirgin bir fark yaratmadığı görülmüştür. Fakat müzik öğretmeni adayları ile yapılan görüşmeler, sanal işitsel ortam teknolojisinin bizlere yepyeni olanaklar sağladığını, bu teknolojinin entonasyon farkındalığı oluşturmada belirgin bir fark yaratmasa da katılımcıların heyecan ve isteklerinden yola çıkarak yapılacak yeni araştırmalara katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

EntonasyonFarkındalıkMüzik eğitimi+4
Selda Telli
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1883'ten 2003'e Türk azınlık ressamları ve yapıtları

Azınlık; bir ülkenin içinde, baskın halka mensup olmayan, ancak kendine ait bir kültürü, bütünlüğü olan topluluk demektir. İlk defa ortaçağda kullanılan ?azınlık? kavramı, günümüzde de kullanılmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nda azınlık halklar ticari, siyasi, ekonomik, ve sanatsal alanlarda etkin rol oynamıştır. Etkin oldukları sanat alanlarından biri de resim sanatıdır. Araştırmanın amacı Türkiye'deki azınlık ressamlarının 1883'ten 2003'e kadar geçen sürede resim sanatına yapmış oldukları katkıları, yaşantılarının Türk Resim Sanatı'na yansımaları ve yabancı ülkelerde Türk Resim Sanatı'nı temsil etme durumlarını irdelemektir. Ayrıca Sanayi Nefise'den günümüze doğru bu sanatçıların eserlerinin yanında Türk Toplumu ve Devleti'nin azınlık sanatçılarına bakışını da incelemektir. Konuya paralel olarak 20. Yüzyıla doğru Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa'da sosyo-ekonomik durum da incelenmiştir.Araştırmada 1883 yılından 2003 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyetinde yaşamış olan azınlık ressamları hakkında genel bilgiler verilmiş ve bu ressamların Türk Resim Sanatına olan katkıları incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma bu açıdan önemlidir. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikli olarak 1883'ten itibaren Türk Sanatının gelişimi, batılılaşma süreci ve azınlık sanatçıları hakkında alan yazın taraması yapılmıştır.Araştırmada Osmanlı İmparatorluğu'nda 18. Yüzyıldan günümüze kadar eğitim ve sanat alanında yenileşme hareketleri, devletin ve toplumun azınlık sanatçı ve toplumuna bakışı incelenmiş, toplumsal olayların azınlık sanatçılarına etkileri araştırılmıştır. Türkiye de azınlık sanatçılar her türlü sanatsal faaliyetlerini, özgürce ifade etmekte yurtdışında ülkemizi temsil edip, Türk Milleti adına ödüller kazanmaktadır. Türk sanatçılarla beraber aynı atölyelerde çalışmakta, beraber sergiler açıp etkileşim içinde çalışmalarını sürdürmektedirler.

RealizmReformResimler+7
Rifat Sarıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özengen piyano eğitiminin 7-12 yaş grubu çocukların dikkat becerileri üzerine etkisi (Bursa ili örneği)

Sanat eğitiminin bir boyutu olan çalgı eğitiminin çocuklar üzerindeki etkileri araştırılırken, piyano eğitiminin de söz konusu çalgının özelliğinden ötürü dikkat becerileri üzerinde etkili olabileceği düşünülmüştür. Bu düşünceden hareketle planlanan araştırmada özengen piyano eğitiminin 7-12 yaş grubu çocukların dikkat becerilerine etkisinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda çalışma grubu amaçlı ve benzeşik örnekleme yöntemiyle 2017-2018 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında Bursa ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel okullarda okuyan 99 öğrenciyle (deney grubu n= 46, kontrol grubu n= 53) oluşturulmuştur. Deney grubuna haftada 1 saat olmak üzere 14 hafta süresince araştırmacı tarafından planlanan ve uygulanan piyano eğitimi dersi verilmiştir. Uygulama öncesi ve sonrasında deney ve kontrol grubunda yer alan tüm çocukların dikkat becerilerini ölçmek amacıyla Stroop Renk Kelime Testi yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmış, verilerinin istatiksel çözümleri için SPSS 23.0 paket programı 2x2 karışık ANOVA'lardan yararlanılmış karma faktöriyel desen kullanılarak çözümlenmiştir. Sağlıklı bireyler üzerinde yapılan bu çalışmada testin nöropsikolojik değerlendirme puanlaması yapılmamış sadece deney ve kontrol grubu arasındaki istatiksel farklar üzerinde durulmuştur. 4 kısımdan oluşan Stroop Renk-Kelime testinin okuma ve bilgi işleme hızının temel düzeyini belirleyen "Siyah Beyaz Okuma" bölümünde iki grubun okuma sürelerinin benzer şekilde kısaldığı ve anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Testin kontrol amaçlı olup renk söyleme ve bilgi işleme hızını belirleyen "Kare Rengi Söyleme" bölümünde, her iki grubun da cevaplarında hızlanma olduğu ancak deney grubundaki hız artışının anlamlı derecede fazla olduğu tespit edilmiştir. Testin odaklanmış dikkatin yanı sıra seçici dikkati de belirleyen bölümlerden biri olan "Renkli Kelime Okuma" bölümünde de deney grubundaki çocukların cevaplama sürelerinde anlamlı derecede artış olduğu görülmüştür. Testin son aşaması bozucu etkiyi en çok ortaya koyan "Renkli Kelimelerin Rengini Söyleme" bölümünde okuma sürelerinin deney grubunun kontrol grubuna kıyasla daha fazla kısalmış olmasına rağmen bu farkın istatistik olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Testin 3. ve 4. bölümleri arasında okuma hızı farkları dikkatin genel seviyesi ve odaklanma becerileri açısından bilgi vermektedir. Bu noktada araştırmada kontrol ve deney gruplarının her ikisinde de fark tespit edilmiş ancak bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Ayrıca yanlış söyleme sayılarında gruplar arasında anlamlı fark bulunmazken, spontan düzeltme sayılarında deney grubunda kontrol grubuna göre istatiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak tüm test bölümlerinde piyano eğitimi verilen öğrencilerin okuma sürelerinin kısalmış olması, kontrol grubuna göre dikkat becerilerinin daha olumlu anlamda geliştiğini göstermektedir.

BursaDikkatDikkat eğitimi tekniği+5
Elnara Huseynova
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Midyat taş mimarisinde görülen motiflerin Selçuklu motifleriyle karşılaştırılması ve bu motiflerin çağdaş mimariye ve sanat eğitimine katkısı

Bu araştırmada bize bizi anlatan Midyat mimari yapılarına bölgede kurulan medeniyetlerin, üretim ve geçim kaynaklarının, yapılarda kullanılan malzemelerin, iklim ve sosyo-kültürel yaşam gibi bölgesel etkenlerin yanında, etnik ve dini faktörlerin yapılara olan etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dinlerin ve dillerin mimariye yansıması konusunda taşlara işlenen yaşanmışlıkların Selçuklu mimari yapılarında da benzer etkilerinin olduğu görülmüştür.Bölgelerde yaşanan savaşlar, doğal afetler ve dış güçlere rağmen yapıların ayakta kalmalarının nedeni, yapılarda çoğunlukla taş malzemenin kullanılmasının etkili olduğu görülmüştür. Bu açıdan Midyat Taş Mimarisinin tarihteki yaşanmışlıkları günümüze taşımasındaki önemi bir kat daha artmaktadır.Bu yapıların tarihi taşıması, tarih sürecinde yaşananları anlatması ve bu yapıların çağdaş mimariyle harmanlanarak günümüz mimari yapısının temelini oluşturması bakımından önemi üzerinde durulmuştur. Tarihi ve mimari yapılardan yola çıkarak içinde bulunulan sosyo-kültürel çevrenin sanat eğitimine etkisinin olup olmadığı görülmeye çalışılmış, sanat-mekan ilişkisi göz önünde bulundurularak Midyat'taki ilköğretim öğrencilerine yaptırılan resimlerle bölge insanının mimari düşünce yapısı ve mimari algısı ortaya konulmaya çalışılmıştır.İVSonuç olarak yapılan araştırmayla Selçuklu dönemi mimarisi ve Midyat tarihi mimarisinde taş işlemeciliğinde kullanılan motiflerin benzerliklerinin olup olmadığı ve bu mimarilerden yapılan sentezlerin çağdaş mimariye ne denli etkisi olduğu ve bu etkilerin sanat alanları, modern mimari, sosyo-kültürel yaşam içerisinde ne gibi yansımalarla ortaya çıktığı araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Midyat, Selçuklular, Taş İşlemeciliği, Sanat Eğitimi, Mimari Yapılar.

Anadolu SelçuklularıEğitimGeleneksel konut mimarisi+7
Ayşe Bal
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Edouard Nanny kontrbas etüt kitabının tekniksel analizi

Bu araştırma ile Edouard NANNY kontrbas etüt kitabındaki etütlerin tekniksel analizleri yapılmış, elde edilen bulgular doğrultusunda bu etütlerde ortaya konan hedef ve davranışlara ulaşılmaya çalışılmıştır.Araştırmada konu ile ilgili ön çalışma yapılmış, kontrbas eğitiminde kullanılan eğitim metotları ile ilgili herhangi bir benzer çalışma veya kaynak saptanmamıştır. Kontrbas eğitim ve öğretimi ile sınırlı olan bu araştırma, kontrbas eğitimi ile ilgili yapılan çalışmalarda eğitimcilere ve öğrencilere kaynak olması, çalışmalarına ışık tutması amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırmada sonuca ulaşmak için izlenen yol betimsel olup, etütlerin tekniksel analizleri için belgesel tarama yönteme kullanılmış ve elde edilen veriler frekans yüzde bağlamında istatiksel yöntem ile elde edilmiştir.Edouard NANNY kontrbas etüt kitabının, uygulamalı eğitim metodu olması sebebi ile kontrbas eğitimi alanında uzman kişilerin görüşlerinin alınması amacıyla açık uçlu görüşme tekniği uygulanmıştır.Elde edilen bulgular doğrultusunda Edouard NANNY kontrbas etüt kitabının kontrbas öğretimindeki kullanılabilirliği saptanmış ve kitabın içerisinde yer olan etütlerin tekniksel analizlerine ulaşılmıştır.

EtütEğitimKontrabas+6
Gökhan Över
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üç boyutlu görsel sanatlar çalışmalarının, beyin felci (CP) vakasında devinsel becerilerin gelişimine etkisi

Bu araştırmanın genel amacı; Sanat eğitiminin, CP?li vakaların fiziksel gelişimine olumlu yada olumsuz etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir. Bu amaçla, aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: Üç boyutlu görsel sanatlar çalışmaların öğrenciye; devinsel (psiko-motor) becerilerinin (beceri) edinimine katkısının değerlendirilmesidir. Araştırma nitel araştırmalarda tek denekli araştırma yöntemlerinden olan vaka çalışması ile yürütülmüş; Portage erken eğitim kılavuzu ? fiziksel gelişim ölçeği ön test-son test olarak kullanılmış ve bireyde belirlenen fiziksel eksiklikler göz önünde bulundurularak yanlışsız öğretim yöntemi ve beceri analiz kaydı kullanılarak öğretim uygulanmıştır. Uygulama sürecinde öğretimin eksiksiz verilebilmesi için ipucunun giderek azaltılması sağlanmıştır. Araştırma için seçilmiş beyin felçli 4 yaşındaki E. Y. ile yapılan çalışma sonrasında elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Alınan veriler MS Exel programı ile sayısal verilere dönüştürülmüş, grafikleri hazırlanmış ve araştırmacı tarafından yorumlanmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda, Portage erken eğitim kılavuzu ? fiziksel gelişim ölçeği içerisinden el ve kol bölgesini ilgilendiren sorulardan alınan verilerin ışığında katılımcının sol elini uygulama sonrasında, öncesine kıyasla %19 devinsel becerilerinde daha verimli kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Uygulanan Peg testten alınan verilerin ışığında katılımcının sol elini uygulama sonrasında, öncesine kıyasla ortalama 0,85 saniye devinsel becerilerinde daha verimli kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Jebsen testten alınan verilere göre katılımcının sol elini uygulama sonrasında, öncesine kıyasla ortalama 12,94 saniye devinsel becerilerinde daha verimli kullandığı sonucuna ulaşılmıştır.

Beceri kazandırmaEğitimPsikomotor beceriler+7
Yılmaz Çıracıoğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Göbeklitepe'de yer alan astronomik sembollerin sanata yansıması ve özgün kişisel uygulamalar

"Göbeklitepe'de Yer Alan Astronomik Sembollerin Sanata Yansıması Ve Özgün Kişisel Uygulamalar" isimli çalışma 4 bölümden oluşmuştur. Çalışmanın 1. Bölümü olan "Giriş" bölümünde tümden gelimci bir yönlendirme yapılmış, insan kavramı, Yukarı Mezopotamya, uygarlık ve insanlık tarihi, tarih içinde medeniyetlerin ilişkileri, semboller ve astronomik yönleri ile kişisel yaratım sürecinin ana unsurları Göbeklitepe sınırlılığında anlatılmıştır. Çalışmanın "Göbeklitepe'de Deneyimlenen Alanlar, Semboller Ve Sembollerin Astronomik İzleri" isimli 2. Bölümünde Göbeklitepe'ye ait bu sınırlılığın içerisinde kalan unsurlar detaylandırılmıştır. Göbeklitepe'nin konumu, jeokültürel unsurları ve önemine yer verilmiştir. Göbeklitepe mimarisi, "Mahfaza" ismi verilen yapılar ve zaman katmanları, mimari yapı içerindeki çeşitlilik ile içeriklerine dair detaylara değinilmiştir. Yine bu bölüm içerisinde Göbeklitepe'nin astronomik izlerini taşıdığı literatür taramalarından elde edilerek kaynakçalandırılmış semboller ve bu sembollerin sanat ile olan ilişkilerine yer verilmiştir. Göbeklitepe'de akademik temelli astronomik atıf almış semboller; isimleri, yapıları, ilişkilendirildikleri astronomik unsurlar (takımyıldızı, yıldız vb.), kültürel ve fiziksel yansımaları çerçevesinde detaylandırılmıştır. Çalışmanın 3. Bölümü olan "Göbeklitepe'de Astronomik İzler Taşıyan Sembollerin Kişisel Sanatsal Uygulamalara Yansımaları"nda; önceki bölümlerde aktarılan araştırmaların, çalışmaların, kaynakların ve metodolojilerden elde edilen bilgilerin katkısıyla Göbeklitepe'de Yer Alan Astronomik Sembollerin sanata yansıması uygulama mecrasındaki halleri ile ele alınmıştır. Uygulamalarda sanatsal kaygılar taşıyan eserlerin manifestolarına bu bölümde yer verilmiştir. Çalışmanın 4. Bölümü olan "Sonuç" bölümünde ise çalışmanın Göbeklitepe'nin astronomik unsurları üzerinden çalışmanın amacına yönelik sanatsal savı irdelenmiştir.

AstronomiGöbekli TepeMistik semboller+3
Vasfiye Günsel Keserci
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş heykel sanatında ekoloji ve kent ekseninde yapay deneyimler

İlk bölümde; tezin kapsamında ekoloji ve alt başlığı olan simbiyotik yaşam biçimleri, tanımları ve terimleri açıklanacaktır. Bu bağlamda, canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle uyumları temelinden hareket edilerek insanın çevresi ile olan uyumu kent hayatı temelinde ele alınacak, yine kent kuramları ve ekoloji referansları ile tartışılacaktır. Ekonomik fayda merkezli üretim biçimlerinin, tüketimi kültürleştirerek dönüştürdüğü insan modelinin ve insanın doğadan öğrendiklerini yoz bir anlayışla yapaylaştırması üzerinde durulacaktır. Bu bağlamda; teknolojik gelişmelerin sosyal, siyasal hayata ve kent yaşamına etkileri, yeni medya araçlarının kitle oluşturma stratejileri temelinde incelenerek, güncel kent yaşamında yapay bir kamusal alan ve sosyal çevre yaratma önerileri gözden geçirilecektir. İkinci bölümde Romantik dönemden başlayan özgürleşme hareketleri; teknolojik, sosyolojik, siyasal, ekonomik gelişmelere bağlı değişkenlerle yapaylık, doğallık bağlamlarında, sanat tarihi içerikli bir kronoloji incelemesiyle tartışılacaktır. Bu bağlamda, çağdaş sanatta disiplinler arası çalışmalar, görsel örneklerle incelenecek ve göstergeleri açıklanacaktır. Üçüncü bölümde çağdaş sanatın kurumsal tarihi, müzecilik, koleksiyonculuk, alternatif üretim biçimleri, kolektif ve sürdürülebilir sanat ekosistemi üzerine tartışmalar yapılacak; konu, sanat yapıtı, sanatçı ve sanat piyasası bağlamlarında incelenecektir. Sonuç bölümünde kent, ekoloji ve teknoloji temelli araştırmalar sonucu ortaya çıkan bireysel ve kolektif üretimlerim, yüksek lisans eğitim sürecinde dahil olduğum etkinlikler, ortaya koyduğum yapıtlar örnek görseller üzerinden açıklanacaktır. Anahtar Kelimeler: Ekoloji, Kent, Yapaylık, Heykel, Çağdaş Sanat

EkolojiHeykelHeykel sanatı+3
Ekrem Yiğit Türüdü
Düzce University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli öğrencilerin bilişsel beceri edinimlerine katkısına yönelik öğretmen görüşleri(Ankara ili örneği)

Araştırmada, (Ankara İl'i Örneği) görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli öğrencilerin bilişsel beceri edinimlerindeki katkısı değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 2011-2012 eğitim- öğretim yılında eğitim uygulama okulunda görev yapmakta olan, görsel sanatlar dersini veren 197 öğretmen içerisinde 10'unu görsel sanatlar öğretmenleri ve 187'sini özel eğitim öğretmenleri oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemi ise Ankara Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı mevcut 14 eğitim uygulama okulu iken 2011-2012 eğitim-öğretim yılında faaliyet gösteren 13 eğitim uygulama okulu olması nedeniyle araştırmanın evreni de 13 eğitim uygulama okulu belirlenmiştir. Bu araştırma kapsamında, faaliyette olan 13 eğitim uyguma okulu birebir ziyaret edilerek anket formu kullanılmıştır. Anket formu ile elde edilen bilgiler, SPSS programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, öğretmenlerin algı puanlarının görsel sanatlar ya da özel eğitim alanında olma durumuna göre, istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla Mann Whitney U testi ve öğretmenlerin cinsiyetlerine göre algı puanlarının bayan ya da erkek olma durumuna göre, istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla ise t- testi kullanılmıştır. Analizlerin sonuçları aritmetik ortalama (c) ve anlamlılık (p) değerlerine dayalı olarak yorumlanmıştır.Araştırmada:Görsel sanatlar öğretmenleri ile özel eğitim öğretmenleri, görsel sanatlar eğitimi dersinin, öğrencilerin renk ve boyut kavramları, yazı yazma, sayı sayma ve tane kavramı, problem çözme ve yazı araç gereçlerini kullanabilme, çizgi çizme, eşleme ve ayırt etme, biçim ve şekil, boyut, konum, sınırlı boyama, renk kavramı, görsel hafıza, akılda tutma, sınıflama ve gruplama, çevre ile ilgili gözlemlerini, izlenimlerini, duygularını ve düşüncelerini çizgisel, renksel veya şekillendirme olarak yansıtabilme, büyüklük-küçüklük, uzunluk-kısalık, kalınlık incelik ve azlık-çokluk kavram becerilerinin ediniminde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak, görsel sanatlar öğretmenleri ile özel eğitim öğretmenleri arasında ortalama puanlar incelendiğinde küçük bir fark gözlenmektedir.Öğretmenlerin cinsiyetlerine göre değerlendirmesinde ise, görsel sanatlar eğitimi dersinin, öğrencilerin biçim ve şekil kavramı, boyut kavramı, konum, yazı yazma becerileri, görsel hafıza becerileri, akılda tutma becerileri, çevre ile ilgili gözlemleri, izlenimlerini, duygularını ve düşüncelerini çizgisel, renksel veya şekillendirme olarak yansıtabilme becerilerinin gelişiminde katkısı konusunda bayan ve erkek öğretmenler arasında anlamlı bir fark bulunmakla birlikte; çizgi çizme eşleme ve ayırt etme, sayı sayma ve tane kavramı, sınırlı boyama renk kavramı, sınıflama ve gruplama, problem çözme, yazı araç gereçlerini kullanabilme, büyüklük-küçüklük, uzunluk-kısalık, kalınlık incelik ve azlık-çokluk kavram becerilerinin ediniminde ise bayan ve erkek öğretmenler arasında anlamlı bir fark bulunmadığı gözlenmektedir. Ayrıca, araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.

AnkaraBeceri kazandırmaBilişsel beceriler+7
Songül Akçal
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim 10. sınıf görsel sanatlar dersinde Türk tezhip sanatının öğretiminde çalışma yapraklarının kullanımı

Bu araştırmada, Ortaöğretim onuncu sınıf görsel sanatlar dersinin müfredat konularından biri olan Tezhip sanatının öğretiminde çalışma yapraklarının kullanımı; öğrencinin tezhip sanatını Ali Üsküdârî örneği ile öğretiminde etkisi üzerine araştırılmıştır. Bu doğrultuda araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen üzerine modellenmiştir.Araştırma 2010-2011 Eğitim Öğretim Yılı'nda, onuncu sınıf 40 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilerle (n=20) iki haftalık süre ile , Tezhip sanatı anlatılmış öğrencilere çalışma yaprakları verilerek içindeki yönergelere uyulması ve çalışma yapraklarının okunması istenmiştir. Kontrol grubu (n=20) öğrencilerine ise klasik yöntemle ders işlenmiştir. Araştırmada kullanılacak veriler, ?tezhip sanatı başarı testi? kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde bağımsız gruplar ve bağımlı gruplar için t testi kullanılmıştır.Verilerin analiz edilmesiyle elde edilen sonuçlarda, deney grubundaki öğrencilerde; Tezhip Sanatı konusunu çalışma yaprakları ile uygulama süreci sonunda başarılarında artış olduğu görülmüş; ayrıca bu artışın kontrol grubuna oranla daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bunun yanında deney grubu öğrencilerinin tezhip sanatı başarı testinden aldıkları puanlardaki artış, kontrol grubundan dört kat yüksek bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar ortaöğretim görsel sanatlar müfredatlarından biri olan Tezhip Sanatı konusu Çalışma Yapraklarıyla öğretilmesinin öğrenci başarısında artışa sebep olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Tezhip, Görsel Sanatlar eğitimi, Çalışma yaprakları, Ali Üsküdârî

Görsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimiOrtaöğretim okulları+3
Filiz Biçare
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

9-12 yaş çocuk resimlerinin figüratif, sanatsal ve kültürel değerler açısından incelenmesi

Çocuklar yaşadığı olayları resme aktarırken duygularını ve düşüncelerini kullanırlar.Yaptığı resimler çocuğun iç dünyasını yansıtır. Resim çocuk için bir anlatım aracıdır. Resimde ki dil sade ve yalındır. Çocuk resmi, çocuğun iç dünyasının aynası olduğunu uzmanlar düşünmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak pek çok araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada; çocuk resminde figüratif,sanatsal ve kültürel değerler açısından incelenmeye çalışıldı. Çalışmaya Trabzon İli merkez ilçe ve küçük beldelerde ki ilköğretim okullarına devam eden 7-14 yaş arası öğrencilerden toplam 1161 resim alındı. hedeflenen çalışma 9-12 yaş arasındaki öğrencilerle sınırlandırılarak, rast gele seçilen 250 adet resim, anketle tarandı. Öğrencilerin duygu düşünce ve zihinsel boyutunu değerlendirmek amacı ile Goodenough Harris Adam Çizme Testinden yararlanılarak ve üç kategoriye ayrılarak (figüratif, sanatsal ve kültürel) anket soruları hazırlandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Resim-İş Bölümü akademisyenlerinin görüşlerine 56 adet anket soruları sunuldu. Düşünceleri alındıktan sonra, figüratif 16 soru, sanatsal 10 soru, kültürel 10 soru olmak üzere toplam 36 adet soruya indirgendi. Hazırlanan sorulara göre öğrenci resimleri değerlendirildi. Öğrencilere aile, sevdiği öğretmen, arkadaşları ve yaşadığı çevre ile resim yapmaları istendi. Çalışmanın sonucunda çocukların cinsiyetine göre resim çizme ve kızların erkeklerden daha başarılı oldukları ve yaş ilerledikçe sanatsal çalışmanın daha ön plana çıktığı gözlemlendi. Ayrıca merkezi bölgede yaşayan öğrencilerin kırsal bölgedeki öğrencilere göre başarı oranının yüksek olduğu izlendi. Uzman kişilerin görüşleri alınarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Tutum ölçeğinin güvenirliği 0, 967 Alpha hesaplanmıştır. SPSS (The Statistical Packet For Social Sciences) 20 Paket Programı kullanılmıştır. Araştırma içerisinde bulguları ifade ederken frekans (f), yüzde (%), standart sapma (SS), t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda özel eğitim öğretmenlerinin Görsel Sanatlar dersine yönelik tutumlarının olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla beraber, öğretmenlerin bu derse yönelik tutumlarında etkili olan çeşitli değişkenler ve tutumun alt boyutlarına göre farklılaşma söz konusu olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonunda ortaya çıkan sorunlar doğrultusunda araştırmacı tarafından çözüm önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Figür, Sanat, Kültür, Çevre, Çocuk ve Çizim

DeğerlerFigürFigüratif resim+7
Şükran Kantoğlu
Karadeniz Technical University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik alanında ortaöğretime odaklanan lisansüstü çalışmaların incelenmesi

Ortaöğretim çağındaki öğrenciler, müzikle kurdukları etkileşim sayesinde hem yeteneklerini keşfeder hem de kişisel gelişimlerine destek olurlar. Bu dönem, müziksel becerilerin keşfedildiği ve şekillendiği hassas bir süreçtir. Bu çalışma, Türkiye'de müzik alanında ortaöğretime odaklanan lisansüstü çalışmaların sistematik bir incelemesini sunarak alandaki güncel eğilimleri ve araştırma yaklaşımlarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırmanın temel amacı, müzik alanında ortaöğretim kademesine odaklanan lisansüstü çalışmaların bibliyometrik analizini yapmaktır. Araştırma kapsamında, YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında belirli anahtar kelimelere göre sistematik bir tarama gerçekleştirilmiştir. Ölçüt örnekleme yöntemi benimsenen bu çalışmada, önceden belirlenen kriterler doğrultusunda taramalar yapılmış ve bu kriterleri karşılamayan çalışmalar değerlendirilme kapsamına alınmamıştır. Taranan çalışmalar arasında 9 çalışma, konuyla ilgili olmasına rağmen metodolojik yaklaşım barındırmadığı için çalışmaya dâhil edilmemiştir. 32 çalışma ise, erişim izni olmadığı için çalışmaya dâhil edilememiştir. Taramalar sonucunda belirlenen kriterleri karşılayan ve kapsamla doğrudan ilişkili olan 265 çalışma, araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur. Çalışmanın deseni betimsel tarama modelini temel almakta olup, veri toplama sürecinde doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Kapsama dahil edilen lisansüstü çalışmalar yıl, üniversite/enstitü, program, konu, yöntem, model, veri toplama aracı ve veri analiz teknikleri gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Elde edilen veriler, frekans ve yüzde oranları hesaplanarak tablolar halinde sunulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçları, konuyla ilgili en fazla 2019 yılında çalışmanın yapıldığını ve Gazi Üniversitesi'nin bu alanda en çok çalışma yapan kurum olduğunu göstermiştir. Lisansüstü çalışmaların büyük çoğunluğunun Eğitim Bilimleri Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Çalışmalarda, nicel araştırma yönteminin ağırlıklı olarak tercih edildiği, buna karşılık karma yöntemin en az kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma modelleri arasında tarama modelinin ön planda olduğu, veri toplama ve analiz süreçlerinde daha çok nicel yöntemlerin tercih edildiği; anket ve tanımlayıcı istatistiğin en fazla kullanılan teknikler olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda alana katkı sağlaması amacıyla çeşitli öneriler sunulmuştur

Mehmet Ural
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul 4. sınıf müzik dersi öğretim programı kazanımlarının gerçekleşme durumuna ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf Müzik dersi Öğretim Programında yer alan "müziksel algı ve bilgilenme" öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşme düzeylerini belirleyerek var olan duruma ilişkin öğretmen ve öğrencilerin görüşlerini saptamaktır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde MEB'e bağlı resmi ilkokullarda 4. sınıf düzeyinde öğrenim gören 698 öğrenci ve bu kurumlarda görev yapan 50 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Kazanımların ne düzeyde gerçekleştiğini saptayabilmek için başarı testi geliştirilmiş ve öğrencilere uygulanmıştır. Öğretmenlerin ve öğrencilerin "müziksel algı ve bilgilenme" öğrenme alanı kazanımlarına yönelik görüşlerini belirlemek için öğretmenlere görüşme formu, öğrencilere ise anket formu oluşturularak uygulanmıştır. Araştırma nitel ve nicel araştırma yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yönteme örnek oluşturmaktadır. Elde edilen nicel veriler jMetrik programında analiz edilmiştir. Nitel veriler ise betimsel analiz tekniği kullanılarak yorumlanmıştır. Başarı testinin güvenirlik ve iç tutarlılığını belirlemek adına Cronbach Alpha katsayısı kullanılmıştır. jMetrik programında yapılan analizde Cronbach Alpha katsayısı 0,79 olarak bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda öğrencilere uygulanan testte başarı düzeyinin düşük olduğu ve kazanımların hedefine ulaşamadığı ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin çoğunluğu müzik dersinde zorluk yaşadığını belirtmiştir. Materyal eksikliği, öğrenme ortamının olumsuz koşulları, sınıf yönetimi, ders saatinin yetersizliği ve müzik alanında donanım eksikliği kaynaklı zorluk yaşadıklarını vurgulamışlardır. Elde edilen sonuçlara göre müzik dersinin daha verimli olabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.

Müzik dersiMüzik eğitimiMüzik öğretimi+7
Kemal Muratoğlu
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bireysel çalgı eğitimi I mandolin başlangıç öğretim program tasarısı hazırlama, uygulama ve değerlendirme

Bu araştırma, Bireysel Çalgı Eğitimi I Mandolin dersi için hedef, içerik, öğretme-öğrenme süreci ve değerlendirme boyutlarına ilişkin öğretim elemanlarının ve müzik öğretmenlerinin görüşlerine ve mandolin eğitiminde ulusal ve uluslararası boyutta kullanılan metotların kazandırmayı hedefledikleri yeterliklerine, işe koşulan içeriğine ve yol gösterici ilkelerine yer vererek hedef, içerik, öğretme-öğrenme süreci ve değerlendirme boyutlarını düzenli bir şekilde oluşturup, Bireysel Çalgı Eğitimi I Mandolin Başlangıç Öğretim Program Tasarısı hazırlamak, uygulamak, ve programının hedeflere ulaşma derecesini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmada veri toplama araçları olarak alanyazın taraması, görüşme formları, derecelendirme ölçeği, bilişsel alan öğrenme düzeyini belirleme testi, öğrenci yansıtma kağıtları ve araştırmacı günlükleri kullanılmıştır. Araştırma sırasında toplanan nitel veriler içerik analizi yapılarak, nicel veriler ise yalın istatistiki yöntem olan aritmetik ortalama kullanılarak çözümlenmiştir. Bu eylem araştırması planlama, eylem (uygulama) ve değerlendirme şeklinde üç aşamadan oluşturulmuştur. Çalışmanın planlama aşamasında araştırma konusu belirlenmiş, Bireysel Çalgı Eğitimi I Mandolin Başlangıç Öğretim Programını tasarlamak için gereken verileri toplamak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiş ve 2021-2022 eğitim-öğretim yılında çalışma grubu oluşturulan eğitim fakültelerinin müzik eğitimi programlarında görev yapmış ve yapmakta olan 10 öğretim elemanına ve Alanya ilçesindeki devlet okullarında görev yapmakta olan 20 müzik öğretmenine uygulanmıştır. Ayrıca mandolin sanatçılarının önerileri doğrultusunda araştırmada kullanılacak biri ulusal, beşi uluslararası nitelikte 6 mandolin metodu seçilip incelenmiştir. Yapılan görüşmelerden ve incelenen metotlardan elde edilen veriler doğrultusunda Bireysel Çalgı Eğitimi I Mandolin Başlangıç Öğretim Programı Tasarısı hazırlanmıştır. Araştırmanın eylem aşamasında, hazırlanan program tasarısı 14 haftalık ders planı oluşturularak Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 1. sınıfta öğrenim gören dört mandolin öğrencisine 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Araştırmanın değerlendirme aşamasında hedeflere ulaşma durumunu tespit etmek amacıyla uygulama sürecinin sonunda final sınavı olarak derecelendirme ölçeği, final sınavından sonra ise bilişsel alan öğrenme düzeyini belirleme testi ve görüşme formu uygulanıp hedef davranışlar yoklanmıştır. Uygulanan program, değerlendirme sonucunda programda yer alan hedef davranışların gerçekleşme oranlarının yüksek olduğu, programın bilişsel, devinişsel ve duyuşsal alan hedeflerine ulaştığı saptanmış, öğrenciler için programın etkisinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Çalgı Eğitimi, Mandolin, Öğretim Program Tasarısı, Program Değerlendirme, Program Geliştirme

Zhanna Aktürk
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 8. sınıf görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat akımlarının öğretiminde interaktif CD nin kullanımı

Bu araştırmada, ilköğretim sekizinci sınıf görsel sanatlar dersinin müfredat konularından biri olan ?çağdaş sanat akımları? konusunun interaktif eğitim CD ile öğretiminin öğrenci başarısına etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen üzerine modellenmiştir.Araştırma, 2008?2009 Eğitim Öğretim Yılı'nda, 60 sekizinci sınıf öğrencisiyle yürütülmüştür. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilerle (n=30) dört haftalık sürede, hazırlanan interaktif CD ile ders işlenmiş, kontrol grubundaki öğrencilerle (n=30) ise olan normal sürecin devam etmesi için ders klasik yöntemle işlenmiştir. Araştırmada kullanılacak veriler Çağdaş Sanat Akımları Başarı Testi kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde, bağımsız örneklemler ve bağımlı örneklemler için t testi kullanılmıştır.Verilerin analiz edilmesiyle elde edilen sonuçlarda, deney grubundaki öğrencilerin, ?Çağdaş Sanat Akımları? konusunu interaktif CD ile uygulama süreci sonunda başarılarında artış olduğu görülmüş; ayrıca bu artışın kontrol grubuna oranla daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bunun yanında, deney grubu öğrencilerinin Çağdaş Sanat Akımları Başarı Testi'nden aldıkları puanlardaki artış, diğer aşamalardaki artıştan daha yüksek bulunmuştur. Kontrol grubunda ise herhangi bir anlamlı artış gözlenememiştir. Elde edilen sonuçlar, ilköğretim görsel sanatlar müfredatlarından biri olan ?Çağdaş Sanat Akımları? konusun interaktif CD yoluyla öğretilmesinin öğrenci başarısında artışa sebep olduğunu göstermektedir.

CDDers programlarıGörsel sanatlar+8
Meriç Murathan Yiğitel
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mesleki eğitim fakültesi temel sanat eğitimi derslerinin program, öğretim elemanı ve öğrenci faktörlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma ile temel sanat eğitimi derslerinin öğrenciler tarafından öğrenilme düzeyi, öğrencilerin bu derse karşı tutumları ve görüşleri ile temel sanat eğitimi dersini veren öğretim elemanlarının görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Mesleki Eğitim Fakültesi Temel Sanat Eğitimi dersi öğrencilere sonraki sınıflarda yapacakları çalışmalara, görecekleri derslere alt yapı oluştururken öğrencilerin farklı malzemeler ve teknikler kullanarak yaratıcılığını geliştirmelerine ve sanatın ilke ve elemanlarını kavramalarına yardımcı olur. Araştırmada temel sanat eğitiminin konuları, içerikleri, amaçları ve kullanılan sanat eğitimi yöntemlerinin öğrenciler üzerindeki tutum ve başarıya ne ölçüde fayda sağladığı, bu dersin genel ve özel amaçlarının gerçekleştirilme düzeyinin saptanması açısından bu araştırmanın yapılması bir ihtiyaç olarak görülmüştür.Araştırmanın amacı ile bağlantılı doğru tespitlerde bulunmak ve temel sanat eğitimi derslerinin öğrenci üzerinde bilgi kavrama düzeyini tespit etmek için ile 1. alt amaca hizmet edecek bulgulara ulaşılmıştır. Hazırlanan erişi testi temel sanat eğitimi dersini alan birinci sınıf öğrencilerine ön test-son test olarak uygulanmıştır. 2. alt amaca ulaşmak için temel sanat eğitimi dersini alan öğrencilere hazırlanan tutum ölçeği uygulanmış ve yine tutumlarında bir değişiklik olup olmadığını tespit etmek için ön test ve son test olarak verilere ulaşılmıştır.Araştırmada nicel verileri desteklemesi amacıyla nitel verilere de başvurulmuştur. Temel sanat eğitimi dersini alan birinci sınıf öğrencileri ile odak grup görüşmeleri yapılmış, bu dersi veren öğretim elemanları ile ise görüşmeler yapılarak durum tespiti yapılmıştır. Bunların yanı sıra araştırmacı tarafından temel sanat eğitimi derslerinin gözlemi yapılarak nitel verilere ulaşılmıştır. Bu süreçte ortaya çıkan veriler doğrultusunda araştırmanın 3. alt amacının bulguları elde edilmiştir. Araştırmanın 4. ve son alt amacına ulaşabilmek için öğretim elemanları tarafından verilen vize ve final notları ile araştırmacı tarafından uygulanan erişi testi sonuçları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı test edilmiştir.

Eğitim fakülteleriMesleki eğitimProgram değerlendirme+6
Asuman Aypek Arslan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gabriel Pares'e ait düzenlemelerdeki çalgılama tekniklerinin incelenmesi ve bu yapıya uygun olarak Beethoven'ın 9. senfonisinin bandoya uyarlanması

Bu çalışmanın amacı Armoni Orkestrası ve Fanfar Orkestrası için eser yazmak isteyen besteci adayları ile bestecilere çalgılama teknik ve yöntemleri hakkında bilgi vererek düzenleme konusunda dünyaca tanınan besteci Gabriel PARES'in düzenleme örneklerinin analizi ile bu alanda yapılacak yeni araştırmalara, ortaya çıkacak yeni eserlere bilimsel bir zemin hazırlamaktır.Armoni Orkestrası ve Fanfar Orkestralarında kullanılan çalgıların teknik ve müzikal kullanım özelliklerine ait kaynaklar kolay ulaşılabilen kaynaklar olma özelliği taşımamaktadır. Bu sebeple bu çalışmanın kendisi böyle bir kaynak olması arzusu ile hazırlanmıştır.Araştırmanın giriş bölümünde; Armoni Orkestrası ve Fanfar Orkestrası Çalgılarının tanımları, sıralanışları, teknik ve müzikal kullanım özellikleri detaylı bir şekilde ortaya konularak problem kısmı oluşturulmuştur.Bu araştırma; Gabriel PARES'e ait düzenleme örneklerinin çalgılama tekniğine uygun olarak incelenmesi amacı ile mevcut olan bir durumu tanımlamaya ve açıklamaya çalışmaktadır. Bu nedenle araştırma modeli tarama modelinde olup betimsel bir nitelik taşımaktadır.Araştırmanın bulgular ve yorum kısmı; Gabriel PARES'e ait düzenleme örneklerinin çalgılama tekniğine uygun olarak incelenmesi ve bu yapıya uygun örnek bir eser düzenlenme olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir.

ArmoniBandoBeethoven, Ludwig van+6
Adem Öztürk
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Keman eğitiminde kullanılan ?jacop dont 24 etudes and caprices op.35 ? metodunun sağ el ve sol el teknikleri açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, keman eğitiminde kullanılan ?Jacob Dont 24 Etüdes and Caprices Op.35? metodunun hangi hedef ve hedef davranışların gerçekleştirilmesine yönelik olarak hazırlandığını incelemek; bu hedef ve hedef davranışların metot içindeki dağılımlarını belirlemek; bu yolla öğretmenler ve öğrencilere metotla ilgili genel bir bilgi sunmak ve keman eğitimiyle ilgili araştırmalara katkıda bulunmaktır.Bu amaçla Jacob Dont 24 Etüdes and Caprices po.35? metodundaki etütler; Prof. Dr. Ali Uçan'ın geliştirmiş olduğu ?çalgı metotlarını çağdaş öğretim programı modeline dayalı metot çözümleme ve/veya etüt çözümleme yöntemiyle inceleme? yaklaşımı kullanılarak, hedef ve hedef davranışlar açısından incelenmiştir.İnceleme sonucunda 25 devinsel hedef ve 73 devinsel hedef davranış belirlenmiştir.Bilim Kodu:Anahtar Kelimeler: Keman eğitimi, Dont 24 Etüdes and Caprices, hedef ve davranışlarSayfa sayısı:Danışman: Prof. Nuray ÖZEN

Müzik
Burçin Alan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sevgi içerikli çizgi filmlerin ilköğretim 5. sınıftaki çocukların görsel sanatlar dersinde yaptıkları resimler üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu arastırma, ?Sevgi içerikli Çizgi Filmlerin ilkögretim 5. Sınıftaki ÇocuklarınGörsel Sanatlar Dersinde Yaptıkları Resimler Üzerindeki Etkisinin incelenmesi? adınahazırlanan bir çalısmadır. Arastırmanın temel amacı; sevgi içerikli çizgi filmlerin ilkögretim5. sınıftaki çocuklarının görsel sanatlar dersindeki resimlerine etkisinin belirlenmesi vedegerlendirilmesidir.Arastırmada, çocuklara yönelik programlar arasında yer alan çizgi filmler her yönüyleele alınmaya çalısılmıstır. Çizgi filmlerin, ilkögretim 5. sınıftaki çocukların üzerinde ne gibietkileri oldugu ve onları nasıl etkiledigi belirlenmeye çalısılmıstır.Bu arastırma; çocuklara yönelik programların içinde yer alan çizgi filmlerin; dogruamaçlar dogrultusunda kullanıldıgında eglenmenin yanında; bilgi edinmede, yaratıcılıklarınıgelistirmede, duygu ve düsüncelerini ifade etmede ve en önemlisi de egitimlerinde olumluetkilerini ortaya koymaktır.Arastırmanın birinci bölümünde, giris baslıgı altında problem, amaçlar, önem,sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlar hakkında açıklamalar yapılmıstır.Arastırmanın ikinci bölümünde, çizgi film ve tarihsel gelisimi baslıgı altında çizgifilmin tanımı; çizgi filmin dünyadaki tarihsel gelisimi; Walt Disney'in büyülü dünyası,geçmisten günümüze manga tarihi ve anime; çizgi filmin Türkiye'deki tarihsel gelisimi; çizgifilmin olusumunda sinema, karikatür, çizgi roman ve plastik sanatların etkileri, çizgifilmlerin özellikleri ile ilgili konular yazılı kaynaklara ve yorumlara dayalı olarakaçıklanmaya çalısılmıstır.Arastırmanın üçüncü bölümünde çocuk, çizgi film ve egitim baslıgı altında görselsanatlar egitimi, Türkiye'de görsel sanatlar egitimin kısa tarihi, ilkögretim çagı çocugununsosyal gelisim özellikleri,duygusal gelisim özellikleri,bilissel gelisim özellikleri,fizikselgelisim özellikleri incelenerek, çocukların yas grubuna göre ruhsal ihtiyaçları, çocuklarındegisik yaslarda ilgi duydukları konular, televizyonla iletisim ve çocuk, çizgi film veetkileri,çizgi film ve çocuk, egitimde görsel algı, yaratıcılık, yaratıcılıgın tanımları,yaratıcılıgın önemi, yaratıcılık ve görsel sanatlar, yaratıcılıgın gelistirilmesi baslıklı konularayer verilmistir.Arastırmanın dördüncü bölümünde, yöntem baslıgı altında evren-örneklem, verilerintoplanması, verilerin çözümüm ve yorumu ile ilgili gerekli açıklamalara yer verilmistir.Arastırmanın amacını gerçeklestirmek, çizgi filmlerin, ilkögretim 5. sınıftakiçocukların egitimi üzerine etkilerini belirlemek için, yapılan arastırmadan elde edilen tümbilgiler arastırmanın besinci bölümünde ( bulgular ve yorum), arastırmanın amaçlarınaulasmak için degerlendirilmistir.Arastırmanın altıncı bölümünde, sonuç bölümüne yer verilerek sevgi içerikli çizgifilmlerin ilkögretim 5. sınıftaki çocukların üzerinde ne gibi etkilerinin oldugu, açıklanmayaçalısılmıs ve yorumu yapılmıstır.Arastırma ile ilgili öneriler açıklanmıstır. Çizgi filmörnekleri ekler kısmında verilmis, kaynaklar ile ilgili bilgiler de kaynakçada belirtilmistir.Anahtar Sözcükler: Sevgi içerikli çizgi filmler, çocuk becerisi, çocuk resimleri, çizgifilmin etkileri

Resim dersiResim eleştirisiResim iş eğitimi+1
İlkay Alan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik öğretmenlerinin pedagojik formasyon derslerinden yararlanabilme düzeylerine yönelik görüşleri

Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmenlerinin pedagojik formasyon derslerini uygulamada kullanabilme düzeylerine yönelik görüşlerini saptamaktır.Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 58 müzik öğretmeni oluşturmuştur. Çalışma grubuna; Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'ndan mezun olarak müzik öğretmenliğine atanmış olma, 1997 YÖK Ortak Programı'nı okumuş olma, programın geçerliliğinin bulunduğu 2002-2006 yılları dahilinde mezun olmuş olma ve genel müzik eğitimi verilen ortaöğretim ve ilköğretim kademelerinde görev yapıyor olma şartlarına uyan müzik öğretmenleri dahil edilmiştir.Veriler kaynak tarama ve anket ile toplanmıştır. Anketler analiz edilerek frekans ve yüzdeleri hesaplanmıştır.Bulgular, Öğretmenlik Mesleğine Giriş, Gelişim ve Öğrenme ile Rehberlik derslerinden öğrenilenlerin meslekteki kullanım düzeylerinin az olduğunu göstermiştir. Öğretimde Planlama ve Değerlendirme, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, Sınıf Yönetimi, Özel Öğretim Yöntemleri I-II ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinden öğrenilenlerin meslekteki kullanım düzeyleri ise yeterlidir.Okul Deneyimi I etkinliklerinden okul örgütü ve yönetimi, zümre etkinlikleri, okul-aile işbirliği, ana ve yan branşlarla ilgili dersler ile okul ve sorunlarını tanıma etkinliklerinden öğrenilenlerin meslekteki kullanım düzeyleri azdır. Okul Deneyimi II etkinliklerinden ise yönerge ve açıklamalar, öğrenci çalışmalarını değerlendirme, grup çalışmaları, sınıf organizasyonu, çalışma yapraklarının hazırlanması ve kullanılması, dersi planlama etkinliklerinden öğrenilenlerin meslekteki kullanım düzeyleri azdır.Bu bulgular ışığında, kullanılma düzeyleri az olarak belirtilen dersler ve staj etkinlikleriyle ilgili daha detaylı araştırma ve çalışmalar yapılması önerilmiştir.

Gonca Ece Geniş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel Türk halk müziğinde ritim kalıplarının görülme sıklığı ile nota okuma hataları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, Geleneksel Türk Halk Müziği'nde ritim kalıplarının kullanım sıklıkları arttıkça, okuma kolaylığının da artacağı hipotezinden yola çıkılarak, TRT arşivinde bulunan 4/4'lük ölçü anahtarına sahip 510 adet türküde görülen ritim kalıpları, görülme sıklıklarına göre incelenmiş, incelenen kalıplar görülme sıklığı çok olandan az olana doğru sıralanmıştır. 510 türkü içinden rastgele seçilen 4 adet türkü Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 2008-2009 eğitim öğretim döneminde Geleneksel Türk Halk Müziği derisi alan öğrencilere okutulmuş ve ses kaydı alınmıştır. Alınan kayıt Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Bilim Dalında Geleneksel Türk Halk Müziği konulu tez çalışması yapanlardan oluşturulan 3 kişilik değerlendirme kurulu tarafından dinlenmiş, okumadaki hata oranları saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda, görülme sıklığı çok olan ritim kalıplarında hata oranının düşük, görülme sıklığı az olan ritim kalıplarında ise yüksek olduğu saptamıştır. Elde edilen bulgular ışığında Geleneksel Türk Halk Müziği eğitimine, içinde görülme sıklığı çok olan ritim kalıplarına sahip türkülerden başlanmasının doğru olacağı, seviye ilerledikçe görülme sıklığı az olan türkülere geçilmesinin daha uygun olacağı- sonucuna varılmıştır.

Halk müziğiMüzikMüzik eğitimi+6
Çağrı Başbuğ
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kavramdan görsele "phılographıc (filografik)"

İnsanoğlunun piktografik değerlere sahip İdeogram(kavram-yazı), Logogram(anlam-harf) ve Syllogram(hece yazısı) gibi görsel ifade biçimleriyle kendi deneyimlerini ifade etmek, gelecek nesillere mesajlar bırakmak, bilgi, kanun ve kuralları aktarmak için farklı ifade biçimleri kullandığı bilinmektedir. Bu paralelde tasarım yoluyla iletişim dünyasının, günümüze varıncaya kadar, kelimelerden imgelere, imgelerden kelimelere döngüsü içerisinde bir gelişim ve dönüşüm geçirdiği söylenebilir. Yaşanan gelişim ve dönüşüm ile birlikte iletişim ağı ve bilginin algılanması, odaklanmadaki problemler görsel ifade biçimlerinin kolaylaştırıcı etkisine ihtiyacı ortaya çıkartmaktadır. Özellikle karmaşık metinsel bilgilerin algılanabilmesi, gündelik yaşamda yüz binlerce kelime kullanımı yerine görselleştirilen kavramlar, toplumsal arenada her kesimden kitleye hitap edebilmekte ve görselliğin önem kazandığı günümüzde algılama-odaklanma problemlerini ortadan kaldırabilmektedir. Tam da bu noktada çalışmanın ana unsuru olan 'PhiloGraphic(FiloGrafik)' olgusu hem eğitim kademelerinde hem de gündelik yaşamda belirli konularda kavramların görselleştirilmesi adına fayda sağlayabileceği düşünülmektedir. Temelinde yazınsal değerlerin olduğu felsefe disiplini ile ana unsurunu ideogram ve piktogram gibi görsel elemanların oluşturduğu grafik tasarım disiplininin bir araya gelmesiyle oluşturulan 'FiloGrafik' anlayışı, felsefik kavramların temel form öğeleri ve piktogramlar ile birlikte geometrik şekiller yoluyla sade ve minimal bir üslupla görselleştirilmesi ve mesajın duyarlılık sınırlılığına göre renk tercihiyle görsel bir ifade biçimi inşa edilerek aktarılmaktadır. Bu olgu gerçekleştirilirken grafik tasarım ürünü poster tasarımlarından faydalanıldığı söylenilebilir. 'FiloGrafik' poster tasarımlarında görünen sadelik, kavramların aktarılması için sayfalarca kitap yerine tasarımın gramatik olguları ve kreatif bir anlayış sayesinde komplike ve yazınsal literatürde anlaşılabilirliği zor olan felsefik teorilerin yaşamın her kademesine hitap edecek seviyelere getirilebileceği görülmektedir. Özellikle günümüz görsel evrenindeki odaklanma sürelerinin kısalması ve yazınsal literatür yerine görsel literatüre ilginin artması 'FiloGrafik' ve benzeri tasarımların yaşamın her alanında kolaylaştırıcı etkisi yadsınamaz bir gerçeklik kazanmaktadır. Bilhassa dijital görsel araçların arttığı alanlarda ve bilişsel gelişim açısından soyut dönem öncesi bireyler için eğitici ve kreatif bir materyal olarak kullanılabilirliğini görmek mümkündür. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan gereksinimler çerçevesinde araştırmaya konu olan "FiloGrafik" olgusunun, algılamada zihinsel bir efor harcamaya sebebiyet veren felsefik kavramlar ile birlikte gündelik terimlerin de sadeleştirilip anlaşılabilir bir seviyede poster tasarımı olarak uygulanması hedeflenmektedir. 18. yüzyılın sonlarından itibaren ortaya çıkan ve belli bir durumu, olguyu, kavramı veya gündelik terimi ulaşmak istediği kitleye aktarmak amacıyla tasarımcıya/sanatçıya hizmet eden grafik tasarım ürünü poster tasarımları, tasarım eğitiminde gramatik olguları göz önünde bulundurarak felsefik kavramlar ile birlikte gündelik terimlerin de sade bir biçimde görselleştirme eylemini gerçekleştirmektedir. Bu doğrultuda araştırmada ele alınan kavramların görselleştirilmesi için bir uygulama alanı oluşturulup mevcut tasarımlar çerçevesinde üretilen çalışmalarla beraber tasarım ilke ve elemanları kapsamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Abdulkadir Kadırhan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yöresel kültür parklılıklarının 7-9 yaş grubu çocuklarının resimlerine yansımaları (Ankara ve Mardın illeri örneği)

Araştırmanın genel amacı, yöresel kültür farklılıklarının 7-9 yas grubu çocuklarınınresimlerine yansımalarını görmektir. Bu amaç doğrultusunda yöresel kültür farkını ortayakoymaya yönelik, Ankara ve Mardin illerinde 7-9 yas grubu toplam 500 öğrenci üzerindearaştırma yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Ankara ve Mardin illerinde random (şans) yöntemiylebelirlenmiş 9 ilköğretim okulundan 7-9 yas grubu toplam 500 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmış fakat anketteki soruların tamamını yanıtlanmış toplam300 öğrenci örneklem alınmıştır. Bu araştırma kapsamında, bu illerdeki belirlenmiş ilköğretimokullarındaki 7-9 yas grubu öğrencilere düğün, piknik tatil konulu resimler yaptırılmış vetoplam 19 sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Anket formu ile elde edilen bilgilerbelirtke tablosu seklinde verilmiş, sorulara verilen yanıtlar frekans ve yüzde olarak ortayakonulmuştur.Araştırma sonucunda;1. Anketlerde piknik, tatil, ve düğün konulu sorulara verilen cevaplar karsılaştırıldığındaher iki ilimizde de anlamlı farklar olduğu görülmüştür.2. Yöresel kültür farkının çocuk resimlerine yansıdığı görülmüştür. Özellikle ?düğün?konulu resimlerde kültür farkı mekan, sema ve anlatımsallığa yansımıştır.3. Mardin ve Ankara illerinden araştırmaya katılan öğrencilerin çizgisel gelişim düzeyibelirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin gelişim düzeyinde anlamlı bir farkbulunmamıştır. Yöresel kültür farklılıkları çocukların gelişim düzeyinietkilememektedir.4. Araştırmaya katılan öğrencilerin bulundukları çevrenin, yaptıkları resimleri etkilediğigörülmüştür.

Münire Meral Yağçı
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel Türk sanat müziği çalgılarından udun müzik derslerinde kullanılabilirliği konusunda öğretmen görüşleri

Bu araştırma, Geleneksel Türk Sanat Müziği Çalgılarından Udun Müzik Derslerinde Kullanılabilirliğini ud çalan müzik öğretmenlerinin görüşleriyle betimlemek ve müzik derslerinde ne derece etkili olduğunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma için çeşitli illerdeki okullarda görev yapan ve ud çalan 15 müzik öğretmeniyle görüşülmüştür. Bu görüşmeler sonucunda, udun müzik derslerinde nasıl ve ne ölçüde kullanıldığı tespit edilmiştir. Görüşme yoluyla elde edilen bilgiler doğrultusunda udun çeşitli konuların anlatımında, farklı formlardaki şarkıların öğretiminde ve ders dışı sosyal etkinliklerde kullanmak için yeterli ve etkin bir çalgı olduğu gözlemlenmiştir.

Müzik dersiUd
Leyla Demir
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleksel müzik eğitimi veren kurumlarda ulusal müzik kültürüne dayalı başlangıç piyano eğitimine ilişkin öğretmen görüşleri (Ankara ili örneği)

Bu arastırma ile, Ankara'daki mesleksel müzik egitimi veren kurumlarda görevli piyano ögretmenlerinin ulusal müzik kültürüne dayalı baslangıç piyano egitimine iliskin görüsleri belirlenmistir. Arastırmanın evrenini, Ankara'daki mesleksel müzik egitimi veren kurumlarda 2006-2007 Egitim-Ögretim yılında görevli piyano ögretmenleri olusturmaktadır. Arastırmada evrenin tümüne ulasılabildigi için örneklem alınmamıstır. Bu arastırma kapsamında, piyano ögretmenleri için yapılanmıs görüsme formu kullanılmıstır. Görüsme formu ile elde edilen bilgiler frekans ve yüzde kullanılarak tablolastırılmıstır. iii Arastırma sonucunda, piyano ögretmenlerinin, baslangıç piyano egitiminde kullandıkları kaynak kitaplara, baslangıçta kullanılabilecek kaynak kitaplarda ve yardımcı kitaplarda ulusal müzik kültürümüzün ögelerine yer verilmesi gerektigine ve böyle bir kitabın nasıl olması gerektigine iliskin görüsleri saptanmıstır. Arastırmada, varılan sonuçlara dayalı olarak ortaya konulan öneriler sunulmustur.

Ceren Göğüş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görsel sanatlar eğitimi dersi için interaktif cd tasarımı ve uygulanması

Bu arastırma; Görsel medya araçlarından biri olan egitim CD'lerinin, ögrencilerin kalıcı ögrenme süreçlerine katkısının artırılması, ögretmenlerin farklı ve etkili egitim materyalleri kullanarak basarı seviyelerini üst sıralara tasıyabilmeleri, ögrenci, ögretmen ve diger kullanıcılara kolay ulasılabilir, anlasılır, ilgi ve merak uyandıran kaynak materyal tasarlamak amacıyla yürütülmüstür. Arastırma bölgesi olarak Ankara ili Keçiören Melek Özen lkögretim Okulu ve Ankara ili Keçiören bni Sina lkögretim Okulu seçilmistir. Melek Özen lkögretim Okulu 6. sınıf ögrencilerinden 40 kisi deney grubu olarak , bni Sina ilkögretim Okulu 6. sınıf ögrencilerinden 40 kiside kontrol grubu olarak seçilmis ve bu okullarda ögrenim gören altıncı sınıf ögrencilerinden toplam 80 kisilik bir örneklem olusturulmus arastırma bu örneklem üzerinde yürütülmüstür. ?Resimde Kompozisyon? konulu bir egitim CD'si hazırlanmıs bu CD deney grubuna izletilmistir (Ek-3). Kontrol grubuna ?Resimde Kompozisyon? konusu anlatım yöntemi kullanılarak verilmis ve her iki gruba anket formu uygulanmıstır. Veri toplama aracı olarak Anket Formu kullanılmıstır. Anket formu 10 sorudan olusmustur. Arastırma sonucunda elde edilen veriler t testi ile degerlendirilmis arastırma sonucunda elde edilen bilgiler ayrıntılı olarak tablolastırılmıstır. Arastırma sonucunda Görsel Sanatlar Dersinde konunun nteraktif Egitim CD'si ile verilmesi ile ögrencilerin; derse katılımın arttıgı, ögrenme sürecini hızlandırdıgı, pekistireçler sayesinde ögrenmelerini daha kalıcı kıldıgı, ilgi ve merak uyandırarak ögrenme ve arastırma yapma isteklerini arttırdıgı ve basarı seviyelerini olumlu yönde etkiledigi tespit edilmistir.

Kenan Murat Doğangün
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Anadolu Güzel Sanatlar liseleri müzik bölümleri keman dersinde 'anlamlandırma strateji'sinin kullanımı ve etkililik düzeyi

?Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Müzik Bölümleri Keman Dersinde `Anlamlandırma Strateji'sinin Kullanımı ve Etkililik Düzeyi? Özlem AKIN Doktora, Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ali UÇAN Mayıs - 2007 Bu çalışma, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Müzik Bölümlerindeki (AGSL MB) keman eğitiminde anlamlandırma stratejisinin ne ölçüde kullanıldığını ve bu stratejinin keman öğrenmedeki etkililik düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla araştırmada betimsel ve deneysel olmak üzere iki yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel kısmında AGSL MB keman öğrencileri ve öğretmenlerinin anlamlandırma stratejisine ilişkin görüş ve düşüncelerini belirlemek üzere anket uygulanmıştır. Deneysel kısımda ise kontrol gruplu öntest sontest modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2005-2006 öğretim yılında sayıları 53'ü bulan AGSL 11. sınıf keman öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem belirlenirken Türkiye Batı, Orta ve Doğu olmak üzere üç ana bölgeye ayrılmıştır. Betimsel model örnekleminde her bölgeden ikişer AGSL, deneysel model örnekleminde ise her bölgeden birer AGSL belirlenmiştir. Araştırmanın betimsel kısım örnekleminde 144 öğrenci ve 19 öğretmen, deneysel kısım örnekleminde ise 13 deney ve 12 kontrol olmak üzere 25 öğrenci yer almıştır. Veri toplamak için hazırlanan anket betimsel örneklem grubuna, davranış gözlem formu ise deneysel örneklem grubuna uygulanmıştır. Biri öntest ve sontestte, diğeri denel işlemde kullanılmak üzere iki adet parça belirlenmiştir. Denel işlemde yapılan uygulama üç uzman keman eğitimcisi tarafından izlenmiş ve toplanan veriler SPSS 13.0 programında işlenmiştir. Verilerin analizinde ?Karışık Desen Anova? testinden yararlanılmıştır. Anketlerin analizinde ise yüzde (%) kullanılmıştır. vi AGSL MB Hazırlık Sınıfı Temel Sanat Eğitimi Dersi ve Çalgı Keman 1, 2, 3 Öğretim Programı ile Keman Ders Kitapları taranmış, ?çıkarımlar yapma?, ?benzerlikler oluşturma?, ?farklılıklar bulma?, ?ilişkilendirme? ve ?uygulama?ya ilişkin ögelerin yer aldığı; ?özetleme? ve ?not alma? basamaklarına ilişkin herhangi bir ögenin yer almadığı saptanmıştır. Türkiye'deki keman eğitimi literatürü incelendiğinde ise ?çıkarımlar yapma?, ?ilişkilendirme?, ?özetleme? ve ?not alma? basamaklarına ilişkin ögeler bulunmuş, ?benzerlikler oluşturma?, ?farklılıklar bulma? ve ?uygulama? basamaklarına ilişkin ögelere rastlanmamıştır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin ?özetleme?, ?çıkarımlar yapma?, ?ilişkilendirme?, ?benzerlikler oluşturma?, ?uygulama?, ?karşılaştırmalar yapmafarklılıklar bulma? basamaklarını diğerlerine göre daha büyük ölçüde kullandıkları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda anlamlandırma stratejisi basamaklarının (?özetleme?, ?çıkarımlar yapma?, ?ilişkilendirme?, ?benzerlikler oluşturma? ve ?karşılaştırmalar yapma-farklılıklar bulma?) AGSL MB öğrencilerinin keman öğrenmelerine olumlu yönde etki yaptığı görülmüştür. Anlamlandırma stratejisi AGSL MB keman öğrencilerinde ve bu yaştaki öğrencilerin eğitimlerinde kullanılabilecek işevuruk ve faydalı bir stratejidir. Bu çalışma, AGSL MB'nin diğer sınıflarında ve farklı çalgılar için de yapılmalı; buna ek olarak farklı stratejiler denenmeli, böylece keman öğrenmeye en uygun öğrenme stratejileri belirlenmelidir.

Özlem Akın
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Keman eserlerinin eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dalı programlarındaki kullanım durumlarının incelenmesi

KEMAN ESERLERİNİN EĞİTİM FAKÜLTELERİ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI PROGRAMLARI'NDAKİ KULLANIM DURUMLARININ İNCELENMESİ (Yüksek Lisans Tezi) Önder MUSTUL GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Ankara 2005 Bu araştırma; keman öğretim elemanları tarafından en çok tanınan ve kullanılan eserleri tespit etmek, keman dersi öğretim programına dahil edilebilecek farklı eserler ortaya çıkararak bilinmeyen bazı eserlerden de faydalanılmasını sağlamak; keman eğitimine eğitim fakülteleri güzel sanatlar eğitimi bölümleri müzik eğitimi anabilim dalı programlarında başlayan öğrencilere sekiz yarıyıllık süreçte hangi eserlerin ne zaman çaldırıldığım saptayıp öğrencinin gelişimi açısından öğretmenlerin bu konudaki tutumlarının sergilenmesini ve eserleri içerdikleri sağ el ve sol el keman tekniklerine göre basitten karmaşığa doğru sıralayıp keman eğitimcilerine eser seçiminde kolaylık sağlamak, öğrenciye doğru zamanda doğru eser vererek onun etkili bir şekilde keman çalmasına ve eser yorumlamasına yardımcı olmak amacı ile yapılmıştır. Bilim Kodu : Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı Anahtar Kelimeler : Keman, Konçerto, Konçertino, Sonat, Sonatın, Küçük Parçalar Sayfa Adedi : 61 Tez Yöneticisi : Prof. Feridun BÜYÜKAKSOY

Önder Mustul
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çizgi karakter tasarımı eğitimi bağlamında "antropomorfizm"

Çizgi karakter nüfusu içerisinde en fazla karaktere sahip olgu olarak karşımıza çıkan Antropomorfizm, doğa olaylarına, hayvanlara, nesnelere kısacası insan olmayan canlı ya da cansız varlıklara insani niteliklerin atfedilmesidir. Bu bağlamda, bu olgunun en çok içinde barındığı hikâyeler, filmler, kitaplar ya da oyunlar, çizgi karakterlerin yaşam bulduğu, belirli amaç ve işlere sahip olduğu evreni oluşturmaktadır. Bu karakterleri, okuyan, dinleyen, izleyen veya herhangi bir amaç doğrultusunda kullanan kişilerin, özellikle çocukların, karakterlerle özdeşim kurduğu bilinen bir gerçektir. Karakterler, taşıdıkları derin anlamlar ve çeşitli mesajların iletilmesinde çok boyutlu bir yapı ortaya koymaktadırlar. Bu anlamda karakter tasarım basamakları ile amaca yönelik bir süreç izlenmesi gerekmektedir. Tasarım sürecinde çeşitli abartıların katılmasıyla sevimli, korkunç ya da komik form yapısına ek olarak birde insani özellikler atfedildiğinde, karakter mesajın alıcıya ulaşması için güçlü bir görsel çekim oluşturmaktadır. Bu sayede antropomorfik özelliklere sahip karakterlerin sıklıkla tercih edilme nedeni de anlaşılmaktadır. Antropomorfizm kavramı ile ilgili farklı alanlarda farklı görüşler ve benzer kavramlar olduğundan dolayı bu çalışmada ilgili kavramlara ve görüşlere yönelik ön bilgiler ve ilintili kavramlar daha çok ihtiyaç duyulan yerlerde verilmektedir. Ayrıca, araştırmanın sınırlılığı dahilinde, karakter tasarım eğitimi bağlamında antropomorfik karakterlerin oluşumu ve basamakları ele alınmıştır. Bunun yanı sıra bu araştırmayla, Antropomorfik karakterlerin ortaya koyduğu görsel yapı, karakter tasarım basamaklarından form, siluet, anatomik yapı, aksesuar ve renk gibi karakter tasarım eğitimi unsurları açıklanmaktadır. Karakter tasarımlarının kişilik ve dış görünüşüne ait özellikleri bütün olarak ele alınmakta ve bu doğrultuda tasarlanma sürecinde karaktere verilen düşünce yapısı ve sahip olduğu diğer niteliklerin antropomorfizm bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda araştırmaya dair kavramsal kısmın oluşturulmasında kaynak tarama modeli kullanılmakla beraber kuramsal çerçeve ve elde edilen veriler esas alınarak Antropomorfik özelliklere sahip karakter tasarım uygulamaları yapılarak karakterlerin sahip olduğu özellikler tasarım basamaklarıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Antropomorfizm, Çizgi Karakter, Tasarım Eğitimi.

AntropomorfizmKarakterTasarım+2
Merve Ulutaş
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görsel sanatlar dersinde eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğrenci tutumları ve öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Görsel Sanatlar dersinde eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilebilirliği üzerine Trabzon İli ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin ve Görsel Sanatlar öğretmenlerinin görüşlerini ortaya koymak olarak belirlenmiştir.Tarama modelindeki bu araştırma, 2009-2010 eğitim öğretim yılında Trabzon İli Milli Eğitim Bakanlığına bağlı gündüz öğretim yapan okullardan; Beşirli İMKB İlköğretim Okulu, Ülkü İlköğretim Okulu, Asrin Atayurt Alparslan İlköğretim Okulu ve Araklı Çankaya Yatılı İlköğretim Okulunda 6, 7 ve 8. sınıfta öğrenim gören 474 öğrenci ile elde edilen veriler ve belirlenen okullarda görev yapan 4 Görsel sanatlar öğretmeni ile gerçekleşmiştir. Görsel Sanatlar dersinde eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğrenci görüşlerinin belirlenmesi için 35 maddeden oluşan likert tipi anket, öğretmen görüşlerinin belirlenmesi için ise 13 sorudan oluşan görüşme formu araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Her iki ölçeğinde giriş kısmında öğrencilerin ve öğretmenlerin kişisel bilgilerinin belirlenmesi amacı ile kişisel bilgi formuna yer verilmiştir. Araştırmada likert tipi anket ile elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 13.0 paket programı kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen verilerin değerlendirilmesinde temel bileşenler faktör analizi, madde toplam korelasyonları, Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı, KMO (Kaiser-Meyer-Olkin) katsayısı, Bartlett's Testi, ?t? testi ve anova testi yapılarak tablolar oluşturulmuştur. Öğretmen görüşlerini belirlemek amacı ile hazırlanan görüşme formunun analizleri ise nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Toplanan verileri açıklayabilecek kavramlar oluşturularak ilişkiler kurulmuştur. Ulaşılan veriler sayısallaştırılarak tablolar halinde verilmiştir.Araştırma sonucunda, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerine yönelik tutumlarının genel olarak olumlu olmasına karşın eleştirel düşünme beceri düzeylerinin sınıflara göre (6, 7 ve 8. sınıf) farklılık gösterdiği ve Görsel Sanatlar öğretmenlerinin düşünmeyi geliştirmek amacı ile belirlenen yöntemlerin çoğunu kullandıkları belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Görsel Sanatlar Eğitimi, Düşünme, Eleştirel Düşünme

DüşünmeEleştirel düşünceEğitim+6
Bihter Akyol Dayı
Karadeniz Technical University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeniden işlevlendirilmiş iç mekânlarda melezlik kavramı: Erimtan Müzesi örneği

Melezlik kısaca iki farklı durumun karşılaşması olarak tanımlanabilmektedir. Ortaya çıkan yeni durumda vurgulanması istenilen ve beklenilen durum; birbirini yok etmek yerine birlikte konumlandırmadır. Çevresiyle ya da kültürel veya fiziksel anlamda önceki dönemlerle ilgiliyse, pek çok durum "karma" olarak tanımlanabilmektedir. Çalışmanın konusu olan mimari alanda melezleme ve melezlik çok kapsamlı bir başlık olarak değerlendirilebilmektedir. Bu alandaki birçok durum bakıldığı yere göre "melez" olarak tanımlanabilir ve bu kapsamda ele alınabilmektedir.İlk olarak, melezlik kavramının mimarlık alanındaki genel konumunu inceleyecek ve sonrasında ise araştırmanın sınırlarında ve kapsamında melezlik kavramının değerlendirildiği ile ilgili bilgi verilecektir. Bu kapsamı belirleme süreci, oluşturulan kavramsal çerçeve içinde bir tartışma ve mimariye yansımasıdır. Bu çalışmada kültürel melezlikler ve bu melezliklerin yeniden üretildiği söylem bağlamında Üçüncü Mekân, mimari alanda binaların üzerinde konumlandığı "Yer" ile ilişkilendirilip somutlaştırılmaktadır. Melezlik kavramının asıl dinamiklerinden sayılabilen yer, yerel, yeni ve buna benzer kavramlar ve ayrıca bu kavramların birbirleriyle kıyaslanmaları ve karşılıklı değerlendirmeleri tartışılmaktadır. Melez mekan yaklaşımları, ele alınış biçimlerine göre örnekler üzerinden incelenmiştir. Mimaride "melez mekânı" oluşturan etken faktörler araştırılmıştır. Melezlik ve mekân ilişkisi açısından bir yaklaşım ve ele alış biçimi belirlenerek ortak okumaları yapılmıştır. Çalışma verileri, "Erimtan Arkeoloji ve sanat müzesi " üzerinden değerlendirilmiştir. Değerlendirme; çalışmada belirlenen melez mekânı oluşturan ögeler üzerinden incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Melezlik, Melez Mekan, Üçüncü Mekan, Erimtan Müzesi.

Arkeoloji müzeleriMekan tasarımıMelez+6
Vildan Ertürk
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konaklama işlevi ile restore edilen geleneksel safranbolu evlerinde iç mekân düzenlemelerinin irdelenmesi ve bir yöntem önerisi

1994'te UNESCO Dünya Miras Listesine giren Safranbolu şehri, sahip olduğu zengin konut dokusu ve anıtsal yapıları ile günümüzde turizmin önemli ziyaret noktalarından biri haline gelmiş durumdadır. Tarihimizin önemli bir parçası olan ve tescillenerek koruma altına alınan Safranbolu'nun geleneksel konutları günümüzde yoğun olarak yeniden işlevlendirilerek konaklama yapılarına dönüştürülmeye başlanmıştır. Ancak yeniden işlevlendirme çalışmaları da söz konusu yapıların özgün nitelikleri üzerinde çeşitli değişimlere yol açmaktadır. Bu çalışmada Safranbolu şehrinin çarşı bölgesinde bulunan 1795 yılında yapılmış, 2007 yılında yıkılıp aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş olan İmren Lokum Konak yapısı incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada, geleneksel konutların değişen işlevleri sonucunda uğradığı dönüşümler ve bu suretle iç mekân özelliklerinin ne şekilde etkilediğinin sorgulanması amaçlanmıştır. Çalışma sürecinde İmren Lokum Konak için arşiv ve belge araştırması yapılmıştır. Alınan rölöve ve rekonstrüksiyon projeleri incelenmiş ve mevcut durum analiz edilmiştir. Önce yapılan restorasyon çalışmaları, restorasyon sonrası fiziksel durum, sorunlar ve gereksinimler belirlenmiş; daha sonra çizim, fotoğraf ve tablolarla desteklenerek analiz edilmiştir. Bu çalışma örneğinden yola çıkılarak benzer geleneksel konutların yeniden işlevlendirme çalışmalarına yönelik öneriler geliştirilmesi hedeflenmiştir.. Anahtar Kelimeler: Safranbolu, Geleneksel Safranbolu Evleri, İç Mekân, Yeniden İşlevlendirme

EvlerRekonstrüksiyonRestorasyon+4
Neval Aydoğan Evirgen
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resim sanatında Rönesans'tan empresyonizm'e renk kullanımı ve kırmızı rengin ifade biçimleri

Rönesans'tan başlayarak Empresyonizm'e kadar olan döneminde renk kullanımı ve bu dönemlere bağlı olarak kırmızı rengin, kültürel, toplumsal ve boya maddesi olarak resim sanatının ifade biçimlerine yansımaları araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Rengin yapısı, resim sanatının gelişiminde renk kullanımı, kırmızı boya pigmentleri, kırmızı renge katılan anlamların ve sanatçıların eserlerinin ele alındığı bölümlere yer verilmiştir.Araştırmanın birinci bölümünde; rengin yapısı üzerinde durulmuş, rengin ışık ve pigment niteliği, rengin özellikleri incelenmiş ve renk algısı, renk psikolojisi üzerine genel açıklamalar yapılmıştır.Araştırmanın ikinci bölümünde; resim sanatının gelişiminde renk kullanımı genel olarak ele alınmıştır. İlk çağ sanatından başlayarak, Mısır, Mezopotamya, Girit, Yunan, Roma, Bizans ve Ortaçağ sanatı incelenmiştir. Bölümün devamında, erken dönem Rönesans'tan Empresyonizm sonlarına kadar olan dönemde, resim sanatında renk kullanımı ve ifade biçimlerine yer verilmiştir.Araştırmanın üçüncü bölümünde; kırmızı boya pigmentleri yer almaktadır. Bitkisel, hayvansal, mineral kaynaklar üzerinde durulmuştur. Ayrıca, tüm kırmızı renk veren pigmentler; renk indeksleri, pigment adı, kimyasal kompozisyonu, renk tanımları, ışık etkisi başlıkları altında tablo halinde sunulmuştur. Bölümün ikinci kısmında ise, kırmızı renge katılan anlamlar üzerinde durulmuş, kırmızının toplumsal, dinsel, eleştirel, güncel ve psikolojik anlamları incelenmiştir.Araştırmanın dördüncü ve son bölümünde; dönemlerin özelliklerini yansıtan, sanatçılar ve eserleri üzerinde, sanatçıların renge yaklaşımı ve kırmızı rengin ifade biçimleri üzerinde durulmuştur.Araştırmanın sonucunda, Resim sanatında Rönesans'tan Empresyonizm'e renk kullanımı ve kırmızı rengin ifade biçimleri, araştırmada yer alan bölümler ışığında çözümlenmeye çalışılmıştır.

KırmızıRenk seçimiRenkler+1
Aysun Çömen
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası tipografik tasarım üslubunun günümüz İsviçre tasarımına etkileri

?Uluslararası Tipografik Tasarım Üslubunun Günümüz İsviçre Tasarımına Etkileri? adlı bu araştırma, çağdaş İsviçre grafik tasarımı üzerinde geleneksel Tipografik Üslup anlayışının yeniden yapılandırılmasını belgelemiştir. Ancak; içerisinde bulunduğumuz dönemin güncel tasarım örnekleriyle birlikte araştırmanın boyutu, İsviçre sınırların dışına da çıkmıştır. Grafik tasarım ve modern tipografinin gelişimi açısından İsviçre, önemli bir kavşak noktası olmuştur.İlk bölümde İsviçre'nin tarihsel süreci ve grafik tasarımdaki önemi irdelenmiş, Uluslararası Üslubun ortaya çıkışı ile birlikte üslup öncü ve ustalarının çalışmalarına yer verilmiştir. İkinci bölümde ise postmodern grafik tasarımın üsluba etkileri incelenmiş, bu dönemde üslup karşıtı Wolfgang Weingart ve yol açtığı Yeni Dalga tipografisinin tasarımcılarına yer verilmiştir. `İsviçre Tasarımı' ABD'de devam ederek farklı tasarım anlayışlarıyla etkileşime girmiş, bu durum postmodern grafik tasarımında incelenmesini gerektirmiştir. Üçüncü bölümde ise güncel İsviçre tasarımındaki yeni yönelişler konu edilmiş, İsviçre'de ve Dünya'daki afiş tasarımları incelenerek Uluslararası Üslubun etkileri araştırılmıştır.Grafik tasarımda farklılaşan çalışma süreçleri ve yöntemleri, Uluslararası Tipografik Üslubun sınırlarını da değiştirmiştir. Bu nedenle; güncel İsviçre grafik tasarımı ile uyumlu çalışmalar da araştırmada yer almıştır. Böylece, uluslararası İsviçre Üslubuna ait tasarımların yanında, tasarımcıların öğretiler arası çalışma süreçleri ve farklılaşma evrelerine eleştirel gözle yaklaşılmaya çalışılmıştır.

AfişlerGrafik tasarımıGrafikler+4
Emre İdacıtürk
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kodaly yönteminin ilköğretim öğrencilerinin keman çalma becerisi,özyeterlik algısı ve keman çalmaya ilişkin tutumları üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, Kodaly yönteminin ilköğretim öğrencilerinin keman çalma becerisi, özyeterlik algısı ve keman çalmaya ilişkin tutumları üzerindeki etkilerini belirlemektir.Öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelindeki bu araştırma, 2007-2008 öğretim yılı bahar döneminde İzmir Yöneliş Kolejinde, daha önceden herhangi bir çalgı eğitimi almamış 3, 4 ve 5. sınıflarda öğrenim gören öğrenciler içinden; tek ses tekrarlama becerisi, ezgi tekrarlama becerisi, ritim tekrarlama becerisi, şarkı söyleme becerisi, keman çalmaya yönelik fiziksel uygunluk ve isteklilik göz önüne alınarak seçilmiş 13 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırma sırasında haftada bir saat olmak üzere, deney grubunda (n=7) Kodaly yöntemi ile genel müzik eğitimi, kontrol grubunda (n=6) ise geleneksel müzik öğretimi uygulanmış, ayrıca her iki gruptaki öğrencilere haftada bir saat keman dersi verilmiştir. Araştırma sırasında her iki gruba da aynı şarkılar ve konular öğretilmiş, ölçme araçları araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve tüm dersler araştırmacı tarafından verilmiştir.Araştırmada veriler, denel işlemlerden önce ve sonra uygulanan keman çalma gözlem formu, keman çalmaya ilişkin tutum ölçeği, keman çalmaya yönelik özyeterlik ölçeği ve deney grubundaki öğrenciler ile deney süreci sonunda uygulanan görüşme formu ile toplanmıştır.Araştırma sonunda, Kodaly yönteminin keman çalma becerisinin müzikal boyutunda, keman çalmaya ilişkin tutum ve keman çalmaya yönelik özyeterliğin yatkınlık boyutu üzerinde geleneksel müzik öğretimine göre anlamlı düzeyde etkili olduğu görülmüştür.

KemanKodaly yöntemiMüzik eğitimi+2
Kemal Yıldırım
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afyonkarahisar Gazlıgöl bölgesi soda yataklarından alınan killerin Mısır çamuru reçetelerinde kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu araştırmada, Afyonkarahisar ili, İhsaniye ilçesine bağlı Gazlıgöl bölgesindeki soda yataklarından alınan kil örnekleri ile deneysel çalışmalar yapılarak, Antik Mısır'da kullanılan Mısır Çamuru ana reçetelerine belirli oranlarda katılmıştır. Bu killerin Mısır Çamuru bünyesinde kullanılabilirliğinin araştırılmasıdır. Oluşturulan bünyelerde farklı hammaddeler ve renklendirme için oksitler konularak düşük sıcaklıkta kendinden sırlı yüzey oluşumu sağlanmıştır.

Afyonkarahisar-İhsaniyeKilMısır çamuru+1
Duygu Değirmen
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00