
435
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Ortaöğretim biyoloji dersinde biyoteknoloji konusunun laboratuvar destekli anlatılmasının öğrencilerin başarısı üzerine etkisi
Bu çalışma, `Biyoteknoloji' konusunun laboratuvar destekli olarak anlatılmasının 11. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin akademik başarılarını ölçebilmek için akademik başarı testi uygulanmıştır.Araştırmada, 2011-2012 öğretim yılı ikinci döneminde Ankara İli, Çankaya İlçesi, Gazi Üniversitesi Vakfı Özel Fen ve Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencilerinden random yoluyla seçilen öğrencilerden deney grubu ve kontrol grubu oluşturulmuştur.Araştırmada, deneysel yöntem kullanılmıştır. Deneysel araştırma yönteminin, eşit ön test?son test kontrol gruplu deseni kullanılmıştır. Araştırma öğrenci sayısı açısından denk iki grupta, deney grubu (n=12) ve kontrol grubu (n=12); toplam 24 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubuna beş hafta boyunca biyoteknoloji konusu laboratuvar destekli olarak anlatılmıştır. Kontrol grubunda ise beş hafta boyunca biyoteknoloji konusu geleneksel öğrenme yaklaşımına göre işlenmiştir. Araştırmada, niceliksel araştırma veri analizi yöntemi kullanılmıştır.Araştırmaya katılan gruplara, akademik başarı testi ön test ve eğitim sonrası son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ortalamalar arasındaki farkları ortaya koymak amacıyla `t-testi' kullanılmıştır. İstatistiksel işlemler SPSS 17.0 programında yapılmıştır. Elde edilen verilerin anlamlı olup olmadıkları .05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda biyoteknoloji konusunda labaratuar destekli anlatımın uygulandığı deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğrenme yaklaşımının uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin denel işlem sonrasında akademik başarıları arasında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Laboratuvar Destekli Eğitim, Geleneksel Eğitim Yaklaşımı, Biyoloji Eğitimi, Akademik Başarı, Biyoteknoloji Eğitimi.
Kıyı ve deniz koruma alanlarının sürdürülebilir yönetimi için multidisipliner lisansüstü ve sertifika programlarının geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, kıyısal koruma alanlarında çalışan uzman ve idarecilerin kapasitelerinin geliştirilmesi suretiyle kıyısal koruma alanlarının yönetim etkinliğini artırmaktır. Bu çerçevede ülkemizin Akdeniz bölgesindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinin yönetimi ile ilgili birimlerde çalışan teknik ve idari personele kapasite ihtiyaç değerlendirme anketi uygulanmıştır.Anket sonuçlarına göre ulusal standardların, bilimsel verinin, kurumlar arası koordinasyonun ve altyapı imkânlarının yetersizliği ile hatalı arazi kullanımı temel sorunlar olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, kıyısal koruma alanları çalışanları için bütünleşik kıyı alanı yönetimi, stratejik planlama, hibe desteği, mali yardım bulma, çatışma çözümleme, kolaylaştırıcı, iş planlama, bütçe yapabilme, denetleme/kontrol, toplantı yönetimi, organizasyon ve liderlik konularında kapasite geliştirme ihtiyacı belirlenmiştir. Ayrıca, üniversitelerin, araştırma merkezlerinin, bölgesel ve uluslararası girişimlerin ve organizasyonların kıyı koruma alanı çalışanları sertifika programlarının yapısı, tipleri ve düzeyleri incelenmiştir. Ayrıca bütünleşik kıyı alanı yönetimi konusunda çalışan araştırmacılar, uzmanlar ve akademisyenlerle görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde yarı yapısal mülak?t tekniği kullanılmıştır. Yürütülen araştırmaların sonunda elde bulgular ışığında kıyısal koruma alanı çalışanların koruma alanı yönetiminde bilgi, beceri ve tecrübelerinin geliştirilmesi amacıyla lisansüstü sertifika programları, derece programları ve arazi uygulamalarına yönelik modüller ve eğitim metodları geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bütünleşik kıyı alanı yönetimi, koruma alanı yönetim etkinliğinin arttırılması, Türkiye'deki kıyı ve deniz koruma alanları, kıyı ve deniz koruma alanları yönetiminde bireysel kapasite değerlendirmesi.
İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin matematiksel problem çözme sürecinde kavramlar ile ilgili anlayışlarının ve kavram-işlem kullanımlarının rolü
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin, matematiksel problem çözme sürecinde, kavramlar ile ilgili anlayışlarının ve kavram-işlem kullanımlarının rolünü belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda; öğrencilerin, matematiksel problem çözme sürecinde; "problemin içinde yer alan merkezi kavramlarla ilgili anlayışları", "kavram-işlem kullanımları" ve "sonuca ulaşmaları" arasındaki ilişkiler incelenmiştir.Araştırma modeli olarak, nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji (olgubilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları; Edirne ve Tekirdağ illerinden seçilmiş, Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) hazırlanan üç ilköğretim 8. sınıf öğrencisi ve Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme Sınavı'na (LYS) hazırlanan üç ortaöğretim 12. sınıf sayısal öğrencisidir.Veri toplama sürecinde; her bir öğrenci ile, Kasım 2009-Ekim 2010 tarihleri arasında, toplam 6 tane birebir görüşme yapılmıştır. Ancak araştırma amacına uygun verilerin çoğu; matematiksel problem çözme ortamlarında, Mart 2010-Haziran 2010 tarihleri arasında ortalama 3-5 haftalık periyotlarla gerçekleştirilen üç asıl görüşmede toplanmıştır. Veri toplama araçları; 2008, 2009 yıllarında yapılmış Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) yer alan bazı matematik soruları ile hazırlanmış olan "görüşme soruları formları" ve öğrencilerin görüşme sırasında problemleri çözerken kullandıkları kağıtlar (problem kağıtları)dır.Verilerin analiz edilme sürecinde, nitel veri analizi yaklaşımlarından olan "betimsel analiz" ve "içerik analizi"nden yararlanılmıştır. İçerik analizi sırasında ise; - gömülü teoride kullanılan teknikler olan- açık kodlama, eksensel kodlama ve seçici kodlama gibi nitel araştırma tekniklerinden faydalanılmıştır.Araştırmadan çıkan bazı sonuçların yanısıra temel olarak; katılımcı ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin, problemin içinde yer alan merkezi kavramlarla ilgili eksik ya da yanlış anlayışa sahip olmalarının veya bazı merkezi kavramların tanımına dair herhangi bir açıklama yapamamalarının, birçok soru için, kavram-işlem kullanımlarına ve doğru sonuca ulaşmalarına engel olmadığı belirlenmiştir. Problem çözme sürecinin sonunda, şıklarda olan yanlış sonuca ulaşan, iki şık arasında kararsız kalan ya da sonuca ulaşamayan katılımcı ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin, o problem için "kavram-işlem kullanımları" incelendiğinde; bu öğrencilerin, çözüm sürecinin herhangi bir aşamasında ya uygun olmayan kavramı/işlemi kullanmış, ya uygun kavramı/işlemi eksik veya yanlış şekilde kullanmış ya da hiçbir kavramı kullanmamış oldukları tespit edilmiştir.Öğrenci, problemin içinde yer alan bazı merkezi kavramları çok iyi bilmemesine rağmen, problemi çözebiliyorsa, bunun başlıca nedeninin; öğrencilerin çözüm esnasında kavramların anlamlarını düşünmeye, tanımlarını bilmeye ve tanımları doğrudan kullanmaya pek ihtiyaç duymamaları olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca hem katılımcı ilköğretim hem de katılımcı ortaöğretim öğrencilerinin, matematiksel problem çözümünde "sonuca ulaşmaları"nda; genelde, "kavram-işlem kullanımları"nın, "kavramlarla ilgili anlayışları"na kıyasla daha belirleyici bir rol oynadığı ve birçok problemde, daha ziyade, -kavramsal bilgi ağırlıklı değil de- işlemsel bilgi ağırlıklı bir çözüm yolu takip ettikleri görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak; ilköğretim ve ortaöğretim matematik öğretmenlerine, matematik sınav sorusu hazırlayan uzmanlara ve matematik kitap yazarlarına, matematik eğitimi alanında akademik çalışmalar yapan bilim insanlarına yönelik birtakım önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Matematiksel kavramlar, kavram tanımı, problem çözme, kavramlar ile ilgili anlayışlar, kavram-işlem kullanımı, kavramsal bilgi, işlemsel bilgi.
Dönüşümsel öğrenme modeline dayalı çevre eğitiminin biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik algılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı dönüşümsel öğrenme modeline dayalı çevre eğitiminin biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunları bilgisi, çevre sorunlarına yönelik tutum, çevreye yönelik inanç ve çevreye duyarlı davranışlarına etkisini belirlemektir. Araştırma modeli nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın nicel boyutu deneysel yöntem olarak, nitel boyutunda ise durum çalışması olarak belirlenmiştir. Araştırma pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama 2011-2012 eğitim öğretim yılı güz döneminde 14 hafta süre ile Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 28 biyoloji öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise 2011-2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 28 biyoloji öğretmen adayı ile 14 hafta sürede gerçekleştirilmiştir.Araştırmada nicel verilerin toplanmasında çevre sorunları bilgisi testi, çevre sorunları tutum ölçeği, çevreye duyarlı davranış ölçeği ve çevreye yönelik inanç ölçeği; nitel verilerin toplanmasında etkinlik değerlendirme formları, öğrenci günlükleri, çevre biyografileri ve yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel veriler SPSS 18 paket programı ile Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Eta Kare kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş, frekans ve yüzde olarak ifade edilmiş, tematik kodların oluşturulmasında N vivo 10 programı kullanılmıştır.Araştırma sonunda dönüşümsel öğrenme modelinin uygulandığı deney grubunun çevre sorunları bilgisi, çevre sorunlarına yönelik tutum, çevreye yönelik inanç ve iiiçevreye duyarlı davranış düzeylerinin, geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubuna göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Uygulamalar sonunda yapılan görüşmeler deney grubunun çevre sorunlarına yönelik bilgi, tutum, çevreye yönelikinanç ve çevreye duyarlı davranışlarında olumlu değişiklikler meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Dönüşümsel öğrenme, çevre eğitimi, çevreye yöneliktutumu, çevre sorunları bilgisi, çevreye duyarlı davranış
Matematik öğretmenlerinin yanlışa verdikleri dönütlerin öğrenci özgüvenleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmada, öğrenci yanlışlarına verilen dönüt türlerinin öğrenci özgüvenleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu ana amaç çerçevesinde özgüven boyutlarından okul akademik, sosyal ve genel özgüven üzerindeki dönüt etkileri araştırılmıştır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2011-2012 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar döneminde Ankara il merkezinde bulunan bir devlet lisesinde öğrenim görmekte olan 7 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemiyle CSEI (Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri) uygulanan 172 öğrenci arasından belirlenmiştir. Araştırma verileri CSEI, gözlem, görüşme ve yazılı dokümanlar aracılığı ile elde edilmiştir. Çalışmada veri zenginliğinin sağlanması adına çeşitleme (triangulation) yöntemine başvurulmuştur. Verilerin analizi aşamasında betimsel analiz yöntemi ve QSR NVivo.10 nitel veri analiz yazılımı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğrenci yanlışlarının öğrenme sürecinin vazgeçilmez bir parçası olduğu, yanlışa verilen dönütlerin öğrenci özgüvenleri üzerinde önemli bir etken olduğu, yanlışa verilen bu dönütlerden azarlama, başkasına söz hakkı verme, yanlışı görmezden gelme dönütlerinin öğrenci özgüvenleri üzerinde olumsuz, basitleştirme, ipucu verme dönütlerinin olumlu, çelişki oluşturma, soru sorma,doğru cevabı söyleme, yanlış olduğunu bildirme dönütlerinin de hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğu belirlenmiştir. Öğrenci özgüvenleri üzerinde çelişki oluşturma, soru sorma dönütlerinin olumlu etkilerinin, doğru cevabı söyleme, yanlış olduğunu bildirme dönütlerinin ise olumsuz etkilerinin ağırlıkta olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar araştırma probleminin odağı dışında olsa da araştırmaya dâhil olan matematik öğretmenlerinin büyük bir çoğunluğunun dönüt tercihinde belli bir stratejiye sahip olmadıkları ve dönüt tekniklerini bilinçli olarak kullanmadıkları göze çarpmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında öğretmen, öğretmen adayı ve araştırmacılara bir takım öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğrenci yanlışları, dönüt türleri, özgüven
Ortaöğretim öğrencilerinin çevre okuryazarlığı, başarı ve kimyaya karşı tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, kimya dersi görmekte olan ortaöğretim öğrencilerinin çevre okuryazarlığı, başarı ve kimyaya karşı tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veriler 2011-2012 öğretim yılında ikinci döneminde iki farklı Anadolu lisesinde kimya dersi görmekte olan 451 ortaöğretim öğrencisinden toplanmıştır. Öğrencilerin çevre okuryazarlıklarının boyutları Çevre Okuryazarlığı Anketi ve kimya dersine karşı tutumları Kimya Tutum Ölçeği ile ölçülmüştür. Kimya ve akademik başarılarının göstergesi olarak öğrencilerin yılsonu not ortalamaları kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, cinsiyet, okul türü ve sınıf düzeyinin öğrencilerin kimya ve akademik başarı, kimya dersine karşı tutumları ve çevre okuryazarlıkları arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Ortaöğretim öğrencilerinin kimya başarıları ile akademik başarıları, akademik başarıları ile kimya dersine karşı tutumları, kimya başarıları ile kimya dersine karşı tutumları arasından istatistiksel olarak anlamlı, orta düzeyde ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Akademik başarıları ile çevre ilgi, çevre tutum ve çevre kullanımları arasında istatistiksel olarak anlamlı, orta düzeyde ve pozitif bir ilişki varken çevre bilgileri ile ilişki yoktur. Kimya başarıları ile çevre bilgileri arasında istatistiksel olarak düşük düzeyde, çevre ilgileri ile çevre kullanımları arasında orta; çevre tutumları ile yüksek düzeyde anlamlı ve pozitif bir ilişki vardır. Kimya dersine karşı tutumları ile çevre ilgi, çevre tutum ve çevre kullanımları arasında istatistiksel olarak anlamlı, orta düzeyde ve pozitif bir ilişki varken çevre bilgileri ile ilişki yoktur. Ayrıca, bu çalışmada çevre okuryazarlığı boyutlarının birbirleri ile ilişkileri de tespit edilmiştir.
Ortaöğretim matematik öğretmenlerinin öğrenci yanlışlarına verdiği dönütlerin incelemesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim matematik öğretmenlerinin öğrenci yanlışlarına verdikleri dönütleri incelemektir. Bu amaç çerçevesinde araştırmada, matematik öğretmenlerinin öğrenci yanlışlarına verdiği dönüt türleri nelerdir, bu dönüt türlerine hangi sıklıkla başvurulmaktadır ve kullanılma sıklıkları öğretmenlere bağlı olarak nasıl değişmektedir sorularına cevap aranmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile tasarlanan bu araştırmanın verileri, 10. sınıflarda derse giren üç matematik öğretmeninin 74 saatlik ders işleyişinden, yapılandırılmamış gözlem yoluyla toplanmıştır. Ayrıca araştırma bulgularını desteklemek için yapılandırılmamış görüşmelerden yararlanılmıştır. Toplanan veriler ışığında dönüt türleri belirlenip sınıflandırılmış ve bu dönüt türlerinin öğretmenler tarafından başvurulma yüzdeleri hesaplanmıştır. Ayrıca her bir öğretmenin kullandığı dönüt türleri ve bu dönüt türlerini kullanma sıklığı, öğretmenin bazı nitelikleri çerçevesinde tartışılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, dönüt türleri ve kullanılma sıklıkları öğretmenlere bağlı olarak farklılaşmaktadır ve bu farklılaşmanın temel nedeninin öğretmenlerin ders işleme tarzları ile yanlışa bakış açılarından kaynaklandığı düşünülmektedir.
Matematik öğretmen adaylarının sahip oldukları ön bilgilerin fonksiyon kavramını öğrenmeleri sürecindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı matematik öğretmen adaylarının lisans öğrenimi birinci yılında aldıkları soyut matematik dersinde işlenen fonksiyon kavramını öğrenme sürecini, sahip oldukları ön bilgilerin nasıl etkilediği incelemektir. Araştırmanın veri analizinde gömülü (grounded) teorinin tekniklerinden yararlanılmış ve verilerin toplanması için altı matematik öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde fonksiyon kavramı ile ilgili sahip olunan ön bilgilerin lisans öğrenimindeki etkisini inceleyebilmek için MÖA? lara, tanım kümesi, değer kümesi, görüntü kümesi, birebir fonksiyon, örten fonksiyon, bileşke fonksiyon, ters görüntü ve fonksiyonun tersi kavramları ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen veriler, MÖA? ların görüşme sırasında kullandıkları cevap kağıtları ile birlikte gömülü teoriye göre analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, sahip olunan ön bilgilerin lisans programındaki öğrenme sürecinde etkisinin olduğu ve bu etkinin ön bilginin niteliğine bağlı olarak farklılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. MÖA? lar ile yapılan görüşmeler sonucunda, fonksiyon kavramı ile ilgili ön bilgilerin; lisans öğreniminde anlamayı kolaylaştırma, temel oluşturma, sorgulama yeteneği kazandırma gibi birçok olumlu etkisinin olduğu, yeterli ön bilgiye sahip olunmadığında ise ön bilgilerin, öğrenmeyi zorlaştırarak olumsuz etkilediği görülmüştür. Ayrıca elde edilen sonuçlar ön bilgilerin, üst düzey bilgileri ve matematiksel ifadeleri anlama ile ilgili fikir vererek kısmen yarar sağladığını göstermektedir.
Kimya öğretmen adaylarının kimyasal reaksiyonlar konusunda zihinsel modellerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, Kimyasal Reaksiyonlar konusunda kimya öğretmen adaylarının zihinsel modellerini yarı yapılandırılmış mülakat yoluyla ortaya koymak ve elde edilen veriler doğrultusunda varılan sonuçları değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda nitel bir araştırma modeli olan durum çalışması yöntemi kullanıldı. Elde edilen verilerin analizinde ise özellikle gözlem ve görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde kullanılan içerik analizi metodu kullanıldı. Araştırma, 2012-2013 öğretim yılında, Kimyasal Reaksiyonlar konusu ile ilgili hazırlanan ve 6 ana başlık, 21 hedef kavram ile 44 sorudan oluşan görüşme formu kullanılarak, Gazi Üniversitesi Kimya Öğretmen adaylarıyla (N=9) yürütüldü. Görüşme formuyla yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle, katılımcıların kimyasal reaksiyonlar konusundaki görüşleri ve zihinsel modelleri incelenmiştir. Belirlenen modeller, bilim insanları tarafından kabul görmüş bilimsel modellerle karşılaştırılarak bilimsel modele uygun olup olmadığı tartışılmış ve katılımcılardaki zihinsel modellerden benzer olanlar gruplandı. Çalışmanın sonuçlarına göre, katılımcılarda kimyasal reaksiyonlar konusunda bilimsel modellere uygun zihinsel modellerin yanında, karmaşık ve bilimsel modellere uygun olmayan çeşitli zihinsel modellerin de olduğu belirlendi. Katılımcılarda, farklı zihinsel modellerin ortaya çıkmasında öğrencilerin ön kavramlarının ve şekilsel olarak modelleme yapabilme yeteneklerinin etkili olduğu belirlendi.
9. sınıf kimya dersi kimyasal bağlar konusunun öğrencilerin öğrenme stilleri ve geleneksel öğretim yaklaşımı ile işlenmesinin öğrenci akademik başarısına etkisinin tespit edilmesi
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin öğrenme stilleri göz önünde bulundurularak öğrenme stillerine yönelik materyallerle işlenen dersin, geleneksel öğretim yaklaşımına göre işlenen derse göre öğrenci başarısına etkisini belirlemek ve öğrenme stillerine yönelik hazırlanan materyalle işlenen dersin bütünsel/ analitik öğrencilerin başarısını nasıl etkilediğini tespit etmektir. Uygulama 9. sınıf öğrencileri ile ?Kimyasal Bağlar? konusunda gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin kimya dersine olan tutumları, kimyasal bağlar konusu ile ilgili ön bilgileri, bilimsel işlem becerileri göz önünde bulundurularak akademik başarılarının geleneksel öğretim yaklaşımına göre değişip değişmediği araştırılmıştır. Araştırma, öntest- sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende gerçekleştirilmiştir. 2010- 2011 eğitim öğretim yılı güz döneminde Sincan?daki bir anadolu lisesinde öğrenim gören ve 9. sınıf öğrencilerinden oluşan 4 sınıfta gerçekleştirilmiştir. Araştırmacının derse girdiği rastgele 2 sınıf deney grubu olarak, 2 sınıf da kontrol grubu olarak alınmıştır. Öğrenci özellikleri açısından, her iki grubun denk olduğu çalışmaya, deney (n=59) ve kontrol (n=56) gruplarından toplam 115 öğrenci katılmıştır. Çalışmada, deney grubunda, öğrenme stillerine yönelik materyallerle ders işlenirken, kontrol grubunda geleneksel öğretim yaklaşımına göre ders işlenmiştir. Araştırmanın alan çalışması, ön-test ve son- testlerin uygulama süreleri ile birlikte 8 hafta sürmüştür. Araştırma hipotezlerini test etmek için, veri toplama araçlarından elde edilen nicel veriler ve mülakattan elde edilen nitel veriler kullanılmıştır. Nicel veriler; SPSS istatistik programında yer alan bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ve ANCOVA kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan nicel ve nitel analizler; öğrenme stillerine yönelik materyallerle yapılan deney grubundaki dersin, geleneksel öğretimle yapılan kontrol grubundaki derse göre akademik başarıyı artırdığını göstermiştir.
Biyoloji öğretmenlerinin uyguladıkları alternatif ölçme ve değerlendirme tekniklerinin değerlendirilmesi ve öğretmen-öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı; biyoloji öğretmenlerinin uyguladıkları alternatif ölçme ve değerlendirme tekniklerini değerlendirmek, öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu; 2011- 2012 eğitim- öğretim yılında Ankara ilinde bulunan farklı türlerdeki 20 ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 57 biyoloji öğretmeni, biyoloji dersini alan 1018 öğrenci ve seçilen okullardaki biyoloji derslerinde kullanılan alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini içeren uygulama örnekleri (yazılı sınavlar, ders içi etkinlik föyleri, performans görevi vb.) oluşturmaktadır. Ayrıca 57 biyoloji öğretmeninden ulaşılabilir örneklem tekniğiyle belirlenen 15 öğretmen de yarı yapılandırılmış görüşme formlarının uygulanması için seçilmiştir. Bu çalışma mixed modele göre yapılmış, nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde öğretmen soru formu ve öğrenci soru formu, nitel bölümünde ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ve biyoloji öğretmenlerinin derslerinde kullandıkları alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini içeren dokümanları değerlendirme ölçekleri kullanılmıştır. Nicel veriler, bilgisayar destekli bir istatistik programında çözümlenmiş ve analizler sırasında Kruskal Wallis H testi, Mann Whitney U testi ile Benferroni düzeltme tekniği kullanılmıştır. Ayrıca soru formları verilerinin analizinde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( ), standart sapma (Ss) kullanılmıştır. Nitel verilerden görüşme formlarının analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmış, araştırma grubundan seçilen 15 öğretmene görüşmede sorulan sorulardan elde edilen yanıtlardan yoğun olarak belirtilen görüşlerin f ve % değerleri hesaplanmış, katılımcıların yanıtlarından bazı örneklere de yer verilmiştir. Nitel verilerin bir diğeri olan biyoloji öğretmenlerinin derslerinde kullandıkları alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini içeren dokümanların analizinde kullanılan değerlendirme ölçeklerinin her birinin güvenilirliğinin hesaplanmasında Cohen?in Kappa katsayısı hesaplanmış ve bu ölçeklere göre dokümanlar değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda öğretmenlerin alternatif ölçme değerlendirme teknikleri hakkındaki görüşlerinin mesleki kıdeme göre farklılık göstermediği ama görev yaptıkları okul türüne göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenler ve öğrenciler derslerde daha çok geleneksel ölçme değerlendirme tekniklerinin kullanıldığını alternatif ölçme değerlendirme tekniklerinden ise daha çok performans görevi, projeler ve yapılandırılmış gridin kullanıldığını belirtmişken portfolyo, dereceli puanlama anahtarının en az kullanıldığını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin ölçme araçlarını hazırlama- uygulama ve değerlendirme aşamalarının üçünde de kendilerini en yeterli gördükleri ölçme aracının performans görevi, projeler olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini uygularken karşılaştıkları en önemli sorunların zaman yetersizliği, üniversite giriş sınavındaki soru tarzıyla bu tekniklerin örtüşmemesi olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin derslerinde uyguladıkları alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini içeren dokümanlar incelendiğinde; yazılı sınavlarda daha çok yapılandırılmış gride yer verdikleri, sözlü sınavlar için performans görevi ve projelere yer verdikleri tespit edilmişken dokümanlardaki bu tekniklerin öğretim programında önerilen bazı özelliklere sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle performans görevi ve projelerde bunların değerlendirilmesinde kullanılacak dereceli puanlama anahtarlarının bulunmaması, yapılandırılmış grid, kavram haritası, tanılayıcı dallanmış ağacın çoğunda da puanlamaya ilişkin bilgilere yer verilmemesi de dikkat çekici sonuçlardandır. Diğer sonuçlarda dikkate alındığında, öğretmenlerin alternatif ölçme araçlarını hazırlama- uygulama ve özellikle değerlendirme konularında hizmet içi eğitime ve onlara rehber olabilecek iyi hazırlanmış bir öğretmen kılavuz kitabına ihtiyaçları olduğu anlaşılmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda alınabilecek önlemlere ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Öğretmen adaylarında eleştirel düşünme, mantıksal düşünme ve problem çözme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmada ortaöğretim biyoloji ve fen bilgisi öğretmen adaylarındaki eleştirel düşünme, mantıksal düşünme ve problem çözme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Değişkenler ise cinsiyet, sınıf, yaş ve mezun olunan okul türüdür. Bu araştırmanın modeli tarama türü betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Biyoloji ve Fen Bilgisi Öğretmenliği Programı öğrencileri oluşturmuştur. 2011-2012 öğretim yılında öğrenim gören Biyoloji öğretmenliği 4. ve 5. sınıf öğrencileri ile Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. ve 4. sınıf öğrencileri çalışmaya katılmışlardır.Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPPS 11.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırma süresince elde edilen nicel veriler bilgisayar ortamında SPSS programına aktarılmış ve verilerin kontrolleri sağlandıktan sonra kayıp değerlere ortalamayı değiştirmeyecek şekilde değer atanmıştır. Sonrasında verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini anlamak için her ölçek için ayrı ayrı Kolmogorov-Smirnov testi yapılmıştır. Araştırmada eleştirel düşünme, mantıksal düşünme ve problem çözme becerilerinin yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi ve mezun olunan okul türünden etkilenip etkilenmediği araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; sonucu eleştirel düşünme becerisi ile problem çözme becerisinin yaş, sınıf, mezun olunan okul türü ve cinsiyet değişkenlerinden etkilenmediği, mantıksal düşünme becerisinin sınıf değişkeninden etkilendiği sonucuna ulaşılırken, yaş, cinsiyet ve mezun olunan okul türünden etkilenmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Mikroskop kullanımında ortaöğretim öğrencilerinin öz yeterlik inançlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinin, genel öz yeterlik algı düzeyleri ve mikroskop kullanımına ilişkin öz yeterlik inanç seviyelerinin belirlenerek karşılaştırmalar yapılmasıdır. Bu bağlamda öğrencilerin kişisel özelliklerinin, genel öz yeterlik düzeylerine ve mikroskop kullanımına yönelik öz yeterlik inançlarına etkileri de araştırılmıştır. Çalışmanın örneklemini 2012- 2013 Eğitim-Öğretim yılında Ankara Nallıhan ilçe merkezindeki ortaöğretim okullarının 9. ve 10. Sınıflarındaki 712 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma tarama modelinde betimsel bir nitelik taşımaktadır. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu, genel öz yeterlik ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan mikroskop kullanımında öz yeterlik inancı ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 17.0 programı, frekans, yüzde dağılım, aritmetik ortalama, T-Testi, varyans ve korelasyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Ortaöğretim öğrencilerinin genel öz yeterlik algıları ?orta? düzeydedir. Genel öz yeterlik algılarının, cinsiyet, ailedeki birey sayısı, anne ve babanın hayatta olup- olmaması, eğitim durumu ve mesleği, aylık gelir, kendine ait odasının varlığı ve okuduğu sınıf değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Ancak genel öz yeterlik düzeyi ile okul türü, seçilen alana ve akademik başarı durumu arasında anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Öğrencilerin mikroskop kullanımına yönelik öz yeterlik inançları ?düşük? seviyede olup, anne-babalarının eğitim durumuna göre ve akademik başarıya göre farklılaşmazken; cinsiyete, sınıfa, okul türüne, seçtiği alana, okuldaki biyoloji laboratuvarı varlığına ve donanımına, ışık mikroskobu varlığına ve kişi başına düşen mikroskop sayısına göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ortaöğretim öğrencilerinin genel öz yeterlik düzeyleri ile mikroskop kullanımına ilişkin öz yeterlik inançları arasında düşük düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçların, ortaöğretim öğrencilerinin biyoloji derslerinde mikroskop kullanmasını geliştirmeye yönelik çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Öğretim temsili olarak derslerin video kayıtlarına ilişkin matematik öğretmen adaylarının görüşleri
Öğretmen eğitiminde çeşitli öğretim temsillerinin son yıllarda artan bir eğilimle kullanılmaya devam edildiği görülmektedir. Bu çalışmada, matematik öğretmen adaylarına öğretim temsillerinden biri olan derslerin video kayıtları izletilmiştir. Daha sonra bu video kayıtların içeriğiyle ilgili ve öğretim temsili olarak öğretmen eğitiminde kullanımına ilişkin görüşleri incelenmiştir. Bu çalışmada nitel yöntemler esas alınmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında Ankara il merkezinde bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan 6 matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Üç farklı ülkede kayıt yapılan matematik ders videoları öğretmen adaylarına izletilmiştir. Veriler, görüşme ve yazılı dokümanlar aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın veri analizinde gömülü (grounded) teoride kullanılan teknikler olan; açık kodlama, eksensel kodlama ve seçici kodlama gibi nitel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğretim temsili olarak videonun hangi amaçlarla kullanılabileceğini ve etkilerini ortaya çıkarmıştır. Matematik öğretmen adaylarına, öğretim yöntem ve tekniklerini göstermek ve tecrübe edinmek için bir fırsat sunduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu videoların, gerçek sınıf ortamına ait görsellik sunduğu ve teorik bilgilerle pratik yapma arasında köprü kurmak için yardımcı olabileceği tespit edilmiştir. Katılımcıların öğretmen merkezli ders tasarımları yapabildikleri, bunun yanında öğrenci merkezli öğretimi düşünerek onlarla empati kurabildikleri görülmüştür. Bunun yanında katılımcılar, ders video kayıtlarının öğretmen eğitiminde kullanılmasının birçok açıdan faydalı olacağını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının görüşleri ışığında, araştırma boyunca elde etmiş oldukları bu deneyimleri meslek yaşantılarında kullanmak istedikleri sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretim temsili, derslerin video kayıtları, matematik öğretmen adayı, öğretmen eğitimi.
Meşrutiyet döneminde yayımlanan bir matematik dergisi ve sorularının analizi: Riyaziyat örneği
Bu araştırmanın amacı, Meşrutiyet döneminde yayımlanan ve bir matematik dergisi olan Riyaziyat dergisinin bünyesinde yer alan lise matematik sorularının içerik analizi yöntemi ile bilişsel istem seviyelerini belirlemek ve derginin incelenmesi ile Türkiye?de yayımlanmış bilimsel süreli yayınlar üzerine yapılan araştırmalara katkıda bulunmaktır. Araştırma nitel bir araştırma olup Riyaziyat dergisinin 15 Kasım 1911 ile 01 Mayıs 1912 tarihleri arasında kesintisiz yayımlanan yedi sayısı ile sınırlı tutulmuştur. Verilerin toplanmasında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Derginin yedi sayısının Osmanlıca matbu belgeleri Milli Kütüphane Süreli Yayınlar Bilgi Sisteminden temin edilmiş ve mütercim aracılığı ile günümüz Türkçesine çevrilmiştir. Söz konusu yedi sayının içeriğinde yer alan lise matematik sorularının bilişsel istem seviyeleri içerik analizi yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, Riyaziyat dergisi lise matematik sorularının çoğunlukla üst düzey bilişsel istem seviyesinde olduğu ve derginin ezberleme bilişsel istem seviyeli sorulara neredeyse hiç yer vermediği görülmüştür. Anahtar kelimeler: Riyaziyat, bilişsel istem seviyesi, bilimsel süreli yayın.
Entropi ve tersinirlik kavramlarının tartışılması
Bu araştırma termodinamiğin en karmaşık konusu olan entropi kavramıyla tersinirlik ve tersinmezlik(kendiğinden olma) konusuna yeni bir anlayış getirmek için yapılmıştır. Bu amaçla bu konular dünyanın çeşitli fizikokimya kitaplarından taranmış ve herkese öğretildiği şekilde entropinin artışının hem olayların kendiliğinden olması yani tersinmezliği ve hem de entropinin bir hal fonksiyonu olduğu hakkındaki belirsizlik giderilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma birçok açıdan klasik eğitim tezlerinden farklıdır. Burada ne bir ön test metodu alınmış nede bir istatistiksel bir çözümlemeye gidilmemiştir. Ancak yapılan çalışma bu son derece karmaşık konulara ışık tutacak niteliktedir. Anahtar Kelimeler. Entropi, tersinirlik, termodinamiğin II. kanu
Çizgi-roman tekniği ile geliştirilen bilim-kurgu hikayelerinin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerinin ve fiziğe ilişkin tutumlarının gelişimine etkisi
Bu araştırma, çizgi-roman tekniği ile geliştirilen bilim-kurgu hikâyelerinin 11. sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünce becerilerinin gelişimine ve fizik tutumlarına etkisini ortaya koymak amacıyla yapılan deneysel bir çalışmadır. Araştırma, 2012/2013 eğitim-öğretim yılının birinci yarıyılında, Aydın ilinde bir Anadolu Lisesi'nde 30 öğrenci ile 5 hafta süre ile ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada uygulamanın yapılacağı sınıf rastgele seçilmiştir. Araştırmada; çizgi-roman tekniği ile geliştirilen bilim-kurgu hikâyeleri eğitim materyali olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini ölçmek için Williams (1980) tarafından geliştirilen Farklı Düşünme Testi (FDT); fizik tutumlarını ölçmek için ise, Nalçacı, Akarsu ve Kariper (2011, s:1-6) tarafından geliştirilen Fizik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilere yöneltilen iki açık uçlu soruda modern fizik konularına ilişkin temel kavramlar olan "görelilik" ve "uzay-zaman" kavramları ile ilgili tanımlamalar yapmaları istenmiş, uygulama öncesi ve uygulama sonrası yöneltilmiş bu sorulara verilen yanıtlar karşılaştırılmıştır. Elde edilen sayısal veriler SPSS 17.0 paket programında aritmetik ortalama, standart sapma, ilişkili örneklemler t-testi ve , wilcoxon işaretli sıralar toplamı testi gibi istatistiksel yöntemler kullanılarak çözümlenmiştir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre; uygulamaya katılan öğrencilerin Fizik Tutum Ölçeği (FTÖ) son test puanları ile ön test puanlarının farkları uygulamaya katılan öğrencilerin Farklı Düşünme Testi (FDT) son test ve ön test puanları yaratıcı düşünme becerileri alt boyutları olan esneklik ve orjinallik boyutları ön test puanları anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca uygulama öncesi öğrencilere yönetilen modern fizik konuları ile ilgili temel kavramları tanımlamalarına ilişkin açık uçlu sorular, uygulama sonrası verilen yanıtlar ile karşılaştırılmış ve öğrencilerin kavramları uygulama sonrası daha iyi açıklayabildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma; çizgi-roman tekniği ile geliştirilen bilim-kurgu hikâyelerinin modern fizik konuları ile ilgili kavramların aktarılmasında, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesinde ve fizik tutumlarının arttırılmasında kullanılabilecek bir materyal olduğu sonucuna ulaşılması nedeniyle öğretmenlere ve araştırmacılara uygun öneriler ile sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilim-Kurgu, Çizgi-Roman, Fizik Eğitimi, Yaratıcı Düşünme Becerisi, Fizik Tutumu
Hücre bölünmesi ve üreme konusunda bilgisayar destekli ve proje tabanlı eğitim yöntemlerinin karşılaştırılarak öğrenci başarısı üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, hücre bölünmesi ve üreme konularında, bilgisayar destekli ve proje tabanlı öğretim yöntemlerinin ortaöğretim öğrencilerinin başarılarına etkisini belirleyip birbirleri ile etkilerini karşılaştırarak incelemektir. Çalışmada kullanılmak üzere geliştirilen Hücre Bölünmeleri ve Üreme Başarı Testi?nin geçerlik ve güvenirlik analizi için 2011-2012 eğitim öğretim yılı 1. yarıyılında pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulamaya konuyla ilgili hazır bulunuşluk düzeyleri uygun olan Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği 4. sınıf öğrencileri, Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi 4. sınıf öğrencileri ve Ankara Bahçelievler Anadolu Lisesi 10. Sınıf öğrencileri katılmıştır. Pilot uygulamaya katılan toplam öğrenci sayısı 97?dir. Yapılan analiz sonucunda testte yer alması ve testten çıkarılması gereken sorular belirlenmiş, başarı testi hazır hale getirilmiştir. Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Uygulama grubu olarak Ankara?daki 3 farklı Anadolu lisesinde 3 farklı sınıfta öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri seçilmiştir. Gruplara ön test olarak Hücre Bölünmeleri ve Üreme Başarı Testi (HBÜBT) uygulanmıştır. Kontrol grubunda Düz Anlatım Yöntemi (DAY) ile ders işlenirken, deney 1 grubunda Proje Tabanlı Eğitim Yöntemi (PTÖY) ile, deney 2 grubunda ise Bilgisayar Destekli Eğitim Yöntemi (BDÖY) ile konu anlatılmıştır. Gruplara son test olarak HBÜBT uygulanmıştır. Testin geçerlik ve güvenirliği için pilot uygulamadan elde edilen veriler ITEMAN 3.70 programı ile analiz edilmiştir. Gruplara uygulanan ön test ve son testlerin analizi işlemlerinde SPSS 17 kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre PTÖY - BDÖY deney gruplarının ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir artış gözlenmiştir. Son test puanlarına bakıldığında ise deney gruplarının kontrol grubuna oranla daha başarılı olduğu, ancak aradaki farkın istatiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Hücre Bölünmeleri ve Üreme, Proje Tabanlı Öğretim Yöntemi, Bilgisayar Destekli Öğretim Yöntemi, Öğrenme.
Biyoloji eğitiminde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının ortaöğretim öğrencilerinin üstbilişsel farkındalıklarına ve eleştirel düşünme eğilimlerine etkisi
Çalışmanın amacı biyoloji eğitimi kapsamında uygulanan proje tabanlı öğrenme yaklaşımının ortaöğretim öğrencilerinin üstbilişsel farkındalıklarına ve eleştirel düşünme eğilimlerine etkisini araştırmaktır. Nicel araştırma yöntemlerinden kontrol grupsuz ön test-son test modeli, nitel araştırmalardan ise görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma 2010-2011 öğretim yılı ikinci döneminde Ankara?da bulunan özel bir fen lisesinin 2. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel kısmı 31, nitel kısmı ise 15 öğrenci ile yürütülmüştür. Sonuçlar incelendiğinde öğrencilerin üstbilişsel farkındalık son test toplam puanlarının ön test toplam puanlarına göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Üstbilişsel farkındalık envanteri alt boyutlar bazında ele alındığında ise prosedürel bilgi, izleme ve değerlendirme alt boyutlarının ön test-son test puanları arasında son test lehine anlamlı bir fark bulunurken, açıklayıcı bilgi, durumsal bilgi, planlama, hata ayıklama, bilgi yönetme alt boyutlarının ise ön test-son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Benzer şekilde eleştirel düşünme eğilimine ilişkin toplam ön ve son test puanları arasındaki farkın da son test lehine anlamlı olduğu görülmektedir. Eleştirel düşünme eğilimi alt boyutlar bazında ele alındığında ise analitiklik, açık fikirlilik ve sistematiklik alt boyutlarında son test lehine anlamlı bir fark görülürken meraklılık, kendine güven, doğruyu arama alt boyutlarında ön test- son test puanları arasında anlamlı bir farkın olmadığı sonucuna varılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmeler incelendiğinde ise proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile öğrencilerin; çalışmalarını planlama, öz-değerlendirme yapma, öğrenmelerini kontrol etme, izleme gibi çeşitli üstbilişsel farkındalıklar edindikleri, bununla birlikte başkalarının fikrilerine önem verme, farklı yaklaşımlara karşı hoşgörülü olma, zorluklarla başa çıkma, gerçeği arama gibi eleştirel düşünme eğilimlerini gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Görme engelli öğrencilerin bazı matematiksel kavramlardaki kavram imajları ve temsilleri
Bu tez çalışmasında görme engelliler ilköğretim okulunda öğrenim gören öğrencilerin, bazı matematiksel kavramlardaki kavram imajları ve temsillerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma modeli olarak, nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji ve durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını beş total görme engelli oluşturmuştur. Veri toplama araçları yarı yapılandırılmış görüşmeler, öğrencilerin oluşturdukları materyaller, araştırmacının gözlem notları olmuştur. Verilerin analiz edilme sürecinde, -gömülü teoride kullanılan teknikler olan- açık kodlama, eksensel kodlama ve seçici kodlama gibi nitel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, bazı önemli sonuçlar şu şekildedir: -Öğrencilerin çoğunlukla kavram imajlarını kullandıkları, kavram tanımlarını göz önünde bulundurmadıkları belirlenmiştir. -Öğrenciler soruları/problemleri cevaplarken tamamıyla sezgisel bir yaklaşım kullanmışlardır. -Problemlerde spesifik değerlere ve spesifik geometrik şekillere odaklanan öğrencilerin; aynı durum için tamamıyla birbiriyle çelişebilen, tutarlı olabilen veya bir kısmı çelişebilen birden fazla anlayışa sahip oldukları tespit edilmiştir. -Öğrencilerin kavramı; teorikte kabul edilebilir tanımlamasına karşın, uygulamada ?ısrarla- yanlış bilgiyi takip ettikleri, dolayısıyla zorluklarla karşılaştıkları; ayrıca teorikte ve uygulamada düştükleri çelişkinin farkında olmadıkları belirlenmiştir. -Öğrenciler temel geometrik şekilleri; tanımlayabilmişler, isimlendirebilmişler ayrıca onları ayırt edebilmişlerdir. Ancak bu durum onların doğru bir kavram anlayışına sahip olmalarına yetmemiştir. -Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak; GE öğrencilerin matematik öğretmenlerine, matematik kitap yazarlarına, matematik eğitimi alanında akademik çalışmalar yapan bilim insanlarına yönelik birtakım önerilerde bulunulmuştur.
Analojilerin kimyasal denge kavramlarının anlaşılması üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; 11. sınıf öğrencilerinin kimyasal denge ile ilgili kavramları anlamaları üzerine analoji kullanımının etkisini incelemektir. Çalışma 2011-2012 öğretim yılında Konya ilindeki bir devlet okulunda, dört farklı fen sınıfında öğrenim gören 96 11. sınıf öğrencisi ile yapıldı. Sınıflardan ikisi deney grubu diğer ikisi kontrol grubu olarak seçildi. Deney gruplarında öğretmen, dersi analoji kullanarak ve öğrencilerin analoji üretmelerini sağlayarak yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak işlerken, kontrol gruplarında ise dersler geleneksel öğretim yaklaşımı ile yine aynı öğretmen tarafından yürütüldü. Ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenin kullanıldığı bu çalışmada KDKT-i, MDGT ve ADT ön test olarak deney ve kontrol gruplarına uygulandı. Uygulama sürecinde deney grubunda öğretmen analoji kullanarak ve öğrencilerden analoji üretmelerini isteyerek kimyasal denge konusunu anlattı ve bu analojiler puanlanarak uygulamadan önce yapılan ADT ile arasındaki ilişkiye bakıldı. Uygulama sonrasında hem deney hem de kontrol grubuna KDKT-s uygulandı ve bu testten elde edilen sonuçlara göre deney ve kontrol grubundan seçilen 10 öğrenci ile kimyasal denge ile ilgili kavramsal anlamalarını derinlemesine incelemek amacıyla mülakatlar yapıldı. Çalışmada elde edilen veriler analiz edildiğinde, öğrencilerin konuyla ilgili ön bilgileri ve mantıksal düşünme yetenekleri kontrol altına alındığında, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak öğretmenin analoji kullanması ve öğrencilerin analoji üretmesinin; öğrencilerin kimyasal denge ile ilgili kavramları anlamaları üzerinde geleneksel öğretim yaklaşımına göre daha etkili olduğu sonucuna varıldı. Öğrencilerin kimyasal denge ile ilgili kavramları anlamaları üzerine konuyla ilgili ön bilgileri etkili olurken, mantıksal düşünme yeteneklerinin ve cinsiyetin bir etkisi olmadığı görüldü. Öğrencilerin analojik düşünme yetenekleri ve analoji üretmeleri bilişsel gelişim aşamalarına göre anlamlı bir fark gösterirken; analoji üretmeleri ile analojik düşünme yetenekleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı.
Ortaöğretim biyoloji öğretiminde canlıların sınıflandırılması ve biyolojik çeşitlilik ünitesinin kavram haritası ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırma; Kavram haritaları ile öğretimin öğrencilerin biyoloji dersindeki başarı ve tutumları üzerinde etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Artvin ili Borçka ilçesi Şehit Savaş Gedik Lisesi 9.sınıfta okuyan 72 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada ortaöğretim 9.sınıf şubelerinden bir sınıf deney, bir sınıf kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Oluşturulan kontrol ve deney gruplarının denk olduğu, yapılan akademik başarı ön testi ve biyoloji dersi tutum ölçeğinin sonuçlarında görülmüştür. Çalışma 12 hafta süresince devam etmiş olup kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemi ile deney grubuna ise kavram haritası ile öğretim yöntemi ile ders yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, akademik başarı testi ve biyoloji dersi tutum ölçeği kullanılmıştır. Hipotezlerin değerlendirilmesi için t-testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde deney ve kontrol gruplarının başarı son testi ve tutum puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın ortaya çıktığı görülmüştür. Araştırma sonucunda;
İlköğretim II. kademe öğrencilerinin vitamin kavramı konusundaki kavram yanılgıları
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim 2. Kademe öğrencilerin vitaminlerle ilgili sahip oldukları bilgi düzeyini ölçmek ve öğrencilerin sahip olduğu yanlış anlamaları da tespit ederek ortaya koymaktır. Ayrıca; öğrencilerin bilgi düzeylerinin ve tutumlarının sınıf, cinsiyet, daha önceki yıla ait ders notu, sosyo-ekonomik düzey, anne ve babanın eğitim durumuna göre farklılaşmanın olup olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın örneklemi 2011 – 2012 eğitim öğretim yılında Mamak Esentepe İlköğretim Okulu, Keçiören 23 Nisan İlköğretim Okulu ve Keçiören Orhan Gazi İlköğretim Okulunda okuyan 7. ve 8. Sınıf seviyesinde kayıtlı toplam 400 öğrencidir. Araştırmada öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarını ölçebilmek amacıyla Geban ve arkadaşları (1994) tarafından geliştirilen
Evrimci bakış açısının öğrenci temelinde biyoloji eğitimine etkileri
Bu çalışmada, evrim teorisi kabul edilmeden ve anlaşılmadan biyoloji alanında hiçbir şey yapılamaz önkabulüyle ortaya çıkan evrimci bakış açısının, öğrenci temelinde biyoloji eğitimine yansımaları incelenmiştir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak geliştirilen, "Evrim Kabul Ölçeği", "Evrim Yararlılık Ölçeği", "Biyoloji Tutum Ölçeği" ve "Evrim Bilgi Testi" kullanılmıştır. Araştırmaya Türkiye'deki dört farklı üniversitenin ilgili bölümlerinde öğrenim gören toplam 222 öğretmen adayı katılmıştır. Toplanan verilerin analizinde, değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için Pearson Korelâsyon katsayısı, t-testi ve tek faktörlü varyans analizi (tek yönlü Anova) kullanılmıştır. Evrime karşı olumsuz tutumun ve evrimi kabul etmemenin nedeni evrim teorisi hakkındaki bilgi eksikliğidir varsayımı, araştırmanın bulgularına göre doğru değildir. Evrim bilgi düzeyi ile evrimi kabul arasında bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir.Araştırmanın bulgularına göre öğretmen adaylarının evrimi kabul düzeyi ile biyoloji alanındaki genel akademik başarıları ve biyolojiye yönelik tutumları arasında bir ilişkinin olmamasından dolayı, evrim biyoloji öğrenmek için yararlıdır, varsayımının doğru olmadığı tespit edilmiştir.Öğretmen adaylarının kendilerini tanımlamaları ile evrim kabul düzeyleri ve evrimi yararlı bulma düzeyleri arasında bir ilişki bulunmuştur. Evrim bilgi düzeyleri ve biyolojiye yönelik tutumları arasında bir ilişkinin olmaması sonucuna göre, evrim teorisinin de, değerlendirmelerin bilimsellikten daha çok ideolojik yaklaşımları yansıttığı tespit edilmiştir.Araştırmada, evrim bilgi düzeyi düşük olan üniversitedeki öğretmen adaylarının, evrim bilgi düzeyi yüksek olan üniversitedeki öğretmen adaylarına göre, evrim kabul düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Evrim teorisi, evrimci bakış açısı, biyoloji eğitimi, biyoloji öğretmen adayları.
Lisans öğrencilerinin RNA teknolojileri konusundaki bilgi seviyeleri ve sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımıyla sunulan materyalin etkisi
Bu çalışmada, fen bilgisi ve biyoloji öğretmen adaylarının RNA teknolojileri konusundaki bilgi seviyelerini belirlemek ve sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımıyla sunulan materyalin konunun öğrenilmesi üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanıştır. Ayrıca, bu konuların öğrenilmesinde yazılı basının ve internetin rolü de araştırılmıştır.Çalışmada kullanılmak üzere geliştirilen RNA ve Teknolojileri Başarı Testi'nin geçerlik ve güvenirlik analizi için 2010-2011 eğitim-öğretim yılı Bahar Dönemi'nde pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulamaya konuyla ilgili hazırbulunuşluk düzeyleri uygun olan toplam 123 öğrenci katılmıştır. Yapılan analiz işlemleri sonucunda testte yer alması ve testten çıkarılması gereken sorular belirlenmiş, başarı testi uygulama için hazır hale getirilmiştir.Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Uygulama grubu olarak fen bilgisi (N=38) ve biyoloji öğretmenliği (N=38) 1. sınıf öğrencileri seçilmiştir. Gruplara ön test olarak Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi (MDYT) ile RNA ve Teknolojileri Başarı Testi (RTBT) uygulanmıştır. Ön test uygulamaları sonucunda grupların denkliğinin belirlenmesinin ardından random yöntemi ile fen bilgisi öğretmenliği sınıfı deney grubu, biyoloji öğretmenliği sınıfı ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Deney grubunda Sorgulamaya Dayalı Öğrenme Yaklaşımı (SDÖY) ve rehber materyalle ders işlenirken, kontrol grubuna geleneksel yöntem olarak bilinen Düz Anlatım Yöntemi (DAY) ile konu anlatılmıştır. Gruplara son test olarak RTBT ile birlikte RNA Teknolojileri Basın-İnternet Formu (RTBİF) uygulanmıştır. Uygulama sonrası deney grubundan seçilen 5 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır.Testin geçerlik ve güvenirliği için pilot uygulamadan elde edilen veriler ITEMAN 3.50 programı ile analiz edilmiştir. Gruplara uygulanan ön test ve son testlerin analizi işlemlerinde SPSS 11.50'de yüzde ve frekans dağılımı, Shapiro-Wilk testi, İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler için T-Testi (Independent Samples T-Test), İlişkili Örneklemler için T-Testi (Paired Samples T-Test) kullanılmıştır. RTBİF'nin son kısmında yer alan açık uçlu soruların ve Yarıyapılandırılmış Görüşme Formu'nun değerlendirilmesinde nitel analiz yöntemleri kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre SDÖY ve rehber materyalle ders işlenen deney grubunun ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir artış gözlenmiştir. Uygulanan yöntem ve kullanılan materyaller etkili olmuştur. DAY ile ders işlenen kontrol grubunun ise ön test ve son test puanlarında gözlenen artış istatiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Son test puanlarına bakıldığında ise deney grubunun kontrol grubuna oranla daha başarılı olduğu, ancak aradaki farkın istatiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Yarıyapılandırılmış görüşmelerden elde edilen sonuçlar SDÖY ve rehber materyallerin öğrenciler tarafından faydalı bulunduğunu ortaya koymaktadır. RTBİF'den edinilen bulgulara göre ise öğrenciler RNA Teknolojileri ile ilgili haberleri öğrenmede interneti yazılı basından daha fazla tercih ettiği görülmüştür.
Biyolojide bir ölçme aracı olarak kavram haritaları: Canlılar ve enerji ilişkileri
Bu araştırmada, ilköğretim 8. sınıf fen ve teknoloji dersi canlılar ve enerji ilişkileri konusunda değerlendirme amacıyla kavram haritalarının kullanılabilirliğini tespit etmek amaçlanmıştır.Araştırma, 2009- 2010 bahar döneminde Eskişehir ili Kaymaz ilçesinde bir ilköğretim okulunda 8. Sınıfta öğrenim görmekte olan toplam 24 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçme amaçlı kavram haritası uygulanmadan önce, öğrencilere dört saat kavram haritası hazırlama ile ilgili eğitim verilmiştir. Eğitimde ilk olarak, kavram haritaları hakkında teorik genel bilgi verilmiş ve önceden hazırlanmış bir örnek gösterilmiştir. Daha sonra kavram haritasını oluşturan öğeler tek tek gösterilmiş ve bu öğelerin kullanış biçimleri hakkında derinlemesine incelemeler yapılmıştır. Bu öğelerden kavram, merkez kavram, çapraz bağlantı, hiyerarşi, örnekler, bağlantı kelimeleri ve ekleri hakkında açıklayıcı bilgiler verilmiştir.Bu araştırmada yarı deneysel araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları: Kavram Başarı Testi, Kavram Haritaları, Görüş Anketi. Çalışmada öğrencilere ilk olarak Canlılar ve Enerji Konusuyla ilgili araştırmacı tarafından hazırlanan 25 maddelik kavram başarı testi (p=.69; r=.55) uygulanmıştır. Öğrencilere kavramların bulunduğu dört farklı yönerge dağıtılmış ve öğrencilerden bireysel olarak kavram haritalarını oluşturmaları istenmiştir. Öğrencilerin hazırladığı kavram haritaları iki farklı kavram haritası değerlendirme yöntemine göre değerlendirilmiştir. Bu yöntemler Novak ve Gowin puanlama yöntemi ile Lyn Roberts ve Beverley Moriarty puanlama yöntemidir. Novak ve Gowin'e göre kavram haritaları bağlantı(öneri), hiyerarşi, çapraz bağlantılar ve örnekler kriterlerine göre puanlanırken Lyn Roberts ve Beverley Moriarty'e göre ise kullanılan terimler, bağlantı hatları, bağlantılar üzerindeki önermeler, hiyerarşi ve örnekler kriterleri üzerinden puanlandırılmıştır. Veriler SPSS 15.0 ile analiz edilmiştir. Pearson korelasyon katsayısının hesaplanması sonucunda, öğrencilerin kavram başarı testi ile Novak ve Gowin'e göre puanlanan kavram haritası arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki (r=0.737), kavram başarı testi ile Lyn Roberts ve Beverley Moriarty'e göre puanlanan kavram haritası arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki (r=0.771), Novak ve Gowin'e göre kavram haritası puanlama yöntemi ile Lyn Roberts ve Beverley Moriarty'e kavram haritası puanlama yöntemi arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki (r=.915) olduğu görülmüştür.Bu analiz sonuçları kavram haritalarının değerlendirme aracı olarak kullanılabileceği şeklinde yorumlanabilir. Geleneksel ölçme ve değerlendirme araçlarından olan çoktan seçmeli test ile alternatif ölçme ve değerlendirme araçlarından olan kavram haritası arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki olmasına rağmen kavram haritası yaratıcı yetenekleri geliştirmede, yanlış kavramaları tespit etmede, kavramlar arasındaki ilişkiyi belirlemede bilgiyi analiz etmede daha üstün olduğu söylenebilir.
Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme durumlarının saptanması ve biyoloji öğretiminde analoji kullanımının öğrenci başarısına etkisi
Araştırmanın amacı ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme yeteneklerinin birbirine benzeyip benzemediği ve analoji yaklaşımı ile ders işlenen deney grubu ile geleneksel yaklaşım ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin, deneysel uygulama sonrası canlıların temel bileşenleri ünitesi kapsamında yer alan enzimlerin yapısı, görevleri, biyolojik önemi ve çalışmasına etki eden etmenler konuları ile ilgili akademik başarı puanları arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını saptamaktır.Araştırmada tarama modelinin kullanılmasıyla, öğrencilerin analojik düşünme durumlarının saptanması amaçlanmaktadır. Ön test- son test kontrol gruplu modelin kullanılmasıyla ise analoji kullanımının öğrencilerin akademik başarısına etkisinin saptanması amaçlanmaktadır.Araştırma, 2009-2010 öğretim yılında Ankara il merkezinde Keçiören Lisesi'nde öğrenim gören ortaöğretim 9. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubunda; 29 kişi deney grubu, 26 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 55 ortaöğretim 9. sınıf öğrencisi yer almaktadır.Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme durumunun saptanması amacı ile öğrencilere ?Analojik Düşünme Testi? uygulanmıştır. 9.sınıf öğrencilerinin biyoloji dersinde, ?Canlıların Temel Bileşenleri? ünitesinde yer alan konuların öğrenilme düzeylerini belirlemek amacı ile öğrencilere ?Bilimsel Başarı Testi? uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin, analojik düşünme bağımsız gruplar t testi karşılaştırma puanları arasında anlamlı bir fark yoktur. Bu sonuç, her iki grubun da analojik düşünme yeteneği açısından benzer özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. Deneysel çalışma öncesinde deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin başarı puanları birbirine benzerdir. Deneysel çalışma sürecinde analoji yaklaşımının uygulandığı deney grubunun başarı puanları ile geleneksel yaklaşımın uygulandığı kontrol grubunun başarı puanları arasında anlamlı bir fark vardır. Analoji yaklaşımı, öğrencilerin enzimlerin yapısı, görevleri, biyolojik önemi ve çalışmasına etki eden etmenler konularını öğrenmelerinde faydalı olmuştur.Anahtar Kelimeler: Analoji, Analojik Düşünme, Biyoloji Eğitimi
(MEB) 9. sınıf matematik ders kitabının öğrenci gelişimini değerlendirmesi açısından incelenmesi
Bu araştırma, Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı'nda yer alan amaçlar ve kazanımlara bağlı olarak, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlatılan 9. sınıf matematik ders kitabının öğrencilerin matematikteki gelişimlerini değerlendirmedeki yeterliliğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda, literatürden yola çıkılarak programın içeriğindeki kavramlar, fikirler ve beceriler ile ders kitabının içeriğindeki kavramlar, fikirler ve becerilerin ne derece örtüştüğü; kitabın dersi işleme kısmında kullanılan soruların anlamadan çözmeye, formül kullanmaya, tekrar etmeye, ezberlemeye yönelten yollardan öğrencileri ne kadar uzak tuttuğu; öğrenme alanı sonu sorularının etkinliklerin seçilmesi ve geliştirilmesinde öğretmene ne ölçüde katkıları bulunduğu incelenmiştir. Araştırma doküman analizine dayalı olarak yürütülmüştür ve yapılan içerik analizi sonuçlarına göre; 9. sınıf matematik ders kitabının mantık, kümeler, bağıntı-fonksiyon-işlem ve sayılar öğrenme alanları düzeyinde öngörülen kavramlar, fikirler ve becerilerle, programda öngörülen kavramlar, fikirler ve becerilerin tam olarak örtüşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Kitapta kullanılan soruların anlamadan çözmeye, formül kullanmaya, tekrar etmeye, ezberlemeye yönelten yollardan öğrencileri uzak tutmadığı, ancak öğrenme alanı sonu sorularının etkinliklerin seçilmesi ve geliştirilmesinde öğretmene katkılarının olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Probleme dayalı öğrenme sürecinde ısı ve sıcaklık kavramlarının gelişimi üzerine bir durum çalışması
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin öğrenme süreçlerinde kavramakta güçlük çektikleri ısı ve sıcaklığa ilişkin temel kavramların ve bu kavramlar arası ilişkilerin Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) sürecindeki değişiminin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Bu amaçla; ısı, sıcaklık ve iç enerji kavramları incelenmek üzere seçilmiştir. Isı aktarımı, hal değiştirme ve genleşme olayları da örnek olarak ele alınmıştır.Araştırma, lisans eğitimi sırasında Termodinamik dersi almamış Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerinden amaçlı olarak seçilmiş 13 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, nicel ve nitel tekniklerden yararlanarak çözümlenmiştir. Süreç başında ve sonunda çoktan seçmeli kavramsal test uygulanmıştır. Ayrıca süreç de öğrenciler tarafından kendilerine verilen çeşitli formlarla değerlendirilmiştir. Beş hafta boyunca her hafta öğrencilerden altısı ile kavramlar ve olaylar üzerine yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu öğrencilerden biri ile yapılan görüşmeler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Analizde üçgenleme yapılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için betimsel istatistikler, nitel veriler için ise betimsel analiz ve içerik analizi yapılarak gömülü kuramın teknikleri kullanılmıştır.Gömülü kuram yardımıyla katılımcının düşünceleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle öğrencinin öğrenme süreci betimlenmiştir. Araştırma bulguları, ısı kavramının iç enerjiyi de kapsayacak biçimde tanımlandığını göstermiştir. İç enerji kavramının öğrenilmesine ısı kavramı engel olmaktadır. Isı aktarım yollarından ışıma en az bilinendir. Sıcaklık kavramı en iyi algılanan ama tanımlanamayan bir kavramdır. Ayrıca, PDÖ'nün kavramsal değişime olumlu katkıları olduğu görülmüştür. PDÖ'nün duyuşsal etkileri olumludur.
Ortaöğretim matematik dersi öğretim programının içerik öğesine ilişkin öğretmen görüşleri
Bu çalışmanın amacı; uygulanan matematik dersi öğretim programının içerik öğesine ilişkin ortaöğretim matematik öğretmenlerinin görüşlerinin tespit edilmesidir. Bu ana amaç çerçevesinde öğretmenlerin öğretim programının içeriğinin uygunluğuna yönelik görüşleri ve içeriğin etkililiğinin arttırılmasına ilişkin önerileri de alınmıştır.Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması (örnek olay) esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2011?2012 öğretim yılı bahar döneminde Sivas il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaöğretim kurumlarında görev yapan dokuz matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan bir görüşme formu aracılığı ile çalışma grubunda yer alan öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi türlerinden biri olan kategorisel içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Analizler bilgisayar destekli olarak NVivo paket programıyla yapılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre öğretmenler genel anlamda Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı'nın [OMDÖP] içeriğinin, içeriğin seçimi ve organizesinde göz önüne alınması gereken ilkelere göre uygun olduğunu düşünmektedirler. Ancak içeriğin seçim ilkelerinden olan; şema (hazırbulunuşluk), bireysel farklılıklar, geçerlilik ve ekonomiklik ilkeleri açısından ve benzer şekilde içeriğin organizesinde göz önüne alınan devamlılık ve soyutlama ilkeleri açısından program içeriğinin tam olarak yeterli olmadığını savunmuşlardır. Araştırmada elde edilen bulgulardan hareketle elde edilen sonuçlara dayalı olarak araştırmacılara, program geliştirme uzmanlarına, idarecilere vb. yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim matematik dersi öğretim programı, içerik öğesi, öğretmen görüşleri.
Çevre Eğitimini Öz-Yeterlik Ölçeği geliştirilmesi,geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu araştırmanın amacı çevre eğitimine yönelik Öz-yeterlik Ölçeği'ni geliştirmek ve geçerlik, güvenirlik analizlerini yapmaktır. Araştırmanın örneklemini Ankara ilindeki 17 ortaöğretim, 27 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 105 fen ve teknoloji ile biyoloji öğretmeni oluşturmaktadır. Ölçeğin örneklem uygunluğu değerini gösteren Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) sonuçları 0,94 ve Bartlett's testi sonuçları da p<,001 düzeyine göre anlamlı bulunmuştur. Varimax rotasyon tekniği kullanılarak faktör analizi yapılmıştır.Yapılan faktör analizi sonucunda toplam varyansın % 67,04'ünü açıklayan, 24 madde ve 2 alt boyuttan oluşan bir ölçme aracı elde edilmiştir. Bu alt boyutlar alan bilgisi ve öğretim stratejileridir. Ölçekteki maddelerin faktör yükleri 0,55 ile 0,78 arasında değişmektedir. Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı ?=0,97 olarak bulunmuştur. Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı alan bilgisi boyutu için 0.93, öğretim stratejileri boyutu için 0.96 olarak bulunmuştur.Madde analizi sonuçları madde-toplam puan korelasyonlarının 0,63 ile 0,88 arasında değiştiğini göstermektedir. %27'lik alt-üst grupların ortalamaları bağımsız gruplar t testi ile karşılaştırılmıştır. T testi sonuçları tüm farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğunu (p<0,05) göstermiştir. Bu bulgulara dayanarak ?Çevre Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği? olarak adlandırılan bu ölçeğin eğitim alanında kullanılabilecek, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir.
Fen bilgisi öğretmenlerinin laboratuvar uygulamaları ile ilgili yeterlilikleri, tutumları ve karşılaşılan problemler
Bu çalışma, fen bilgisi öğretmenlerinin laboratuvar uygulamalarındaki yeterlilikleri ve uygulamalar sırasında karşılaşılan sorunları belirlemek ve sorunların çözümü ile ilgili genel bir bakış açısı oluşturabilmek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma tarama modelinde kurgulanmış betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın yöntemi nicel ve nitel yaklaşımların bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemidir. Çalışma 2013–2014 eğitim öğretim yılında Bitlis il, ilçe ve köylerinde görev yapan 110 fen bilgisi öğretmenleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Laboratuvar Uygulamaları Yeterlilik Ölçeği, Laboratuvar Tutum Ölçeği, Fen Eğitiminin Bugünkü Durumu Hakkında Görüşler Formu ve Öğretmenlerin Laboratuvar kullanımlarına ilişkin görüşlerini belirleme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde nicel ve nitel analiz teknikleri kullanılmıştır. Nicel veriler frekans, yüzde, bağımsız gruplar t testi, Anova, korelasyon teknikleri ile analiz edilmiş, hesaplamalar SPSS 21 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin açık uçlu sorulara verdiği cevaplar nitel analiz teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Bu amaçla öğretmenlerin cevapları kodlama ile benzer kategorilere ayrılmış, elde edilen veriler betimsel olarak incelenmiştir. Araştırma sonunda; öğretmenler, Fen Bilimleri derslerinde, laboratuvarları kullanmanın öğrencilerin derse ilgisini çekme ve etkili öğrenme sağlamadaki önemini açıkça ifade etmişlerdir. Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin laboratuvar çalışmalarına yönelik yeterlilik görüşleri incelendiğinde; genel olarak laboratuvara karşı olumlu tutum içinde oldukları laboratuvar yöntemlerini ve tekniklerini bilme ve uygulama noktasında kendilerini yeterli buldukları belirlenmiştir. Fen bilimleri dersinde öğretmenlerin, laboratuvar uygulamaları ile ilgili yeterlilik düzeyleri cinsiyet, mesleki kıdem, görev yapılan okulun bulunduğu yerleşim birimi, mezun olunan fakülte, hizmet içi eğitime katılma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fen bilgisi öğretmenliği, biyoloji, kimya, fizik öğretmenliği ve alanlarından mezun olan Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin mezun oldukları bölüme göre laboratuvar çalışmalarına yönelik yeterlilik görüşleri arasında anlamlı bir farklılığın bulunmadığı belirlenmiştir. Fen bilimleri dersinde öğretmenlerin, laboratuvar tutumlarının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve buna göre erkek öğretmenlerin, kadın öğretmenlere kıyasla, laboratuvar tutumlarının, anlamlı bir farkla, daha olumlu olduğu tespit edilmiştir. Laboratuvar kullanma sıklıkları açısından öğretmenlerin laboratuvar tutumları anlamlı olarak farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin laboratuvar tutumlarının mesleki kıdem, görev yapılan okulun bulunduğu yerleşim birimi, mezun olunan fakülte ve hizmet içi eğitime katılma durumu açısından farklılaşmadığı gözlenmiştir. Bununla beraber, öğretmenlerin, laboratuvarlardaki araç-gereçleri yeterince tanımadıkları, kullanamadıkları ve bu araç-gereçlerin bakım ve onarım bilgisine sahip olmadıkları, laboratuvar yöntemini uygulamada kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerini derslerde yeterince kullanamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretmenleri, Laboratuvar Uygulamaları, Karşılaşılan Güçlükler, Laboratuvar Yeterlilikleri, Laboratuvar Tutumları.
Biyoloji dersinde 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi kullanımının biyoloji dersi başarısına ve tutumuna etkisinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Biyoloji dersinde 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi kullanımının biyoloji dersi başarısına ve tutumuna etkilerini araştırmaktır.Araştırmada gerçek deneme modellerinden öntest?sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır. Ankara-Çankaya Milli Piyango Anadolu Lisesi'nde 2010-2011 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerini sürdüren 11. sınıftaki 93 fen grubu öğrencisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. ?Kalıtım, Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji? ünitesi deney 1 grubunda 5E öğrenme modeli ile, deney 2 grubunda işbirlikli öğrenme yöntemi ile, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi ile işlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak biyoloji tutum ölçeği, başarı testi, 5E öğrenme modeli görüş ölçeği ve işbirlikli öğrenme modeli görüş ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın başında ve sonunda biyoloji tutum ölçeği ve başarı testi uygulanarak veriler toplanmıştır. Başarı testinin geliştirilmesi aşamasında test ve madde analizleri yapılmıştır. 5E ve işbirlikli öğrenme görüş ölçeklerinin geliştirilmesi aşamasında açımlayıcı faktör analizleri kullanılmıştır.Öntest ve sontestlerin sonuçlarının değerlendirilmesinde tek yönlü ANOVA testi, anlamlı farklılığın hangi gruplardan kaynakladığını belirlemek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır.Öğrencilerin öntest, sontest başarı testi ve tutum puanlarının cinsiyetlere göre karşılaştırmalarında ise ?Mann Whitney U- Testi? ve ?Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi? kullanılmıştır. Veri analizleri için SPSS (Statictical Package for Social Sciences Program, Version 17.0) paket programı kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda; akademik başarı ve biyoloji dersine karşı tutum açısından 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi ile geleneksel yöntem arasında yapılandırmacı yaklaşımlar lehinde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılandırmacı yaklaşımın iki modelini karşılaştırdığımızda ise 5E öğrenme modeli ile işlenen derslerde öğrencilerin daha başarılı olduğu görülmüş ve biyoloji dersine karşı en fazla pozitif tutuma sahip olduğu anlaşılmıştır. Uygulama sonrasında 5E, işbirlikli öğrenme ve geleneksel öğrenme yöntemlerinin uygulandığı sınıflardaki öğrencilerin hem tutum puanlarının hem de başarı testi puanlarının cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı yaklaşım, işbirlikli öğrenme yöntemi, 5E öğrenme modeli, Biyoloji öğretimi
Proje tabanlı öğrenme ortamlarının biyoloji öğretmen adaylarının öz-düzenleme seviyeleri ve öz-yeterlik inançları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, proje tabanlı öğrenme ortamının, biyoloji öğretmen adaylarının öz-düzenleme seviyeleri ve öz-yeterlik inançları üzerine ne düzeyde etkisi olduğunu araştırmaktır. Bu doğrultuda, proje tabanlı öğretim süreci sonunda biyoloji öğretmen adaylarının öz-düzenleme ve öz-yeterlik seviyeleri, öz-düzenleme ve öz-yeterlik seviyeleri arasındaki ilişki, cinsiyet değişkenine göre öz-düzenleme ve öz-yeterliğin farklılık gösterip göstermediği ve öğretmen adaylarının proje tabanlı öğretim sürecini nasıl değerlendirdiği tespit edilmeye çalışılmıştır.Çalışmada Proje Tabanlı Öğrenme Yönteminin belirli bir öğretim süreci sonunda öğretmen adaylarının öz-düzenleme seviyeleri ve öz-yeterlik inançları üzerinde meydana getirdiği değişimi belirlemek amaçlandığından dolayı, tek grup ön test-son test deneme modeli kullanılmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının sürece yönelik görüşlerini belirlemede nitel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Bölümü'nde 2010-2011 öğretim yılının güz döneminde öğrenim gören ve Sitoloji Laboratuvarı dersini alan toplam 40 ikinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır.Deneysel uygulama 13 haftalık bir sürede gerçekleşmiştir. Uygulama öncesi ve sonrasında ?Öz-Düzenleme Ölçeği? ve ?Biyoloji Öz-Yeterlik Ölçeği? ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Bunların yanında ?Etkinlik Değerlendirme Anketi? ve ?Proje Çalışmalarına Yönelik Görüş Anketi? uygulanarak hem nicel hem de nitel veriler elde edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemine dayalı işlenen dersin biyoloji öğretmen adaylarının öz-düzenleme seviyelerinde bir değişiklik meydana getirmediğini; fakat biyoloji öz-yeterlik inançlarını artırdığını göstermiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının Etkinlik Değerlendirme Anketi'ne verdikleri yanıtlar, öz-düzenlemeye yönelik olan süreçlerde gelişme gösterdiklerini; fakat bu süreçlerin öz-düzenleme seviyelerini artırmaya yetmediğini göstermektedir. Proje Çalışmalarına Yönelik Görüş Anketi'nden elde edilen bulgular ise öğretmen adaylarının genel olarak proje tabanlı öğrenme sürecini etkili bulduklarını, bu yöntemin kendilerini birçok açıdan geliştirmelerine yardımcı olduğunu ve grup çalışmasını yararlı bulduklarını belirtmektedir.
Matematik öğretmen adaylarının görsel akıl yürütme durumlarının incelenmesi
Görsel akıl yürütmenin matematik kavramlarını anlamada yardımcı olduğu pek çok araştırmacı tarafından vurgulanmıştır. Eğitimde bu özellikten yararlanabilmek için öğretmenlerin öğrencilerin görsel akıl yürütme ile ilgili becerilerini geliştirmeleri, öncesinde ise görsel akıl yürütmenin öneminin farkında olmaları gerektiği düşünülebilir. Sonuç olarak bu amaca katkıda bulunabilmek için, bu araştırma matematik öğretmen adaylarının görsel akıl yürütme durumlarını incelemektedir.Araştırma üç gönüllü matematik öğretmen adayı ile yapılmıştır. Veriler, üçü görsel ispatı ispatlama ve biri görsel ispatı yorumlama olmak üzere öğretmen adaylarına dört görsel ispatın sorulduğu iki oturumdan elde edilmiştir. Öğretmen adaylarının görsel akıl yürütme durumlarının belirlenebilmesi amacıyla veri analizinde gömülü (grounded) teorinin teknikleri kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçları öğretmen adaylarının görsel ispatları algılama, takip ettikleri süreç ve ulaştıkları sonuçların farkında olma ile ilgili birtakım zorluklarla karşılaştıklarını göstermiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının ispata görsel ispat üzerinden ulaşmak yerine cebire eğilim gösterdikleri, çözüm süreçlerinde ispata odaklandıkları veya ispattan uzaklaştıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte görsel ispat üzerindeki çözümlerinin rastgele olmadığı, görsel ispattaki şekil ve çözümleri üzerinden stratejiler uyguladıkları ortaya çıkmıştır.
Bağlam temelli yaklaşımla yapılan fizik eğitiminde kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisini belirlemektir. Bunun için hazırlanan metinler dokuzuncu sınıf öğrencilerine bağlam temelli yaklaşımla 5E modelinde işlenilen sekiz haftalık Kuvvet ve Hareket Ünitesi sürecinde sunulmuştur. Kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisi klasik metinlerle karşılaştırarak belirlenmeye çalışılmıştır.Bu araştırmada karma metot kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu eşleştirilmiş kontrol gruplu ön test ? son test deseni kullanılarak Giresun'da bulunan bir genel lise ve bir Anadolu lisesinden ikişer sınıftan 116 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Öğrenci erişisini belirlemek için üç adet çoktan seçmeli test geliştirilmiştir. Bu testlerden biri klasik (bağlam temelli olmayan), ikincisi ve üçüncüsü ise sırasıyla oryantiring ve Formula 1 bağlamındadır. Araştırmanın nitel boyutunda ise örneklem grubunu oluşturan sınıflardaki öğrenciler erişi testlerindeki erişilerine göre üç gruba ayrılmış ve her gruptan iki olmak üzere toplamda 24 gönüllü öğrenciyle oluşturulan çalışma grubuyla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Erişi testlerinden elde edilen veriler nicel veri analizi teknikleriyle incelenirken, yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verilere içerik analizi yapılmıştır.Çalışmada bağlam temelli testlerde öğrenci başarısının klasik testlere göre daha yüksek olduğu, ancak testte kullanılan bağlamın sonuçları etkilemediği; çoktan seçmeli testlerden faydalanarak öğrenciler erişilerine göre sıralanmak istenildiğinde ise klasik ve bağlam temelli testler arasında okullara göre farklılıklar oluştuğu tespit edilmiştir. Sekiz haftalık uygulama süreci sonunda öğrencilerin testlerdeki başarılarında artış gözlenmiştir. Ancak öğrenci başarısı metinlere göre incelendiğinde bağlam temelli testlerde okunulan metin türüne göre anlamlı bir farklılık çıkmazken, klasik teste göre kavramsal değişim metinleri okuyan öğrencilerin klasik metin okuyan öğrencilere göre başarılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Üç farklı erişi testinden elde edilen bulguların birbiriyle özdeş olmaması nedeniyle bu testlerdeki metinlerle ilgili sorulara konsantrasyon analizi yapılmıştır. Konsantrasyon analizinde de sonuçlar metinlere ve okullara göre farklılaştığı için görüşmeler yardımıyla daha ayrıntılı inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ancak görüşmelerde de sonuçların metinlere ve okullara göre farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle nihai sonuca konsantrasyon analizinin ve içerik analizinin sonuçlarından özdeş olanlardan faydalanarak ulaşılmıştır.Çalışmanın sonucunda dokuzuncu sınıf Kuvvet ve Hareket Ünitesinde bağlam temelli yaklaşımla hazırlanmış 5E modelindeki bir öğretim sürecinde kullanılan kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine olumlu etkisi olduğu bulunurken; kavramsal değişim metinleri klasik metinlerle karşılaştırılarak incelendiğinde hangi metin türünün daha etkili olduğu konusunda kesin yargıya varılamamıştır.
10. sınıf öğrencilerinin kimyasal türler arası etkileşim ünitesi ile ilgili akademik başarı ve kimya dersine ilişkin tutumlarına geleneksel ve takımla öğrenme yönteminin etkisinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, kimyasal türler arası etkileşim ünitesinin öğrenilmesinde yapılandırıcı yaklaşıma dayalı takımla öğrenme ile geleneksel yaklaşımı karşılaştırarak öğrencilerin akademik başarılarında ve kimya dersine ilişkin tutumlarında anlamlı bir fark olup olmadığını araştırmaktır. Bu çalışmada, araştırma yöntemi olarak nicel araştırma, araştırma metodu olarak ise yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Ankara İli Sincan İlçesine bağlı Sincan Lisesi'nde dört farklı 10. sınıf fen şubelerinde okumakta olan 144 öğrenci ile yapılmıştır. Bu şubelerden ikisi deney ikisi kontrol grubu olarak seçilmiştir. Kontrol gruplarında Kimyasal Türler Arası Etkileşim ünitesi geleneksel öğretim yöntemi ile işlenirken, deney gruplarında yapılandırıcı öğrenme yaklaşımına dayalı takımla öğrenme yöntemi ile işlenmiştir. Uygulamadan önce deney gruplarına ve kontrol gruplarına ön bilgilerini kontrol altına almak için ön bilgi testi uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarından birer tanesine ise uygulamadan önce kimya dersine ilişkin tutum ve algılama ölçeği ile başarı testi uygulanmıştır. Uygulama tamamlandıktan sonra bütün gruplara kimyaya karşı tutum ve algılama ölçeği ile başarı testi yeniden uygulanmıştır. Böylece, takımla öğrenmenin öğrencilerin kimyaya karşı tutumlarında bir değişikliğe neden olup olmadığı araştırılmıştır. İki ay sonra bütün şubelere kalıcılık testi uygulanarak takımla öğrenme ile geleneksel yaklaşımı karşılaştırarak kimyasal türler arası etkileşimi öğrenmede bilginin kalıcılığı bakımından anlamlı bir fark olup olmadığına bakılmıştır.Araştırmada normal dağılım gösteren veriler t- testi, ANCOVA; normal dağılım göstermeyen veriler ise Mann Whitney-U testi ile analiz edilmiştir. D2 ve K2 gruplarının ön bilgi testinden elde edilen verilerine göre hazır bulunuşluk düzeyleri arasında fark bulunmuş ve bu nedenle çalışmada ANCOVA analizi tercih edilmiştir. Ön bilgi testine göre K2 grubunun hazır bulunuşluk düzeyi D2 grubundan yüksek bulunmuştur. D2 ve K2 gruplarında başarıları ve tutumları karşılaştırıldığında yapılan istatistiksel sonuçlara göre anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Aynı gruplar bilginin kalıcılığı açısından karşılaştırıldığında ise K2 grubunun ortalama puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum; öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin farklı olmasından kaynaklandığı şeklinde yorumlanmıştır. D1 ve K1 gruplarının ön bilgi testinden elde edilen bilgilere göre hazır bulunuşluk düzeyleri açısından bir fark yoktur. D1 ve K1 grupları başarıları ve kalıcılıkları açısından karşılaştırıldığında ise D1 grubunun ortalama puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Ancak tutumları karşılaştırıldığında anlamlı bir fark görülmemiştir. Sonuç olarak; takımla öğrenme yönteminin öğrenci başarısını ve bilginin kalıcılığını artırdığı söylenebilir. Çalışma sonucu elde edilen bulgular literatürdeki benzer çalışmalardan elde edilen verilerle benzerlik içerisindedir. Bu çalışma, öğrenci merkezli eğitime verilen önemin arttığı günümüz kimya eğitiminde kimya öğretmenlerine alternatif bir öğretme tekniği sunması açısından önemlidir.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımında ortaöğretim öğrencilerinin yaratıcı düşünme problem çözme ve akademik risk alma düzeylerine etkisi
Bu çalışma, Ortaöğretim 10. Sınıf Biyoloji dersinin proje tabanlı öğrenme yaklaşımı kullanılarak işlenmesi durumunda dersi alan öğrencilerin yaratıcı düşünme becerisi, akademik risk alma düzeyi ve problem çözme becerisinin gelişimi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmak üzere organize edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda 2010-2011 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde Fen Liselerinde 10. Sınıfta öğrenim görmekte olan toplam 188 kişilik öğrenci grubuyla çalışılmıştır. Araştırma nicel olarak yürütülmüş, deneysel araştırma yönteminin, eşit olmayan ön test?son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır.Çalışmada deney grubunu oluşturan 77 ve kontrol grubunu oluşturan 111 öğrenci rastlantısal olarak seçilmişlerdir. ? Ekosistem Ekolojisi? ünitesi deney grubunda proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile işlenirken, kontrol grubunda geleneksel öğretim metotları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS istatistik programına aktarılmış ve bulgular sonucunda her iki grubun başarıları karsılaştırılarak yorumlanmıştır. Bulgular, deney grubunda bulunan örgencilerin, biyoloji dersindeki yaratıcı düşünme becerisi, akademik risk alma düzeyi ve problem çözme becerisinin kontrol grubunda bulunan örgencilere kıyasla anlamlı bir fark olduğunu ortaya koymaktadırAnahtar Kelimeler: Proje tabanlı öğrenme yaklaşımı, geleneksel öğretim yöntemi, yaratıcı düşünme becerisi, akademik risk alma düzeyi ve problem çözme becerisi, biyoloji eğitimi.
Fizik proje çalışmalarına katılan lise öğrencilerinin fizik dersine karşı tutumlarındaki gelişmeler
Bu çalışmanın amacı, fizik proje çalışmalarına katılan lise öğrencilerinin, fizik dersine yönelik tutumlarındaki gelişmeleri, nitel araştırma metotları temelinde araştırmaktır. Araştırma Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Ankara ili Altındağ ilçesindeki özel bir okulda öğrenim gören 9,10 ve 11.sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Çalışmada, öğrencilerle, sekiz ay süren, proje tabanlı öğretimi temel alan fizik projeleri üretilmiştir.Araştırmada nitel araştırmalar için çeşitleme metodu kullanılmıştır. Öğrencilerle beraber bir çalışma alanı oluşturulmuş ve kişi- alan gözlemi yapılmıştır. Araştırmada, katılımlı ve katılımsız gözlemde bulunulmuştur. Fizik proje çalışmaları öncesinde öğrencilere, fizik dersine yönelik tutum ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Uygulamadan sonra ise aynı test, süreç sonunda, kamera kayıtlı grup-odak görüşmeden önce yeniden uygulanmıştır. Fizik dersine yönelik tutum anketinden elde edilen veriler SPSS veri analiz programıyla yorumlanmıştır. Proje çalışmalarının ortalarında öğrencilere, nitel araştırma temelli, yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorular içeren el yazılı mülakat formu uygulanmıştır. Proje çalışmalarının bitiminde, öğrencilerle, kamera kayıtlı, yarı yapılandırılmış, açık-uçlu sorular yoluyla grup-odak görüşme yapılmıştır. Çalışma sürecinde gözlemlenen durumlar yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz yoluyla irdelenmiştir.Çalışma sonunda görülmüştür ki, fizik proje çalışmaları, öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirmiştir.
İlköğretim müfredatında yer alan çevre konularındaki FTTÇ kazanımlarına ulaşılma düzeyi ve öğrencilerin bu konulara karşı tutumlarının araştırılması
Bu araştırmada, öğrencilerin ilköğretim 4-5-6-7 ve 8. sınıf fen ve teknoloji öğretim programında yer alan çevre konularına ilişkin FTTÇ kazanımlarına ulaşma düzeyleri, çevresel konulara karşı tutumları ve öğrencilerin çevre bilgi düzeylerindeki farklılıkları tespit edilmiştir. Tüm bu amaçlar doğrultusunda, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Elmalı ilçe merkezinde bulunan 4 ilköğretim okulunda öğrenim gören 633 4,5,6,7 ve 8. sınıf öğrencisine ÇBT ve ÇTA uygulanarak betimsel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Uygulanan ÇBT ve ÇTA öntest ve sontest olarak 2011-2012 eğitim-öğretim yılı 1. dönem başında ve 2. dönem sonunda uygulanmıştır. Test ve anketlerin uygulanması sonucu elde edilen veriler, SPSS 17.0 istatistik programında, bağımsız örneklem T-testi ve varyans analizi yardımıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Fen ve Teknoloji Programında yer alan FTTÇ öğrenme alanının, öğrencilerin çevre bilgi düzeylerinin artmasına etkili olduğu, çevresel tutumlarına etkili olmadığı görülmüştür.
Yeşil bayraklı eko-okullarla normal eko-okulların çevreye yönelik bilinç düzeylerinin karşılaştırılması
Bu çalışma, yeşil bayrak kazanmış olan eko-okullarla, henüz bayrak almamış olan normal eko-okullar arasında, eğitim-öğretim ve öğrenciler açısından oluşan farklılıkları belirlemek için yapılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde araştırmanın, problem durumuna, amacına, önemine, sınırlılıklarına ve varsayımlarına yer verilmiştir.Araştırmanın ikinci bölümünde çevre ve çevre eğitimi başlıkları altında; çevre sorunları, sorunlar için alınacak önlemler, verilen ve verilmesi gereken çevre eğitimi, eko-okul projesinin öğrencilere çevre hakkında kazandırdıkları üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde araştırmanın modelinden, evren ve örnekleminden, verilerin toplanması ve analizinden bahsedilmiştir.Dördüncü bölümde ise yeşil bayraklı ve bayrak almamış olan normal eko-okullarda yapılan bir anketin sonuçlarının değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur. Araştırma okulları, yeşil bayrak almış olan ODTÜ Koleji, Gülen Muharrem Pakoğlu İlköğretim Okulu ile bayrağı olmayan Kurtuluş İlköğretim ve Hamdullah Suphi İlköğretim Okullarından oluşmaktadır. Geliştirilen anket, bu okullara devam etmekte olan 8. sınıf öğrencilerine uygulanmış ve öğrencilerin çevre konularına olan ilgi ve tutumları ile verilen çevre eğitiminin ne ölçüde başarılı olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır.Sonuç olarak; yeşil bayraklı eko-okullarda öğrenim görmekte olan öğrencilerin, bayraksız eko-okullardaki öğrencilere göre, temel çevre ve güncel konulardaki bilgilerinin daha fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Fakat her iki tip okulda da çevre eğitimi ve bilinci yetersiz kalmıştır.Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Eğitimi, Eko-Okul, Yeşil Bayraklı Eko-Okul.
Ortaöğretim 9.sınıf öğrencilerinin elektrik ve manyetizma ünitesine hazır bulunuşluk düzeylerini tespit edecek ölçme aracı geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı; 9.sınıf öğrencilerinin, elektrik ve manyetizma konusundaki bilişsel hazır bulunuşluk seviyelerini belirlemede kullanılabilecek, geçerliliği ve güvenirliği çeşitli istatistiksel çalışmalarla ortaya konmuş, nitelikli bir ölçme aracı geliştirmektir. Bu sayede öğretmenler, öğrencilerini tanıma, öğretimi planlama ve öğretim hedeflerini tespit etme konularında öğrencileri ile ilgili ihtiyaç duydukları verileri elde edebileceklerdir.Çalışmanın başında, 9.sınıf fizik dersi programından elektrik ve manyetizma ünitesine ait kazanımlar incelendi. Bu kazanımlara alt yapı oluşturacak ilköğretim 6,7 ve 8. sınıflar ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitelerinin kazanımları uzman görüşü doğrultusunda belirlendi. Bu kazanımlara yönelik hazırlanan soruların oluşturduğu ilk test kapsam geçerliği için uzman görüşlerine sunuldu. Bu aşamada düzeltilmesi gereken maddeler düzeltildi. Son hali verilen test ön deneme grubu olarak seçilen 95 öğrenciye uygulandı. Elde edilen verilerle test maddelerinin ayırt edicilik ve güçlük indeksleri hesaplandı. Bu indeksleri istenen değerde olmayan maddeler düzeltilerek son test elde edildi. Son test ise yine örneklem olarak seçilen 100 tane 9. sınıf öğrencisine uygulandı.Elde edilen yeni verilerle madde istatistikleri hesaplanmış ayırıcılık gücü düşük maddeye rastlanmamıştır. Son testte yer alan maddelerin ortalama ayırt edicilik indeksi 0,38 ortalama güçlük indeksi ise 0,54 olarak bulunmuştur.Ölçme aracının güvenirliğini belirlemek için Cronbach'ın Alpha katsayısı yöntemi kullanılmış ve test maddelerinin güvenirliği 0,741 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlar ile testin kullanılabilir olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Elektrik ve manyetizma, hazır bulunuşluk, ölçme aracı
Periyodik sistemin öğretim sürecinde oluşan rasyonel bilginin; üretimi, epistemolojisi ve metodolojisi
Bu çalışmada, kimya öğretmenlerinin ve öğrencilerinin öğretim sürecinde oluşturdukları söylemler temelinde, akıl yürütmelere dayalı bilgi üretimini nasıl gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi ve bu bilgi üretiminin epistemolojik açıdan incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımı ile durum çalışması yöntemine göre yürütülen çalışma 10.sınıf kimya öğretim programında yer alan ?Periyodik Sistem? ünitesinin öğretim süreci ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın grubunu Ankara ilinin farklı yerleşim merkezlerindeki farklı okullarda görev yapan 5 kimya öğretmeni ve öğretmenlerin dersini takip eden 15 öğrenci oluşturmuştur. 2009-2010 öğretim yılında yürütülen araştırmanın verileri derslerin video kayıtlı olarak gözlenmesinin yanı sıra, öğretmen ve öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Elde edilen bu veriler içerik analizine tabi tutulmuştur.Periyodik sistemin öğretim sürecinde sınıf ortamında oluşturulan bilgi üretimine ilişkin felsefi bir zeminde yürütülen çalışmada bilgi üretiminin metodolojik ve epistemolojik niteliklerine yönelik sonuçlara ulaşılmıştır.Öğretim sürecinde metodolojik açıdan; çalışmada ?Bilgi Üretme Süreçleri, (BÜS)? adı altında yapısı tanımlanan süreçler ile bilgi üretildiği ortaya çıkmıştır. Bu süreçlerle oluşturulan bilgi üretiminde; öğretmen söylemlerinin şekillendirdiği a priori benimsenen bilgilerden yapılan formel nitelikte tümdengelim ve bu tümdengelimi farklı bir şekilde doğrulamak için yapılan tümevarımlara dayalı bir metodoloji söz konusudur. Bu metodolojide söz konusu a priorileri benimseme sürecinde olan ve bunlardan tümdengelim yapan öğrencilerin de katkısı vardır. Başka bir ifade ile bilgi üretiminin metodolojik yapısı genel olarak; ortak öncüllerden yapılan tümdengelimsel bir sürece dayandığı söylenebilir. Çalışmada tümevarım ve tümdengelim dışında özellikle anomalileri açıklamada geniş bir olanak sunma potansiyeline sahip ve bu açıdan Periyodik Sistemin öğretiminde de etkili yöntemler olabileceği görülen hipotetik-dedüktif ve retrodüktif yöntemlere ve bunlara bağlı bir metodolojiye rastlanmamıştır.Bilgi üretiminin söz konusu metodolojik özellikleri ile yakın bir ilişkisi olduğu ortaya çıkan epistemolojik özellikleri açısından ise; bilgi üretim sürecinde kullanılan akıl yürütme yöntemlerine bağlı olarak periyodik sistemin kendine has özellikleri çerçevesinde, kimyasal bilginin bilimsel niteliğinde a priorilik ve analitiklik gibi işlevsel değişimler oluştuğu gözlenmiştir. Diğer taraftan bu değişimlerle bağlantılı olarak indirgemecilik, totoloji ve nedensellik gibi uygun olmayan ve tartışmaya açık epistemolojik ilişkiler de ortaya çıkmıştır. Ayrıca periyodik sisteme yine akıl yürütmelere bağlı olarak farklı nedenlerle de olsa aksiyomatik bir sistem olarak yaklaşıldığı da belirlenmiştir. Bu süreçte öğretmenin öğrenci üzerindeki belirleyici ve yönlendirici özelliği de önemli bir noktayı oluşturmaktadır.Sınıf ortamında metodolojik ve epistemolojik açıdan böylesi bir bilgi üretim ortamı oluşmasının, bilimsel düşünme ve bilimin doğası anlayışları gibi fen eğitimi açısından önemli olan noktalarda ve özelde periyodik sistem-kimyasal bilgi olmak üzere bilimsel bilginin niteliğine uygun akıl yürütme becerilerini desteklemeyeceği görülmektedir. Ayrıca böylesi bir ortamın kimyasal içerik bilgilerini kazanılmasında karşılaşılan birçok sıkıntılı durum ile ilişkisi de kurulabilir. Bu genel çerçeveden bakıldığında fen ve kimya öğretiminde farklı boyutlardaki söz konusu kazanımlara ulaşmada akıl yürütmelerin bilim felsefesi zeminindeki yorumlarının bir değişken olarak ele alınması mümkündür. Bu noktada ise alternatif akıl yürütmelerin özellikle bilimsel epistemoloji ve metodoloji bağlamında ele alınması gerekli görünmektedir.Anahtar Kelimeler: Kimya eğitimi, Kimya felsefesi, Periyodik sistem, Periyodik tablo, Akıl yürütme yöntemleri, Bilgi üretimi, Epistemoloji ve Metodoloji
7e ve yaratıcı drama destekli 7e modellerinin fizik öğretmen adaylarının manyetik alan konusunda başarı ve tutumlarına etkileri
Bu araştırmanın amacı, 7E modelinin ve yaratıcı drama destekli 7E modelinin, Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören ve Fizik IV dersini almakta olan fizik öğretmen adaylarının, Manyetik Alan konusuna yönelik başarı ve tutumlarına etkilerini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, iki farklı grupta uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Gruplardan birinde 7E modeli diğerinde yaratıcı drama destekli 7E modeli temel alınmıştır. Her bir grubun uygulama süresi 15 ders saatidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Manyetik Alan Konusu Başarı Testi, Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları kullanılmıştır. Manyetik Alan Konusu Başarı Testi yön bulma gerektiren sorular, kavramsal sorular ve bağıntı kullanmayı gerektiren sorular olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği ilgi, önem, ilgi bağlantılı davranış, başarı-motivasyon ve özyeterlik olmak üzere beş alt boyuttan oluşmaktadır. Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları ise, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu 1, 2 ve 3 olmak üzere toplam üç tanedir. Manyetik Alan Konusu Başarı Testi ve Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği tüm öğrencilere ön test, son test ve geciktirilmiş test olarak uygulanmış, toplam altı öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formlarından elde edilen nitel veriler için ise, içerik analizi gerçekleştirilmiştir.Manyetik Alan Konusu Başarı Testinden elde edilen bulgulara göre, hem 7E modeline göre hem de yaratıcı drama destekli 7E modeline göre öğrenim gören öğrencilerin Manyetik Alan konusundaki başarılarının her bir alt boyut için ve testin tamamı için uygulamanın ardından anlamlı düzeyde arttığı ve bu artışın kalıcı olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin başarılarının gruplar arasında farklılık gösterip göstermediğinin belirlenebilmesi için yapılan analizlerin sonuçlarına göre, hem alt boyutlar için hem de testin tamamı için gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Başarıların kalıcılığının karşılaştırılması için yapılan geciktirilmiş test-son test fark puan analizleri sonucunda ise, Manyetik Alan Konusu Başarı Testinin iki alt boyutu (kavramsal sorular ve bağıntı kullanmayı gerektiren sorular) ile testin tamamı için gruplar arasında anlamlı fark bulunmamış, bir alt boyutu (yön bulma gerektiren sorular) için ise, yaratıcı drama destekli 7E modeline göre öğrenim gören grup lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen bulguların başarı testinden elde edilen bulguları desteklediği tespit edilmiştir.Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeğinden elde edilen bulgulara göre, hem 7E modeline hem de yaratıcı drama destekli 7E modeline göre öğrenim gören öğrencilerin, ölçeğin bir alt boyutu haricindeki tüm alt boyutlarından ve tamamından elde edilen puanlarının anlamlı olarak arttırdığı tespit edilmiştir. Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği geciktirilmiş test puanları açısından değerlendirildiğinde, 7E modeline göre öğrenim gören öğrenciler için ölçeğin bazı alt boyutlarından elde edilen son test puanlarının zamanla anlamlı düzeyde düştüğü, yani tutumların aslında ön eğilim olarak ele alınması gerektiği görülmüş, yaratıcı drama destekli 7E modeline göre öğrenim gören öğrenciler için ise, ölçeğin tüm alt boyutlarından ve tamamından elde edilen puanların zamanla anlamlı düzeyde değişmediği tespit edilmiştir. Öğrencilerin tutumlarının uygulamalardan sonra gruplar arasında farklılık gösterip göstermediğinin belirlenebilmesi için yapılan analizlerin sonuçlarına göre, hem alt boyutlar için hem de testin tamamı için gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Grupların karşılaştırıldığı, geciktirilmiş test-son test fark puan analizleri sonucunda ise, toplam iki alt boyutta (başarı-motivasyon ve özyeterlik) yaratıcı drama destekli 7E modelinin kullanıldığı grubun lehine anlamlı fark bulunmuş, diğer alt boyutlarda ve ölçeğin tamamında anlamlı bir fark bulunmamıştır.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacı yaklaşım, 7E modeli, yaratıcı drama, fizik eğitimi, Manyetik Alan
Kavramsal değişim yaklaşımına dayalı web tabanlı etkileşimli öğretimin üniversite öğrencilerinin ısı ve sıcaklık konusundaki kavram yanılgılarını gidermeye etkisi
Bu çalışmada kavramsal değişim yaklaşımına dayalı web tabanlı etkileşimli öğretimin üniversite öğrencilerinin ısı ve sıcaklık konusundaki kavram yanılgılarını gidermeye etkisi araştırılmıştır. Öğretimin etkisini ölçebilmek amacıyla kontrol gruplu ön test-son test modeli kullanılmıştır.Deney grubuna deney videoları içeren öğretim uygulanmıştır. Bu videolar giriş ve sonuç kısmı olarak iki parçadan oluşmaktadır. Giriş kısmı deneyde kullanılan materyalleri ve deneyin hazırlanışını içerirken, sonuç kısmında deneyden elde edilen bulgular yer almaktadır.Öğretim birçok aşama içermektedir. Bu aşamaların sayısı öğrencilerin kavram yanılgısına sahip olup olmamasına göre değişmektedir. Eğer öğrenci tüm kavram yanılgılarına sahipse aşama sayısı maksimum olacaktır. Öğrenci hiçbir kavram yanılgısına sahip değilse aşama sayısı minimum olacaktır. Bu aşamaların sırası şu şekildedir: 1. Aşamada; öğrenciler deney videosunu yalnızca giriş kısmını izlerler ve deneyin sonucunu çoktan seçmeli soruya yanıt vererek tahmin etmeye çalışırlar. 2. aşamada; öğrenciler tahminlerinin sebeplerini çoktan seçmeli şıklar arasından seçerler. Bu aşamadan sonra öğretimin etkileşimli olan kısmı başlar. 3. aşamada (tahmin ve sebebi doğru ise); öğrenciler videonun sonuç kısmını izlerler ve ekranda tebrikler mesajı görünür. Eğer 3. aşamada tahmin ve/veya sebebi yanlışsa; öğrenciler yine deney videosunun sonuç bölümünü izlerler ve cevaplarının yanlış olduğunu fark ederler. Bu aşamadan sonra kavram yanılgılarını gidermek için hazırlanan metinler ekranda görünür. Kavram yanılgılarına göre bazı küçük sorulara da cevap vermeleri istenir. Bu aşamalar tüm kavram yanılgıları için bilgisayar üzerinden takip edilir.Isı ve Sıcaklık Kavram Testinden 11 tane üç aşamalı soru seçilmiş ve çalışmanın amacına göre düzenlenmiştir Güvenilirliği analiz edildikten sonra ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Ön çalışmada 40 öğretmen adayıyla çalışılmıştır 9 kavram yanılgısı incelenmiştir. Öğretim düzenlendikten sonra 35 (21'i kontrol grubu, 14' deney grubu) öğretmen adayıyla çalışılmıştır. Ön test-son test sonuçları arasındaki fark çoğunlukla anlamlı çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, kavramsal değişim, ısı ve sıcaklık, etkileşimli ve web tabanlı
9. sınıf öğrencilerinin kimyasal değişimler konusundaki kavramsal başarıları üzerine alternatif değerlendirme tekniklerinin etkisi
Bu çalışmada, kimyasal değişimler ünitesinde alternatif değerlendirme tekniklerinin kullanılması durumunda öğrenci başarısındaki ve tutumundaki değişmeyi belirlemek amaçlanmıştır.Uygulama, 2009?2010 öğretim yılında Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencileri (N=176) ile yürütüldü. Rastgele üç sınıf kontrol, diğer üç sınıf ise deney grubu olarak seçildi. Araştırma kontrol gruplu ön test son test deneysel desene ve karma yöntem araştırmasına göre yapıldı. Araştırmada tutum ve başarı testleri, etkinlik kâğıtları nicel veri elde etmede, süreç değerlendirme formları da nitel veri elde etmede kullanıldı. Uygulamada deney ve kontrol grubunun her ikisine de yapılandırmacı yaklaşıma uygun tekniklerle dersler yapıldı. Yalnızca 5E planının değerlendirme kısmında soru teknikleri farklı uygulandı. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler t-Testi, ANCOVA analizi ve içerik analizi yöntemleriyle değerlendirildi. Anlamlılık düzeyi olarak 0.05 alındı.Araştırmanın bulgularına göre deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test puanları kontrol altına alındığında, başarı testi puanları açısından aralarında anlamlı fark bulunmadığı görüldü. Öğrencilerin tutum ölçeği puanları değerlendirildiğinde, ön test puanları arasında anlamlı bir fark bulunamazken, son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulundu. Deney grubu öğrencilerinin süreci değerlendirmeye yönelik formlara verdikleri yanıtlar üzerinde yapılan içerik analizi sonuçları, uygulanan tekniklerin öğrencilerin alternatif değerlendirme sürecini algıları üzerinde olumlu etkisinin olduğunu göstermiştir.Anahtar kelimeler: Alternatif değerlendirme teknikleri, yapılandırılmış grid, tanılayıcı dallanmış ağaç, kavram haritaları, kimyasal değişimler
Öğretmen adaylarının elektrik devreleri ile ilgili kavram yapılarının repertuvar çizelge ve kavram haritasıyla belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının elektrik devreleri ile ilgili kavram yapılarını repertuvar çizelge tekniği ve kavram haritaları ile ortaya çıkarmaktır. Araştırma üç yüksek lisans öğrencisinin katılımı ile yapılmıştır. Her öğrenci ile bireysel olarak iki oturum gerçekleştirilmiştir. İlk oturumda öğrenciler kavram haritası oluşturmuşlardır. Kavram haritası oluşturulmasında öğrencilere yardımcı olmak için yirmi bir kavram verilmiştir. İkinci oturumda, öğrenciler ile repertuvar çizelgeleri oluşturulmuş ve ardından öğrenciler ile bireysel yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Repertuvar çizelgesinde, basit elektrik devreleriyle ilgili on iki madde öğrenciler tarafından derecelendirme yöntemiyle doldurulmuştur. Öğrencilerden, yapıları maddelere göre 1 ile 5 arasında derecelendirmeleri istenmiştir. Repertuvar çizelgelerinin analizinde Gridsuite4 bilgisayar programı ve nitel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bireysel görüşmeler ise betimsel analiz metoduyla analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, basit elektrik devrelerinde, repertuvar çizelge tekniğinin öğrencilerin kavram yapılarını ortaya çıkardığı bulunmuştur. Elektrik konusunda, öğrencilerin ?Potansiyel fark devrede akar, dolaşır?, ?Kısa devre durumunda üretecin enerjisi değişmez?, ?Akım potansiyel fark oluşturur?, ?Devre açık ise üretecin uçlarında potansiyel fark yoktur? şeklinde kavram yanılgılarına sahip oldukları bulunmuştur.Anahtar kelimeler: repertuvar çizelge tekniği, kavram haritası, fizik eğitimi, basit elektrik devreleri
Ankara'daki liselerde fizik öğretiminde kullanılan öğretim teknolojilerinin durumu ve öğrenci başarısına etkisinin değerlendirilmesi (Ankara ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, 2009?2010 eğitim?öğretim yılında, Ankara'dakiliselerde fizik öğretiminde kullanılan öğretim teknolojilerinin durumunu ve öğrencibaşarısına etkisini, öğretmen görüşlerine dayanarak değerlendirmektir.Araştırmadaki veriler, öğretmenlere anket uygulanarak elde edilmiştir.Araştırmanın örneklemini, 2009?2010 öğretim yılında Ankara ilinde görev yapan 103fizik öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmen görüşlerini elde etmek için 103 fiziköğretmenine toplam 71 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Anket verilerininanalizinde istatistiksel teknikler kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, liselerde fizik derslerinde kullanılaneğitim materyallerinin, yardımcı elemanın, okulların donanımının ve ders saati içinayrılan sürenin yeterliliği konusunda olumsuz görüş belirtmişlerdir. Eğitimteknolojilerinin kullanımının, öğrenci başarıları üzerindeki etkisine ise olumlu görüşbelirtmişlerdir
Matematiksel soyutlama ve genelleme süreçlerinde görselleştirme ve rolü
Bu araştırmanın amacı, matematiksel soyutlama ve genelleme süreçlerinde görselleştirmelerin yerini ve verilen görselleştirmelerin bu süreçlerdeki etkisini incelemektir. Bunun için, önce katılımcılara soyutlama ve genelleme yapmaya uygun matematiksel durumlar oluşturulmuş ve daha sonra görselleştirme olarak matematik eğitiminde çok kullanılan bir geometri yazılımı kullandırılmıştır. Böylece katılımcıların bu süreçlerde hangi görselleştirmelere yer verdiği, bunları nasıl ortaya koydukları, ne tür görsel imajlara sahip oldukları ve son olarak kullanılan görselleştirmelerin bu süreçlere etkisi ve görsel imajlardaki değişim araştırılmıştır.Araştırma, nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması (case study) ile yapılmıştır. Ders içi gözlemler ve yarı yapılandırılmış görüşmeler veri toplama metotları olarak kullanılmıştır. Çalışma pilot ve asıl uygulama şeklinde iki basamakta gerçekleşmiştir. Pilot uygulama, 2008-2009 öğretim yılı güz döneminde 4. sınıf öğrencisi 24 öğretmen adayının gözlenmesi sonucu 13 katılımcı ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise pilot uygulama sonucu seçilen 5 kişi ile yürütülmüştür.Araştırmada her katılımcı ile dört görüşme yapılmıştır. İlk görüşmede, soyutlama sürecinde yer verilen görselleştirmeleri ve görsel imajları incelemek için katılımcılara 4 aşama içinde 9 durum, ikinci görüşmede genelleme süreci için 3 aşama içinde 4 durum verilmiştir. Üçüncü görüşmede soyutlama sürecinde, dördüncü görüşmede ise genelleme sürecinde kullanılan görselleştirmelerin etkisi ve görsel imajlardaki değişimi görmek için durumlarla ilgili görselleştirmeler verilmiştir. Kullanılan görselleştirmelerde Geometers' Sketch Pad ve Maple bilgisayar programlarından faydalanılmıştır. Toplanan veriler kodlama teknikleri kullanılarak içerik analiziyle değerlendirilmiştir.Bulgular, soyutlama ve genelleme yaparken görselleştirmelere sıklıkla ve farklı şekillerde başvurulduğunu ve farklı görsel imajlara sahip olunduğunu göstermektedir. Kullanılan görselleştirmeler kavramlar ve aralarındaki ilişkileri tamamlamada önemli bir role sahip olmuş, süreçlerin gelişimine gözle görünür olumlu etkilerde bulunduğu tespit edilmiş ve katılımcıların görsel imajlarını istenilen yönde güçlendirdiği ortaya çıkmıştır.Bunların ışığında bu süreçleri daha anlaşılır hale getirmek için, görselleştirme ve görsel imajlarla ilgili matematik öğretimine yönelik ve ileride yapılacak bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Biyoloji dersine yönelik tutum ölçeği geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin biyoloji derslerine yönelik tutumlarını ölçen, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış, beş dereceli Likert tipi bir ölçek geliştirmektir.İlgili alanyazından ve Ankara ili merkez ortaöğretim kurumlarından rasgele seçilen, 339 ortaöğretim öğrencisine açık uçlu sorulara verdikleri, biyoloji dersiyle ilgili görüş ve düşüncelerini belirten, yanıtlardan yararlanarak 122 maddelik tutum ölçeği ön taslağı geliştirilmiştir. Hazırlanan maddeler uzman kişilerin görüşleri doğrultusunda 80 maddelik biyoloji dersi tutum ölçeği taslağı haline getirilmiştir. Hazırlanan taslak ön çalışma grubu olarak belirlenen Ankara ili merkezinden rasgele seçilen 401 biyoloji dersi almış ortaöğretim öğrencisine uygulanmış ve yapılan analiz sonucunda 44 madde ölçekten çıkarılmış ve 36 maddelik biyoloji dersi tutum ölçeği son hali elde edilmiştir. 36 maddelik tutum ölçeği rasgele seçilen Ankara ili merkez ortaöğretim kurumlarından 1995 öğrenciye uygulanarak, faktör analizi yapılmış ve tek boyutlu ?Biyoloji Dersi Tutum Ölçeği? (BDTÖ) son halini almıştır.BDTÖ'nin geçerlik çalışmaları kapsamında, içerik ve yapı geçerliğinin sınanmasına yönelik tekniklerden yaralanılmıştır. Yapılan güvenirlik analizleri sonucunda Cronbach-alfa değeri 0,96 olarak hesaplanmıştır.Geçerlik ve güvenirlik analizleri sonuçları, bu çalışma ile oluşturulan BDTÖ'nin, yeterli düzeyde geçerlik ve güvenirlik değerlerine sahip bir ölçek olduğunu göstermiştir.