
8
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Güncellenen 5. sınıf İngilizce öğretim programının (2017) eğitsel eleştiri modeliyle değerlendirilmesi: Bir durum çalışması
Bu çalışmanın amacı, uygulamadaki güncellenen 5. Sınıf İngilizce öğretim programını eğitsel eleştiri modeliyle değerlendirmektir. Bu çalışma 2017- 2018 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Hatay ilinin İskenderun ilçesinde bir devlet ortaokulunda 3 İngilizce öğretmeni ve 64 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma durum çalışması ile desenlenmiş nitel bir çalışmadır. Veriler sınıf içi gözlem, 5. sınıf öğrencileri ile yapılan odak grup görüşmeleri ve 5. sınıflarda derse giren öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Çalışmaya ilişkin bulgular sunulurken eğitsel eleştiri modelinin dört basamağı olan "betimleme", "yorumlama", "değerlendirme" ve "temalaştırma" kullanılmıştır. Her bir basamağın özelliğine uygun olarak öğretmen görüşleri, öğrenci görüşleri ve sınıf içi gözlem notlarına yer verilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre, güncellenen programda kazanım sayılarının azaltılması programın uygulanabilmesi açısında olumlu bir değişiklik olarak görülmektedir. Programda dört dil becerisinden dinleme, konuşma ve okuma becerilerine ilişkin kazanımlar bulunmakta, yazma becerisine ilişkin kazanım bulunmamaktadır. Buna rağmen sınıfta yazma becerisine ilişkin etkinlikler yapılmaktadır. Programda en çok vurgulanan dinleme becerisi teknolojik olanakların bulunmaması sebebi ile yapılamamaktadır. Kazanımlarına en çok ulaşıldığı düşünülen beceri okuma becerisidir. Güncellenen programda içeriğin sade, günlük yaşamla uyumlu ve öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarına cevap verir nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Programda önerilen iletişimsel yöntemin etkili bir şekilde kullanılamadığı görülmektedir. Bunun nedenleri arasında, haftalık ders saatinin yetersiz oluşu, sınıf mevcutlarının kalabalık oluşu, iletişimsel yaklaşıma uygun ders materyallerinin bulunmayışı gösterilebilir. Programın güncellenme nedenlerinden biri olan değerler eğitiminin uygulanmasının öğretmenlerin sorumluluğuna bırakıldığı sonucu elde edilmiştir. Değerler eğitiminin programa eklenmiş olması öğretmenler arasında uygulamada bir farklılık yaratmamış, daha önceki uygulamalara devam edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Benzer şekilde programa eklenen anahtar yeterlilikler kavramı öğretmenler tarafından yeterince anlaşılmamıştır. Programda önerilen ölçme ve değerlendirme yaklaşımları ile sınıf içi uygulamaların örtüştüğü sonucuna ulaşılmıştır. Geleneksel ve alternatif ölçme değerlendirme yaklaşımlarının kullanıldığı sonucu elde edilmiştir. Bunun yanında programda yapılması önerilen öz değerlendirmenin ihmal edildiği görülmüştür. Programın geneli ile ilgili öğretmenler ve öğrenciler olumlu görüş bildirmiş, programın uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Güncellenen ortaokul 5. sınıf İngilizce öğretim programının etkili uygulanabilmesi için yapılan öneriler şu şekildedir: Programlar güncellenirken programın uygulanmasındaki bütün değişkenler göz önünde bulundurulmalıdır. Programa eklenen seçmeli İngilizce dersleri zorunlu hale getirilerek haftalık ders saati arttırılmalıdır. Programın uygulayıcısı olan öğretmenlere düzenli aralıklarla nitelikli hizmet içi eğitim verilmelidir. Benzer çalışmalar Türkiye'nin farklı bölgelerindeki okullarında da yapılmalıdır.
İlkokul 4. sınıf insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersi öğretim programının CIPP modeli ile değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, dördüncü sınıf insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersi öğretim programının Stufflebeam'in Bağlam, Girdi, Süreç, Ürün modeli (CIPP Model) ile değerlendirilmesidir. Araştırma genel tarama modellerinden nedensel karşılaştırma araştırmasıdır. Araştırma Kdz. Ereğli ilçesindeki 109 sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Karataş tarafından geliştirilen bir ölçek kullanılmıştır. Araştırmada programın bağlam, girdi, süreç ve ürün öğelerine ilişkin öğretmen görüşlerinin kısmen de olsa örtüşmesine rağmen, öğretmen görüşleri arasında farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Bağlam, girdi, süreç ve ürün öğesine ilişkin öğretmen görüşlerinin yaşa gruplarına göre, eğitim düzeyine göre farklılık gösterirken; cinsiyete, kıdemlerine ve mezuniyet alanlarında göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada programda ve ders kitabında yer alan bazı kavram ve içeriklerin öğrencinin gelişim seviyesine uygun hale getirilmesi, görsellerin artırılması, derse aktif katılımı sağlayıcı etkinliklerin programda yer alması gibi bazı öneriler getirilmiştir.
Türk milli eğitim sisteminin duyuşsal amaçlarının ilköğretim II.kademede gerçekleşme derecesinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, ilköğretim okulları 8. sınıf öğrencilerinin ilköğretim okullarıgenel hedeflerinde belirtilen değerlere ulaşma düzeyleri öğrenci ve öğretmengörüşlerine göre değerlendirilmiş ve öğretmenlerin değer eğitimi konusundakigörüşleri alınmıştır. Öğrenci değerlerini ölçmek amacıyla, araştırmacı tarafındangeliştirilen geleneksel değerler ölçeği, demokratik değerler ölçeği, çalışma-işdeğerleri ölçeği, bilimsel değerler ölçeği ve temel değerler ölçeği kullanılmıştır.Öğretmenlerin öğrenci değerleri ve değer öğretimine ilişkin görüşlerini almak içinise, öğretmen ölçeği geliştirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Ankara ili merkez ilçelerinde öğrenim görenilköğretim 8.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde ise 2002-2003 öğretim yılında 8.sınıfta bulunan 360 öğrenci ve bu okullarda görevli 44öğretmen yer almıştır.Araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler yoluyla toplanan veriler SPSSpaket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamına alınan öğretmenve öğrencilerin kişisel bilgileri, öğretmenlerin değer öğretimiyle ilgili görüşleri vedeğer eğitiminde kullandıkları etkinliklerin anlamlandırılmasında frekans ve yüzdekullanılmıştır. Öğrenci değerlerinin belirlenmesinde, aritmetik ortalama ve standartsapma, ikili karşılaştırmaların yapılmasında t-testi ve üçlü karşılaştırmalarınyapılmasında ise tek yönlü varyans (ANOVA) kullanılmıştır. Katılımcıların görüşleriarasında anlamlı farklılık olup olmadığı 0.05 seviyesinde test edilmiştir.Araştırmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.1. Öğrencilerin cinsiyetleri onların geleneksel değerlere, çalışma-işdeğerlerine, bilimsel değerlere ulaşma düzeylerinde farklılığa neden olmamaktadır.2. Araştırma kapsamındaki kız öğrenciler, demokratik değerlere ve temeldeğerlere erkek öğrencilere göre daha üst düzeyde ulaşmışlardır.3. Öğrencilerin sosyo-ekonomik düzeyleri, onların demokratik değerlere,bilimsel değerlere ve temel değerlere ulaşma düzeylerinde farklılığa nedenolmamaktadır.4. Öğrencilerin sosyo-ekonomik düzeyleri, geleneksel değerler ve çalışma-işdeğerlerine ulaşma düzeylerinde farklılığa neden olmuştur. Üst SED'den gelenöğrenciler alt ve orta SED'den gelen öğrencilere göre geleneksel değerlere daha altdüzeyde ulaşmışlardır. Çalışma-iş değerlerinde ise, alt SED'den gelen öğrencilerindiğer düzeylerde bulunan öğrencilere göre daha alt düzeyde oldukları görülmüştür.5. Öğretmenlerin öğrenci değerlerine ilişkin puanları, öğrencilerin değerölçeklerinden aldıkları puanlardan daha düşüktür.6. Araştırma kapsamına alınan ilköğretim okullarında görevli öğretmenler,değer öğretiminde çoğunlukla öğretmenin merkezde olduğu ve sözel iletişime dayalıetkinlikler kullanmaktadırlar.7. Araştırma kapsamına alınan öğretmenler, okulda verilen değerlerin aile veçevrede yeterince pekiştirilmediğini, okul ve aile arasında işbirliği olmadığını veokul ile ailede verilen değerlerin çatışabildiğini belirtmişlerdir.
Kültürel değerlere duyarlı eğitim açısından sınıf öğretmenliği lisans programının değerlendirilmesi
Bu araştırmada kültürel değerlere duyarlı eğitim açısından sınıf öğretmenliği lisans programını değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim gören sınıf öğretmeni adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi, beceri veya farkındalık durumları ile sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarının kültürel değerlere duyarlı sınıf öğretmenlerinin yetiştirilmesi noktasında lisans programına ilişkin görüşleri incelenmiştir. Ayrıca sınıf öğretmenliği lisans eğitim programının sınıf öğretmen adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitime hazırbulunuşluklarına katkısı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda hem nitel hem de nicel teknikleri içeren karma (mixed) yöntem benimsenmiştir. Karma araştırma yöntem desenlerinden ise keşfedici sıralı desen (exploratory sequential design) tercih edilmiştir. Buna göre veriler paralel ardışık (sıralı) örneklem ilişkisi çerçevesinde nitel ve nicel veriler aynı evreni temsil eden farklı katılımcılardan ve sıralı (NİT nic) olarak toplanmıştır. 2016 – 2017 eğitim yılında çeşitli üniversitelerde öğrenim gören sınıf öğretmenliği lisans programı son sınıf öğrencilerinden 10'u erkek, 12'si kadın olmak üzere toplam 22 kişiden; ayrıca sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarından 14'ü erkek, 9'u kadın olmak üzere toplam 23 kişiden veriler elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında Türkiye'nin 7 bölgesinden 26 üniversitede sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim gören 350'si erkek 1016'sı kadın olmak üzere 1366 öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırmanın nitel veri toplama sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden görüşme yöntemi benimsenmiş ve veriler sınıf öğretmeni adayları ve öğretim elemanları ile bireysel olarak yüz yüze yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında ise "Kültürel Değerlere Duyarlı Eğitime Hazırbulunuşluk Ölçeği" aracılığıyla veriler toplanmıştır. Nitel verilerin analizinde görüşmeler yoluyla elde edilen verilerin analizinde; içerik analiz yaklaşımı benimsenmiştir. Çalışma grubundan elde edilen verilere dayalı olarak betimsel istatistik tekniklerinden "ortalama ve standart sapma", çıkarımsal istatistiklerden "bağımsız örneklemler için t-testi" yapılmıştır. Elde edilen bulgu ve sonuçlar ışığında, sınıf öğretmeni adaylarına yönelik kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi ve beceri edindirilmesi noktasında beklenen düzeyde süreç ve yaşantıların uygulanmadığı görülmektedir. Bununla birlikte ders içeriklerinde kültürel değerlere duyarlıkla ilgili konulara çok sınırlı düzeyde yer verildiği, öğrenme – öğretme sürecinde kültürel değerlere duyarlı pedagoji anlayışıyla yürütülemediği, ayrıca sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarının kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili yeteri düzeyde mesleki formasyon bilgi ve becerilerine sahip olmadığı belirlenmiştir. Nicel bulgularda ise lisans eğitim programı sınıf öğretmen adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitim noktasında sahip olması gereken mesleki hazırbulunuşluklarını sağlayamadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte sınıf öğretmeni adaylarının kişisel hazırbulunuşluklarının yüksek düzeyde olduğu, ayrıca cinsiyetlerinin, ikinci bir dile sahip olmalarının ve değişim programlarına katılım sağlama durumlarının kültürel değerlere duyarlı eğitime hazırbulunuşlukları üzerinde herhangi bir etki oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Genel çerçevede sonuç olarak sınıf öğretmenliği lisans programının sınıf öğretmen adaylarına kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi ve beceri kazandırma noktasında yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Meslek yüksek okullarında görev yapan öğretim elemanlarının öğretmenlik mesleğine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Araştırmanın amacı, Adnan Menderes Üniversitesi meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarını belirlemek, öğretim elemanlarının tutumlarını farklı değişkenler açısından incelemek ve bu doğrultuda öneriler geliştirmektir. Araştırmanın evrenini, 2008 ? 2009 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Adnan Menderes Üniversitesi meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanı oluşturmaktadır. Evrenin tümüne ulaşılması amaçlandığı için herhangi bir örneklem belirlenmemiştir Verilerin analizinde ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon, kruskall wallis ve tukey HSD gibi tekniklerden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.1.Öğretim elemanlarının öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarının aritmetik ortalaması 3.75 aritmetik ortalama ile ?katılıyorum? düzeyindedir. Öğretim elemanlarının tutumlarının bu düzeyde olması öğretmenlik mesleğine karşı olumlu bir tutuma sahip olduklarının bir göstergesidir.2.Meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının öğretmenlik mesleğine karşı tutumları cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, diğer değişkenlere göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.3. İnsancıl düşünsel yaklaşımı boyutunda cinsiyet ve mesleki kıdem değişkenine göre öğretim elemanlarının tutumları arasında anlamlı bir fark çıkmıştır4. Mesleki kıdem değişkenine göre öğretim elemanlarının öğrenci ve öğrenmeye karşı tutumları arasında anlamlı bir farklılık vardır. Bu farklılık 6-10 yıl kıdeme sahip öğretim elemanlarının lehinedir.5.Öğretim elemanlarını akademik unvan değişkenine göre mesleğe karşı tutum boyutunda anlamlı bir farklılığın olduğunu görüyoruz. Bu farklılık öğretim üyeleri ile öğretim görevlileri arasında öğretim üyelerinin lehinedir.6.Öğretim elemanlarını mezun olunan derece değişkenine göre öğrenci ve öğrenmeye karşı tutumlarında anlamlı bir farklılığın olduğunu görüyoruz. Bu farklılık yüksek lisans mezunları ile ön lisans ve doktora mezunları arasında yüksek lisans mezunlarının lehinedir.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ) insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik eğitim etkinliklerinin incelenmesi
Toplumsal değişime ayak uydurabilmenin ve başarılı olabilmenin yolu yaşamboyu öğrenmeden geçmektedir. İş yaşamında çalışanlar da görevlerini daha iyi bir biçimde yerine getirebilmek ve yeterliklerini artırabilmek için öğrenmeye devam etmeye mecburdurlar. Hem çalışanlar hem de işverenler başarılı bir çalışma yaşamı için eğitime ve sürekli mesleki gelişime önem vermek zorundadırlar. Türkiye'de Kurulu işletmelerin neredeyse tamamına yakınını küçük ve orta ölçekli işletmeler, bir başka deyişle KOBİ'ler oluşturmaktadır. Küreselleşen pazarlarda rekabet etmede zorlanan KOBİ'lerin gerçekte tek çareleri iyi eğitim almış çalışanlar istihdam etmek ve onların mesleklerinde gelişmelerine yardımcı olmaktır.Bu araştırmanın amacı, KOBİ'lerdeki insan kaynakları geliştirme (eğitim) etkinliklerinin durumunu ortaya çıkarmaktır. Bu amaca dayalı olarak şu sorulara yanıt aranmıştır:?KOBİ'ler insan kaynaklarının eğitim gereksinmelerini belirlerken ne tür yollar izlemektedirler??KOBİ'lerdeki insan kaynaklarının eğitim gereksinmeleri nasıl karşılanmaktadır??KOBİ'lerde eğitim sonrası öğrenme ürünleri nasıl değerlendirilmektedir??KOBİ'lerde insan kaynaklarının eğitim gereksinmelerinin belirlenmesinde karşılaşılan olası sorunlar nelerdir??KOBİ'lerde insan kaynaklarının eğitim gereksinmelerinin karşılanmasında karşılaşılan olası sorunlar nelerdir??KOBİ'lerde eğitim sonrası öğrenme ürünlerinin değerlendirilmesinde karşılaşılan olası sorunlar nelerdir?Bu araştırma ile KOBİ'lerdeki insan kaynakları geliştirme (eğitim) etkinliklerinin durumunun ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Tarama türünde nitel araştırma deseni kapsamında gerçekleştirilen araştırmanın evrenini Eskişehir ilinde çeşitli imalat sektörlerinde faaliyet gösteren 580 KOBİ ve bu işletmelerde görev yapan insan kaynakları sorumluları oluşturmuştur. Çalışma evreninden örneklem alınarak araştırma 29 KOBİ üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır:Araştırmada elde edilen tüm bu sonuçlara dayalı olarak, KOBİ'lerde öğrenme durumlarının, bir başka deyişle eğitim etkinliklerinin program geliştirme bakış açısına uygun olmayan biçimde gerçekleştirildiği, gereksinme belirleme çalışmalarının yeterince yapılmadığı veya eğitim sağlayan kuruluşların ilan yoluyla önerdiği eğitim programlarına personellerini gönderdikleri ortaya çıkarılmıştır. Buna ek olarak öğrenme ürünlerinin değerlendirmesine yönelik sistematik bir sürecin olmadığı belirlenmiştir.Sonuç olarak tüm bu sorunların KOBİ'lerde insan kaynağı geliştirme uzmanı olmamasından ya da bu bölümün örgüt şeması içinde var olmamasından kaynaklandığı yargısına ulaşılmıştır.?Anahtar Kelimeler: Program geliştirme, insan kaynağı geliştirme, eğitim etkinlikleri, eğitim durumlarına ilişkin sorunlar, KOBİ
Öğrencilerin fizik kavramları hakkındaki anlayışlarını ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik farkındalıklarını geliştirme amaçlı, sınıf içine uyarlanmış, pratik deneyim içeren bir güneş enerjisi aktivitesinin eylem araştırması
The present study uses action research to investigate how a hands-on solar energy activity that highlights selected physics concepts could be used to enhance participants' understanding of physics concepts as well as their awareness of renewable energy sources. Moreover, the purpose of the study was to learn if an activity related to building a model solar car could be integrated into a physics class. Often this activity is extracurricular; therefore, it was performed to assess the challenges, conditions, and benefits of conducting the activity during class time. It was implemented at an international school in Turkey with 14 students. The quasi-experimental research design was used by dividing participants into two groups: a control and an experimental group. Only the experimental group received the intervention which is the solar-powered car design activity. Hence, the researcher was able to compare whether the activity had a better influence on participants' renewable energy awareness and related physics concepts knowledge by means of a pre-test and a post-test. In addition to the pre-test and the post-test, follow-up interviews were conducted with five participants and an expert teacher. In conclusion, the researcher found indications that the activity may work in a regular physics class. Furthermore, the students who participated in the activity showed improvement in terms of renewable energy awareness and selected physics concepts. Nonetheless, these results only provide descriptive information due to the small sample size and the short period of implementation time which was two weeks; however, this study holds an important place that may lead to a larger study. Through this study, the researcher shared his reflections on the implementation process and developed skills on how to integrate a hands-on into a lesson.
İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin okuma, yazma ve okuduğunu anlama düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada ilkokul birinci sınıf öğrencilerin okuma, yazma, okuduğunu anlama düzeylerinin okula başlama yaşı açısından incelenmesi amaçlanmıştır. İlk okuma yazma öğretiminde öğrencilerin okuma, yazma, okuduğunu anlama düzeylerininin diğer değişkenlere (okul öncesi eğitim, ebeveyn eğitimi, gelir durumu, öğrencinin cinsiyeti, öğretmen değişkeni) göre farklılaşma durumunun incelenmesini de kapsayan bu araştırma nicel yönteme dayalı olup evreni Düzce ili Akçakoca ilçesinde merkez okullarda 2014–2015 öğretim yılında öğrenim gören toplam 347 birinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Betimsel nitelikte olup, tarama modeli kullanılan bu araştırmada gerekli olan veriler Öğrenci Tanıma Formu, Okuma Düzeyi Ölçeği, Dikte Düzeyi Ölçeği, Okuduğunu Anlama Ölçeği İle toplanmıştır. Ayrıca her sınıfın sınıf öğretmenlerine ait bilgilere Öğretmen Bilgi Formu ile ulaşılmıştır. Verilerin analizinde; İstatistik Paket programından yararlanılmıştır. Kruskall Wallis, Mann- Whitney U testi uygulanmıştır. Öğrencilerin okuma, yazma, okuduğunu anlama, düzeylerine ilişkin aldıkları puanlar 60–66 ay; 67–69 ay; 71 ve üzeri ayda okula başlayan yaş grupları üzerinde analiz edilmiştir. 72 ve üzeri ayda okula başlayan çocukların okuduğunu anlama düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Okuma, yazma, okuduğunu anlama düzeylerinin okul öncesi eğitimi alma durumuna göre karşılaştırılmasında yapılan analiz sonucu okul öncesi eğitim alanların her üç düzeyde de daha başarılı oldukları görülmüştür. Öğrencilerin okuma, yazma ve okuduğunu anlama düzeylerinden aldıkları puanların ebeveyn eğitimine göre incelenmesinde elde edilen sonuçlara göre ebeveyn eğitimleri yükseldikçe çocukların okuma, yazma, okuduğunu anlama düzeylerinin arttığı görülmüştür. Öğrencilerin okuma, yazma, okuduğunu anlama düzeylerinin ailenin gelir durumuna göre karşılaştırılmasında, ailenin gelir düzeyi arttıkça öğrencilerin okuma ve okuduğunu anlama düzeylerinden aldıkları puanlar artmıştır. Ailenin gelir düzeyi ile yazma düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öğrencilerin okuma, yazma, okuduğunu anlama düzeylerilerinin öğretmenlerin kıdemlerine göre değerlendirilmesinde; 11–15 yıl kıdeme sahip öğretmenlerin öğrencilerinin okuduğunu anlama düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Kıdem ile okuma ve yazma arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öğrencilerin okuma, yazma, okuduğunu anlama düzeylerinin cinsiyete göre değerlendirilmesinde kız öğrencilerin yazma ve okuduğunu anlama düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Kız ve erkek öğrencilerin okuma düzeylerinde istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Öğrencilere uygulanan ölçeklerden ve formlardan edilen veriler analiz edilmiş ve 60–66 ay, 67–71 ay, 72 ve üzeri yaş grupları karşılaştırıldığında; 60–66 aylık grubun hazırbulunuşluk düzeylerinin okula başlama için yeterli olmadığı görülmüştür. Bu üç grubun özellikle 60–66 ay, 67–71 aylık öğrencilerin okula erken başlaması söz konusu olduğunda, 60-66 aylık öğrencilerin diğer gruplara göre okuduklarını anlama düzeylerinin düşük olduğu, okul öncesi eğitim alan öğrencilerin her üç düzeyde de daha başarılı olduğu görülmüştür. Okul öncesi eğitim alan öğrencilerin okuma, yazma ve okuduğunu anlama düzeyleri açısından daha başarılı görülmeleri araştırmamıza, okul öncesi eğitimin önemi açısından değer kazandırmıştır. İlk okuma yazma etkinliklerinde ebeveynleri eğitimli olan öğrencilerin her üç düzeyde de daha başarılı oldukları görülmüştür. İlk okuma yazma öğretiminde okuduğunu anlama düzeylerinde daha başarılı olan öğrencilerin öğretmenlerinin kıdemlerinin 11-15 yıllık olduğu araştırmamızın bulguları arasındadır. Kız öğrencilerin yazmada ve okuduğunu anlamada erkek öğrencilere göre daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.