
35
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Fazıl Say'ın "3 Ballades for Pıano (Op. 12)" eserinden "Kumru" baladının gitara transkripsiyonu
Fazıl Say'ın "3 Ballades for Piano / Opus 12" eserinden "Kumru" isimli baladın gitarla icra edilebilmesi için piyanodan gitara transkripsiyonunun yapılabilirliğinin incelenmesi, bu araştırmanın esasını oluşturmaktadır. "Giriş" kısmında gitar transkripsiyonu hakkında kısa bilgi verilmiştir. 1. bölümde, incelenecek eserin bestecisinin hayatı, "balad" türünün tanımı ve transkripsiyon hakkında detaylı bilgiler verilmiş, transkripsiyon yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiğine değinilmiştir. Araştırmada hangi yöntemlerle kaynak tarandığı 2. bölümde açıklanmıştır. 3. bölüm "Bulgular" kısmında eserin gitara transkripsiyonu orijinal notasıyla karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Yine bulgular kısmında, ortaya çıkan problemlere alternatif öneriler sunulmuştur. "Sonuç" kısmında bulgularda elde edilen veriler toparlanarak maddeler halinde verilmiş ve konuyla ilgili öneriler sunulmuştur.
Alexandre Tansman'ın "Varıatıones sur un theme de Scrıabıne" eserinde tematik yapı, form ve armoni analizi
Alexander Scriabin'in 5 Prelude Op.16 No.4 eseri ile Alexandre Tansman'ın "Variationes sur un theme de Scriabine" isimli eserin tema form ve armoni analizi, bu araştırmanın esasını oluşturmaktadır. "Giriş" bölümünde, incelenecek olan eserler, bestecileri ve klasik gitar repertuvarının tarihi hakkında bilgiler verilmektedir. "Karvramsal Çerçeve" bölümünde ise analizi yapılacak eserlerin bestecileri ve yaşantıları hakkında detaylandırılmış bilgiler verilmektedir. Ardından analizleri yapılacak eserlerin incelenmesi sırasında kılavuz niteliği oluşturması sebebi ile, analize yardımcı olabilecek müzikal terim ve analiz yöntemleri hakkında bilgiler verilmektedir. "Yöntem" kısmında ise analizleri yapılacak olan eserlerin, analizleri sırasında hangi yöntemlere başvurulacağı belirtilmektedir. "Bulgular ve Yorumlar" kısmında ilk olarak Scriabin'in "Prelüd Op.16. No. 4" tematik ve form analizi, ardından armonik analizi görseller ile ifade edilerek yapılmaktadır. Ardından Tansman'ın "Variationes sur un theme de Scriabine" eserinin, Scriabin'in "Prelüd Op.16. No. 4" eseri ile karşılaştırmalı olarak tematik ve form analizi yapılmaktadır. Tansman'ın eserinin karşılaştırmalı tematik ve form analizinin ardından ise eserin armonik analizleri görseller eşliğinde yapılmaktadır. Son olarak ise, araştırmanın "Sonuç" bölümünde analizi yapılan eserlerden elde edilen bulgular doğrultusunda ulaşılan sonuçlar, maddeler halinde belirtilmekte ve öneriler sunulmaktadır.
Bestecilik eğitiminin gitar repertuvarı üzerindeki etkisinin araştırılması
Bu çalışma, bestecilik eğitiminin gitar repertuarına etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Müzik okullarının gelişimi ve bestecilik eğitiminin rolü ele alınmış, ardından gitar repertuarına katkıda bulunmuş bestecilerin eserleri üzerinden bu etki değerlendirilmiştir. Eğitime yönelik teknik beceriler, eser türleri ve gitarist-besteci ilişkisi incelenerek, bestecilik eğitiminin gitar repertuvarına katkısı araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Müzik, klasik gitar, bestecilik eğitimi, gitar repertuvarı, eğitim müziği, gitarist-Besteci iş birliği.
Hatıra Ahmedli Cafer'in Sonat-613 adlı eserinin incelenmesi
Bu çalışma, Hatıra Ahmedli Cafer'in Sonat – 613 adlı eserinin müzikal analizi ve piyano tekniği bakımından yorumlanması üzerine analitik bir incelemedir. Çalışmanın Giriş bölümünde besteciye ait bilgiler ve bestecinin Sonat – 613 adlı eserine konu olmuş olan Hocalı Katliamı ele alınmış, ikinci bölümde çalışma yöntemi işlenmiştir. Analiz başlıklı üçüncü bölümde ise eser üzerinde kapsamlı bir analiz gerçekleştirilmiştir. Analize ait teorik bilgiler besteci ile yapılan ve kayıt altına alınan ikili görüşme sonrasında değerlendirilmiş, çağdaş bir bestecinin besteleme sürecinde kullandığı besteleme tekniklerinin piyano aracılığı ile dışavurumunu gösteren bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında bestecinin konu edindiği Hocalı Katliamı'nın bir piyano eseri içerisinde gerek vuruş sayısı gerek kromatizm, gerekse tema kullanımı gibi çeşitli teknik bileşenlerde kendini nasıl açığa çıkardığına dair sonuçlara ulaşılmıştır.
Olivier Messiaen'ın "Kuş Kataloğu" adlı eserinin incelenmesi
Fransız besteci, orgcu, öğretmen ve kuş bilimci olan Olivier Messiaen, 20. yüzyıl müziğinin en önemli figürlerinden biri olmasının yanı sıra, hayatının büyük bir kısmını kuşlara adamıştır. Bestecinin ornitoloji çalışmalarının en büyük yansıması olan Kuş Kataloğu (Catalogue d'Oiseaux) adlı eseri ise modern müzik çevrelerinde büyük yankı uyandırmıştır. Kuş Kataloğu'nun müziğinin yazımı Ekim 1956'da başlamış ve 1 Eylül 1958'de tamamlanmıştır. Bestecinin kuşları incelemek, seslerini daha ayrıntılı olarak betimleyebilmek adına Fransa'dan Kuzey Afrika'ya uzanan yolcuğu iki yıl sürmüştür. Bu incelemede, eserin yedi kitap ve on üç bölümü üzerinde gerçekleştirilen ayrıntılı bir araştırmanın Türkçe kaynak olarak literatüre kazandırılması amaçlanmıştır. İcracıların ve dinleyicilerin bölümler ile ilgili daha kapsamlı bilgi edinmeleri açılarından da önem taşımaktadır. Çalışmada, eser içerisinde tespit edilen yetmiş yedi kuş araştırılmış ve tanımlarına yer verilmiştir. Her bölüm için karakter analizleri yapılmış, bahsedilen kuşlar, kuşlar haricinde betimlenen canlılar, manzaralar, doğa tasvirleri, bölgeler ve kullanılan renklerin yerleri tespit edilmiştir. Bölümler içerisindeki önemli teknik ayrıntılar ve bölümlerin karakter analizleri tablolarla pekiştirilmiştir. Messiaen'ın sinestezi yetisi müziği renkler ile duymasını sağlamıştır. Besteci katalogda neredeyse her bölümde renklere yer vermiştir. Bölümdeki renklerin saptanması da dinleyici ve icracı için eserin daha iyi anlaşılabilmesi açısından önemli bir yer teşkil etmektedir. Bunların yanı sıra Kuş Kataloğu'ndaki bölümlere isimlerini veren kuşların sesleri iki ayrı teknikle incelenmiştir. Birincisinden notaların belirlenmesi, ikincisinden ise ses şiddetinin saptanması için yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda kuşların gerçek sesleri ile eser içerisinde bulunan kuşların müziği arasında büyük oranda benzerlik bulunduğu tespit edilmiştir.
Performans kaygısı ve buna bağlı ortaya çıkan stres sorunlarının piyanistler üzerindeki etkilerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi
Araştırmanın amacı, performans kaygısı yaşayan piyanistlerin, kaygıya bağlı olarak yaşadıkları stres sorunlarının tespit edilmesi ve değerlendirilmesidir. Araştırma, tespit ve değerlendirme bulguları doğrultusunda, performans kaygısı ve stresi azaltabilmeye yönelik önerileri kapsamaktadır. Bu önerilerin, yalnızca piyanistler için değil, tüm müzisyenlerin faydalanabileceği ölçekte oluşturulmasının, çalışmanın daha fazla kişiye yarar sağlayabilir olması bakımından önemli olduğu düşünülmektedir. Araştırma verileri, nitel bir araştırma yöntemi olan yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında, yaşları 18-35 arasında olan, piyano ana sanat dalında öğrenim gören lisans, yüksek lisans ve sanatta yeterlik öğrencileri ile öğrenimlerini tamamlamış toplam 15 profesyonel piyanistle görüşülmüştür. Araştırma, 15 katılımcıyla sınırlandırılmış ve örneklerin geneli yansıttığı varsayılmıştır. Görüşmeler, araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme sorularına genel hatlarıyla bağlı kalınarak gerçekleştirilmiş ve katılımcıların izni ile kayıt altına alınmıştır. Katılımda gönüllülük esas alınmış ve katılımcıların kimlikleri deşifre edilmemiştir. Araştırma bulgularına göre, performans kaygısı, kaygı düzeyleri farklılık gösterse de pek çok müzisyenin yaşadığı bir rahatsızlıktır ve kişilik özelliklerinin, kişilerin kaygı yaşamaya yatkın olmalarına neden olduğu anlaşılmıştır. Kaygı ve stresin etkisiyle birlikte yaşanan fiziksel, zihinsel ve duygusal değişimlerin, kişileri ve performanslarını oldukça olumsuz etkileyebildiği tespit edilmiştir. Her tür olumsuz duygu ve düşünceyle başa çıkabilmek için gereken en önemli olgu, sağlıklı ve bilinçli bir psikolojiye sahip olmaktır. Bunu sağlayabilmek için, kişilerin kendilerini olumlu bir şekilde yönlendirmeleri, stres ve kaygıyı en aza indirgeyebilmek için kendilerine fayda sağlayacak yöntemleri keşfedip uygulamaları gerektiği düşünülmektedir.
Ludwig Van Beethoven'ın Op.110, No.31 Piyano Sonatı'nın form, armoni ve piyanistik açıdan incelenmesi
Müzikte Klasik Dönem'i Romantik Dönem'e bağlayan 'köprü besteci' denildiğinde akla gelen ilk isim Ludwig van Beethoven'dır. Müzik yazımındaki ileri görüşlülüğü ve öncülüğü Beethoven'ı bir besteci olarak alanında zirveye çıkaran en önemli özelliktir. Doğayı ve insanları seven, duygusal ve azimli kişiliği onun müziğinin temel yapı taşlarını oluşturur. Bir müzisyen ve bestecinin başına gelebilecek en kötü sağlık sorunlarından biri sayılabilecek ve gitgide daha da ağırlaşan sağırlık problemi ile ömrü boyunca mücadele eden Beethoven'ın, bu sıkıntısına rağmen büyük bir tutkuyla besteciliğe devam etme azmi, onun müziğine bağlılığının bir kanıtıdır. Bu çalışmada Beethoven'ın en zor piyano sonatları arasında sayılan, geç döneminde tamamen sağırken yazdığı sondan ikinci piyano sonatı Op. 110, No. 31'in analizi, üç ayrı bölümü, form, armoni ve piyanistik açısından incelenmiştir. Beethoven'ın müziğinin yenilikçiliğinin ve cesurluğunun en önemli örneklerinden biri olan bu sonatın incelenmesi esnasında, öğrencilerin ve icracıların faydalanabileceği önemli müzikal, teknik ve piyanistik bilgiler hedeflenmiştir.
Ulvi Cemâl Erkin'in Duyuşlar ve Beş Damla eserlerinin iki gitar için transkripsiyonuna yönelik öneriler
Cumhuriyet Dönemi ilk kuşak bestecilerinden Ulvi Cemâl Erkin'in solo piyano için yazdığı "Duyuşlar" ve "Beş Damla" eserlerinin iki gitar transkripsiyonu, bu araştırmanın temelini oluşturmaktadır.
Turgay Erdener'in gitar müziğine katkıları
Bu çalışmada Turgay Erdener'in yapmış olduğu besteler ve gitar için yazdığı eserlerin bestelenme süreçleri, ilk seslendirilişleri, kayıt durumları, edisyon durumları ve gitar müziğinin gelişimi için kendisi ile yapılan görüşme incelenmiştir. "Giriş" bölümünde klasik gitarın tarihsel gelişimi, klasik gitar türleri ve Türkiye'de klasik gitarın gelişimi anlatılacaktır. 1. Bölümde Turgay Erdener'in hayatı ve gitar müziğine katkıları anlatılarak problem durumuna değinilecektir. "Yöntem" bölümünde araştırmanın modeli, evren ve örneklemi, verilerin nasıl toplandığı ve bunların nasıl analiz edildiğine ilişkin bilgiler verilecektir. "Bulgular ve Yorumlar" bölümünde elde edilen bulgulara ve bunlara ilişkin yorumlara yer verilecektir. "Sonuç ve Öneriler" bölümünde ise elde edilen bulgular doğrultusunda ulaşılan sonuçlarla birlikte öğrencilere, bestecilere ve gitaristlere katkı sağlayacağı düşünülen önerilere yer verilecektir.
Franz liszt transandantal etütler'in incelenmesi
Piyano repertuvarının en önemli etütlerinden olan Transandantal Etütler yaklaşık olarak 25 yıl gibi uzun bir dönem sonucu günümüzdeki halini almış ve bizlere ulaşmıştır. Bu süreçte eserin iki defa yenilenmiş olmasına etken yalnızca Liszt'in piyanodaki kişisel gelişimi değil aynı zamanda hayatındaki gelişmeler olmuştur. Örneğin etütleri yazdığı dönem olarak verebileceğimiz 1826-1851 yılları arasında, Paris'de Paganini'yi dinlemiş olması müzik stiline büyük etki etmiş ve Paganini'nin keman üzerindeki ustalığını piyano üzerinde karakterize ederek stiline yansıtmaya başlamıştır. Piyanistlere ve Liszt hakkında araştırma yapacak olan kişilere Türkçe kaynak olmayı hedefleyen bu çalışmada, Transandantal Etütler'in armonik ve form yapısı ile beraber teknik unsurlarının yanı sıra Liszt'in müzik stiline de değinilmiştir.
Modest Petrovich Mussorgsky'nin Bir Sergiden Tablolar adlı eserinin farklı edisyonlarının kıyaslanması ve incelemesi
Modest Mussorgsky "Bir Sergiden Tablolar" isimli piyano eserinin el yazmasını, 1874 yılının Haziran ayında bitirmiştir. El yazmasının kapak sayfasına, basılması için hazırladığına dair bir yazı koysa da eser on iki yıl boyunca basılmamıştır. Eserin ilk basımı 1886 yılında "W. Bessel & Co." Yayınevi tarafından gerçekleştirilmiş, editör ise besteci Nikolay Rimsky-Korsakov olmuştur. Rimsky-Korsakov edisyonunu oluştururken, bestecinin el yazmasındaki pek çok öğeyi değiştirmiş ve bu şekilde baskıya aktarmıştır. 1930 yılında editör Pavel Lamm, eserin orijinal haline çok daha yakın ve el yazmasını kaynak olarak alan bir edisyon ortaya çıkartmıştır. "Muzgiz" Yayınevi tarafından basılan bu edisyon, bestecinin el yazmasına çok daha yakın olsa da belirli farklılıklar görülmektedir. Sonraki yıllarda dünyadaki pek çok yayınevi, bu edisyonları kopyalayarak baskıya aktarmıştır. 1975 yılında, eserin el yazması kopyalanıp, baskıya aktarılınca, "Urtext" edisyonlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu edisyonlar arasında Manfred Schandert ve Vladimir Ashkenazy'nin editörlüklerini yaptıkları "Wiener Urtext Edition" en güvenilir olarak bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, seçilen bu üç edisyonu, bestecinin kendi el yazması ile detaylı bir biçimde karşılaştırmak, basımlardaki notasyon, ritm, nüans, artikülasyon, bağ, armoni, müzikal terim farklılıklarını ve hataları tespit etmek, tüm bunlar sonucunda bestecinin el yazmasına en sadık edisyonu ortaya çıkartmaktır. Gelecekte bu eseri çalacak piyanistlere, edisyon seçimi ve ideal verileri sunma konusunda ışık tutması amaçlanmıştır. Anahtar sözcükler: Mussorgsky, Bir Sergiden Tablolar, edisyon, Rimsky-Korsakov, Lamm, Ashkenazy
Beethoven'ın Eroica Varyasyonları Op.35'in ve solo piyano varyasyonlarının incelenmesi
16 Aralık 1770'de Ren Nehri'nin kenarındaki Bonn'da doğan Ludwig van Beethoven, adını 19.yüzyılda duyurmuş, ikinci bir benzeri olmayan eserleriyle kendinden sonra gelenlere örnek oluşturmuş bir bestecidir. Eserleri klasik mizaçtadır fakat döneme giderek egemen olmaya başlayan romantizm unsurlarıyla da karışıktır. Bu çalışmada L.v. Beethoven'ın solo piyano için yazmış olduğu varyasyon formundaki eserlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Tüm solo piyano varyasyonlarını içine almış olan bu araştırmanın, eserler arasında bir kıyaslama yapılmasına fırsat sunması, yapılan eser incelemelerinin yanında tek bir form üzerinden bestecinin yazım düşüncelerinin gidişini göstermesi amaçlanmaktadır. Çalışma, beş ana bölüme ayrılmıştır. İlk bölümde bestecinin hayatından bahsedilirken ikinci bölümde bir piyanist olarak ortaya konulmakta ve piyano yazısında gerçekleştirdiği genel gelişimlerden söz edilmektedir. Üçüncü başlıkta varyasyon formu ve bestecinin solo piyano müziğinde verdiği varyasyon eserleri incelenmekte ve yapılan incelemelerle her eser için genel bir bakış açısı ortaya konulmaktadır. Dördüncü başlık, piyano sonatlarının içindeki varyasyon formu kullanımından bahseder. Son bölüm olan beşinci bölümde, bütün varyasyon örneklerinin verilmesi ile Op.35 numaralı ''Eroica Varyasyonları'' detaylı incelenerek, diğer varyasyon eserleriyle karşılaştırılmıştır.
Gitar eğitiminde birlikte çalma müfredatına katkı amaçlı yeni düzenleme önerileri
Dünya müziklerinden seçilen eserlerin gitarlı çalma grupları ile icra edilebilirliği, bu araştırmanın temelini oluşturmaktadır. "Giriş" kısmında, bulgulara yön verecek şekilde bazı tanımlar yapılacak, çeşitli kavramlar açıklığa kavuşturulacak ve problem durumuna değinilecektir. "Materyal ve Yöntem" bölümünde, araştırmada hangi yöntemlerle kaynak tarandığı ve bulgulara nasıl ulaşıldığı açıklanacaktır. "Bulgular ve Yorum" bölümünde, araştırmanın problem durumuna yönelik bulgular elde edilerek yorumlanacaktır. "Sonuç ve Öneriler" kısmında ise elde edilen bulgular ışığında ulaşılan sonuçlara yer verilerek, bunlar hakkında öneriler getirilecektir.
17-18. yüzyıl Fransız icra stili ve Robert de Visee örnekleminde klasik gitar ile uygulanması
Bu çalışma 17 ve 18. yüzyıl dönemlerinde Fransa'da uygulanmış ve günümüzden farklılık gösteren müziksel pratikleri Robert de Visée'nin gitar için bestelemiş olduğu birinci re minör süit örnekleminde açıklanması ve modern klasik gitar ile uygulanması esasına dayanmaktadır. "Giriş" kısmında performansın tarihsel öneminden bahsedilmiş, ilgili dönem içerisinde Fransa'ya ilişkin sosyal ve siyasal durum verilmiş, bu sosyal ve siyasi durumun müziğe olan etkisinden bahsedilmiş ve alan gitar müziği çerçevesine daraltılmıştır. Dönemin önemli gitar besteci ve icracılarından olan Robert de Visée'ye ilişkin bilgi ve belgeler incelenmiştir. Problem durumuna değinilmiştir. "Yöntem" kısmında veri analizi ve ve araştırma modeline ilişkin bilgilere yer verilmiştir. "Bulgular ve Yorum" bölümünde araştırmanın örneklemini oluşturan süit örnekleminde dönem uygulamaları açıklanmış, modern klasik gitar ile uygulanması mümkün olanlar belirlenmiş ve eserin transkripsiyonu yapılmıştır. Elde edilen bulgulara dayanılarak sonuç ve öneriler sunulmuştur.
Joaquin Turina'nın gitar eserlerinin analizi ve icrası ile ilgili bir araştırma
Bu çalışma Joaquin Turina'nın gitar eserleri üzerine yapılmış bir araştırmadır. Çalışmanın "giriş" kısmında amaç ve yöntem anlatılmıştır. İkinci bölümde bestecinin yaşamına ve döneme değinilmiştir. Üçüncü bölümde bestecinin gitar eserlerine, op. 31 ve op. 36 katalog numaralı eserlerinin teknik analizine ve icraya yönelik bazı tavsiyelere yer verilmiştir.
20. yüzyıl klasik gitar müziğinde kullanılan efektler ve farklı çalım teknikleri
Bu çalışma 20. Yüzyıl klasik gitar müziğinde tespit edilen eserlerde kullanılan efektler ve teknikleri konusunda icranın nasıl olacağı konusunu ele almaktadır. "Giriş" kısmında klasik gitarın tarihine ve gelişime, 20. Yüzyılda gitara yön veren bestecilere, kullanılan teknik ve belirlenmiş eserlerdeki efektlere yer verilmiş ve değinilmiştir. "Yöntem" kısmında veri analizi ve araştırma modeline ilişkin bilgilere yer verilmiştir. "Bulgular ve Yorum" kısmında araştırmanın konusu olan teknik ve efektlerin uygulanışı, gitarın farklı özellikleri ile açıklanmış, ilgili eserler tespit edilip örneklenmiş ve elde edilen bulgulara dayanılarak sonuç ve öneriler sunulmuştur.
Ludwig van Beethoven'ın Beşinci Piyano Konçertosunun incelenmesi
Ludwig van Beethoven'ın sanatını anlamak ve müziğini analiz edebilmek, tarih boyunca yaşamış birçok sanatçıdan belki farklı değil ama daha fazla olarak, bestecinin yaşamındaki olayları ve tarihsel koşulların doğru araştırılmasından geçer. Beethoven, yaşamı boyunca hem çevresinin hem de kişisel çalkantılarının durdurulamaz şekilde etkisinde kalmış ve bu etkiyi eserlerinde güçlü bir şekilde hissettirmiştir. Beethoven'ın yaşamındaki olumlu ya da olumsuz değişimler durmaksızın müziğini de dönüştürmüş, hatta ona kendisinden sonraki Romantik Dönem sanatçılarını ve belki de tüm insanlığı etkileyeceğini söyleyebileceğimiz dramatik yaratıcılığı bahşetmiştir. Bu bağlamda Beethoven'ın ikinci dönemi olarak adlandırılan ve 1803-1814 yıllarını kapsadığı düşünülen dönem, bestecinin yaşamında savaş, yeni başlayan duyma kaybı gibi sorunlar olmasına karşın en verimli dönemlerinden biri olmuştur. Yine bu dönemde Beethoven, klasik dönem stilindeki başarısını kabul ettirmiş ve son döneminde etkisini gösterecek romantik yönelimleri müziğine katmaya başlamıştır. Beşinci Piyano Konçertosu, Beethoven'ın yalnızca bu döneminin değil, tüm yaşamının en önemli eserlerinden biri olarak, neredeyse senfonik yapıdaki kurgusu, solist-orkestra ilişkisinde kullanılan son derece özgün melodik fikirler ve oldukça gelişkin form yapısı ile müzik tarihinde büyük bir iz bırakmıştır.
Robert Schumann'ın Op.16 Kreisleriana eserinin analizi
Robert Schumann'ın Op.16 Kreisleriana eserinin genel bir bakış açısıyla incelendiği bu araştırmada, Schumann'ın hayatı, piyano eserleri, bestecinin edebiyatla olan ilişkisinin yanı sıra Kreisleriana'nın E.T.A Hoffmann'ın eserleriyle bağlantısı incelenmiş ve eserin form analizi yapılmıştır.
Beethoven'ın Op. 57 "Appassionata" başlıklı piyano sonatına analitik bakış
Alman besteci Ludwig van Beethoven'in (1770-1827) müzik yaşamında orta dönemine rastlayan başlıca klavye eserleri arasında yer alan Op. 57 Fa minör "Appassionata" piyano sonatının, bestecinin, kompozisyon konusundaki yaratıcılığını etkileyen toplumsal dönüşümler, müziğe getirdiği yenilikler, besteleme yöntemi açısından özel bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada; kapsamlı bir araştırma yapılarak, piyano literatürünün çok sevilen ve çok çalınan söz konusu eserin form analizi, piyano tekniği ve karakteri açısından incelenerek, piyanistlerin yorumlarına analitik bakış getirilerek eserin daha nitelikli icrasına katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Arkeolojik çağlarda Anadolu ve çevre kültürlerde Arp – Lir çalgılarının oluşum ve gelişim süreci
Dünyanın en eski Lir ve Arp çalgıları, milattan önce yaklaşık 2450 yılına tarihlenen ve Mezopotamya'da bulunan Ur şehrindeki mezarlarda yapılan kazılar sırasında ele geçmiştir. Bundan birkaç yüzyıl sonra Anadolu'da görülen çalgılar, güneyde Mısır'a, doğuya, Helen ve Roma kanalıyla da batıya yayılmışlardır. İlk dönem büyük sayılabilecek bir morfolojik yapıya sahipken, sonraki dönemde iyice büyümüş ve özellikle demir çağında ise küçülerek kolay taşınır ve çalınır hale dönüşmüştür. Milattan önce son bin yıl içindeki bu süreç ve sonrasında Lirler farklı çalgılara dönüşerek ortadan kalkarken, Arplar ise kendi içinde gelişimini yaparak bugünkü modern haline ulaşmıştır. Lirler, organolojik olarak büyük- küçük olarak ayrılabildiği gibi simetrik ve asimetrik olarak ta ikiye ayrılarak incelenebilirler. Arplar ise açık ya da kapalı olarak iki farklı yapıda olduğu gibi, aldığı şekle göre açılı, köşeli ya da dairesel gibi çeşitli isimler almışlardır.
Giuseppe Verdi'nin?la Traviata? operasının piyano eşlik problemleri
Bu eserdeki piyano eşlik problemlerinin saptanabilmesi için, eserin piyano eşlik kısmının bilinmesi gerekmektedir. ?La Traviata?nın orijinali orkestra ile olup, ilk çalışma aşaması partitür yerine piyano eşlik ile yapılmalıdır. Orijinali orkestra ile yorumlandığı için, piyanistin eşlik yaparken orkestranın yaratmış olduğu etkiyi şancıya hissetirmesi gerekmektedir. Orkestaradaki tüm enstrümanlar, kendi partilerini ayrı ayrı çalmaktadırlar, oysa piyano eşliğinde piyanist, partilerin tamamını birarada çalmaktadır. Bu nedenle de piyanist için teknik problemler çıktığı saptanmaktadır.Bu araştırmanın içinde bestecinin hayatı, tarihsel önemi, sanatı ve yapıtları, operanın konusu, teknik analizine de yer verilmiştir.Sonuç olarak; Giuseppe Verdi'nin ?La Traviata? operasının piyano eşliğinin çalınabilmasi için, piyanistin teknik olarak yeterli ve güçlü bir sonoriteye sahip olması gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: La Traviata, Korrepetisyon, Giuseppe Verdi, Piyano
J. S. Bach Keman Sonatı BWV 1003 klasik gitar uyarlaması ve incelemesi
Bu calışmada J.S. BACH tarafından solo keman için yazılmış olan BWV 1003 la minör keman sonatı, klasik gitar için yeniden düzenlenmiştir. Ele alınmış olan bu dört bölümlük sonatın her bölümünün gitar üzerinde kullanılacak parmak numaraları baştan yazılmış ve kritik noktaların yorum analizleri açıklanmıştır. Barok dönem stiline uygun hazırlanması esas alınmıştır. Bu uyarlamanın temeli gitariste çalım açısından kolaylık ve konfor sağlayacak bir duate anlayışı ile yazılmasıdır. Çalışma esnasında eserin yapısını ve kullanılan yatay armoni anlatımını bozmayacak şekilde, gitarın tınısal özelliklerini ve teknik imkanlarını göz önünde bulundurarak uyarlamanın yapılması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler; Klasik gitar, Bach, Duate, Gitar uyarlaması, Keman sonatı.
Çağdaş Türk bestecilerinin arplı oda müziği eserlerinde kullanılan tekniklerin incelenmesi
Arp, 19. yüzyılda geçirdiği değişimlerle günümüzde hala kullanılmakta olan konser arpı formuna kavuşmuş, buna istinaden çalgının efekt çeşitliliği ve icra teknikleri genişletilmiştir. Başlarda arp için temel icra tekniklerini içeren metotlar yazılmış, ancak sonrasında modern arp teknikleri üzerine araştırmalar, denemeler ve notalama kitapları öne çıkmıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren genel literatür, özellikle orkestrasyon kitapları modern arp teknik ve efektlerine yer ayırmıştır. Türkiye'de ise bu alanda yeterli sayıda araştırma saptanmamıştır. Çalışma, çağdaş Türk bestecilerinin arplı oda müziği eserlerinde kullanılan teknikleri incelemektedir. Bu bağlamda arp çalgısı için ergonomik teknik ve efekt kullanımına ek olarak bu çalma yöntemlerinin simge ve tanımlamalarının bilinirliğini arttıracak bir rehber tasarısı oluşturmak çalışmanın amacı olarak ele alınmıştır. Çalışmada arp çalgısının teknik özelliklerine ve kullanılan metotlara tanınırlığının az oluşu gerekçesiyle literatür taraması, nitel araştırma veri teknikleri ile betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda 13 Türk besteci tarafından 2010 yılından sonra bestelenmiş 14 arplı oda müziği eserinde kullanılan teknikler incelenmiştir. Çalışmanın yapısını; teli çekerek çalınan, susturma, glissando, perküsyon ve pedal teknikleriyle efektler için kullanılan materyaller oluşturmaktadır. Elde edilen veriler ışığında araştırmada arplı oda müziği eserlerinden, çağdaş repertuvara rehber niteliğinde katkı sağlayacak sonuçlar paylaşılmıştır.
Dimitri Şostakoviç'in op. 87 Prelüd ve Fügler eserine genel bakış ve dört fügün incelenmesi
Dimitri Şostakoviç'in Op. 87 Prelüd ve Fügler eserinin genel bir bakış açısıyla incelendiği bu araştırmada, Şostakoviç'in hayatı, yaşadığı dönemin sosyal ve politik önemi ve prelüd-füg formunun genel özelliklerine de yer verilmiştir. İki, üç, dört ve beş sesli füglerden birer örnek seçilerek form analizleri yapılmıştır.
Piyano çalarken kullanılan tüm kasların ısıtılmasının anlık piyano performansına etkisinin incelenmesi
Bu çalışma, piyano performansı öncesinde yapılan ısınma hareketlerinin, anlık piyano performansı sırasındaki tempo, nüans, sonorite gibi müzikal değerlere olan etkisinin yanı sıra kalp hızı, yorgunluk gibi fizyolojik parametreler ve performans memnuniyeti üzerine etkisini değerlendirmek amacıyla planlandı. Çalışmaya yaşları 18-28 yıl arasında değişen gönüllü 7 piyanist dâhil edildi. Çalışmaya alınan bireylerde cinsiyet ayırımı yapılmadı. Çalışmaya katılan 7 piyanistin toplam 14 piyano performansı ardışık iki günde gerçekleştirildi ve ses kaydı alındı. Birinci performans öncesi piyanist sadece müzikal ısınma, ikinci performans öncesi ise buna ek olarak fiziksel ısınma yaptı. Her iki koşulda gerçekleştirilen performansların değerlendirilmesinde aynı yöntemler kullanıldı. Isınma alışkanlıkları ve ısınmanın müzik kalitesine olan etkisini nasıl algıladıkları, "Isınma Alışkanlığı Anketi" ile sorgulandı. Piyano performans kayıtları sonorite, nüans, tempo akıcılık ve yorum gibi özellikler açısından "Piyano Performansı Değerlendirme Ölçeği" kullanarak değerlendirdi. Kalp hızı "On Rhythm 110 Heart Rate Monitor" ile yorgunluk Borg Yorgunluk Ölçeği ile değerlendirildi. Isınmalı ve ısınmadan yapılan performanslara ilişkin BYÖ puanları arasında ısınmanın lehine anlamlı fark bulundu (p<0.05). Fiziksel ısınma yapılan performanslar ile yapılmayan performanslar kalp hızı açısından karşılaştırıldığında en düşük kalp hızları arasındaki fark anlamlı iken (p<0.05), en yüksek kalp hızları arasında fark bulunmadı (p>0.05). Isınmadan ve ısınarak yapılan performanslara ait "Piyano Performansı Değerlendirme Ölçeği" puanları karşılaştırıldığında, aradaki fark ısınma yapılan performanslar lehine anlamlı bulundu (p<0.05). Bireylerin fiziksel ısınma yaparak ve yapmadan çaldıkları eserlerin süreleri arasında fark yoktu (p>0.05). "Piyano Performansı Öz-Değerlendirme Anketi" ısınmalı performansın "teknik, nüans ve tempo" karakteristiklerinin daha iyi düzeyde olduğunu gösterdi.
Vihuela eserlerinin klasik gitarla çalınması üzerine bir araştırma
Bu araştırmada vihuela eserlerinin bestelendikleri kilise modlarında klasik gitarla çalınması hedeflenmektedir. "Giriş" kısmında vihuela transkripsiyonlarındaki eksen farklılıkları tespit edilerek, vihuela eserlerinin yazıldıkları kilise modlarında icra edilmesi ile ilgili problem durumu ortaya konmuştur. "Yöntem" kısmında araştırmada hangi yöntemlerle kaynak tarandığı ve bulgulara ulaşıldığı açıklanacaktır. Ardından "Kavramsal Çerçeve" kısmında araştırmanın problem durumunda sorulan soruların çözümüne yönelik olarak, kilise modları, Guido´nun hexachord sistemi, vihuela, vihuela repertuvarı, vihuela akordu, hayali akort ve vihuela tablaturu konuları açıklanmıştır. "Bulgular ve Yorumlar" kısmında örneklem olarak ele alınan eserlerin yazıldıkları kilise modları ile hayali akortları dikkate alınarak yeniden transkripsiyonları yapılmıştır. Son olarak araştırmanın "Sonuç ve Öneriler" kısmında, elde edilen bulgular ışığında ulaşılan sonuçlara yer verilerek, klasik gitar icracısı, öğretmeni ve öğrencilerinin yararlanabileceği bazı öneriler getirilecektir.
Edvard Grieg'in op.16 la minör piyano konçertosunun incelenmesi
On dokuzuncu yüzyılın ve Norveç halk müziğinin en önemli bestecilerinden biri olan Edvard Grieg'in Op.16 La Minör Piyano Konçertosu eserinin incelendiği bu sanat çalışması raporunda, Grieg'in hayatı araştırılmış, Op. 16 La Minör Piyano Konçertosu eserinin armonik ve formal analizi yapılmıştır. Bu çalışma yapılırken literatür taraması ile veriler toplanarak bestecinin hayatı ve Op.16 La minör piyano konçertosunun ortaya çıkışı hakkında bilgiler edinilmiştir. Aynı zamanda Edvard Grieg'in Op.16 La minör piyano konçertosunun armonik ve formal analizi yapılmış olup, eseri icra etmek isteyen icracılara kaynak olması amaçlanmıştır. Anahtar sözcükler: Edvard Grieg, piyano konçertosu, analiz, form, klasik müzik.
Edward Macdowell 2. piyano konçertosu üzerine bir inceleme
Bu çalışmada Edward MacDowell'ın Re Minör 2. Piyano Konçertosunun incelenmesinin yanı sıra, kısaca Amerikan müzik tarihi de araştırılmıştır. 1. bölümde araştırma yöntemi açıklanmış, 2. bölümde Edward MacDowell' ın yaşamı ve eserleri incelenmiş, 3. bölümde Edward MacDowell' ın Re Minör 2. Piyano Konçertosunun yapısal analizine yer verilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Edward MacDOWELL' ın Re Minör 2. Piyano Konçertosunun yapısal açıdan incelenmesi yoluyla, piyano edebiyatının önemli eserlerinden olan bu konçertoyu çalışmak ya da tanımak isteyenlere bir kaynak sunmaktadır. Araştırmanın, Amerikan müziğine ve bu bağlamda yazılmış piyano konçertolarına yönelik araştırmalarda, konu ile ilgili bilgi vermesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir.
Necil Kâzım Akses'in minyatürler albümünün solo ve iki gitar transkripsiyonunun yapılması ve karşılaşılan problemlerin çözümleri
Cumhuriyetin ilk bestecilerinden Necil Kâzım Akses'in solo piyano için yazdığı 'Minyatürler" albümünün solo ve iki gitarda icra edilebilmesi bu araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Giriş bölümünde, piyano repertuvarı ve gitar repertuvarından bazı transkripsiyon örnekleri verilmiştir. Ardından Piyano ve gitarın teknik farklarına değinilmiştir. Birinci bölümde Necil Kazım Akses'in hayatı, Minyatür Sanatı ve Minyatür Sanatının Müzikteki örnekleri açıklanmıştır. Bulgular bölümünde farklı çalgılardan yapılmış transkripsiyon örneklerinden yola çıkarak alt problemler incelenmiş ve çözüm önerileri verilmiştir. Daha sonra minyatürlerin solo gitar, iki gitara transkripsiyon yöntemleri araştırılarak gitar transkripsiyonları yapılmıştır.
Franz Schubert op.15 Wanderer Fantasy eserinin incelenmesi
Franz Schubert'in Op.15 Do Majör Wanderer Fantasy eserinin genel bir bakış açışı ile incelendiği bu çalışmada, Schubert'in hayatı ve müzik stili, fantezi biçimi ve Wanderer Fantasy eserinin genel özellikleri incelenmiş, eserin formal analizi yapılmıştır. Bu çalışmalar yapılırken literatür taraması yapılarak veriler toplanmış, Franz Schubert ve Wanderer Fantasy hakkında yapılacak olan araştırmalara, eseri icra etmek isteyen icracılara kaynakça olması hedeflenmiştir. Anahtar sözcükler: F. Schubert, Schubert'in müziği, Wanderer Fantasy, piyano, fantezi biçimi
L. Godowsky'nin F. Chopin'in Op.10 etütleri üzerine sol eldüzenlemelerinin teknik ve müzikal açıdan incelenmesi
Bu çalışmada, Leopold Godowsky'nin Frédéric François Chopin'in Op.10 etütleri üzerine sol el için düzenlemiş olduğu 12 etüt, orijinalleriyle karşılaştırmalı bir şekilde, teknik, müzikal açıdan incelenmiş ve Godowsky'nin hayatı, piyano tekniği, piyano literatürüne sağladığı katkılar, Chopin'in etütleri üzerine yazdığı 53 düzenleme ve sol el için piyano müziği hakkında genel bilgiler verilmiştir. İlgili literatür araştırması sırasında Leopold Godowsky ve eserleriyle ilgili Türkçe dilinde yayınlanmış bilimsel nitelikli çalışmaların oldukça sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle yapılan araştırmanın, Godowsky'nin çalışmaya konu olan eserlerini tanımak ve çalışmak isteyen icracılara, öğrencilere, araştırmacılara ve bestecilere rehberlik etmesi amaçlanmıştır. Çalışmadaki veriler, literatür taraması ve döküman analizi yöntemleri kullanılarak toplanmıştır. Yapılan araştırmanın ve incelemelerin sonunda, Godowsky'nin sol el için düzenlediği Chopin etütlerinin, sol el piyano tekniğini geliştirmek isteyen ya da sağ elini herhangi bir sebepten dolayı kaybetmiş veya kullanamayacak duruma gelmiş olan icracılara oldukça faydalı bir kaynak oluşturduğu ve piyano literatüründe pek de geniş bir yere sahip olmayan sol el repertuvarına önemli bir katkı sağladığı sonucuna varılmıştır.
Giovanni Zamboni Romano Op.1 eserinin analizi yöntemi ile tarihsel bilgilendirilmiş bir Diminution yöntemi geliştirilmesi
Özünde, bu tez, 18. yüzyılda yaşamış bir İtalyan besteci olan Giovanni Zamboni Romano'nun besteleri için tarihsel olarak bilgilendirilmiş bir dimunition uygulaması yöntemi geliştirmek amacıyla archlute sonatlarındaki melodik yapıları incelemektedir. Bu amaç doğrultusunda, "Tarihsel Arka Plan" bölümünde uzun saplı bir lavta türü olan archlute çalgısının Avrupa müziğine girmesine ilişkin tarihsel bilgiler verilmektedir. Sırasıyla lavtanın menşei, Avrupa ve İtalyan müziğindeki yeri ve uzun saplı lavtalar olan archlute, chitarrone ve theorbonun gelişimi sırasıyla anlatılmaktadır. Daha sonra İtalyan lavta repertuarı 16., 17. ve 18. yüzyıllar bağlamında incelenmiştir. "Tarihsel Arka Plan" bölümünde, dönemin icra pratikleri incelenmekte ve bu çalışmanın odaklandığı temel problem ortaya konmaktadır. "Yöntem" bölümünde melodik yapıların inceleneceği yönteme ilişkin bilgi verilmektedir. "Verilerin Analizi" bölümü, bestecinin archlute eserlerinin incelenmesi sürecini içermektedir. Verilerin analizi sonucunda Giovanni Zamboni Romano'nun archlute sonatlarında kullandığı süslemeler ve dimunition karakterli ezgi yapıları belirlenmiş ve ayrı başlıklar altında açıklanmıştır. Dimunition yöntemi bölümünde melodik yapıların pratikte kullanımına yönelik çalışmalar türetilmiş ve altı numaralı sonat ele alınarak uygulamanın bağlam içinde kullanımına yönelik öneriler sunulmuştur. Sonuç ve öneriler bölümünde çalışma ulaştığı sonuçlar ışığında değerlendirilmiş ve bazı önerilere yer verilmiştir.
Diğer ülke bestecilerinin Ahmet Kanneci'ye ithaf bestelediği gitar eserleri üzerine bir araştırma
Bu çalışmada ithaf eser yazılma süreci ve besteciyle icracı arasındaki ilişkilerin detaylarına yer verilmiştir. Örnek olarak ülkemiz gitaristlerinden Ahmet Kanneci'nin diğer ülkelerin bestecileri ile olan ilişkisi ele alınmıştır. İthaf edilmiş eserlerin yaratım aşaması, besteciler ile Kanneci arasındaki bağ, edisyon ve kayıt durumu yapılan yüz yüze görüşmeler neticesinde ortaya konmuştur. Araştırmanın giriş bölümünde gitar ve repertuvarının tarihten günümüze nasıl geldiğiyle ilgili bilgilere yer verilmiştir. Tanınmış bestecilerin ilgisini çeken çağımız gitaristlerinin kurdukları ilişkiler neticesinde gitar repertuvarına katkıları ve kendilerine ithaf edilen eserlerle ilgili bazı bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde Ahmet Kanneci'nin sanat hayatı ve ülkemiz gitar müziğine olan katkıları, yurt içi ve yurt dışı alanda gerçekleştirdiği çalışmaları ve icrasını diğer sanat dallarıyla nasıl desteklediği konusunda bilgiler verilerek çalışmanın problem durumuna değinilmiştir. İkinci bölüm olan yöntem bölümünde 1986- 2001 yılları arasında Ahmet Kanneci'ye ithaf edilen eserlerle ilgili belgelere ve verilere nasıl ulaşıldığına dair bilgiler verilmiştir. Bulgular ve yorumlar bölümünde Kanneci ile yapılan görüşmelerle birlikte kendisinin kaynaklarından edinilen belgeler ve veriler doğrultusunda ithaf edilen eserlerin detaylarına ulaşılmış, alt problem başlıkları altında incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular ve yorumlar neticesinde gelecek nesil gitaristlere, gitar eğitimi yapan kişi ve kurumlara yol gösterici olacağı düşünülen öneriler getirilmiştir.
Bestecilerin kendi eserlerinden yaptıkları gitar transkripsiyonlarının incelenmesi
Bu çalışmada, gitar transkripsiyon literatüründe ender olarak rastlanan, bestecinin kendisi tarafından yapılmış olan gitar transkripsiyonları incelenmiştir. Söz konusu eserlerden seçilen örnekler, transkripsiyonun temel ilkeleri kapsamında ele alınmış ve bu ilkelere ne derecede bağlı kaldıkları değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, yapılan literatür taraması sonucunda notalarına ulaşılabilen bütün eserler değerlendirmeye alınmış, bunun sonucunda da her biri ayrı bir besteciye ait olan üç eser incelenmiştir. Eserlerin orijinal versiyonları ile gitar transkripsiyonlarının ölçü bazında karşılaştırması yapılarak, arada melodi, armoni ve ritm açısından ne gibi farklılıklar olduğu belirlenmiş, elde edilen veriler ışığında bestecilerin transkripsiyonda, eserin aslına ne derecede bağlı kaldıkları yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, elde edilen bulguların genel çerçevede bir özeti çıkarılmış, amaç ve hedefler doğrultusunda elde edilen sonuçlar açıklanarak gelecek araştırma ve çalışmalara ışık tutacak öneriler verilmiştir.
19.yuzyılda Avrupa'da cinsiyet rollerinin kadın bestecilerin mesleki yaşamlarına etkilerinin incelenmesi
Müzik tarihine bakıldığında kadın bestecilerin, çağdaşları erkek bestecilere kıyasla eşit kalitede bir eğitim almamış olmaları ve sayılarının her çağda erkek bestecilerden daha az olması göze çarpmaktadır. Avrupa adına birçok değişimin yaşandığı 19. yüzyılda ise teknoloji, bilim ve felsefe alanında gerçekleşen ilerlemelere paralel olarak kadının statüsünün de değişmeye başladığı, önemli kadın bestecilerin ortaya çıktığı görülmektedir. Daha önceleri geniş bir eğitim alma ve meslek icra etme olanakları bulunmayan kadınlar, bu yüzyılda önceki çağlara göre daha geniş bir eğitim hakkı elde ederek meslek sahibi olmaya başladılar. Bunun sonucu olarak, kadınların toplumsal hayata daha fazla girmesine olanak tanınmasıyla 19. yüzyıl Avrupa'sının müzik hayatında çok sayıda kadın, icra ve beste yapabilmiştir. Buna karşın, bu yüzyılda hem icra hem de beste alanında erkeklerin varlığının hâkim olduğu görülmektedir. 19. yüzyıl boyunca sadece Avrupa'da değil, dünyanın pek çok ülkesinde erkeklerin kadınlardan daha iyi iş çıkarabileceği fikri günümüzden çok daha fazla kabul görmekteydi. Bu yüzyılda kadınların müzisyenliği ancak ev ortamında hayat bulmuş ve müzik, çoğu zaman yalnızca daha hünerli eş adayları olmaları için öğretilmiştir. Konser icracısı, eğitmen, orkestra şefi gibi erkeklerin egemenliğinde olan meslek alanlarını yapmaları ise mümkün görülmemiştir. Bu çalışma, 19. yüzyılda beste yapan kadınların hayatlarını incelemek, bu yüzyılda kadınların toplumdaki yeri sebebiyle karşılaştıkları zorlukları ve bunlarla nasıl mücadele ettiklerini anlatmak için yapılmıştır. Bu kapsamda çalışma 4 bölümden oluşturulmuştur. İlk bölümde 19. Yüzyılda Avrupa'da müzik ve yaşam konusuna değinilmiştir. İkinci bölümde dönemin kadın bestecileri incelenmiş ve ayrıntılı bir şekilde hayatları, eserleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde 19. yüzyılın toplumsal kurallarının bahsettiğimiz kadın besteciler ve eserleri üzerindeki etkilenmeleri incelenmiş ve son bölümde ise gösterilen tüm bilgiler ışığında varılan sonuçlar açıklanmıştır.