
870
Archived Theses
37
DOIs Assigned
4%
DOI Rate
Archived Theses
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması
Çalışmamız yatırım programlarının izahı, çeşitlerinin irdelenmesi ülkemizdeki uygulamanın incelenmesi ve diğer ülkelerdeki uygulamalarla karşılaştırılması suretiyle geliştirmeye yönelik çeşitli öneriler sunulmak üzere teşkil edilmiştir. Bu konu yatırım programlarına ilişkin olarak ülkemiz ve dahi uluslararası kamuoyunda yükselen tartışmalar ve bir fikir birliği oluşamaması sebebiyle seçilmiştir. Aleyhte görüş sunan yazarların kaygılarını giderebilmek adına orta yol çözümleri sunulmasının yanı sıra ülkemiz mevzuatı için de geliştirme önerileri mevcuttur. Çalışma hazırlanırken konuya ilişkin sistematik eserler taranmış, yerli ve yabancı makalelere yer verilmiştir. Bunlara ek olarak yazılı ve görüntülü çeşitli internet kaynaklarına başvurularak oldukça objektif ve açıklayıcı bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır. Bu gelişmeler neticesinde çalışmamızda temel olarak yatırım programları sektöründen kaçınmanın artık ülkeler açısından bir kardan mahrum kalmak anlamına geleceği sonucuna varılmıştır. Ülkemizin yatırım programının geliştirilebilmesi için sunulan gayrimenkul sertifikasıyla satış yoluyla da vatandaşlık kazandırılması ve şehir kontenjanı projeleri ülkemizin hem bu sektörde daha rekabetçi biçimde yer almasını sağlayacak hem de programın dezavantajlarını bertaraf etmeye yönelik faydalar sağlayacaktır. Bunlara ek olarak Portekiz örneğindeki kültür sanat yatırımları ve nüfus yoğunluğu düşük bölgelerin canlandırılmasına yönelik uygulamalar da ülkemizde uygulanmaya oldukça elverişli görülmüştür.
Yapay zeka ile etkileşimli çocuk hakları eğitimi: 4.sınıf insan hakları, vatandaşlık ve demokrasi dersi örneği
Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin İnsan Hakları, Vatandaşlık ve Demokrasi (İHVD) dersinde İneç (2025) tarafından geliştirilen Yapay Zekâ Destekli Çocuk Hakları Platformu’nun (YZDÇHP) “Çocuk Olarak Haklarımla Varım” öğrenme alanındaki kavramsal, alan, sosyal-duygusal ve okuryazarlık becerileri ile değer ve eğilimler üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, Tasarım ve Geliştirme Araştırması (TGA) modeli kapsamında yürütülmüş, geliştirilen platformun etkililiğinin değerlendirildiği aşamada gömülü karma yöntem deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda eşitlenmemiş kontrol gruplu ön test-son test-kalıcılık deseni, nitel boyutunda ise temel nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Çalışma grubunu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Erzincan il merkezindeki iki devlet okulunun dördüncü sınıfında öğrenim gören 52 deney ve 60 kontrol grubu olmak üzere toplam 112 öğrenci oluşturmaktadır. Nitel veriler, maksimum çeşitlilik örneklemesiyle seçilen 20 öğrenci ve deney grubunda bulunan iki öğretmenden elde edilmiştir. Nicel veriler, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İnsan Hakları, Vatandaşlık ve Demokrasi Dersi Öğretim Programı, K12 Becerileri Çerçevesi Türkiye Bütüncül Modeli ve UNESCO çerçeveleri doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen 34 maddelik Öğrenme Çıktısı Temelli Öz Değerlendirme Rubriği ile, değer ve eğilimlere ilişkin veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla toplanmıştır. Veriler bağımsız örneklemler t-testi, iki faktörlü karışık desenli ANOVA (2×3 Mixed ANOVA) ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bulgular, YZDÇHP’nin (İneç, 2025) alan ve kavramsal becerilerin bazı alt boyutlarında anlamlı etkiye sahip olduğunu, sosyal-duygusal ve okuryazarlık becerilerinde ise etkinin alt boyutlara göre farklılaştığını göstermektedir. Gömülü nitel bulgular, platformun öğrencilerin becerilerini somutlaştırdığını, değer ve eğilimlerini olumlu etkilediğini ve öğrenme sürecini desteklediğini doğrulayarak nicel bulguları desteklemektedir.
Akademisyenlerde finansal refah ile çalışan performansı arasındaki ilişki ve bu ilişkide psikolojik güçlendirmenin aracılık rolü: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi örneği
Finansal refah, bireylerin mevcut ve gelecekteki finansal ihtiyaçlarını karşılayabilme düzeyini ifade eden önemli bir kavramdır. Çalışanların finansal açıdan kendilerini güvende hissetmeleri, işlerine daha fazla odaklanmalarını ve daha yüksek performans sergilemelerini sağlayabilmektedir. Bununla birlikte, çalışanların yetki, sorumluluk ve karar alma süreçlerine katılımını ifade eden personel güçlendirme uygulamaları da çalışan performansının artırılmasında önemli bir yönetim aracı olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, akademisyenlerde finansal refah ile çalışan performansı arasındaki ilişkide psikolojik güçlendirmenin aracılık rolünün incelenmesidir. Çalışma kapsamında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'nde görev yapan 408 akademisyenden anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS, AMOS 20 ve SPSS PROCESS MACRO programları kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre finansal refahın çalışan performansı ve psikolojik güçlendirme üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca psikolojik güçlendirme ile çalışan performansı arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Aracılık analizi sonucunda psikolojik güçlendirmenin, finansal refahın çalışan performansı üzerindeki etkisinde kısmi aracılık rolüne sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, akademisyenlerin finansal refah düzeylerinin yükselmesinin çalışan performansını doğrudan artırdığı, bunun yanı sıra psikolojik güçlendirme uygulamalarını da olumlu yönde etkileyerek performans artışına dolaylı katkı sağladığı ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, akademisyenlerin finansal refah düzeylerinin artırılmasının çalışan performansını doğrudan ve psikolojik güçlendirme aracılığıyla dolaylı olarak olumlu etkilediği görülmüştür. Bu doğrultuda, üniversite yöneticilerine finansal refahı destekleyen ve psikolojik güçlendirmeyi artıran uygulamalara öncelik vermeleri önerilmektedir.
Yabancı uyruklu öğrencilere Türkçe öğretimi için kullanılan kitap setlerinde kültür aktarımı
Bu araştırmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan beş kitap setinde yer alan ders kitaplarındaki kültürel unsurlar incelenmiştir. Çalışmada, okuma metinlerinde yer verilen kültürel ögeler tespit edilerek bunların A1-C1 düzeylerindeki dağılımı karşılaştırılmış; kültür aktarımının belirgin olduğu ve sınırlı kaldığı temalar veriler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında 23 kitapta yer alan toplam 688 yazılı metin ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımıyla ve doküman incelemesi yöntemiyle yürütülmüş; veriler betimsel analizle çözümlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Avrupa Ortak Başvuru Metni’ndeki sosyokültürel bilgi sınıflandırmasına dayalı Metinlere Yansıyan Kültürel Ögeler Rubriği kullanılmış; veriler 7 ana ve 46 alt tema altında değerlendirilmiştir. Araştırma, yalnızca okuma metinleriyle sınırlandırılmış; deyimler, atasözleri, dinleme metinleri ve görseller kapsam dışında bırakılmıştır. Bulgular, kültürel ögelerin değerler, inançlar ve tutumlar temasında yoğunlaştığını; beden dili, yaşam koşulları ve kişiler arası ilişkiler temalarının daha sınırlı temsil edildiğini göstermiştir. Ek olarak, “başka ülkeler, devletler, halklar” kategorisi ayrıca incelenmiş ve kültürlerarası içeriğin kitap setlerinde dengeli dağılmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, ders kitaplarında kültürel içeriğin düzeylere göre daha dengeli, işlevsel ve kültürlerarası farkındalığı destekleyecek biçimde düzenlenmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Çalışma, Türkçe öğretim setlerinde kültürel içerik planlamasına yönelik karşılaştırmalı bir bakış sunarak, yabancı uyruklu Türkçe öğrenicilerine yönelik materyal geliştirme süreçlerine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Kaygının kabul ve kararlılık terapisi bağlamında psikolojik katılık ve temel işlevsel süreçlerle incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerde kaygının, Kabul ve Kararlılık Terapisi (KKT) kuramsal çerçevesi doğrultusunda psikolojik katılık ve temel işlevsel süreçler bağlamında incelenmesidir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüş, kuramsal model PATH analizi ile test edilmiştir. Çalışma grubunu toplam 461 beliren yetişkin oluşturmuştur. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, Pearson korelasyon analizi, Path analizi ve Bootstrap aracılık analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, kaygı ile ruminasyon, bilişsel kaynaşma, yaşantısal kaçınma ve psikolojik katılık arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Path analizi sonuçlarına göre yaşantısal kaçınma, bilişsel kaynaşma ve ruminasyonun psikolojik katılığı anlamlı düzeyde yordadığı bulunmuştur. Ayrıca yaşantısal kaçınma, ruminasyon ve psikolojik katılığın kaygının anlamlı yordayıcıları olduğu saptanmıştır. Aracılık analizleri sonucunda, psikolojik katılığın yaşantısal kaçınma, bilişsel kaynaşma ve ruminasyon ile kaygı arasındaki ilişkilerde aracı role sahip olduğu belirlenmiştir. Bulgular, psikolojik katılığın KKT’nin temel süreçleri ile kaygı arasındaki ilişkide önemli bir mekanizma olduğunu göstermektedir. Araştırma bulguları, beliren yetişkinlik döneminde kaygının anlaşılmasında psikolojik katılık, bilişsel kaynaşma, yaşantısal kaçınma ve ruminasyonun önemli değişkenler olduğunu göstermektedir. Sonuçların, KKT temelli önleyici ve müdahale programlarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Çocuk kitaplarında kültürel unsurlar: Metin Özdamarlar kitapları
Bu araştırmanın amacı, Metin Özdamarlar'ın çocuk kitaplarında yer alan kültürel ögeleri belirlemek ve sınıflandırmaktır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde doküman analizi yöntemiyle yürütülmüş, elde edilen veriler betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Çalışmanın inceleme nesnesini popülerlik ölçütleri ve Millî Eğitim Bakanlığı ders kitaplarında yer alma durumu dikkate alınarak belirlenen Metin Özdamarlar'a ait on çocuk kitabı oluşturmaktadır. Kültürel ögelerin tespit ve sınıflandırılmasında alan yazından yararlanılarak oluşturulan bir çerçeve esas alınmış; ögeler günlük yaşam, kişiler arası ilişkiler, değerler ve eğitim, edebiyat-sanat ve müzik, gelenekler ve folklor, sosyal yaşam, coğrafya ve mekân ile atasözü ve deyimler olmak üzere sekiz kategori altında incelenmiştir. Araştırma sonucunda incelenen eserlerde toplam 875 kültürel öge tespit edilmiş; kültürel ögelerin en yoğun biçimde kişiler arası ilişkiler kategorisinde yer aldığı, bu kategoriyi sırasıyla atasözü ve deyimler, değerler ve eğitim, sosyal yaşam, günlük yaşam, edebiyat-sanat ve müzik, gelenekler ve folklor ile coğrafya ve mekân kategorilerinin izlediği görülmüştür. Araştırma bulguları, Metin Özdamarlar'ın çocuk kitaplarının kültürel aktarım açısından zengin ve çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu; tarih bilinci, millî değerler ve gündelik yaşam kültürüne ilişkin unsurların çocuk okura sistemli ve işlevsel bir biçimde sunulduğunu ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, söz konusu eserlerin kültürel kimlik oluşumu ve değer aktarımı bakımından önemli bir kaynak niteliği taşıdığına işaret etmektedir.
Okul öncesi eğitim programı (2024) (OEP-2024) Türkçe alan becerilerine ilişkin okul öncesi öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırma, OEP-2024 kapsamında Türkçe alan becerilerinin (dinleme-izleme, konuşma, okuma, erken okuryazarlık) öğretimine dair öğretmen görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Erzincan'da görev yapan 20 okul öncesi öğretmeniyle yürütülen bu nitel durum çalışmasında, veriler yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre; öğretmenler materyal olarak en çok hikâye kitapları ve kartlarını kullanmakta, sonrasında ise akıllı tahta ve projeksiyon gibi teknolojilerden faydalanmaktadır. Öğretim sürecinde drama, canlandırma ve etkileşimli hikâye anlatımı öne çıkan tekniklerdir. Ölçme-değerlendirme aşamasında ise portfolyo, anekdot kayıtları ve gözlem formları gibi süreç odaklı araçların geleneksel yöntemlerin yerini aldığı görülmektedir. Süreçte karşılaşılan temel sorunlar; çocukların kısa dikkat süreleri, bireysel gelişim farklılıkları ve ekran bağımlılığı olarak belirlenmiştir. Bu engelleri aşmak için öğretmenler etkinlikleri sadeleştirmeyi ve aile katılımını sürece dahil etmeyi önermektedir. Sonuç olarak öğretmenlerin OEP-2024'ün beceri temelli vizyonuna uyum sağladığı, ancak özellikle aile eğitimi ve fiziksel imkânların geliştirilmesi noktasında desteğe gereksinim duydukları saptanmıştır. Aile katılımının yetersizliği ve kalabalık sınıf mevcutları, Türkçe alan becerilerinin kazandırılmasında yapısal engeller olarak öne çıkmaktadır. Bu bulgular doğrultusunda; velilerin etkileşimli okuma konusunda bilinçlendirilmesi, sınıf mevcutlarının küçültülmesi ve öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programlarının düzenlenmesi önerilmektedir. Araştırmanın, okul öncesi Türkçe eğitimi alanında OEP-2024'ün uygulamaya yansımalarını değerlendiren güncel bir kaynak niteliği taşıdığı düşünülmektedir.
İslam fıkhında oyun ve eğlencenin ibadet ve sosyal hayat ile ilişkisi
Bu çalışmada İslâm fıkhında oyun ve eğlencenin ibadet ve sosyal hayatla ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın amacı, insan hayatının doğal bir unsuru olan oyun ve eğlencenin İslâm hukukundaki yerini ortaya koymak, bu faaliyetlerin dinî ve toplumsal boyutlarını değerlendirmek ve günümüzde ortaya çıkan yeni eğlence türlerinin fıkhî açıdan durumunu tespit etmektir. Araştırmada literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Konu, Kur’ân-ı Kerîm, hadis kaynakları, klasik fıkıh eserleri ve güncel akademik çalışmalar ışığında ele alınmıştır. Öncelikle İslâm öncesi Arap toplumundaki eğlence anlayışı incelenmiş, ardından Hz. Peygamber’in oyun, eğlence, mizah ve sportif faaliyetlere yaklaşımı değerlendirilmiştir. Ayrıca sahâbe ve sonraki dönemlerdeki eğlence anlayışı ile fıkıh mezheplerinin konuya ilişkin görüşleri ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde dijital oyunlar, oyun içi satın alma sistemleri, sanal varlıklar ve şansa dayalı mekanizmalar İslâm hukuku açısından değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda İslâm’ın oyun ve eğlenceyi mutlak olarak yasaklamadığı, aksine insanın dinlenme ve eğlenme ihtiyacını dikkate aldığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte eğlencenin ibadetleri aksatmaması, haram unsurlar içermemesi, ahlâkî bozulmaya yol açmaması ve kumar benzeri uygulamalardan uzak olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre İslâm fıkhında oyun ve eğlenceye yönelik yaklaşımın yasaklama esasına değil, ölçü ve denge ilkesine dayandığı görülmüştür.
Erzincan’da kafe tercihinin LBWA-MABAC yöntemi ile belirlenmesi
Günümüzde kafe seçimi, hem bireylerin yaşam kalitesini artırmak hem de işletmelerin müşteri memnuniyetini sağlamasına yönelik kritik bir süreç gerektirmektedir. Özellikle Erzincan gibi yerel ekonomilerde, hizmet sektörü gelişirken müşteri taleplerine uygun stratejik kararlar almak gerekli olmaktadır. Bu nedenle, en uygun kafenin seçilmesi yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel, ekonomik etkiler oluşturan bir süreç olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Erzincan’da en uygun kafenin seçimi için kafe tercihini etkileyen faktörelerin ağırlıklandırılmasını çok kriterli karar verme modellerinden LBWA (Ağırlıklı Ortalama Tabanlı Ağırlıklandırma) ve alternatif sıralamasını ise MABAC (Sınır Bölgesinde Çok Kriterli Karar Alma) yöntemleri uygulanarak analiz etmek, sistematik ve rasyonel bir yaklaşım sunmaktır. Çalışma sonuçları, fiziksel özellikler ile marka/kurumsal yapı belirleyici faktörler ve Özsüt kafesi alternatifler arasında birinci olduğunu göstermiştir. Bunun nedeni olarak, güçlü marka algısı, yüksek müşteri kapasitesi ve ürün çeşitliliği, dengeli performans olduğu söylenilebilir. Bazı alternatiflerin ise özellikle ürün çeşitliliği, müşteri kapasitesi, hizmet altyapısı ve tercih edilebilirlik açısından zayıf performans gösterdiği tespit edilmiştir. Gruplar arasında yapılan sperman korelasyon katsayılarının çok yüksek çıkması, kafe seçim kriterlerine yönelik saha kriterleri ve teorik bakış açılarının örtüştüğünü ortaya koymuştur.
Kafdağı dergisi’nin Kafkasya tarihi ve kültürü açısından incelenmesi
Türkiye, Kafkasya coğrafyasıyla tarihî ve kültürel bağları güçlü olan bir ülkedir. Bu bağların en önemli yansımalarından biri, bölgeden Anadolu’ya göç eden Kafkas kökenli toplulukların oluşturduğu geniş diasporadır. Bu diaspora, kendi kimliklerini, kültürlerini ve tarihlerini koruma çabası içinde olmuş ve bu çaba çeşitli yayın organlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu yayınlar arasında, özellikle Kafkasya tarihi, kültürü, siyaseti ve edebiyatı üzerine yoğunlaşan süreli yayınlar, bu konuların akademik ve entelektüel çevrelerde tartışılmasında kritik bir rol oynamıştır. Bu tezin odaklandığı Kafdağı dergisi, 1987-1992 yılları arasında Ankara Kuzey Kafkasya Kültür Derneği adına yayımlanmış ve bu dönemin Türkiye'deki Kafkasya çalışmalarına önemli katkılar sağlamış bir yayındır. Bu çalışma, Kafdağı’nın Türkiye’de Kafkasya çalışmaları alanındaki tarihsel, kültürel ve entelektüel etkisini analitik bir yaklaşımla ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, derginin kesintisiz yayın hayatı boyunca basılan toplam 58 sayısı nitel araştırma yöntemlerinden Tematik Analiz ve Söylem Analizi yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Dergi metinleri; kimlik inşası, anavatana dönüş stratejileri, kültürel hafıza, sürgün ve asimilasyon, dil bilinci ve uluslararası konjonktürün anavatana yansımaları gibi ana temalar etrafında kategorize edilerek çözümlenmiştir. Söylem analiziyle dönemin siyasi-toplumsal dinamiklerinin ve diaspora aydınlarının dil kurgularının ideolojik ve kültürel arka planı deşifre edilmiştir.