Erzincan Binali Yıldırım University
EBYU

Erzincan Binali Yıldırım University

Erzincan, Turkiye
Kuruluş: 2000
Web Sitesitwitterfacebooklinkedininstagram

1.672

Arşivlenen Tez

232

DOI Atanmış

3

Enstitü

14%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
Yüksek LisansCrossrefindexliAçık ErişimTR

Tip 2 diyabetli hastaların sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarının ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma T2DM tanısı almış bireylerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarını ve yaşam kalitelerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Materyal ve Metot: Kesitsel ve tanımlayıcı tipteki araştırmaya Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Polikliniğine başvuran, hekim tarafından T2DM tanısı konulmuş 18 yaş ve üzerindeki 233 birey dâhil edilmiştir. Veriler Şubat–Nisan 2026 tarihleri arasında toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, SBİTÖ ve DQOL kullanılmış, analizler IBM SPSS 26 programında gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların SBİTÖ toplam puan ortalamasının 3.62±0.48 ile orta-yüksek düzeyde olduğu, DQOL toplam puan ortalamasının ise 3.28±0.52 ile orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Kadın katılımcıların SBİTÖ toplam puanlarının erkek katılımcılara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu, buna karşılık erkek katılımcıların DQOL toplam puanlarının kadın katılımcılara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.01). Ayrıca, sağlıklı beslenme tutumu ile yaşam kalitesi arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0.286, p<0.01). Sonuç: Araştırma bulguları, sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumun T2DM’li bireylerde yaşam kalitesi ile pozitif yönde ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, T2DM yönetiminde sağlıklı beslenme tutumunun geliştirilmesi ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yönelik, bireysel özellikleri dikkate alan bütüncül yaklaşımların planlanması ve uygulanmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

Beslenme TutumuSağlıklı BeslenmeTip 2 Diyabet+1
Eda Yılmaz
Erzincan Binali Yıldırım University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2026
11
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.243
Yüksek LisansCrossrefindexliAçık ErişimTR

Polikistik over sendromlu kadınlarda sağlıklı beslenme tutumu ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma, PKOS tanısı almış kadınlarda sağlıklı beslenme tutumunun yaşam kalitesi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Materyal ve Metot: Kesitsel ve tanımlayıcı tipteki çalışmaya Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran, hekim tarafından PKOS tanısı konulmuş 18–49 yaş aralığındaki 268 kadın dahil edilmiştir. Veriler Şubat–Nisan 2026 tarihleri arasında toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Genel Bilgiler Formu, SBİTÖ ve PCOSQ-50 kullanılmış, analizler IBM SPSS 26 programında gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Sağlıklı beslenme tutumu ile PKOS’a özgü yaşam kalitesi arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0.696; p<0.001). Sağlıklı beslenme tutumunun yaşam kalitesindeki değişimin %48.4’ünü açıkladığı saptanmıştır (β=0.696; R²=0.484; p<0.001). SBİTÖ alt boyutlarından beslenme hakkında bilgi (β=0.367), beslenmeye yönelik duygu (β=0.318) ve olumlu beslenme alışkanlığının (β=0.310) yaşam kalitesi üzerinde pozitif yönde anlamlı etkisinin olduğu (p<0.001); kötü beslenme alışkanlığının ise anlamlı etkisinin olmadığı belirlenmiştir (β=-0.068; p=0.271). Sağlıklı beslenme tutumunun BKİ (β=-0.290; R²=0.084) ve bel çevresi (β=-0.392; R²=0.154) ile negatif yönde ilişkili olduğu saptanmıştır (p<0.001). Sonuç: Sağlıklı beslenme tutumunun PKOS’lu kadınlarda yaşam kalitesi ile ilişkili önemli bir faktör olduğu görülmektedir. Beslenme davranışlarının desteklenmesi ve BKİ ile bel çevresi yönetimini içeren bütüncül yaklaşımların PKOS yönetiminde önemli olduğu düşünülmektedir.

PKOSSağlıklı BeslenmeYaşam Kalitesi
Zehra Tahan
Erzincan Binali Yıldırım University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2026
10
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.240
Yüksek LisansCrossrefindexliAçık ErişimTR

Sporcularda zihin gezintisi ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkide stresin aracı sporda bilinçli farkındalık ve algılanan sosyal desteğin düzenleyici rolü

Amaç: Sporcularda zihin gezintisi ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkide stresin aracı rolünü ve dolaylı etkinin bilinçli farkındalık ile algılanan sosyal desteğe göre değişimini incelemektir. Materyal ve Metot: Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 18 yaş ve üzeri 350 lisanslı sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde Kişisel Bilgi Formu, Zihin Gezinmesi Ölçeği (MWQ), Sporda Psikolojik Esneklik Ölçeği (SPEÖ), Algılanan Stres Ölçeği (PSS-10), Sporcu Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25, AMOS 26 ve Hayes (2022) tarafından geliştirilen PROCESS Macro Model 21 kullanılmıştır. Aracılık ve koşullu dolaylı etkiler bootstrap yöntemi ile test edilmiştir. Bulgular: Zihin gezintisinin psikolojik esnekliği negatif, algılanan stresi ise pozitif yönde anlamlı olarak yordadığı belirlenmiştir. Algılanan stresin psikolojik esneklik üzerinde negatif yönde anlamlı bir etkisinin bulunduğu ve zihin gezintisi ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkide aracı rol üstlendiği saptanmıştır. Ayrıca sporda bilinçli farkındalığın zihin gezintisi ile algılanan stres arasındaki ilişkiyi, algılanan sosyal desteğin ise algılanan stres ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkiyi anlamlı biçimde düzenlediği belirlenmiştir. Sonuç: Bulgular, zihin gezintisinin psikolojik esneklikle doğrudan ve dolaylı ilişkili olduğunu göstermektedir. Algılanan stres açıklayıcı, bilinçli farkındalık ve algılanan sosyal destek ise koruyucu faktörler olarak belirlenmiştir.

Algılanan Sosyal DestekAlgılanan StresBilinçli Farkındalık+3
Selin Akar Bayar
Erzincan Binali Yıldırım University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2026
11
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.241
Yüksek LisansCrossrefindexliAçık ErişimTR

Hemşirelerin sağlıkta kalite okuryazarlığı ile sağlıkta kalite algısı arasındaki ilişki

Amaç: Bu araştırma, hemşirelerin sağlıkta kalite okuryazarlığı düzeyleri ile sağlıkta kalite algıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yürütüldü. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı türdeki bu araştırma, bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan hemşirelerle yürütüldü. Araştırmanın örneklemini, dahil edilme kriterlerini karşılayan ve araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 300 hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri; Kişisel Bilgi Formu, Sağlıkta Kalite Okuryazarlığı Ölçeği ve Sağlık Çalışanları Kalite Algısı Ölçeği kullanılarak, araştırmacı tarafından yüz yüze toplandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallisve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Hemşirelerin sağlıkta kalite okuryazarlığı toplam puan ortalaması 69,14±16,24; sağlıkta kalite algısı toplam puan ortalaması ise 68,95±14,75 olarak belirlendi. Hemşirelerin sağlıkta kalite okuryazarlığı düzeylerinin eğitim durumu, aynı birimde çalışma yılı, kalite eğitimi alma ve mesleki gelişmeleri takip etme değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; kalite algısının ise; hemşirelikte çalışma yılı, aynı birimde çalışma yılı, hemşire sayısını yeterli bulma ve servisten memnuniyet durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği saptandı.(p<0.05). Sağlıkta kalite okuryazarlığı ile kalite algısı arasında orta düzeyde, pozitif yönlüistatistiksel olarak anlamlı bir ilişki belirlendi (p<0.01) Sonuç: Araştırma sonucunda hemşirelerin sağlıkta kalite okuryazarlığı düzeylerinin ve sağlıkta kalite algılarının orta düzeyin üzerinde olduğu belirlendi. Sağlıkta kalite okuryazarlığı düzeyi arttıkça hemşirelerin kalite algısının da arttığı saptandı. Bu doğrultuda, hemşirelerin kalite süreçlerine yönelik bilgi ve farkındalıklarını geliştirmeye yönelik sürekli eğitim programlarının düzenlenmesi, personel planlamasının güçlendirilmesi ve çalışma koşullarına ilişkin kurumsal iyileştirmelerin yapılması önerilmektedir.

HemşireSağlıkta Kalite OkuryazarlığıSağlıkta Kalite Algısı+1
Seher Doğan
Erzincan Binali Yıldırım University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2026
10
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.239
Yüksek LisansCrossrefindexliAçık ErişimTR

Davranışsal finans perspektifinden finansal kaygının finansal kararlar üzerindeki etkisi

Bu araştırma, davranışsal finans perspektifinden finansal kaygının finansal kararlar üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada demografik bilgi formu, Yatırımlarda Davranışsal Finans Eğilimini Ölçme ve Değerlendirme Ölçeği ile Finansal Kaygı Ölçeğinden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Erzincan ilinde MEB’e bağlı ortaöğretim kurumlarında görev yapan 330 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel araştırma yöntemine dayalı olarak yürütülen çalışmada verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 28.0 paket programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra geçerlilik ve güvenirlik analizleri ile bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey post-hoc testi uygulanmıştır. Araştırma bulguları, finansal kaygının finansal karar alma süreçlerini anlamlı düzeyde etkilediğini ve finansal kaygı düzeyi arttıkça bireylerin daha duygusal, riskten kaçınan ve belirsizlikten daha fazla etkilenen kararlar alma eğiliminde olduklarını göstermektedir. Davranışsal finans eğilimleri kapsamında kayıptan kaçınma ve duygusal tepki boyutlarının öne çıktığı, katılımcıların yatırım kararlarında olası kayıplara karşı duyarlı davrandıkları belirlenmiştir. Ayrıca yaş, eğitim düzeyi ve mesleki deneyim arttıkça daha rasyonel ve bilgi temelli karar verme eğilimlerinin güçlendiği, genç ve daha az deneyimli öğretmenlerde finansal kaygı düzeyinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bulgular, öğretmenlerin finansal karar verme süreçlerinin davranışsal finans yaklaşımıyla açıklanabileceğini ortaya koymakta ve alanyazına katkı sağlamaktadır.

Davranışsal FinansFinansal KaygıFinansal Kararlar
Nuray Altınbilek İlhan
Erzincan Binali Yıldırım University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2026
20
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.242
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genç yetişkinlerde teknoloji bağımlılığı, duygusal tepkisellik ve psikolojik dayanıklılığın incelenmesi

Bu çalışmada, genç yetişkinlerde teknoloji bağımlığının, duygusal tepkiselliğin ve psikolojik dayanıklığın incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 18-25 yaş aralığındaki 472 genç yetişkin ile yürütülmüştür. Veri toplama araçları olarak Teknoloji Bağımlılığı Ölçeği, Duygusal Tepkisellik Ölçeği ve Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, Bağımsız Örneklemler t-Testi ve PROCESS Makro (Model 4) yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, teknoloji bağımlılığı ile duygusal tepkisellik arasında pozitif, teknoloji bağımlılığı ile psikolojik dayanıklılık arasında negatif, duygusal tepkisellik ile psikolojik dayanıklılık arasında ise negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Aracılık analizi sonuçları, duygusal tepkiselliğin teknoloji bağımlılığı ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkide aracı role sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca erkek katılımcıların teknoloji bağımlılığı ve psikolojik dayanıklılık puanlarının, kadın katılımcıların ise duygusal tepkisellik puanlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yaşamlarına ilişkin önemli kararları almakta zorlanan bireylerin teknoloji bağımlılığı ve duygusal tepkisellik düzeylerinin daha yüksek, psikolojik dayanıklılık düzeylerinin ise daha düşük olduğu saptanmıştır.

Genç YetişkinTeknoloji BağımlılığıDuygusal Tepkisellik+1
Ali Çetinkaya
Erzincan Binali Yıldırım University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2026
10