Yükleniyor…
Yükleniyor…

37
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0
Araştırmacı
0%
DOI Oranı
Avrupa Birliği'nin İşleyişine İlişkin Antlaşma'nın 67. maddesinde tanımlanan Özgürlük, Güvenlik ve Adalet Alanı, temel haklara ve üye devletlerin farklı hukuk sistemlerine ve geleneklerine saygı ilkeleriyle karakterize edilmiştir. Bu çerçevede Özgürlük, Güvenlik ve Adalet Alanı, dış sınır kontrolleri, vize, iltica ve göç konusunda ortak politikaların uygulandığı ve suçun önlenmesi bakımından üye devletlerin polis ve yargısal anlamda iş birliği yaptığı böylelikle kişilerin iç sınır kontrollerine tabi olmaksızın serbestçe dolaştığı alanı ifade eder. İç sınırların olmaması nedeniyle özellikle sınır ötesi unsur taşıyan suçların işlenmesinin kolaylaştığı Avrupa Birliği’nde bu suçların önlenebilmesi, suçluların yargılanabilmesi üye devletlerin iş birliği olmaksızın mümkün değildir. Avrupa Birliği’ne bu iş birliğini sağlamaya yönelik gerekli mekanizmaları kurmak üzere geniş yetkiler verilmiştir. Birlik bu yetkilerini kullanarak hem üye devletlerin ceza hukuklarında uyumlaştırma yapmış, hem de üye devletlerin yargı organlarının, polis örgütlerinin ve diğer yetkililerinin eşgüdüm ve iş birliğini sağlamaya yönelik kurallar koymuş ve Eurojust, Europol, Avrupa Savcılık Ofisi gibi kuruluşlar kurmuştur. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Özgürlük, Güvenlik ve Adalet Alanı, Suçların Soruşturulması, Europol, Eurojust, Avrupa Savcılık Ofisi
ÖZ: Uluslararası suçlardan sorumlu bireyleri yargılamak üzere 1998 yılında kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi, sürekli bir mahkeme olup, yargı yetkisine giren suçlardan biri de savaş suçlarıdır. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Statüsü uyarınca uluslararası nitelikte bir suç olarak kabul edilen savaş suçları, soykırım, insanlık aleyhine suçlar ve barış aleyhine suçların gelişim süreçleri dikkate alındığında, daha eski ve gelişim süreci boyunca uluslararası niteliği tartışmasız olan bir suçtur. Tezimizde, savaş suçu kavramı ve tarihi süreçte bu kavramın gelişimi irdelenmiştir. Bunun yanısıra, Nürmberg, Tokyo, Eski Yugoslavya, Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemeleriyle, Uluslararası Ceza Mahkemesinin Statüsüne göre savaş suçları ele alınmıştır. Uluslararası Ceza Mahkemesinin savaş suçlarına ilişkin uygulama örnekleri de tezin konuları arasındadır. Anahtar Kelimeler: Savaş Suçu, Uluslararası Ceza Mahkemesi, Eski Yugoslavya Mahkemesi, Nürmberg Mahkemesi, Cenevre Sözleşmeleri.
ÖZ: Günümüzde kamu harcamalarının büyük çoğunluğu bireylerden toplanan vergilerden sağlanmaktadır. Bu vergilerin toplanması, kanunlar çerçevesinde devlet ve birey arasında köprü oluşturmakta ve hukuki bir ilişki meydana getirmektedir. Her ülkenin vergilendirme usulü farklı olmakla birlikte vergi toplama noktasında yapılan işlemler benzer olabilmektedir. Bu çalışmada Türk hukuku ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hukuk sistemlerinin vergilendirme sürecinde gerçekleştirdikleri işlemler olan tarh, tebliğ ve tahsil işlemleri karşılaştırmalı olarak irdelenmiştir. Bu işlemler idari bir işlemle tesis edildiklerinden her iki hukuk sisteminin mevzuat değerlendirmeleri yapılmış ve yargının söz konusu işlemlere bakışı incelenmiştir. Tarh ve tebliğ işlemlerinden geçen bir verginin ödenecek aşamaya gelmesini ifade eden tahakkuk aşamasına, KKTC’nin Anglo-Sakson karakterli hukuk sistemini benimsemiş olması dolayısıyla Türk hukukundan oldukça farklı şekillerde yaklaşıldığı tespit edilmiştir. Vergilendirme sürecinin sonlanmasını temsil eden tahsil işleminin nasıl nitelendirildiği ise KKTC hukukundaki yargı kararları analiz edilerek ortaya konmuştur. Bu noktada tahsil işleminin hukuki niteliğinin, Türk hukukundaki gibi idari işlem olduğu saptanmıştır. Ancak, Yüksek İdare Mahkemesi’nin oluşturduğu içtihat kapsamında tahsil işlemini idari işlem olarak görmemesi çalışmanın son bölümünde mahkemenin diğer kararlarından da hareketle tartışılmıştır. Çalışmanın öz kısmını oluşturan üçüncü bölümde iki hukuk sisteminin vergilendirme sürecindeki işlemleri karşılaştırılırken KKTC hukukunda yer alan “dinlenilme hakkı” verginin tarh edilmesinden önce yapılması gereken bir işlem olarak tespit edilmiştir. Dinlenilme hakkının Türk hukukunda da yer bulmasının vergilendirme sürecindeki işlemler açısından kolaylık sağlayacağı düşünülmüş ve bu kavramın Türk hukukuna da kazandırılmasının gerekliliği bir öneri olarak sunulmuştur.
Zorunlu geçit hakkı, kamu yoluna yeterli bağlantısı bulunmayan taşınmaz malikinin, taşınmazının kamu yoluna bağlanması için komşu taşınmaz malikine tazminat ödemek koşulu ile kendisine geçit sağlanmasını talep etme hakkı veren zorunlu bir haktır. Geçit ihtiyacı içinde olan taşınmaz maliki ile komşu taşınmaz malikinin anlaşarak ihtiyaç içinde olan taşınmaza geçit verilmesi, geçit sağlanmasının en doğal yoludur. Ancak tarafların anlaşarak bu hakkı kurması her zaman mümkün değildir. Yaşadığımız çağda kapitalizmin de etkisiyle mülkiyet hakkı günbegün önemini artırmaktadır. Bu nedenle kişilerin en çok değer verdiği haklardan olan mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin titizlikle yapılması gerekmektedir. Bu noktada hukuk düzenlerinde de bir tarafın mülkiyet hakkını etkin bir şekilde kullanması sağlanırken, diğer tarafın mülkiyet hakkına müdahale etmeyi zorunlu kılan düzenlemeler yapılmaktadır. Çalışmada, KKTC Hukukunda zorunlu geçit hakkının; hukuki niteliği, kuruluşu, koşulları, taraflara getirdiği hak ve yükümlülükler ile sona ermesi Türk Hukuku ile karşılaştırmalı olarak incelenecektir.
ÖZ: Bu çalışmada kavram olarak Olağanüstü Hal'in (State of Emergency) tanımı, uygulaması ve kapsamının ne olduğu, farklı siyasal ve hukuki anlayışlar çerçevesinde olağanüstü hal tanımları ve uygulamaları üzerinde durulmaktadır. Devletlerin bu kavrama ilişkin olarak yaptıkları anayasal ve yasal düzenlemeler, mevcut olan olağanüstü halin bizzat devlet tarafından devlet iktidarının güçlendirilmesi amacıyla kasten sürdürülmesi veya devletin iktidar olanaklarını genişletmek adına bizzat olağanüstü hali yaratma eğilimi ve bunun dünya tarihindeki örnekleri incelenmektedir. Hukuk devleti ilkesi üzerine kurulan hukuk düzeninin, olağanüstü hal konusunda bizzat devlet tarafından ortaya çıkabilecek suistimallere ilişkin kendini nasıl müdafaa edeceği ve bu durumlarda ne tür hukuki mekanizmaların işletilebileceği bu çalıĢmanın konusudur. Anahtar Kelimeler: Olağanüstü Hal, Hukuk Devleti. …………………………………………………………………………………………………………………………… ABSTRACT: This thesis sets out to investigate the concept of “The State of Emergency”, the research focuses on the notion‟s definition, application and to what extent it is used. The definition of the notion within different political and judicial contexts is investigated by analyzing the decision making processes of different governments on their legal and constitutional arrangements according to the concept. The deliberate maintenance and/or creation of the State of Emergency by the government in order to strengthen and expand its political power is an important research subject of this thesis and is further investigated by looking into examples of this 'empowering strategy' in world history. The principle of Constitutional State, its operation and protection in case of a State of Emergency that is deliberately abused by the governing body and the types of legal regulations that can be done in such cases is another important research focus of this thesis. The conclusive evidence and examples investigated throughout this thesis demonstrates how extensive and abusive the concept of State of Emergency is used by world governments. Keywords: The State of Emergency, Constitutional State.
ÖZ: Türk Milletlerarası Tahkim Hukukunda ortaya çıkan hakem kararlarından; taraflardan en az birinin memnun olmaması ve iptal edilmesini talep etmesi halinde, söz konusu kararın ne şekilde iptal edilebileceği, iptal sebepleri ve süreci bu çalışmada ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın ilk bölümünde kanun yolu kavramı ve çeşitleri ana hatları ile irdelenmiştir. Temyiz ve iptal kavramsal olarak ele alındıktan sonra, karşılaştırmalı değerlendirme yapılmıştır. Bu bölümde daha sonra, iptal davasının usul ve esasları ile iptal davasının ortaya çıkaracağı muhtemel sonuçlara yer verilmiştir. İkinci bölümde hakem kararlarının iptal edilmesine imkân veren sebepler geniş ölçüde ele alınmıştır. İptal sebepleri, “mahkemece resen dikkate alınacak sebepler” ve “başvuru yapan taraflarca ispatlanacak sebepler” başlıkları altında tek tek incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tahkim, Hakem Kararları, Hakem Kararlarının İptali. …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… ABSTRACT: When at least one of the parties is not satisfied with an international arbitral award under Turkish Law, revocation of arbitral award is requested. This study aims to examine how an arbitral award can be revoked. Within this framework, reasons for revocation, and the procedure of revocation are studied. The potential consequences of the case of revocation and the principles and procedures of the case of revocation are presented. In the second part, reasons for the revocation of arbitral awards are discussed extensively. The revocation are examined one by one under the headings of "reasons to be considered by the court on its own initiative" and "causes to be proved by the applicants". Keywords: Arbitration, Arbitral Awards, Revocation of Arbitral Awards.
ÖZ: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sendikaların hukuki statüsü ve sendika kurma hakkı meselesi literatürde fazlaca ele alınmış bir konu değildir. Bu tezin amacı, KKTC Anayasası ve 1971 sayılı Sendikalar Yasası çerçevesinde sendikaların hukuki statüsü ve sendika kurma hakkını incelemek ve bu konuya ilişkin hukuki sorunları belirleyerek çözüm önerileri ileri sürmektir. Bu doğrultuda, metin incelemesi yöntemiyle uluslararası hukuk ve iç hukuk mevzuatı, KKTC Anayasa Mahkemesi kararları ile konuya ilişkin doktrinden yararlanılmıştır. KKTC’de sendikal haklara ilişkin en temel sorun mevzuat bazında, yasaların dilinin ağır olması ve boşluklar içermesi olarak görünmekte olup; bunun çözümü için kapsamlı bir hukuk reformu yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sendika, Sendika Kurma Hakkı, 13/1971 Sayılı Sendikalar Yasası
ÖZ: Toplumu, kadın ve erkek cinsiyeti üzerinden şekillendiren eril kalıp yargıların geçmişten günümüze kadar geldiği, yeniden üretildiği alanlardan birinin yargı ayağı olduğu hem nötr görüme sahip kimi normlardan hem verilen yargı kararlarından da anlaşılmaktadır. Bu bağlamda bu tez çalışmasının büyük bir bölümü toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde ele alınmaktadır. Yedi bölümden oluşan bu tez çalışmasının birinci bölümünü oluşturan giriş, diğer bölümler hakkında sistematik olarak özet bilgi içermekte; yedinci bölümü oluşturan sonuç ise, tez hakkında genel bir değerlendirmeyi kapsamaktadır. İkinci bölümde felsefenin, hukuk ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından önemi ile yargıcın felsefi düşünceye sahip olmasında ve bu bakış açısının toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasındaki önemi üzerinde durulmaktadır. Üçüncü bölümde, adaletin sembolü olan Themis’in hukuktaki temsili ile toplumsal cinsiyet açısından Themis sembolünün neyi ifade ettiği ve hukukun nihai amaçlarından biri olan adaletin, hukuk ile olan ilişkisi değerlendirilmektedir. Dördüncü bölüm ise, genel olarak yargının ve yargıcın tarafsızlığını, adil yargılanma için tarafsızlık ölçütünü, öznel ve nesnel tarafsızlığı, yargı tarafsızlığı ile yargı bağımsızlığı arasındaki ilişkiyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargının tarafsızlığına ilişkin örnek içtihatlarını içermektedir. Bu değerlendirmeler, toplumsal cinsiyet eşitliği de merkeze alınarak yapılmaya çalışılmaktadır. Beşinci bölümde, biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet kavramları açıklanmaya çalışılırken, özellikle cinsiyet odaklı önyargılar ve toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının neden olduğu ayrımcılık ve bu ayrımcılığın ortadan kaldırılmasında devletin rolü vurgulanmaktadır. Bu vurgu yapılırken de toplumsal cinsiyete dayalı kalıp yargıların ve ayrımcılığın neye karşılık geldiği, ulusal ve uluslararası mevzuat ile AİHM’in bu konuya yönelik yaklaşımları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için ne gibi tedbirlerin alınması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Tez çalışmasının temelini oluşturan altıncı bölümde ise, edebi eserlerdeki cinsiyetçi bakış açısı ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Bu bağlamda Türk edebiyatında önemli yerleri olan Pınar Kür’ün “Asılacak Kadın” ve Sevgi Soysal’ın “Yürümek” adlı romanlarında kadının toplumdaki konumlanışı, bu romanların yasaklanmasının altında yatan cinsiyetçi kalıp yargılar ve hukukun bu yasaklamalardaki işlevleri değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken önceki bölümlerde yer alan felsefe ile hukuk, hukuk ile adalet ilişkisi, yargının tarafsızlığı ve toplumsal cinsiyet eşitliği konuları ile de bağlantı kurulmaktadır.
ÖZ: Çalışmamızın giriş bölümünde konumuzun kapsamını belirleyen ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda da yer alan şahıs – sermaye şirketi ayırımı ve bu ayırımın sonuçları hakkında genel açıklamalarda bulunulmuştur. Birinci bölümde, çalışmamızın anahtar kavramlarından olan alacaklı kavramı borçlar hukuku ilkeleri ışığından açıklanmış; şirket alacaklıları ile ortakların kişisel alacaklıları arasındaki farklılıklara değinilmiştir. İkinci bölümde, şahıs şirketlerinde ortakların kişisel alacaklılarının alacaklarını tahsiline ilişkin hakları ve bu hakların kullanılmasında izlenecek olan usûl detaylı bir şekilde incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Şahıs – sermaye şirketi, Alacaklı, Şirket alacaklıları, Ortakların kişisel alacaklıları. ………………………………………………………………………………………………………………………… ABSTRACT: In the introduction chapter of thesis, “unlimited – limited companies” diffrences are generally analysed which is also given in Turkish Commercial Code, No: 6102. The concept of creditor was held in the first chapter of the thesis, in law of obligation’s point of view. Also in that chapter, differences of creditor of company and creditor of a partner of company were compared. In the last chapter of thesis, the rights of creditor of a partner of company and, procedure for that rights were explained particularly. Keywords: Unlimited – limited companies, Creditor, Creditor of company, Creditor of a partner of company.
ÖZ: İnsandan bağımsız olarak hareket edebilen, öğrenebilen ve öğrendiklerini tecrübe edebilen makineler olarak tanımlanabilecek yapay zekaya sahip robotların tabi olacağı hukuk kuralları tartışılmaya başlanmıştır. Çağdaş Avrupa devletlerinin hukuk kurallarına etki edebilecek yetkilerle donatılmış Avrupa Birliği, yapay zekâya sahip robotların tabi olacağı kuralların yürürlüğe sokulmasında, uluslararası düzeyde örnek teşkil edebilecek bir aktör konumundadır. Avrupa Birliği içerisinde, yapay zekâya sahip robotların tabi olacakları kuralların belirlenmesinde, hem üye devletler hem de AB yetkilidir. Ancak üye devletler, bu hususa ilişkin kuralları belirlerken AB hukukuna aykırı olmayacak kurallar koymalıdırlar. Üye devletlerin birbirlerinden bağımsız olarak kurallar koymaları, AB’nin temel amaçlarından biri olan serbest dolaşım önünde engeller yaratabilecek niteliktedir. Örneğin yapay zekâya sahip robotlar bugün mal olarak kabul edilse bile, gelecekte bazı üye devletlerin kişilik vermeye yönelik tasarrufta bulunduğu durumlarda, üye devletlerarasında böyle robotların serbest dolaşımının sağlanabilmesi için AB’nin müdahale ederek uyumlaştırma yapması gerekecektir. Sadece yapay zekâya sahip robotların hukuki statüsü ile ilgili olan kurallardaki farklılıklar değil, fakat her türlü mevzuat farklılıkları, örneğin hukuki sorumluluğa ilişkin kurallardaki farklılıklar da serbest dolaşım önünde engel yaratabilir. Bu engellerin Adalet Divanı’nın yıllar boyunca geliştirmiş olduğu prensiplerle ortadan kalkması, hukuka uygunluk sebeplerinin varlığı nedeniyle mümkün olmayabilir. AB’nin yürürlüğe koyduğu üye devlet mevzuatlarını uyumlaştırmaya ilişkin tasarrufların da yapay zekâya sahip robotlar bakımından uygun ve adil sonuçlar doğurmaması da söz konusu olabilir. Örneğin ürün sorumluluğuna ilişkin AB direktifinin yapay zekâya sahip robotların verdiği zararlar bakımından uygulanması adaletsiz sonuçlara sebebiyet verebilir. Bu sebeple Birlik düzeyinde, yapay zekâya sahip robotlar için ayrı düzenlemeler yapılması kaçınılmaz olacaktır. Anahtar Sözcükler: AB, Serbest Dolaşım, Yapay Zekâya Sahip Robot, Hukuki Sorumluluk, Direktif.