Hacettepe University
Anabilim Dalı

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı

Hacettepe University

2.142

Arşivlenen Tez

14

DOI Atanmış

1%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şiir üzerine düşünceleri ve Şiir-i Leyal'iyle Suut Kemal Yetkin

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yüksek Lisans programında gerçekleştirilen bu tezde, Suut Kemal YETKİN' in şiir üzerindeki düşünceleri, tenkitleri ve tartışmalarıyla gençlik yıllarında yazdığı ve sonradan Şiir-i Leyal adı altında bastırdığı şiirlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Suut Kemal YETKİN, birçok edebiyat sanatçısının edebi hayat çizgisinin başlangıcında da izlendiği üzere, şiirle edebiyata atılmıştır. Sanatçı, Paris'teki öğrenim yıllarında felsefe, sanat tarihi ve estetik üzerinde yoğunlaşırken gençlik yıllarındaki tutkusu ölçüsünde şiir yazmaktan uzaklaşmıştır. Şiir yazmaktan belirli bir süre uzaklaşan Suut Kemal YETKİN, nesir türü eserlerinin çoğunluğunda, teme çıkış noktası şiir olmak üzere, düşünceler ileri sürmüştür. Günümüze kadar, Türk Edebiyatında, Suut Kemal YETKİN'in gençlik yıllarında yazmış olduğu şiirleriyle, şiir üzerindeki düşünceleri hakkında tatminkâr bir çalışma yapılmamıştır. Suut Kemal YETKİN, bu yüzden Türkiye'de sanat tarihçisi, estetikçi, eleştirmen ve denemeci olarak tanınmıştır. Bu tez çalışmasında Suut Kemal YETKİN'in şairlik yönüyle şiir üzerindeki düşünceleri hakkında, kendi söyledikleriyle başkalarının söyledikleri; araştırma, inceleme, analiz ve kompozisyon metotlarıyla ele alınmıştır. Suut Kemal YETKİN'in basılmış olan kitaplarının arasında yer almayan makale, deneme ve tenkit gibi yazılan da değişik gazete ve dergilerden derlenerek, ilk kez bu tez çalışmasında gözden geçirilmiştir. Sonuçta; Suut Kemal YETKİN'in nesir türü eserlerinde şiir üzerinde odaklaşması, doğu ve batı edebiyatındaki orijinal tesbitleri değerlendirmiştir. Ayrıca, Ahmet Haşim tarzında yazmış olduğu Şiir-i Leyal'i üzerinde bir analiz çalışması yapılmıştır. VI

Yetkin, Suut KemalŞiir
Kahraman Bostancı
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nilüfer mecmuası: İnceleme, tahlili fihrist bazı metinler

Türkiye'deki dergicilik faaliyetlerinin özellikle II. Meşrutiyet (1908) öncesinde Anadolu'da nasıl başlayıp geliştiğini, ilk derginin ne zaman ve hangi Anadolu ilinde çıkarıldığını ortaya koymak amacıyla Nilüfer (1887-1891) dergisi üzerinde çalışma amaçlandı. Çalışma, Önsöz dışında üç alt başlık altında toplanan Giriş (İlk Türkçe Mecmualar, Taşra Dergiciliği ve Nilüfer, Feraizcizade Mehmet Şâkir), Tahlili Fihrist ve bazı Seçme! M erinlerin günümüz harflerine aktarıldığı bölümlerle, Sonuç ve Kaynakça'dan oluşmaktadır. Giriş bölümünde önce Türkiye'de çıkarılan bir dönem Türkçe mecmualara değinilerek bunlardan özellikle Türk Edebiyatı 'nda iz bırakanlar ve tezin konusu olan Nilüfer dergisinin çıkarıldığı dönem (1887- 1891) 'deki bazı önemli dergilere, Taşra Mecmuaları ve Nilüfer'e değinilmiştir. Giriş bölümünde son olarak Nilüfer dergisinin sahibi Feraizcizade Mehmet Şâkir tanıtılmaktadır. Türk Edebiyatı'nda pek tanınmayan Mehmet Şâkir'in aslında II. Meşrutiyet öncesi dönemde önemli tiyatro yazarları arasında yer aldığı ve Türk dili üzerinde çalışmalar yapan dikkate değer bir isim olduğu aydınlığa kavuşmuştur. Bu çalışmada görüldü ki taşra, dergicilik faaliyetleri yönünden İstanbul kadar olmasa bile hatırı sayılır hamlelerde bulunmuş, Tanzimat'ın ilanından sonra yenilikleri izleme konusunda İstanbul'u yalnız bırakmamıştır. İzmir ve Bursa belki de İstanbul'a yakın olmaları sebebiyle taşraya öncülük etmiş, yeniliklerde başı çekmiştir. İlk derginin İzmir'de çıkarılmış olması (1882) bu ilin kültürel yönden Anadolu illeri arasında önemini vurgular. Fakat Nevruz, çok kısa denilebilecek bir sûre için yaynhn/nifJ-ıı* (1882). İzmir, vnNevruz'dan sonra dergicilik faaliyetlerine epey bir süre ara verirken Bursa, bu dönemde uzun soluklu iki dergiyi peş peşe çıkarır. Nilüfer (1887-1891), Fevâıd (1888-1896). Bu açıdan Bursa taşrada dergicilik faaliyetleri yönünden İzmir'den daha köklü ve sağlam temellere sahiptir. Nilüfer dergisinin kalabalık sayılabilecek (82) yazar kadrosuna sahip olduğu ve bunların çoğunluğu taşradaki yazarlardan oluştuğu görüldü. Bunun yanında İstanbul'dan yazan yazarların sayısı da az değildir. Nilüfer dergisi "ifrat ve tefritten uzak" bir dini anlayış benimseyen, dönemin padişahı Sultan II. Abdülhamid'le barışık yaşamaya gayret sarf eden bir görüşe sahiptir. Bursa ilinin ilk dergisi olan Nilüfer, aynı zamanda Anadolu coğrafyasında çıkarılan ikinci dergidir. 1882 yılında 10 sayı çıkarılan Nevruz dergisi bir yana bırakılırsa Nilüfer (1887-1891) Anadolu coğrafyasında çıkarılan uzun süreli ve geniş okuyucu kitlesine sahip ilk dergidir.

Feraizcizade Mehmet ŞakirNilüfer mecmuası
Hasan Çelik
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mirsad mecmuası (tahlili fihrist, inceleme, metinler)

Mirsad dergisi II. Abdülhamid sansürünün yoğun yaşandığı günlerde yayın hayatına başlayan ve yine bu sansürün emriyle yayınını noktalayan bir dergidir. Bu çalışmada istibdad döneminde yeşeren ve solan bir dergi olan Mirsad'ın dönemi içindeki yerinin tesbiti, dergi etrafında toplanan isimlerin belirlenmesi ve tanıtılması, derginin günümüz harflerine kazandırılması kısaca, tahlil, inceleme ve çeviri amaçlandı. Çalışmanın giriş kısmında II. Abdülhamid dönemi basın yayın hayatı hakkında genel bilgiler verilmektedir. Dönemin belli başlı gazete ve dergileri, Mirsad'ın yayın tarihi ile çakışan dergiler tanıtılmaktadır. Mirsad dergisinin tanıtıldığı kısımda ise derginin yayın süresi, dönemi ve gayesi belirtilmekte, 25 sayı boyunca sergilediği dış yapı ve biçim özellikleri tarif edilmektedir. Yazar kadrosu ulaşabildiğimiz hayat hikâyeleri ile tanıtılmakta, hakkında hiçbir bilgi verilmeyen isimler dergideki takdimleri ile sunulmaktadır. Ardından Mirsad'da yer alan tüm türler ve ağırlık kazanan muhtevalar hakkında bilgiler verilmektedir. Kısm-ı fennîler hariç tüm Mirsad metinlerinin günümüz harflerine çevrildiği "metinler" bölümünden hemen önce yer alan Tahlilî Fihrist, bir nevi metinlere âit detaylı bilgilerin verildiği içindekiler kısmı görevini üstlenmektedir. Mirsad dergisi hem içerdiği türler, hem tercih ettiği muhtevalar, hem de siyasetten ve güncel hayattan bilinçli olarak uzak duruş tarzıyla tamamen dönem dergilerinin karakterini yansıtır, yönetimin kendisinden beklediği kimliği taşır. Her ne kadar, ilk bakışta, kapatılan bir dergi olması Mirsad'ın yönetimle çeliştiği veya böyle bir izlenim uyandırdığı düşüncesini doğursa da incelendiğinde, hükümetle barışık olduğu görülür. O da dönemindeki pek çok dergi gibi, II. Abdülhamid sansürünün gayesini aşan parçası jurnalcilik teşkilâtının kurbanı olmuştur. VI

DergilerMirsad mecmuası
Pınar Şaylan
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Karadeniz efsanelerini derleme ve araştırma (Trabzon, Rize ve Artvin efsaneleri)

İnsanoğlu, tarih sahnesine çıktığı günden bugüne gelene kadar hep, yaşadığı dünyayı sorgulamış, onu anlamaya çalışmıştır. İlk dönemlerde insanlar tabiatı ve tabiat olaylarım kendilerince açıklamışlar, bunun sonucunda da o dönemin efsaneleri meydana gelmiştir. Zaman geçtikçe de toplumların kendi kültür seviyelerine ve yaşadıktan çağlara uygun yeni efsaneler oluşmuştur. Efsaneler, insanın hayal gücünün ve zekâsının ürünleridir. Destanlar gibi millî olmamalarına rağmen, toplumun kültür düzeyini, yaşayış şeklini yansıtırlar. İnsanları iyiye, güzele, doğruya yönlendirirler. Bugüne kadar, Türkiye'de ve diğer ülkelerde efsaneyle ilgili pek çok metin derlenmiş ve efsaneler üzerinde ilmî çalışmalar da yapılmıştır. Özellikle Avrupa'da, bu konuyla ilgili çalışmalar 1900'lü yıllara kadar uzanmaktadır. İşte bu çalışmayla, hızlı bir şekilde yok olmaya başlamış millî kültürün sözlü ürünlerinden biri olan efsanelerin, bir an önce yazıya geçirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanı olan Trabzon, Rize ve Artvin yörelerine ait çok az sayıda efsane amatör araştırmacılar tarafından derlenerek yazıya geçirilmiştir. Ancak, bugüne kadar, bölgede geniş çaplı ve akademik düzeyde bir çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle, Doğu Karadeniz bölgesi, değerlendirilmesi gereken bakir bir sahadır. Çalışmada, sahanın geniş, yerleşimin engebeli arazi yüzünden çok dağınık olması yüzünden ve iletişim şartlan, kaynakların tümüne ulaşmayı imkânsız kıldığından, vasıtasız derleme metodunun yanı sıra, vasıtalı derleme metodu kullanmak zorunlu hâle gelmiştir. Derlemeler teyple yapılmış, daha sonra da deşifre edilerek yazıya geçilmiştir. Deşifre edilen malzeme tasnif edildikten sonra, her efsane önce epizotlanna aynlmış, ardından üslûp birliği sağlamak amacıyla çalışmacı tarafından yeniden yazılmıştır. Tekrara düşmemek için, varyantlar aynca yazılmamış, sadece farklı kısımlan dipnotlarda vragösterilmiştir. Çalışmanın son bölümünde, efsaneler önemli özelliklerine değinilerek, kısaca değerlendirilmiştir.

ArtvinDoğu Karadeniz bölgesiEfsaneler+2
Neşe Işık
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muzaffer İzgü'nün hayatı, sanatı ve romancılığı

Bu çalışmada Muzaffer İzgü'nün hayatı, sanatı ve romancılığı hakkında ayrıntılı bilgi verilmiş, ayrıca romanları yapı bakımından incelenmiştir. Muzaffer İzgü'nün Hayatı, Sanatı ve Romancılığı üzerine yapılan bu inceleme iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, İzgü'nün hayatı, sanatı ve romancılığı hakkında bilgi verilmiş; ikinci bölümde, İzgü'nün romanları; olay örgüsü, mekân, zaman, şahıs kadrosu ve bakış açısı bağlamlarında incelenmiştir. İzgü'ye ait romanlar ve onunla ilgili yapılmış çalışmalar incelenerek yazarın daha önce fark edilmemiş yönlerine dikkat çekilmiştir. Tezin sonuç bölümündeyse çalışmamız neticesinde ulaştığımız sonuçlar dikkatlere sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Muzaffer İzgü, roman, sanat, yapı

BiyografiRomanSanat+2
Şahin Çelikkaya
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osman Rahmi Efendi'nin Nâme-i Dil mesnevisinin çeviri ve incelenmesi

Bu tezdeki amaç, Osman Rahmi Efendi'nin Nâme-i Dil adlı mesnevisinin transkripsiyonlu metnini vererek edebi açıdan tahlil etmek ve mesneviyi bilim dünyasına tanıtmaktır Çalışma giriş bölümüyle beraber üç bölümden oluşmaktadır. Bu amacın hedefine tam olarak ulaşabilmesi için giriş bölümünde, mesnevinin daha iyi anlaşılabilmesi için XIX. yüzyılın siyasi ve kültürel hayatı, mesnevi türü ve Osman Rahmi Efendi'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde de Nâme-i Dil'in muhtevâsı hakkında bilgi verilerek önemi vurgulanmış sonrasında ise mesnevide yer alan dinî ve aşkla ilgili kavramların tahlili yapılmıştır. İkinci bölümde ise Nâme-i Dil mesnevisinin transkripsiyonlu metni verilmiştir. Çalışmanın sonucunda orta hacimli bir eser olan Nâme-i Dil'in edebiyat tarihimizdeki yeri belirtilmeye çalışmış ve eserdeki bazı verilerden hareketle Osman Rahmi Efendi hakkında bilgi edinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Name-i Dil, Osman Rahmi Efendi, Mesnevi, XIX. yüzyıl.

19. yüzyılDilbilgisiDilbilim+7
Funda Dolahmet
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşık Mevlüt Mertoğlu hayatı sanatı eserleri

Tarihi seyir içinde âşık edebiyatı, Türklerin, İslamiyet'i kabul etmesiyle birlikte Türk sözlü edebiyatın temeli olan ozan-baksı geleneğinin muhafazakârlaşması ve yerlileşmesi ile yeni bir tarz olarak ortaya çıkmıştır. Kaynağını sözden alan âşık edebiyatı, yüzyıllar boyunca farklı kültür ve coğrafyalara yayılarak toplumun hafızasını oluşturmuş ve edebiyatın önemli bir parçası haline gelmiştir. 15. yüzyılda kendini gösteren bu edebiyat, temsilcileri olan âşıklar tarafından günümüze kadar korunmuş ve taşınmıştır. Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun hayatı, sanatı ve eserlerinden oluşan bu çalışmanın amacı, Erzurum âşıklık geleneği çevresinde yetişen, Erzurum âşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden olan Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun âşıklık geleneği içerisindeki yerini ve önemini ortaya koymaktır. Nitel bir çalışma olan bu incelemede, halk edebiyatı ve aşık edebiyatı üzerine yazılmış eserler literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Verilerin toplanması ve analiz edilmesi sürecinde yerinde gözlemler yapılarak elde edilen veriler derlenmiş, âşık ile ikili görüşmeler yapılmış, ihtiyaç duyulan veriler toplanmış, nitel araştırma yöntemine göre bu veriler analiz edilmiştir. Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun iki yüz on iki şiiri aşk, özlem, gurbet, kader-şans-talihten yakınma, din, tasavvuf, aile, toplumsal ve eleştirel konular, milli duygular başlıkları altında incelenmiş; şiirlerin dil, üslup ve şekilsel özellikleri tespit edilmiştir.

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Biyografi+4
Abdulhan Taşbaşı
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Cemal Safi life and poetry

In this work, Cemal Safi's life, approach to art and poems are analyzed in all aspects. The goal of this work is to determine the epistemological, thematic and aesthetic substructure of the poems of Cemal Safi, through a denouncement of his way of constructing them. Having dwelled on the way the poems are organized, the poet's way of utilizing poetical techniques and the leading themes, the way the poet gives his work its aesthetic value is ascertained. Through the principles of connotation and infiniteness of meaning in a poetic text, the work was not limited by criterias of one discipline, other disciplines to which the texts orientate are also recoursed. However, keeping in consideration that the literary text is a organic whole in itself, the text itself and the data supported by text are put in the axis of the work.

BiographySafi, CemalTheme+3
Ömer Yuzbaşı
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şemseddin Sami'nin Küçük Kamus-ı Fransevi adlı Fransızca-Türkçe sözlüğünün Transkripsiyonu

Bir dili öğrenebilmek için sözlüklerin önemi çok büyüktür. Türk dilinde Divanü Lügati't-Türk adlı eserden bugüne dek yüzlerce sözlük yazılmıştır. Bu sözlükler Türkçeden Türkçeye olabildiği gibi; Türkçeden yabancı dile tek yönlü; yabancı dilden Türkçeye tek yönlü; hem Türkçeden yabancı dile, hem de yabancı dilden Türkçeye çift yönlü şekilde olagelmiştir. Ayrıca manzum ve mensur olmak üzere her iki türde sözlükler yazılagelmiştir. Bu sözlüklerin hepsi kültür hayatımız için ayrı öneme sahiptir. Karahanlı Türklerinin İslamiyeti kabulünden 1839 yılındaki Tanzimat Fermanı dönemine kadar en çok sözlüğü hazırlanan diller Arapça ve Farsça olmuştur. 1839 yılından sonra ise bu dillerin yerini batı dilleri almıştır. Batı dilleri içerisinde en çok sözlüğü hazırlanan başlıca diller de Fransızca ve İngilizce olmuştur. Tanzimat'ın fermanı olan 1839 ile Cumhuriyetin ilanı olan 1923 dönemi arasındaki katalog taramalarında bu döneme ait 50'den fazla sayıda Fransızcadan Osmanlı Türkçesine ve Osmanlı Türkçesinden Fransızcaya sözlük kaydına rastlanmaktadır. İnceleyeceğimiz eser büyük dilci Şemsettin Sami'nin "Küçük Kamus-ı Fransevi" adlı 7+651+5 sayfalık Fransızcadan Osmanlı Türkçesine sözlüğüdür. 1839-1923 arasında hazırlanmış Fransızca-Türkçe ve Türkçe-Fransızca sözlükler kısaca tanıtılacaktır. Daha sonra Şemsettin Sami'nin "Küçük Kamus-ı Fransevî" adlı eserinin tam metin halinde transkripsiyonu yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Fransızca, Küçük Kamus-ı Fransevî, sözlük, Şemseddin Sami, Türkçe.

Fransız edebiyatıFransızcaKamus-ı Fransevi+4
Uğur Akıl
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sadettin Kaplan'ın romancılığı

Bu çalışmada Sadettin Kaplan'ın hayatı, sanatı ve romancılığı hakkında ayrıntılı bilgi verilmiş, ayrıca romanları yapı bakımından incelenmiştir. 'Sadettin Kaplan'ın Romanları' başlıklı çalışma, iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Sadettin Kaplan'ın yaşam öyküsü ve sanat yaşamı ile eserlerinin tanıtımı sunulmuştur. İkinci bölümde yani Sadettin Kaplan'ın romanlarının incelendiği bölüm ise, yazımızın inceleme bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde edebî ölçütler doğrultusunda yapılan incelemeyle belirlenen bulgular, bütün olarak ele alınarak, onun belirlenen romanlarının karakteristik özellikleri yansıtılmaya gayret edilmiş; Kaplan'a ait romanlar onunla ilgili yapılmış çalışmalar incelenerek yazarın daha önce fark edilmemiş yönlerine dikkat çekilmiştir. Tezin sonuç bölümündeyse çalışmamız neticesinde ulaştığımız sonuçlar dikkatlere sunulmuştur. 2019, XV+185 Sayfa Anahtar Kelimeler: Roman, Sadettin Kaplan, Roman İncelemeleri

Kaplan, SadettinRomanTürk edebiyatı+1
Safiye Bilge Ağtaş
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adalet Ağaoğlu'nun dar zamanlar üçlemesinde postmodern yansımalar

Postmodernizm, modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adıdır. Teknolojinin gelişmesiyle insana verilen değerin azalması insanoğlunu başka arayışlara itmiştir. Birçok kişi tarafından modernist olarak bilinen Adalet Ağaoğlu'nun eserlerinde postmodern öğelere rastlanmaktadır. Değişim konusunda edebiyatın yapısal durumundan farklı davranan yazar, kendine özgü anlatım biçimleri geliştirmiştir. O güne dek pek az yazarın eleştirmeyi göze aldığı toplumsal konuları cesurca dile getirmiştir. Bireyi eserlerinde esas alması onun toplumun gerçeklerini ne derece yansıtmaya çalıştığını gösterir. Eserlerinden dolayı birçok tartışmaya konu olan yazar, yine de hayatını sanatına adayarak bildiği yolda ilerlemeye devam etmiştir. Kadını eserlerinde başat öğe olarak ele alan Ağaoğlu, onun kendini ispat edişine eserlerinde yer verir. Araştırmanın temel amacı, Türk Edebiyatı'nda çok önemli bir yere sahip olan Adalet Ağaoğlu'nun Dar Zamanlar üçlemesini oluşturan Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi ve Hayır adlı eserlerin üzerinde postmodern yansımaları belirlemektir. Üç bölümden oluşan çalışmanın giriş kısmında postmodernizmin ne olduğuna ve dünya edebiyatında nasıl kullanıldığına değinildikten sonra birinci bölümde Adalet Ağaoğlu'nun hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise incelemeye tabi tutulan romanlar; kişi, zaman, mekân, olay örgüsü, temalar, bakış açısı dil ve üslup açısından incelenmiştir. Üçüncü bölümde Ağaoğlu'nun Dar Zamanlar üçlemesinde kullanılan postmodern teknikler tespit edilmiştir. Bu teknikler ele alınırken postmodern roman incelemesinde kullanılan üst kurmaca, ontolojik unsurlar, zihin karışıklığı, metinlerarasılık gibi tekniklerin romanlarda nasıl ele alındığı incelenmiştir. Sonuç kısmında çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılmış olup bu romanlarda geçen postmodern özelliklerden nasıl faydalanıldığı ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Adalet Ağaoğlu, Postmodernizm, Üstkurmaca, İroni

Ağaoğlu, AdaletPostmodernizmTürk edebiyatı+2
Oya Aslan
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mustafa Kutlu'nun hikâyelerinde halk bilimi unsurları (2010-2018)

Halk belirli bir gelenek içerisinde birlikte yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip insan topluluğudur. Halk bilimi birlikte yaşayıp aynı kültür özellikleri gösteren halk adı verilen topluluğa ait maddi ve manevi kültürel unsurları inceleyen bilim dalıdır. Halk bilimi, halkın davranış kalıplarından edebiyat ürünlerine kadar geniş bir alanda araştırma yaparak elde ettiği verileri gelecek nesillere aktarır. Halk bilimi çerçevesinde değerlendiren halk edebiyatı ve halk kültürü unsurları modern dönem Türk edebiyatına ait eserlerde de yer almaktadır. Türk hikâyesinin önemli isimlerinden olan Mustafa Kutlu halkın yaşantısına eserlerinde sıkça yer veren yazarlardandır. Anadolu'yu, Anadolu insanını, köyden kente göç olgusunu hikâyelerinde tüm canlılığı ile işleyen Mustafa Kutlu hikâyelerinde halk bilimine ait unsurlara sıkça yer vermiştir. Mustafa Kutlu ilk dönem eserlerinden itibaren halka ait maddi ve manevi kültürel ögeleri yapıtlarında sıkça kullanmıştır. Bu çalışmanın amacı, medyanın halk kültürü üzerinde olumsuz etkilerinin sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte arttığı 2010 sonrası dönemde Mustafa Kutlu'nun yazdığı hikâyelerde halk bilimine ve halk bilimi içinde değerlendirilen halk edebiyatına ait unsurları tespit etmek ve incelemektir. Bu çerçevede Mustafa Kutlu'nun 2010-2018 arası hikâyelerinde yer alan halk bilimi unsurları ve bu unsurların kullanımı tespit edilip ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Halk, halk bilimi, halk bilimi unsurları, Mustafa Kutlu

Halk bilimiHikayeKutlu, Mustafa+2
Feyza Bayrak Kahraman
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk romanında Ahıska Türkleri

Ahıska Türklerinin geçmişi çok köklü bir tarihe dayanmaktadır; ancak yüzyıllar boyunca yaşadıkları ata topraklarından 1944'te ayrılmak zorunda kalırlar. Dönemin SSCB başkanı olan Stalin tarafından Orta Asya'nın çeşitli bölgelerine sürülen Ahıska Türkleri, gittikleri yerlerde de birçok sıkıntıya maruz kalırlar. Fergana olayları, Krasnodar sorunu, ABD'ye mecburi göç yaşanan sıkıntıların en bariz örnekleridir. Bir giriş ve bir ana bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde Ahıska Türklerinin tarihi geçmişine ve yaşadıkları sürgünlere yer verilir. İkinci bölüm ise çalışmamızın temel amacını oluşturmaktadır. Bu bölümde Ahıska Türklerinin başından geçenlerin, Türk romanına ne kadar yansıdığı incelenmeye çalışılır. Yetmiş dört yıldır sürgün hayatı yaşayan Ahıska Türklerinin dramına farklı bir boyuttan bakılarak ona ışık tutulmaya çalışılır. İlk roman olan Aşka Son Bakış'ta Ahıskalı iki aşığın sürgün sırasında birbirlerinden ayrılmaları ve kaderin bir şekilde onları yeniden birleştirmesi anlatılır. Bu aşk hikâyesinin arka planında ise Ahıska Türklerinin yaşadığı sıkıntılar yer alır. Gurbetten İniltiler seri halinde sunulur ve üç romandan oluşur. Romanların ilkinde 1944 Sürgünü'ne, ikincisinde sıkıyönetim altında yaşadıkları döneme, son romanda ise Fergana Olayları'na yer verilir. Kardaki Ayak İzleri: Ahıska Türklerinin Dramı ise olaya farklı bir açıdan yaklaşarak Ahıska Türklerinin Türkiye'ye göç ettiklerinde yaşadıkları sıkıntıları ele alır. Sara: Ahıska'da Bir Ermeni Gelin'de Ahıska Türklerinin milli mücadele ve Türklük adına yaptığı fedakârlıklara değinilir. Salkım Söğütlerin Gölgesinde, Ahıska Türklerinin Ahıska'daki yaşam şekillerini, yabancı komşularıyla iletişlerini ve 1944 Sürgünü'nü ele alır. Vatan Kokusu'nda ise 1944 Sürgünü sırasında birbirinden ayrılmak zorunda kalan Ahıskalı iki kardeşin hikâyesine yer verilir. Son roman olan Ahıska Sürgünü: Menemşe'de ise komünist anlayışın gereklerini yerine getirmediği için sürülen İsmail'in yaşamak zorunda kaldığı zorluklara, 1944 Sürgünü'ne ve sonrasında yaşanılanlara değinilir. Anahtar Kelimeler: Ahıska Türkleri, Ahıska sürgünü, Fergana Olayları, Ahıska Kitapları.

Ahıska TürkleriFerganaOrta Asya+4
Damla Kotan
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşkî Hüseyin Efendi Dîvânı (Edisyon-kritik, metin inceleme)

Aşkî Hüseyin Efendi, Giritli ve mutasavvıf bir şair olup, 18. Yüzyılın sonu ve 19. Yüzyılın başları arası yaşamıştır ve babasının adı İbrahim Ethem'dir. Divanın başında "Hazâ Dîvânü'l Aşkîyyü'l- Kâdirîyyü'l- Girîdî el-me'zûn min eş-Şeyh İbrahîm Hanîfü'l Kâdirî-i İstanbûlî kuddise sırrehû…" sözlerinden şairin Kâdirî tarikatına mensup olduğu ve hocasının İbrahim Hanif olduğu bilgisine ulaşılmaktadır. Aşkî, şiirlerinde Derviş Aşkî, Hüseynî, mahlaslarını kullanmıştır. Divanda vezin ve kafiyeye dikkat etmeden, şiirler yazması şiirleri içtenlikle aklına estiği gibi yazmasından kaynaklanmaktadır. Kafiye kusurları dolayısıyla şiirler çevirilirken ve ölçü bulunurken birtakım sorunlarla karşılaşılmıştır. Şairin tekke- tasavvuf şairi olduğunu, vahdet inancını, tarikat, mürid-mürşid ilişkisini, peygamber ve ehl-i beyte olan sevgisini dile getirişinden anlayabiliriz. Şiirlerde kullanmış olduğu tasavvufî unsurlar da bunun ispatıdır. Çalışma "Giritli Aşkî Hüseyin Efendi Divanı'nın" transkripsiyonlu bir şekilde Latin alfabesine aktarımı ve aktarılan şiirlerin incelenmesinden, giriş, sonuç, kaynakça, dizin bölümlerinden oluşmaktadır. İncelemelerin yer aldığı bölümler, şiirlerde yer verilmiş olan efsânevi şahsiyetler, âyetler, hadisler, peygamberler, sahabeler, divan şiirinde âşık motifi ve özellikleri, sevgili motifi ve özellikleri, şiirlerde özelliklerinden faydalanmak için kullanılan bazı hayvanlar, bazı kelimelerin dil özellikleri ve deyimler olarak başlıklandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aşkî Hüseyin Efendi, Dîvan, Transkripsiyon, Metin İnceleme, Tasavvuf.

18. yüzyılAşkiDivan edebiyatı+5
Özlem Atmaca Karaman
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Verdî Kāsım Divanı (Transkripsiyonlu metin, sözlük, dizin)

Milletlerin gelişmişlik seviyesiyle dil ve edebiyatlarının gelişmişlik seviyesi paralellik gösterir. Büyük, köklü ve gelişmiş medeniyetlerin dil ve edebiyat alanlarına bakıldığında aynı oranda yüksek seviyede olduğu bilinmektedir. Bunu da gelişmiş medeniyetler önemli edebi eserler ortaya koyarak kanıtlamışlardır. Önemli eserler dil ve söz söyleme kudreti bakımından güçlü olan eserlerdir. Bir söz sanatı olan şiirler de bu eserler arasındadır. Türk şiiri dini törenlerden doğmuş fakat sonraları din dışı konularda da gelişimini sürdürmeye devam etmiştir. Yüzyıllarca edebiyatımızın ana anlatım aracı olan şiire "yır" adı ile ilk önce Orhun yazıtlarında sonra da Divan-ı Lügati't Türk'te rastlanmıştır. Türk edebiyatında en çok gelişme gösteren tür şiirdir. Edebiyatımızda sayısız yazı türleri mevcut olmakla beraber Türk milleti en çok şiiri benimsemiş ve sevmiştir. Bu yüzden olacak ki edebiyatımızda hikāyeler bile mesnevi yoluyla şiirle anlatılmıştır. Klasik edebiyatımızda da şiir önemli bir yere sahiptir. Öyle ki şairlik ölçüsü müretteb divana sahip olmak olarak görülmektedir. Bugüne kadar Klasik Türk edebiyatı alanında birçok çalışmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda pek çok sanatçı ve eserlerinin önemi tespit edilmiştir fakat hala tezkirelerde ve diğer kaynaklarda ismi geçen hayatı ve eserleri hakkında herhangi bir inceleme yapılmamış çok sayıda sanatçı mevcuttur. Bunların da diğer sanatçılarımız gibi incelenip ilim alemine kazandırılmaları ve önemlerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu gereklilik neticesinde daha önce üzerinde hiçbir çalışma yapılmamış XVII. yüzyıl şairlerinden Verdî Kāsım ve Dîvan adlı eserini incelemeyi uygun gördük. Bu çalışma Ankara Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu 06 Mil Yz A 2589 numarada kayıtlı olan Divanın transkripsiyonlu metni, sözlük ve dizin üzerine yapılan çalışmadan oluşmuştur. Bu eserde 168 şiir 2 tarih yer almaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Klasik Türk Edebiyatında Şiir ve Klasik Türk Edebiyatında Tasavvuftan kısaca bahsedilmiştir. Birinci bölümünde transkripsiyonlu metin, ikinci bölümde sözlük, üçüncü bölümde dizin ve yapılan çalışmaların daha sağlıklı takip edilmesini sağlamak maksadıyla metnin Tıpkıbasımına yer verilmiştir. Metin üzerinde detaylı inceleme yapılmamasına karşılık genel olarak inceleme yapılmış ve bu da "sonuç" başlığı altında örneklerle özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Şiiri, Şair, Tasavvuf, Verdî Kāsım

17. yüzyılDivan edebiyatıDivanlar+3
Elif Mine Demirkol
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İhsan Oktay Anar'ın romanlarında fantastik unsurlar

Fantastik, bilinen dünyanın ötesinde imgelem gücüyle yaratılan ve gerçekte olmayan düşsel ögelerdir. Sınırları keskin çizgilerle belirlenemeyen fantastik kurgunun, edebi yetenekle sentezlenmesi fantastik edebiyatı doğurur. Bu anlamda edebiyatta ilk fantastik yansımalar, sözlü dönem ürünlerinde görülür. İlerleyen dönemlerde ilk olarak Fransa'da modern bağlamda fantastik edebiyattan bahsetmek mümkündür. Türk edebiyatında ise 1980 yılından itibaren fantastik, bir tür olarak yer bulur. 1980 sonrası Türk edebiyatında kendine has üslubuyla yer edinen İhsan Oktay Anar, herhangi bir sanat akımı, edebi topluluk veya ideolojiye dâhil olmadan eser veren önemli bir yazardır. Eserlerinde felsefe, tarih, din, mitoloji gibi çok farklı içeriklere yer veren yazarın en başta kullandığı unsurlardan biri de fantastiktir. İhsan Oktay Anar'ın romanlarında kullandığı fantastik unsurların fantastik edebiyat bağlamında anlam zenginliği doğurduğunu ortaya koymak amacıyla hazırlanmış olan bu çalışma ile fantastik yazın hakkında bilgiler verilmiş, fantastiğin edebiyat alanında kullanımına dair çıkarımlarda bulunulmuştur. Dünya ve Türk edebiyatında fantastiğin oluşumu ve edebiyattaki yeri açıklanmıştır. Genel bilgiler fantastik kuramlar ışığında açıklandıktan sonra İhsan Oktay Anar'ın eselerinde kullanılan fantastik unsurlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Anahtar kelimeler: fantastik, roman, Türk edebiyatı, İhsan Oktay Anar

Anar, İhsan OktayFantastikFantastik ögeler+3
Ceylan Gizli
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hürriyet Gazetesi'nin söz varlığına yönelik bir inceleme (1980-1996)

Bir dildeki sözlerin bütünü olarak nitelenen söz varlığı terimi bir dilin gelişmişliğini, zenginliğini ve özgünlüğünü göstermesi açısından oldukça önemlidir. Bu araştırmada Hürriyet gazetesinin farklı zaman aralığındaki kelimeleri, kullanış biçimlerine ve oranlarına bakılıp 1980-1996 yılları arasında yayınlanan Hürriyet gazetesi özelinde söz varlığı tespit edilmiştir. Bunun için örneklem yoluyla seçilen dokümanlar incelenmiş, toplanan verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemle elde edilen veriler dört yönden incelenmiştir. 1- 1980/1996 yılları arasında incelenen Hürriyet gazetesi sayılarında söz var-lığının nasıl olduğu ve söz varlığı açısından orantısal olarak nasıl bir fark oluştuğu saptanmıştır. 2- İncelenen Hürriyet gazetesi sayılarında metin türleri (haber yazısı, manşet, köşe yazısı ve spor haberleri) söz varlığı açısından orantısal olarak incelendiğinde nasıl bir fark oluşturduğu saptanmıştır. 3- İncelenen Hürriyet gazetesi sayılarının sözcük kökeni açısından tasnifi yapılmış ve Türkçe kökenli ögeler, yabancı kökenli ögeler şeklinde sınıflara ayrılarak kullanım sıklığı oranları belirlenmiştir. 4- Yabancı kökenli ögeler içinde yıllara göre hangi dillerin daha çok kullanıldığına bakılmış ve Türkçe ile dil alışverişi güçlü olan diller belirlenmeye çalışılmıştır. Toplanan veriler tematik olarak tasnif edilerek incelenmiş, yıllara göre değişimler grafikler ve tablolar vasıtasıyla ortaya konulmuştur. Bu araştırmanın incelendiği dönem aralığının söz varlığındaki değişimi göstermesi açısından alandaki özgün çalışmalardan biri olması beklenmektedir. Aynı zamanda gazete ile ilgili olarak tespit edilen kelime hazinesi, sayısal veriler ve yüz-delik oranlar üzerinde farklı yöntemlerle daha detaylı incelemeler yapılmasına imkân tanımaktadır. Anahtar Sözcükler: Hürriyet gazetesi, metin türleri, sayısal veri, söz varlığı ve Türk dili.

Dil bilgisiDil bilimGazeteler+3
Merve Telli Daşkın
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Âşık Binali Kılıç hayatı-sanatı-eserleri

Halk edebiyatının bir kolu olan âşık edebiyatı, İslâmiyet'ten önce ozan–baksı geleneğine dayanmaktadır. İslâmiyet'in Türk dünyasında kabul edilmesiyle Türkler, eski inançlarını İslâmî bir forma dönüştürerek devam ettirmişlerdir. İslâmiyet'ten sonra ozan–baksı geleneği dinî–tasavvufî düşünce ve yaşama biçimiyle birleşerek yeni bir şair tipini ortaya çıkarmıştır. 15. yüzyıl ortalarında "ozan–baksı"lar "âşık" adı ile anılmaya başlamıştır. Sözlü edebiyatın bir ürünü olan âşık edebiyatı 16. yüzyılda ilk örneklerini vermiştir. Âşık edebiyatı, 17. ve 19. yüzyılda hem verdiği ürünlerle hem de yetiştirmiş olduğu birçok âşıkla en verimli dönemlerini yaşamıştır. Geçmişten günümüze kadar âşıklık geleneği geniş coğrafyalara yayılmış ve birçok insanın hayatına nüfuz etmiştir. Bu geleneği yaşatan şehirlerden biri de Ağrı'dır. Köklü bir tarihi olan Ağrı önemli âşıklar yetiştirmiş ve geleneği yaşatarak günümüze kadar ulaştırmıştır. Ağrı âşıklık geleneği içinde yetişen âşıklardan biri de Âşık Binali Kılıç'tır. İki binin üzerinde şiiri bulunan Âşık Binali Kılıç Ağrı âşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, Ağrı âşıklık geleneğinin yaşayan temsilcilerinden biri olan Âşık Binali Kılıç'ın hayatı, sanatı ve eserleri incelenerek Âşık Binali'nin âşıklık geleneği içindeki yerini ve önemini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Âşık edebiyatı, ozan–baksı, âşık, âşıklık geleneği ile ilgili ayrıntılı literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Kaynak kişiler ile yapılan ikili görüşmeler ile yerinde yapılan tespitler sonucunda elde edilen veriler nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonunda Âşık Binali Kılıç'ın hayatı (ailesi, eğitimi, âşıklığa bağlama süreci, usta–çırak ilişkisi, mahlâsı, saz çalması, rüya motifi, bestelenen şiirleri, aldığı ödüller…) ve 11'li hece ölçüsüyle yazmış olduğu, iki yüz doksan üçü dört haneli, on beşi beş haneli, ikisi altı haneli, yirmi yedisi nazire, yedisi atışma olmak üzere üç yüz kırk dört şiirinden hareketle âşığın sanatı (şiirlerinde ele alınan konular, dil ve üslûp, yerel söyleyişler, şiirlerde geçen edebi sanatlar, kafiye türleri vb.) ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada Ağrı ilinde geçmişten günümüze âşıklık geleneği, âşık fasılları, fasıllara katılan âşıklar, âşık fasıllarının kuralları, âşıklık geleneğini icra eden yerler, icra yerlerinin son durumu hakkında bilgiler verilmiştir. Sonuç ve öneriler kısmında ise elde edilen verilerin genel bir sunumu yapılmış ve âşıklık geleneğinin gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çeşitli önerilerde (kurumların âşıklık geleneğini belirli gün ve zamanlarda icra eden kültür ortamlarını desteklemesi vb.) bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Âşıklık Geleneği, Âşık Binali Kılıç

AğrıAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+2
Cüneyt Çelik
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yekta Kopan'ın hayatı, sanatı ve eserleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada günümüz yazarlarından biri olan Yekta Kopan'ın hayatı, çalışma alanları, sanatı, romanları ve hikâyeleri üzerine bir inceleme yapılmıştır. Yazar, 1968 yılında Eskişehir'de doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olmuştur. Seslendirme sanatçısı, oyuncu, radyo ve televizyon sunuculuğu yapan yazar yazın hayatına şiirle başlamıştır. Hayalet Gemi dergisinin kurucularından olan yazar öykülerini bu dergide yayımlamıştır. Şuan hayatta olan yazar çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yazarın hayatı, eserleri ve edebi kişiliği üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde romanların kronolojik sıralamasına göre olay, şahıs kadrosu, zaman, mekân, anlatıcının tipi ve bakış açısı, romanlarında işlenen temalar üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise yazarın hikâyeleri kronolojik sıralamaya göre olay örgüsü, şahıs kadrosu, zaman, mekân, anlatıcının tipi ve bakış açısı üzerinde durulmuştur. Yekta Kopan'ın romanlarının ve hikâye kitaplarının incelendiği ikinci ve üçüncü bölüm yazımızın inceleme bölümünü oluşturmaktadır. Tezin sonuç bölümündeyse çalışmamız neticesinde ulaştığımız sonuçlar dikkatlere sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yekta Kopan, Roman, Hikâye

HikayeKopan, YektaRoman+2
Canan Gökdemir
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Behçet Çelik'in roman ve hikâyeleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada 1987'den itibaren edebiyat dünyasının içinde yer alan Behçet Çelik'in hayatı ve sanat anlayışı ile ilgili bilgi verilip tüm hikâye ve romanları yapı ve tema olarak incelenmiştir. "Behçet Çelik'in Roman ve Hikâyeleri Üzerine Bir İnceleme" başlıklı çalışma üç ana bölümden oluşur. Giriş bölümünde Türk edebiyatında roman ve öykünün tarihsel gelişimi ile ilgili bilgi verilmiştir. Birinci bölümde yazarın hayatı ve sanat anlayışı ile ilgili bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise yazarın tüm romanları yapısal ve tematik olarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde de yazarın hikâye türündeki kitapları aynı yöntemle incelenmiştir. Tezin sonuç bölümündeyse çalışmamız neticesinde ulaştığımız sonuçlar dikkatlere sunulmuştur. Kendine özgü üslubu ve eserlerinde bireyin iç dünyasını ele alan Behçet Çelik, son dönem Türk edebiyatının önemli yazarlarındandır. Anahtar Kelimeler: Behçet Çelik, roman, hikâye, inceleme

HikayeRomanTürk hikayesi+2
Nihal Uysal Zan
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Safiye Erol'un eserlerinde halk edebiyatı ve halk bilimi unsurları

Halk, belli kurallar çerçevesinde aynı ülkede yaşayıp aynı kültür özelliklerine sahip insan topluluğudur. Halk bilimi halkın oluşturduğu ve kuşaktan kuşağa aktardığı geleneği, inancı, müziği, mimariyi, edebiyatı kısacası halka ait tüm kültürel hususları çeşitli yöntemlerle inceleyen bir bilimdir. Halk bilimi içerisinde değerlendirilen halk edebiyatı ise ait olduğu toplumun duygu ve düşüncesini sözlü ya da yazılı ürünlerle yansıtan halk bilimi dalıdır. Halk bilimi ve halk edebiyatına ait pek çok unsur roman, hikâye gibi edebi türlerde sanatçılar tarafından sıkça kullanılır. Eserlerinde kültürel unsurlara yer veren sanatçılardan biri de Safiye Erol'dur. Safiye Erol yetiştirilme tarzı ve aldığı eğitimle halka ait değerlere sahip çıkmış, bunları eserlerinde kullanmaktan geri kalmamıştır. Bu doğrultuda bu çalışmada Safiye Erol'un eserleri halk bilimi ve halk edebiyatı unsurlarının varlığı açısından incelenmiştir. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılarak Safiye Erol'un eserlerindeki halk bilimi ve halk edebiyatı unsurları tek tek fişleme tekniği ile kayıt altına alınmış, ardından tespit edilen halk edebiyatı ile halk bilimi unsurları ilgili başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Halk edebiyatı bölümünde türkü, mâni, destan, efsane, masal, atasözü, deyim vs. gibi pek çok ürünün hem terim olarak kullanımı görülmüş hem de bunlara ait metin örnekleri tespit edilmiştir. Halk bilimi bölümünde de geçiş dönemlerinden giyime, mutfaktan mimariye, inanıştan geleneğe-göreneğe bayramlara, törenlere vs. dair pek çok unsura yer verilmiştir. Yapılan araştırma neticesinde Safiye Erol'un incelenen eserlerinin kültürel unsurlar açısından oldukça zengin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Halk Bilimi, Halk Edebiyatı, Kültürel Unsurlar, Safiye Erol

Erol, SafiyeHalk bilimiHalk edebiyatı+3
Figen Akyol
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hasan Ali Toptaş'ın öyküleri üzerine psikanalitik bir inceleme

Bu çalışmada Türk edebiyatının önemli isimlerinden Hasan Ali Toptaş'ın öyküleri, psikanalitik bir incelemeye tabi tutulmuştur. Modern bireyi öykülerinin merkezine alan Toptaş, bireyin kendine ve toplumuna yabancılaşmasını, bunalımını, var oluş mücadelesini, başkaldırısını içsel çatışmalarını konu edinir. "Hasan Ali Toptaş'ın Öyküleri Üzerine Psikanalitik Bir İnceleme" adlı bu çalışma, bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, psikanalizmin tarihi sürecine, özelliklerine, Batı ve Türk edebiyatlarındaki gelişimine detaylıca değinilmiştir. Birinci bölümde, Hasan Ali Toptaş'ın hayatı, sanat anlayışı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş olup yazar eser ilişkisine de dikkat çekilmiştir. İkinci bölümde, yazarın öykülerine kısaca değinilmiş olup olay örgüleri tek tek incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise yazarın öyküleri psikanalitik özellikler dikkate alınarak belli başlıklar altında tasnif edilmiştir. Sonuç kısmında ise çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılmış olup yazarın öykülerindeki psikanalitik çözümlemeler değerlendirilmiştir.

HikayePsikanalizmToptaş, Hasan Ali+1
Mehtap Zeynep Aslan
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alper Canıgüz'ün hayatı, sanatı ve romancılığı

Bu çalıĢmada Alper Canıgüz‟ün hayatı, sanatı ve romana bakıĢına dair bilgiler verilip romanlarının tema ve yapı bakımından incelenmesinden hareketle romancılığı ele alınmıĢtır. GiriĢ kısmı ve iki bölümden oluĢan bu çalıĢma Alper Canıgüz ve romanları üzerine yapılan ilk çalıĢmalardan olması sebebiyle bundan sonra yapılacak çalıĢmalara bir rehber olmayı amaçlamaktadır. ÇalıĢmanın ilk bölümünde yazarın hayatı, sanatı ve edebî kiĢiliğine dair bilgiler verilmiĢtir. Ġkinci bölümünde ise romanların olay örgüsü, kiĢiler, zaman, mekân, anlatım teknikleri ve temalar bakımından incelenmesi verilmiĢtir. Sonuç bölümünde ise çalıĢmada elde edilen verilerle çalıĢmanın amacı olan Canıgüz‟ün romancılığı ve yazın dünyasındaki yeri ortaya çıkarılmıĢtır.

BiyografiCanıgüz, AlperRoman+1
Pınar Karataş
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sadettin Kaplan'ın şiirleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada, Sadettin Kaplan'ın hayatı, kişiliği, dünya görüşü, sanat ve kültür çevresi ile sanat ve şiir anlayışı hakkında bilgi verilip şiir kitaplarının yapı ve içerik bakımından incelenmesiyle şairliği ele alınmıştır. "Sadettin Kaplan'ın Şiirleri Üzerine Bir İnceleme" başlıklı bu tez, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Sadettin Kaplan'ın hayatı, kişiliği ve dünya görüşü, sanat ve kültür çevresi; ikinci bölümde sanatı ve eserleri, üçüncü bölümde şiir anlayışı hakkında bilgi verilmiştir. Şekil ve içerik bakımından şiir kitaplarının incelendiği dördüncü bölüm tezin inceleme bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde yapılan tematik incelemeyle elde edilen sonuçlar doğrultusunda Kaplan'ın şiirlerinin özelliğine ve şairliğine dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Sonuç bölümünde, çalışmada elde edilen veriler üzerinden saptanan bulgularla, tezin amacı olan 1980 sonrası dönemde İslamî söylemin bağımsız temsilcilerinden Kaplan'ın şairliğinin edebiyat dünyasındaki yeri dikkatlere sunulmuştur.

BiyografiKaplan, SadettinTürk şiiri+1
Yakup Kınık
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mehmet Âkif Ersoy'un Safahat adlı eserinde +da hâl ekinin işlevsel kullanımı

Mehmed Âkif Ersoy, Türk edebiyatının önemli sanatçılarından biridir. Gerek şiir dilindeki estetik tutumu gerek şiirde dile getirdiği fikirler açısından hem çağına damga vurmuş hem de her dönemde okunacak ve faydalanılacak eserlerle tarihe mal olmuştur. Safahat, Mehmed Âkif'in şiirlerinin bir araya geldiği yedi kitaptan oluşan en önemli eseridir. Safahat dışında kalmış şiirlerinde birlikte neşredildiği bu eser içeriği ile olduğu kadar dil ve üslubuyla da Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmanın amacı Mehmed Âkif Ersoy'un Safahat adlı eserinde hâl eki kullanımını tespit etmek ve +DA hâl ekinin işlevsel kullanımını ortaya koymaktır. Bu amaçla "Mehmed Âkif Ersoy'un Safahat adlı eseri +DA hâl ekinin kullanımı açısından nasıldır?" sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmanın evrenini Safahat adlı eser oluştururken örneklemini tesadüfi örnekleme yöntemlerinden sistematik örnekleme yolu ile belirlenmiş 32 şiir oluşturmaktadır. Safahat'ı oluşturan yedi kitabın her birinden 1-5-10-15… sistemi üstünden şiirler alınmış, böylece her tabakadan örneklem alınarak maksimum örneklemeye ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplanmadan evvel hâl kategorisi ve +DA hâl ekinin işlevsel kullanımına dair kuramsal çerçeve oluşturulmuş ardından örneklem içinde yer alan hâl ekleri işaretlenmiştir. Safahat'ın geneli ve içeriğindeki yedi kitap (ve Safahat dışında kalmış şiirler) hâl eklerinin dağılımı açısından değerlendirilmiştir. Son olarak +DA hâl ekinin işlevsel kullanımına ve her bir işlevin görevlerine bakılarak kategorize edilmiştir. Araştırmanın sonucunda hâl eklerinin kullanım sıklığı açısından çoktan aza şu şekilde sıralandığı görülmüştür: +A (%21,45), +(n)In (%20,38), +I (%18,77), +DA (%18,50), +DAn (%13,67), +lA (%5,84) ve +CA (%1,37). +DA hâl ekinin sekiz farklı işlevde kullanıldığı, kullanım sıklığına göre sırasıyla şu işlevlerde olduğu tespit edilmiş: Yerde bulunma hâli, aitlik hâli, niteleme hâli, içinde bulunma hâli, zamanda bulunma hâli, ilgi hâli, karşıtlık hâli ve sınırlandırma hâli. Tüm bu veriler ışığından Safahat'ın hâl kategorisi açısından zengin bir kaynak olduğu, +DA hâl ekinin işlevsel kullanımına çok ve çeşitli örnekler barındırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mehmed Âkif Ersoy, Safahat, hâl kategorisi, +DA hâl eki, hâl ekinin işlevsel kullanımı

Dil bilgisi-eklerDizgeci işlevsel dil bilgisiErsoy, Mehmet Akif+3
Pınar Söylemez
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mehmet Başaran'ın şiirleri üzerine tematik bir inceleme

Köy Enstitülü sanatçıları temsil etmesi açısından önemli bir yere sahip olan Mehmet Başaran, ilk şiir kitabı Ahlat Ağacı'nı 1953'te yayımlar. Şiirlerinin yanında; roman, öykü, deneme, masal ve eleştiri gibi pek çok türde eser kaleme alsa da daha çok ozanlığıyla tanınır. Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını benimseyen şairin şiirlerinin anaizleğini ezen-ezilen ilişkisi, toplumun güçsüz kesiminin sınıfsal mücadelesi, sömürü ve baskı kavramları oluşturur. Mehmet Başaran'ın şiirlerinin poetik arka planında Nâzım Hikmet'in etkileri görülür. Marksist ideoloji temelinde sosyalizmi benimserken içinden çıktığı topluma yabancılaşmaz, kırsalı ve kırsaldaki insanı şiirinin içinde eritir. Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Dadaloğlu gibi Anadolu kültüründe yer alan halk ozanlarının yanı sıra şiirlerinde mitolojik ve masal kahramanlarının izleri de görülür. Mehmet Başaran, hem evrensel düzlemde hem de köy insanına dönük bir şiir dünyası meydana getirerek döneminin toplumsal sorunlarını kendine özgü bir dille ele alır.

Başaran, MehmetKöy enstitüleriTema+3
Gamze Özen
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şebâbî Dîvânçesi'nde dinî-tasavvufî unsurlar

13. yüzyılda Hoca Dehhânî ile başladığı kabul gören dîvân şiiri aynı zamanda Anadolu'da dinî-tasavvufî şiirin usta isimlerinin de (Mevlanâ, Ahmet Fakih, Sultan Veled, Şeyyad Hamza) yaşadığı ve sanatlarını icra ettikleri parlak bir dönemdi. Necatî, Nef'î, Nâbi, Hayâlî, Fuzûlî, Nedim, Şeyh Galib gibi tesiri ve kalemi kuvvetli şairlerin 19. yüzyıldan sonra etkilerini bir anda yitirmiş oldukları, 19. yüzyılda Keçecizâde İzzet Molla ile dîvân şiirinin miadını doldurduğu fikri, 21. yüzyılda dîvân şiiri ile eser verenlerin varlığıyla çürümektedir. Bu bağlamda Prof. Dr. Osman Kemal Kayra'nın Şebâbî Dîvânçesi'nin çağımıza ait oluşu ve günümüzün bakış açısıyla dîvân şiirini gözler önüne sermesi bakımından oldukça kıymetli bir eserdir. Şairin ve eserinin değerini bilmek için birkaç yüzyılın geçmesine gerek yoktur. Dîvân şiirinin hammaddesi olan dinî-tasavvufî unsurları çokça kullanan "Şâir-i Sâhir"in, eski Türk edebiyatında yerini alması amacıyla bu tez çalışması önemli bir adım olarak görülmelidir. Şebâbî Dîvânçesi, hayatını Türk dili üzerine çalışmaya adayan bir dil bilimi profesörünün belki de dilden dîl'e kaçış serüveninin ürünüdür. Çalışmada, Şebâbî'nin Hayatı, Eserleri/Çalışmaları, Mahlası ve Şebâbî ile Zoom programı üzerinden yapılan mülakat hakkında bilgi verilerek Şebâbî Dîvânçesi'ni oluşturan 7 bölüm: münâcaat, mevlid-i sagîr, na't, gazeller, kıt'alar, murabba ve müfredler şekil ve muhteva bakımından tanıtıldıktan sonra dîvânçe dinî ve tasavvufî açıdan ele alınmıştır. 21. yüzyılda eser veren diğer dîvân şairlerinin de araştırılıp incelenerek tanıtılması ve dîvân şiiri geleneğinin varlığını hâlen sürdürdüğünü ispat etmek bakımından bu tez çalışılmıştır. Bu çalışmanın, yüzyılımıza mensup diğer dîvân şairlerinin de gün yüzüne çıkarılmasında ve akademik olarak çalışılmasında öncülük edeceği düşünülmektedir.

Dini unsurlarDivan şiiriDivançe+5
Sezer Oğuzkan
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hakan Bıçakçı'nın hayatı, sanatı ve eserleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada 2002 yılından bu yana edebiyat alanında kendine yer bulan Hakan Bıçakcı'nın sanatı ve eserleri yapısal ve temasal olarak incelenmiş olup kendisi ve hayatı ile ilgili birtakım bilgiler sunulmuştur. "Hakan Bıçakcı'nın Hayatı, Sanatı, Eserleri ve Romanları Üzerine Bir İnceleme" adlı tez çalışmamızda giriş kısmında Türk edebiyatında roman ve öykünün seyri ile ilgili genel bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde yazarın hayatı ve sanata bakışı, ikinci bölümde yazarın romanları, üçüncü bölümde yazarın öyküleri yapısal ve tematik izleklere dayanarak tahlil edilmiştir. Tezin sonuç kısmında ise çalışmamız nihayete erdikten sonra ulaştığımız bulgular, toparlanarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Hakan Bıçakcı, roman, öykü, modern, tahlil, yapı, tema.

BiyografiBıçakçı, HakanEdebi eserler+2
Serhat Birdal
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Berat Alanyalı insan-eser-üslûp

Günümüz öykü yazarlarından Berat Alanyalı'nın hayatı, sanatı, eserleri, dil ve üslûbu hakkında araştırmanın yapıldığı bu çalışmada yazarın Türk edebî hayatına yaptığı katkılar değerlendirilmiştir. Berat Alanyalı'nın öyküleri bu çalışmada temel kaynaklar olarak kullanılmıştır. Yazarın hayatı ile ilgili bilgiler eser ve belge inceleme yöntemleriyle ortaya çıkarılmıştır. Yazarın basılı olan altmışın üzerinde öyküsü yapı-tema ve anlatım bakımından incelenmiştir. Yazarın öyküleri incelenerek öykücülüğüne, dil ve üslûbuna ait özgün hususlara işaret edilmiştir. Kendine özgü üslûbu ve özgün anlatımıyla Türk öykücülüğünün beğenilen isimlerinden Berat Alanyalı, bireysel ve toplumsal sorunları sanatçı duyarlılığıyla dile getiren bir yazardır. Çocuk kitapları hariç basılı üç öykü kitabı bulunan Berat Alanyalı; aile, aşk, ölüm, arkadaşlık, ayrılık, doğa, çocukluk gibi tema bakımından zengin eserler ortaya koymuştur. Kurgu yönünden öykülerine baktığımızda merkezde bir veya birden fazla kişinin olduğu öykülerinin yanı sıra bir durum, mekân veya mektup vasıtasıyla da kurgu oluşturmuştur. Yalın bir dil kullanmaya özen gösteren yazar, karakterleri konuşturmada başarılıdır. Öykülerinde deyimler, atasözleri, yerinde argo gibi unsurlar eksik olmayan yazarın kullandığı imgeler, canlı, güçlü ve etkileyicidir. Eserlerinde mizahî ve metaforik bir sesin varlığı da söz konusudur. Bu tezde Berat Alanyalı'nın hayatı, sanatı ve eserleri ele alınmakla birlikte öyküleri detaylı bir şekilde incelenerek edebiyat tarihindeki yeri belirgin hâle getirilmiştir.

Alanyalı, BeratEdebi eserlerTürk dili ve edebiyatı+4
Büşra Yalnız
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sivaslı Gulâmî Dîvânı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü

Yapılan bu tez çalışmasında Klasik Türk edebiyatı 19. yüzyıl şairlerinden Sivaslı Gulâmi'nin Dîvânı, bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük olarak hazırlanmıştır. TEBDİZ (Türk Edebiyatının Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü) altı asırlık klasik Türk şiirine ait eserlere farklı açılardan ışık tutan elektronik veri sistemidir. Günümüz teknolojisinin bütün imkanlarından yararlanılarak geliştirilen bu sistemde ele alınan eserlerin anlam dünyası, sözlük formatında hazırlanarak ortaya çıkarılmıştır. Bu sistem kullanılarak divandaki manzumelerin sistemli ve düzenli olarak bağlamlı dizinleri hazırlanmıştır. Söz konusu sistem sayesinde elde edilen veriler ile Gulâmȋ Divanı'nın değerlendirmesi yapılmıştır. Divanda yer alan manzumeler şekil ve türlerine göre, her manzumeye numara verilerek TEBDİZ sistemine yüklenmiştir. Kelime ve kelime gurupları ek ve kök ayrımına gidilerek dönemin kültürel, siyasi ve sosyal yaşantısına uygun olarak TEBDİZ veri girişi yöntemiyle anlamlandırılmıştır. Anlamlandırılan kelime ve kelime gurupları TEBDİZ sisteminde alfabetik olarak bağlamsal dizin haline getirilmiştir. Kelimenin temel anlamının yanı sıra bağlamsal anlamı da verilerek hazırlanan bu sözlük, metin tahlili çalışmalarından farklı olarak edebî metinlerin zenginliğini gözler önüne sermesi bakımından önem arz etmektedir. Bu tez çalışmasında bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğün yanı sıra Sivaslı Gulâmi'nin hayatı ve eserleri ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Bu çalışma ile şairin dil ve üslubunun yanı sıra, mana zenginliğindeki özgünlüğünün ortaya konması hedeflenmiştir.

Bağlamsal sözcük çıkarım stratejileriDivan edebiyatıDivanlar+6
Songül Köse
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşar Kemal'in Dağın Öte Yüzü ve Kimsecik adlı üçlemelerinde doğa

Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden aynı zamanda Cumhuriyet Dönemi'nin sosyal gerçekçi sanatçılarının öncü isimlerinden olan Yaşar Kemal'in Dağın Öte Yüzü ve Kimsecik üçlemelerinde yer alan Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu, Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı ve Kanın Sesi olmak üzere toplam altı romanda doğanın ele alınışı açıklanmaya çalışılmıştır. Her iki üçlemenin de ana mekânı Çukurova olması bakımından o bölgenin doğası üzerinde daha çok durulmuş ve yöre tabiatının kahramanlar üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Tez çalışması üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde doğa ve doğanın romana yansıması üzerinde durulup konu ile ilgili araştırmalara yer verilmiş, doğanın roman üzerindeki etkisi belirtilmiştir. İkinci bölümde Türk romanında doğanın kullanımı tarihsel bir süreç ile ele alınmış, Tanzimat, Servet-i Fünûn, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarındaki doğanın kullanımı ile ilgili bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise çalışmada ele alınan Yaşar Kemal romanlarının genel tanıtımı yapılıp bu romanlara doğanın ne şekilde yansıdığı ifade edilmiş ve önemli görülen doğa unsurları, bitkiler, hayvanlar ile tabiat ürünü olan yiyeceklere ne derece yer verdiği ve nasıl kullanıldığı tek tek açıklanmaya çalışılmıştır. Sonuç kısmında ise çalışmamızda ulaşılan sonuçlar hakkında genel bir değerlendirme yapılarak bilgi verilmiştir. Bu tezle, Yaşar Kemal'in altı romanından hareketle onun doğaya verdiği önemi ve doğa temasını kullanım biçimini ortaya koymak amaçlanmıştır. Romanlarındaki doğa yorumlanırken doğanın onun için ne anlam ifade ettiği ve nasıl bir işleve sahip olduğu düşüncesi hâkim olmuştur. Yazarın yaşadığı coğrafyanın eserlerine yansımasının etkileri de tezin amaçlarından biridir. Doğayı eserlerinde başkişi yapan yazar, sadece Anadolu insanını değil doğasını da ele alarak anlatmıştır. Doğa ve halk ilişkisini yazınsal dünyasında kaynaştırarak okurlarına sunmuştur. Döneminin sosyal ve kültürel sorunlarıyla bireysel temaları birlikte ele alan Yaşar Kemal, halka ait olan sözlü ve yazılı edebiyattan yararlandığı gibi halk edebiyatı motiflerinden de yararlanmıştır. Bunlar içerisinde de özellikle doğa ile ilgili olanlara daha fazla önem vermiştir. Anahtar sözcükler: Yaşar Kemal, Edebiyat, Roman, Doğa.

Sinan Öziş
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ziya Gökalp'in Kızılelma adlı eseri'nin ön varsayım ve ön varsayım tetikleyicileri açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkçülüğün kurucusu olan Ziya GÖKALP' in Kızılelma adlı şiir kitabında geçen önvarsayım ve önvarsayım tetikleyicilerini belirlemek ve bunları gün yüzüne çıkarmaktır. Ziya GÖKALP' in ideolojik fikirlerinin yer aldığı, Türklerin birlik ve beraberlik içinde oldukları müddetçe karşısında kimsenin duramayacağını, Türklerin ne kadar kahraman bir ruha sahip olduklarını dile getirdiği bu şiir kitabında geçen bütün şiirler ayrı ayrı incelenmiş olup şiirlerdeki bütün önvarsayımlar ve önvarsayım tetikleyicileri tek tek belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi deseni kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 183 sayfa ve 27 şiirden oluşan adı geçen eserde yer alan önvarsayımlar bulunup türleri kriterlere göre belirlenmiştir. Eserde önvarsayımlar tek tek bulunmuş ve 7 farklı önvarsayım türüne rastlanmıştır. Yapılan inceleme sonucunda eserde yapısal önvarsayım (292), sözlüksel önvarsayım (392), varoluşsal önvarsayım(574), olgusal önvarsayım (98), olgusal olmayan önvarsayım(8), karşı-olgusal önvarsayım (10), ön ve art gönderim yoluyla önvarsayım(236) yer aldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kızılelma, önvarsayım, önvarsayım türleri ve önvarsayım tetikleyicileri.

Mesut Söylemez
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Naime Erkovan'ın hikâyeleri üzerine tematik bir inceleme

Naime Erkovan, 2000 sonrası fantastik kurgularla hikâyelerini kaleme alan kadın bir yazar olarak karşımıza çıkmaktadır. Eserlerinde dil ve anlatım olarak her ne kadar yalın bir üslup kullansa da doğu ve batı medeniyetine ait birçok imgesel ve kavramsal olgular üzerine olay geçişlerini inşa ettiği görülmektedir. Bu yönüyle de okuyucunun belli bir entelektüel birikimle ancak hikâyelerin olay örgülerine daha iyi hâkim olabildiğini ifade etmek doğru bir değerlendirmedir. Hikâyelerinde bir çocuk tahayyülünün baskın olarak anlatıcı kişiyi etkilemektedir. Olay örgülerinde zaman geçirgenlikleri oldukça hızlıdır. Kimi zaman modern yaşam işleyişleri içinde kahramanlar ve olay örgüleri ele alınırken bir anda çok eski dönemlerde yaşanan mitolojik unsurlarla olaylar girift hale gelmektedir. Şahıs kadrosu olarak I. veya III. tekil şahıs anlatıcı etrafında şekillenen kahramanlar yer almaktadır. Bunların dışında mitolojik, efsanevi, folklorik ve sembolik karakter tipolojileri görülmektedir. Tematik olarak ise bakıldığında eserlerde doğu medeniyetinin temel argümanlarıyla yeniden yorumlanmaya çalışılan batılı olay ve olguların, gurbetin, fantastik unsurların, çocukluğun ve yalnızlığın baskınlığı dikkat çekmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında bu çalışmanın ilk bölümünde Naime Erkovan'ın hayatı, edebi şahsiyeti ve eserleri hakkında detaylı incelemeler yapılmıştır. İlerleyen bölümlerde ise hikâyeler tematik tasnifleme yoluyla incelenmiş ve konuyu destekleyecek birebir deşifreler aktarılmıştır. Konunun genel olarak toparlanıp, değerlendirmelerin yapıldığı sonuç bölümüne ek olarak yazar ile yapılan bir mülakata yer verilmiştir.

Erkovan, NaimeHikayeTema+2
Ayşe Doğan
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Azra Kohen'in romanları üzerine bir inceleme

Bu çalışmada, son dönemde Türk edebiyatında kendine önemli bir yer bulan Azra Kohen'in hayatı, sanat anlayışı ve eserleri üzerinde durulmuş; ayrıca romanları yapı ve tema açısından incelenmiştir. "Azra Kohen'in Romanları Üzerine Bir İnceleme" adlı tez çalışmanın giriş kısmında Türk edebiyatında roman türünün seyri ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde yazarın hayatı, sanata bakışı ve eserleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde yazarın romanları; isim-içerik ilişkisi, olay örgüsü, şahıs kadrosu, zaman, mekân ve tema bazında incelenmiştir. Tezin sonuç kısmında ise çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılarak yazarın sanat anlayışı ve romancılığı ile ilgili ulaşılan bulgular ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Azra Kohen, roman, varoluşçuluk.

Funda Varol
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hikmet Hükümenoğlu'nun romanlarında varoluşçuluk

Bu çalışmada, 2005 yılından beri edebiyat alanında kendine yer edinen Hikmet Hükümenoğlu'nun hayatı, sanat anlayışı ve eserleri üzerinde durulmuş; romanları varoluşçuluk açısından incelenmiştir. "Hikmet Hükümenoğlu'nun Romanlarında Varoluşçuluk" adlı tez çalışmasının giriş kısmında varoluşçuluk kuramı ile ilgili genel bilgiler verilip, Dünya ve Türk edebiyatındaki yerine değinilmiştir. İkinci bölümde yazarın hayatı, sanat anlayışı ve eserleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde yazarın romanları; olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân ve tema bakımından incelenmiştir. Tezin dördüncü bölümü olan sonuç kısmında ise çalışmanın sonucunda ortaya çıkan verilerin değerlendirmesi yapılarak yazarın romanları ve varoluşçuluk ile ilgili ulaşılan sonuçlar değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hikmet Hükümenoğlu, roman, varoluşçuluk

Afife Rana Bulgan
Agri Ibrahim Cecen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Abdülcelîl bin Yûsuf el-Akhisarî'nin (Ö. 1618'den sonra) Şerh-i Seb'atu Ebhur adlı Arapça-Türkçe manzum sözlük şerhi (İnceleme-tenkitli metin)

Şerh-i Seb'atu Ebhur, Abdülcelîl bin Yûsuf el-Akhisarî'nin Seb'atu Ebhur adlı Arapça-Türkçe manzum sözlüğü ve şerhini içermektedir. Seb'atu Ebhur, Arapçadaki hayvan künye ve lakaplarını ele almak amacıyla nazmedilmiştir. 1617'de tamamlanan şerhi ise hayvanlara dair darb-ı meseller, zoolojik, tıbbî ve dinî bilgiler, rüya tabirleri ile çeşitli hikayelerden oluşmaktadır. Abdülcelîl bin Yûsuf detaylı şekilde kaleme aldığı şerhinde, bu bilgilerin her birini alt başlıklar halinde düzenlemiştir. Şerhinin kaynaklarını tefsir, hadis, fıkıh, lügat, tarih, tıp, dil ve edebiyat gibi farklı alanlardaki 202 eser oluşturur. Bu eserlerin alanlarına göre tasnif edilmiş haldeki bir listesini mukaddimede vermiştir. Bu çalışma çerçevesinde manzum sözlük geleneği hakkında genel bilgiler verilmiş ve Şerh-i Seb'atu Ebhur'un gelenek içindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Muhtevası, şekil özellikleri ve şerh metodu incelenerek müellifin hayatı, eserleri ve ilmi kişiliğine dair eserinden elde edilen bilgiler sunulmuştur. Metin bölümünde ise eserin Nuruosmaniye ve Yahya Tevfik koleksiyonlarındaki iki nüshası üzerinden oluşturulan tenkitli metni verilmiştir. Eserde yer alan hayvanlar ve bu hayvanlarla alakalı sözcükler için bir dizin ve sözlük oluşturulmuştur.

Abdülcelil bin Yusuf el-AkhisariArapçaSözlük+2
Zehra Fidan
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pîrî Halîfe'nin Tezkire-i Evliyâ'sı (İnceleme-metin)

Bu çalışma Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonunda kayıtlı yer numarası 06 Mil Yz A 8665 olan, Tezkire-i Evliyâ isimli eserin 2b-50b arası varakların (97 sayfa) transkripsiyonlu metnini ve incelemesini içerir. Eserin mütercimi Pîrî Halîfe (ö. 1455-1460 [?]) olup eser müstensih Mustafa b. Mustafa (ö. [?]) tarafından 1778 yılında istinsah edilmiştir. Eserin tamamı yaklaşık 100 varak olup bu çalışmada 2b ile 50b varaklar arası (48 varak) transkribe edilmiştir. Tezkire-i Evliyâ Eski Anadolu Türkçesi ses özelliklerini taşıması ve Ferîdüddîn Attâr'ın Tezkiretü'l-Evliyâ'sının tercümelerine dahil edilebilecek nitelikte olması sebebiyle klasik Türk edebiyatı çalışma sahasına ve araştırmacıların dikkatine sunulmuştur. Bu çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde evliyâ tezkireleri, Ferîdüddîn Attâr'ın Tezkiretü'l-Evliyâ'sının tercümeleri ile Pîrî Halîfe'nin Tezkire-i Evliyâ isimli eseri hakkında bilgi verildikten sonra metnin imlasından bahsedilmiştir. İkinci bölümde Tezkire-i Evliyâ'nın transkripsiyonlu metni sunulmuştur. Ardından Sonuç ve Bibliyografya verilmiştir. Tezkire-i Evliyâ (2b-50b), içerisinde 13 velînin menkıbelerini ve sözlerini ihtiva eden didaktik nitelikte bir eserdir. Çalışmada Ferîdüddin Attâr'ın Tezkiretü'l-Evliyâ'sının tercümelerinden olan, Sinan Paşa'nın Tezkiretü'l-Evliyâ'sı, Serhat Küçük (2011) ve Uluhan Özalan'ın (2009) çalışmalarına konu olan tercümeler ele alınarak bir mukâyese çalışması yapılmış, Pîrî Halîfe'nin Tezkire-i Evliyâ'sı ile aralarındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya koyulmuştur. Tezkire-i Evliyâ'nın daha sade bir dille yazıldığı, özet niteliğinde olduğu, içerisinde anlatılmayan bölümlerin ve menkıbelerin olduğu ortaya koyulmuş; Ferîdüddîn Attâr'ın Tezkiretü'l Evliyâ'sının muhtasar bir tercümesi olduğuna kanaat getirilmiştir.

Dil özellikleriEvliya tezkiresiFeridüddin Attar+4
Rabia Oktar
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gürcistan Acara bölgesi halk kültürü (Keda ilçesi örneği)

Bu çalışmada Gürcistan'ın Acara bölgesinde bulunan Keda ilçesinin halk kültürünü araştırılmıştır. Acara bölgesi Gürcistan'ın güneybatısında bulunmaktadır. Bölge Gürcistan'a bağlıdır. Acara'da yaşayan nufüsü Gürcülerden oluşmaktadır. Acara bölgesi; halk kültürü bakımından Gürcistan'ın oldukça zengin ve araştırma için değerli bölgelerinden biridir. Araştırma konusunun kapsamını içeren Keda ilçesi Acara bölgesinde bulunan büyük ilçelerden biridir. Bu ilçede on büyük köy bulunmaktadır. Araştırma için Keda ilçesinin büyük köyleri seçilmiştir ve bilgileri elde etmek amaçlanmıştır. Keda ilçesinin kültürel mirası yüzyıllar boyunca nesilden nesile aktarımını koruyarak günümüze ulaşmıştır. Bu zengin kültürel mirasın izlerini halk inançlarında, adet-gelenek-göreneklerinde, yaşam tarzında ve genel kültüründe yoğun bir şekilde görmek mümkündür. Keda ilçesi üzerine yapılmış bu çalışma alan araştırmasıdır. Alan araştırması için yerlilerle görüşmeler yapılmıştır. Çalışmanın büyük kısmı kaynak kişiler tarafından verilen bilgilerle doldurulmuştur. Köylere giderek bilgileri ve görselleri elde edilmiştir. Bu Araştırmanın temel amacı, Keda ilçesinde yüzyıllarca biriktirilen bu zengin kültürel mirasın izlerinin kayıt altına alınarak korunmasıdır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde Gürcistan, Acara, Batum ve Keda ilçesi hakkında genel bilgilere yer verildi: ikinci bölümünde Keda halkının gelenek-görenekler, yaşamı, geçiş dönemleri başlıkları altında araştırma yapıldı. Üçüncü bölümünde halk edebiyat ürünleri, halk masalları, halk arasında yaygın efsaneleri, alkış-kargışları, dualar, atasözleri, fikralar, bilmeceleri, son bölümünde ise isim-soyisim, yer isimleri ve etimolojiyi başlıkları hakkında inceleme yapıldı. Araştırmaya ek olarak görselleri elkenmiştir.

AcaralılarGeçiş dönemiGürcistan+5
Guranda Abeslamıdze
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mecmû'a-i Gazeliyyât ve Eş'âr, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Numara: NEKTY03296 (1b-38a) inceleme- karşılaştırmalı metin

Tezin konusu İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi NEKTY03296 numarada "Mecmûa'a- i Gazeliyyât ve Eş'âr" ismiyle kayıtlı şiir mecmuasının 1b-38a arası varakların incelenmesi, transkripsiyonu ve tenkitli metninin oluşturulmasıdır. Çalışmada öncelikle çalışmanın amacı, önemi, yöntemi ve konusu hakkında bilgi verilmiş; mecmuanın dış özellikleri, içeriği, dil ve yazım özellikleri maddeler ve tablolar halinde gösterilerek eserin tanıtımı yapılmıştır. Kimlikleri tespit edilen şairlerin biyografilerine yer verilmiştir. Mecmuada kayıtlı şiirlerin transkripsiyonu yapılmıştır. Tespit edilen şiirlerin karşılaştırmalı metni oluşturularak elde edilen bilgiler dipnotta belirtilmiştir. Mecmuada; 12 Farsça ve 182 Türkçe olmak üzere 193 şiir bulunmaktadır. Farsça şiirler çalışma konusunun dışında tutulmuş, inceleme kısmına dahil edilmemiştir. Türkçe şiirler şairin mahlası, nazım şekli/türü, vezni gibi özellikleri birer birer belirtilerek kaydedilmiştir. Mecmuada şiiri tespit edilen 70 tane şair tespit edilmiştir. Bu 70 şairin 26 tanesinin kimliği belirlenmiş ve biyografik bilgileri çalışmaya dâhil edilmiştir. Mecmua yapısı bakımından incelenerek ve eserdeki farklı kayıtlar göz önünde bulundurularak eserin farklı dönemlerde birden çok tertip edici tarafından kaleme alındığı tespit edilmiştir. Amacımız divanı bulunmayan, adları tezkirelerde geçen ancak şiirlerine ulaşılamayan, akademik kaynaklarda ulaşamadığımız şairlerin şiirlerinin ortaya çıkmasına olanak sağlamaktır. İlaveten şöhret sahibi olup eserlerine ulaşabildiğimiz şairlerin ilinmeyen şiirlerini ortaya çıkartarak onların eserlerinin eksik yönlerini gidermekte ve bu aydınlatıcı ve tamamlayıcı çalışma ile araştırmacıların dikkatine sunmaktadır.

BiyografiDivan şiiriKlasik Türk edebiyatı+5
Ömer Faruk Yazıcı
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarihî Türk şivelerinde soru eki

Tarihî Türk Şivelerinde Soru Eki soru eki, dil bilgisindeki yeriyle ilgili çalışmaların incelenmesiyle ele alınmıştır. Soru ekinin işlevleri, Tarihî yazı dillerinin her birinde ayrı ayrı incelenmiş ve şekle dair alt başlıkta da ilgili her bir yazı dilindeki kullanım şekli açıklanmıştır. Çalışma Giriş, Tarihî Türk Şivelerinde Soru Eki, Tespit Edilen Örneklerin Dağılımı ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Girişte, soru ekinin Türk dilinin ekleşme dizisi içindeki yerine dair bilgilerin aktarılmıştır. Tarihî Türk Şivelerinde Soru Eki başlığı, Soru Ekinde İşlevler ve Soru Ekinde Şekil olmak üzere iki başlıkta incelenmiştir. Tespit Edilen Örneklerin Dağılımı bölümünde taranan örneklerin yazı diline göre ve eserlere göre dağılımı, çalışmanın anlaşılırlığı amacına hizmet eden tablo ve grafikler ile gösterilmiştir. Sonuç kısmına gelindiğinde çalışmanın bulguları yer verilmiştir

Dil bilgisiDil bilgisi-eklerDil bilim+5
Dilan Tapar
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe, Hintçe ve Urducadaki ortak deyimler

Deyimler ve atasözleri, bir toplumun hayata bakış açısı ve deneyimlerinden beslenerek ortaya çıkan özel kullanılışlardır. İçinden çıktığı toplumun özelliklerini barındıran bu unsurlar kültürden kültüre farklılık gösterirler. Bünyelerinde çok çeşitli halk kültürüne dair malzemesini de barındıran deyimler çeşitli alanların çalışma konusu olagelmişlerdir. Az sözle çok şeyi ifade edebilme özelliğine sahip olan deyimlerin kısa ve özlü anlatım imkânları sayesinde bu unsurların günlük yaşantıdan edebî eserlere kadar kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmada Türkçe, Hintçe ve Urducada ortak olarak kullanılan deyimler incelenmiştir. Bu amaca matuf olarak Türk Dili Kurumunun genel ağ sayfasında yer alan deyimler taranmıştır. Hintçe ve Urducada karşılığı olan deyimler bir araya getirilmiş ve mukayese edilmiştir. Türkçe, Hintçe ve Urduca'da ortak olarak kullanılan 95 deyim deyim tespit edilmiştir. Bu ortaklığın alt yapısında hem Türk ve Hint kültürlerinin tarihsel ilişkisi hem de daha evrensel bir bakış açısıyla çeşitli deneyimlerin farklı kültürlerde aynı ifadelerle karşılanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

DeyimlerHintçeTürkçe+1
Gaohar Imam
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mecmȗa-i Ebyât ve Şarkı, Gazeliyȃt, İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphanesi, Numara: NEKTY 03990 (1b-28a) (İnceleme- MESTAP tablosu- karşılaştırmalı metin)

Bu çalışma, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi NEKTY 03990 numarada kayıtlı olan Mecmȗa-i Ebyȃt ve Şarkı Gazeliyȃt adlı şiir mecmȗasının 1b-28a varakları arasının incelenmesi ve transkripsiyonu yapılmış karşılaştırmalı metin çalışmasından oluşmaktadır. Çalışmada öncelikle mecmȗanın 1b-28a varaklarının tanıtımı yapılmış, ardından da metnin transkripsiyonu yapılarak dîvânlar ya da ilgili akademik çalışmalarla karşılaştırmalı metni oluşturulmuştur. Mevcut farklar ise dipnot alanında gösterilmiştir. Ayrıca, kimliklerini tespit edebildiğimiz şâirlerin kısa biyografilerine yer verilmiştir. 19.yüzyılda derlendiği düşünülen mecmȗa, 82 varaktan oluşmaktadır. Çalışmamızın konusunu oluşturan kısımlarda 15-19. yy arasında yaşamış 135 şâir yer almaktadır. Bu şâirlerin 6 farklı nazım şekliyle kaleme aldığı 1172 şiir bulunmaktadır. Bu şâirler ve şiirlerinde kullandıkları nazım şekilleri ile şiirlerinin bahir ve kalıpları tablolar halinde verilmiştir. Mecmȗanın 28a-55b varakları arasını Sakarya Üniversitesi Eski Türk Edebiyatı yüksek lisans öğrencisi Esma Güngör, 55b-82a varakları arasını ise yine Sakarya Üniversitesi Eski Türk Edebiyatı yüksek lisans öğrencisi Aslı Doğan tarafından çalışılmaktadır. Çalışmada yer alan muhteva tablosu, başta şiir mecmȗaları olmak üzere cönkler de dahil tüm mecmȗaların ayrıntılı tasnifinin yapılmasını amaçlayan Mecmȗaların Sistematik Tasnifi Projesi (MESTAP)'ne uygun olarak hazırlanmıştır.

Divan şiiriDivanlarMecmu'a-i Ebyat+4
Aslı Kıratlı
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüksel Aksu filmlerinde halk kültürü unsurlarının kullanımı

Kültür, toplumu bir arada tutan bir dinamik olmakla birlikte toplumsal yapının en önemli birleştirici ögesidir. Halk kültürü ise, halkın ortak duyuş, düşünüş ve zihniyetini oluşturan bir bileşkedir. Toplumun bütün kesimlerini ortak paydada buluşturan, kültür kalıplarıdır. Özünde süreklilik, uzlaşı, deneyimleme, ortak ruh ve bilinç vardır. Muhtevası ile temsil ettiği topluma ayrıcalıklı bir konum kazandıran ve bu haliyle onu diğerlerinden ayıran halk kültürünün korunması, kollanması ve yaşatılması toplumun geleceği açısından büyük önem taşır. Kültürün korunması, gerek sözlü gerek yazılı gerekse görsel kısımlarının gözden geçirilmesi, bu türlerde kültüre ne şekilde yer verildiğinin tespiti yönündeki adımlara da gereken önem verilmelidir. Bu korunma ise, ancak toplumun değerlerine, yapısına, geçmişi ve geleceğine ayna tutan birtakım enstrümanlarla olabilmektedir. Kuşkusuz bu enstrümanlardan biri de sinemadır. Sinemanın kültür ile olan ilişkisi doğrudan doğruya bir aktarım ve yansıtma üzerine kuruludur. Sinema ekranına düşen görüntüler, kültürün dolayısıyla halk kültürünün bir bileşkesi ve özüdür. Halk kültürüne ait oyunlar, uygulamalar, ritüeller, inanışlar, töreler vs. sinema için de vazgeçilmez ve paha biçilemez malzemelerdir. İyi bir senarist ve yönetmenin eliyle bu malzemeler başarılı bir şekilde işlendiğinde ortaya bir saha derleme, arşiv, külliyat ve de monografi çalışması çıkabilmektedir. İşte buradan hareketle çalışmada Türk kültürü-sinema ilişkisi genelinde, "Yüksel Aksu'nun yönettiği "Dondurmam Gaymak", "Entelköy Efeköy'e Karşı", "İftarlık Gazoz" filmlerinde Türk kültürünün ve halkbiliminin kullanımı Sedat Veyis Örnek'in "Türk Halkbilimi" adlı kitabında yaptığı "Halkbilimi Ürünlerinin Kadroları" tasnif çalışması etrafında incelenmiştir.

Aksu, YükselFilmHalk bilimi+6
Engin Genç
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mecmȗa-i Ebyât ve Şarkı, Gazeliyȃt, İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphanesi, numara: T 3990 (55b-83a) (İnceleme-MESTAP Tablosu-karşılaştırmalı metin)

Çalışmamızın konusu, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi T3990 numarada kayıtlı MecmuǾa-i Ebyât ve Şarkı Gazeliyât adlı şiir mecmuasının 55b-83a varakları arasının incelenmesi ve trasnkripsiyonu yapılmış karşılaştırmalı metin çalışmasıdır. Çalışmamızda ilk olarak mecmuanın 55b-83a arasındaki varaklarının tanıtımını yaptık, ardından metnin transkripsiyonu yaparak dîvânlar ve ilgili diğer akademik çalışmalardan hareketle karşılaştırmalı metnini hazırladık. Tespit edilen farkları dipnot alanında gösterdik. MESTAP tablosu da eklediğimiz mecmuanın çalıştığımız kısımlarında yer alan şairlerin kısa biyografilerine de yer verdik. Çalışmamızda ayrıca bu şairler ve kullandıkları nazım şekilleri ile şiirlerinde kullandıkları vezin ve bahirleri tablolar hâlinde verdik 19. yüzyılda derlendiği düşünülen mecmua, 3 sütun şeklinde tertip edilmiş olup 82 varaktan oluşmaktadır. Mecmuanın çalıştığımız kısmında, on altıncı ile on dokuzuncu yüzyıllar arasında yaşamış 102 farklı şaire ait 6 farklı nazım şekliyle yazılmış 485 şiire yer verilmiştir. Çalışmamızda, bu şairler ve kullandıkları nazım şekilleri ile şiirlerinde kullandıkları vezin ve bahirleri de tablolar hâlinde verilmiştir. Çalışmamızda yer verilen muhteva tablosu, mecmuaların tasnif ve dökümlerinin yapılmasını amaçlayan Mecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi (MESTAP)'ne uygun şekilde hazırlanmıştır.

Divan şiiriDivanlarMecmu'a-i Ebyat ve Şarkı Gazeliyat+4
Aslı Doğan
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afganistan'da yaşayan Özbek Türklerinin masalları

Günümüzde kültür kavramının toplum için ne kadar çok önemli olduğu fikrini, halk bilimini küreselleşmeyle birlikte millî kültürün yaşatılarak kimliklendirilmesi, korunması ve gelecek nesle aktarılması düşüncesine sevk etmiştir. Bu bağlamda bütün halkın bilgisi, kültürel ürünlerinin derlenmesi, araştırılması ve tanıtılması büyük önem taşımaktadır. Afganistan'da yaşayan Özbek halkının bilgisi ve kültürel ürünleri içerisinde anlatıma dayalı türler arasında yer alan masallar, kültürel hayatımızda çok önem arz ederek önemli bir kültürel yaratmadır. Çalışmamızın amacını Özbek Türklerinin edebiyatının önemli bir parçasını oluşturan masalların tespit edip kayda geçmesi ve böylece sözlü olan bu geleneğin ortadan kaybolmasını engelleyip hem literatüre hem de kültüre katkı sağlamaktır. Çalışma giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, ilk olarak masal kavramı, tanımı hakkında ileri sürülen düşünceler ele alınmış, çalışmamızın amacı, konusu, önemi ve yöntemi hakkında bilgiler yer almaktadır. Birinci bölümde Güney Türkistan tarihi, Afganistan'da Türk tarihi, Türk boyları ve Afganistan'da Türk edebiyatının tarihi ve gelişimi konuları hakkında bilgi verilip incelenmiştir. İkinci bölümde masalların tanımı ve tarihi, Özbek masalların türleri, Afganistan'da yaşayan Özbek Türklerinin masalları, Özbek masal anlatma geleneğini başlık konuları araştırılıp ve 50 tane masal metinleri, çevirisi yapılıp Türkiye Türkçesiyle yazıya geçirilmiştir. Üçüncü bölümde Afganistan'da yaşayan Özbek Türklerinin seçilen elli tane masalın, motifleri tespit edilmiştir. Özbek masalın motiflerini, Stith Thompson'un "Motif Index of Folk Literatüre" adlı eserindeki motif kataloğuna göre belirlenmiştir. Bu çalışmada izleyeceğimiz yöntem; genel olarak Afganistan Özbeklerinin, özellikle kuzey illerinde yaşayan Cevizcan, Sar- e pul, Faryab, Belh, Tahar ve Kunduz'da yaşayan Özbek Türklerinin masallarını alan araştırması yaparak ses kayıtlarını kaydederek metne aktarılmıştır. Ayrıca yayınlanmış masal kitapları incelenerek kaynak taraması yapılmıştır. Çalışma bu özelliği ile tanıtıcı bir nitel çalışma özelliği taşımaktadır. Çalışmamızın sonuç kısmında da, Afganistan'da yaşayan Özbek Türklerinin masalları ile ilgili genel bir değerlendirme yapılarak, bu konu ile ilgili tespitlerimiz değerlendirilmiştir.

AfganistanHalk bilimiHalk edebiyatı+5
Najıba Zaherı
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Azilhan Nurşayihov'un Alıstağı Audanda adlı eserinde hal kategorisi ve eserin Türkçeye çevirisi

Bu tezde Kazak Halk yazarı Azilhan Nurşayıhov'un "Alıstağı Audanda" (Uzaktaki Semtte) adlı eserinin yedi başlıktan oluşan denemesindeki verilen örneklerle Kazak Türkçesinin hâl ekleri çalışılmıştır. Sovyet döneminde yazılan bu eserde yedi ayrı başlık altında yazılan hikâye anlatılmaktadır. Temelde hayvan yetiştiren köy halkının işi, hayvan yetiştirmenin zorlukları, ekin ekmenin kolay olmadığı, halkın günlük hayatı, sevinçleri ve üzüntülerini konu edinmektedir. Bu eserlerde halkın soğuk havada hayatlarını sürdürebilmeleri, hayvanlar ölmeden kıştan sağ salim çıkmaları, ekin ekmedeki emekleri, çocukların köy halkının işi için yardım etmesi ve yazar olmanın kolay olmadığı gibi şeyleri anlatmaktadır. Bu denemelerin özelliği ise hiçbiri yazar tarafından uydurulmamıştır, aksine yazar iş gezisine gitiiği zaman gördüğü gerçek hayatta olan olaylara yer verilmiştir. 'Hâl ekleri' bölümlerinden oluşan bölümde, Kazakça ve Türkçedeki hâl kategorisi, alfabe transkripsiyonu, sınıflandırılmaları, ünlülerde ve ünsüzlerdeki değişiklikler, metin üzerinden örnekler verilerek Kazak Türkçesinin hâl kategorisi incelenmiştir. Metin bölümünde eserin transkripsiyonu yapılmıştır. Transkripsiyon bölümünden sonra Türkçeye çevirisi verilmiştir. Türkiye'de kendisi hakkında çok az bilgiye rastlanan Azilhan Nurşayıhov ve eserleri hakkında bilgiler vermesi bakımından çalışma ayrıca önem arz etmektedir.

Durum ekleriKazak edebiyatıKazakça+3
Gulnar Bazarbay
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk dilinde morfolojik yer ödünçlemeleri

"Türk Dilinde Morfolojik Yer Ödünçlemeleri" isimli bu çalışmada morfolojik yer ödünçlemesinin Türk dilinin söz dizimi/sözcük dizilişi/ekleşme dizisindeki yeri ve önemi, morfolojik yer ödünçlemesinin tarihî ve çağdaş diyalektlerde ve Türkçenin ağızlarındaki kullanım alanları, kullanım sıklığı ve sebepleri detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Yer ödünçlemesi ve morfolojik yer ödünçlemesi terimleri müstakil olarak henüz tam manasıyla bir yaygınlık kazanamadığı için hakkında çok sayıda çalışma yapılmamıştır. Ancak bununla birlikte, yer ödünçlemesinin temas ettiği konuların geniş ölçüde ele alındığını söyleyebiliriz. Söz dizimi, cümle çalışmaları ve buna bağlı olarak devrik cümle, esnek dizim, temel öge dizilişi vb. isimler ile yapılan çalışmalarda morfolojik yer ödünçlemesi ile benzer konular işlenmiştir. Fakat, bu isimler altında yapılan çalışmalarda Türk dilinin söz dizimi/ekleşme bilgisi kanunu göz ardı edilmiştir. Morfolojik yer ödünçlemesi terimi vasıtasıyla eksik bırakılan ya da yanlış yorumlanan bu kanunun Türk dilinin yapısındaki yerini, kullanım alanlarını, kullanım sıklığını ve sebeplerini detaylı bir şekilde görme imkânı bulacağız. Çalışmaya konu edilen kavramın çıkış noktasını ve mahiyetini anlamak için birinci ve ikinci bölümlerde yukarıda bahsi geçen kavramlar morfolojik yer ödünçlemesi merkezli olacak şekilde detaylıca tartışılmıştır. Türk Dilinde Morfolojik Yer Ödünçlemeleri isimli üçüncü bölümde ise taranan eserlerden tespit edilen örnekler verilerek morfolojik yer ödünçlemesinin Türk dilinin bütün safahatındaki varlığı ispatlanmıştır. Sonuç kısmında da morfolojik yer ödünçlemesinin Türk dilinin söz dizimindeki yeri, kullanım sıklığı ve sebepleri üzerinde durulmuştur.

CümleDil bilgisiMorfoloji+3
Ali Parlak
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Âlim Kahraman'ın hikâyeleri ve eleştiri yazıları üzerine bir inceleme

Âlim Kahraman, çeşitli türlerde yazılar kaleme almış ve birçok eser vermiş bir yazardır. Kırk yılı aşkın sürede başta dergiler olmak üzere birçok mecrada yazılar yayımlamış, editörlüğünü yaptıklarıyla birlikte yirmi yedi eser ortaya koymuştur. Aynı şekilde ara vermeden yazmaya ve kitap yayımlamaya devam etmektedir. Türk edebiyatı için oldukça mühim bir yazar olmasına rağmen bugüne kadar hakkında yapılmış bir tez çalışması bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı Âlim Kahraman'ı ve yazarlığını değerlendirmek, özelde hikâye ve eleştiri türlerindeki eserlerini incelemek ve bu şekilde yazarın edebiyat dünyasındaki yerini ortaya koymaktır. Bu çalışmada Âlim Kahraman'ın hayatı ve tüm eserlerine kısaca değinilmekle birlikte çalışma esasen yazarın hikâye kitaplarını, kitaplarında yer almayan hikâyelerini ve eleştiri, inceleme kitaplarını kapsamaktadır. Bu çalışma yapılırken öncelikle yazarın kişisel ve edebi hayatı hakkında bilgiler verilmiş, yazdığı ve editörlüğünü yaptığı tüm kitaplar türlerine göre tasnif edilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde yazarın tüm hikâyeleri incelenmiş, yapısal ve tematik özellikleri ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise eleştiri kitapları ele alınmış, konularına göre tasnif edildikten sonra yazarın eleştirideki yaklaşımları ve eleştiri sistemi incelenmiştir. Yazarın eleştiri kitaplarında yer alan denemeleri de içerik yönüyle bu değerlendirmeye dahil edilmiştir. İncelemenin sonucunda hikâye kitaplarının hepsi birbiriyle bağlantılı "nehir hikâye"lerden oluştuğu, kişi, mekân, zaman unsurlarını gizlemeyi tercih ettiği ve postmodern teknikleri sıklıkla kullandığı görülmüştür. Eleştirilerinde ise genel olarak nesnel bir yaklaşım benimsemiş ve ele aldığı metnin başta tema olmak üzere birçok unsuruna dairler tespitler ortaya koyma amacı gütmüştür. Sonuç olarak Âlim Kahraman'ın hikâye ve eleştirilerinde hem kendine has bir üslup ve tavır oluşturduğu hem de birçok yönüyle yenilikler yaparak kendini tekrar etmediği görülür.

BiyografiEleştiriHikaye+2
Betül Köktürk
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tefsîr-i Kurd Efendi (51b-100a) (giriş-inceleme-metin-dizin)

"Eski Anadolu Türkçesi" ya da "Eski Türkiye Türkçesi" dediğimiz yazı dili, Xlll-XV. yüzyılları arasında Anadolu'da, Oğuz-Türkmen lehçesiyle başlayan dönemdir. Günümüzde, Türkiye ve Avrupa kütüphanelerinde Eski Anadolu Türkçesi ile yazılmış yüzlerce yazma eser bulunmaktadır. Kur'an'ın uzun tefsirlerle Türkçeye çevrilmesi, XV. yüzyılın başlarına veyahut uzak ihtimalle XIV. yüzyılın sonlarına doğru olmuştur. Bu dönemde umumiyetle kısa surelerin tercümeleri ya da tefsirleri yazılmıştır. Bir yandan kısa sure tefsirleri istinsah edilmiş, bir yandan da farklı sure tefsirleri telif edilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla, Kur'an tercümelerinin ve tefsirlerinin nüshalarının epey fazla olduğu görülmektedir. Tezimizin, bilim dünyası açısından özgünlük değeri ise Eski Anadolu Türkçesi özelliklerini içinde bulunduran, Kurd Efendi'ye ait olan Kur'an tefsirinin tanıtılmasıdır. Tezin çalışılmasındaki yöntemlerimiz arasında ilk olarak eserin Latin alfabesine aktarımı sağlanması vardır. Devamında bir sözlük ve dizinin oluşturulup dil incelemesi yapılması amaçlanmaktadır. Yapılan dil incelemesinin sonucunda, dönemin diline kaynaklık edecek fonetik ve morfolojik farklılıkların, benzerliklerin ortaya koyulması hedeflenmektedir. Ulaşılmak istenen hedeflerimizin başında, Eski Anadolu Türkçesi Dönemi'nin hemen bitimine rastlayan bir süreçte yazılmış olan eseri, bilim dünyasına tanıtmak gelmektedir. Bunun sonucu olarak eserin okunup dil incelemesinin tamamlanmasının ardından beklenen çıktılarımız arasında Eski Anadolu Türkçesine kaynaklık edecek bir çalışma ortaya koyulması beklenilmektedir.

Dil bilgisiDil özellikleriEski Anadolu Türkçesi+4
Betül Türkcan
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tefsir Üveys b. Hoca Osmân b. Emîr İlyâs b. Evliyâ (1b-119a) (İnceleme-metin-gramatikal dizin-sözlük)

Eski Oğuz Türkçesi devrinde nesir alanında yazılmış eserlerin içinde Kur'an tefsirlerinin ayrı bir yeri vardır. İslam dininin kaynağı olan Kuran-ı Kerim, Müslümanlık tarafından okunup anlaşılmaya çalışılmıştır. Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra, kabul edilen yeni dinlerinin rehber niteliğindeki kitabını ilk iş olarak kendi dillerine çevirme çalışmalarına yönelmişlerdir. Çalışmamıza konu olan tefsir metni, ayetlerle ilişkili geniş kapsamlı açıklamaların yanında çeşitli rivayetleri ve hikâyeleri içeren mufassal bir tefsirdir. Prusya Kültürel Mirası/Berlin Eyalet Kütüphanesi, Orientalische El Yazısı kategorisinde PPN651791340 proje numarası ile bulunarak Üveys b. Hoca Osmân b. Emîr İlyâs b. Evliyâ tarafından yazılmıştır. Araştırmalar sonucunda müfessire ait olduğu düşünülen on iki eser tespit edilmiştir. Metin dil bakımından incelendiğinde bazı dini terminoloji ve anlatılarda Türkçe kelimelerin kullanılmış olması dikkat çekicidir. Bu tefsiri gün yüzüne çıkararak bilim dünyasına kazandırmak, yazıldığı dönemdeki dil hususiyetlerinin tespitini sağlamak, ses-şekil bilgisi bakımından incelemek, dizin ve sözlüğünü hazırlayarak söz varlığını ortaya koymak amacımızdır. Eski Türkçe döneminden günümüze gelene kadar Türk dilinin geçirmiş olduğu sürecin gözler önüne serilmesine destek olabilmek bir diğer amacımızdır. Anahtar Kelimeler: Üveys b. Hoca Osmân b. Emîr İlyâs b. Evliyâ, Kur'an Tefsiri, Eski Anadolu Türkçesi

Kübra Özgün
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00