Gazi University
Anabilim Dalı

Arap Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı

Gazi University

12

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

12 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak arapça öğretiminde bilgisayar kullanımı

Giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşan bu çalışmada Yabancı Dil Olarak Arapça Öğretiminde Bilgisayar Kullanımı ele alınmıştır. Giriş bölümünde araştırmanın amacı ve önemi, problem cümlesi, kapsam ve sınırlılıkları ile araştırmanın yöntemi açıklanmıştır. Birinci bölümde, yabancı dil öğretiminde bilgisayar destekli öğretimin tarihi gelişimi incelenmiştir. Bu bağlamda, Bilgisayarın Tarihi Gelişimi, Yabancı Dil Öğretiminde Teknolojiden Yararlanma, Eğitim Teknolojisinin Bazı Tanımları, Yabancı Dil Eğitiminin Genel İlkeleri, Bilgisayar Destekli Arapça Eğitimi Nedir? Bilgisayar Destekli Arapça Eğitiminin Amaçları, Bilgisayar Destekli Arapça Eğitimine Sağlayacağı Yararlar gibi konular incelenmiştir. İkinci bölümde bazı dünya ülkelerinde bilgisayar destekli dil öğretimi uygulamalarına yer verilmiş ve bilgisayar kullanımına yönelik dikkat edilmesi gereken noktalara değinilmiştir. Üçüncü bölüm, bilgisayarın yabancı dil olarak Arapça öğretiminde kullanımına ayrılmıştır. Bu bağlamda bilgisayar destekli Arapça temel becerilerin geliştirilmesi ve uygulamalarına yer verilmiştir. Bu bölümün ardından bilgisayar destekli Arapça öğretimine yönelik uygulanan 3 anket yer almaktadır ve akabinde bu anketlerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Daha sonra çalışmamızın özeti, bu çalışmadan çıkan sonuç ve konuyla ilgili önerilerimiz açıklanmıştır

Zaki Abouelnasr Elboghdadi
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Çağdaş Arap şiirinde şehir mersiyesi

Şehir mersiyesi, bir şehrin yıkımı, düşüşü veya kaybı üzerine yazılan ağıt tarzı bir edebi eserdir. Bu tür eserler genellikle bir şehrin eski ihtişamını, güzelliklerini ve önemini hatırlatarak, onun kaybolmasına duyulan derin üzüntüyü dile getirir. Şehir mersiyelerinde nostalji, melankoli ve geçmişe özlem gibi duygular ön plandadır. Bu araştırma, çağdaş Arap şiirinde şehir mersiyesi olgusunu ele alıp, bunu eski Arap şiirindeki şehir mersiyesiyle karşılaştırmaktadır. Arap şehirlerinin zorunlu göçü, Suriye'nin kuzeyi, Irak, Lüban, Libya ve Gazze'de yaşanan insanlık dramı, Türkiye'nin güneydoğusunu etkileyen deprem felaketleri, yine Suriye ve Irak'ta görülen savaş sebepli tahribat ve belirli şehirlerin yok edilmesi gibi olaylar, çağdaş şiirlerde bu felaketler üzerinden yansıtılmıştır. Arap şiirinin özgün bir türü olan mersiyenin bir kısmı olan şehir mersiyesi; kayıp, ölüm ve yok olma temaları, Cahiliye dönemi şiirinde de kendini göstermiş, daha sonra şehirler ve başkentler, özellikle Abbasi döneminde Bağdat ve Basra gibi şehirlerin mersiyeleriyle bu tür gelişmiştir. Endülüs edebiyatında da devam eden şehir mersiyesi, günümüze kadar farklı edebi dönemlerde gelişmiştir. Şiirsel yapısı bakımından şehir mersiyesi, duygunun samimiyetine dayanır. Bu araştırmada, çağdaş şehir mersiyelerinin önceki dönemlerden farklı olan yönlerine odaklanmaktadır. Çağdaş dönem şehir mersiyesi, önceki dönem samimi ifadeleri koruyup, zaman zaman aynı düşünce ve görüntüyü sunmuş, ancak önceki şiirlerden farklı olarak resimleme, yapı, üslup, sanatsal sapmalar ve modern bağlamlara uygun çağdaş kelime ve ifadeler kullanma açısından farklılık göstermiştir. Çağdaş şehir mersiyelerinde şairin kişisel deneyimleriyle bağlantılı olan semboller ve anlamlar da ayrıca yer almaktadır.

Hamıda Alahmad
Bingöl University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Arap edebiyatında destan

u çalışma, Arap edebiyatında destanı ve destanın edebî bir tür olarak Arap edebiyatında var olup olamayacağını ele almıştır. Araştırma, destanın Arap edebiyatındaki yansımalarını farklı dönemlerde incelemeyi amaçlamıştır. Bu nedenle, öncelikle destanın doğuşu ve gelişiminin eski Doğu ve Batı edebiyatlarında izlenmesi gerekmiştir. Ardından, Arap edebiyatında destanın varlığı meselesi hem reddedenler hem de kabul edenler açısından değerlendirilmiştir. Böylece, Arap edebiyatının eski dönemlerinde bu türün neden bulunmadığı da araştırılmıştır. Bunun yanında, eski Arap anlatılarının —halk hikâyeleri ve makâmât gibi türlerin— Arap destanlarının bir çeşidi sayılıp sayılamayacağı konusu da ele alınmıştır. Daha sonra, modern dönemde destan kavramının gelişimi ve Arap edebiyatında destanın ortaya çıkış nedenleri ve sebepleri üzerinde durulmuştur. Modern Arap edebiyatında destan ve destansı nitelikte metinlerin varlığı sorunsalını araştırabilmek için, modern uzun soluklu metinlerle eski destan metinleri arasında bir karşılaştırmaya gidilmiş; böylece modern Arap edebiyatındaki bu uzun metinlerin söz konusu türe dâhil edilip edilemeyeceği tartışılmıştır. Bunun için, bu metinlerde destansı özellikler aranmış ve değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu araştırma, destanın doğuşu ve gelişimini eski çağlardan modern çağa kadar takip etmekte, eski ve modern edebî metinlerdeki destansı yansımaları incelemekte ve böylece Arap edebiyatında destanın bir edebî tür olarak varlığı meselesine ışık tutmaktadır. Bu mesele, kimi zaman reddedilmiş, kimi zaman ise kabul görmüştür.

Khaldıeh Haloul
Bingöl University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arapça ve Türkçede zamirler -karşıtsal çözümleme-

ÖZETArapça ve Türkçede Zamirler- Karşıtsal Çözümleme -Koç, AyşegülYüksek Lisans, Arap Dili ve Eğitimi Anabilim DalıTez Danışmanı: Prof. Dr. Emrullah İŞLERTemmuz-2006Bu çalışmada, karşıtsal çözümlemenin güçlü görüşünden hareket ederek,anadili Türkçe olanların Arapça öğrenirken karşılaştığı güçlüklerden bir bölümünün,Arapça ile Türkçe arasındaki yapı, işlev ve anlam bakımından farklılıklardankaynaklandığı varsayımıyla, Arapça ve Türkçedeki zamirler incelendi.Yapılan karşıtsal çözümleme sonucunda, iki dilin sözdizimi, cinsiyet veçokluk başta olmak üzere önemli farklılıklar gösterdiği tesbit edildi. Tesbit edilen bufarklılıkların öğrencilerin Arapça öğrenirken yapmaları muhtemel hatalarıöngörmede yardımcı olacağı; dolayısıyla dil öğrenimi sırasında bu konulara özel birönem verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, çözüm önerilerinde bulunuldu.

Ayşegül Seymen Koç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Mustafa Sadık er-Rafii ve Vahyu`l-Kalem`i

AjSjttl A&Ub AIL*, jli o^Ü4 ÖZET Mustafâ Sadık er-Rafiı, şiir, deneme, eleştiri, makale, inceleme ve araştırma türlerinde ürünler vermiş Modern Arap Edebiyatının önemli yazarlarından birisidir. Hayatı boyunca yakalandığı çeşitli hastalıklar, yazarın psikolojisi üzerinde olumsuz etki yapmıştır. Bu durum, zaman zaman makalelerinde ve dönemin ünlü yazarlarıyla "eski- yeni" konularında giriştiği edebi münakaşalarındaki sert, kırıcı ve tavizsiz üslubunda da kendini göstermiştir. Kişisel yeteneklerinin yanı sıra, babasının ona bıraktığı kütüphane sayesinde kendi kendini yetiştirmiş olan Rafii, edebi hayata şiir ile başlamış ve ilk olarak Divanu 'r-RaflVyi, ardından da en-Nazarat adlı divanını yayımlamıştır. Mahmud Sami el- Barudi, Hafiz İbrahim, Ahmed Şevki ve Halil Mutran gibi dönemin meşhur şairlerinden etkilenmiş ve şiirlerinde sevgi, aşk, güzellik, tabiat gibi konuların yanı sıra, dini ve milli temaları da işlemiştir. Divanlarım geleneksel kalıplarla yazmış olmasına rağmen, bir illa gerçekleştirerek klasik şiir kalıplarım eleştirmiştir. O bu eleştirisini, aruza ve diğer kurallara bağlı kalma endişesinin, genelde şairin daha geniş ifade imkanlarından yararlanmasına engel olduğu, özelde de iç dünyasını ifadede sınırladığı savı üzerine temellendirmiş ve daha sonra nesre geçerek bu alanda önemli eserler vermiştir. Rafii makalelerini üç ciltten oluşan Vahyu'l-Kalem adlı eserinde toplamıştır. Araştırmamızın ikinci bölümünü oluşturan bu eserde edebiyattan, siyasete, sosyal konulardan, felsefeye, hatıralardan dini konulara kadar geniş bir yelpazeye yayılan, yazarın bütün edebi özelliklerini yansıtan 160 makale yeralır. Bu makalelerin büyük çoğunluğu, 1934-1937 yıllan arasında Ahmed Hasan ez-Zeyyat'ın er-Risale adlı dergisinde yayımladığı yazılandır. Bunlar öncekilere nazaran daha anlaşılır bir üsluba sahiptir. Zira bu dönemde halkla daha iç içedir. Onların anlayacağı bir dille yazılarını kaleme almıştır. Rafii, İngilizler'in Mısır'ı işgali sonucu yaptıkları tahribata şahit olmuş, bu işgalin toplumda meydana getirdiği olumsuzluktan bizzat yaşamış ve bunları Vahyu 7- Kalem'deki makalelerinde dile getirmiştir. İngilizlerin ve onlarla birlikte hareket eden bazı aydınların, fasih Arapçanın ortadan kaldırılarak yerine halk lehçesinin ikame edilmesi yönündeki düşüncelerine şiddetle karşı çıkmış, bu konuda çok sert eleştirilerde bulunmuştur. Ona göre, yenileşme adına fasih Arapça'ya yapılan hücumların arka planında İslam dinini toplum hayatından silmek, Kur'an'ın dilini bozmak gibi sinsi niyetler yatmaktadır. Onun nazarında dil ile İslam bütünleşmiştir. Dile karşı tavır alanları İslam'a karşı da cephe almış sayar. Bununla birlikte, Arapça'nın temel ilkelerini ve fesahatini bozmaması şartıyla bazı yeniliklere de olumlu bakar. Rafii'nin yazılarında din önemli bir faktördür. Kur'an'ı en yüce edebiyat, Hz. Peygamber'i de belagatı ve fesahatıyla en büyük edip kabul etmektedir. Dolayısıyla sık sık Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'in sözlerinden alıntılar yapmıştır. Hiçbir edebi akım ve harekete katılmamış, hepsinden bırşeyler alarak kendi tarzını geliştirmiştir. iiLelimeleri seçiminde kendine özgü bir sanat zevki vardır. Bu zevk, ona Kur'an'ı ve onun icazmı anlama yollarını hazırlamıştır. Dilin inceliklerine ve klasik Arap üslubuna vakıf olması, onu edebiyatta üstün bir ifade gücüne eriştirmiştir. Yazı yazma ona göre, sadece bir fikirden, manadan ve duygudan ibaret olmayıp, aynı zamanda da bir sanat ve üsluptur. Çoğu eleştirmen, yazarın üslubunun anlaşılmaz ve kapalı olduğu yönünde görüş birliği içerisindedir. Bu üslubu nedeniyle, yazılarında sadelik, tabiilik ve akıcılık yerine zorlama hakimdir. Yazılarında teşbih, mecaz, istiare gibi belagat sanatlarını ve hayal gücünü de büyük ölçüde kullanmaktadır. Bu durum onun bazı edebiyatçılar tarafından anlaşılmaz bulunmasına yolaçmıştır. Nitekim Taha Huseyn gibi devrinin ünlü fikir adamı ve yazarlan, Rafii'nin kullandığı üslubun yaşadığı çağın şartlarına uymadığını belirtmişler ve onu eskiye bağlı kalmakla itham etmişlerdir.Edebi makalelerinde sanat ve edebiyat konularında görüşlerini ayrıntılı bir şekilde açıklamıştır. Ancak sözkonusu makaleleri soyut kavram ve sembolik ifadelerle doludur. Makalenin başı ile ortası ve sonu arasında konu birliği sağlamak güçtür. Konudan konuya ani geçişler yapmıştır. Sosyal ve siyasi muhtevalı makalelerinde, yaşadığı dönemde çokça tartışılan konulan işlemiştir. Batıya açılma ile birlikte Mısır toplumunda yaygınlaşmaya başlayan batılı hayat tara, kadın özgürlüğü, batı taklitçiliği, fakirlik problemi, gelir dağılımındaki dengesizlik, gerek Mısır ve gerekse başka ülkelerde gerçekleştirilen reform hareketleri, karma eğitim, geleneğin terki, evlilik kurumunun küçümsenmesi, eşler arasındaki denksizlik, yönetici kesimlerin îslami duyarhlıklanndaki eksiklik, dini hayatın yozlaşması gibi konularda görüşlerini ayrıntılı olarak dini referanslar da kullanarak bir vaiz üslubuyla ortaya koymuştur. Ayrıca elinin fert ve toplum hayatındaki yeri ve önemi, Hz. Peygamber'in örnek kişiliği, üstün belagatı, ibadetlerin iyiye ve doğruya yönlendirmedeki rolü ve ahlaki konularda felsefi tahliller yapmıştır.

Ceyhun Ünlüer
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
DoktoraAçık ErişimTR

Avrupa dil portfolyosu ve dilbilgisi kuramları çerçevesinde Arapça dil eğitim setlerinin dilbilgisi içerik incelemesi

Her asırda olduğu gibi günümüzde de ehemmiyet ve itina gösterilen eğitim dallarından biri olan yabancı dil öğretiminde öğretmenin yetkinliği, uygulanan yöntem ve metot, öğrencinin hazırbulunuşluğu ve çevresel faktörlerin yanı sıra kullanılan ders materyalleri de önemli bir rol oynamaktadır. Ders materyalleri arasında ise yabancı dil eğitim setleri hem öğretmen hem de öğrenci açısından özel bir konuma sahiptir. Bu sebeple çalışmamızda, Arapça dil eğitim setleri üzerinde dilbilgisel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda el-ʿArabiyye Beyne Yedeyk, Silsilet'ul-Lisân ve el-Kitâb fî Taʿallum el-ʿArabiyye adlı Arapça dil eğitim setleri ele alınacaktır. Yabancı dil öğretimine genel bir çerçeve oluşturması amacıyla ilk olarak Avrupa Konseyi'nin hazırladığı Avrupa Ortak Başvuru Metni ve Avrupa Dil Protfolyosu incelenmiş ayrıca dört dil becerisi ayrı başlıklar altında ele alınmıştır. Dil bilgisinin yabancı dil öğretiminde hangi evrelerden geçtiği ve sahip olduğu konum detaylandırılarak belirlenen eğitim setleri biçimsel ve dilbilgisel açıdan tetkik edilmiştir.

ArapçaAvrupa Dil Gelişim DosyasıAvrupa Diller İçin Ortak Başvuru Çerçevesi+6
Zeynep Ertürk
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Arapça öğretim görevlilerinin ölçme değerlendirme yaklaşımları

Yabancı dilde ölçme-değerlendirmenin öneminden hareketle yürütülen bu araştırmaya yön veren temel amaç, Arapça hazırlık programlarında eğitim veren öğretim görevlilerinin temel dil becerilerini ölçme-değerlendirme yaklaşımlarını incelemektir. Bu doğrultuda, 2019-2020 eğitim yılında yükseköğretime bağlı üniversitelerin Arapça hazırlık programlarında eğitim vermekte olan 36'sı kadın (%19.7), 147'si erkek (%80.3) 183 öğretim görevlisine ulaşılarak Temel Dil Becerilerini Ölçme-Değerlendirme Teknikleri adlı 4 bölümden oluşan ankete cevap vermeleri istenmiştir. Çalışma kapsamında elde edilen verilerin analizi sonucunda, örneklemi oluşturan öğretim görevlilerinin temel dil becerilerini ölçme-değerlendirme yaklaşımlarının yüksek oranda geleneksel yöntemlerle sınırlı kaldığı sonucuna varılmıştır. Aynı zamanda, alternatif olduğu saptanan yöntemlerin tercih edilme sıklığının cinsiyet, uyruk ve mezun olunan fakülte gibi değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, dört temel dil becerisini ölçme-değerlendirmede alternatif yöntemleri kullanma eğiliminin Türk öğretim görevlilerine oranla Arap öğretim görevlilerinde daha fazla olduğuna işaret etmiştir. Bununla birlikte, sadece yazma becerisini ölçme-değerlendirmede alternatif yöntemleri tercih etme sıklığının cinsiyete göre farklılık gösterdiği saptanmış olup kadın öğretim görevlilerinde bu eğilimin erkek öğretim görevlilerine oranla daha yüksek olduğu bulgusu elde edilmiştir.

ArapçaDil becerileriYabancı dil eğitimi+3
Sara Akkuş
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Modern Ürdün romanında İbrahim Nasrallah'ın yeri

Bu çalışmada modern Ürdün edebiyatının roman türünde İbrahim Nasrallah'ın yeri ele alınmıştır. Şair, romancı aynı zamanda fotoğraf sanatçısı olan İbrahim Nasrallah Arap dünyasında en çok okunan roman yazarlarından birisidir. Bir giriş ve üç bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde Ürdün'ün siyasal ve kültürel tarihine dair genel bir bilgi verilmiştir.Çalışmamızın birinci bölümünde modern Arap edebiyatı, öncelikle Ürdün'ü çevreleyen bir havzada incelenmiştir. Bu arada Mısır, Suriye, Lübnan ve Filistin'deki edebi faaliyetler özetlenmiştir. İkinci bölümde, Ürdün'de şiir ve nesir alanında yapılan çalışmalar en önemli simalarıyla tek tek ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, İbrahim Nasrallah'ın hayatı ele alınmış, eserleri hakkında bilgi verilmiş ve bilhassa romanları etraflıca incelenmiştir. Ayrıca modern Ürdün romanında İbrahim Nasrallah'ın yeri, edebî kişiliği, etkilendiği yazarlar ve aldığı ödüller hakkında bilgi verilmiştir.

Arap edebiyatıModern sanatModernleşme+2
Zehra Gülay Şahan
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Proje imam – hatip liselerinde Arapça hazırlık sınıfı öğretim yöntem ve teknikleri

Türkiye'de son yıllarda İmam- Hatip liseleri proje okulu olma yolunda hızlı bir şekilde ilerleme kaydetmiştir. Bu okulların bazılarında Arapça ve İngilizce hazırlık sınıfları bulunmaktadır. Buna binaen bu çalışmada, Arapça hazırlık sınıflarında kullanılan Arapça öğretim yöntem ve tekniklerin neler olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde, Türkiye'deki Arapçanın önemi, Türkiye'de Arapça eğitimi veren kurum ve kuruluşlardaki Arapça eğitimi üzerine bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde; Arapça hazırlık sınıfı olan Proje İmam- Hatip liselerinde okuyan öğrencilere ve Arapça öğretmenlerine yönelik anket uygulaması yapılarak bu anketlerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonuç kısmında ise anket verilerinden elde edilen bilgiler sonuca bağlanarak önerilerde bulunulmuştur. Çalışmamızın amacı, öncelikle Arapça hazırlık sınıflarındaki Arapça öğretim yöntem ve tekniklerin belirlenmesi ve bu yöntem ve tekniklerin öğrencilerin üzerindeki başarı durumunu tespit etmektir. Ayrıca bu çalışmanın Arapça öğretmenlerine yöntem ve teknik seçerken yol göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Arapça öğretimi, yöntem ve teknikler, Arapça öğretmenleri, Proje İmam-Hatip liseleri, Arapça hazırlık sınıfları

ArapçaHazırlık sınıflarıLiseler+3
Songül İlanlı
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cibrân Halîl Cibrân'da dil, din ve kadın anlayışı

Bu çalışmada, Mehcer Edebiyatı'nın öncülerinden Cibrân Halîl Cibrân'ın dil, din ve kadın hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. Dört ana bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde; kısaca Cibrân'ın doğduğu ve çocukluk yıllarının geçtiği yer olan Lübnan'ın tarihinden söz edilmiştir. Ardından Mehcer Edebiyatı ve göçün sebepleri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde; Cibrân'ın hayatı ele alınmış, Arapça ve İngilizce kaleme aldığı eserlerinden kısaca bahsedilmiş, edebi kişiliği konusunda bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; Cibrân'ın dil konusundaki görüşlerine yer verilmiş, üslubunun özelliklerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde; Cibrân'ın din anlayışından ve buna etki eden faktörlerden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ise, Cibrân'ın kadın hakkındaki görüşlerine yer verilerek, bu konunun eserlerindeki etkilerinden söz edilmiştir. Çalışmamızın amacı, Mehcer Edebiyatı'nın en önemli isimlerinden olan Cibrân Halîl Cibrân'ın en çok eleştirildiği dil, din ve kadın konularını ele alarak, onu daha yakından tanımak ve bu konuyla ilgilenenlere ışık tutmaktır. Anahtar Kelimeler: Modern Arap Edebiyatı, Mehcer Edebiyatı, Cibrân, Dil, Din, Kadın.

Arap edebiyatıArapçaCubran Halil Cubran+6
Hamide Çetinkaya
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Risâletü'l-Gufrân ve İlâhî Komedya üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

Meşhur Arap filozof ve şair Ebu'l-'Alâ el-Ma'arrî'nin (ö.449/1057) üstün edebi değere sahip olduğu kabul edilen ve manevi dünyalara hayali yolculuğu içeren Risâletü'l-Gufrân adlı eseri m.1033 yılında yazılmıştır. Bu eserin yazılışından yaklaşık 300 yıl sonra (1320) büyük İtalyan şairi Dante Alighieri'nin (1265-1321), dünya edebiyat tarihinin en büyük eserlerinden biri kabul edilen ve modern İtalyancanın da temelini oluşturan İlâhî Komedya (La Divina Commedia) adlı eseri ortaya çıkmıştır. Bu iki eserin arasında son derece dikkat çekici benzerlikler bulunmaktadır. Nedir bu? Sadece bir tesadüf müdür? Yoksa dâhice süslenip gizlenmiş bir taklit midir? Dante Alighieri'nin İlâhî Komedya adlı eserinde genel anlamda İslam kaynaklarından faydalanmasıyla ilgili şimdiye kadar başta İspanyol müsteşrik Miguel Asin Palacios'un 1919 yılında yayımlanıp olay yaratan La Escatalogia Musulmana en la Divina Comedia'sı olmak üzere birçok araştırma yapılmıştır. Bununla birlikte İlâhî Komedya'nın doğrudan Risâletü'l-Gufrân'la olan ilişkisini inceleyen küçük çaplı birçok çalışma olmasına rağmen büyük ve detaylı bir araştırmaya rastlayamadık ve bu sebeple böyle bir çalışma yapmak istedik. Tezimizde Arap filozof ve şair Ebu'l-'Alâ el-Ma'arrî'nin Risâletü'l- Gufrân'ıyla İtalyan şair Dante Alighieri'nin İlâhî Komedya'sını karşılaştırma yöntemiyle ele alıp farklı dillerde yazılmış bu iki eseri konu, düşünce ve biçim bakımından inceledik. Bunu yaparken bir yandan ortak, benzer ve farklı yanlarını tespit ederek nedenler üzerinde dururken diğer yandan yazarları, birçok şeyi açıklayabilen yaşamları ve yaşadıkları zamanın sosyopolitik ortamı açısından da değerlendirerek konuya farklı bir açıyla bakmaya ve biraz boyut katmaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Risâletü'l-Gufrân, İlâhî Komedya, Dante Alighieri, Ebu'l-'Alâ el-Maʽarrî, Gufrân Risâlesi, Bağışlanma Risalesi.

Arap edebiyatıArap şiiriDante+7
Anastasiya Uçar
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbn Hazm'a göre gramer-mantık ilişkisi

Bu çalışmada, Zahiri düşüncenin en önemli temsilcisi olarak değerlendirilen İbn Hazm'ın dini düşüncenin doğruluğu ve kesinliği noktasında ortaya koyduğu epistemolojik yaklaşımı ve bunun mantık ile olan ilgisi incelenmeye çalışılmaktadır. Bu epistemolojik yaklaşımın oluşturulmasında önemli belirleyicilerden biri olan dil, bilginin kesinliği anlamında yürütülen tartışmalarda önemli bir teorik araçtır. Dolayısıyla lafızların zahiri anlamlarının temel alınması onların ilk vaz edildikleri hakiki anlamlarını gözetmeyi ve burhani yöntem denilen mantıksal akıl yürütme çerçevesinde hareket etmeyi gerektirmektedir. Dolayısıyla İbn Hazm düşüncesinde mantık, dini düşüncenin kesinliği bağlamında dilin çok anlamlılığa imkân veren sübjektiviteye engel olan bir disiplin olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bakımdan zahiri düşüncede anlamının nesnelliği arayışı dilin tevkifi olduğu düşüncesinden de hareketle dil ve varlık arasındaki ilişkiyi belli bir yönteme dayandırma çabasıdır. Buna göre İbn Hazm'ın teolojik ilgisi doğrultusunda "beyan mantığı" ve "burhan" kavramları mantık perspektifinde yönlendirici teorik araçlardır.

GramerMantıkİbn Hazm
Dilek Sucu
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
10