
2
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Yedinci Sanat sinema dergisinde Türk sineması (1973-1975)
Dergiler, süreli yayınlar kategorisine girmektedir. Dergilerin en önemli özelliği ise, içinde bulunduğu dönemi; yani, yayınlandığı süre zarfında siyasi, sosyoekonomik koşulları tam anlamıyla yansıtmalarıdır. Diğer yandan dergiler, güne hâkim olan; politik, felsefi ve ideolojik fikirlerin ortaya koyulduğu platformlardır. Bu açıdan da dönemine ışık tutan, döneminin en önemli tanıkları olarak karşımıza çıkmaktadır. Dergileri, kitaplardan ayıran en temel fark; kitaplarda genellikle tek bir yazarın görüş ve düşünceleri yer alırken; dergilerde, birden fazla yazarın görüş ve düşüncelerine yer verilmesidir. Bu özelliğiyle dergiler, içinde bulunduğu dönemi; farklı bakış açılarıyla ortaya koyan, zengin içerikler sunan derleyici, toplayıcı, niteliğe sahip kaynaklardır. Ülkemizde yayınlanan sinema dergileri tarihsel olarak incelendiğinde, hemen hemen hepsinin; İstanbul'da yayın hayatlarına başladıkları, kısa süre sonra da yayın hayatlarının sona erdiği görülmektedir. Bu sinema dergilerinin genel özelliklerine baktığımızda ise, sinema eleştirmenliği veya sinema tarih yazımından, Türk sinemasını ele almaktan uzak; genel olarak, sadece vizyona yeni giren Hollywood filmlerinin tanıtımının yapıldığı; diğer kısmının ise, Yeşilçam filmlerini magazinsel boyutta ele alan yayınlar oldukları görülmektedir. Dönemi açısından, uzman bir sinema dergisi olan Yedinci Sanat dergisi; Türk ve Dünya sinemasını kuramsal olarak ele alan yapısıyla, kendinden önce yayınlanmış çoğu sinema dergisinden ayrılmaktadır. Derginin, sinemanın kuramsal yönüne bu denli eğilmesinin nedeni ise; yeni bir sistem ve sinemacı kuşağı yetiştirmeyi hedeflemiş olmasından kaynaklanmaktadır. 1973-1975 yılları arasında ülkemizde aylık, süreli bir şekilde yayınlanan Yedinci Sanat dergisinin yayın felsefesini, işleyişini, çalışmalarını ve sinema kültürünün gelişimine sağladığı katkıları; temelde ise Türk sinemasına bakışını içeren bu çalışma, Yedinci Sanat aylık sinema dergisinde yer alan metinlerin farklı açılardan tahlilini ve tasnifini içermektedir. Bu hedef doğrultusunda, tezin birinci bölümünde Yedinci Sanat dergisinin genel özellikleri analiz edilmiş; ikinci bölümünde ise Yedinci Sanat dergisinin kuruluş süreci kendi içinde tarihsel dönemlere ayrılarak ele alınmıştır. Tezin üçüncü bölümünde, Yedinci Sanat dergisinde öne çıkan bölümlerden olan; karikatürler incelenmiştir.
Andrei Tarkovski'nin Zerkalo filminde şiirsel belleğin kurgusu
Bu tez, Andrei Tarkovski'nin Zerkalo (Ayna) filminde şiirsel belleğin kurgusal yapısını incelemeyi amaçlamaktadır. Tarkovski, sinemasında geleneksel anlatım tekniklerinden uzaklaşarak, bellek, hayal ve düşünce temalarını ön plana çıkaran bir kurgu anlayışı benimsemiştir. Bu çalışmada, şiirin, belleğin ve Tarkovski sinemasının imgeleri kullanıma şekli arasındaki ilişki ele alınmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Film analizleri ve literatür taramaları yoluyla Tarkovski'nin hayatı ve sinema dili incelenmiş, şiirsel bellek kavramı üzerinde durulmuştur. Ayrıca, yönetmenin babası ile kurduğu kişisel ve sanatsal ilişki üzerinde de durularak Arseni Tarkovski'nin Ayna filminde kendi sesinden okuduğu dört şiirin filmsel kurgu üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Aynı zamanda başta Ayna filmi olmak üzere yönetmenin filmlerinde ödipus kompleksinin izlerine rastlanmıştır. Hem yerli hem de yabancı şairlerin imge oluşturma yöntemleri örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Bulgular kısmında, Tarkovski'nin Ayna filminde kullandığı uzamsal süreksizlik ve rüya mantığı tekniğinin, şiirin kurgusal yapısı ile benzerlikleri üzerinde durularak, sinema kurgusu ve şiir arasındaki benzerlikler tartışılmıştır. Tarkovski, Ayna filminde şiirsel bir anlatı oluştururken, geleneksel sinema dilinden farklı olarak, mantıksal sıralamaları bozarak izleyiciye farklı bir kurgusal deneyim yaşatmıştır. Sonuç olarak, bu tezdeki analizler Tarkovski'nin Ayna'da şiirse belleği sinematik montaj yoluyla ne şekilde ifade ettiğini göstermektedir. Şiirin ve belleğin imgeleri kullanım şekli, Ayna filminde başarılı bir şekilde sinema diline aktarılmıştır. Bu bulgular, sinemada şiirsel bir kurgunun mümkün olduğunu ve Tarkovski'nin bu yaklaşımıyla sinema sanatına yeni bir boyut kazandırdığını kanıtlamaktadır. Bu çalışma, bellek metaforlarını, belleğin işleyiş biçimini, şiirin ve Tarkovski sinemasının kurgusal yapısını bir arada değerlendirerek, elitist ve karmaşık bir film olarak eleştirilen Ayna filminin aslında tutarlı ve mantıklı bir altyapıya sahip olduğunu ortaya koymayı hedeflemiştir. Sonuç olarak, Tarkovski'nin sinemasında belleğin şiirsel bir yaklaşımla kurgulanmasının başarılı bir şekilde uygulandığı ve sinemada yeni anlatı biçimlerinin oluşturulabileceği sonucuna varılmıştır.