
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Cardopatium corymbosum bitkisinin çeşitli enzimleri inhibe edici ve antioksidan etkilerinin ölçülmesi
Compositae familyası, Akdeniz, Doğu Avrupa ve Küçük Asya'da yaygın bir dağılıma sahip olan, yaklaşık 1000 cins ve 25.000 türü kapsayan çiçekli bitkilerdir. Bu türlerin bazıları antienflamatuvar, analjezik ve antipiretik potansiyellerine ek olarak, ekstreleri (kökler, gövdeler, ağaç kabuğu, yapraklar, çiçekler, meyveler ve tohumlar) ile yapılan araştırmalarda yüksek antioksidan güçleri olduğu kanıtlanmıştır. Cardopatium corymbosum (L.) Pers. bitkisi Compositae familyasına ait bir türdür. Bu çalışmanın amacı; C. corymbosum türünün etanol, metanol ve su ekstrelerinin LC-MS/MS analizi kullanılarak fitokimyasal içeriğinin, antioksidan aktivitesinin ve çeşitli enzimleri inhibe edici etkisinin ölçülerek tedavi edici potansiyelinin belirlenmesidir. Ekstrelerin antioksidan potansiyelinin belirlenmesi için total fenolik ve flavonoid içerikleri, 2,2'-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal giderici aktiviteleri ve demir indirgeyici güçleri ölçüldü. Ayrıca ekstrelerin α-glukozidaz/α-amilaz, asetilkolinesteraz (AChE)/ bütirilkolinesteraz (BChE), elastaz ve tiyoredoksin redüktaz (TrxR) enzimlerini inhibe edici aktiviteleri ölçülerek sırasıyla antidiyabetik, anti-Alzheimer, anti-aging ve antikanser potansiyelleri belirlendi. Sonuçlar değerlendirildiğinde, C. corymbosum ekstrelerindeki majör bileşiklerinin klorojenik asit, fumarik asit ve rutin olduğu tespit edildi. Metanol ekstresinin en yüksek total fenolik ve flavonoid içeriğe ve antioksidan aktiviteye sahip olduğu görüldü. Tüm ekstrelerin AChE, BChE ve elastaz üzerine düşük düzeyde, α-glukozidaz üzerine ortalama bir inhibisyon gösterdiği tespit edildi. Bununla birlikte C. corymbosum ekstrelerinin güçlü TrxR inhibe edici aktiviteye sahip olduğu bulundu. Çalışmamız, C. corymbosum bitkisinin antioksidan, antidiyabetik ve antikanser aktivitelere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Cardopatium corymbosum, Fenolik içerik, Antioksidan, Antidiyabet, Antikanser Bu çalışma, İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenmiştir. Proje No: 36093
Meme kanserinde ret polimorfizmi ve RET ilişkili parametrelerin serum düzeylerinin değerlendirilmesi
Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde patolojinin altında yatan genetik etkenlerin aydınlatılması ve uygun tedavinin seçimi büyük önem taşımaktadır. RET, çeşitli dokuların normal gelişimi ve olgunlaşması için gerekli olan reseptör tirozin kinaz ailesinin bir üyesidir. RET sinyali tümörü çevreleyen stroma ve hücresel kompozisyonu değiştiren tümör mikroçevresindeki değişiklikleri teşvik etmektedir. RET ve NRTN'in gen polimorfizmleri kanser patojenezinin, riskinin, invazyon ve metastazının araştırılmasında çalışmaların odak konularından biridir. Birçok etnik köken ve popülasyonda çeşitli kanserlerde RET ve NRTN polimorfizmleri araştırılmış olmakla birlikte meme kanseri konusunda literatürde yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu tez kapsamında RET geni G691S (rs1799939), L769L (rs1800861) ve S904S (rs1800863) ile Neuturin geni IVSI-663 (rs1379868) polimorfizmleri ile meme kanseri arasındaki olası riskin incelenmesi ve RET ilişkili serum NRTN, BDNF, MMP-2 ve FAK düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 110 meme kanserli hasta ve 110 sağlıklı kontrol yer almıştır. RET geni G691S, L769L ve S904S ve NRTN geni IVSI-663 polimorfizmleri PZR-RFLP yöntemiyle tespit edilerek alel frekansları ve genotip dağılımları belirlenmiştir. Serum NRTN, BDNF, MMP-2 ve FAK düzeyleri ticari kitler kullanılarak ELISA yöntemiyle ölçülmüştür. NRTN geni IVSI-663 bölgesi polimorfizminde G alelinin meme kanseri riskini 1,54 kat arttığı ve AA genotipinde meme kanseri riskinin 0,43 kat azaldığı tespit edilmiştir (sırasıyla, p<0,05, p<0,05). RET geni G691S, L769L ve S904S alel frekansları ve genotip dağılımları açısından hasta ve kontrol grupları benzer bir profil göstermiştir (p>0,05). Hasta grubunda serum NRTN, BDNF ve FAK düzeylerinde artış ve MMP-2 düzeylerinde azalma bulunmuştur (p<0,05). RET ligandı olan NRTN geni IVSI-663 polimorfizminde G aleli ile artan meme kanseri riskinin, aynı zamanda artan serum NRTN, BDNF ve FAK düzeylerinin bulunması teşhis, prognoz ve yeni tedavi stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.