Departman

Teknik Eğitim Bölümü

Fırat University

68

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Yeni tasarlanan havalı kollektörler yardımı ile reyhan ve nane kurutulması

Bu çalışmada, yeni geliştirilen havalı güneş kolektörleri kullanılarak reyhan ve nane kurutulması sağlanmış ve kurutma parametreleri deneysel ve teorik olarak araştırılmıştır. Çeşitli yüzey profillerine sahip havalı güneş kolektörleri, hava sirkülasyonu sağlayan radyal fan ve kurutma odasından oluşan, deney düzeneği kurulmuş ve deneyler yapılmıştır. Kurutma deneylerinde nane ve reyhana uygun kurutma sıcaklıkları seçilmiş ve farklı debilerde deneyler gerçekleştirilmiştir. Deney sonuçlarından yararlanarak, nane ve reyhan için ayrı ayrı deneysel bağıntılar elde edilmiş. Elde edilen deneysel bağıntılar literatür ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca nane ve reyhan kurutulması için matematik modelleme geliştirilmiştir.

Güneş enerjisiHavalı toplayıcılarKurutma teknikleri
Fevzi Gülçimen
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Enerji iletim hatları için MATLAB/GUI tabanlı bir arıza analiz programı geliştirme

Enerji iletim hatlarında kısa devre sonucu oluşan arızalar, asimetrik ve simetrik olarak iki bölümde incelenir. Üç fazlı arıza simetrik; tek faz-toprak, faz-faz ve iki faz-toprak arızaları da asimetrik arıza olarak tanımlanır. Simetrik ve asimetrik arızalarının analizini yapmak amacıyla geliştirilen yöntemlerden birisi de simetrili bileşenler yöntemidir. Bu çalışmada, simetrili bileşenler yöntemiyle arızaların hesaplanması gerçekleştirilmiştir. Hesaplamada arıza şartlarını belirlemek amacıyla bir model devrenin benzetimi kullanılmıştır. MATLAB/GUI tabanlı bir arıza hesaplama programı geliştirilmiştir. Bu ara yüz üzerinde, devrede bulunan elemanların dizi reaktanslarının girilmesi için kısımlar oluşturulmuş ve arıza seçenekleriyle arıza akım ve gerilimleri hesaplanmıştır.Sonuç olarak, ara yüz kullanılarak asimetrik ve simetrik arızalarının hesaplanması ve sinyallerin çizdirilmesi sağlanmıştır. Ayrıca, ara yüzlerin kullanımı basit olduğundan bir eğitim materyali olarak da kullanılabilir şekilde hazırlanmıştır.

Grafiksel kullanıcı arayüzü
Savaş Koç
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güç sistemleri eğitimi için MATLAB GUI tabanlı bir yük akış simülatörü

Bu tez çalışmasında ?Güç Sistemleri Analizi? eğitiminde kullanılmak üzere MATLAB GUI tabanlı bir eğitim simülatörü hazırlanmıştır. Bu simülatörde, bara empedans ve bara admitans matrisleri yardımıyla yük akış analizleri yapılmıştır.Bu çalışmada, MATLAB paket programı içerisinde bulunan GUI editörü kullanılmıştır. Öncelikle programın arayüzü geliştirilmiştir. Bu arayüz sayesinde, program menüsünde örnek olarak tanımlanmış çeşitli güç sistemi modellerine kullanıcılar kolaylıkla değişken atayabilmektedir.Uygulamalarda, çok baralı örnek güç sistemlerinin tek hat diyagramları kullanılmıştır. Güç sistemine ilişkin parametreler girildikten sonra, program tarafından bu değerlere bağlı olarak sistemin bara admitans ve bara empedans matrisleri oluşturulmuştur. Daha sonra bu matrisler kullanılarak, sistemin istenilen noktasındaki akım, gerilim ve güç değerleri Gauss-Seidel yöntemiyle hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar, sayısal ve grafiksel olarak gösterilmiştir.

İlyas Tosun
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Statik senkron kompanzatörün (STATCOM) yapay sinir ağları (YSA) ile denetimi

Gelişen teknolojiye bağlı olarak enerji ihtiyacı artmış ve güç sistemleri daha karmaşık bir hal almıştır. Bu nedenle güç sistemlerinin hem taşıma kapasitesinin artırılması hem de iletim sistemlerinin kararlı hale getirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Güç sistemlerinin tepkin güç kompanzasyonu yapılarak yük taşıma kapasitesinin artırılması ve kararlı hale getirilmesi kanıtlanmıştır. Geleneksel kondansatör ve reaktör grupları ve uyartım devreli cihazlar ile yapılan kompanzasyon yetersiz kalmıştır. Güç sistemlerinin kompanzasyonunu gelişen güç elektroniği tabanlı aygıtlar ile yapılması halinde, güç sistemi tam ve esnek bir şekilde denetlenebilir. FACTS olarak adlandırılan bu aygıtların çoğu güç sistemlerinde dinamik kompanzasyon, kararlılığın iyileştirilmesi ve güç akışının denetimi için kullanılmaktadır.Bu tez çalışmasında, bir iletim hattındaki güç akışının kontrolü için, MATLAB-SIMULINK Toolbox 'ı kullanılarak evirici tabanlı FACTS aygıtı olan STATCOM 'un (Statik Senkron Kompanzatör) bilgisayar benzetimi yapılmıştır. STATCOM 'un denetiminde Sabit Parametreli PI denetleyici ve Yapay Sinir Ağı (YSA) kullanılmıştır. YSA' nın öğrenme ve genelleme yeteneklerinden yararlanarak PI denetleyicinin tasarım zorluğu giderilmiş ve PI parametrelerinin otomatik olarak ayarlanabilirliği sağlanmıştır. YSA-PI yapısıyla STATACOM DA denetimi yapılmıştır. PI ile YSA arasındaki farkı gösteren benzetim sonuçları verilmiştir.

FACTSKompanzasyonYapay sinir ağları
Yunus Kara
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Web tabanlı programlanabilir mantık denetleyici uzaktan eğitimi ve uygulaması

Günümüzde internet kullanımı hem dünyada hem de ülkemizde hızla artmaktadır. Aynı zamanda, bu teknolojinin eğitim alanında kullanımı yaygınlaşması ile internet üzerinden yayınlanabilecek web tabanlı derslerin tasarlanmasına da ihtiyaç duyulmaktadır. Web tabanlı eğitim modelleri, zamanla hızlı bir gelişim göstermektedir. Bu gelişim sürecinde, bu tezde web tabanlı animasyonlarla Programlanabilir Mantık Denetleyiciler (PLC) içerikleri ve uygulamaları tasarlanmıştır. PLC dersinin konuları, Web tabanlı eğitim kapsamında zamandan ve mekândan bağımsız şekilde dersin internet ortamında daha etkin ve verimli bir şekilde eğitimi ve öğretimi amaçlanmıştır.Web tabanlı flash animasyonlu olarak tasarlanan PLC dersi eğitim modelinin öğrencilere ön hazırlık yapma konusunda oldukça faydalı olabileceği ve bu alandaki yeni projelere ışık tutabileceği düşünülmüştür.

PLCWeb tabanlı eğitimWeb tabanlı uygulamalar
Davut Sevim
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

AISI 304 paslanmaz çeliği ve 1040 Çelik Çifti'nin plazma kaynak yöntemiyle birleştirilebilirliğinin araştırılması

Plazma ark kaynağı, lazer ve elektron-ışın kaynağında olduğu gibi çok güçlü bir plazma ışını meydana getirerek birleştirilecek malzemelerde tam nüfuziyetin elde edildiği bir kaynak yöntemidir. Kaynak esnasında ergiyik metal, malzemenin kesiti boyunca anahtar deliği şeklinde bir boşluk oluşturarak ilerler. Bu yöntemle 10 mm. kadar olan parçalar tek pasoda kaynak edilebilir.Yapılan araştırmalar sonucunda plazma ark kaynağı konusunda ülkemizde birkaç bilimsel çalışma yapılmamış olup, yurt dışında ise plazma ark kaynağı konusunda birçok çalışma bulunmakla birlikte, benzer olmayan malzeme çiftlerinin birleştirilebilirliği konusunda çalışmaya rastlanılmamıştır. Lazer ve elektron-ışın kaynak yöntemi kullanılarak benzer ve benzer olmayan malzeme çiftlerinin birleştirilebilirliği konusunda birçok çalışmanın yapılmış olması ve ayrıca bu kaynak yöntemlerinin sınırlılıkları düşünüldüğünde plazma ark kaynağının kullanım ve parçanın kaynağa kolay hazırlanması, bu konuda yapılacak çalışmaları önemli kılacaktır.Kaynak metali mikroyapı analizi için optik mikroskop, SEM, EDX ile incelendi.Bileşimlerin mekanik özellikleri çentik darbe deneyi ve mikrosertlik metodlarıyla Fırat Üniversitesinde test edildi.

Düşük karbonlu çelikPaslanmaz çelikPlazma ark
Musa Kılıç
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sade karbonlu çeliklerin tıg ve plazma ile yüzey kaplamasında koruyucu gaz ve tozların yüzey modifikasyonuna etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada sade karbonlu çeliğin yüzeyi (GTA) Tungsten İnert Gaz ve (PTA) Plazma Transfer Ark yöntemleri kullanılarak FeCr, FeTi ve FeMo tozları ile alaşımlandırılmıştır. Numunelerin alaşımlandırma işlemi yapılırken koruyucu gaz olarak saf argon gazı ile birlikte bu gaza % 3 ve 5 oranlarında ilave edilen H2 gazı kullanılmıştır. Alaşımlandırılan bölgelerin mikroyapı ve abrasiv aşınma özellikleri araştırılmıştır. Sade karbonlu (AISI 1020) çeliğin yüzeyi yüksek karbonlu ferrokrom, ferrotitanyum ve ferromolibden tozları kullanılarak alaşımlandırılmıştır. Yüzey alaşımlama işleminden sonra, alaşımlı bölgenin mikroyapısını belirlemek için, tarayıcı elektron mikroskobu (SEM), noktasal analiz (EDS), X-ışınları (XRD) gibi ileri teknoloji araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Abrasiv aşınma testleri pin-on-disk aparatı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Sertlik değerleri alaşımlandırılmış bölge üzerinden ölçülmüştür.GTA ve PTA yöntemleri kullanılarak yapılan yüzey alaşımlama uygulamaları sonucunda; her iki yöntemde de alt malzeme yüzeyine ferro içerikli alaşım tozları ergitilerek yüzey modifikasyon işlemi başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir.FeCr tozu kullanılarak GTA ve PTA yöntemleri ile yapılan yapılan yüzey modifikasyonu işlemi sonrasında mikroyapıda dendritik yapı içerisinde Cr7C3, östenit, Fe3C fazları tespit edilirken, FeTi tozu kullanılarak gerçekleştirilen yüzey modifikasyonu işleminde ferrit matrisi içerisinde oluşan FeTi, Fe3C ve TiC fazlarına rastlanılmıştır. Yine aynı yöntemler ile FeMo tozu kullanılarak gerçekleştirilen yüzey modifikasyonu işlemi sonrasında mikroyapıda ötektoid şeklinde oluşan yapı içerisinde Fe2Mo, MoC, FeC ve Fe3C fazlarına rastlanılmıştır.Koruyucu argon gazı içerisindeki hidrojen oranın artması ile numunelerde daha homojen bir mikroyapı ve buna bağlı olarak sertlik artışı gözlenmiştir.Numuneler içersinde en yüksek sertlik ve en iyi aşınma direnci FeCr tozu ile alaşımlandırılmış PTA yöntemi ile üretilmiş numunelerde görülmüş olup, bunu aynı yöntem ile üretilen FeMo ve FeTi tozları ile alaşımlandırılmış numuneler izlemiştir.Anahtar Kelimeler: Yüzey alaşımlama, GTA, PTA, Koruyucu gaz, Abrasiv aşınma

Vedat Veli Çay
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kendiliğinden yerleşen taşıyıcı hafif betonun mekaniksel ve durabilite özelliklerinin araştırılması

Hafif beton son elli yıldır yapısal amaçlı kullanılan ve oldukça yaygınlaşmış bir beton türüdür. Sağladığı en büyük avantaj yapının zati ağırlığını azaltmaktır. Karşılaşılan en önemli sorun ise kullanılan agregaların gözenekli yapısından dolayı işlenebilirliğinin zor ve dayanımının düşük olmasıdır. Kendiliğinden yerleşen beton (KYB), kendi ağırlığı ile istenilen kesite homojen bir şekilde yayılabilen, yüksek dayanım-dayanıklılık özelliklerine ve genellikle 2300?2500 kg/m3 yoğunluğa sahip bir beton türüdür. Bu iki beton türünün birleştirilmesi ile ortaya çıkan kendiliğinden yerleşen hafif beton (KYHB), beton teknolojisinde kullanıcıya özellikle deprem bölgelerinde iyi bir alternatif sunabilecek niteliktedir. Her iki beton türünün birbirinin dezavantajını kapatabilecek özelliklerinin bulunması ve Türkiye'nin yüksek hafif agrega rezervine sahip olmasından dolayı bu çalışmada kendiliğinden yerleşen hafif beton üretilmeye çalışılmıştır.Kendiliğinden yerleşen hafif beton üretmek için, bazaltik pomza ve perlit agregası seçilmiştir. Agrega tane dağılımının, toz malzemelerin ve agrega tipinin etkisinin incelendiği çalışmada ayrıca iki farklı kür uygulanmıştır. Viskozite sağlayıcı malzeme olarak silis dumanı, uçucu kül, pomza tozu ve toz perlit değişik oranlarda kullanılmıştır. Bu tozların optimum kullanım miktarları, hem mekanik hem de dayanıklılık özellikleri için tespit edilmeye çalışılmıştır. Mekanik özelliklerden basınç dayanımı ve eğilme dayanımı incelenmiş, dayanıklılık da ise donma-çözülme, yüksek sıcaklık, karbonatlaşma ve sülfürik asit parametrelerine bakılmıştır. Bunların yanında dayanıklılık açısından fikir verebilecek kılcal su emme, porozite ve basınçlı su geçirimliliği özellikleri araştırılmıştır. Sonuç olarak bazaltik pomza agregası ile yüksek mukavemetli KYHB elde edilebilmiştir. Hazırlanan betonların birim ağılıkları 1700?1800 kg/m3 ve basınç dayanımları 50?60 MPa arasındadır. Deney sonuçları, iki farklı toz malzemenin birlikte kullanımının kendiliğinden yerleşen taşıyıcı hafif beton yapımında daha yararlı olduğunu göstermiştir. Suda kür edilme durumunda KYB'lerin performansları KYHB'lere göre yüksektir. Havada kür durumunda ise KYHB'lerin mukavemet ve dayanıklılıkları, dere agregalı KYB'ler kadar etkilenmemiştir.

DayanıklılıkDonma-çözülmeHafif beton+5
Tahir Gönen
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Enerji hatları üzerinden internet erişimi

Elektrik hatları üzerinden internet erişimi, mevcut elektrik hatlarını kullanarak bir ev yada binaya inernetin getirilmesi yada bir ev yada ofisdeki mevcut elektrik prizlerini kullanarak internete erişimin sağlanmasıdır. Avrupa ülkelerinde enerji hatları üzerinden internet servis sağlayıcıları gittikçe artmaktadır. Testler bu sistemin hızlı, güvenilir ve güvenli olduğunu göstermiştir.Bu tez ?Elektrik Hatları Üzerinden İnternet Erişimi (PLC ? İletim hattı Communications)? üzerine hazırlanan standartlar, karakteristikler, teknolojiler, ürünler ve bunlara bağlı gelişmeler ve son değişimler hakkında detaylı bir analiz içeren genel ve teknik bir referanstır.İletim hatlarının (iletim hattı), evde bir veri iletişim aracı gibi kullanılmasının faydaları ve avantajları araştırılmaktadır. Yapılan çalışmalar ve karşılaştırmalar, çeşitli Avrupa şehirlerinde iletim hatlarının bir iletim ve iletişim ortamı olarak keşfedildikten sonra iletim zayıflamaları, kanal karakteristikleri ve performans gibi faktörler üzerine yapılan araştırmaların sonucu elde edilen verileri sunmaktadır. İletim hattı ağını (Pwerline Network) belirleyen teknolojilerin pratik kullanımdaki veri iletim değerleri, sınırlamalar, engeller, servis kalitesi ve diğer önemli faktörler tez konusu olmuştur.Tüm HomePlug sertifikalı ürünler mevcut PLC endüstrisini özetlemektedir. Dikkat çeken özellikleri arasında her bir ürün için ayrı teknolojilerin olmasıdır. Teknolojinin akım üzerinden 14 Mbps veri aktarım hızına ulaşılmasından dolayı bu teknoloji yakın gelecek için umut vermektedir. Kolay kurulum, AC elektrik prizlerinin kullanımı, yüksek veri, ucuz maliyet, güvenirlilik ve güvenlik gibi seçenekleri olması diğer kablosuz ağ ve ev ağ sistemlerine göre PLC tercih edilmektedir. PLC; enerji hizmetlerinde, xDLS ve genişband internet servisleri (veri, multimedya gibi) alanlarında iletim hatları üzerinden tüketiciye hizmet vermede potansiyel aday olarak gösterilebilir.

Suna Tokalı
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muş yöresinden temin edilen baritin kullanımı ile elde edilen ağır betonun fiziksel ve mekaniksel özelliklerinin araştırılması

İleri teknoloji ile yaşadığımız günümüz dünyasında, radyasyonun yüksek olduğu nükleer santraller, röntgen odaları ve olası nükleer bomba saldırılarında kullanılabilecek sığınakların duvarlarında ağır beton kullanılması büyük önem taşımaktadır. Özgül ağırlığı normal agregadan fazla olan barit agregaları ile yapılan ağır betonlar, radyasyon ışınları karşısında, normal betonlara göre daha geçirimsiz bir yapı oluşturarak X ışınları ile diğer nötron ışınlarının insan vücuduna ulaşımını önlemede kullanılırlar.Bu çalışmada, Muş ilinden elde edilen baritin, betonun başta radyasyon geçirgenliği özelliği olmak üzere mekaniksel ve fiziksel özelliklerine nasıl etki ettiği araştırılmıştır.Deneyler sonucunda farklı oranlarda Muş yöresi barit agregası kullanılarak elde edilen betonun ağır beton yapımında kullanılabileceği kararına varılmıştır. Deneysel çalışmalar yapılırken Türk Standartlarından yararlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Barit, Ağır Beton, Radyasyon Zırhlaması

Berivan Yılmazer
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00